Pamuk, Malvales takımından, Malvaceae familyasından, Gossypium cinsinden bir bitkidir. Kültür pamukları Herbacea ve Hirsuta olmak üzere iki grup altında incelenir. Eski dünya pamukları adı verilen, Herbacea grubunda G. Arboreum L. ve G. Herbaceum L. olmak üzere iki tür bulunmaktadır. Yeni dünya pamukları adı verilen Hirsuta grubunda ise G. Hirsutum L., G. Barbadense L. ve G. Tomentosum L. türleri bulunur. Pamuğun anavatanı konusunda tam bir kesinlik bulunmamakla birlikte Asya, Amerika ve Afrika’nın sıcak bölgelerinden Dünyaya yayıldığı tahmin edilmektedir.
Toprak İstekleri
Pamuk bitkisi her türlü toprakta yetişebilen bir bitki olmakla birlikte,yüksek verim ve kaliteye ulaşabilmek için toprağın derin profilli ve alüviyal olması gerekir. Derin, kumlu -killi su tutma yeteneği yüksek geçirgenliği, işlenmesi ve sulanması kolay topraklar pamuk tarımı için ideal topraklardır.
İklim İstekleri
Pamuk tarımında en önemli iklim faktörlerinin başında sıcaklık, gün ışığı, yağış ve oransal nem gelmektedir. Yıllık ortalama sıcaklığın 19 oC, yaz ayları sıcaklığı ise 25 oC olması gerekir. Sıcaklık tarak oluşmasından önce 20 oC, çiçeklenme döneminde 25 oC, kozaların gelişme döneminde ise 30-32 oC olmalıdır. Hasat döneminde kozaların iyi açılabilmesi için sıcaklığın azalması (15 oC’ye kadar) istenir
Toprak Hazırlığı
Tarlanın pamuk ekimine hazırlanması sürecinde ilk yapılacak işlemler tarla temizliği ve toprak altı işlemesidir. Uzun yıllar pamuk yetiştirilen topraklarda zamanla pulluk altı yada taban taşı denilen sert bir tabaka oluşur. Bu tabaka bitki köklerinin gelişmesine engel olacağı için kırılması gerekir. Bu iş için Subsoiler adı verilen aletler kullanılır. Bu aletle toprağın üst yapısı bozulmadan toprak 90 cm derinliğe kadar işlenir. Bu işlemi sonbahar ve kış sürümleri ile tohum yatağının hazırlanması işlemleri izler. Eğer pamuktan sonra yeniden pamuk ekilecekse sonbahar aylarında saplar kesilip toprak 20-25 cm derinliğinde sürülmelidir. Tarla otlu ve toprak tavı da uygun ise kış aylarında sürüm işleminin tekrarlanması yararlıdır. Eğer tahıldan sonra pamuk ekilecekse hasadın ardından toprak tavlı iken hemen sürülmelidir. Pamuk tarımında son sürüm tohum yatağını hazırlamak için yapılan ilkbahar sürümüdür. Bu sürümde 15 cm derinlik genellikle yeterlidir.
Ekim Yüksek verim ve kaliteli ürün elde etmek için genetik saflığı yüksek tohum kullanımı çok önemlidir. İyi bir tohumlukta aranan özelliklerin başlıcaları şunlardır.
- Tohumluk çiğit iri, dolgun, büyüklüğü, biçimi ve rengi yeknesak olmalıdır. İçinde fazla çıplak, yeşil ve esmer, seyrek havlı çiğit bulunmamalıdır.
- Selektörlermiş ve iyi temizlenmiş olmalıdır. İçinde boş ve kırık çekirdek yaprak gibi yabancı maddeler olmamalıdır.
- Tohumlar kuru ve sert olmalıdır.
- Çimlenme gücü %80 ve daha fazla olmalıdır.
- Pembe kurta karşı sterilize edilmiş veya Sawgin çırçır fabrikasında çırçırlanmış olmalıdır.
