fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Zararlı Böcekler ve Mücadele

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Zararlı Böcekler ve Mücadele

    Kırmızı örümcek, Fındık kozalak akarı, turunçgil kırmızı örümceği, Turunçgil pas böcüsü, Nematodlar vb. ile mücadele ve korunma yolları...
    SEBZELERDE KIRMIZI ÖRÜMCEKLER
    Tanımı ve Yaşayışı: Sebzelerde zararlı kırmızı örümceklerin yaprağın alt yüzünde ördükleri ipek ağlar arasında ergin, larva, nimf ve yumurtaları birarada görülür. Oval şekilde olan kırmızıörümcekler gözle zor farkedilirler. Kışı ılık geçen bölgelerde ve seralarda yaşayışlarına devam ederler. Yaz aylarında olduğu gibi yaşayıp üremelerine devam ederler.Tarla kenarı ve içindeki yabancıotlardan bulaşık fidelerden sebzelere geçerler. Yaprak alt yüzüne, yapak damarları boyunca yaptıkları ağlar arasına yumurtalarını bırakırlar. Bir dişi 100-200 yumurta bırakabilir. Döl adedi bulundukları bölgenin iklimine ve üzerinde yaşadığı konukçuya göre değişir. Yılda 10-12 döl verirler.

    Zarar Şekli: Üzerinde yaşadığı bitkinin yaprak özsuyunu emer. Emilen yaprak sararır. Özümleme geriler. Yapraklar kıvrılır ve dökülür. Ürün verimi % 40-60 nisbetinde düşer, kalitesiz olur. Ülkemizin hemen her yerinde bulunan zararlılardır. Pamuk, domates, çilek, kavun, karpuz, hıyar, kabak, patlıcan, fasulye, yer fıstığı, ayçiçeği, bezelye, börülce ve süs bitkilerinde zararlıdır.

    Mücadelesi: Mücadelesinde doğal düşmanların korunmasına özen gösterilmelidir. Kültürel önlem olarak sonbaharda sebze artıklarını bahçeden uzaklaştırmalı, yazın ot çapasına önem verilmeli, azotlu gübre fazla kullanılmamalıdır.

    Sebze bahçelerinde ilk çiçeklenme döneminde parsellerin köşegenlerinden araziye çapraz girilir. 3-5 adımda bir, bitkinin dip ve orta yapraklarından birer adet yaprak koparılır veya kopartılmadan üzerinde sayım yapılır. Parsel büyüklüğüne göre, fasulye gibi küçük yapraklı bitkilerde 25-30, hıyar ve patlıcan gibi iri yapraklı bitkilerde 10-20 adet yaprak muayene edilir. Yapraklar üzerindeki canlı kırmızı örümcekler büyüteç ile sayılıp kayıt edilir. Toplam canlı kırmızıörümcek sayısı sayılan yaprak adedine bölünür. Bir yaprağa düşen canlı kırmızı örümcek sayısı bulunur.

    Yapılan sayımda fasülye gibi ufak yapraklı sebzelerde 1-3 adet canlı kırmızı örümcek, patlıcan gibi iri yapraklı sebzelerde 3-5 adet canlı örümcek isabet ederse mücadeleye karar verilir.

    FINDIK KOZALAK AKARI
    Tanımı ve Yaşayışı: Çıplak gözle görülemeyecek kadar çok küçük akarlardır. Marttan nisan ayı başına kadar kozalaklar tepelerinden patlar ve nimfler göç ederek yeni uyanmış 3-3.5 cm boyundaki sürgünlere geçerler.


    Zarar Şekli : Fındıkların meyve, sürgün gözlerine girerek onları şişirerek gal şekline sokarlar. Kozalaklar genellikle sürgün uçlarında görülür, uçtan itibaren dördüncü göze kadar da kozalaklar teşekkül edebilir. Bu şekilde deforme olan gözler nedeniyle uç kurumaları ve meyvelerde azalma (üründe azalma) görülür. Genel olarak her üç sürgünden biri meyve sürgünüdür ve her meyve gözünde (çotanak) ortalama 3 meyve bulunur. Bu durumda her kozalağın bir meyveye zarar verdiği düşünülürse bu zararlının önemi daha da iyi anlaşılır.

