KAPLI FİDAN ÜRETİM TEKNİKLERİ
Ağaçlandırma faaliyetleri, tohum temininden başlayarak, fidan dikim ve bakımına varıncaya kadar bütünlük arzeder. Ağaçlandırmada başarının kriteri olan tutma ve büyüme, yetişme ortamı faktörlerinin yanı sıra, fidan kalitesi, dikim tekniği ve arazi hazırlığı gibi unsurlara da bağlıdır.

Günümüzde park-peyzaj çalışmalarının önem kazanmasıyla birlikte kaplı ve boylu fidan üretiminin de önemi artmıştır. Birçok belediye, kişi ve kuruluş her mevsim, özellikle de ilkbahar ve yaz dönemlerinde çalışmalarını gerçekleştirmektedir. Bu dönemlerde de sadece kaplı fidanların dikilebilmesinden dolayı bu tip fidanlara talep yoğunlaşmakta ve kaplı fidanların önemi her geçen gün artmaktadır.

Yurdumuzun büyük bir bölümü, iklim verileri, toprak özellikleri ve doğal vejetasyon örtüsü kriterlerine göre kurak ve yarı kurak iklim özellikleri taşımaktadır. Özellikle yağışın önemli bir bölümü büyüme dönemi dışında düşmekte ve büyüme süresince de üst toprakta su açığı meydana gelmektedir. İklim ve toprak özellikleri üzerinde yapabileceğimiz müdahalelerin çok kısıtlı olması sebebiyle, ağaçlandırmadaki başarı için kaliteli fidan yetiştirilmesi çok önem taşır. Bu nedenle, kurak ve yarı kurak bölgelerde yapılacak ağaçlandırmalarda tutma ve büyüme başarısını arttırmak için kaplı fidan üretimi zorunlu görülmektedir.

Kaplı (tüplü) fidan; gerek ekim ve gerekse şaşırtma yoluyla muhtelif cins kaplar içerisinde yetiştirilen ve kabı ile fidanın dikileceği sahaya nakledilerek toprağı ile dikilen fidandır.

Kaplı fidanda amaç, fidanın büyüme süresinde ve taşımasında köklerin dış ortamın etkilerinden korunması, fidan köklerinin belli ebattaki kaplarda belli bir yetiştirme ortamında (toprak, turba vb.) gelişmesinin sağlanmasıdır.

Kaplı fidanların, fidanın üretilmesi ve pazarlanması süresinde çıplak köklü fidana göre avantajları vardır.

Bunlar;

1-Kaplı fidanlar, çıplak köklü fidanların aksine taşıdığı yetiştirme ortamı ile içindeki organik madde ve mikoriza mantarlarını dikim sahasına taşıyarak, ağaçlandırma sahasına mikoriza aşılanmasını sağladığı gibi yeniden geliştireceği kökler için, toprak içinde lüzumlu besin maddelerini depo eder.

2-Kaplı fidanın bakımı ve sökümü kolaydır. Üretiminde mekanizasyon imkanı olduğundan, hem daha az zamana ihtiyaç duyulur, hem de ağaçlandırmadaki başarı durumu dikkate alındığında daha ekonomiktir.

3-Kaplı fidan dikim yerine sevkedilirken sulandığından, fidanın tutması için gereken suyu kök sahasında depo etmiş olur.

4-Karasal iklimin hüküm sürdüğü ağır bünyeli toprağı olan özellikle güney bakılarda, çıplak köklü fidanlarla yapılan sonbahar dikimlerinde don atması fazlaca görülmekte olup, kaplı fidanlarda don atması sözkonusu değildir.

5-Kaplı fidanlar, sonbaharda ilk yağışları takiben ağaçlandırma sahalarına dikildiğinde, ilkbaharda erkenden kök faaliyetlerine başlayarak, kurak mevsime girmeden o şartlara uyacak duruma gelebilmektedir.

6-Kaplı fidanın dağıtım mevsimi uzundur. Farklı mevsim özelliklerini taşıyan yerlere, farklı zaman dilimlerinde taşınması ve dikilmesi mümkündür. Yağış ve sıcaklık etkisi ile fidan söküm ve dikim zamanının daraldığı durumlarda erken sonbahar ve geç ilkbaharda, fidan faaliyette olsa bile dikilebilmektedir.