Pamuğun ekim zamanı iklim koşullarına göre belirlenir. Ekim için toprak sıcaklığının 15 oC’nin üstünde olması gereklidir. Bölgelere göre ve yıldan yıla ekim zamanı değişiklik göstermekle birlikte, Çukurova Bölgesinde 25 Mart-30 Nisan, Ege Bölgesinde ve Antalya yöresinde 15 Nisan-15 Mayıs tarihleri genellikle en uygun ekim zamanıdır. Ekim işlemi elle serpme şeklinde ya da mibzerle sıraya yapılır. Ekim derinliği toprak koşullarına bağlı olmakla birlikte genellikle 3-4 cm’dir. Tohumun çimlenmesi normal koşullarda 5 ila 10 gün içinde gerçekleşir. Erken çimlenme sağlamak için tohum ekimden birkaç saat önce ıslatılmalıdır. Yetersiz çimlenme görülmesi durumunda hemen ikinci bir ekim yapılması önerilir.
BakımPamuk yetiştiriciliğinde bakım işleri seyreltme, çapalama ve üç almadır. Bitkinin iyi gelişmesini ve çabuk olgunlaşmasını sağlamak için seyreltme işleminin yapılması gerekir. Bitkiler henüz 4 yapraklı iken (yaklaşık 10 cm) 5-6 cm ara ile hafif bir seyreltme (tekleme) yapılır. Genellikle ilk seyreltme ilk çapa, ikinci (tam) seyreltme ise ikinci çapa ile birlikte yapılmalıdır. Ekimden sonra görülen yabancı otların elle veya kazayağı ile çapalanarak yok edilmesi gerekir. Çapalama sayısı tarladaki yabancı ot durumuna göre değişir. Kozalar açmaya başladıktan sonra bitkinin tepesinden 10-15 cm kısmının kırılmasına uç alma işlemi denir. Bu işlem geç ekilmiş veya fazla sulanmış tarlalarda uygulanır. Vegetatif gelişmesi normal olan bitkilerde uç almaya gerek yoktur.
SulamaPamuk bitkisinin su ihtiyacı 400 ila 600 mm’dir. Pamuk yetiştirilen ülkelerde (bölgelerde) yıllık yağış miktarı genellikle yetersiz olduğundan, pamuk bitkisinin iyi gelişmesi için gereken su miktarı sulama yoluyla verilmelidir. Sulama pamuk üretiminde verimi etkileyen faktörlerin başında gelir. Sulama zamanı ve verilecek su miktarı bitkinin su isteği belirtilerine ve topraktaki nem durumuna bakarak saptanır. Sulama aralığı ve sulama sayısı, yetiştirilen pamuk çeşidine, toprak özelliklerine, taban suyu yüksekliğine, yağış miktarı ve dağılımına, vegetasyon dönemindeki sıcaklık ve havanın bağıl nemine bağlı olarak değişir. Ülkemizde yetiştirilen çeşitlerin orta bünyeli topraklarda ve normal iklim koşullarında genellikle 15-20 gün aralıklarla 4-5 kez sulanması uygundur. Sulama yöntemi olarak salma sulama, alttan sızdırma ve yağmurlama sulama yöntemleri kullanılabilir.
Hastalık ve Zararlılarla Mücadele
Pamuk tarımında en çok karşılaşılan başlıca hastalık ve zararlılar şunlardır .
Hastalıklar :
- Pamuk solgunluk hastalığı (Fusarium Wilt, Verticillium Wilt)
- Fide kök çürüklüğü (Sore Shin)
- Köşeli yaprak lekesi hastalığı
- Antraknoz
Zararlılar :
- Toprak kurtları (Agrotis spp)
- Pamuk yaprak biti (Aphis gossypii)
- Yaprak piresi (Empoasca spp.)
- Pamuk piresi (Lygus spp.)
- Beyaz sinek (Bemisia tabaci)
- Kırmızı örümcek (Tetranychus spp.)
- Pembe kurt (Pectinophora gossypiella)
- Yeşil kurt ( Heliothis armigera)
- Pamuk yaprak kurdu (Prodenia litura)
- Dikenli kurt (Earias insulana)
- Çizgili yaprak kurdu /Karadrina(Laphigma exiqua)
Pamuk yetiştiriciliğinde hastalık ve zararlıların olumsuz etkileri iklim koşulları ve uygulanan tarımsal mücadele ile yakından ilgilidir. Yüksek bağıl nem ve sıcaklık, hastalık ve zararlıların ortaya çıkması için uygun bir ortam oluşturur. Bu nedenle özellikle Çukurova ve Antalya’da 8-10 kez ilaçlama yapmak zorunluluğu ortaya çıkar.
