fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Tahıllarda Çeşit ve Çeşit Geliştirme

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Tahıllarda Çeşit ve Çeşit Geliştirme

    Tahıllarda Çeşit ve Çeşit Geliştirme

    Çeşit Nedir

    Çeşit, genetik olarak birbirine benzeyen bir grup bitkidir ki bunlar yapısal özellikleri ve performansları ile benzer genetik özelliklere sahip aynı türdeki bitkilerden ayırt edilebilir. Çeşit bir üretim ünitesi olarak yeni çeşit geliştiren ıslahçıya, tohum üretimi yapanlara ve ekip-üreten çiftçi için yabancı değildir. Fakat çeşit kavramının ne olduğunu anlamak bitki sistematiğinin bilinmesini gerektirmektedir. Bitkiler alemi birbirine benzeyen ve yakın akraba olan gruplara bölünmüştür. Bu sistem içinde bitkiler familya’lara, familyalar cins’lere, cinsler türlere bölünürler. Türler içerisinde çok değişik çeşitler bulunmaktadır.
    Bir çeşidin iki önemli ve gerekli özelliği vardır, farklılığı ve üretkenliği. Her çeşidin kendine ait özellikleri, farklılığı olmalı ki bu özellikler sayesinde aynı tür içindeki diğer çeşitlerden ayırt edilebilsin. Bu özellikler bir çeşidin morfolojik özellikler, hastalıklara tepki, fizyolojik karakterler veya performansıdır. Çeşidin üretkenliği, çeşidin safiyeti ve çeşit özelliklerinin üretilecek tohumlara da aktarılması konusunda önemlidir.
    Dünya ve ülkemizde çeşit geliştirme konusundaki çalışmalar geleneksel ve modern tekniklerin kullanıldığı ve süreklilik gösteren çalışmalardır. Bu çalışmalar sonucunda her yıl daha yüksek verimli, kaliteli ve cansız ve canlı çevre faktörlerine dayanıklı yeni çeşitler çiftçilerin hizmetine sunulmaktadır.
    Çeşit üretim zincirinin ilk ve en önemli halkasıdır. Yüksek verimin ilk şartı doğru çeşit seçimidir. Tüketim amacı, ekoloji, üretim teknikleri potansiyeli, cansız ve canlı etmenlerin etkileri vb. faktörler göz önüne alınarak yapılan seçim verim kayıplarını asgariye indirecektir. Çeşitlerin bazıları genel adaptasyona sahip olup, geniş alanlara yayılarak çeşitli yörelerde birbirine yakın verim verirken, bazıları özel adaptasyon yeteneğine sahiptir ve ancak kendilerine uygun yörelerde yüksek (genellikle genel adaptasyona sahip çeşitlerden daha yüksek) verim ve kalite özellikleri gösterirler.
    Bir yörede birden fazla ve bazı özelikler açısından birbirinden farklı çeşitlerin üretilmesi, arzu edilen bir durumdur. Farklı çeşitlerin bölgede ekilmesi bazı çeşitlere araz olan belli çevre etmenlerin olumsuz etkisini azaltacak veya artmasını engelleyecektir. Diğer bir ifade ile genetik hassasiyeti azaltacaktır. Hakim bir çeşidin yoğun olarak ekildiği yöre ve bölgelerde belli periyotlarla da olsa çiftçi ve ülke için önemli ekonomik riskler mevcuttur. Yörede ki çeşitlerin farklılığı, farklı kalite seviyeleri ile değişik üretim ve ticari amaçlar açısından bazı avantajlar sağlayabilmektedir.
    Uygun çeşit seçimi yanında dikkat edilecek önemli hususlardan biriside tohumluk yaşıdır. Çünkü tohumluğun yaşı ile çimlenme ve çıkış yeteneği arasında sıkı bir ilişki vardır. Serin iklim tahıllarında çimlenme optimumu, cinslere göre 20-250C arasındadır. Bir çok bitkide olduğu gibi buğdayda belli bir optimum sıcaklıkta iyi bir çimlenme gösterir. Hasattan hemen sonra ekilen bazı çeşitlerin tohumları, optimum çimlenme ortamında da çimlenmeyebilirler. “Çimlenme durgunluğu” (dormansi) adı verilen bu durum, tohumun fizyolojik ve enzimatik olumunun tamamlanmamış olmasından ileri gelir. Çimlenme durgunluğu, hasat dönemi nemli olan ülke ve bölgelerde, tohumun zamansız çimlenmesini önlemesi bakımından istenen bir durumdur. Yurdumuz serin iklim tahılları üretiminde, çimlenme durgunluğu problemi yoktur. Hasat zamanı ile ekim zamanı arasındaki sürenin uzun olduğu yörelerde dormansi özelliği bu süre içinde kaybolur. Bazı çeşitlerde de dormansi özelliği genetik olarak bulunmaz ve bu çeşitler doğrudan ekilebilir. Uzun yıllar depolanan tohumlar, özellikle yüksek sıcaklıklarda, zayıf bir çıkış gösterir.
    Çeşit seçiminde dikkat edilecek ilk husus, yetiştirilecek çeşidin o yörenin ekolojik şartlarına uyum sağlayabilme ve maksimum verimi gerçekleştirebilme yeteneğinde olmasıdır. Bir çeşitte bulunması gerek özellikler aşağıda sıralanmıştır.