    Mücadelesi: Kimyasal ilaçlamaya karar vermek için yaklaşık 10 dekarlık bir bahçede tesadüf olarak 10 ocakta ve bu 10 ocağın her bir dalında bulunan kozalaklar sayılır. Ortalama dal başına 5 kozalak bulunursa o bahçede ilaçlamaya karar verilir. İlaçlama zamanı nisanın ilk haftasına tesadüf eder.

    TURUNÇGİL KIRMIZI ÖRÜMCEĞİ
    Tanımı ve Yaşayışı: Ergin dişiler kırmızı kadife rengindedir. Fakat açık kırmızıdan mora kadar değişen renklerde olanları da vardır. Vücutlarının üzeri uzun kıllıdır. Erkekleri dişilere oranla daha küçük, uzunca yuvarlak, arkaya doğru sivri ve fazla noktalıdır. Erginleri 8, larvalar 6 bacaklıdır. Yumurtaları hüzmeler halinde ipliklerle karakteristik olarak yaprağa bağlı, açık kırmızı renkte ve hücre şeklindedir.
    Kışı ergin veya yumurta döneminde geçirirler. Bir dişi 20 - 50 yumurtayı yaprak, meyve ve sürgünlere bırakır. Sıcak havalarda yumurtadan ortalama bir hafta içinde çıkan larvalar yaprak ve sürgünlerde gezinirler, beslenirler. Yumurtadan çıkan larvalar üç kez gömlek değiştirdikten sonra ergin olurlar. Daima yaşlı yapraklardan genç ve taze yapraklara doğru kırmızı örümcekler göç eder. Yılda 10-15 döl verebilir.

    Zarar Şekli: Ergin ve larvalar beslenebilmek için turunçgil yapraklarını ve meyvelerini sokup emerler. Emgi yerlerinde soluk lekeler meydana gelir. Zararın devam etmesi sonucu olarak bu soluk lekeler artar, birbirleri ile birleşir, yapraklar gümüşi bir renk alır. Böyle yapraklar çabuk ve çok erken dökülür. Meyveler iyi beslenemediğinden küçük kalır ve dökülür, üzerinde yoğun olarak bulunduğu turunçgillerin zayıf düşmesine ve kalitesinin bozulmasına neden olur. Tüm turunçgil alanlarında yaygındır. Tüm turunçgil ve çeşitleri konukçularıdır.

    Doğal Düşmanları : Turunçgil kırmızı örümceğinin önemli avcıları vardır. Bunlardan Typhlodromus sp. ve Phytoseiidae familyası avcılarına, Ege Bölgesi turunçgillerinde çok fazla rastlanmıştır. Scymnus türleri ise özellikle Akdeniz Bölgesinde faaliyet gösteren önemli türlerdir.

    Mücadelesi
    Kültürel Önlemler: Bahçelerin mümkün olduğu kadar temiz ve bakımlı olmasına uyulmalıdır.

    Kimyasal Mücadele: İlkbaharda şubat sonu mart başı turunçgil bahçelerinde, büyüteç ile yaprakların alt ve üst yüzündeki kırmızı örümcekler sayılır. 10 yaprakta ortalama sayı 3-9 arasında ise yazlık beyaz yağlardan biri ile mücadele yapılır. Yapraklardaki kırmızı örümcek sayısı 10 veya daha çok ise akarisitlerden biri ile mücadele yapılmalıdır.


    TURUNÇGİL PAS BÖCÜSÜ
    Tanımı ve Yaşayışı: Ergin dişi ve erkeklerin rengi limon sarısı kahverengi arasında değişir. Baştan arkaya doğru incelen bir iğ veya havuç şeklindedir. Çok hareket eden bir akar olup iki çift bacağı vardır.
    Dişiler yumurtalarını turunçgil meyve ve yapraklarına teker teker veya gruplar halinde bırakırlar. Yumurtaların açılma süresi kışın 24-30, yazın ise 2-4 gündür. Uygun koşullarda yılda 30-40 döl verebilir.


