Sebzecilikte Organik Tarım
Sebzecilikte Organik Tarım kullanımı esnasında bilinmesi gerekenler, Gübreleme yöntemleri, zararlılarla mücadele şekilleri...
Dünya nüfusunun sürekli artması, buna karşılık tarım alanlarının sabit kalması, insanları birim alandan daha fazla verim alma çabaları içerisine itmiştir. Tarım sektörünün ana hedefi haline gelen, birim alandan daha fazla verim alma fikri, daha fazla girdi kullanma ilkesini doğurmuştur. Bu girdiler; sentetik gübreler, zirai mücadele ilaçları ve büyümeyi düzenleyici maddelerdir. Tarımsal üretimde, adı geçen girdilerin yoğun bir şekilde kullanımı ise; zamanla bazı problemleri beraberinde getirmiştir.
Karşılaşılan bu problemler; toprak verimliliğindeki sürekli düşüş hatta çoraklaşma, erozyon nedeniyle bazı tarım alanlarının tamamen elden çıkması, sentetik gübrelerin yoğun kullanımı sonucunda içme sularında nitrat birikimi, bitki-hayvan hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan zirai ilaçlar ile bitki ve hayvan gelişimini düzenleyen hormonların kullanımı sonucu doğal dengenin bozulmasıyla çevre ve insan sağlığı için doğrudan ya da dolaylı olarak ciddi bir tehdit oluşturmasıdır. Bu problemler ile karşılaşan insanlar alternatif bir üretim sistemi aramaya başlamışlardır. Yapılan araştırma sonuçları; en iyi üretim sisteminin ''Organik, Ekolojik veya Biyolojik tarım'' adı verilen tarımsal üretim sisteminin olduğunu göstermiştir.
ORGANİK TARIM NEDİR?
Organik tarım, ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içeren, esas itibariyle sentetik zirai mücadele ilaçları ve gübrelerin kullanımının kısıtlanması yanında, organik ve yeşil gübreleme, münavebe toprağın muhafazası bitkinin direncini arttırma, doğal düşmanların etkisini arttırıcı ve bütün bu olanakları kapsamlı bir sistemlede oluşturulmasını talep eden bir üretim sistemidir.
ORGANİK TARIM SİSTEMİNİN GENEL PRENSİPLERİ
1. Organik tarımda, bitkilerin ihtiyaç duydukları bitki besin elementleri doğal kaynaklardan temin edilmektedir. Doğal kaynaklı gübreler olarak, kompost, ahır gübresi, kent atıkları, kan tozu, boynuz ve tırnak tozları ile yeşil gübreler kullanılmaktadır. Bu gübreler, dozunda ve uygun koşullarda kullanıldığında sentetik gübreler kadar etkili olmaktadır. İhtiyaçtan fazla doz uygulamalarının yapılması sonraki yıllarda sentetik gübrelerin yaratmış olduğu sorunları yaratabilmektedir.
2. Organik tarım uygulamalarında, verim gücü yüksek olup aşırı girdi kullanımını zorunlu kılan çeşitler yerine, doğal olarak bölgeye adapte olmuş, hastalıklara dayanıklı ve kaliteli ürün veren bölgesel çeşitlerin kullanımı tercih edilmelidir.
3. En önemli organik tarım prensiplerinden birisi, üretim alanlarında ekim nöbetlerinin yapılmasıdır. Çok yönlü ve dengeli bir ekim nöbeti uygulaması ile, toprak verimliliği korunmakta, aynı tür hastalık ve zararlı etmenlerinin üretim alanına yerleşerek yoğunluğunun artması engellenmekte ve sağlıklı bitkilerin elde edilmesi gerçekleştirilmektedir. Takip edilecek ekim nöbeti programlarında, uygun bir baklagil bitkisinin yer alması önemlidir.