GübrelemePamuk bitkisi topraktan fazla besin maddesi kaldıran bir bitki değildir. Bitki topraktan birinci derece besin maddeleri olan N, P, Ka (Azot, fosfor, potas) yanında ikinci derece besin maddeleri olan kalsiyum, magnezyum, kükürt ve sodyum ile minor elementler adı verilen bor, demir, mangenez, çinko, kurşun gibi besin maddeleri kaldırır. Azotlu gübreler bitkinin vegetatif gelişmesini (dal ve yaprak ) sağlar. Fosforlu gübreler çiçek ve koza sayısının artmasına koza iriliğine ve erken olgunlaşmasına etki eder. Potaslı gübreler ise; azotlu gübreler kadar olmasada bitkinin vegetatif gelişmesini hızlandırır ve çiçeklenme dönemini uzatır. Fazla uygulanan potas pamukta olgunlaşmayı geciktirir. Pamuk tarımında kullanılacak gübre miktarı iklim ve toprak koşullarının yanısıra sulamaya, pamuk çeşidine göre değişir. Bununla birlikte ülkemizde uygulanacak gübre çeşit ve miktarları genel olarak şöyledir:
Azotlu gübreler: Dekara 8 -10 kg saf azot (35-50 kg amonyum sülfat)
Fosforlu gübreler: Dekara 4-5 kg saf fosfor (25-30 kg süper fosfat)
Potaslı gübreler: Ülkemiz toprakları potas bakımından zengin olduğundan potaslı gübrelemeye gerek yoktur.
Hasat Harman
Kozaların olgunlaşması ile birlikte pamuk hasadına başlanır. Hasadın başlama tarihi, yörenin iklim koşullarına, ekim tarihine ve sulama koşullarına göre değişir. Hasat, Ege ve Antalya bölgelerinde genellikle 15 Eylülden itibaren başlayıp Kasım sonu veya Aralık ortasına kadar sürer. Çukurova bölgesinde ise Ağustos sonlarında başlayıp Kasım başına dek devam eder. Pamuk hasatı ülkemizde genellikle 2-3 kez ve elle toplanarak yapılır. Birinci elde toplanan pamuk iyi kalite özelliklerine sahiptir. Son yıllarda makina ile hasata da rastlanmaktadır. Makina ile pamuk hasatı iş gücü ücretinin pahalı olduğu ülkelerde (bölgelerde) tercih edilen bir yöntemdir.
--------------------------------------------------------------------------------
Sektörün Genel Görünümü
Dünyadaki ham maddeler arasında çok önemli rolü olan pamuğun, insan yaşamının her döneminde yer aldığı, insanlık için vazgeçilmez bir sanayi ürünü olduğu aşikardır. Pamuk, insan hayatında giyimden beslenmeye, ev eşyasından sanayi ye kadar her alanda her yönünden çok büyük faydalar sağlanan bir üründür. Pamuk, öncelikle tekstil sanayinin ham maddesi olan lifi için yetiştirilmektedir. Pamuk, lifinin insan terini absorbe edişi, ısıtılıp kaynatıldığında diğer liflere göre daha sağlam kalışı gibi özellikleri nedeniyle diğer bitkisel ve sentetik elyaflar karşısında tercih edilmektedir.
Bir yandan dünya nüfusunun hızla artması, diğer yandan sanayileşen ve kalkınan toplumlarda hayat düzeyinin ve doğaya zarar vermeyen ürünlerin kullanım bilincinin yükselmesi, pamuk ve pamuğa dayalı ürün tüketimini arttırmakta, ve dolayısıyla pamuğa olan ihtiyaçta giderek artmaktadır. Bu talebe paralel olarak, pamuk lifi kullanımının tüm kullanılan lifler içerisinde % 50 lik bir paya sahip olduğu, tüketilen tekstil bitkileri içerisinde son on yıllık ortalama alındığında, kullanılan en yüksek lif olma özelliğini sürdürdüğü görülmektedir.
