1. KANOLA TARIMININ ÖNEMİ:
Kanola (Brasicca napus Oleifera sp.), bitkisel yağ kaynağı olarak yağlı tohumlu
bitkiler olan ayçiçeği, soya, pamuk ve yer fıstığı arasında üretim açısından üçüncü sırayı
almaktadır. Dünya'da yıllık üretimi 22 milyon ton civarındadır. En çok üreten ülkelerden Çin
4.5, Hindistan 4.4, Kanada 2.8, Polanya 0.5, Fransa 0.47, Pakistan, 0.4, Almanya 0.4, İngiltere
0.3 milyon ha ekim alanına sahiptir. Ülkemize ise Balkanlardan gelen göçmenler ile kolza adı
ile 1960 yıllarında getirilmiş ve Trakya'da ekim alanı bulmuştur. Ancak kolza ürününün
yağında insan sağlığına zararlı Erusik asit, küspesinde de hayvan sağlığına zararlı
Glukosinolat bulunması nedeniyle 1979 yılında ekimi yasaklanmıştır.
Kolza'da erusik asit ve glukosinolat ihtiva etmeyen çeşitler araştırmalar sonucu
geliştirilmiştir. Bu çeşitler ilkönce Kanada'da ıslah edilmesi nedeniyle kanola adı verilmiştir.
Ülkemizde bitkisel yağ açığını kapatmak amacıyla kanola tarımının yaygınlaşması için
çalışmalar yapılmaktadır.
Ülkemizde rapiska, rapitsa, kolza isimleriyle de bilinen kanola, kışlık ve yazlık olmak
üzere iki fizyolojik döneme sahip bir yağ bitkisidir. Kanola danesinde bulunan % 38-50 yağ
ve % 16-24 protein ile önemli bir yağ bitkisidir. Eskidene kolza olarak isimlendirilen çeşitler
% 45-50 oranındaki Erüsik asit içeriği ıslah çalışmaları ile % 0 düzeyine düşürülmesi sonucu
bitkinin tekrar bitkisel yağ ihtiyacı için yeniden üretime alınmasını sağlamıştır (Algan, 1990,
Shahidi, 1990).
.
Dünya kanola üretimi son yıllarda 12 milyon ton’dan 16 milyon tona yükselmiştir. Ülkemizde kanola tarımına tekrar son yıllarda Tekirdağ, Edirne,
Kırklareli ve Samsun yörelerinde başlanmıştır, ancak ekilişi henüz 2000 ha gibi çok küçük
alanda yapılmaktadır.
Kanola bitkisinin kışlık çeşitlerinin Ülkemizde uygun iklim koşullarında buğday ile
ekim nöbetine girmesi sonucu ekim nöbeti zenginleşebileceği gibi yağ açığının kapatılmasına
da önemli katkısı olacaktır. Bu bitkinin yetişmesi için uygun iklim koşulları Ege, Çukurova,
Akdeniz, Güneydoğu Anadolu’nun pamuk, Marmara bölgesinin Trakya kesiminde ise
ayçiçeği ve buğday ekilen alanlarında mevcuttur.
Kanada ve Avrupa ülkelerinde ıslah edilmiş erüsik asitsiz, yağ ve protein oranı yüksek
yeni kolza çeşitleri kanola ismiyle ekilmektedir. Kanola çeşitlerinden elde edilen bitkisel yağ
besin değeri ve içeriği bakımından zeytinyağı ve yerfıstığı yağının kalitesine yakın olup,
dünya kanola üretiminin önemli bir kısmı insan beslenmesinde kullanılmaktadır (Atakişi,
1991). Kanola tohumlarında yağ çıkarıldıktan sonra geriye kalan küspe değerli bir hayvan
yemidir. Küspesinde %38-40 protein bulunduğundan soya küspesi ile karıştırılıp hayvan yemi
olarak kullanılabilmektedir. Kanola arıları cezbeden sarı çiçeklere bol miktarda sahip
olduğundan arıcılar içinde değerli bir bitkidir. Bir hektardan kanolanın çiçek döneminde bal
arıları 15 günde 100 kg bal ve yaklaşık 1 kg bal mumu yapabilir.
Bunun yanında kolza olarak isimlendirdiğimiz erusik asit oranı yüksek olan
çeşitlerden elde edilen yağlar sanayide, elektrik trafolarında, bioyakıt (biodizel) olarak Fransa
ve Almanya gibi Avrupa ülkelerinde kullanılmaktadır.