7-Kaplı fidanlar, peyzaj çalışmalarında sahaya kabıyla getirildikleri ve hatta toprakta çürüyebilen özellikteki kaplardaki fidanlar, kabıyla birlikte dikilebildiği için kökler zarar görmez. Böylece fidanlar ilkbaharda hemen büyümeye başlar. Kaplı olarak üretilen fidanlarla, peyzaj amaçlı yılın her mevsiminde dikim yapılabilir.

8-Kaplı fidanların kullanımı kolaydır. Satış döneminde kolaylık sağlar. Çıplak köklü fidanlardaki gömü gibi çalışmalara gerek yoktur. Fidanın taşınması sırasındaki olumsuz hava koşullarından ve dış etkenlerden az zarar görür.

9-Kaplı fidan, daha iyi sergilenip takdim edilebilir. Ambalajlanması ve kullanımı daha kolaydır.

Kaplı fidan üretiminin bütün avantajlarına rağmen bazı dezavantajları da olabileceği dikkate alınmalıdır.

Buna göre;

1- Kaplarda uzun süre kalmış olan fidanlarda, kap değiştirmede gecikildiği taktirde, kabın şekline ve büyüklüğüne bağlı olarak çeşitli kök deformasyonları olabilir. Özellikle kök dönmeleri sonucunda kökler, kap ve saksı etrafında dairevi olarak dolanır. Kuş yuvası veya yumak kök oluşumu dediğimiz durumlar ile karşılaşılabilir. Böyle fidanların, dikildikleri yerde normal ve derin kök oluşturması çok zordur. Kuş yuvası veya yumak kök oluşumu kesildiğinde, kök gövde dengesi bozulacağından, dikimin başarı şansı azalır. Kaplı fidanlarda kök deformasyonu olmaması için, fidan kaplarda fazla bekletilmemeli veya zamanında daha büyük kaplara alınarak değerlendirilmelidir.

2-Kaplı fidanlar, topraktan rutubet alamayarak tamamen yapay sulamaya bağlı kalır. Kök gelişiminin kabın büyüklüğüne ve şekline bağlı olarak sınırlanması, daha sık ve zorunlu kap değiştirme işlemlerini gerektirir.

3-Soğuk iklimlerde, kaplı fidan kökleri toprak altında olmaması ve kap kenarından gelen soğuktan daha fazla etkilenmesi nedeniyle daha fazla kış koruması gerektirir.

4-Kaplı fidanlarda sulama ve gübreleme, ortamda zamanla tuz birikmesine sebep olabilir. Tuz birikiminin yıkanması veya uzaklaştırılması güç olup, fazla suyun iyi ve itinalı olarak drenajının sağlanması gerekmektedir.

5-Kaplı fidan üretimi pahalı olup, fidanların zamanında pazarlanamaması sorun teşkil eder.

6-Estetik olmayan kaplar, pazarlamada müşteri üzerinde cezbedici etki yapmaz. Bu nedenle görüntüsü çirkin olan kaplarla, fidanın çıkartılması pratik olmayan kaplar tercih edilmemelidir.

Kaplı fidan üretiminde dikkat edilmesi gereken hususlar ise;

- Yetiştirme ortamının su kaybının daha kolay ve çabuk olması nedeniyle sulamada dikkatli davranılmalı, sürekli kontrol edilmelidir.
- Kap ebatı ve şekli seçilirken kapta üretilecek fidanın kapta kalma süresi dikkate alınmalıdır.
- Kap şeklinin fidanın büyümesi döneminde kök yapısı üzerinde olumsuz etki yapmayacak şekilde seçilmesi gerekir.
- Kaplı fidan üretiminde kullanılacak materyalin yani tüp harcının fidanın sağlıklı büyümesini sağlayacak özellikte olması gerekir.

Kaplı fidan üretiminde en can alıcı nokta kaplarda kullanılan materyaldir, yani harçtır. Kaplarda uygun yetiştirme ortamlarının kullanımı kap hacmini büyük ölçüde küçültebilir. Ortamın fiziksel ve kimyasal yapısı köklenmeye büyük ölçüde etki yapar, Dolayısıyla iyi ve kaliteli bir yetiştirme ortamı kaplı fidan kalitesini yükseltir.

