fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

TOPRAKLARIN FİZİKSEL VE KİMYASAL ÖZELLİKLERİ

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • TOPRAKLARIN FİZİKSEL VE KİMYASAL ÖZELLİKLERİ

    Toprakların Tekstür ve Strüktür Durumları

    Toprakların Tekstür Durumu:
    Topraklarımızın bölgelere göre bazı fiziksel, kimyasal özellikleri ile bitki besin elementleri durumu Cetvel 49'da gösterilmiştir (Aydeniz, 1987). Çizelgedeki değerler 30 binden fazla toprak örneğinde eski Toprak-Su Genel Müdürlüğünün laboratuarlarında yapılmış olan analiz sonuçlarını göstermektedir.
    Çizelgedeki rakamlardan, anlaşılacağı gibi topraklarımızın ortalama olarak % 35'ini Tınlı, % 50*2 kadarını killi-tınlı, % İ1.7 kadarını killi ve ağır killi ve % 3 kadarını kumlu tekstürdeki topraklar oluşturmaktadır. Analiz edilmiş olan toprakların % 60 kadarı killi-tın ve killi toprak tekstüründeki, kil oranı yüksek ağır topraklar grubu içine
    girmektedir.
    Topraklarımızda kil fraksiyonlarının genellikle yüksek olması bazı bitki besin elementlerinin fikse edilmesine ve gübrelerin sömürülmesinin ve etkinliklerinin azalmasına neden olmaktadır. Bunun sonucu olarak fosforun ve amonyumun topraklarımızdan önemli ölçüde fikse edildiği bazı araştırmalarla kanıtlanmıştır (Aydeniz, 1987, S.252). Topraklarımızın genellikle ince bünyeli olmalarının sonucu olarak ortaya çıkan yüksek katyon değişim kapasiteleri, topraklarımızın yeterli oranda K içeriklerinin en önemli sebeplerinden biridir.
    Toprakların Strüktür Durumu :
    Topraklarımızın kil içeriklerinin yüksek olmasına karşın, genellikle organik maddelerinin düşük ve kireç içeriklerinin yüksek olmasına bağlı olarak strüktürlerinin iyi gelişmediği, özellikle stabil agregatların oranlarının düşük olduğu söylenebilir. Bu durum topraklarımızın erozyona karşı dirençlerinin düşük olmasının başlıca nedenlerinden biridir.



    Toprak Reaksiyonu
    Toprak reaksiyonu topraktaki bitki besin elementlerinin bitkilere elverişliliği yönünden toprağın önemli bir özelliğidir. Cetvel 49.daki analiz sonuçlarına göre topraklarımızın büyük çoğunluğu alkalin reaksiyonda olup % 85.8'nin reaksiyonu 7 pH değerinin üzerindedir. Topraklarımızın % 82.1'i alkalin ve % 3.7'si de kuvvetli alkalin reaksiyondadır. Topraklarımızın büyük çoğunluğunun alkalin reaksiyonlu olması, kireç kapsamlarının yüksek olmasının ve ülkemizin büyük kısmının kurak iklim koşullanıl etkisi altında bulunmasının bir sonucudur. Yüksek alkalin reaksiyondaki topraklar ise fazla tuz ve sodyum içeren tuzlu ve sodik topraklardır. Genellikle Orta Anadolu'da ve eski »sulama bölgelerinde bulunmaktadırlar. Topraklarımızın sadece % 14.2'si asit reaksiyondadır. Asil topraklarımızın önemli bir kısmı Karadeniz Bölgesinde bulunmaktadır.

    Toprakların Kireç Durumu
    Topraklarımızın kireç kapsamları genellikle yüksektir.
    Ülkemizin jeolojik yapısı, büyük kısmının kurak ve yarı kurak iklim
    kuşağında bulunması bunun başlıca nedenleri arasındadır.
    Topraklarımızın üçte birinin içerdiği kireç % 15-95 arasında değişmekte
    olup çok-fazla ve fazla kireçlidir. Orta derecede kireç içeren (% 5-15)
    topraklarımız % 24.5 ve az kireçli (% 1-5) topraklarımız % 17.7
    civarındadır. Topraklarımızın ancak % 25 kadarı çok az (% 1 ve daha az)
    kireç içermektedir. Topraklarımızın yüksek oranda kireç içermesi başta
    fosfor olmak üzere demir manganez ve çinko gibi bazı bitki besin
    elementlerinin toprakta tutulmasını ve bitkiler tarafından alınmasını
    önlemektedir.