Kanola tohumlarından soğuk presleme ile elde edilen ham yağ metanol ile katalizör
eşliğinde normal basınç ve ısıda estere dönüştürülür ve Dın 51606 kalitesindedir. 1 kg
tohumdan 450 gr yağ çıkmaktadır ve metanol ile reaksiyondan sonra 450 gr biodizel yakıt
elde edilebilmektedir.
Trakya bölgesinde 54 civarında kapasitesi 2 milyon tonun üzerinde ayçiçeği ürününü
işleyen yağ fabrikası bulunmaktadır. Bu fabrikaların ürün işleme kapasitesi Türkiye'nin
bitkisel yağ ihtiyacının tamamından fazlasını işleyebilecek düzeydedir. Türkiye ayçiçeği
üretimi 850-950.000 bin ton arasında yetersiz bir düzeyde olduğundan bu yağ fabrikaları
hammadde yetersizliğinden kapasitelerinin ancak % 30-40’ını kullanmaktadırlar (İnan ve
Gaytancıoğlu, 1996). Oysa ayçiçeğinin olmadığı dönemde olan Temmuz ayından itibaren
fabrikalar kanola ürünü işleyerek kapasitelerini değerlendirme şansına sahip olabilirler.
2. İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ:
Kanola bitkisi kışlık ve yazlık olarak yetiştirilebilmektedir. Ülkemizde genellikle
kışlık kanola tarımı yapılmaktadır. Kışlık kanola kışa kar altında -15 oC'ye kadar dayanıklıdır.
Ancak kışa girerken kuvvetli bir kök oluşturması ve rozetleşmesini tamamlamış olması
gerekmektedir. Bunun içinde Ekim ayı başında tavlı toprağa ekilmeli ve çıkışı sağlanmalıdır.
Eğer kuraklık nedeniyle kuruya ekilmişse bir çıkış suyu verilmesi zamanında bitki çıkışını ve
kış gelmeden bitkinin yeterince kuvvetlenmesini sağlar. Kışa zayıf giren kanola bitkileri
soğuktan sıfırın altındaki sıcaklıklarda zarar görmektedir. Kışlık kanolanın sıcaklık isteği
toplamı 2300-2500 oC'dir. Yazlık kanola daha çok ılıman iklim bölgeleri olan Ege ve
Akdeniz'de yetiştirilmektedir.
Kanola bitkisi kumlu ve hafif topraklar dışında hemen hemen her toprakta
yetişmektedir. Toprak yüzeyinin tesviyesi iyi olmalıdır, su tutan, göllenen tarım
alanlarında çok zarar görmektedir. En iyi yetiştiği toprak humuslu derin yapılı nötr veya
hafif alkali ve hafif asit topraklardır. pH:6.5-7.5 arası en uygun topraklardır.
3. TOPRAK HAZIRLIĞI:
Kanola tohumu çok küçük ve çimlendikten sonra toprak yüzeyine çıkış gücü düşük
olduğundan tohum yatağının iyi hazırlanması gerekmektedir. Hububat hasadından sonra
kanola ekilecekse, gölge tavında veya düşen yağışlardan sonra pulluk ile sürüm yapılarak anız
toprağın altına gömülür. Daha sonra goble disk ve tırmık çekerek ince bir tohum yatağı
hazırlanır. Kanola ayçiçeği, mısır veya pamuk yerine ekilecekse hasatta kalan saplar tırmıkla
tarla dışına çıkarılır. Daha sonra eğer tarla otlu veya çiğnenmiş ise sürülerek, otsuz ise
kazayağı veya goble disk ve tırmık ile tohum yatağı keseksiz olarak hazırlanır. Gerekirse
ekimden önce ve sonra toprağın yüzeyinin düzgün olması ve bastırılması için merdane
çekilmelidir.
4. EKİM ZAMANI:
ısısı ile yakından ilgilidir. Çimlenmenin iyi olabilmesi için toprak
ısısı en az 10-12 oC olmalıdır. Bundan daha yüksek sıcaklıkta tohumların çimlenme ve çıkışı
daha hızlı olur. Kanola ekim zamanı Trakya-Marmara, Ege, Güneydoğu Anadolu, Marmara,
Orta Anadolu ve Karadeniz Bölgelerinde 15 Eylül-15 Ekim tarihleri arasında yapılmalıdır.