Kaplı fidan üretiminde kullanılan materyalin özellikleri;

- Verilen suyu tutabilecek özellikte olmalı,
- Fidanın dik kalmasını temin edecek yoğunlukta olmalı,
- Tohumun kolay çimlenmesine ve fidanın kök geliştirebilmesine uygun olmalı yani uygun hava ve su kapasitesine sahip gözenekli bir yapıya sahip olmalı,
- pH değeri ile tuz ve kireç oranı üretilecek fidan türüne uygun olmalı,
- Organik maddece zengin olmalı,
- Bol olmalı ve kolay temin edilebilmeli,
- Ucuz olmalıdır.

Kaplı fidanda yetiştirme ortamının öncelikle bitkiyi dik tutacak yoğunlukta olması gerekir. Açık alanda yetişen fidanlarda kökler bu fonksiyonunu gerçekleştirebilecek miktarda toprakta yayılırlar, yani gerekli olan kök yayılışı için bir sınır yoktur. Kaplı fidanlarda ise bu alan kabın hacmiyle sınırlıdır. Bu nedenle yetiştirme ortamı fidanları taşıyabilecek yoğunluk ve ağırlıkta olmalıdır. Ancak boylu fidanların taşıyıcı tel veya sırık gibi araçlarla takviye edilmesi halinde orta yoğunluktaki ortamlar kök gelişmesinin daha hızlı ve iyi olması nedeniyle tercih edilebilir.

Yetiştirme ortamı, kaptaki fidanın ihtiyaç duyduğu bazı temel besin elementlerini de içermelidir. Ortamın pH’ sının fidanların besin elementlerini alabilmesini kolaylaştırıcı değerlerde olması gerekir.

Kaplı fidanlarda kullanılacak tüp harcı materyalleri; toprak, kum, perlit, ponza taşı, turba, kompostlaşmış ve çürümüş yaprak toprağı, humus, parçalanmış, öğütülmüş ağaç kabukları, kompostlaştırılmış odun talaşı, kompostlaştırılmış saman, mısır vs. gibi materyallerdir.

Kaplı fidanlarda kullanılan materyaller;

Toprak: Dünyadaki kara yüzeyinin dış kısmını birkaç milimetre ile birkaç metre kalınlıkta saran, organik veya inorganik maddelerin karışımından oluşan, belirli oranlarda su ve hava bulunduran, içinde ve üzerinde canlı bir ortamı barındıran, bitkilere durak yeri ve besin kaynağı sağlayan ayrışmış bir kattır. Fidan yetiştirme ortamı olarak da en çok kullanılan materyaldir. Toprağı oluşturan iri taneler toprağın iskeletini meydana getirmekte, kolloidal kısmı ise bitkiler tarafından absorbe edilen besin maddelerini depolamaktadır. Toprağın organik kısmı bir taraftan humus, çürüntü materyali gibi su ve besin maddelerinin tutulmasına yardım eder. Canlı organizmalardan olan kısmı ile de mikroorganizma faaliyeti yoluyla bitkilerin beslenmesinde etkili olur. Toprak, yapısındaki oranlarına göre kumlu, balçıklı kum, kumlu balçık, balçık, killi balçık, kil gibi gruplara ayrılmaktadır. Bunlar bitkilerin beslenmesi, havalanması ve drenaj sorunları bakımından ayrı özellikler taşırlar.

Kum: Esas materyali silis olan kuvars kumu genellikle üretme ortamlarında kullanılmaktadır. Fidanlıklarımızda daha çok 2 mm çaplara sahip dere kumu (mili) dediğimiz tuz içermeyen kum kullanılmaktadır. Kullanılan karışımda kum miktarının fazla olması toprağın havalanma ve geçirgenliğini artırır ancak su tutma kapasitesini düşürür.

