Tarımsal üretimde ürüne zarar verecek hastalık, zararlı ve yabancı otlara karşı, bunların zarar yapmayacak bir düzeyde tutulmasını ya da yoğunluğunun azaltılmasını amaçlayan faaliyetlere Zirai Mücadele, uygulanacak ve izlenecek yolların her birine Zirai Mücadele Yöntemleri denilmektedir.
Bir üründeki zarar, böceklerden, mantari, bakteriyel ve virüs gibi hastalık etmenlerinden, yabancı otlardan ya da cansız sebepler (olumsuz çevre koşulları, hava kirliliği, besin yetersizliği, zehirli maddeler) gibi sebeplerden meydana gelir. Bu etkenlerin oluşturduğu ürün kayıpları ise az bir zarardan %100’ e varan değerlerdeki kayba kadar değişen oranlarda olmaktadır. Dünya genelinde hastalık, zararlı böcekler ve yabancı otlar nedeniyle toplam üründe hububatta %35’ lik, patateste %32’ lik, şeker pancarı ve şeker kamışında %45’ lik, sebzede %28’ lik, meyvelerde %29’ luk, kahve, kakao ve tütün gibi ürünlerde %37’ lik, lif bitkileri ve kauçukta %32’ lik kayıp meydana gelmektedir.
Ülkemiz çok değişik iklim koşullarına sahiptir ve çeşitli tarımsal ürün yetiştirilmektedir. Bu nedenle değişik kültür bitkilerinin yetiştirilmesi sonucu farklı zararlı ve hastalıkların da görülmesi doğaldır. Yapılacak en önemli iş, ürün kaybına neden olan etmenlerin tanısının yapılması ve herhangi seviyede iken zarar meydana getirebileceklerin saptanmasıdır. Yani her zararlı ve hastalık için önce zarar yapma seviyesi ve derecesi belirlenir, daha sonra da uygulanacak savaş yöntemi seçilir.
Son yıllarda gelişen çevreyi koruma bilinci ile tarımsal sistemler içerisinde doğaya ters düşebilecek herhangi bir değişim meydana getirmemek amaçlanmaktadır. Bu nedenle, bitki koruma için mevcut olan tüm yöntemlerin ahenkli bir şekilde uyumu ile ortaya konan Entegre (Kombine) Mücadele sistemi içerisinde kimyasal madde kullanımı en az düzeye indirilmektedir. Bu sistemde hastalık ve zararlılar için sıklıkla ilaç kullanma yerine, ekonomik zarar seviyesine ulaşan yoğunluk dikkate alınmaktadır. Böyle bir sistem uygulamasının ise bilinçli uygulayıcılar ile yapılabileceği söz konusu olmaktadır.
Tarımsal ürünlerin hasat öncesi ve sonrasında çeşitli kayıplar görülmektedir. Bunların arasında tarımsal zararlı ve hastalıklarla, yabancı otların ortaya koyduğu kayıplar da bulunmaktadır. Modern tarımsal metotlarla daha fazla ürün elde etme çabası gösterilirken, ürünü tarımsal zararlı ve hastalıklardan da koruma öngörülmektedir. Böylece uygulanacak tarımsal savaşım ile zararlı, hastalık ve yabancı otlar nedeniyle oluşacak kayıpların en düşük düzeyde tutulması ya da tamamen ortadan kaldırılması sağlanabilmektedir.
Tarımsal mücadelede ekonomik yönden dikkate alınması gereken 2 ana ifade;
Ekonomik Zarar Seviyesi: Bir zararlının veya hastalığın, ekonomik zarar meydana getirebileceği en düşük miktarlarıdır. Bu düzey, bitkiye, bölgeye, mevsime ya da insanların o ürün için ekonomik değer yargısının ölçüsüne göre değişmektedir.
Ekonomik Zarar Eşiği: Çoğalma durumunda olan bir zararlı veya hastalığın, ekonomik zarar düzeyine ulaşmasına engel olmak için mücadelenin başlatılmasını gerektiren miktarlardır.