Eylül ve Ekim ayı içerisinde düşecek yağışlar toprağa ekilen kanola tohumlarının çıkmasına
yardımcı olacaktır. Bu şekilde iyi çıkış yapan kanola bitkileri kışa 6-8 yaprak arasında (rozet
devresi) girer ve kuvvetli bir kök sistemi geliştirerek soğuktan zarar görmez. Eğer kanola
ekimleri Kasım ayına sarkarsa çıkış yavaş ve fidelerde çok zayıf olduğundan soğukların
başlaması ile sıcaklık - 2 oC ve altına düştüğünde genç fideler zarar görmektedir. Bu nedenle
kanola ekiminde geç kalınmamalıdır.
5. TOHUMLUK:
Ekolojik kanola tarımında tohumluğun önemi büyüktür. Sofralık bitkisel yağ
üretiminde içeriğinde erusik asit ve küspesinde glukozonalat içermeyen kanola tohumluğu
kullanılmalıdır. Çiftçiler kendi hasat ettikleri üründen kesinlikle tohumluk olarak
ayırmamalıdır. Çünkü kanola bitkisi %50'lere varan ölçüde yabani hardal türleri ile
melezlendiğinden ikinci yıl hasat edilen ürün tohumluk olarak ekildiğinde hasat edilen ürünün
yağında erusik asit ve küspesinde glukozanalat oranı artacaktır. Her yıl kontrollü olarak
üretilen sertifikalı tohumlukların üreticiler tarafından alınması gerekmektedir. Alınacak
tohumluğun ekileceği bölgede denenmiş ve kış soğuklarına dayanıklı olması gerekmektedir.
Ekilen kanola çeşidinin yağ oranı da %40'ın üzerinde olmalıdır.
a) Her yıl kanola üreticileri mutlaka sertifikalı yeni tohumluk ekmelidirler.
b) Ekilecek tohumlukların temiz, çimlenme oranı ve çıkış gücü yüksek olmalıdır.
c) Verim düşüklüğüne neden olmamak için, hastalık ve zararlılara dayanıklı kanola
tohumluğu tercih edilmelidir.
d) Ekilecek tohumluklar tohumla geçen hastalılara karşı ilaçlanmalıdır.
6. EKİM ŞEKLİ:
Kanola ekimi yonca ekim makinesi gibi küçük tohumları ekebilen mekanik
(şanzımanlı) ya da pnomatik mibzerlerle yapılabilir. Üreticiler gelişmiş hassas ekim
makinelerini kullanarak, sıra arası, sıra üzeri ve ekim derinliğini kolaylıkla ayarlayabilirler.
Bu tip gelişmiş ekim makineleri ile ekimde bir dekara kullanılan tohum miktarından önemli
4 / 10 tasarruf sağlanmakta, bir dekara 400 gram yeterli olmaktadır ve düzgün bir çıkış elde
edilmektedir.
Kanola ekiminde sıra arası mesafe 17-30 cm ve sıra üzerindeki bitkiler arasındaki
mesafe ise toprak verimliliği ve yağış durumuna bağlı olarak 4-6 cm arasında olabilir. Ekim
derinli 1.5 cm civarında olmalıdır. Aşırı sık ve derin ekimden kaçınılmalıdır. Derin ekimde
çıkışlar mütecanis olmaz, geç kalır ve kışa iyice gelişmeden gireceğinden zarar görür. Sık
ekim içinde aynı zayıf gelişme söz konusudur. Zayıf kök yapısına sahip kanola bitkileri kış
soğuklarından önemli ölçüde zarar görmektedir
Bazı gevşek yapıdaki topraklarda ekimden sonra merdane geçirilirse çıkış iyi
olmaktadır.
7.BAKIM:
Normal zamanında yapılan ekimlerde kanola gür geliştiği için içerisinde yabancı ot
barındırmaz (Resim: 1). Tarlada yabancı ot olarak hardal varsa kanola ekilmez. Çünkü ikisi
de aynı familyadan olduğundan mücadelesi zordur ve daha sonra hasat edilecek kanola
ürününe karışarak kaliteyi bozar. Ayrıca kanola bitkileri Nisan ayına kadar olan gelişme
döneminde toprakta taban suyu yüksekliğine ve su tutmasına karşı çok hassas olduğundan
yağışlı dönemlerde tarlada göllenme olursa hemen su tahliye edilmelidir.