Perlit: Topraktan çıkarılan bu volkanik kökenli materyal, fırınlarda ısıtılarak suyu buharlaştırılır. Geriye küçük süngerimsi yapıda patlamış mısır taneleri gibi beyaz renkte bir ortam materyali ortaya çıkar. Perlit çok hafiftir, sterildir ve pH’ı normaldir. Su tutma kapasitesine sahiptir. Taneli yapısı nedeniyle ortamın hava kapasitesini artırır. Özellikle organik kökenli bir yapıya sahip olması nedeniyle ayrışarak ortama katılmadığı için hava kapasitesi düşük yetiştirme materyallerine belirli oranlarda eklenerek uygun yapıdaki yetiştirme ortamı elde edilebilir.

Turba (Torf): Bitki artıklarından oluşmuş, % 55 karbon ihtiva eden, genelde meydana geldiği orijinal organik maddenin % 90 civarında bulunduğu, su çekme özelliğine sahip hafif bir materyaldir. Turba bitki yetiştirme ortamı olarak en iyi ortamdır. İleri derecede ayrışmamış turbalar asit karakterlidir.

Turbayı oluşturan belli başlı bitki artıkları;

a) Turba yosunları (sphagnum)
b) Gerçek yosunlar (bryales)
c) Sedges (carex sp. phragmites)
d) Odunsu bitkiler

Uluslararası literatüre göre materyalin turba olarak kabul edilebilmesi için en azından kuru ağırlığının % 75’inin organik madde yani turbayı oluşturan orijinal bitki olması gerekir.

Doğal turba bir sünger gibi su çekme özelliğine sahiptir ve % 90 su ihtiva eder. Sphagnum turbaları en kaliteli turbalardır. Büyük hücre boşluklarına ve ince hücre duvarlarına sahiptir.

Turbaların kompostlaşma derecesi uluslararası literatürde Van Post’a göre sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırma turbanın kaynağında yapılır. Derecesi H ile gösterilir ve kompostlaşma derecesi H1-H10 arasıdır. Bu tayini yapabilmek için turba el ile sıkıldığında çıkan suyun rengine bakılır. Suyun renginin açık ya da koyu oluşu turbanın kompostlaşma derecesi hakkında bilgi verir. Turba avuç içinde sıkıldıktan sonra turbanın elastiki durumuna bakılır, eski haline dönmüşse tam kompostlaşmadığını gösterir, yine turbanın genel rengi de (açık sarımtırak renkte H1, koyu siyah renkte H10) kompostlaşma derecesi hakkında bilgi verir.

H1, H2, H3 I. Grup
Rengi açık sarımtırak, tam ayrışmamış,

H4, H5, H6 II. Grup
Rengi koyu kahverengi, orta derecede ayrışmış,

H7, H8, H9, H10 III. Grup
Rengi siyah, tam ayrışmış olan turbadır.

Bizim için en ideal yetiştirme ortamı I. Grupta yer alan rengi açık sarımtırak, tam ayrışmamış olan turbalardır.

Ancak Türkiye’de mevcut turbalar bazı istisnalar dışında (Barma gibi) genellikle bu iyi özellikleri taşımamaktadır. Genellikle Türkiye turbaları (H5, H6) orta kalitede başlamaktadır. Turbaların orijinal organik maddesi % 30-50, pH’ı ise 7-8.5 arasındadır. Bazı istisna sahalar dışındaki turbaların genel karakteri bu şekildedir.

Kompost ve Çürümüş Yaprak Toprağı: Kaplı fidan üretiminde kullanılan kompost, besin değeri olan her türlü organik artıklardan (otlar, yapraklar, her türlü bitkisel artıklar) hazırlanabilir. Özellikle sonbaharda dökülen yapraklar kompostlaştırılarak kullanılabilir. Usulüne uygun olarak hazırlanmış kompost hayvan gübresinden daha zengin organik madde içermektedir. Kompost ortamın fiziksel özelliklerini iyileştirir, asiditesini ıslah eder ve besin değerini yükseltir. Meşe yaprakları fazla tanen içerdiği için tercih edilmemelidir. Kayın ve gürgen yaprakları ise en iyi çürüntü yapıyı oluştururlar.

Diğer taraftan kestane ağaçları altından, kök ve çevresinin çürümüş kısımlarından alınan toprak da, iyi bir yetiştirme ortamıdır.

