EKOLOJİK ETMENLER
IŞIK : Bütün canlılar gibi bitkilerin de yaşamalarını sürdürebilmeleri için enerjiye gereksinimleri vardır. Bitkiler bu enerjiyi güneşten sağlar. Bitkiler özümleme yapabilmeleri ve kendilerinin süsü olan çiçeklerini açabilmeleri, ışık sayesinde mümkün olabilmektedir. Fiziksel olan bu güneş enerjisini bitkiler fotosentez olayı ile kimyasal enerjiye dönüştürürler. (Fotosentez yeşil bitkilerin güneş ışığı altında kökleri ile aldıkları su ve yaprakları ile aldığı karbondioksiti birleştirerek organik maddeleri yapmalarıdır.) Mevsim dışı bir yetiştiricilik olan sera yetiştiriciliği, gün uzunluğu ve ışıklanmanın azaldığı aylarda yapılmaktadır. Dolayısıyla ışıktan en yüksek düzeyde yararlanacak şekilde seralarımızı kurmalıyız.
Işıklanmaya; iskelet malzemesi kalınlığı, sera konumu, çatı açısı, örtü malzemesinin kalite ve temizliği, bitki sıralarının yönü ve sıcaklığı etki eder.
Fazla ışıklanma için iskelet malzemesi ince ve acık renkte olmalı, seranın konumu güneşlenmeye engel olmayacak şekilde kuzeyi kapalı, hafif güneye eğimli arazilerde güneş ışınları seraya daha dik bir açı ile düşmelidir. Çatı açısı : Çatı açısı büyüdükçe yani dikleştikçe ,güneş ışıkları cam yüzeye daha dik düşeceğinden seranın ışıklanması ve ısınması daha iyi olur. Dik seraların kurulması ise ekonomik değildir.
Önerilen çatı açısı 26-329 dir. Örtü malzemeleri: Cam ışığı daha fazla geçirir, kirlenme, ışığın % 10-30 arasında seraya girmesini önler. Bitki sıralarının yönü mutlaka kuzey-güney yönünde ve birbirlerine gölge yapmayacak uzaklıkta olmalıdır.
Gölge yerlerde bulunan bitkilerin bol ışıklı yerlerde yetişenlere nazaran, gövdeleri cılız, yaprakları ufak ve sarımtırak bir renk almaktadır. Bu da bize yaprak ve çiçek güzelliği bakımından ışığın ne kadar önemli bir faktör olduğunu göstermektedir.
Bitkilerin istemiş oldukları ışık ihtiyaçları birbirinden farklıdır. Gerek tarlada ve gerekse üretme tesislerinde yetiştirilen bitkilerin istemiş oldukları ışık ihtiyaçları göz önünde tutularak buna göre dikim ve yerleştirme yapılmalıdır.
SICAKLIK : Seracılıkta kârlı olabilmek için ısıtma harcamalarını azaltmak gerekir, dolayısıyla doğal enerji olan güneşten en iyi şekilde yararlanmalıdır. Bu nedenle seracılığımız, kış ayları ortalaması 10 QC üzerinde olan yerlerde çok gelişmiştir. Kışı soğuk ve uzun olan yerlerde seralarımızı kurmamalıyız. İzmir' de yıllık ortalama sıcaklık 17,6 qC, en düşük sıcaklık ise -8,2 qC dir.
ISI: her bitkinin normal büyüme devresini tamamlayabilmesi için belli bir ısı derecesine ihtiyaç vardır. Şayet üretme bahçesi kuracağımız yerin ısı derecesi o an için bitkinin istediği derecelerden noksansa, bitkilerin büyüme ve gelişmeleri zayıf ve cılız olur. Bu durumu önlemek ve daha çeşitli bitkileri bir üretme bahçesinde toplayabilmek için onların istedikleri ısı derecelerini sağlamak gerekir, işte: bu maksatla üretme bahçelerinde bir takım tesisler yapılır ki, bunlarda: yer camekanları, limonluklar ve seralardır.
Süs bahçıvanları, çeşitli ısı derecesi isteyen bitkilerin güzel büyüme ve gelişmelerini bu tesislerde sağlarlar. Her bitkinin ve hatta diğer bitkilerin büyüme devrelerine uygun olması, ısı derecesini bulmak ve onların zamanını bilmek, yetiştiricilik sanatının mühim bir konusudur. Mesela; tropikal iklimde yetişen bir süs bitkisinin yurdumuzun ikliminde yetiştirilmesi de bu konuya girer.
RÜZGAR : Sera yerinin seçimine etkisi dört yönlüdür: Rüzgar sera örtüsü ve konstrüksiyonuna bir yük bindirir ve buna bağlı olarak sağlam sera kurulması ile kuruluş harcamalarını artırır:
Sera ısı kaybını artırarak ısıtma harcamalarını yükseltir. Seralarda doğal havalandırmayı etkiler.