4. Organik tarımda tarımsal savaş ise işletmede zararlıların yoğunluğunu azaltıcı veya bulaşmasını önleyici ya da rekabet ettiği diğer organizmaların yoğunluğunun artmasını teşvik edici bir yetiştirme yönetiminin oluşturulması ile gerçekleştirilebilir. Organik tarımda sağlıklı bir tarımsal çevrede sağlıklı bitkiler yetiştirmek temel ilke olmaktadır. Sağlıklı bir tarımsal çevre düzeninde zararlılar sorun olmayacaktır. Ancak, sıcaklık veya nem gibi iklim unsurlarının değişmesi ve aşırı derecede sapmalar göstermesi, tarımsal uygulamalarda yapılan yanlışlıklar veya doğal bitki örtüsünün bozulması gibi nedenlerle doğal denge bozulabilir ve zararlılar ile ilgili sorunlar ortaya çıkabilir. Böyle bir sorun ile karşılaşmamak için mümkün olduğunca doğal fauna ve florayı bozmadan bunların bir uyum içinde yaşamlarını sürdüreceği bir üretim deseninin oluşturulması gerekir. Özellikle doğal bitki örtüsünün mümkün olduğunca korunması önemlidir. Üretimde hastalık ve zararlılara daha dayanıklı olduğu bilinen yerel çeşitlere önem ve öncelik verilmelidir. Bir üretim döneminde yetiştirilen bitkilerdeki hastalık, zararlı ve yabancı otlar ile bunlarla beslenen doğal düşmanlar göz önüne alınarak üretim ve ekim nöbeti sistemi yerleştirilmelidir. Bunu yaparken organik tarım işletmesinde sorun olabilecek zararlılara duyarlı tür veya çeşitler ile dayanıklı olanlar veya bu zararlıları öldüren, uzaklaştıran veya yoğunluklarını azaltan bitkiler birbirlerini destekleyecek bir şekilde yetiştirilmelidir. Zararlılar ile beslenen doğal düşmanların yoğunluğunu arttırıcı bir şekilde yer alması sağlanmalıdır. Ayrıca zararlılar ile rekabete giren türlerin de belirli bir düzen içerisinde organik tarım sistemine yerleştirilmesi ile zararlıların artması veya zarar vermesi önlenebilir.
Organik tarım işletmesi alanında bulunan tüm bitkilerde survey yapılarak hastalık çıkışları, yabancı ot, zararlı böcek ve doğal düşmanların yoğunlukları belirlenerek uygulanabilecek savaş yöntemleri göz önüne alınıp değerlendirildikten sonra en uygun savaş yöntemleri kullanılmalıdır.
İç ve dış karantina
Yabancıot, hastalık ve zararlıların bitki üretim materyalleri ile taşınmasını önlemek amacıyla iç ve dış karantina yönetmeliğine uyulmalıdır.
Kültürel Önlemler
Bitkisel üretimde kullanılacak alanın hastalık ve zararlı yönünden ön araştırması yapılmalı, çok bulaşık alanlarda organik tarım yapılmamalı,
Ekim nöbeti uygulanmalı,
Dayanıklı yerel çeşitlerin sağlıklı tohumları kullanılmalı,
Çevrede bulunan bulaşma kaynakları ve ara konukçuları yok edilmeli,
Ekim zamanı ve şekli iyi ayarlanmalı,
Bitkilerin kuvvetli gelişimlerini sağlayabilmek amacıyla bakım koşullarına özen göstermeli, Bakım işlemleri sırasında hijyen önlemlerine dikkat edilmeli,
Yabancıot, hastalık ve zararlıların bulaşmasını ve yayılmasını önleyici üretim deseni uygulanmalı,
Yabancıot, hastalık ve zararlılar ile bulaşık olmayan organik malç kullanılmalı,
Zararlı böceklerle mücadelede tuzak bitkiler kullanılmalı,
Yabancıot, hastalık ve zararlılar ile bulaşık olmayan su kullanılmalı,
Toprak kökenli yabancıot, hastalık ve zararlılar ile mücadelede solarizasyon ile toprak dezenfeksiyonu yapılmalı,
Hastalık ve zararlılar ile bulaşık bitki artıkları imha edilmeli;
Hasadı tamamlanmış bitkiler tarlada bekletilmeden imha edilmeli veya kompost yapımında değerlendirilmelidir.
Mekanik ve Fiziksel Mücadele
Hastalık ve zararlılar ile bunlarla bulaşık ürünleri imha etme yöntemidir. Kültür bitkisinde bulunan böcekler toplanarak imha edilebilir. Çapalama, toprakta bulunan yabancıotlarla mücadelede en başarılı mekanik mücadele yöntemlerinden biridir.
Tuzak Kullanımı
Görsel veya cinsel çekici tuzaklar kullanılarak beyaz sinek, yaprak galeri sineği, trips ve yaprak pireleri toplanarak imha edilebilir.
