Ülkemizde kooperatifçiliğin başlangıcını bu şekilde açıkladıktan sonra Cumhuriyet dönemindeki kooperatifleşmeyi de iki bölümde ele alacağız:
1. Plânlı dönem öncesi (1923-1960)
2. Plânlı dönem (1961 sonrası)
1. PLÂNLI DÖNEM ÖNCESİ KOOPERATİFÇİLİK
Cumhuriyet'in ilânından hemen sonra ilk kooperatifler kanunu diyebileceğimiz "İtibarı Ziraî Birlikleri (Kooperatifleri) Kanunu" yürürlüğe konulmuştur. Bugünkü anlamıyla Tarım Kredi Kooperatifleri Kanunu olmaktadır. Bu Kanun'a dayalı olarak ilk kooperatif, 1927 yılında izmir'de "İtibarı Ziraî Birliği" kurulmuştur.
30 Haziran 1936 yılında" Silifke Kazası Tekir Çiftliği Tarım Kredi Kooperatifi kurulmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu kooperatife kurucu ve 1 numaralı ortak olmakla, hem kooperatifçiliğe olan inancını ortaya koymuş hem de modern tarım tekniğini uygulama konusunda yol gösterici olmuştur.
Bu günün önemine binâen, her yıl 30 Haziran-05 Temmuz tarihleri arasında, Ankara ve Mersin'de "Kooperatifçilik Haftası" kutlanmaya başlanmıştır.
Kooperatifçilik çalışmaları 1950'li yıllardan itibaren bir canlılık sürecie girmiştir. Nitekim, ilk olarak 1961 Anayasası'nda kooperatifçiliğe yer verilmiştir.
2. PLÂNLI DÖNEMDE KOOPERATİFÇİLİK
Bu dönemin en önemli özelliği, kooperatifçilik konusunun ilk defa Anayasa'da yer almasıdır. Nitekim 1961 Anayasası'nın 51. maddesinde "Devlet, kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır" hükmüne yer verilmiştir.
I. Beş Yıllık Kalkınma Plânı'ndan başlayarak günümüze kadar olan dönemde, kooperatifleşmenin öneminin kırsal kesime anlatılmasını kolaylaştırmak bakımından, devlet çeşitli proje ve modeller geliştirmiştir.
24 Nisan 1969 yılında, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu yürürlüğe konulmuştur. Bu kanunla, kooperatifçilik çalışmalarında konu bazında ihtisaslaşma eğilimi başlamıştır.
Ancak, bu Kanun'a göre kurulan kooperatifleri, tarımsal amaçlı kooperatifler ve tarım dışı amaçlı kooperatifler olarak ikiye ayırmak gerekecektir.
Bugün tarımsal amaçlı kooperatifler, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile; tarım dışı kooperatifler ise, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile ilişkilendirilmiştir.
Kanun'un günün ihtiyaçlarına cevap verememesi, ekonomik faaliyetlerin serbest piyasa ekonomisi şartlarına doğru yönelmesi gibi sebeplerle, 1988 yılında, 3476 Sayılı Kanun'la mevcut kanunda önemli değişiklikler yapılmıştır.
1. Plânlı dönem öncesi (1923-1960)
2. Plânlı dönem (1961 sonrası)
1. PLÂNLI DÖNEM ÖNCESİ KOOPERATİFÇİLİK
Cumhuriyet'in ilânından hemen sonra ilk kooperatifler kanunu diyebileceğimiz "İtibarı Ziraî Birlikleri (Kooperatifleri) Kanunu" yürürlüğe konulmuştur. Bugünkü anlamıyla Tarım Kredi Kooperatifleri Kanunu olmaktadır. Bu Kanun'a dayalı olarak ilk kooperatif, 1927 yılında izmir'de "İtibarı Ziraî Birliği" kurulmuştur.
30 Haziran 1936 yılında" Silifke Kazası Tekir Çiftliği Tarım Kredi Kooperatifi kurulmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu kooperatife kurucu ve 1 numaralı ortak olmakla, hem kooperatifçiliğe olan inancını ortaya koymuş hem de modern tarım tekniğini uygulama konusunda yol gösterici olmuştur.
Bu günün önemine binâen, her yıl 30 Haziran-05 Temmuz tarihleri arasında, Ankara ve Mersin'de "Kooperatifçilik Haftası" kutlanmaya başlanmıştır.
Kooperatifçilik çalışmaları 1950'li yıllardan itibaren bir canlılık sürecie girmiştir. Nitekim, ilk olarak 1961 Anayasası'nda kooperatifçiliğe yer verilmiştir.
2. PLÂNLI DÖNEMDE KOOPERATİFÇİLİK
Bu dönemin en önemli özelliği, kooperatifçilik konusunun ilk defa Anayasa'da yer almasıdır. Nitekim 1961 Anayasası'nın 51. maddesinde "Devlet, kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır" hükmüne yer verilmiştir.
I. Beş Yıllık Kalkınma Plânı'ndan başlayarak günümüze kadar olan dönemde, kooperatifleşmenin öneminin kırsal kesime anlatılmasını kolaylaştırmak bakımından, devlet çeşitli proje ve modeller geliştirmiştir.
24 Nisan 1969 yılında, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu yürürlüğe konulmuştur. Bu kanunla, kooperatifçilik çalışmalarında konu bazında ihtisaslaşma eğilimi başlamıştır.
Ancak, bu Kanun'a göre kurulan kooperatifleri, tarımsal amaçlı kooperatifler ve tarım dışı amaçlı kooperatifler olarak ikiye ayırmak gerekecektir.
Bugün tarımsal amaçlı kooperatifler, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile; tarım dışı kooperatifler ise, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile ilişkilendirilmiştir.
Kanun'un günün ihtiyaçlarına cevap verememesi, ekonomik faaliyetlerin serbest piyasa ekonomisi şartlarına doğru yönelmesi gibi sebeplerle, 1988 yılında, 3476 Sayılı Kanun'la mevcut kanunda önemli değişiklikler yapılmıştır.