Seralarda bazı fiziksel zararlara neden olur. Saatte 25 km. esen rüzgar, normal koşullarda 2 kat daha fazla ısı kaybına neden olur. Saatte 68 km. hızla esen rüzgar, plastik seraları uçurabilir ve cam seraların camları patlar.
Kuvvetli rüzgarlarda havalandırmalar düzenli açılmaz. Sera içinde 1 m/sn.'lik bir hava hareketi istenir. Fazla rüzgarlar bu hava hareketini artırırlar. Rüzgarlar ayrıca seradaki oransal nemin düşmesine ve belli düzeyde tutulmasına neden olurlar.
Kuvvetli rüzgar alan yerlerde sera kurulma zorunluluğu varsa önce rüzgar kıranla önlem almak gerekir. Canlı rüzgar kıranlar, cansız rüzgar kıranlardan daha etkilidir. Çünkü cansız rüzgar kıranlar hava akımına izin vermezler. Rüzgar kıranlar yüksekliklerinin 10-15 katı bir alana etki ederler. Rüzgar kıran yapılırken gölgelerinin seraya düşmemelerine özen gösterilmelidir. Rüzgar kıranların yeterli olmadığı bölgelerde sera kurma istenirse, seranın en dar yüzü rüzgar yönüne getirilmelidir.
HAVA : Canlı varlıkların yaşayabilmeleri için lüzumlu bir faktördür. Bitkilerde diğer canlı varlıklardan farklı olarak havadan solunumdan başka, özümleme sırasında da faydalanır.
YAĞIŞ : Yağışlar, yağmur, kar ve dolu' dur. Kar alan bölgelerde soğuk sera yapılmayacağından sıcak seralardaki ısıtma düzenindeki aksaklıklarda çatıda kar birikeceği düşünülerek statik hesaplar yapılır ve kuruluş harcamaları artırılır.
Dolu: fiziksel zararlara neden olur. Sık ve kuvvetli dolu yağışı alan yerlerde çatı kaplamasına özen gösterilmelidir. Yağmur halinde sürekli yağışlar, ısı kaybına ve ışık yetersizliğine neden olduğu gibi yağmur suları sızıntı ile sera içine girerek zararlara neden olur. Fazla yağış alan yerlerde mutlaka drenaj kanalı yapılmalı, yağmur olukları %0,5 - 1 eğimli yapılmalıdır.
TOPRAK : Sera tesis ederken toprak özelliklerinin iyi olması gerekir, ancak toprağın kimyasal yapısı olduğu gibi fiziksel yapısını da bitkilerin isteği doğrultusunda değiştirme olanağı mevcuttur.
IŞIK : Bütün canlılar gibi bitkilerin de yaşamalarını sürdürebilmeleri için enerjiye gereksinimleri vardır. Bitkiler bu enerjiyi güneşten sağlar. Bitkiler özümleme yapabilmeleri ve kendilerinin süsü olan çiçeklerini açabilmeleri, ışık sayesinde mümkün olabilmektedir. Fiziksel olan bu güneş enerjisini bitkiler fotosentez olayı ile kimyasal enerjiye dönüştürürler. (Fotosentez yeşil bitkilerin güneş ışığı altında kökleri ile aldıkları su ve yaprakları ile aldığı karbondioksiti birleştirerek organik maddeleri yapmalarıdır.) Mevsim dışı bir yetiştiricilik olan sera yetiştiriciliği, gün uzunluğu ve ışıklanmanın azaldığı aylarda yapılmaktadır. Dolayısıyla ışıktan en yüksek düzeyde yararlanacak şekilde seralarımızı kurmalıyız.
Işıklanmaya; iskelet malzemesi kalınlığı, sera konumu, çatı açısı, örtü malzemesinin kalite ve temizliği, bitki sıralarının yönü ve sıcaklığı etki eder.
Fazla ışıklanma için iskelet malzemesi ince ve acık renkte olmalı, seranın konumu güneşlenmeye engel olmayacak şekilde kuzeyi kapalı, hafif güneye eğimli arazilerde güneş ışınları seraya daha dik bir açı ile düşmelidir. Çatı açısı : Çatı açısı büyüdükçe yani dikleştikçe ,güneş ışıkları cam yüzeye daha dik düşeceğinden seranın ışıklanması ve ısınması daha iyi olur. Dik seraların kurulması ise ekonomik değildir.
Önerilen çatı açısı 26-329 dir. Örtü malzemeleri: Cam ışığı daha fazla geçirir, kirlenme, ışığın % 10-30 arasında seraya girmesini önler. Bitki sıralarının yönü mutlaka kuzey-güney yönünde ve birbirlerine gölge yapmayacak uzaklıkta olmalıdır.
Gölge yerlerde bulunan bitkilerin bol ışıklı yerlerde yetişenlere nazaran, gövdeleri cılız, yaprakları ufak ve sarımtırak bir renk almaktadır. Bu da bize yaprak ve çiçek güzelliği bakımından ışığın ne kadar önemli bir faktör olduğunu göstermektedir.