    · Bölgeye uyum sağlamalı.
    · Verim potansiyeli ve kalitesi yüksek olmalı.
    · Bölgede mevcut olan hastalık ve zararlılara dayanıklı veya toleranslı olmalı.
    · Kurağa, soğuğa ve yatmaya dayanıklı olmalı,
    · Yörenin vejatasyon süresine uyabilmeli,
    · Harman olma kabiliyeti iyi olmalı,
    · Dane dökmeye dayanıklı olmalı,
    · Hasat öncesi çimlenmeye hassas olmamalı,
    · Sapı yeterince sağlam olmalı,


    Çeşit Geliştirme

    Islah çalışmaları, dünyada ve ülkemizde, verimliliğin ve kalitenin yükseltilmesinde asıl katkıyı sağlamışlardır ve sağlamaya da devam etmektedir. Ülkemizde, buğdayda çeşit geliştirme konusundaki çalışmaların tamamına yakın bir kısmı kamuya ait araştırma kuruluşları tarafından yapılmaktadır. Bununla beraber bu konuda özel kuruluşların payı az da olsa giderek artmaktadır.
    Kendine döllenen tahıllarda, çeşit geliştirmede iki önemli aşama vardır, üzerinde çalışılacak populasyonu oluşturmak ve bu populasyondan üstün genotipleri seçerek tescil ettirmek. Melezleme, mutasyon ve biyoteknolojik yöntemlerin kullanılmasıyla geliştirilen temel populasyondan seçilen bitkiler çeşitli kademelerde test edilir. Erken kademelerde hastalık ve kalite özellikleri; ileri kademede verim, kalite ve farklı çevrelere uyumları açısından hat/çeşit adayları test edilir. İleri çıkan çeşit aday veya adayları üç yıl süreyle Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı Tohum Tescil ve Sertifikasyon Merkezi tarafından önerilen yörelerde verim, kalite ve hastalık ve zararlılara tepkileri bakımından denenir. Deneme sonunda uygun görülen çeşit adayları tescil edilerek çiftçimizin hizmetine sunulur.
    Çeşit geliştirme esnasında her ıslahçı, bulunduğu bölge önceliklerine göre ıslah amaçlarını belirler. Islah programlarının en önemli ve değişmez amacı verimi yükseltmektir. Sonraki amaçlar çeşidin ekileceği bölgenin özelliklerine ve çeşidin kullanılma amacına göre değişir. Bazı ıslah programlarında kalite, verimden sonra önemli olabileceği gibi bazı programlarda hastalıklara dayanıklılık daha öncelikli olabilir.
    Çeşitlerin önemli özelliklerinden biriside farklı iklim ve yetiştirme tekniklerine adapte olmalarıdır. Ekmeklik ve makarnalık buğday çeşitlerinin gübre ihtiyaçları farklı olduğu gibi, sulu ve kuru şartlarda ekilen çeşitlerin gübre ihtiyaçları farklıdır.
    Bu programda teknik konulara fazla girmeden İç Anadolu ve Geçit Bölgelerimiz için geliştirilmiş bazı hububat çeşitleri üzerinde durmak istiyorum. Bu çeşitler, Ülkemizde faaliyet gösteren araştırma kuruluşlarımız tarafından kendi öz genetik materyalimiz ile birlikte dünyanın değişik ülkelerinden temin edilen değerli materyallerin kullanılması ile elde edilmişlerdir. Yeni geliştirilen çeşitlerin verim, kalite ve diğer iyi özelliklerini kısa sürede ülke ekonomisine yansıtabilmek için üreticilerin bilgilendirilmesi, bu çeşitlerin tohumluk üretiminin hızla gerçekleştirilmesi ve hızla üretim alanlarının artırılması gerekmektedir.
    İç Anadolu ?artlarında Önerilebilecek Bazı Buğday Çeşitleri