Biyolojik Mücadele
Biyolojik mücadele, bitkilere zarar veren bir böceğin miktarını, onun düşmanı olan bir diğer böcek yardımı ile kontrol altında tutmaktır. Biyolojik mücadelede başarılı olabilmek için, ortamda bulunan zararlının doğal düşmanının çok iyi belirlenmesi gerekir. Biyolojik mücadelede; böcekler, akarlar, bakteriler, funguslar, viruslar ve diğer canlılar kullanılabilir. Bu işlem için Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri veya Zirai Mücadele ve Araştırma Enstitüleri ile işbirliği halinde çalışılmalıdır. Biyolojik mücadelede amaç, doğal dengeyi korumak olmalıdır.
ORGANİK TARIMDA GÜBRELEME
Organik tarımda bitkilerin besin maddesi ihtiyaçları doğal gübreler ve piyasada bulunan organik gübreler ile karşılanır. Doğal gübrelerin başında, ahır gübresi gelir. Ahır gübresi, hayvan dışkıları ile yataklık materyallerinden oluşur. Ahır gübresi, tarımsal olarak şu noktalardan önemlidir:
İyi bir bitki besin kaynağıdır
Toprak yapısını düzenleyici bir etkisi vardır
Ürün miktarı ve kalitesini artırır
Organik tarımda en önemli bitki besin kaynakları kompostlardır. Bunlar; işletmedeki çeşitli bitkisel ve hayvansal atıkların, nemli koşullarda, çeşitli mikroorganizmalar yardımıyla kısmen ayrıştırılarak elde edilmiş organik besin maddeleridir. Kompost hazırlarken, bu konuda uzman kişilere başvurmak faydalıdır.
Diğer bir organik gübre yeşil gübrelerdir. Toprağa, yeşil gübre ilavesi için, bitkilerin belli bir dönemde biçilerek, toprak altına getirilmesi gerekir. Baklagil bitkileri hem toprakta kolay parçalandıkları hem de köklerindeki nodoziteler üzerinde yaşayan bakteriler yardımı ile havanın serbest azotunu toprağa bağladıkları için önemli yeşil gübre bitkileridir.
Yeşil gübrelemenin toprağa sağladıkları;
Toprağın organik madde kapsamını artırır.
Toprakta azot miktarı artırılmış olur,
Toprakta K, Ca, ve Mg gibi katyonların yıkanarak uzaklaşmasını önler,
Erozyonun kontrol altına alınmasına yardımcı olur,
Toprak yapısının düzelmesine katkıda bulunur,
Yabancıot, hastalık ve zararlılar ile mücadelede faydalıdır.
Bunların dışında piyasada bulunan, organik preperatlardan da yararlanılır.
ORGANİK TARIM YÖNETMELİ?İ
Ülkemizde yürütülen organik tarım faaliyetleri, diğer ülkelerde olduğu gibi, bu amaç için hazırlanmış olan bir yönetmelik ile yürütülmektedir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik ''Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'' adı ile 11 temmuz 2002 tarih ve 24812 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Türkiye'de organik ürünlerin üretilmesi, işlenmesi ve pazarlanması aşamalarında uyulması gerekli konular bu yönetmelikte belirtilmiştir.
Organik tarım ürünleri sertifikalı ve ''organik olarak üretilmiştir'' etiketi ile piyasaya sunulan ürünlerdir. Bu sertifika ve etiket, kontrol ve sertifikasyon firmalarınca verilir. Üreticiler, üretimin belli aşamalarında, bu firmalar tarafından haberli ve habersiz olarak ziyaret edilerek organik tarım prensiplerine uygunlukları denetlenir.
Ülkemizde, organik tarım genellikle sözleşmeli tarım şeklinde yapılmaktadır. Üretilen ürünler arasında üzüm, incir ve kayısı gibi kurutulan meyvelerimiz yanında birçok yaş meyve ve sebze türleri, sert kabuklu yemişler, baklagil türleri, gül ve ürünleri ile pamuk bulunmaktadır.
Organik olarak üretilen sebze türleri; bezelye, biber, brokkoli, domates, fasulye, havuç, hıyar, ıspanak, kabak, karnabahar, karpuz, kavun, kereviz, maydanoz, pırasa, sarımsak ve soğandır. Bunlar taze olarak pazara sunulabildikleri gibi, kurutularak ya da dondurularak da tüketicilere ulaştırılmaktadır.
Üretici ve tüketicilerde temiz çevre koşullarında yaşama, sağlıklı ürün üretme ve tüketme bilincinin oluşmaya başlamasıyla, organik tarıma olan ilgi artmaktadır. Bu konularda çalışacak üreticilere yardımcı olacak araştırma çalışmaları başlatılmış olup elde edilen bulguların üreticilere ulaştırılması amaçlanmaktadır.