    Zarar Şekli: Nimf ve erginleri taze yaprak, filiz ve meyveleri emerler. Emgiye uğramış yapraklar normal rengini kaybederek sararır ve hafif solar. Taze sürgün ve yapraklarda solgun ve kırmızımsı mor lekeler meydana getirir. Meyvelerin üzeri pas renkli lekelerle kaplanır. Limonlar ise gümüşî bozuk bir renk alır. Zarar görmüş meyvelerde büyüme durur, tadı bozulur, değereni kaybeder. Portakal meyvelerinde ise söz konusu lekeler dağınıktır. Mandarinlerde ise meyveninin her tarafı esmer donuk ve açık gri bir renkle kaplanır. Akdeniz, Ege ve Doğu Karadeniz Bölgesinde yaygındır.

    Mücadelesi
    Kültürel Önlemler: Kültür bitkisiyle ilgili kültürel işlemler zamanında ve yeterince yapılmalı, özellikle bahçe temizliğine önem verilmeli, mümkünse ara tarımı yapılmamalıdır.

    Kimyasal Mücadele: Mayıs ayı başından itibaren 7-8 günde bir bahçenin değişik yerlerinden 1/5 oranında, ağaçların her birinden 5 meyve kontrol edilir. Lupla yapılan bu kontrollerde ortalama olarak her görüş alanında 1-2 tane pas böcüsü görüldüğü zaman ilaçlı mücadeleye başlanır. Yine pratik olarak, bir bahçede bir sene önceki ağaçlarda en az % 51 oranında bu zararlının zararı görülmüş ise o bahçede ertesi sene kontrole gerek olmadan ilaçlama gerekir.

    Bir evvelki yıl pas böcüsü tüm ağaçlarda olmayıp, bazı ağaçlarda görülmüş ise yalnız o bulaşık ağaçlar ilaçlanmalıdır. Bahçe ağır bulaşık ise her tarafı ilaçlanmalıdır. Eğer bir bahçede kış ilaçlaması yapılıyorsa o bahçe bir önceki yıl pas böcüsü ile bulaşık olduğu saptanmışsa, kış ilaçlamasında kullanılan yazlık yağların içine pas böcüsü ilaçlarından biri katılmalıdır. İlk ilaçlamadan sonraki kontrollerde zararlı zararını devam ettirdiği sürece ilaçlama tekrarlanır.

    NEMATODLAR
    Nematodlar genellikle toprakta, suda ve çürümekte olan organik maddelerde yaşarlar. Birçok türleri de bitkilerin çeşitli kısımlarında beslenir ve zararlı olurlar. Bitkilerde beslenen ve zarar yapan bu gibi nematodlara “bitki paraziti nematodlar” adı verilir.

    Bitki paraziti nematodlar 0.2-5 mm boylarında ve mikroskobik canlılardır. Bunların bulundukları ortamlardan elde edilmeleri, tanınmaları güç ve yorucu bir iştir. Bu nedenle uzun yıllar bu canlılar üzerinde, böcekler ve diğer hayvansal zararlılara kıyasla daha az çalışma yapılmıştır. Fakat giderek bilim ve tekniğin ilerlemesi ile olanaklar artmış, buna paralel olarak bu zararlılar üzerinde de çalışmalar ilerlemiştir.
    Pek çok nematod türünün görünüşü iplik şeklinde olmasına rağmen bazı türlerin dişilerinde, vücut şekli değişiklik göstermektedir. Bazı nematodların ergin dişilerinin vücutları torba, armut, küre veya limon şeklindedir. Ergin erkekler ise solucan benzeri ince uzun ve silindir şeklindedir.

    Nematodlar genellikle renksiz ve saydamdırlar. Fakat aldıkları besinlere göre farklı renklerde görülebilirler.Nematodların ergin öncesi dönemlerine böceklerde de olduğu gibi larva ismi verilir. Larvalar genellikle 4 gömlek değiştirdikten sonra ergin olurlar. Kuraklık ve besinsizlik gibi uygun olmayan koşullarda farklı dönemlerde uyuşuk halde canlılıklarını yıllarca sürdürebilirler. Eğer koşullar bütün yıl uygunsa devamlı çoğalarak zararlarına devam ederler.