Kanola (Brasicca napus Oleifera sp.), bitkisel yağ kaynağı olarak yağlı tohumlu
bitkiler olan ayçiçeği, soya, pamuk ve yer fıstığı arasında üretim açısından üçüncü sırayı
almaktadır. Dünya'da yıllık üretimi 22 milyon ton civarındadır. En çok üreten ülkelerden Çin
4.5, Hindistan 4.4, Kanada 2.8, Polanya 0.5, Fransa 0.47, Pakistan, 0.4, Almanya 0.4, İngiltere
0.3 milyon ha ekim alanına sahiptir. Ülkemize ise Balkanlardan gelen göçmenler ile kolza adı
ile 1960 yıllarında getirilmiş ve Trakya'da ekim alanı bulmuştur. Ancak kolza ürününün
yağında insan sağlığına zararlı Erusik asit, küspesinde de hayvan sağlığına zararlı
Glukosinolat bulunması nedeniyle 1979 yılında ekimi yasaklanmıştır.
Kolza'da erusik asit ve glukosinolat ihtiva etmeyen çeşitler araştırmalar sonucu
geliştirilmiştir. Bu çeşitler ilkönce Kanada'da ıslah edilmesi nedeniyle kanola adı verilmiştir.
Ülkemizde bitkisel yağ açığını kapatmak amacıyla kanola tarımının yaygınlaşması için
çalışmalar yapılmaktadır.
Ülkemizde rapiska, rapitsa, kolza isimleriyle de bilinen kanola, kışlık ve yazlık olmak
üzere iki fizyolojik döneme sahip bir yağ bitkisidir. Kanola danesinde bulunan % 38-50 yağ
ve % 16-24 protein ile önemli bir yağ bitkisidir. Eskidene kolza olarak isimlendirilen çeşitler
% 45-50 oranındaki Erüsik asit içeriği ıslah çalışmaları ile % 0 düzeyine düşürülmesi sonucu
bitkinin tekrar bitkisel yağ ihtiyacı için yeniden üretime alınmasını sağlamıştır (Algan, 1990,
Shahidi, 1990).
.
Dünya kanola üretimi son yıllarda 12 milyon ton’dan 16 milyon tona yükselmiştir. Ülkemizde kanola tarımına tekrar son yıllarda Tekirdağ, Edirne,
Kırklareli ve Samsun yörelerinde başlanmıştır, ancak ekilişi henüz 2000 ha gibi çok küçük
alanda yapılmaktadır.
Kanola bitkisinin kışlık çeşitlerinin Ülkemizde uygun iklim koşullarında buğday ile
ekim nöbetine girmesi sonucu ekim nöbeti zenginleşebileceği gibi yağ açığının kapatılmasına
da önemli katkısı olacaktır. Bu bitkinin yetişmesi için uygun iklim koşulları Ege, Çukurova,
Akdeniz, Güneydoğu Anadolu’nun pamuk, Marmara bölgesinin Trakya kesiminde ise
ayçiçeği ve buğday ekilen alanlarında mevcuttur.
Kanada ve Avrupa ülkelerinde ıslah edilmiş erüsik asitsiz, yağ ve protein oranı yüksek
yeni kolza çeşitleri kanola ismiyle ekilmektedir. Kanola çeşitlerinden elde edilen bitkisel yağ
besin değeri ve içeriği bakımından zeytinyağı ve yerfıstığı yağının kalitesine yakın olup,
dünya kanola üretiminin önemli bir kısmı insan beslenmesinde kullanılmaktadır (Atakişi,
1991). Kanola tohumlarında yağ çıkarıldıktan sonra geriye kalan küspe değerli bir hayvan
yemidir. Küspesinde %38-40 protein bulunduğundan soya küspesi ile karıştırılıp hayvan yemi
olarak kullanılabilmektedir. Kanola arıları cezbeden sarı çiçeklere bol miktarda sahip
olduğundan arıcılar içinde değerli bir bitkidir. Bir hektardan kanolanın çiçek döneminde bal
arıları 15 günde 100 kg bal ve yaklaşık 1 kg bal mumu yapabilir.
Bunun yanında kolza olarak isimlendirdiğimiz erusik asit oranı yüksek olan
çeşitlerden elde edilen yağlar sanayide, elektrik trafolarında, bioyakıt (biodizel) olarak Fransa
ve Almanya gibi Avrupa ülkelerinde kullanılmaktadır.