Sebzecilikte Organik Tarım kullanımı esnasında bilinmesi gerekenler, Gübreleme yöntemleri, zararlılarla mücadele şekilleri...
Dünya nüfusunun sürekli artması, buna karşılık tarım alanlarının sabit kalması, insanları birim alandan daha fazla verim alma çabaları içerisine itmiştir. Tarım sektörünün ana hedefi haline gelen, birim alandan daha fazla verim alma fikri, daha fazla girdi kullanma ilkesini doğurmuştur. Bu girdiler; sentetik gübreler, zirai mücadele ilaçları ve büyümeyi düzenleyici maddelerdir. Tarımsal üretimde, adı geçen girdilerin yoğun bir şekilde kullanımı ise; zamanla bazı problemleri beraberinde getirmiştir.
Karşılaşılan bu problemler; toprak verimliliğindeki sürekli düşüş hatta çoraklaşma, erozyon nedeniyle bazı tarım alanlarının tamamen elden çıkması, sentetik gübrelerin yoğun kullanımı sonucunda içme sularında nitrat birikimi, bitki-hayvan hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan zirai ilaçlar ile bitki ve hayvan gelişimini düzenleyen hormonların kullanımı sonucu doğal dengenin bozulmasıyla çevre ve insan sağlığı için doğrudan ya da dolaylı olarak ciddi bir tehdit oluşturmasıdır. Bu problemler ile karşılaşan insanlar alternatif bir üretim sistemi aramaya başlamışlardır. Yapılan araştırma sonuçları; en iyi üretim sisteminin ''Organik, Ekolojik veya Biyolojik tarım'' adı verilen tarımsal üretim sisteminin olduğunu göstermiştir.
ORGANİK TARIM NEDİR?
Organik tarım, ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içeren, esas itibariyle sentetik zirai mücadele ilaçları ve gübrelerin kullanımının kısıtlanması yanında, organik ve yeşil gübreleme, münavebe toprağın muhafazası bitkinin direncini arttırma, doğal düşmanların etkisini arttırıcı ve bütün bu olanakları kapsamlı bir sistemlede oluşturulmasını talep eden bir üretim sistemidir.
ORGANİK TARIM SİSTEMİNİN GENEL PRENSİPLERİ
1. Organik tarımda, bitkilerin ihtiyaç duydukları bitki besin elementleri doğal kaynaklardan temin edilmektedir. Doğal kaynaklı gübreler olarak, kompost, ahır gübresi, kent atıkları, kan tozu, boynuz ve tırnak tozları ile yeşil gübreler kullanılmaktadır. Bu gübreler, dozunda ve uygun koşullarda kullanıldığında sentetik gübreler kadar etkili olmaktadır. İhtiyaçtan fazla doz uygulamalarının yapılması sonraki yıllarda sentetik gübrelerin yaratmış olduğu sorunları yaratabilmektedir.
2. Organik tarım uygulamalarında, verim gücü yüksek olup aşırı girdi kullanımını zorunlu kılan çeşitler yerine, doğal olarak bölgeye adapte olmuş, hastalıklara dayanıklı ve kaliteli ürün veren bölgesel çeşitlerin kullanımı tercih edilmelidir.
3. En önemli organik tarım prensiplerinden birisi, üretim alanlarında ekim nöbetlerinin yapılmasıdır. Çok yönlü ve dengeli bir ekim nöbeti uygulaması ile, toprak verimliliği korunmakta, aynı tür hastalık ve zararlı etmenlerinin üretim alanına yerleşerek yoğunluğunun artması engellenmekte ve sağlıklı bitkilerin elde edilmesi gerçekleştirilmektedir. Takip edilecek ekim nöbeti programlarında, uygun bir baklagil bitkisinin yer alması önemlidir.