Pamuk, tekstilden barut ve film malzemesi yapımına kadar yaklaşık 50 civarında sanayi kolunun ham maddesini oluşturan önemli tarımsal ürünlerden birisi olup, lifi ile tekstil, çiğidi ile insan ve hayvan beslenmesinde önemli bir üründür. Pamuk ve pamuğa dayalı sanayiden, Türkiye ihracat gelirinin %35-40'ı, toplam yağ üretimimizin de % 22'si pamuk çiğidinden elde edilmektedir.
TBMM Tekstil Komisyonu Çalışma Raporu'na göre, sektörde çalışan kişi sayısı 503.211 kişi olup, sektör 2,5 milyon kişiye doğrudan, 10 milyon kişiye de dolaylı olarak istihdam olanağı sağlamaktadır. Dünyada 76 ülkede pamuk tarımı yapılmaktadır. Türkiye pamuk ekim alanları yönünden yedinci sırada, üretim yönünden ise altıncı sırada bulunmaktadır.Sektör özellikle katma değer, istihdam, yatırım ve ihracat açısından Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır.
--------------------------------------------------------------------------------
Türkiye Pamuk Durumu
Ülkemizde pamuk, genelde Ege, Antalya , Çukurova ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yetiştirilmektedir. Yoğun olarak Ege ve Çukurova Bölgesinde tarımı yapılan pamuk, GAP'ın sulamaya açılması ile birlikte bölgede hakim ürün niteliğini kazanmış ve bölge Türkiye üretiminde ilk sırayı almıştır. 1980 yılı başlarında 500 bin hektar olan pamuk ekim alanları bugün 700-800 bin hektara yükselmiştir. Ekim alanlarındaki bu artışın nedeni GAP'ın devreye girmiş olmasıdır. Son yıllarda öncelikle Antalya olmak üzere, Çukurova ve Ege Bölgelerinde pamuk ekim alanlarında daralmalar görülmektedir. Bu durum GAP bölgesindeki ekim alanı artışlarıyla dengeleniyor olmakla birlikte, ülkemizde artan talebin karşılanması için pamuk ithalatı her geçen yıl artarak devam edecektir.
Türkiye Pamuk Stok Durumu (Ton)
2000/01
2001/02
2002/03
2003/04
2004/05
2005/06
2006/07(*)
Başlangıç Stokları
217.851
291.927
260.038
297.000
278.000
545.000
350.000
Yıl Sonu Stokları
291.927
260.038
297.000
278.000
545.000
350.000
354.000
Türkiye'de pamuk üretiminin büyük bölümü Tarım Satış Kooperatifleri tarafından satın alınmaktadır. Pamuk alımı yapan birlikler TARİ?, ÇUKOBİRLİK, GÜNEYDO?U BİRLİK ve ANTBİRLİK'dir.
BİRLİKLERİN KÜTLÜ PAMUK ALIM MİKTARLARI (TON) VE ÜRETİMDEKİ PAYLARI
TSKB
2003/04
2004/05
2005/06
2006/07
Miktar %
Miktar %
Miktar %
Miktar %
ANTBİRLİK
27.960
1,2
15.564
0,7
10.047
0,4
11.579
0,4
TARİ?
249.390
10,9
272.270
11,4
160.428
6,5
166.112
6,9
ÇUKOBİRLİK
64.963
2,8
117.075
4,9
74.777
3,4
87.030
3,6
TOPLAM
342.313
14,9
404.909
16,9
245.252
10,9
264.721
10,4
--------------------------------------------------------------------------------
Antalya Pamuk Durumu Antalya bölgesi pamuk üretimi açısından Türkiye toplam üretimi içinde küçük bir paya sahip olmakla beraber, rakip ürünlerin fazlalığına rağmen ekim alanı ve üretim olarak uzun yıllar Türkiye toplamının %4'ünü oluşturmuştur. Pamuk ekim alanlarının giderek çok parçalı hâl alması ve işçi bulma güçlüğü nedeniyle üretim maliyetinin yüksek olması, Antalya bölgesinde pamuk üretim alanlarının daha karlı ürünlere kaymasına neden olmuş, bölgede pamuk ekim alanı Türkiye toplamının hemen hemen % 1'ine kadar gerilemiştir. 2002-2003 sezonunda da pamuk ekim alanları çeşitli nedenlere bağlı olarak azalma göstererek, ekim alanı 8.905 hektar , lif pamuk üretimi 12.160 ton ve ortalama verim 1365 kg/hektar olarak gerçekleşmiştir.