Parçalanmış ve Öğütülmüş Ağaç Kabukları: Ağaç kabukları, organik materyallerin içinde en rahat ve en çok kullanabileceğimiz bir materyaldir. Su tutma kapasitesi düşük, ancak hava kapasitesi yüksektir. pH değeri ağaç türüne göre değişir. Genellikle iğne yapraklı ağaç türlerinin kabukları asit reaksiyonlu, yapraklı ağaç kabukları kısmen alkalen reaksiyonludur.

Genellikle çam kabukları bugün fidanlıklarımızda da yüksek oranda kullanılan bir materyaldir. Öğütme kalınlığı 1-3 mm arasında olması önerilir. Ancak kabuk materyalinin % 35’inin 1 mm’ den ince ve % 10’unun iyi bir drenaj ve havalanma için 3 mm’ den daha kalın materyal halinde karışıma katılması isabetli olur. Kabuk ve diğer organik materyallerin mutlaka kompostlaştırılıp olgunlaştırıldıktan sonra kullanılması gerekmektedir.

Bu materyallerin kompostlaştırlması için 1 kg üre/m3 materyale karıştırılıp sulandıktan sonra yığın yapılarak üstü örtülür. Zaman zaman karıştırılarak ortama gerekli oksijen sağlanır ve materyalin yanması hızlandırılır. Ayrıca yığındaki sıcaklığın 55 oC‘ yi aşması halinde içinde bulunan yararlı mikroorganizmalar öleceğinden zaman zaman termometre ile sıcaklığın kontrol edilmesi gerekir. Yeni bir organik materyal kullanılacaksa mutlaka analizi yapılmalı, özellikle tuz oranına bakılmalıdır.

Kaplı fidan üretiminde kullanılan bu materyaller genellikle belirli oranlarda karıştırılarak kullanılır. Karışımlarda kullanılacak toprak, mil vb. gibi materyaller elenmeli ve taneleri homojen bir büyüklüğe getirilmelidir.

Karışımda kullanılacak materyal çok kuru ise hafifçe ıslatılmalıdır. Özellikle turba toprakla karıştırılacaksa, toprağa göre suyu daha yavaş emdiğinden mutlaka karışım hazırlanmadan hafifçe ıslatılmalıdır. Bütün karışımlar çok homojen hazırlanmalıdır.

Bugün çimlendirme, köklendirme, köklü bitkileri geliştirmede kullanılan birçok materyal karışım oranları elimizdeki materyale, yetiştirdiğimiz türe, türün yaşına göre deneyimlerimizden de yola çıkarak hazırlayabilir ve çeşitlendirebiliriz.

Hazırlanan tüp harcının analizi yapılarak materyalin fiziksel ve kimyasal yapısının bilinmesi, yetiştirilen türün istekleri gözönünde bulundurularak uygulamaların yapılması gerekir.

İster saf ister karışık olsun kullanılan çeşitli yetiştirme ortamları; herşeyden önce kolay, ucuz, hafif, elden geçirilme işlemi kolay, nakli ekonomik, hastalık ve ot tohumları taşımayan, ekonomik ve üniform olarak öğütülebilme niteliğine sahip olmalı, fiziksel ve kimyasal özelliklerini kaybetmeden bir süre depolanma niteliği taşımalıdır.

Kaplı fidan üretiminde kullanılan kaplar geçmişten günümüze çok çeşitlilik arzetmiştir. Ülkemizdeki fidanlıklarda ilk olarak mendil tüp şekliyle başlayan kaplı fidan üretimi, bugün çok çeşitli ebat ve şekillerde, farklı fidan üretim teknikleriyle modernize olmuştur.

Bugün için fidanlıklarımızda kaplı fidan yetiştirmede kullanılan kaplar;

- Polietilen torbalar
- Teneke, varil, bidon, vb.gibi kaplar
- Plastik ve toprak saksılar
- Konteynr tipi kaplar olarak sayılabilir.

10x23, 16x25, 18x30, 25x30, 30x40, 40x40 vb. gibi ebatlarda üretilecek fidanın türüne ve kapta kalma süresine bağlı olarak kullanılmaktadır. Polietilen torbalar bugün için daha çok kamu ağaçlandırmalarına yönelik fazla boylandırılmayan, müşteri açısından ekonomik sayılabilecek fiyatlarda satılan kitlesel fidan üretimlerinde kullanılmaktadır.

