Hekimlere göre tüm hastalıkların esası vücudun susuz kalmasından
kaynaklanıyor….. vücudun 46 nedenle su istediğini söylüyorlar…
Suyun her zaman yararlı olduğunu biliyorduk da, şimdi onun, niçin doğanın en
basit, en etkili, en güvenli ve en “yan etkisiz” mucizevi ilacı olduğunu
öğrenmek zamanı. Yeni ve sağlıklı bir yaşama başlamak, şu an ellerinizin
arasında tutacağınız bir bardak suda.
Çünkü hayatımızın en vazgeçilmez ama bilinçli olarak, öneminin asla farkına
varamadığımız birincil ögesi: Su!.. Su / Hasta Değil Susuzsunuz adlı kitapta
konuyla ilgili oldukça orijinal ve dikkate alınması gereken tespitler vardı
bizde sizler için seçip yazdık……
Yalnızca canımız istediği zaman su içeriz….. Öte yandan, Ay’ın milimetrik
birtakım hareketlerinin dünyamızdaki suyu etkilediğini, böylelikle
denizlerin yükseldiğini ve alçaldığını coğrafya kitaplarından da biliriz.
Durum böyleyken, yani insan evladı da bu dünyanın malzemesinden oluştuğuna
göre, vücudumuzdaki su seviyelerinin ne âlemde olduğunu aklımıza bile
getirmeyiz. İçinde bulunduğumuz toplumun yeme içme alışkanlıklarının bir
eseri olarak, edindiğimiz su içme alışkanlığı bütün hayatımıza egemen olur,
örneğin acılı bir yemeğin üzerine iki bardak su içmek rahatlatır, yazın
sıcaklarda canımız hep su ister, vesaire.
Oysa hekimler Su / Hasta Değil Susuzsunuz adlı kitabında hiç de böyle
düşünmüyor. Tüm hastalıkların biricik nedeninin, vücudun susuz kalması
olgusuna dayandığını öne sürüyor. …Bu öne sürüşünü “binlerce su deneyimi”
ile de açıkça ortaya koyuyor.
Hal böyle olunca, alabildiğine maddi ve manevi işkence gören ve doğru dürüst
beslenemeyen insanların ilk başına gelen midelerinin iflas etmesidir.
Bir gün bir kişi inanılmaz mide sancılarıyla kıvranmaya başlayınca,
doktor gayri ihtiyarı olaya müdahale ediyor ve adamcağıza iki bardak su
içiriveriyor…. Çok geçmeden sancıların dindiğini gözlemliyor….Bu
olay, suyun hastalıkların tedavisinde ne denli bir etkisi olduğunu ilk
keşfettiği an oluyor. Bundan sonra su çalışmalarını yoğunlaştıran kardeşimiz
2,5 yıl içerisinde Evin’in tezgahından geçen yaklaşık 2 bin kişiyi suyla
iyileştiriyor, yalnızca suyla….
Derken,bu dr. kardeşimiz… 2,5 yıl kadar sonra zamanı
geldiğinde,ilğililerden ricada bulunuyor, “lütfen beni 1 yıl daha burada
tutun, zira araştırmalarımın en önemli evresine girmiş bulunmaktayım ve bu
kadar çok hastayı dünyanın hiçbir yerinde, bu koşullarda bulamam.”
Böylece, yazarımız 1 yıl daha “gönüllü olarak hayatını burada sürdürüyor,
sonra da Araştırma ve çalışmalar için yıllarca sürüyor ve nihayet bu kitap
ortaya çıkıyor.
Burada sözü edilen fizyoloji, ilaç üreticilerinin kullandıkları bilim değil,
vücuttaki canlı dokularla organların doğal çalışmalarını tanımlayan bilim
dalıdır. Bu kitap, bazı önemli sağlık sorunlarıyla bu sorunlarının
nedenlerinden ve doğal yöntemlerle tedavilerinden söz etmektedir. Bir sağlık
sorununun nedeni ve tedavisi açığa çıktığında, hiç kimsenin anlayamadığı
tıbbi terimlere gerek kalmaz. Burada okuyacaklarınız kapsamlı bir klinik ve
bilimsel araştırmaya dayanmaktadır.
“Bu kitapta, birçok ciddi hastalığın tedavi nedeni olan kronik gizli
dehidrasyonun (susuzluğun) fizyolojik etkisi ve metabolik
komplikasyonlarından söz edeceğim. Bugün, bunun çağdaş tıbbın en büyük
gelişmesi olduğunu inananlar var.”
Çağımızın bazı sağlık sorunlarından söz eden bu basit sunum, bütün dünyada
bilim ve mantığa dayalı tıbba geçiş için bir rehber olacaktır. Elinizdeki
kitap, toplumun ivedi çözüm isteyen sorunları için yazılmıştır. Özellikle 15
milyon astımlı çocuğun ailesinin bu hastalığın nedenini ve çocukların
yaşamlarını kurtarabilecek basit ve ucuz tedavi yöntemini öğrenmesi çok
önemlidir.”
vücudumuz tam 46 nedenle suya ihtiyaç duyuyormuş….
1- Hiçbir şey susuz yaşayamaz….
2- Göreceli su yetersizliği vücudun bazı fonksiyonlarını önce
bastırır,
sonra öldürür.
3- Su temel enerji kaynağıdır, vücudun “nakit akımıdır.”
4- Su vücudun her hücresinde elektriksel ve manyetik enerji
üretir, bize
yaşam gücü verir.