Kanola tohumlarından soğuk presleme ile elde edilen ham yağ metanol ile katalizör
eşliğinde normal basınç ve ısıda estere dönüştürülür ve Dın 51606 kalitesindedir. 1 kg
tohumdan 450 gr yağ çıkmaktadır ve metanol ile reaksiyondan sonra 450 gr biodizel yakıt
elde edilebilmektedir.
Trakya bölgesinde 54 civarında kapasitesi 2 milyon tonun üzerinde ayçiçeği ürününü
işleyen yağ fabrikası bulunmaktadır. Bu fabrikaların ürün işleme kapasitesi Türkiye'nin
bitkisel yağ ihtiyacının tamamından fazlasını işleyebilecek düzeydedir. Türkiye ayçiçeği
üretimi 850-950.000 bin ton arasında yetersiz bir düzeyde olduğundan bu yağ fabrikaları
hammadde yetersizliğinden kapasitelerinin ancak % 30-40’ını kullanmaktadırlar (İnan ve
Gaytancıoğlu, 1996). Oysa ayçiçeğinin olmadığı dönemde olan Temmuz ayından itibaren
fabrikalar kanola ürünü işleyerek kapasitelerini değerlendirme şansına sahip olabilirler.
2. İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ:
Kanola bitkisi kışlık ve yazlık olarak yetiştirilebilmektedir. Ülkemizde genellikle
kışlık kanola tarımı yapılmaktadır. Kışlık kanola kışa kar altında -15 oC'ye kadar dayanıklıdır.
Ancak kışa girerken kuvvetli bir kök oluşturması ve rozetleşmesini tamamlamış olması
gerekmektedir. Bunun içinde Ekim ayı başında tavlı toprağa ekilmeli ve çıkışı sağlanmalıdır.
Eğer kuraklık nedeniyle kuruya ekilmişse bir çıkış suyu verilmesi zamanında bitki çıkışını ve
kış gelmeden bitkinin yeterince kuvvetlenmesini sağlar. Kışa zayıf giren kanola bitkileri
soğuktan sıfırın altındaki sıcaklıklarda zarar görmektedir. Kışlık kanolanın sıcaklık isteği
toplamı 2300-2500 oC'dir. Yazlık kanola daha çok ılıman iklim bölgeleri olan Ege ve
Akdeniz'de yetiştirilmektedir.
Kanola bitkisi kumlu ve hafif topraklar dışında hemen hemen her toprakta
yetişmektedir. Toprak yüzeyinin tesviyesi iyi olmalıdır, su tutan, göllenen tarım
alanlarında çok zarar görmektedir. En iyi yetiştiği toprak humuslu derin yapılı nötr veya
hafif alkali ve hafif asit topraklardır. pH:6.5-7.5 arası en uygun topraklardır.
3. TOPRAK HAZIRLIĞI:
Kanola tohumu çok küçük ve çimlendikten sonra toprak yüzeyine çıkış gücü düşük
olduğundan tohum yatağının iyi hazırlanması gerekmektedir. Hububat hasadından sonra
kanola ekilecekse, gölge tavında veya düşen yağışlardan sonra pulluk ile sürüm yapılarak anız
toprağın altına gömülür. Daha sonra goble disk ve tırmık çekerek ince bir tohum yatağı
hazırlanır. Kanola ayçiçeği, mısır veya pamuk yerine ekilecekse hasatta kalan saplar tırmıkla
tarla dışına çıkarılır. Daha sonra eğer tarla otlu veya çiğnenmiş ise sürülerek, otsuz ise
kazayağı veya goble disk ve tırmık ile tohum yatağı keseksiz olarak hazırlanır. Gerekirse
ekimden önce ve sonra toprağın yüzeyinin düzgün olması ve bastırılması için merdane
çekilmelidir.
4. EKİM ZAMANI:
ısısı ile yakından ilgilidir. Çimlenmenin iyi olabilmesi için toprak
ısısı en az 10-12 oC olmalıdır. Bundan daha yüksek sıcaklıkta tohumların çimlenme ve çıkışı
daha hızlı olur. Kanola ekim zamanı Trakya-Marmara, Ege, Güneydoğu Anadolu, Marmara,
Orta Anadolu ve Karadeniz Bölgelerinde 15 Eylül-15 Ekim tarihleri arasında yapılmalıdır.