Antalya Bölgesi 2002-2003 Pamuk Ekiliş, Üretim ve Verim Tahmini
Ekiliş (HA)
Üretim (TON)
Verim (KG/HA)
ANTALYA
8.905
12.160
1.365
Kaynak<. Antbirlik
Toprak İstekleri
Pamuk bitkisi her türlü toprakta yetişebilen bir bitki olmakla birlikte,yüksek verim ve kaliteye ulaşabilmek için toprağın derin profilli ve alüviyal olması gerekir. Derin, kumlu -killi su tutma yeteneği yüksek geçirgenliği, işlenmesi ve sulanması kolay topraklar pamuk tarımı için ideal topraklardır.
İklim İstekleri
Pamuk tarımında en önemli iklim faktörlerinin başında sıcaklık, gün ışığı, yağış ve oransal nem gelmektedir. Yıllık ortalama sıcaklığın 19 oC, yaz ayları sıcaklığı ise 25 oC olması gerekir. Sıcaklık tarak oluşmasından önce 20 oC, çiçeklenme döneminde 25 oC, kozaların gelişme döneminde ise 30-32 oC olmalıdır. Hasat döneminde kozaların iyi açılabilmesi için sıcaklığın azalması (15 oC’ye kadar) istenir
Toprak Hazırlığı
Tarlanın pamuk ekimine hazırlanması sürecinde ilk yapılacak işlemler tarla temizliği ve toprak altı işlemesidir. Uzun yıllar pamuk yetiştirilen topraklarda zamanla pulluk altı yada taban taşı denilen sert bir tabaka oluşur. Bu tabaka bitki köklerinin gelişmesine engel olacağı için kırılması gerekir. Bu iş için Subsoiler adı verilen aletler kullanılır. Bu aletle toprağın üst yapısı bozulmadan toprak 90 cm derinliğe kadar işlenir. Bu işlemi sonbahar ve kış sürümleri ile tohum yatağının hazırlanması işlemleri izler. Eğer pamuktan sonra yeniden pamuk ekilecekse sonbahar aylarında saplar kesilip toprak 20-25 cm derinliğinde sürülmelidir. Tarla otlu ve toprak tavı da uygun ise kış aylarında sürüm işleminin tekrarlanması yararlıdır. Eğer tahıldan sonra pamuk ekilecekse hasadın ardından toprak tavlı iken hemen sürülmelidir. Pamuk tarımında son sürüm tohum yatağını hazırlamak için yapılan ilkbahar sürümüdür. Bu sürümde 15 cm derinlik genellikle yeterlidir.
Ekim Yüksek verim ve kaliteli ürün elde etmek için genetik saflığı yüksek tohum kullanımı çok önemlidir. İyi bir tohumlukta aranan özelliklerin başlıcaları şunlardır.
- Tohumluk çiğit iri, dolgun, büyüklüğü, biçimi ve rengi yeknesak olmalıdır. İçinde fazla çıplak, yeşil ve esmer, seyrek havlı çiğit bulunmamalıdır.
- Selektörlermiş ve iyi temizlenmiş olmalıdır. İçinde boş ve kırık çekirdek yaprak gibi yabancı maddeler olmamalıdır.
- Tohumlar kuru ve sert olmalıdır.
- Çimlenme gücü %80 ve daha fazla olmalıdır.
- Pembe kurta karşı sterilize edilmiş veya Sawgin çırçır fabrikasında çırçırlanmış olmalıdır.
Pamuğun ekim zamanı iklim koşullarına göre belirlenir. Ekim için toprak sıcaklığının 15 oC’nin üstünde olması gereklidir. Bölgelere göre ve yıldan yıla ekim zamanı değişiklik göstermekle birlikte, Çukurova Bölgesinde 25 Mart-30 Nisan, Ege Bölgesinde ve Antalya yöresinde 15 Nisan-15 Mayıs tarihleri genellikle en uygun ekim zamanıdır. Ekim işlemi elle serpme şeklinde ya da mibzerle sıraya yapılır. Ekim derinliği toprak koşullarına bağlı olmakla birlikte genellikle 3-4 cm’dir. Tohumun çimlenmesi normal koşullarda 5 ila 10 gün içinde gerçekleşir. Erken çimlenme sağlamak için tohum ekimden birkaç saat önce ıslatılmalıdır. Yetersiz çimlenme görülmesi durumunda hemen ikinci bir ekim yapılması önerilir.