    Ekmeklik Buğdaylar

    Gerek 79
    Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından 1979 yılında tescil ettirilmiştir. Kışa ve kurağa dayanıklı, orta erkenci, dane dökmeyen ve harman olma kabiliyeti yüksektir. Daneleri orta irilikte, beyaz ve ikinci sınıf ekmeklik kalitesindedir. Hastalıklardan sürmeye dayanıklı, rastığa hassas ve paslara orta hassastır. Adaptasyon kabiliyeti iyi olup, İç Anadolu, Kuzey ve Batı Geçit Bölgelerine iyi uyum gösteren, verim yönünden oldukça istikrarlı bir çeşittir. Eski bir çeşit olup ekim alanına yeni çeşitler girmektedir.


    Gün 91
    Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü tarafında 1991 yılında tescil ettirilmiştir. Orta uzun boylu, sağlam saplı, beyaz kavuzlu ve kılçıklı, daneleri orta irilikte, kırmızı sert, birinci sınıf bir ekmeklik buğdaydır. Kışa ve yatmaya dayanıklı, orta erkenci, dane dökmeyen ve harman kabiliyeti iyi bir çeşittir. Hastalıklara toleranslıdır. Orta Anadolu ve Geçit bölgelerinin yarı taban, taban ve yüksek alanlarına tavsiye edilmektedir.


    Dağdaş 94
    Bahri Dağdaş Milletlerarası Kışlık Hububat Araştırma Merkezi tarafından 1994 yılında tescil ettirilmiştir. Sapı orta uzunlukta ve sağlam olup, bir defa sulandığında yatmaya toleranslıdır. Başaklar kılçıklı ve beyaz kavuzludur. Dane orta irilikte ve çok serttir. İkinci sınıf bir ekmeklik buğday olmasına rağmen bulgurluk özelliği iyidir. Kışa, kurağa, yatmaya dayanıklı, orta erkenci ve harman olma kabiliyeti iyi bir çeşittir. Yaprak hastalıklarına tarla şartlarında dayanıklıdır. Rastığa hassastır. Adaptasyon kabiliyeti oldukça geniş olup, Orta Anadolu, Kuzey ve Batı Geçit Bölgelerine uyum sağlayabilen ve verim istikrarı iyidir.


    Bezostaya 1
    Rusya orjinli bir çeşit olup, 1970 yılında Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından tescil ettirilmiştir. Orta boylu ve sağlam saplı, kılçıksız, beyaz kavuzlu, danesi kırmızı, iri, sert ve birinci sınıf ekmeklik bir çeşittir. Kışa ve yatmaya mukavim, orta erkenci, dane dökmeyen ve harma olma kabiliyeti iyi bir çeşittir. Hastalıklardan sürme, rastık ve paslara orta derecede hasssastır. Son yıllarda sulanan alanlarda kök ve kök boğazı hastalıklarından oldukça etkilenmektedir. Adaptasyon kabiliyeti oldukça iyidir.


