BA 407 BAHÇE BİTKİLERİNDE TOHUMCULUK
MEYVE AĞAÇLARINI TOHUMLA ÇOĞALTMANIN BİYOLOJİK ESASLARI
Rahmi ÖZÇAĞIRAN (Zeynel DALKILIÇ)
1. TOHUM SEÇİMİ VE MUHAFAZASINI ETKİLEYEN ETMENLER 3
1.1. Tohum Seçimi 3
1.2. Tohum Muhafazası (Saklama/Depolama) 4
1.2.1. Nem 4
1.2.2. Sıcaklık 5
1.2.3. Muhafaza yerinin havası 5
2. TOHUMLARIN ÇİMLENMESİ 6
2.1. Çimlenmenin Ölçülmesi 6
2.2. Tohumların Canlılığı 7
2.3. Canlılığın Ölçülmesi 7
2.4. Canlılık Testleri 8
2.4.1. Tetrazolium testi 9
2.4.2. Çıplak embriyo testi 10
2.5. Tohumlarda Dinlenme 11
2.6. Çimlenmeye Etki Yapan Dış Şartlar 15
2.6.1. Su 15
2.6.2. Sıcaklık 16
2.6.3. Oksijen 17
2.6.4. Işık 18
Bitkileri çoğaltma, insanoğlunun başlıca uğraşlarından biridir. İnsanlar yaşamaları için gerekli bazı maddeleri bitkilerden sağlarlar. Bu nedenle insanoğlu gıda, barınak, giyim, eğlence ve estetik ihtiyaçlarını karşılamada kullanabileceği özel bitki türlerini kendisi çoğaltma yoluna gitmiştir. Böylece kendileri için özel değer taşıyan bitkilerin devamlılığını sağlamışlardır.
Kültüre alınmış bitkilerin çoğunluğunu geliştirilmiş formlar teşkil eder. Bunlar, bugün var oluşların, dikkatli şekilde kontrol edilen şartlar içinde çoğaltılmış olmalarına borçludur. Geliştirilmiş formlar dışında kalan bitkilerin çoğu, birkaç nesilden sonra ya ortadan kaybolmuş ya da çoğalmaları kontrolsuz olarak doğal şartlara bırakıldığından, insanlar için değerli olmayan formlar haline gelmişlerdir. Eğer ticari veya meraklı üreticilerin gayretleri olmasaydı, bitki ıslahçılarının gelişmiş formlar oluşturmak için yaptıkları çalışmalar, ancak birkaç bitkiden ibaret kalacak ve bu bitkiler, bugün olduğu gibi her yerde bulunmayacaktı.
Bitkilerin çoğaltılması, bitkinin ait olduğu türe ve çoğaltmayı yapan kişinin amaçlarına göre değişen yöntemlerle yapılır. Meyve ağaçlarının çoğaltılmasında da bugüne kadar çeşitli yöntemler kullanılmıştır. Çoğaltmada tohum gibi eşeysel (seksüel) organ veya bitkinin vegetatif parçaları kullanılmıştır. Eşeyli üretme tohumla yapılır.
Tohum, apomiksis ve poliembriyoni durumu bir yana bırakılırsa, eşeysel bir organdır. Bütün bitkilerde doğal olarak üremeyi sağlar. Bundan dolayı bitkilerin üretilmesinde yaygın olarak kullanılır. Ancak meyve ağaçlarının tohumla çoğaltılmasında, tohum yapısından kaynaklanan bazı sorunlar ortaya çıkar.
Meyve ağaçlarında kültür çeşitlerinin genetik yapısı heterozigottur. Çünkü bunlar ya doğal melezlemeler ya da yapay melezlemeler sonucu oluşmuştur. Böyle bitkiler kendi çiçek tozları ile tozlansalar bile elde edilen tohumların kalıtsal yapısı birçok karakter bakımından ana bitkiden farklılık gösterir. Bir özellik bakımından farklılık gösteren tohumların miktarı, karakterin kontrol edildiği gen çiftinin sayısına bağlı olarak artar veya azalır. Kaldı ki meyve ağaçlarında yabancı döllenme hakimdir. Çünkü birçok meyve tür ve çeşidinde kendiyle tozlanma çeşitli şartlarla engellenmektedir.
Yabancı döllenme nedenleri:
Bazı meyve tür ve çeşitlerinde (elma, armut, badem, erik, kiraz, vişne), var olan kendi ile uyuşmazlık, çiçek tozu kısırlığı (triploid elma çeşitleri, J.H.Hale şeftalisi), dikogami (ceviz, pikan cevizi, fındık, Antepfıstığı, kestane) ve morfolojik kısırlık (Osmanlı çileği) yabancı döllenmeyi zorunlu kılmaktadır. Aksi halde bu gibi tür ve çeşitlerde yeterli meyve elde etmek imkansızlaşır. Ayrıca ekonomik nedenlerden dolayı birkaç çeşidin aynı bahçe içerisinde yetiştirilmesi, çeşitler arasında yabancı döllenmenin oluşmasına neden olur.