Bir hastalık ya da zararlının sorun olarak karşımıza çıkmasındaki etkili faktörler;
1-Hatalı tarımsal işlemler
2-Mevcut hastalık ve zararlıların çoğalması: Örneğin geniş bir sahada elma yetiştiriciliğine başlanması elma iç kurdu ve elma kara lekesi hastalıklarının artışına sebep olacaktır
3-Daha önce görülmeyen hastalık ve zararlıların çoğalması: kendi yabani konukçusu üzerinde bulunan hastalık ve zararlılar yeni yetiştirilen kültür bitkilerine adapte olabilir
4-Bitkiye yapılan aşırı bakım
5-Dışarıdan ithal edilen bitkisel materyalle gelen hastalık, zararlı ve yabancı otlar
6-Hiç mücadele yapmamak ya da bilinçsiz mücadele yapmak
7-Yapılan tek yönlü ilaçlama ile bir zararlı yok edilirken bir diğer zararlının ortaya çıkması
8-Hastalık ya da zararlıların ilaçlara karşı dayanıklılık kazanmaları
Hastalık ya da zararlı ile mücadeleye karar vermede dikkat edilmesi gereken faktörler;
1-Hastalık ya da zararlının doğadaki yaşamı
2-Hastalık ya da zararlının doğal düşmanları
3-Bitki çeşidi ve bitkinin genel özellikleri
4-İklim koşulları
5-Yetiştiricinin ve tüketicinin ürüne verdiği değer ve riske girmeme isteği
6-Ekonomik zarar düzeyi
7-Maliyetin, potansiyel yarara oranı
8-Tahmin ve erken uyarı
TARIMSAL MÜCADELE YÖNTEMLERİ
Zirai mücadelede bitkiyi koruyucu tedbirler esastır!!!!!
1-KANUNSAL (YASAL) MÜCADELE
Zirai Karantina her türlü bitki ile bitkisel materyalin ülkeye girişi, çıkışı ve ülke içersinde dolaşımında bitki sağlığı yönünden tehlikeli olan hastalık ve zararlılar dikkate alınmak suretiyle yapılan muayene, kontrol ve diğer tüm işlemleri düzenleyen kanun tüzük ve yönetmeliklere dayalı çalışmaların bütünüdür. Ülkemizde karantina, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Karantina Kanunu ilgili tebliğ ve kararnameler gereğince hazırlanan yönetmeliklerle idare edilmektedir. Ayrıca ülkemizde tohumluk sertifikasyonu 1963 tarihli 308 sayılı yasa ile düzenlenmekte olup sertifikasyonun amacı üreticiye çeşit özellikleri ve saflığı belli sınırlar içinde olan temiz (yabancı maddelerden arî), çimlenme gücü yüksek, belli hastalıkları en az düzeyde veya hiç içermeyen tohumlukları dağıtmaktır. Üretici bu yolla daha yüksek verim elde ederken bu yolla hastalık ve zararlılarında dağılması önlenmiş olacaktır.
İlave olarak yasal önlemler içersinde hastalıkların yayılmasını önlemek amacıyla yasalarla hastalıklı bitkilerin yok edilmesi (eradikasyon), bazı bitkilerle yasalarla münavebe zorunluluğu getirilmesi (rotasyon) veya yasalarla tohum ilaçlamaları gibi önlemleri kapsamaktadır.
Zirai karantina faaliyetleri 2 ana bölümde ele alınmaktadır;
a) İç Karantina: hâlihazırda yurda girmiş, ancak henüz geniş alana yayılmamış tehlikeli hastalık ve zararlıların temiz bölgelere bulaşmaması, buralara yerleşmemesi, yayılmaması için sınırlayıcı, yok edici, uzaklaştırıcı faaliyetleri içine alan tüm uygulamalardır.
b) Dış Karantina: ithalat ve ihracat sırasında, tarımsal ürünleri alıcı ülke ve ülkemiz karantina koşullarına uygun hazırlanmış olmasını sağlamak için yapılan kontrolleri kapsamaktadır. Her ülkenin kendine has kanunları mevcuttur.
