Duanın gücü:
Muhammed Bozdağ ?İstemenin Esrarı? isimli kitabında diyor ki:
2700 hasta üzerinde yapılan 23 ilmî araştırma, kendilerine haberleri olmadan dua edilen hastaların yüzde 57?sinde, ağrının azalması ve iyileşmenin hızlanması gibi tesirler ortaya çıkarmıştır. (Annals of Internal Medicine 2000; 132: 903- 910)
Dua ettiğinizde, yaratılan iyileştirici enerji hedefine ulaşıyor ve tesirini gösteriyor. Ateist düşünürlerden Dan Barker, bu durumu, plasebo yani hastaları iyileştireceği telkini ile verilen kimyevî tesiri olmayan boş ilaçların tesiri olarak tarif ediyor. Duayı dinleyen ve isteneni yaratan Tanrı olmasa bile, aynı tesirlerin kendini sevdiklerine bağlı hisseden her hastada ortaya çıkacağını savunuyor.
Dr. Franklin Loehr gibi araştırmacılar, bu teze itiraz ettiler. Eğer dua bitkilere ve hatta cansızlara da tesir ediyorsa, ateist Dan Barker?in iddiası doğru olamazdı. Nitekim bir grup bitki için olumlu, diğer grup bitki için de olumsuz dua yaptılar. Olumlu dua yapılan bitkilerin her defasında daha hızlı filizlendiğini ve daha gür yetiştiğini tespit ettiler. Ardından canlı bitkiler yerine, onları sulamada kullandıkları cansız suya dua edip üflediler. Dua edilen suyla beslenen bitkilerin filizlenmesi dua edilmeyen suyla beslenenlerden daha canlı ve hızlı gerçekleşiyordu. Bu deneyleri defalarca tekrarladılar ve hep aynı neticeyi aldılar. Bu durum, dua ile akan enerjinin, sadece insanların sağlıklarında değil, canlı bitkilerin ve cansız maddelerin üzerinde de tesirli olduğunu ispatlamaktadır.
Detay için, (Debra Williams, ?Scientific Research of prayer: Can the power of prayer be proven??, http: /www.plim.org)?a bakılabilir.
?Müminin mümine en iyi duası nasıl olmalıdır?? sorusuna Bediüzzaman Hazretleri 23. Mektup?ta ?Kabul sebepleri dairesinde olmalı. Çünkü, bazı şartlar dâhilinde dua makbul olur. Kabul şartlarının toplanması nispetinde makbuliyeti ziyadeleşir. Bu cümleden olarak: Dua edileceği vakit, istiğfar ile mânevî temizlenmeli; sonra makbul bir dua olan salavât-ı şerîfeyi şefaatçi gibi zikretmeli ve sonunda yine salavât getirmeli. Çünkü, iki makbul duanın ortasında bir dua, makbul olur. Hem ona gıyaben yani onun yokluğunda, arkasından dua etmeli. Hem hadiste ve Kur?an?da gelen mesûr dualarla dua etmelidir.?
Daha sonra bunlara; dünya ve âhirette sıhhat ve afiyet isteme hem dünya ve âhirette hasene isteyip cehennem azabından korunmayı dileme gibi câmi dualarla dua etmeyi, hem hulûs, huşû ve hulûs-ü kalp ile dua etmeyi, hem namazların sonunda, bilhassa sabah namazından sonra, hem mübarek mevkilerde, bilhassa mescitlerde, bilhassa meşhur mübarek gecelerde, hem Ramazan?da, bilhassa Kadir Gecesi?nde dua etmeyi ilave ederek, bunların kabule yakın olacağının Rahmet-i İlahiye?den kuvvetle ümit edildiğini beyan ediyor.
*Makbul dualardan biri de, müminin, mümine gıyabında yaptığı duadır.
*Onun için en azından sevdiklerimizin bir listesini yapıp onların hiç haberi yokken onlar için bol bol dua edelim... Cenab-ı Hak dualarımızı kabul etsin... Âmin.
________________________________________
*Müminin mümine duası nasıl olmalıdır?
________________________________________
Makbul dualardan biri de, müminin, mümine gıyabında yaptığı duadır. Çünkü dua yapan insanın, yaptığı duada bir menfaati veya bir beklentisi yoktur. Bu sebeple ihlaslı ve samimidir. Herhangi bir beklenti olmadan, sırf mümin kardeşini düşündüğü ve onun ihtiyaçlarının giderilmesi için yapılan dua inşallah kabul edilir. Zaten O (c.c), Peygamberimizin ifadesi ile, ?kendisine el açan hiç kimsenin elini boş çevirmez.?
Dua ederken dikkat edilecek konular:
Duâ edileceği vakit, istiğfar ile mânevî temizlenmeli; sonra, makbul bir duâ olan salâvat-ı şerifeyi şefaatçi gibi zikretmeli ve âhirde yine salâvat getirmeli. Çünkü, iki makbul duânın ortasında bir duâ makbul olur.
* Hem bizahri?l-gayb, yani gıyaben ona duâ etmek,
* Hem hadiste ve Kur?ân?da gelen me?sur duâlarla duâ etmek; meselâ,
?Allahım, Senden kendim ve onun için dünyada ve âhirette af ve âfiyet istiyorum.? (en-Nevevî, el-Ezkâr, 74; el-Hâkim, el-Müstedrek, 1: 517.)
?Ey Rabbimiz, bize dünyada da güzellik ver, âhirette de güzellik ver. Ve bizi Cehennem ateşinin azâbından koru.? (Bakara Sûresi, 2: 201.) gibi câmi duâlarla duâ etmek
* Hem hulûs ve huşû ve huzur-u kalble duâ etmek,
* Hem namazın sonunda, bilhassa sabah namazından sonra,
* Hem mevâki-i mübarekede, hususan mescidlerde,
* Hem Cumada, hususan saat-i icabede,
* Hem şuhur-u selâsede, hususan leyâli-i meşhurede,
* Hem Ramazan?da, hususan Leyle-i Kadirde duâ etmek, kabule karin olması rahmet-i İlâhiyeden kaviyyen me?muldür.
O makbul duânın ya aynen dünyada eseri görünür; veyahut duâ olunanın âhiretine ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek, aynı maksat yerine gelmezse, duâ kabul olmadı denilmez, belki daha iyi bir surette kabul edilmiş denilir. (Bkz. Mektubat, 279


Allah razı olsun...