- Teneke, varil, bidon vs. gibi büyük ebatlarda kullanılan kaplar,

Piyasada genellikle yağ, peynir tenekeleri olarak 10 kg, 18 kg’ lık tenekeler
ve daha büyük ebattaki bidonlar daha çok boylu fidan olarak peyzaj amaçlı kullanılan fidan üretiminde kullanılmaktadır. Ancak teneke, bidon gibi kapların paslanması ve çürümesi sonucunda satış sırasında kötü bir görüntü arzetmesi ve dikim sırasında kesim zorluğu gibi nedenlerle, giderek kullanımı azalmaktadır. Ancak fazla özellik arzetmeyen ve pazarlanması sırasında alıcıya fazla ekonomik maliyet getirmeyen türler ve bunların kitlesel üretiminde tercih edilmektedir.

- Plastik ve toprak saksılarda fidan üretimi;

Günümüzde ebat ve şekil itibariyle çok çeşitli olarak tüketicinin alımına
sunulmuş saksılar artık fidan üretiminde tercih edilen fidan üretim kabı konumuna gelmiş kap şeklidir. Özellikle tür itibariyle özellik arzeden ve boylu olarak pazarlanan fidanların üretiminde tercih edilmektedir.

Saksı bedelinin teneke, torba gibi kaplara nazaran fazla olması nedeniyle fidan üretiminde bu yönde bir kısıtlamaya gitmek zorunda kalınmaktadır. Ancak saksılı fidanlar;

- Saksılı fidan üretiminde pazarlama sırasında daha özenli ve albenili görülmesi nedeniyle müşteri tarafından daha kolay tercih edilmektedir.
- Fidanlıklarda belli bir boya kadar büyütülen fidan birkaç defa kap ebadı değiştirilerek repikaj yapılmaktadır. Bu amaçla kullanılan saksılar birkaç kez daha kullanılabilmekte, fidan repikajı sırasında işçilik tasarrufu sağlamaktadır.
- Saksılı fidan için ayrıca yastık yapmaya gerek yoktur.
- Saksıların homojen yapıda olması nedeniyle, sulamada karşılaşılacak sorunlar aza indirgenmekte kök yapısının daha sağlıklı olmasında rol oynamaktadır.

Kaplı fidanların üretiminde özellikle sulama rejimine dikkat edilmelidir. Özellikle
saksılı kapların sulanmasında ekonomikliği ve homojen sulama ve gübreleme kolaylığı nedeniyle damla sulama sistemleri kullanılması tercih edilmelidir.

Seralarda Kaplı Fidan Üretimi

Fidanlıklarımızda yıllar önce başlayan kaplı fidan üretimi, 1992 yılında başlayan seralarda fidan üretim tekniğiyle bugün için dünyadaki modern fidan üretim tekniklerine ulaşmıştır.

Seralarda fidan üretimi, pottray diye adlandırılan çok gözlü fidan üretim kaplarına, fidanın iyi gelişmesini sağlayan iyi bir gözenek yapısına sahip yetiştirme ortamının konularak, tohumun makine veya elle ekilmek suretiyle 1+0 yaşında dikime hazır fidan üretimi şeklidir.

Seralar 50 m uzunluğunda, 16.5 m genişliğinde 825 m2 alana sahiptir. Bir brülör yardımıyla mazotla ısıtılmakta; sulama, havalandırma otomatik olarak kontrol edilmektedir.
Bir havuzda dinlendirilen sulama suyu, pompa odasından seralara ve diğer alanlara gönderilmektedir. Gübreleme yine pompa odasında bulunan gübreleme sistemi yardımıyla sulama suyuyla otomatik olarak yapılmaktadır. Brülör ile ısıtılan seraların sıcaklığı sera içinde bulunan kontrol sistemi yardımıyla minimum ve maksimum aralığında ayarlanarak kontrol edilmektedir. Sera sıcaklığı 17-22 oC olacak şekilde ayarlanmaktadır. Isıtma ve havalandırma sistemi iklim sensorlarıyla sağlanmaktadır.