Eylül ve Ekim ayı içerisinde düşecek yağışlar toprağa ekilen kanola tohumlarının çıkmasına
yardımcı olacaktır. Bu şekilde iyi çıkış yapan kanola bitkileri kışa 6-8 yaprak arasında (rozet
devresi) girer ve kuvvetli bir kök sistemi geliştirerek soğuktan zarar görmez. Eğer kanola
ekimleri Kasım ayına sarkarsa çıkış yavaş ve fidelerde çok zayıf olduğundan soğukların
başlaması ile sıcaklık - 2 oC ve altına düştüğünde genç fideler zarar görmektedir. Bu nedenle
kanola ekiminde geç kalınmamalıdır.
5. TOHUMLUK:
Ekolojik kanola tarımında tohumluğun önemi büyüktür. Sofralık bitkisel yağ
üretiminde içeriğinde erusik asit ve küspesinde glukozonalat içermeyen kanola tohumluğu
kullanılmalıdır. Çiftçiler kendi hasat ettikleri üründen kesinlikle tohumluk olarak
ayırmamalıdır. Çünkü kanola bitkisi %50'lere varan ölçüde yabani hardal türleri ile
melezlendiğinden ikinci yıl hasat edilen ürün tohumluk olarak ekildiğinde hasat edilen ürünün
yağında erusik asit ve küspesinde glukozanalat oranı artacaktır. Her yıl kontrollü olarak
üretilen sertifikalı tohumlukların üreticiler tarafından alınması gerekmektedir. Alınacak
tohumluğun ekileceği bölgede denenmiş ve kış soğuklarına dayanıklı olması gerekmektedir.
Ekilen kanola çeşidinin yağ oranı da %40'ın üzerinde olmalıdır.
a) Her yıl kanola üreticileri mutlaka sertifikalı yeni tohumluk ekmelidirler.
b) Ekilecek tohumlukların temiz, çimlenme oranı ve çıkış gücü yüksek olmalıdır.
c) Verim düşüklüğüne neden olmamak için, hastalık ve zararlılara dayanıklı kanola
tohumluğu tercih edilmelidir.
d) Ekilecek tohumluklar tohumla geçen hastalılara karşı ilaçlanmalıdır.
6. EKİM ŞEKLİ:
Kanola ekimi yonca ekim makinesi gibi küçük tohumları ekebilen mekanik
(şanzımanlı) ya da pnomatik mibzerlerle yapılabilir. Üreticiler gelişmiş hassas ekim
makinelerini kullanarak, sıra arası, sıra üzeri ve ekim derinliğini kolaylıkla ayarlayabilirler.
Bu tip gelişmiş ekim makineleri ile ekimde bir dekara kullanılan tohum miktarından önemli
4 / 10 tasarruf sağlanmakta, bir dekara 400 gram yeterli olmaktadır ve düzgün bir çıkış elde
edilmektedir.
Kanola ekiminde sıra arası mesafe 17-30 cm ve sıra üzerindeki bitkiler arasındaki
mesafe ise toprak verimliliği ve yağış durumuna bağlı olarak 4-6 cm arasında olabilir. Ekim
derinli 1.5 cm civarında olmalıdır. Aşırı sık ve derin ekimden kaçınılmalıdır. Derin ekimde
çıkışlar mütecanis olmaz, geç kalır ve kışa iyice gelişmeden gireceğinden zarar görür. Sık
ekim içinde aynı zayıf gelişme söz konusudur. Zayıf kök yapısına sahip kanola bitkileri kış
soğuklarından önemli ölçüde zarar görmektedir
Bazı gevşek yapıdaki topraklarda ekimden sonra merdane geçirilirse çıkış iyi
olmaktadır.
7.BAKIM:
Normal zamanında yapılan ekimlerde kanola gür geliştiği için içerisinde yabancı ot
barındırmaz (Resim: 1). Tarlada yabancı ot olarak hardal varsa kanola ekilmez. Çünkü ikisi
de aynı familyadan olduğundan mücadelesi zordur ve daha sonra hasat edilecek kanola
ürününe karışarak kaliteyi bozar. Ayrıca kanola bitkileri Nisan ayına kadar olan gelişme
döneminde toprakta taban suyu yüksekliğine ve su tutmasına karşı çok hassas olduğundan
yağışlı dönemlerde tarlada göllenme olursa hemen su tahliye edilmelidir.

Comment