BakımPamuk yetiştiriciliğinde bakım işleri seyreltme, çapalama ve üç almadır. Bitkinin iyi gelişmesini ve çabuk olgunlaşmasını sağlamak için seyreltme işleminin yapılması gerekir. Bitkiler henüz 4 yapraklı iken (yaklaşık 10 cm) 5-6 cm ara ile hafif bir seyreltme (tekleme) yapılır. Genellikle ilk seyreltme ilk çapa, ikinci (tam) seyreltme ise ikinci çapa ile birlikte yapılmalıdır. Ekimden sonra görülen yabancı otların elle veya kazayağı ile çapalanarak yok edilmesi gerekir. Çapalama sayısı tarladaki yabancı ot durumuna göre değişir. Kozalar açmaya başladıktan sonra bitkinin tepesinden 10-15 cm kısmının kırılmasına uç alma işlemi denir. Bu işlem geç ekilmiş veya fazla sulanmış tarlalarda uygulanır. Vegetatif gelişmesi normal olan bitkilerde uç almaya gerek yoktur.
SulamaPamuk bitkisinin su ihtiyacı 400 ila 600 mm’dir. Pamuk yetiştirilen ülkelerde (bölgelerde) yıllık yağış miktarı genellikle yetersiz olduğundan, pamuk bitkisinin iyi gelişmesi için gereken su miktarı sulama yoluyla verilmelidir. Sulama pamuk üretiminde verimi etkileyen faktörlerin başında gelir. Sulama zamanı ve verilecek su miktarı bitkinin su isteği belirtilerine ve topraktaki nem durumuna bakarak saptanır. Sulama aralığı ve sulama sayısı, yetiştirilen pamuk çeşidine, toprak özelliklerine, taban suyu yüksekliğine, yağış miktarı ve dağılımına, vegetasyon dönemindeki sıcaklık ve havanın bağıl nemine bağlı olarak değişir. Ülkemizde yetiştirilen çeşitlerin orta bünyeli topraklarda ve normal iklim koşullarında genellikle 15-20 gün aralıklarla 4-5 kez sulanması uygundur. Sulama yöntemi olarak salma sulama, alttan sızdırma ve yağmurlama sulama yöntemleri kullanılabilir.
Hastalık ve Zararlılarla Mücadele
Pamuk tarımında en çok karşılaşılan başlıca hastalık ve zararlılar şunlardır .
Hastalıklar :
- Pamuk solgunluk hastalığı (Fusarium Wilt, Verticillium Wilt)
- Fide kök çürüklüğü (Sore Shin)
- Köşeli yaprak lekesi hastalığı
- Antraknoz
Zararlılar :
- Toprak kurtları (Agrotis spp)
- Pamuk yaprak biti (Aphis gossypii)
- Yaprak piresi (Empoasca spp.)
- Pamuk piresi (Lygus spp.)
- Beyaz sinek (Bemisia tabaci)
- Kırmızı örümcek (Tetranychus spp.)
- Pembe kurt (Pectinophora gossypiella)
- Yeşil kurt ( Heliothis armigera)
- Pamuk yaprak kurdu (Prodenia litura)
- Dikenli kurt (Earias insulana)
- Çizgili yaprak kurdu /Karadrina(Laphigma exiqua)
Pamuk yetiştiriciliğinde hastalık ve zararlıların olumsuz etkileri iklim koşulları ve uygulanan tarımsal mücadele ile yakından ilgilidir. Yüksek bağıl nem ve sıcaklık, hastalık ve zararlıların ortaya çıkması için uygun bir ortam oluşturur. Bu nedenle özellikle Çukurova ve Antalya’da 8-10 kez ilaçlama yapmak zorunluluğu ortaya çıkar.
