Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Globalleþen Dünyada Türkiye Et ve Süt Sanayi

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Globalleþen Dünyada Türkiye Et ve Süt Sanayi

    Et ve Süt içerdikleri protein yapýlarý, mineral maddeler ve vitaminler bakýmýndan insan beslenmesinde yerine bitkisel kökenli olanlarýn ikame edilemediði hayvansal orijinli temel protein kaynaklarýný teþkil etmektedir
    GLOBALLEÞEN DÜNYA’DA TÜRKÝYE ET VE SÜT SANAYÝÝ
    Prof.Dr. Erkan BENLÝ •
    Et ve Süt içerdikleri protein yapýlarý, mineral maddeler ve vitaminler bakýmýndan insan beslenmesinde yerine bitkisel kökenli olanlarýn ikame edilemediði hayvansal orijinli temel protein kaynaklarýný teþkil etmektedir.
    Bu gün için ülkelerin beslenme ve geliþmiþlik düzeylerinin tespitinde kiþi baþýna tüketilen süt miktarý önemli bir gösterge olarak kabul edilmektedir.
    Bu tebliðde sizlere globalleþen Dünya’da Türkiye et ve süt sanayii ile ilgili bilgiler verilmeye çalýþýlacaktýr.
    1900 lü yýllarýn baþýndan bu yana Dünya’ da bir globalleþme kavramý yaþanmaktadýr.
    Nedir globalleþme.?
    Globalleþme aslýnda sanayi ve tarýmda geliþmiþ olan ülkelerin üretim fazlalýklarýný üretim yetersizliði içerisinde olan ülkelere ihraç imkanýný yaratma bakýmýndan ortaya konan bir strateji þeklinde tanýmlama olarak ifade edilebilir. Bunun somut bir ifadesini geliþmiþ olan ülkelerin geliþmekte olan ülkelerin rekabet þansý düþük olan alanlardan çekilerek göreceli üstünlükleri olan hususlarda yoðunlaþmalarý gerekliliði þeklinde ki önerileri teþkil etmektedir.
    Kalite ve saðlýk yönünden standartlarýn yüksek olduðu ülkeler üretim zincirinin alt ucundaki diðer ülkelerin üretimlerinde de ayný standartlarýn olmasýný þart koþmakta böylelikle gümrük vergilerinin karþýlýklý olarak azaltýldýðý bu dönemde bu standartlar tarife dýþý engeller olarak kullanýlmaktadýr..
    Çevre, Saðlýk ve kalite standartlarý artýk firmalarýn rekabet gücü üzerinde önemli ve belirleyici faktörler arasýna girmiþtir. AB nin 249 mal için çýkarmýþ olduðu çevre standartlarý ile ilgili 48
    SETBÝR Genel Sekreteri

    lisanstan hiçbirini geliþmekte olan ülkelere vermemesi bunun tipik bir örneðini teþkil etmektedir. Böylelikle geliþmekte olan ülkelerin geliþmiþ olan ülkelerin pazarlarýna giriþleri pratikte zorlaþtýrýlmakta, geliþmekte olan ülkeler geliþmiþ ülkelerin daimi bir pazarlarý haline getirilmek istenmektedir. (Kaynak : TEAE. AB Kalite ve Saðlýk Standartlarýnýn Türk Gýda Sanayi Sektörü Rekabet Gücü Üzerine Etkisi Mart 2001 Ankara )
    Buna karþý Dünya Ticaret Örgütü ise haklý olarak bu tekelci zihniyete karþý tarife dýþý engellerin kaldýrýlmasýna, ortaya yeni düzenlemeler getirmeye çalýþmaktadýr.
    Bu gün için Dünya ‘da bazý kaynaklara göre 800 milyon insan açlýk sýnýrýnda olup 1.5 milyar insan ise yetersiz beslenmektedir. Dengesiz beslenen fertlerin sayýsý bilinmemektedir.