Yabancı döllenme sonucu oluşan tohumların kalıtsal yapıları heterozigottur. Böyle tohumlardan oluşan çöğürlerin ana ve baba bitkinin özelliklerini göstermeleri veya birbirlerine benzemeleri beklenemez. Bunlarda çeşidin esas özellikleri çöğürlere aynen geçmez. Çeşidin birçok değerleri kendisinden sonraki nesilde kaybolur. Bu yüzden standard meyve çeşitleri tohumla çoğaltılamaz. Çünkü çoğaltma sırasında kalıtsal değişiklikler ortaya çıkar.
Öte yandan heterozigot bünyeli tohumlardan elde edilen çöğürler büyüme bakımından farklılık gösterirler. Hepsi aynı zamanda aşılanacak duruma gelmez. Aynı gelişme farklılığı bu çöğürlere aşılı fidanlarla kurulmuş bahçelerde de kendini gösterir. Ekolojik istekleri, toprak ve iklim şartlarına uyumu, hastalıklara karşı dirençleri de birbirinden farklı olabilir. Bu çöğürlerin üzerine aşılanan kalemle uyuşup uyuşmayacakları bilinmediği gibi, aşılı çeşitlerin gelişme durumları da önceden kestirilemez. Bunun en güzel örneğini idrisler (Prunus mahaleb) oluşturur. Bilindiği gibi yurdumuzda kiraz ve vişne üretiminde idris anacı geniş ölçüde kullanılmaktadır. Bu anaçlar tohumdan elde edildiğinden her birinin gerek kiraz ve gerekse vişne çeşitleri ile uyuşması birbirinden farklı olmaktadır. Aynı ağaçtan toplanmış idris tohumlarından elde edilen çöğürler arasında bile, aynı kiraz çeşidi ile çok iyi uyuşan çöğürler olduğu gibi uyuşmayan çöğürler de ortaya çıkmaktadır.
Ancak homozigot yapıda olan bitkiler kendi çiçek tozları ile tozlanırsa elde olunan tohumlar üretmede kullanılabilir. Çünkü bunlar teşekkül ettikleri bitkilere benzer bireyler oluşturur. Ancak bunlarda da bazı bozulmalar ortaya çıkabilir.
Rahmi ÖZÇAĞIRAN (Zeynel DALKILIÇ)
MEYVE AĞAÇLARINI TOHUMLA ÇOĞALTMANIN BİYOLOJİK ESASLARI
Rahmi ÖZÇAĞIRAN (Zeynel DALKILIÇ)
1. TOHUM SEÇİMİ VE MUHAFAZASINI ETKİLEYEN ETMENLER 3
1.1. Tohum Seçimi 3
1.2. Tohum Muhafazası (Saklama/Depolama) 4
1.2.1. Nem 4
1.2.2. Sıcaklık 5
1.2.3. Muhafaza yerinin havası 5
2. TOHUMLARIN ÇİMLENMESİ 6
2.1. Çimlenmenin Ölçülmesi 6
2.2. Tohumların Canlılığı 7
2.3. Canlılığın Ölçülmesi 7
2.4. Canlılık Testleri 8
2.4.1. Tetrazolium testi 9
2.4.2. Çıplak embriyo testi 10
2.5. Tohumlarda Dinlenme 11
2.6. Çimlenmeye Etki Yapan Dış Şartlar 15
2.6.1. Su 15
2.6.2. Sıcaklık 16
2.6.3. Oksijen 17
2.6.4. Işık 18
Bitkileri çoğaltma, insanoğlunun başlıca uğraşlarından biridir. İnsanlar yaşamaları için gerekli bazı maddeleri bitkilerden sağlarlar. Bu nedenle insanoğlu gıda, barınak, giyim, eğlence ve estetik ihtiyaçlarını karşılamada kullanabileceği özel bitki türlerini kendisi çoğaltma yoluna gitmiştir. Böylece kendileri için özel değer taşıyan bitkilerin devamlılığını sağlamışlardır.
Kültüre alınmış bitkilerin çoğunluğunu geliştirilmiş formlar teşkil eder. Bunlar, bugün var oluşların, dikkatli şekilde kontrol edilen şartlar içinde çoğaltılmış olmalarına borçludur. Geliştirilmiş formlar dışında kalan bitkilerin çoğu, birkaç nesilden sonra ya ortadan kaybolmuş ya da çoğalmaları kontrolsuz olarak doğal şartlara bırakıldığından, insanlar için değerli olmayan formlar haline gelmişlerdir. Eğer ticari veya meraklı üreticilerin gayretleri olmasaydı, bitki ıslahçılarının gelişmiş formlar oluşturmak için yaptıkları çalışmalar, ancak birkaç bitkiden ibaret kalacak ve bu bitkiler, bugün olduğu gibi her yerde bulunmayacaktı.