5- Hücre yapısındaki maddeleri birbirine bağlayan bir
yapıştırıcıdır.
6- DNA hasarını önler ve onarım mekanizmalarının daha iyi
çalışmasına yardımcı olur, böylece üretilen anormal DNA sayısı azalır.
7- Bağışıklık sisteminin (bütün mekanizmalarının) merkezi olan kemik
iliğinde, bu sistemi kanser de dahil olmak üzere, çeşitli hastalıklara karşı
güçlendirir.
8- Bütün besinlerin, vitmin ve minerallerin temel çözücüsüdür.
Vücutta besinleri küçük parçalara ayırır, sindirimlerinde ve son metobolik
aşamalarında görev yapar.
9- Besinlere enerji verir ve parçalanan besinler sindirim sırasında
bu enerjiyi vücuda aktarır. Susuz yenen yemeğin vücut için hiçbir enerji
değeri yoktur.
10- Su, besinlerdeki gerekli ögelerin emilimini artırır.
11- Bütün ögelerin vücuda taşınmasına yardımcı olur.
12- Akciğerlerde oksijen toplayan kırmızı kan hücrelerinin çalışma verimini
artırır.
13- Hücreye ulaşan su, o hücreye oksijen verir ve atık gazları
vücuttan atılmaları
için akciğerlere taşır.
14- Vücudun çeşitli bölgelerinden zehirli atıkları toplar ve
atılmaları için
karaciğer ya da böbreklere taşır.
15- Eklem boşluklarındaki temel yağlayıcı maddedir, artrit ve sırt
ağrılarının
oluşumunun önlenmesinde yardımcı olur.
16- Omurgadaki diskleri “şok emici su yastıkları” na dönüştürür.
17- Bağırsakları en iyi çalıştıran yağlayıcı maddedir, kabızlığı önler.
18- Kalp krizi ve felce karşı koruyucudur.
19- Kalp ve beyin damarlarında pıhtılaşmayı önler.
20- Vücudun soğutma (terleme) ve ısıtma (elektrik) sistemleri için
vazgeçilmezdir.
21- Düşünme başta olmak üzere, bütün beyin fonksiyonları için bize güç ve
elektriksel enerji verir.
22- Serotonin ve diğer nörotransmitterlerin (sinir ileticileri)
üretimi için
vazgeçilmezdir.
23- Melatonin de dahil olmak üzere, beyinde üretilen bütün
hormonların yapımı
için gereklidir.
24- Çocuklarda ve yetişkinlerde dikkat yetersizliği sorununa çözüm
getirir.
25- Çalışma verimini artırır ve dikkat aralığını büyütür.
26- Su dünyadaki diğer bütün içeceklerden daha kolay bulunabilir ve hiçbir
yan etkisi yoktur.
27- Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur.
28- Uykuyu düzenler.
29- Yorgunluğun giderilmesine yardımcı olur ve bize gençliğin enerjisini
verir.
30- Cildi yumuşatır ve yaşlılık belirtilerinin azalmasına yardımcı olur.
31- Gözlere canlılık ve parlaklık verir.
32- Glokomdan korunmamıza yardım eder.
33- Kemik iliğinde kan üretim sistemlerini düzenler, lösemi ve
lenfoma oluşumunun
önlenmesine yardımcı olur.
34- Vücutta enfeksiyon ve kanser hücrelerinin geliştiği bölgelerde
bağışıklık
sistemini güçlendirmek için çok gereklidir.
35- Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler.
36- Kadınlarda, adet öncesi ağrıyı ve ateş başmasını hafifletir.
37- Kalp atışıyla birlikte kanı sulandırıp dalgalandırarak dolaşımdaki katı
maddelerin dibe çökmesini engeller.
38- İnsan vücudunda dehidrasyon sırasında kullanılabilecek bir su deposu
yoktur. Bu nedenle gün boyunca düzenli olarak su içmemiz gerekir.
39- Dehidrasyon cinsellik hormonunun üretimine engel olur, bu
iktidarsızlık
ve libido kaybının başlıca nedenlerinden biridir.
40- Su içtiğiniz zaman susuzluk ve açlık duygularını ayırt
edebilirsiniz.
41- Kilo vermenin en iyi yolu su içmektir. Düzenli aralıklarla su için
ve sıkı bir rejim yapmadan zayıflayın. Acıktığınız zaman aşırı yememeli, ama
susadığınızda suyunuzu içmelisiniz.
42- Dehidrasyon doku boşlukları, eklemler, böbrekler, karaciğer, beyin ve
deride zehirli çökeltilerin birikmesine yol açar. Su bunları temizler.
43- Su, gebelikte sabah bulantılarını azaltır.
44- Zihin ve vücut fonksiyonlarını bütünleştirir. Kara verme ve hedefleri
belirleme yeteneğini artırır.
45- Yaşılıkta bellek kaybının önlenmesine yardımcı olur. Alzheimer, multipl
skleroz, Parkinson ve Lou Gehring hastalıklarının riskini azaltır.
46- Kafein, alkol ve bazı ilaçlara duyulan bağımlılığın
giderilmesine yardımcı
olur.
Bu kitabı ilk okuduğundan bu yana artık “bol sulu bir yaşam sürüyorum…
Kardeşlerim vücudunuzu, yıllardır, bir “atık ilaç deposu” haline
getirmekten bir an evvel kurtarmanız gerekiyor…