    Dünya ‘da açlýk ve yetersiz beslenmenin ortadan kaldýrýlmasý ve bütün insanlar için sürdürülebilir gýda güvencesinin saðlanmasý amacýyla 1996 yýlýnda Roma ‘da yapýlan Dünya Gýda Zirvesinde Dünya Gýda Güvencesi Roma Deklarasyonu ve Dünya Gýda Zirvesi Eylem Planý kabul edilmiþtir.
    Zirveye katýlan ülkeler belirlenen eylem planýna göre çalýþmalara baþlamýþlardýr.
    Türkiye, Roma Anlaþmasýný müteakip 31 Temmuz 1959 Avrupa Ekonomik Topluluðuna üyelik için ilk müracaatýný yapmýþ, 12 Eylül 1963 tarihli Ankara Anlaþmasý ile tam üyelik baþ vurusunda bulunmuþ, 1996 yýlý baþýnda anlaþmalarýn öngördüðü biçimde gerekli hazýrlýklarý ve tarýmsal uyumu saðlýyamadan Gümrük Birliðini gerçekleþtirmeyi üstlenmiþ, Uruguay Raund Nihai Senedinin öngördüðü yükümlülükleri yerine getirme ve 1.1.2001 tarihine kadar AB' nin 3. Ülkelere karþý uyguladýðý dýþ ticaret politikasýna tamamen uyum göstereceðini taahhüt etmiþ, ortaklýða geçiþ dönemi 1 Ocak 1973 te yürürlüðe konmuþtur.
    Türkiye 'nin 1999 yýlýnda Avrupa Birliðine aday ülke statüsüne girmesi de tarým politikasý arayýþlarýna yeni bir boyut kazandýrmýþtýr.
    Konuya bu anlaþmalar ve anlaþmalarýn Türkiye' ye getirmiþ olduðu yükümlülükler ve iliþkileri irdelemeden ana hatlarýyla bakmakta yarar bulunmaktadýr.

    Günümüzde AB, üyelerinin sanayi ve tarýmdaki dominant yapýlarýyla ve organizasyonel yapýlanmalarýyla çok önemli bir güç haline gelmiþtir.
    AB nin ise en önemli konusunu tarým ve özellikle hayvancýlýk teþkil etmektedir. AB gýda standartlarýnýn yükseltilmesi için gerekli çalýþmalara baþlamýþ ve tüketicilere sunulan gýda ürünlerini bilimsel risk analizleri yöntemleriyle denetleyecek, güvenli ve kaliteli gýda arzýný saðlayacak tedbirleri belirleyerek Beyaz Kitap’ta yayýnlamýþ, Kasým 2000 de Avrupa Gýda Otoritesini oluþturmuþtur.
    Gýda Kanunlarýnýn genel prensiplerini ise Yeþil Kitap’ ta belirlemiþtir.
    Bir diðer husus Kodeks Alimantarirus adýný alan gýdalardaki normlarý belirleyen düzenlemelerdir. Ülkeler üretmiþ olduklarý gýda maddelerini ihraç etme durumunda Kodekste belirtilen normlara uygun olarak üretmek zorundadýrlar.
    Türkiye Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðýnca 1995 yýlýnda 560 sayýlý Kanun Hükmünde Kararname ile “ Gýdalarýn Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine dair” düzenlemeleri baþlatmýþ ve Kodeks Alimantariusa uygun olarak en önemli olanlarýndan baþlamak üzere gýda kodekslerini yayýnlayarak uygulamaya baþlamýþtýr.
    Ekonomik kalkýnmýþlýk seviyesi yüksek olan bu toplumun tüketmekte olduklarý ürünlerin çevre, saðlýk ve kalite açýsýndan daha seçici olmalarý, AB ülkelerine ihracat yapacak, geliþmekte olan ülkelerin de belirledikleri standartlara uygun üretim yapmalarýný istemeleri doðal olmakla beraber, bu ülkelerin bu standartlarý saðlamalarý için gerekli mali ve teknolojik imkanlarý yaratmadaki sýkýntýlarý göz ardý edilmektedir.