Bitkilerin istemiş oldukları ışık ihtiyaçları birbirinden farklıdır. Gerek tarlada ve gerekse üretme tesislerinde yetiştirilen bitkilerin istemiş oldukları ışık ihtiyaçları göz önünde tutularak buna göre dikim ve yerleştirme yapılmalıdır.
SICAKLIK : Seracılıkta kârlı olabilmek için ısıtma harcamalarını azaltmak gerekir, dolayısıyla doğal enerji olan güneşten en iyi şekilde yararlanmalıdır. Bu nedenle seracılığımız, kış ayları ortalaması 10 QC üzerinde olan yerlerde çok gelişmiştir. Kışı soğuk ve uzun olan yerlerde seralarımızı kurmamalıyız. İzmir' de yıllık ortalama sıcaklık 17,6 qC, en düşük sıcaklık ise -8,2 qC dir.
ISI: her bitkinin normal büyüme devresini tamamlayabilmesi için belli bir ısı derecesine ihtiyaç vardır. Şayet üretme bahçesi kuracağımız yerin ısı derecesi o an için bitkinin istediği derecelerden noksansa, bitkilerin büyüme ve gelişmeleri zayıf ve cılız olur. Bu durumu önlemek ve daha çeşitli bitkileri bir üretme bahçesinde toplayabilmek için onların istedikleri ısı derecelerini sağlamak gerekir, işte: bu maksatla üretme bahçelerinde bir takım tesisler yapılır ki, bunlarda: yer camekanları, limonluklar ve seralardır.
Süs bahçıvanları, çeşitli ısı derecesi isteyen bitkilerin güzel büyüme ve gelişmelerini bu tesislerde sağlarlar. Her bitkinin ve hatta diğer bitkilerin büyüme devrelerine uygun olması, ısı derecesini bulmak ve onların zamanını bilmek, yetiştiricilik sanatının mühim bir konusudur. Mesela; tropikal iklimde yetişen bir süs bitkisinin yurdumuzun ikliminde yetiştirilmesi de bu konuya girer.
RÜZGAR : Sera yerinin seçimine etkisi dört yönlüdür: Rüzgar sera örtüsü ve konstrüksiyonuna bir yük bindirir ve buna bağlı olarak sağlam sera kurulması ile kuruluş harcamalarını artırır:
Sera ısı kaybını artırarak ısıtma harcamalarını yükseltir. Seralarda doğal havalandırmayı etkiler.
Seralarda bazı fiziksel zararlara neden olur. Saatte 25 km. esen rüzgar, normal koşullarda 2 kat daha fazla ısı kaybına neden olur. Saatte 68 km. hızla esen rüzgar, plastik seraları uçurabilir ve cam seraların camları patlar.
Kuvvetli rüzgarlarda havalandırmalar düzenli açılmaz. Sera içinde 1 m/sn.'lik bir hava hareketi istenir. Fazla rüzgarlar bu hava hareketini artırırlar. Rüzgarlar ayrıca seradaki oransal nemin düşmesine ve belli düzeyde tutulmasına neden olurlar.
Kuvvetli rüzgar alan yerlerde sera kurulma zorunluluğu varsa önce rüzgar kıranla önlem almak gerekir. Canlı rüzgar kıranlar, cansız rüzgar kıranlardan daha etkilidir. Çünkü cansız rüzgar kıranlar hava akımına izin vermezler. Rüzgar kıranlar yüksekliklerinin 10-15 katı bir alana etki ederler. Rüzgar kıran yapılırken gölgelerinin seraya düşmemelerine özen gösterilmelidir. Rüzgar kıranların yeterli olmadığı bölgelerde sera kurma istenirse, seranın en dar yüzü rüzgar yönüne getirilmelidir.
HAVA : Canlı varlıkların yaşayabilmeleri için lüzumlu bir faktördür. Bitkilerde diğer canlı varlıklardan farklı olarak havadan solunumdan başka, özümleme sırasında da faydalanır.
YAĞIŞ : Yağışlar, yağmur, kar ve dolu' dur. Kar alan bölgelerde soğuk sera yapılmayacağından sıcak seralardaki ısıtma düzenindeki aksaklıklarda çatıda kar birikeceği düşünülerek statik hesaplar yapılır ve kuruluş harcamaları artırılır.
Dolu: fiziksel zararlara neden olur. Sık ve kuvvetli dolu yağışı alan yerlerde çatı kaplamasına özen gösterilmelidir. Yağmur halinde sürekli yağışlar, ısı kaybına ve ışık yetersizliğine neden olduğu gibi yağmur suları sızıntı ile sera içine girerek zararlara neden olur. Fazla yağış alan yerlerde mutlaka drenaj kanalı yapılmalı, yağmur olukları %0,5 - 1 eğimli yapılmalıdır.
TOPRAK : Sera tesis ederken toprak özelliklerinin iyi olması gerekir, ancak toprağın kimyasal yapısı olduğu gibi fiziksel yapısını da bitkilerin isteği doğrultusunda değiştirme olanağı mevcuttur.


Comment