Pottraylara ekimi yapılan tohumlar seraya dizildikten sonra turba, önce su ile doygun hale gelinceye kadar bolca sulanmaktadır. Daha sonra tohumun çimlenebilmesi için üst rutubeti koruyacak şekilde günde birkaç kez ancak az miktarda bir sulama yapılmakta, tohumun çimlenmesini takiben normal sulama rejimine geçilmektedir. Çimlenme, ekimden sonra 13-15 gün içinde tamamen bitmekte, gübrelemeye ekimden bir ay sonra başlanmaktadır. Sera şartlarında 1,5 ay gibi bir süre kaldıktan sonra fidanlar “Gölgelik Alan” diye adlandırılan sahaya alınmaktadır. Bu alan, seradan çıkan fidanların dış şartlara alışabilmesi için bir ara yerdir ve üstü % 40-60 oranında bir gölge sağlayan ağla örtülüdür. Gölgeleme alanında yaklaşık 1,5-2 ay kadar kalan fidanlar üçüncü bir saha olan açık alana taşınmakta, fidanlar tamamen dış şartlara uyum sağlayarak gelişmelerini tamamlamaktadır.

Fidan kabı olarak son yıllara kadar 50x30 cm. ebadında 10 cm. derinliğinde 45 veya 28 gözden oluşan kaplar kullanılmakta iken bugün yine 45, 24, 84 vb. gözden oluşan ancak derinliği ve kap tipi farklı olan kaplar, fidan üretiminde kullanılmaktadır. Fidan kabının içinde yer alan yivler ve setler, fidanın köklerinin düzgünce, aşağıya doğru gelişmesi açısından, alttaki delik ise hem fazla suyun drene edilmesi hem de köklerin kıvrılmasını önlemesi yönünden son derece önemlidir. 45 gözlü kaplarla bir serada 200.000 adet fidan üretilmekte, bir serada iki üretim periyodunda üretilen fidan adedi 400.000‘ e çıkmaktadır.

İlk üretim Mart ayı ortası, ikinci üretim ise Mayıs ayı başında gerçekleştirilmektedir. Aynı üretim tekniği ile sera dışında da üretim yapılmaktadır. (Sedir tohumunun soğuklama ihtiyacından dolayı genellikle sedir ekimi aynı üretim tekniği ile kışın yapılarak kaplar dışarıya alınmaktadır.)

Tohum ekiminden ve yetiştirme ortamının su ile doygun hale getirilmesinden sonra, sera şartları dolayısıyla olabilecek damping-off veya diğer mantarlara karşı Pomarsol-forte kullanılmaktadır. Herhangi bir mantar zararı gözlemlendiği taktirde ilaçlama 10 gün ara ile tekrarlanır.

Ekimden bir ay sonra yani, ikinci ibrelerin çıkmasından sonra tekleme yapılır ve gübreleme programına başlanır. Teklemenin esası, her gözde kabın ortasında yeralan sağlıklı fidanın bırakılması, diğer fidanların ise makasla kesilerek uzaklaştırılması şeklindedir.

Fidanın kök sisteminin gelişimini hızlandırmak ve kılcal kök yapısını teşvik etmek amacıyla zaman (bir üretim periyodunda 4-5 kez) zaman pottraylardan dışarı çıkan köklerin kesimi yapılır. Bunun en pratik yöntemi elektrikle hızlı devirle dönen, tel sistemiyle kesilmesidir. Ayrıca doğal kök budamasını sağlamak amacıyla belirli yükseklikte (yaklaşık 80 cm) gözenekli sehpalar üzerine kaplar konulmakta ve pottraylardan dışarı çıkan köklerin hava ile teması sağlanmaktadır.

Bütün bu genel bilgilerle özetlediğimiz seralarda kaplı fidan üretiminde en önemli unsur tohumun ekildiği ortamın (toprak, turba vs.) fiziksel ve kimyasal yapısı ile sulama ve gübreleme uygulamalarıdır.