GübrelemePamuk bitkisi topraktan fazla besin maddesi kaldıran bir bitki değildir. Bitki topraktan birinci derece besin maddeleri olan N, P, Ka (Azot, fosfor, potas) yanında ikinci derece besin maddeleri olan kalsiyum, magnezyum, kükürt ve sodyum ile minor elementler adı verilen bor, demir, mangenez, çinko, kurşun gibi besin maddeleri kaldırır. Azotlu gübreler bitkinin vegetatif gelişmesini (dal ve yaprak ) sağlar. Fosforlu gübreler çiçek ve koza sayısının artmasına koza iriliğine ve erken olgunlaşmasına etki eder. Potaslı gübreler ise; azotlu gübreler kadar olmasada bitkinin vegetatif gelişmesini hızlandırır ve çiçeklenme dönemini uzatır. Fazla uygulanan potas pamukta olgunlaşmayı geciktirir. Pamuk tarımında kullanılacak gübre miktarı iklim ve toprak koşullarının yanısıra sulamaya, pamuk çeşidine göre değişir. Bununla birlikte ülkemizde uygulanacak gübre çeşit ve miktarları genel olarak şöyledir:
Azotlu gübreler: Dekara 8 -10 kg saf azot (35-50 kg amonyum sülfat)
Fosforlu gübreler: Dekara 4-5 kg saf fosfor (25-30 kg süper fosfat)
Potaslı gübreler: Ülkemiz toprakları potas bakımından zengin olduğundan potaslı gübrelemeye gerek yoktur.
Hasat Harman
Kozaların olgunlaşması ile birlikte pamuk hasadına başlanır. Hasadın başlama tarihi, yörenin iklim koşullarına, ekim tarihine ve sulama koşullarına göre değişir. Hasat, Ege ve Antalya bölgelerinde genellikle 15 Eylülden itibaren başlayıp Kasım sonu veya Aralık ortasına kadar sürer. Çukurova bölgesinde ise Ağustos sonlarında başlayıp Kasım başına dek devam eder. Pamuk hasatı ülkemizde genellikle 2-3 kez ve elle toplanarak yapılır. Birinci elde toplanan pamuk iyi kalite özelliklerine sahiptir. Son yıllarda makina ile hasata da rastlanmaktadır. Makina ile pamuk hasatı iş gücü ücretinin pahalı olduğu ülkelerde (bölgelerde) tercih edilen bir yöntemdir.
--------------------------------------------------------------------------------
Sektörün Genel Görünümü
Dünyadaki ham maddeler arasında çok önemli rolü olan pamuğun, insan yaşamının her döneminde yer aldığı, insanlık için vazgeçilmez bir sanayi ürünü olduğu aşikardır. Pamuk, insan hayatında giyimden beslenmeye, ev eşyasından sanayi ye kadar her alanda her yönünden çok büyük faydalar sağlanan bir üründür. Pamuk, öncelikle tekstil sanayinin ham maddesi olan lifi için yetiştirilmektedir. Pamuk, lifinin insan terini absorbe edişi, ısıtılıp kaynatıldığında diğer liflere göre daha sağlam kalışı gibi özellikleri nedeniyle diğer bitkisel ve sentetik elyaflar karşısında tercih edilmektedir.
Bir yandan dünya nüfusunun hızla artması, diğer yandan sanayileşen ve kalkınan toplumlarda hayat düzeyinin ve doğaya zarar vermeyen ürünlerin kullanım bilincinin yükselmesi, pamuk ve pamuğa dayalı ürün tüketimini arttırmakta, ve dolayısıyla pamuğa olan ihtiyaçta giderek artmaktadır. Bu talebe paralel olarak, pamuk lifi kullanımının tüm kullanılan lifler içerisinde % 50 lik bir paya sahip olduğu, tüketilen tekstil bitkileri içerisinde son on yıllık ortalama alındığında, kullanılan en yüksek lif olma özelliğini sürdürdüğü görülmektedir.
Pamuk, tekstilden barut ve film malzemesi yapımına kadar yaklaşık 50 civarında sanayi kolunun ham maddesini oluşturan önemli tarımsal ürünlerden birisi olup, lifi ile tekstil, çiğidi ile insan ve hayvan beslenmesinde önemli bir üründür. Pamuk ve pamuğa dayalı sanayiden, Türkiye ihracat gelirinin %35-40'ı, toplam yağ üretimimizin de % 22'si pamuk çiğidinden elde edilmektedir.