    Kınacı 97
    Bahri Dağdaş Milletlerarası Kışlık Hububat Araştırma Merkezi tarafından 1997 yılında sulu alanlar için tescil ettirilmiştir. Kışa dayanıklıdır. Orta boylu, yatmaya dayanıklı, başak rengi beyaz ve kılçıklıdır. Dane rengi kırmızı, yarı sert yapıda ve ekmeklik kalitesi orta-iyi bir çeşittir. Dane dökme problemi olmadığından hasat öncesi kayıpları düşüktür. Çeşit suyu sevdiği ve gübreye iyi karşılık verdiği için ilkbahardan itibaren yapılacak sulama sayısının en az iki, normalde 3 kere yapılması tavsiye edilmektedir. Tarla şartlarında yaprak, çiçek ve kök hastalıklarına dayanıklıdır. Yüksek verim potansiyeli olan bu çeşit taban, yağışı yüksek veya sulama sıkıntısı olmayan alanlara tavsiye edilmektedir.

    Makarnalık Buğdaylar

    Kunduru 1149
    Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından 1967 yılında tescil ettirilmiştir. Orta Anadolu’da kuru şartlarda tavsiye edilebilecek tek çeşittir. Boyu uzun ve sap sağlamlığı zayıftır. Kılçıklı ve kahve renkli kavuzludur. Daneler amber renkli ve iridir. Kışa ve kurağa mukavemeti iyi, orta erkenci, yatmaya orta derecede dayanıklı, dane dökmeyen ve harman olma kabiliyeti iyi bir çeşittir. Hastalıklardan sarı ve kahverengi pasa orta derecede dayanıklı, rastık ve kara pasa hassastır. Dönmeye dayanıklı, makarnalık kalitesi iyi, adaptasyon kabiliyeti geniştşir. Orta Anadolu, Geçit Bölgeleri ve Trakya’nın makarnalık buğday yetiştiren yarı taban ve kır-bayır alanlarına tavsiye edilmektedir.

    Kızaltan 91
    Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü tarafında 1991 yılında tescil ettirilmiştir. Boyu orta-uzun, sağlam saplı, kılçıklı ve kahverengi kavuzludur. Daneleri amber renkli ve orta iriliktedir. Kışa, kurağa, yatmaya dayanıklı, orta erkenci, dane dökmeyen ve harman olma kabiliyeti iyi bir çeşittir. Sürme ve rastığa dayanıklı ve paslara orta hasssastır. Dönmesi az, makarnalık kalitesi iyi, adaptasyon kabiliyeti geniş ve verim istikrarı iyidir. Orta Anadolu ve Geçit Bölgelerine tavsiye edilmektedir.

    Ç-1252
    Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü tarafında 1991 yılında tescil ettirilmiştir. Orta boylu, kılçıklı ve kahverengi kavuzlu, başakları uzun ve sağlam saplı bir çeşittir. Gübreleme uygun şekilde yapıldığında dönme problemi yoktur ve makarnalık kalitesi çok iyidir. Dane dökmez ve harman olma kabiliyeti iyidir. Sarı pasa orta hassas, rastığa ve sürmeye dayanıklıdır. Orta Anadolu ve Geçit bölgelerinin yarı taban ve taban ve geç ilkbahar donlarının görüldüğü, kışı sert geçen soğuk yerlere önerilmektedir.

    Seçuklu 97
    Bahri Dağdaş Milletlerarası Kışlık Hububat Araştırma Merkezi tarafından 1997 yılında taban ve sulu alanlar için tescil ettirilmiştir. Orta boylu, yatmaya dayanıklı, açık kahverengi başaklı ve kılçıklıdır. Daneler amber renginde ve camsıdır. Dane dökmeyen, harman olma kabiliyeti iyi, dönmeye dayanıklı ve makarnalık kalitesi yüksektir. Tarla şartlarında paslara, sürme ve rastığa dayanıklıdır. Yüksek verim potansiyeli olan bu çeşit Orta Anadolu ve Geçiş bölgelerinin taban ve sulu alanlarına tavsiye edilmektedir.

    Yukarıda verilen çeşitler yanında araştırma kuruluşlarımız tarafından geliştirilerek 1998 yılı içerisinde kuru ve sulu alanlar için tescili yapılan çok sayıda yeni ekmeklik ve makarnalık buğday çeşitlerimiz vardır. ?u anda çiftçiye verecek düzeyde tohumluk üretimi olmadığı için bu çeşitlerden bahsedilmeyecektir. Önümüzdeki yıllarda bu çeşitlerin çiftçimizin hizmetinde olması beklenmektedir.

    .Kaynak : ziraatci.com
Working...
X