Bitkilerin çoğaltılması, bitkinin ait olduğu türe ve çoğaltmayı yapan kişinin amaçlarına göre değişen yöntemlerle yapılır. Meyve ağaçlarının çoğaltılmasında da bugüne kadar çeşitli yöntemler kullanılmıştır. Çoğaltmada tohum gibi eşeysel (seksüel) organ veya bitkinin vegetatif parçaları kullanılmıştır. Eşeyli üretme tohumla yapılır.
Tohum, apomiksis ve poliembriyoni durumu bir yana bırakılırsa, eşeysel bir organdır. Bütün bitkilerde doğal olarak üremeyi sağlar. Bundan dolayı bitkilerin üretilmesinde yaygın olarak kullanılır. Ancak meyve ağaçlarının tohumla çoğaltılmasında, tohum yapısından kaynaklanan bazı sorunlar ortaya çıkar.
Meyve ağaçlarında kültür çeşitlerinin genetik yapısı heterozigottur. Çünkü bunlar ya doğal melezlemeler ya da yapay melezlemeler sonucu oluşmuştur. Böyle bitkiler kendi çiçek tozları ile tozlansalar bile elde edilen tohumların kalıtsal yapısı birçok karakter bakımından ana bitkiden farklılık gösterir. Bir özellik bakımından farklılık gösteren tohumların miktarı, karakterin kontrol edildiği gen çiftinin sayısına bağlı olarak artar veya azalır. Kaldı ki meyve ağaçlarında yabancı döllenme hakimdir. Çünkü birçok meyve tür ve çeşidinde kendiyle tozlanma çeşitli şartlarla engellenmektedir.
Yabancı döllenme nedenleri:
Bazı meyve tür ve çeşitlerinde (elma, armut, badem, erik, kiraz, vişne), var olan kendi ile uyuşmazlık, çiçek tozu kısırlığı (triploid elma çeşitleri, J.H.Hale şeftalisi), dikogami (ceviz, pikan cevizi, fındık, Antepfıstığı, kestane) ve morfolojik kısırlık (Osmanlı çileği) yabancı döllenmeyi zorunlu kılmaktadır. Aksi halde bu gibi tür ve çeşitlerde yeterli meyve elde etmek imkansızlaşır. Ayrıca ekonomik nedenlerden dolayı birkaç çeşidin aynı bahçe içerisinde yetiştirilmesi, çeşitler arasında yabancı döllenmenin oluşmasına neden olur.
Yabancı döllenme sonucu oluşan tohumların kalıtsal yapıları heterozigottur. Böyle tohumlardan oluşan çöğürlerin ana ve baba bitkinin özelliklerini göstermeleri veya birbirlerine benzemeleri beklenemez. Bunlarda çeşidin esas özellikleri çöğürlere aynen geçmez. Çeşidin birçok değerleri kendisinden sonraki nesilde kaybolur. Bu yüzden standard meyve çeşitleri tohumla çoğaltılamaz. Çünkü çoğaltma sırasında kalıtsal değişiklikler ortaya çıkar.
Öte yandan heterozigot bünyeli tohumlardan elde edilen çöğürler büyüme bakımından farklılık gösterirler. Hepsi aynı zamanda aşılanacak duruma gelmez. Aynı gelişme farklılığı bu çöğürlere aşılı fidanlarla kurulmuş bahçelerde de kendini gösterir. Ekolojik istekleri, toprak ve iklim şartlarına uyumu, hastalıklara karşı dirençleri de birbirinden farklı olabilir. Bu çöğürlerin üzerine aşılanan kalemle uyuşup uyuşmayacakları bilinmediği gibi, aşılı çeşitlerin gelişme durumları da önceden kestirilemez. Bunun en güzel örneğini idrisler (Prunus mahaleb) oluşturur. Bilindiği gibi yurdumuzda kiraz ve vişne üretiminde idris anacı geniş ölçüde kullanılmaktadır. Bu anaçlar tohumdan elde edildiğinden her birinin gerek kiraz ve gerekse vişne çeşitleri ile uyuşması birbirinden farklı olmaktadır. Aynı ağaçtan toplanmış idris tohumlarından elde edilen çöğürler arasında bile, aynı kiraz çeşidi ile çok iyi uyuşan çöğürler olduğu gibi uyuşmayan çöğürler de ortaya çıkmaktadır.
Ancak homozigot yapıda olan bitkiler kendi çiçek tozları ile tozlanırsa elde olunan tohumlar üretmede kullanılabilir. Çünkü bunlar teşekkül ettikleri bitkilere benzer bireyler oluşturur. Ancak bunlarda da bazı bozulmalar ortaya çıkabilir.
Rahmi ÖZÇAĞIRAN (Zeynel DALKILIÇ)


Comment