4. Organik tarımda tarımsal savaş ise işletmede zararlıların yoğunluğunu azaltıcı veya bulaşmasını önleyici ya da rekabet ettiği diğer organizmaların yoğunluğunun artmasını teşvik edici bir yetiştirme yönetiminin oluşturulması ile gerçekleştirilebilir. Organik tarımda sağlıklı bir tarımsal çevrede sağlıklı bitkiler yetiştirmek temel ilke olmaktadır. Sağlıklı bir tarımsal çevre düzeninde zararlılar sorun olmayacaktır. Ancak, sıcaklık veya nem gibi iklim unsurlarının değişmesi ve aşırı derecede sapmalar göstermesi, tarımsal uygulamalarda yapılan yanlışlıklar veya doğal bitki örtüsünün bozulması gibi nedenlerle doğal denge bozulabilir ve zararlılar ile ilgili sorunlar ortaya çıkabilir. Böyle bir sorun ile karşılaşmamak için mümkün olduğunca doğal fauna ve florayı bozmadan bunların bir uyum içinde yaşamlarını sürdüreceği bir üretim deseninin oluşturulması gerekir. Özellikle doğal bitki örtüsünün mümkün olduğunca korunması önemlidir. Üretimde hastalık ve zararlılara daha dayanıklı olduğu bilinen yerel çeşitlere önem ve öncelik verilmelidir. Bir üretim döneminde yetiştirilen bitkilerdeki hastalık, zararlı ve yabancı otlar ile bunlarla beslenen doğal düşmanlar göz önüne alınarak üretim ve ekim nöbeti sistemi yerleştirilmelidir. Bunu yaparken organik tarım işletmesinde sorun olabilecek zararlılara duyarlı tür veya çeşitler ile dayanıklı olanlar veya bu zararlıları öldüren, uzaklaştıran veya yoğunluklarını azaltan bitkiler birbirlerini destekleyecek bir şekilde yetiştirilmelidir. Zararlılar ile beslenen doğal düşmanların yoğunluğunu arttırıcı bir şekilde yer alması sağlanmalıdır. Ayrıca zararlılar ile rekabete giren türlerin de belirli bir düzen içerisinde organik tarım sistemine yerleştirilmesi ile zararlıların artması veya zarar vermesi önlenebilir.
Organik tarım işletmesi alanında bulunan tüm bitkilerde survey yapılarak hastalık çıkışları, yabancı ot, zararlı böcek ve doğal düşmanların yoğunlukları belirlenerek uygulanabilecek savaş yöntemleri göz önüne alınıp değerlendirildikten sonra en uygun savaş yöntemleri kullanılmalıdır.
İç ve dış karantina
Yabancıot, hastalık ve zararlıların bitki üretim materyalleri ile taşınmasını önlemek amacıyla iç ve dış karantina yönetmeliğine uyulmalıdır.
Kültürel Önlemler
Bitkisel üretimde kullanılacak alanın hastalık ve zararlı yönünden ön araştırması yapılmalı, çok bulaşık alanlarda organik tarım yapılmamalı,
Ekim nöbeti uygulanmalı,
Dayanıklı yerel çeşitlerin sağlıklı tohumları kullanılmalı,
Çevrede bulunan bulaşma kaynakları ve ara konukçuları yok edilmeli,
Ekim zamanı ve şekli iyi ayarlanmalı,
Bitkilerin kuvvetli gelişimlerini sağlayabilmek amacıyla bakım koşullarına özen göstermeli, Bakım işlemleri sırasında hijyen önlemlerine dikkat edilmeli,
Yabancıot, hastalık ve zararlıların bulaşmasını ve yayılmasını önleyici üretim deseni uygulanmalı,
Yabancıot, hastalık ve zararlılar ile bulaşık olmayan organik malç kullanılmalı,
Zararlı böceklerle mücadelede tuzak bitkiler kullanılmalı,
Yabancıot, hastalık ve zararlılar ile bulaşık olmayan su kullanılmalı,
Toprak kökenli yabancıot, hastalık ve zararlılar ile mücadelede solarizasyon ile toprak dezenfeksiyonu yapılmalı,
Hastalık ve zararlılar ile bulaşık bitki artıkları imha edilmeli;
Hasadı tamamlanmış bitkiler tarlada bekletilmeden imha edilmeli veya kompost yapımında değerlendirilmelidir.
Mekanik ve Fiziksel Mücadele
Hastalık ve zararlılar ile bunlarla bulaşık ürünleri imha etme yöntemidir. Kültür bitkisinde bulunan böcekler toplanarak imha edilebilir. Çapalama, toprakta bulunan yabancıotlarla mücadelede en başarılı mekanik mücadele yöntemlerinden biridir.
Tuzak Kullanımı
Görsel veya cinsel çekici tuzaklar kullanılarak beyaz sinek, yaprak galeri sineği, trips ve yaprak pireleri toplanarak imha edilebilir.