TBMM Tekstil Komisyonu Çalışma Raporu'na göre, sektörde çalışan kişi sayısı 503.211 kişi olup, sektör 2,5 milyon kişiye doğrudan, 10 milyon kişiye de dolaylı olarak istihdam olanağı sağlamaktadır. Dünyada 76 ülkede pamuk tarımı yapılmaktadır. Türkiye pamuk ekim alanları yönünden yedinci sırada, üretim yönünden ise altıncı sırada bulunmaktadır.Sektör özellikle katma değer, istihdam, yatırım ve ihracat açısından Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır.
--------------------------------------------------------------------------------
Türkiye Pamuk Durumu
Ülkemizde pamuk, genelde Ege, Antalya , Çukurova ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yetiştirilmektedir. Yoğun olarak Ege ve Çukurova Bölgesinde tarımı yapılan pamuk, GAP'ın sulamaya açılması ile birlikte bölgede hakim ürün niteliğini kazanmış ve bölge Türkiye üretiminde ilk sırayı almıştır. 1980 yılı başlarında 500 bin hektar olan pamuk ekim alanları bugün 700-800 bin hektara yükselmiştir. Ekim alanlarındaki bu artışın nedeni GAP'ın devreye girmiş olmasıdır. Son yıllarda öncelikle Antalya olmak üzere, Çukurova ve Ege Bölgelerinde pamuk ekim alanlarında daralmalar görülmektedir. Bu durum GAP bölgesindeki ekim alanı artışlarıyla dengeleniyor olmakla birlikte, ülkemizde artan talebin karşılanması için pamuk ithalatı her geçen yıl artarak devam edecektir.
Türkiye Pamuk Stok Durumu (Ton)
2000/01
2001/02
2002/03
2003/04
2004/05
2005/06
2006/07(*)
Başlangıç Stokları
217.851
291.927
260.038
297.000
278.000
545.000
350.000
Yıl Sonu Stokları
291.927
260.038
297.000
278.000
545.000
350.000
354.000
Türkiye'de pamuk üretiminin büyük bölümü Tarım Satış Kooperatifleri tarafından satın alınmaktadır. Pamuk alımı yapan birlikler TARİ?, ÇUKOBİRLİK, GÜNEYDO?U BİRLİK ve ANTBİRLİK'dir.
BİRLİKLERİN KÜTLÜ PAMUK ALIM MİKTARLARI (TON) VE ÜRETİMDEKİ PAYLARI
TSKB
2003/04
2004/05
2005/06
2006/07
Miktar %
Miktar %
Miktar %
Miktar %
ANTBİRLİK
27.960
1,2
15.564
0,7
10.047
0,4
11.579
0,4
TARİ?
249.390
10,9
272.270
11,4
160.428
6,5
166.112
6,9
ÇUKOBİRLİK
64.963
2,8
117.075
4,9
74.777
3,4
87.030
3,6
TOPLAM
342.313
14,9
404.909
16,9
245.252
10,9
264.721
10,4
--------------------------------------------------------------------------------
Antalya Pamuk Durumu Antalya bölgesi pamuk üretimi açısından Türkiye toplam üretimi içinde küçük bir paya sahip olmakla beraber, rakip ürünlerin fazlalığına rağmen ekim alanı ve üretim olarak uzun yıllar Türkiye toplamının %4'ünü oluşturmuştur. Pamuk ekim alanlarının giderek çok parçalı hâl alması ve işçi bulma güçlüğü nedeniyle üretim maliyetinin yüksek olması, Antalya bölgesinde pamuk üretim alanlarının daha karlı ürünlere kaymasına neden olmuş, bölgede pamuk ekim alanı Türkiye toplamının hemen hemen % 1'ine kadar gerilemiştir. 2002-2003 sezonunda da pamuk ekim alanları çeşitli nedenlere bağlı olarak azalma göstererek, ekim alanı 8.905 hektar , lif pamuk üretimi 12.160 ton ve ortalama verim 1365 kg/hektar olarak gerçekleşmiştir.
Antalya Bölgesi 2002-2003 Pamuk Ekiliş, Üretim ve Verim Tahmini
Ekiliş (HA)
Üretim (TON)
Verim (KG/HA)
ANTALYA
8.905
12.160
1.365
Kaynak<. Antbirlik


Comment