Özellikle tarımsal ürünlerin ihracatında sıkı kontroller yapılarak bitki sağlığı sertifikası ya da ihraç izin belgesi düzenlemelerinin güvenilir şekilde yerine getirilmesi, hem alıcı ülke yönünden hem de ülkemizin onuru yönünden şarttır.
Bir üründeki zarar, böceklerden, mantari, bakteriyel ve virüs gibi hastalık etmenlerinden, yabancı otlardan ya da cansız sebepler (olumsuz çevre koşulları, hava kirliliği, besin yetersizliği, zehirli maddeler) gibi sebeplerden meydana gelir. Bu etkenlerin oluşturduğu ürün kayıpları ise az bir zarardan %100’ e varan değerlerdeki kayba kadar değişen oranlarda olmaktadır. Dünya genelinde hastalık, zararlı böcekler ve yabancı otlar nedeniyle toplam üründe hububatta %35’ lik, patateste %32’ lik, şeker pancarı ve şeker kamışında %45’ lik, sebzede %28’ lik, meyvelerde %29’ luk, kahve, kakao ve tütün gibi ürünlerde %37’ lik, lif bitkileri ve kauçukta %32’ lik kayıp meydana gelmektedir.
Ülkemiz çok değişik iklim koşullarına sahiptir ve çeşitli tarımsal ürün yetiştirilmektedir. Bu nedenle değişik kültür bitkilerinin yetiştirilmesi sonucu farklı zararlı ve hastalıkların da görülmesi doğaldır. Yapılacak en önemli iş, ürün kaybına neden olan etmenlerin tanısının yapılması ve herhangi seviyede iken zarar meydana getirebileceklerin saptanmasıdır. Yani her zararlı ve hastalık için önce zarar yapma seviyesi ve derecesi belirlenir, daha sonra da uygulanacak savaş yöntemi seçilir.
Son yıllarda gelişen çevreyi koruma bilinci ile tarımsal sistemler içerisinde doğaya ters düşebilecek herhangi bir değişim meydana getirmemek amaçlanmaktadır. Bu nedenle, bitki koruma için mevcut olan tüm yöntemlerin ahenkli bir şekilde uyumu ile ortaya konan Entegre (Kombine) Mücadele sistemi içerisinde kimyasal madde kullanımı en az düzeye indirilmektedir. Bu sistemde hastalık ve zararlılar için sıklıkla ilaç kullanma yerine, ekonomik zarar seviyesine ulaşan yoğunluk dikkate alınmaktadır. Böyle bir sistem uygulamasının ise bilinçli uygulayıcılar ile yapılabileceği söz konusu olmaktadır.
Tarımsal ürünlerin hasat öncesi ve sonrasında çeşitli kayıplar görülmektedir. Bunların arasında tarımsal zararlı ve hastalıklarla, yabancı otların ortaya koyduğu kayıplar da bulunmaktadır. Modern tarımsal metotlarla daha fazla ürün elde etme çabası gösterilirken, ürünü tarımsal zararlı ve hastalıklardan da koruma öngörülmektedir. Böylece uygulanacak tarımsal savaşım ile zararlı, hastalık ve yabancı otlar nedeniyle oluşacak kayıpların en düşük düzeyde tutulması ya da tamamen ortadan kaldırılması sağlanabilmektedir.
Tarımsal mücadelede ekonomik yönden dikkate alınması gereken 2 ana ifade;
Ekonomik Zarar Seviyesi: Bir zararlının veya hastalığın, ekonomik zarar meydana getirebileceği en düşük miktarlarıdır. Bu düzey, bitkiye, bölgeye, mevsime ya da insanların o ürün için ekonomik değer yargısının ölçüsüne göre değişmektedir.
Ekonomik Zarar Eşiği: Çoğalma durumunda olan bir zararlı veya hastalığın, ekonomik zarar düzeyine ulaşmasına engel olmak için mücadelenin başlatılmasını gerektiren miktarlardır.