Biyolojik Mücadele
Biyolojik mücadele, bitkilere zarar veren bir böceğin miktarını, onun düşmanı olan bir diğer böcek yardımı ile kontrol altında tutmaktır. Biyolojik mücadelede başarılı olabilmek için, ortamda bulunan zararlının doğal düşmanının çok iyi belirlenmesi gerekir. Biyolojik mücadelede; böcekler, akarlar, bakteriler, funguslar, viruslar ve diğer canlılar kullanılabilir. Bu işlem için Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri veya Zirai Mücadele ve Araştırma Enstitüleri ile işbirliği halinde çalışılmalıdır. Biyolojik mücadelede amaç, doğal dengeyi korumak olmalıdır.
ORGANİK TARIMDA GÜBRELEME
Organik tarımda bitkilerin besin maddesi ihtiyaçları doğal gübreler ve piyasada bulunan organik gübreler ile karşılanır. Doğal gübrelerin başında, ahır gübresi gelir. Ahır gübresi, hayvan dışkıları ile yataklık materyallerinden oluşur. Ahır gübresi, tarımsal olarak şu noktalardan önemlidir:
İyi bir bitki besin kaynağıdır
Toprak yapısını düzenleyici bir etkisi vardır
Ürün miktarı ve kalitesini artırır
Organik tarımda en önemli bitki besin kaynakları kompostlardır. Bunlar; işletmedeki çeşitli bitkisel ve hayvansal atıkların, nemli koşullarda, çeşitli mikroorganizmalar yardımıyla kısmen ayrıştırılarak elde edilmiş organik besin maddeleridir. Kompost hazırlarken, bu konuda uzman kişilere başvurmak faydalıdır.
Diğer bir organik gübre yeşil gübrelerdir. Toprağa, yeşil gübre ilavesi için, bitkilerin belli bir dönemde biçilerek, toprak altına getirilmesi gerekir. Baklagil bitkileri hem toprakta kolay parçalandıkları hem de köklerindeki nodoziteler üzerinde yaşayan bakteriler yardımı ile havanın serbest azotunu toprağa bağladıkları için önemli yeşil gübre bitkileridir.
Yeşil gübrelemenin toprağa sağladıkları;
Toprağın organik madde kapsamını artırır.
Toprakta azot miktarı artırılmış olur,
Toprakta K, Ca, ve Mg gibi katyonların yıkanarak uzaklaşmasını önler,
Erozyonun kontrol altına alınmasına yardımcı olur,
Toprak yapısının düzelmesine katkıda bulunur,
Yabancıot, hastalık ve zararlılar ile mücadelede faydalıdır.
Bunların dışında piyasada bulunan, organik preperatlardan da yararlanılır.
ORGANİK TARIM YÖNETMELİ?İ
Ülkemizde yürütülen organik tarım faaliyetleri, diğer ülkelerde olduğu gibi, bu amaç için hazırlanmış olan bir yönetmelik ile yürütülmektedir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik ''Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'' adı ile 11 temmuz 2002 tarih ve 24812 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Türkiye'de organik ürünlerin üretilmesi, işlenmesi ve pazarlanması aşamalarında uyulması gerekli konular bu yönetmelikte belirtilmiştir.
Organik tarım ürünleri sertifikalı ve ''organik olarak üretilmiştir'' etiketi ile piyasaya sunulan ürünlerdir. Bu sertifika ve etiket, kontrol ve sertifikasyon firmalarınca verilir. Üreticiler, üretimin belli aşamalarında, bu firmalar tarafından haberli ve habersiz olarak ziyaret edilerek organik tarım prensiplerine uygunlukları denetlenir.
Ülkemizde, organik tarım genellikle sözleşmeli tarım şeklinde yapılmaktadır. Üretilen ürünler arasında üzüm, incir ve kayısı gibi kurutulan meyvelerimiz yanında birçok yaş meyve ve sebze türleri, sert kabuklu yemişler, baklagil türleri, gül ve ürünleri ile pamuk bulunmaktadır.
Organik olarak üretilen sebze türleri; bezelye, biber, brokkoli, domates, fasulye, havuç, hıyar, ıspanak, kabak, karnabahar, karpuz, kavun, kereviz, maydanoz, pırasa, sarımsak ve soğandır. Bunlar taze olarak pazara sunulabildikleri gibi, kurutularak ya da dondurularak da tüketicilere ulaştırılmaktadır.
Üretici ve tüketicilerde temiz çevre koşullarında yaşama, sağlıklı ürün üretme ve tüketme bilincinin oluşmaya başlamasıyla, organik tarıma olan ilgi artmaktadır. Bu konularda çalışacak üreticilere yardımcı olacak araştırma çalışmaları başlatılmış olup elde edilen bulguların üreticilere ulaştırılması amaçlanmaktadır.