    “Tarladan Sofraya” prensibinin benimsendiði yeni yaklaþýmda üretim zinciri de denetime tabi tutulmakta ve yapýlan son düzenlemede gýda güvenliðinde sorumluluk tamamen sanayiciye yüklenmektedir. Belirlenen eylem planýnda 2003 yýlýna kadar kalite, saðlýk ve çevre standartlarýyla ilgili çok sýký tedbirlerin uygulanmasý planlanmýþtýr.
    Özellikle son zamanlarda çevre ile etkileþim göz önüne alýnarak çevreye olumsuz etkiler býrakmayan, çevre duyarlý, sürdürülebilir ve uygulanabilir üretim metotlarý ortaya konmaktadýr.

    Dünya Ticaret Örgütü Anla§masýna ek anla§malan ile güvenli, kaliteli ve çevreye zarar vermeyen gýda ürünlerinin ticaretinin kurallanna açýkhk getirilmi§tir.
    Bunlan saðlama bakýmýndan Ýyi Hijiyen Uygulamalan ( Good Hygine Practice GHP), Ýyi Üretim Uygulamalan (Good Manifacturing Practice GMP), Standart Sanitasyon Uygulamalan (SSOP), Ýyi Labaratuvar Uygulamalan (GLP), Engeller Teknolojisi (Hurdl Teknoloji) ile birlikte uygulanacak, kýsaca HACCP olarak adlandinlan ( Kritik Kontrol Noktalannda Tehlike Analizi Yöntemi ) ile gýda hijiyen ve güvenliðini garanti altýna alan, ( ISO 9000 serisi ) ile kalite ve yönetim sistemi uygulayan, ( ISO 14000 ) ile çevreye duyarh, ( SA 8000 ) ile sosyal sorumluluklan yerine getiren firmalann rekabet üstünlugunü saðlayabileceði gerçeði göz ardý edilemeyecek en önemli hususlan te§kil etmektedir. Bu tie temel düzenleme yüzyihmýzýn olmazsa olmaz unsurlan haline gelmi§ olup, AB ülkelerine ihracat yapabilmenin ön §artlanný te§kil etmektedir.
    Aynca AB pazanna ihracat yapacak kurulu§lanmýzýn pazarda pay alabilmeleri öncelikle üriinler i?in yukanda belirtilen standartlara ve AB’ nin 92/46/EEC Temel Süt Direktifi ve eklerindeki hususlara, 94/46/EEC Konsey direktifi doðrultusunda kalite ve hijiyen kurallanna uygun üretime baghdýr.
    Yalmz tanm üreticilerini deðil, tüketicileri ve sanayicileri de piyasada olu§abilecek olumsuz geli§melerden koruyacak ABD Federal Süt Düzenleri (FMMO), ingiltere Süt Bordu’nu, 1933 lü yýllarda kurmu§, AB FEOGA gibi sistemlerini ve piyasayý regule organizasyonlan gerçekle§tirmi§ken, bizler hala Süt ve Et Konseylerini yasal olarak kuramamý§ durumda bu konulann tartý§masim yapmaktayýz.
    OECD kayýtlanna göre ABD giftgi ba§ina yýlhk 13275 $, AB 15625 $ destekleme yaparken Ülkemizde desteklemeler kaldinlmý§ ve yerine Doðrudan Gelir Ödemesi adý altýnda üretimi te§vik edemeyen,y6nlendiremeyen bir sistem i?erisinde güliinç destekler verilmeye ba§lanmý§týr.