Bir hastalık ya da zararlının sorun olarak karşımıza çıkmasındaki etkili faktörler;
1-Hatalı tarımsal işlemler
2-Mevcut hastalık ve zararlıların çoğalması: Örneğin geniş bir sahada elma yetiştiriciliğine başlanması elma iç kurdu ve elma kara lekesi hastalıklarının artışına sebep olacaktır
3-Daha önce görülmeyen hastalık ve zararlıların çoğalması: kendi yabani konukçusu üzerinde bulunan hastalık ve zararlılar yeni yetiştirilen kültür bitkilerine adapte olabilir
4-Bitkiye yapılan aşırı bakım
5-Dışarıdan ithal edilen bitkisel materyalle gelen hastalık, zararlı ve yabancı otlar
6-Hiç mücadele yapmamak ya da bilinçsiz mücadele yapmak
7-Yapılan tek yönlü ilaçlama ile bir zararlı yok edilirken bir diğer zararlının ortaya çıkması
8-Hastalık ya da zararlıların ilaçlara karşı dayanıklılık kazanmaları
Hastalık ya da zararlı ile mücadeleye karar vermede dikkat edilmesi gereken faktörler;
1-Hastalık ya da zararlının doğadaki yaşamı
2-Hastalık ya da zararlının doğal düşmanları
3-Bitki çeşidi ve bitkinin genel özellikleri
4-İklim koşulları
5-Yetiştiricinin ve tüketicinin ürüne verdiği değer ve riske girmeme isteği
6-Ekonomik zarar düzeyi
7-Maliyetin, potansiyel yarara oranı
8-Tahmin ve erken uyarı
TARIMSAL MÜCADELE YÖNTEMLERİ
Zirai mücadelede bitkiyi koruyucu tedbirler esastır!!!!!
1-KANUNSAL (YASAL) MÜCADELE
Zirai Karantina her türlü bitki ile bitkisel materyalin ülkeye girişi, çıkışı ve ülke içersinde dolaşımında bitki sağlığı yönünden tehlikeli olan hastalık ve zararlılar dikkate alınmak suretiyle yapılan muayene, kontrol ve diğer tüm işlemleri düzenleyen kanun tüzük ve yönetmeliklere dayalı çalışmaların bütünüdür. Ülkemizde karantina, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Karantina Kanunu ilgili tebliğ ve kararnameler gereğince hazırlanan yönetmeliklerle idare edilmektedir. Ayrıca ülkemizde tohumluk sertifikasyonu 1963 tarihli 308 sayılı yasa ile düzenlenmekte olup sertifikasyonun amacı üreticiye çeşit özellikleri ve saflığı belli sınırlar içinde olan temiz (yabancı maddelerden arî), çimlenme gücü yüksek, belli hastalıkları en az düzeyde veya hiç içermeyen tohumlukları dağıtmaktır. Üretici bu yolla daha yüksek verim elde ederken bu yolla hastalık ve zararlılarında dağılması önlenmiş olacaktır.
İlave olarak yasal önlemler içersinde hastalıkların yayılmasını önlemek amacıyla yasalarla hastalıklı bitkilerin yok edilmesi (eradikasyon), bazı bitkilerle yasalarla münavebe zorunluluğu getirilmesi (rotasyon) veya yasalarla tohum ilaçlamaları gibi önlemleri kapsamaktadır.
Zirai karantina faaliyetleri 2 ana bölümde ele alınmaktadır;
a) İç Karantina: hâlihazırda yurda girmiş, ancak henüz geniş alana yayılmamış tehlikeli hastalık ve zararlıların temiz bölgelere bulaşmaması, buralara yerleşmemesi, yayılmaması için sınırlayıcı, yok edici, uzaklaştırıcı faaliyetleri içine alan tüm uygulamalardır.
b) Dış Karantina: ithalat ve ihracat sırasında, tarımsal ürünleri alıcı ülke ve ülkemiz karantina koşullarına uygun hazırlanmış olmasını sağlamak için yapılan kontrolleri kapsamaktadır. Her ülkenin kendine has kanunları mevcuttur.
Özellikle tarımsal ürünlerin ihracatında sıkı kontroller yapılarak bitki sağlığı sertifikası ya da ihraç izin belgesi düzenlemelerinin güvenilir şekilde yerine getirilmesi, hem alıcı ülke yönünden hem de ülkemizin onuru yönünden şarttır.


Comment