Bu üretim şeklinde tüp harcında ana materyal olarak fiziksel özelliği iyi bir tür yosun kökenli, su tutma kapasitesi oldukça yüksek olan açık renkli turba kullanılmaktadır. Fidanlıklara göre turba, tek başına, çam kabuğu veya çay artığı ya da perlitle karıştırılarak kullanılmaktadır. Ancak karışıma konulan bu materyaller en az % 30 oranında kullanılmalıdır. Karışımda kullanılan kabuk gibi organik materyallerin mutlaka kompostlaştırdıktan sonra kullanılması gerekmektedir. Kompostlaştırılmamış materyaller fidanın büyüme döneminde kullanılan gübreyi kullanarak ayrışmakta, bu da fidana verilen besin elementinin bitki tarafından alınmasını engellemektedir.

Bu sistemde önemli olan üç faktör vardır.

1- İyi fiziksel özelliklere sahip tüp harcı materyali
2- İyi özelliklere sahip sulama suyu (pH’ı bikarbonat ve tuzluluk miktarı),
3- Bunlara bağlı olarak fidanın büyüme döneminde uygulanacak gübreleme rejimi,

Bu üç faktör bir sacın üç ayağı gibidir ve birinin eksikliği durumunda fidanın
gelişmesinde birçok sorun meydana gelmektedir. Gübreleme rejimi bu sistemde çok önemlidir. Çünkü tüp materyali olarak kullanılan turba besin maddeleri yönünden zayıftır. Ancak dışardan verilecek besin elementlerinin miktarı ve kendi aralarındaki oranlarla fidanın sağlıklı büyümesi sağlanmaktadır. Prensip olarak bu sistemde Azot, Fosfor, Potasyum elementlerinin yanısıra Bakır, Mangan, Demir gibi mikroelement dediğimiz oranları az ancak bitkiye verilmesi zorunlu olan birçok bitki besin elementinde bulunması gerekmektedir.

Gübreleme rejimi, fidanın büyüme evrelerine göre üç döneme ayırarak farklı oranlarda Azot içeren gübre terkipleri kullanılır.

Fidanın hızlı büyüme döneminde Azot oranı yüksek kompoze gübre(örneğin; 20+20+20+ iz element içeren gübre), yavaş büyüme döneminde Azot miktarı az olan kompoze gübre(örneğin; 11+11+33+ iz element içeren gübre), büyümenin iyice yavaşladığı ve duracağı dönemde de Azot içermeyen Potasyum oranı yüksek gübre(örneğin; 0+16+37+ iz element) kullanılmalıdır.

Fidanın büyüme dönemince zaman zaman analizler yapılarak ortamın pH ve tuzu kontrol edilmelidir. pH’ın ibreliler için 5,5-6,5 arasında olması idealdir. Tuzun ise 2,0-2,5 arasında olması uygundur. Gübreleme serin havada sabah veya akşam saatlerinde yapılmalı, gübre verildikten sonra fidanlar gübresiz su ile yıkanmalıdır, ibrelerde gübre kalmamalıdır.

Kaplı fidan üretimi; fidanlıklarımızın geldiği noktada fidan üretimimizin hem ağaçlandırma sahalarına hem de peyzaj amaçlı kullanıma gönderilen fidanlar içinde büyük bir orana sahiptir. Bu nedenle çıplak köklü fidana göre daha çok özen isteyen kaplı fidanların üretimi ve gelişimi sırasında fidanın ihtiyacına göre uygulanacak sulama, gübreleme gibi diğer bakım çalışmalarının aksatılmadan tekniğine uygun olarak yapılması fidanın kalitesini ve sağlıklı olmasını belirleyecektir.



KAYNAKLAR:

1- AGM, 2002 Tohum, Fidan Üretimi ve Ağaç Islahı ile İlgili Seminer Notları, MURADİYE
2- AGM, 1996 Orman fidanlıklarında Teknik Çalışma Esasları, ANKARA
3- ÜRGENÇ, Suad, 1992 Ağaç ve Süs Bitkileri, Fidanlık ve Yetiştirme Tekniği, İstanbul Ünv. Yayınları No: 3676, İSTANBUL
4- ATALAY, İbrahim, 2006 Toprak Oluşumu, Sınıflandırılması ve Coğrafyası, ANKARA