    Toprakların Organik Madde Durumu
    Topraklarımızdaki organik madde miktarları genellikle azdır. Topraklarımızın % 21 inde organik madde çok az (% 1 'in altında), %54.6 sında az (% 1-2), % 18.3 ünde orta (% 2-3) düzeyde bulunmaktadır. Yeterli ve fazla organik madde içeren topraklar ise % 6 civarında . bulunmaktadır.
    Topraklarımızda organik madde miktarlarının düşük olmasının başlıca nedenleri kurak iklim koşulları, doğal bitki örtüsünün korunmaması, organik artıkların ve çiftlik gübresinin toprağa verilmemesi, toprağın çok uzun süreden beri sömürülerek kullanılması ve erozyon tahribatıdır.
    Toprakta organik madde, bitkilerin en önemli besin elementlerinden biri olan azotun esas kaynağını oluşturmaktadır. Organik madde 1/20 oranında azot içermektedir. Topraktaki organik maddelerin içindeki azot toprak mikroorganizmaları ve topraktaki enzimlerin etkisi ile ayrışarak bitkiler tarafından kullanılabilir azot bileşiklerine dönüştürmektedir. Topraktaki organik maddeler aynı zamanda bitkilere kükürt ve bazı mikrobesin elementleri de sağlamaktadırlar. Organik maddeler ayrıca toprağın strüktürüne ve kimyasal özelliklerine de iyileştirici etki yaparak toprakların havalanmasını, su geçirgenliğini, köklerin toprakta kolay yayılmasını ve toprağın iyi bir tav durumu sağlayarak bitkilerin gelişmesini olumlu yönde etkilemektedir.
    Katyon Değişim Kapasitesi ve Değişebilir
    Katyonlar Topraklarımızın fiziksel yapılarına bağlı olarak katyon değişim kapasiteleri oldukça yüksektir. Ülkemizin önemli bölümünü oluşturan kurak ve yarı kurak iklim bölgelerindeki topraklarımızda değişebilir kalsiyum en fazla bulunmakta ve bunu diğer bazik katyonlar izlemektedir. Ancak ülkemizin Karadeniz ve Marmara Bölgelerindeki asit topraklarda değişebilir hidrojen iyonları da önemli miktarlarda bulunmaktadır.


    Toprakların Kil Mineralleri Durumu
    Ülkemiz topraklarının büyük toprak grupları düzeyin tümünün kil mineralleri analizleri yapılmış değildir. Ancak kil mineral. analizleri bu konuda çalışma yapan araştırıcılar tarafından bazı tor -grupları için yapılmıştır. Bu konuda yapılan çalışmaların 'sonuçlarında;, örnekler vermekle yetineceğiz.
    Kitabın yazarının, Urfa, Gaziantep ve Hatay illerin, topraklarında yapmış olduğu araştırmada bu bölgede yaygın olan büyük toprak gruplarından kahverengi, kırmızı-kahverengi topraklarda en faz bulunan kil mineralinin illit, ikinci derecede kaolinit, bazı hallerde kar tabakalı kil mineralleri ve üçüncü sırada da vermikulit, karışık tabakalı mineralleri, klorit ve poligorskit gibi kil minerallerinin bulunduğu saptanmıştır. Bölgenin önemli büyük toprak gruplarından biri olan Akdeniz kızıl topraklarında ise en fazla kaolinit, ikinci sırada kam tabakalı kil mineralleri, üçüncü sarada, illit minerali bulunduğu sonuç. varılmıştır. Aynı bölgenin devamı; olan Nusaybin civarından alındı kahverengi toprak profilinde Baykan tarafından yapılan çalışmadaJ topraklarda sıra ile illit ve kaolinit kil minerallerinin en fazla bulundugu
    ortaya konulmuştur. Hocaoğlu (Baykan) tarafından Diyarbakır, Erzurum
    ve Rize yörelerinde bazalt anakayası üzerinde oluşan topraklarda yapıla bir çalışmanın sonuçlarına göre Diyarbakır'dan alınan kırmızıırai kahverengi toprak profili ile Erzurum'dan alınan kestane renkli toprak profillerinde en fazla bulunan kil minerallerinin sırayla montmorillonit, kaolinit, vermikulit, buna karşılık Rize'den alınan toprak profilinde ise daha çok hallosit, montmorillonit ve klorit minerallerinin bulunduğa saptanmıştır.

    Kaynak:Toprak Biliminin Esasları - Prof .Dr. Abdusselam ERGENE ( Özeğitim Yayınları )
Working...
X