    Gerek Dünya Bankasý ve gerekse AB ülkeleri tanm ve hayvancihkta fiyat desteklerinin azaltýlmasýný ve hatta kaldinlmasýný talep etmekte, Türkiye GATT Uruguay Raund Tanm

    Anlaþmasý Kararlanna uyma mecburiyeti ipnde geliþmiþ ülkelerin subvansiyonlu üriinleriyle haksýz rekabete uðramaktadýr
    AB' ye üye olmadan, OTP' ye uyum saðlanmadan ve AB' nin mali imkanlanndan (FEOGA ve diðer fonlar) faydalanmadan AB' ye adayhk süreci i9erisinde tanm üriinlerinin Türkiye' de AB arasýnda gümriik birliðine dahil edilmesi (serbest dolasim) Türk tanmý a9isýndan son derece sakýncah olmaktadýr.
    Tabiidir ki Türkiye’nin AB aday ülke konumu içerisinde tam adayligimn ge^ekleþmesinden önce ülke üretici ve sanayicisinin menfi yönde etkilenmemesi i?in yapmasý gereken düzenlemeler bulunmaktadýr.
    Bütiin bunlan neden anlattigima gelince.
    Türkiye yukanda belirtilen uluslar arasý kural ve kaidelerine uymak, uluslar arasý kuruluþlann ve AB nin önemli olan ve bir kýsmý belirtilen regülasyonlanna uygun olarak gýda maddesi üretmek zorundadýr. Tabiidir ki Et ve Süt üriinleri üretimi de bu kurallara uyma durumundadýr.
    Bu a9idan sanayicimizin Dünya’da ve AB’ de meydana gelen deðiþimleri, geliþmeleri yakýndan izlemeleri ve þimdiden bünyelerini ona göre düzenlemeye baþlamalan ka9imlmazdýr.
    TÜRKÝYE ‘ DE MEVCUT DURUM :
    2000 Genel Tanm Sayýmýna göre Türkiye 'de 3.967.000 tanm iþletmesi bulunmaktadýr. Isletmelerin yaklasik % 3.6 'sý yalmz hayvancihk ve % 96.4 'ü bitkisel üretim ile hayvancihgi birlikte yapmaktadýr. Söz konusu iþletmelerin yaklasik % 35 *i 0 -2 hektar, % 32 'si 2 - 5 hektar arasýnda, % 28 'ý 5 - 20 hektar arasýnda ve % 5 'ý 20 hektann üzerinde arazi büyüklugune sahiptir. Ortalama iþletme büyüklugu ise yaklasik 5.9 hektardýr.
    2000 yih DÝE verilerine göre 10.761.000. Baþ sigir varhgimýzdan %39.18 i dusuk verimli yerli ýrk, % 44.02 si orta verimli melez ýrk ve ancak %16.78 i yüksek verimli hayvanlardan

    oluþmuþtur. Kiiciikbaþlarda toplam koyun sayýsý 28.492.000 olup % 97 sini yerli ýrklar teþkil etmektedir.
    Hayvancihk iþletmelerinin % 46 sýnda iþletme baþýna diisen biiyiikbaþ hayvan sayýsý 1-4, %21.85 inde 5-9, 57.76 sýnda 10-19, %1.5 inde 20-49, %0.08 inde 50-99 hayvan bulunmaktadýr. 100’ den fazla biiyiikbaþ hayvan banndýran iþletmelerin oram oldukça diisiik ( % 0.01 ) bir diizeydedir.
    isletmelerin % 18.15’inde Kiiciikbaþ hayvan sayýsý 1-19, %15.17 sinde 20-49, %8.29 unda 50-99 baþ arasýnda deðiþmekte olup, % 4.59’ unda da 100’ tin iizerindedir. isletmelerin % 23’ iinde sigir, % 54’ iinde koyun ve keçi yetiþtirilmektedir. Bu sayýlar ekonomik üretim kapasitesinin ?ok altýndadýr. Aynca bu iþletmeler arasýnda “entansif hayvancihk” yapanlann sayýsý olduk?a azdýr.
