Alıntıdır. Kaynak: http://www.olaymedya.com/koseyazidetay.php?yazarid=1&id=639
Şu günlerin en moda sözcüğü çevre! Peki, en büyük çevreciler sizce kim ? Bence en büyük çevreciler, hani uydurmasyon yaptırdıkları tekerlekli yük taşıyıcıları ile çöp toplayanlardır.

Onların bu memlekete faydası çoktur. Bu insanlarımıza biraz daha anlayışlı davranabiliriz… Geçenlerde bakıyorum böyle bir çocuğa altında lüks arabası olan bir bey, onu aşağlayarak azarlıyordu.

“ Yolları kapatıyorsunuz, size trafik polisleri niye karışmıyorlar ki “diye afra tafra kesiyordu? “ Gücü yeten yetene devrini yaşıyoruz ya ondan, olsa gerek”… “Ben de o beye inat çocuğa eline sağlık, kolay gelsin “ dedim.

Ama çocuk kendine öyle diyen beyi yadırgamadı, fakat beni yadırgadı. Çünkü insanların kendilerine kızmalarına öyle alışmışlar ki… Aslında kendileri de en büyük çevreci olduklarının bilincini taşıyorlar mı, bilemiyorum? Öncelikleri para kazanmak olduğu için, kim bilir belki de olaya öyle bakmıyorlardır.

Bakınız, 1 ton kağıt yapmak için, 800 desimetreküp ağaç harcanıyor.

“ Ağaç hayatın ta kendisidir.” Ağaç hayat demektir, oksijen demektir. Bu kadar yaşamsal önemi vardır insanoğlu için… Yeniden dönüşüm onun için çok önemlidir. Atık kağıtları kullanmak, hem ekonomiye, hem de çevreye katkıdır. Bir plastik pet şişenin 300 yıl içinde doğada ancak kaybolduğunu söylüyorlar uzmanlar…

Oysa o toplanan pet şişeler, yeniden toplanarak ipliğe dönüştürülüyor. Teneke kutular alüminyuma çevriliyor… Atıklar değerlendiriliyor.

Öğrendiğim kadarı ile Avrupa Birliğinde kağıt toplayıcıları hem devletten maaş alıyorlar, hem de topladıkları malzemeden kilo başına yevmiye kazanıyorlarmış. Her birinin kendi numaraları ve çalışma bölgeleri varmış… Neyi nereye teslim edeceklerini biliyorlarmış… Bizde ise belediyeler böyle bir organizasyonun içinde olabilirler. Hem de belediyeye ciddi anlamda kaynak yaratmış olurlar. Belediye elamanları tam tersi o çocuklara ya da o işi yapanlara görüntüyü bozuyorsunuz diye kirlilik gözü ile bakıyorlar…

Gaziantep valiliği kendine bağlı kurumlara yaptırım uygulatabilir… Onlara diyebilir ki? “ Çöplerinizi sınıflandırın..”

Ne olur sonuçta; binlerce ton kağıt boşa gitmez, ağaçlar bir nebze olsun yok olmaz… Devlette kazançlı çıkmış olur.

Bizlerde çöplerimizi ayrıştırarak, sınıflandırarak koyarsak eğer, bu bilinci de yaygınlaştırırsak, ekonomimize ciddi anlamda katkı sağlamış oluruz.

Çöp toplayıcıların da işi kolaylaşmış olur.

Efendim! Şimdi ülkede bu kadar sorun varken çöpte neyin nesi demeyin!

Yazdıklarımı önemseyin!
Sabriye GÜLER