    Bitki paraziti nematodlar bitkilerdeki beslenme şekillerine göre 3 gruba ayrılırlar:
    1. İç parazit nematodlar (Endoparazit nematodlar): Bunlar bitki dokuları içinde gelişmelerini tamamlayan ve genellikle doku içine yumurta bırakan nematodlardır. Çoğu bitki köklerinde yaşadığı gibi bazı türleri konukçu bitkilerin sap, gövde, yaprak, çiçek ve tohumları içinde yaşar ve beslenirler.

    2. Yarı iç parazit nematodlar (Yarı-endoparazit nematodlar): Bu gruba giren nematodlar, başlarını bitkilerin kök ve kökcüklerinin içine sokmak suretiyle beslenirler ve yaşamlarını sürdürürler. Vücutları kök dışında olduğu için yumurtalarını dışarı bırakırlar.

    3. Dış parazit nematodlar (Ektoparazit nematodlar): Bu gruba giren nematodlar başlarını bitkilerin kök ve kökçüklerinin içine sokmadan sadece iğne benzeri bir yapıda olan “stylet” lerini bitki köküne sokarak beslenirler ve yaşamlarını sürdürürler. Vücutları kök dışında olduğu için yumurtalarını dışarı bırakırlar.

    Bu gruplardaki nematodlar gelişmelerinin herhangi bir döneminde kendilerini bitkiye sabitledikleri gibi (kalıcı nematodlar) bazen bitkiyi terk etmektedirler (göç edici nematodlar).

    Toprağın yapısı ve nem durumunun nematodlar üzerinde etkisi fazladır. Toprak yüzeyi kuru olduğu zaman aşağıya ve yüzeydeki nem uygun şartlara döndüğü zaman tekrar yukarıya doğru hareket ederler. Konukçu bitkilerin, kök sisteminin derinliğine bağlı olarak 3-6 m’ye indikleri görülebilse de nematodların en yoğun oldukları toprak derinliği 10-30 cm dir. Nematodlar aliviyonlu ve kumlu toprakları çok severler. Toprağın nemli olması nematodların faaliyetini arttırmaktadır. Bu nedenle toprak neminin çok değiştiği yüzeyden itibaren 5 cm kadar olan derinlikdeki topraklarda nematodlara çok az rastlanır veya hiç rastlanmaz.

    Nematodlar toprakta çok ağır hareket ederler. Uygun koşullarda yılda birçok döl vermelerine rağmen bulundukları yerde kendi hareketleri ile yayılmaları çok kısa mesafelerde olur. Nematodların büyük bir çoğunluğu kendi hareketleri ile toprakta yılda azami 1 m yol alırlar. Bu nedenle nematodla bulaşık yerler arazide yer yer belirtiler şeklinde kendini belli eder.

    Nematodların yayılma şekilleri
    1. Yağmur ve sulama suları ile,
    2. Rüzgarla
    3. Bulaşık bitki artıkları ile,
    4. İnsan ve hayvanların ayaklarına yapışan bulaşık toprak parçaları ile,
    5. Toprak işleme aletleri ile,
    6. Bulaşık sebze fideleri, meyve fidanları, soğanlı bitkiler ve bitki tohumları ile taşınırlar.

    Nematodlar tarafından zarar gören bitkilerde diğer hastalık nedeni mikroorganizmaların (bakteri, fungus ve virus) faaliyetleri kolaylaşır ve çoğunlukla bitkilerde nematod zararı yanında başka bir hastalığa da rastlanır.