    Dolayýsýyla dusuk maliyetli üretimler yapabilen ihtisaslaþmýþ iþletmelerin azhgi hem sektörii hem de üreticileri olumsuz etkilemektedir. Sanayicimiz kaliteli hammadde temininde zorlanmaktadýr
    Ülkemiz hayvanlanmn genetik verim kapasitesi dusuk bulunmaktadýr.
    Türkiye’de, sigir karkas ortalama agirhgi 180 Kg civannda iken AB de bunun iki katý olarak 350 Kg, 1996 yih itibariyle sigirda hayvan basina süt verimi 1.586 lt/yýl/Baþ; 1998 yýlýnda 1.609 Lt/Yýl/baþ olup, AB ‘de 1996 yýlmdaki verimin 5.387 Lt/Yýl/Baþ olduðu göz önüne ahndiginda verim ortalamasýnýn Türkiye’den süt verimi bakýmýndan yaklasik 3.5 kat fazla olduðu göriilür.
    1998 yýlýnda Süt tüketiminde Dünya Ortalamasý kiþi basina 93.7 litre civannda olup ( ABD de 292.0 litre, AB de 342.5 litre ) Türkiye'de 155 litre olarak hesaplanmaktadýr.
    Bu rakam 2000 yýlýnda 146.17 litreye dusmus olup, 23 litrelik kýsmý içme siitü (Saghkh ambalajda olan kýsmý 6 litre) geri kalam süt eþdeðeri süt üriinleridir.

    Yýlhk ortalama süt üretimi 10 Milyon ton civanndadýr. Ancak son yýllarda azalma göstermektedir. DÝE verilerine göre 2000 yýlýnda üretim 9.793.962 ton olup, 2001 yýlýnda üretimin 8.146.000 ton olduðu tahmin edilmektedir.
    Üretilen sütün %40 kadan iþletme içerisinde tüketilmekte, 2000 yih verilerine göre %21.8 i modern iþletmelerde iþlenmekte, geri kalamn %50 si sokak sütü olarak satihrken, %50 si de hijiyen þartlannýn ne olduðu bilinmeyen ve denetlenmeyen mandralarda süt üriinlerine iþlenirken, , geliþmiþ ülkelerde ise iþletme içerisinde tüketilen kýsým % 2-3 dolaylannda olup geri kalan %97-98 i modern tesislerde iþlenmek üzere pazarlanmaktadýr.
    Türkiye’de 24.000 civannda gýda üretim kuruluþu bulunmakta olup bunlann ancak 6.000 kadannýn Tanm ve Köyiþleri Bakanhgi gýda sicil kaydý bulunmaktadýr.
    Süt ve süt mamulleri sanayii iþletme sayýsý gýda sanayiinin % 16 sim teþkil etmektedir.
    Süt iþleme tesisleri 3850 civannda yýlhk kapasiteleri 1000 ton ve üzeri olanlann sayýsý 1300 kadar olup toplam kapasiteleri 6.153.775 ton’dur.
    Süt sanayiinde üriin cinslerine göre deðiþmekle birlikte fiilen kullamlan üretim kapasitesinin 1996 yýlýnda % 14.9 ile %60.4 arasýnda deðiþmekte olduðunu görmekteyiz
    Türkiye’de halen 803 adet Belediyelere, 96 adet özel sektöre, 9 adet Et ve Bahk Kurumuna ait olmak üzere toplam 908 adet kombina ve mezbaha bulunmakta olup, yýlhk 1.370.430 ton büyükbaþ, 690.165 ton kuciikbaþ eti olmak üzere toplam 2.060.595 ton kurulu kapasite mevcuttur.
    2000 yýlýnda kýrmýzý et üretimi 370 .000 ton iken, 2001 yýlýnda dusus göstererek 259 .000 ton olarak gerçekleþmiþtir. Bir bu kadar da kayýt dýsi üretim olduðu tahmin edilmektedir.