    Nematodların zararı sonucu bitkide görülebilecek belirtiler
    1. Arazinin muhtelif yerlerinde kötü iklim koşulları ve besin yetersizliğinden kaynaklanan belirtilere benzer şekilde ortaya çıkan bodur bitkilerin görülmesi,
    2. Çok sayıda dallanma
    3. Kısa sürgün,
    4. Küçük yapraklılık,
    5. Yapraklarda zayıflık,
    6. Yapraklarda kloroz gibi renk değişmesi,
    7. Meyveli bitkilerde ufak ve seyrek meyve
    8. Kökün koyu renk alması,
    9. Kökün iç ve dışında yara ve çürümeler
    10. Kökte siğil şeklinde urlar
    11 Yan ve emici köklerin kısalması
    12. Küt kök oluşumu,
    13. Ana kökte incelme, uzama, yay gibi olma
    14. Kökte saçaklanma.

    Bitki paraziti nematodların konukçuları farklılık göstermektedir. Bazı nematod türlerinin bir veya birkaç konukçusu olmakla birlikte genel olarak bitki paraziti nematod türlerinin konukçu sayıları oldukça fazladır.
    Nematodlarla bulaşıklılığın saptanması ancak köklerin ve toprak örneklerinin laboratuvarda analize tabi tutulması sonucu mümkündür.
    Nematodlar kesin olarak gözle görüldükten sonra o örnek nematod yönünden bulaşık olarak kabul edilir.

    Ülkemizde önemli zararlara neden olan bazı bitki paraziti nematod türleri
    1- BUĞDAY GAL NEMATODU (Anguina tritici)
    2- ÇELTİK BEYAZ UÇ NEMATODU (Aphelenchoides besseyi)
    3- ÇİLEK NEMATODU (Aphelencoides fragariae)
    4- HUBUBAT KİST NEMATODLARI (Heterodera avenae grubu)
    5- KAMALI NEMATODLAR (Xiphinema spp.)
    6- KÖK-UR NEMATODLARI (Meloidogyne spp.)
    7- MUZLARDA SPİRAL NEMATODU (Helicotylenchus multicinctus)
    8- PATATES ÇÜRÜKLÜK NEMATODU (Ditylenchus destructor)
    9- PATATES KİST NEMATODLARI (Globodera spp.)
    10- SOĞAN SAK NEMATODU (Ditylenchus dipsaci)
    11- ŞEKER PANCARI KİST NEMATODU (Heterodera schachtii)
    12- TURUNÇGİL NEMATODU (Tylenchulus semipenetrans)

    Nematodların Mücadele Şekilleri
    1. Kültürel Önlemler
    Özellikle Kök-ur nematodlarının konukçusunun çok olması, sulanabilir alanlarda sebzelerin yetiştirilmesi, bazen bir yıl içinde birden fazla bitkinin üretiminin yapılması nedeniyle kültürel önlemlerin uygulanması pratik ve ekonomik olmamaktadır.Bununla birlikte:

    a. Bulaşık bitki artıkları tarlada bırakılmamalıdır.
    Hasat zamanı domates, patlıcan ve hıyar gibi nematoda duyarlı bitki köklerinin toprakta bırakılmayıp sökülerek bir yerde toplanıp yakılması veya güneşin ve rüzgarın etkisinde kurumalarının sağlanması nematod sayısının azalmasına yardımcı olan önlemlerdir.

    b. Bitkisel üretimde nematodla bulaşık olmayan fide ve fidanların kullanılması gerekir.

    c. Temiz tohum kullanılması
    Özellikle tohumla taşınan nematodlar için, gerekli kültürel önlemlerin alındığı nematodla bulaşık olmayan tarlalarda sertifikalı tohumun kullanılması gerekmektedir. Temiz tohum ya nematodla bulaşık olmayan yerlerden getirilmeli veya bulaşık tohumlar nematoddan temizlenmelidir. Nematodlu tohumun temizlenmesi için birçok yöntem bulunmaktadır.

    Buğday gal nematoduna karşı yetiştirici kendi imkanları ile tohumluğu kalburlama sistemiyle kısmen temizleyebilir. Bu kalburlama sistemi ile tohumluk ancak % 75'e kadar galli danelerden temizlenebilir. Delik açıklıkları 3.3 mm olan kalburlarda yalnız çift daneli galler kalmaktadır. Triyör ve selektörlerin sağlam ve galli daneleri ayırabilecek sıklıktaki eleklerinden (3 ve 4 no'lu eleklerde olduğu gibi) geçirilen tohumluk buğdayların içerisindeki galli daneler % 100'e yakın bir oranda temizlenmektedir.

    Buğday gal nematoduna karşı tohumluğu temizlemede en uygun metot, tuzlu su eriyiği kullanılarak nematodlu danelerin ayrılmasıdır. Bunun için geniş bir kap veya kazanda % 20'lik tuzlu su eriyiği hazırlanır. İçerisine tohumluk buğdaylar atılır. Elle veya bir başka karıştırıcı kullanılarak karıştırılan tohumlardan nematodlu olanlar daha hafif olduklarından su yüzüne çıkarlar. Üste çıkan galli daneler ile çöp ve samanlar alınır ve imha edilir. Bu muamele azar azar ve fazla karıştırılmadan yapılırsa sonuç daha iyi olmaktadır. Dikkat edilecek husus, galli danelerin fazla su alıp dibe çökmemesi için zaman kaybetmemektir. Geniş kap veya kazanın dibinden alınan tohum, bir süzgü üzerinde temiz suyla iyice yıkandıktan sonra kurutulur ve tohumluk olarak kullanılır.

    Buğday gal nematoduna karşı tohumluğu temizlemede sıcak su uygulaması, bulaşık daneler 4-6 saat suda bekletilerek larvaların aktif hale geçmesi sağlanır. Daha sonra 50 °C de 30 dakika, 52 °C’de 20 dakika, 54 °C’de 10 dakika veya 56°C’de 5 dakika suda bekletilerek nematodların ölmesi sağlanır.

    d- Nadas sisteminin uygulanması
    Buğday gal nematodu yılda bir nesil vermektedir. Bir yıllık yapılacak tam nadasta, bir yıl önceki ürünle galli danelerden toprağa geçen nematod larvaları tamamen ölmektedir. Yalnız nadas uygulamasında yine bir yıl önceden toprağa dökülen normal danelerin çimlenerek gelişmesini önlemek ve tarlada Graminae familyasından yabancıotların büyüyerek, nematoda tekrar konukçuluk etmemeleri için, ot mücadelesinin de yapılması gereklidir.
    Fakat bazı nematodların dayanıklı formları (Patates kist nematodları) boş tarlada 8 yıla kadar canlılıklarını muhafaza etmektedirler.

    e. Bitki nöbetinin uygulanması
    Buğday atoduna karşı nadas uygulanmayan tarlalarda ise, nematoda dayanıklı bitkiler nöbete sokulmalıdır. Örneğin baklagillerden yonca, tırfıl, korunga, nohut, fasulye, mercimek, şeker pancarı, patates, ayçiçeği, soğan, sarmısak, bostan çeşitleri, mısır ve yağlı bitkiler ile bir yıllık bitki nöbeti uygulanarak toprak temizlenebilir.

    Patates kist nematodları için bulaşık alanlarda patates, domates ve patlıcan üretimi en az 8 yıl süre ile yapılmamalıdır. Münavebe süresince yabancı otlarla mücadele yapılmalıdır.

    Pancar kist nematodu için pancar ekim sahalarında veya bu nematodun konukçusu olan diğer ürünlerde Şeker Pancarı Kist nematodu saptanırsa 8-10 yıl süreyle bitki münavebesi uygulanmalıdır. Münavebe süresince bu nematoda dayanıklı olan buğday, arpa, mısır, sorgum ve yonca gibi bitkiler yetiştirilmelidir.

    Hububat kist nematodlarına karşı ise konukçu bitkilerin mevcut olmaması durumunda, Hububat Kist nematodlarının tarladaki yoğunluğu azaldığından; ekim nöbeti uygulanabilir bir mücadele yöntemidir. Graminae dışındaki bitkilerle, örneğin yemlik ve yemeklik baklagillerle 2-3 yıllık bir ekim nöbeti populasyon yoğunluğunu düşürebilmektedir.
Working...
X