    Ülke genelinde kýrmýzý et tüketimi, kiþi basina yaklasik 15-16 kg'dýr. Bunun 9.5-10 kg' ý sigir, 5-5.5 kg'ý koyun, keçi ve manda etidir. AB ülkelerinde ise, kiþi basina dusen sadece sigir eti 18-26 kg'dýr. Koyun, keçi ve domuz eti ile birlikte 76 kg'a kadar ulaþmaktadýr.

    Ülkemizde en az artan nüfus oranýna paralel olarak et ve süt üretiminin artmasý gerekirken maalesef son yýllarda maliyetlerdeki artýþ, yaþanan ekonomik krizler sonucu tüketicilerin satýn alma gücünde meydana gelen talep daralmasý sonucu üretimler de dusmekte , dolayýsýyla kiþi basina dusen et ve süt tüketimi azalmaktadýr.
    SORUNLAR VE gÖZÜM ÖNERÝLERi:
    Ülkemiz hayvancihginda genetik verim kapasiteleri lslah programlan ve projeleriyle mutlaka arttinlmahdýr. ihracatýmýza engel teþkil eden Hayvan hastahk ve zararhlanyla daha etkin mücadele edilmelidir.
    Üretimdeki girdi fiyatlannýn yüksekliði üretimi caydincý seviyelere getirmiþtir. Hükümet destekleme politikalanm yeniden gözden geçirmeli ve mutlaka girdi subvansiyonlan yapýlmahdýr. Tanmsal kredi faiz oranlan dusurülmeli vadeler uzatýlmahdýr.
    Ekonomik üretim yapabilecek optimal iþletmelerin kurulmasý teþvik edilmelidir.
    Üreticilerin modern tanmsal metotlar konulannda eðitimleri daha yoðun ve etkin bir seviyeye getirilmelidir.
    Üreticilerin örgütlenmeleri desteklenmelidir.
    Kayýt dýsi üretimler etkin bir þekilde denetlenerek ortadan kaldýnlmalýdýr.
    Et ve Süt gibi gýda maddeleri temel besin maddesi olarak kabul edilmeli ve KDV oranlan mutlaka dusuriilmelidir.
    Tüketimi teþvik edecek “ Okul Sütü Programlan ” gibi uygulamalar hükümet politikalan haline getirilerek süreklilik kazanmahdýr.
    Ýthalat disipline edilmeli, ihracatý teþvik edecek tedbirler alýnmahdýr.
    Üriin destekleme ve pazarlama (girdi-9iktý piyasalan) organizasyonlanmn yasal ve yapýsal olarak kurulmasý saðlanmahdýr

    Son olarak birkaç yerde daha söylediðimiz bir ifadeyi burada bir kere daha ifade etmek istiyorum.
    Sonuç olarak Türkiye Tarýmýnda; Bulunduðu iklim kuþaðý , toprak, su, güneþ, insan varlýðý açýsýndan son derece uygun olan bu potansiyeli deðerlendirerek, , çevre bilinci içerisinde sürdürülebilir modern tarým tekniklerinin ülke düzeyinin tamamýnda uygulanmasýný yaygýnlaþtýrmýþ, , birim alan veya birim üniteden alýnan verim ve kalite açýsýndan ileri düzeyde en ekonomik maliyetli ürünlerin alýndýðý, bölgesinde gýda güvenliði ve güvenilirliði açýsýndan lider, tarýmsal ihracatýnýn geliþmiþ olduðu, üreticilerin sosyal, kültürel ve ekonomik seviyelerinin yükselmesini saðlayarak daha müreffeh bir Türkiye’nin yaratýlmasý için :
    Tarýmda yeniden bir yapýlanma içinde, Üretici, Sanayici ve Pazar arasýnda gerekli entegrasyon saðlanmasý, yukarýda ana hatlarýyla belirtilen problemler ve çözüm önerilerinin yasal desteklerle desteklenmesi koþuluyla ülke hayvancýlýðýnýn ve buna baðlý sanayiin geliþtirilmesi mümkün olabilecektir.
  • Fidanligi sponsor reklami
Working...
X