Numeric Data
Nümerik Veri
26.006 tarım, bahçe, peyzaj, bitki ve teknik terim.
Nümerik Veri
Sayısal
Partisinin veya stokunun tüm niteliklerini içeren ve temsil eden, analiz için ayrılan bir miktar ürün.
Bir ürünün içinden, o ürünün tamamının ortalama niteliklerini mümkün olduğu kadar tam temsil edecek şekilde parça alınması işlemi.
Çeşitli amaçlar için alınan numuneleri, eşit şekilde bölen ve analiz için istenen miktara indiren alet.
Herhangi bir nedenle alınan numunelerin taşınmaları, analiz için uzun süre muhafaza edilmeleri amacıyla içine konuldukları, bezden yapılan ve her Bölge Müdürlüğü için far
bkz. Diplomatik Protokol
Sakinlerinin sağlığı ve yaşaması için gerekli her şeyi içeren, nükleer enerji ile çalıştırılması düşünülen konut ...
Sap dik ve orta uzundur. Kılçıklı, başak rengi beyazdır. Tane beyaz elips şeklinde, karın çizgisi az derin dar, yanak dolgun, yarı sert, 1000 tane ağırlığı 30-35 gr'dır.
İng: Nurse > Okunuşu: nörs >Türkçesi: HEMŞİRE, HASTABAKICI
Körpe fidan.
Fidelik.
İng: Nut > Okunuşu: nat >Türkçesi: 1.KURUYEMİŞ (fındık v.b) 2.SOMUN
Somun
Besin
Besin (Nutrient gibi)
Beslenme
Besinsel
Besinsel destekleyici
Besleyici
Topluma yönelik hizmet ve etkinliklerin yer seçimini ve toprak kullanım biçimlerini etkileyen, nüfusun mekansal dağlımı.
Halkın belirli bir bölümünü oluşturan kesimlerin karşılıklı olarak iki devlet arasında değiştirilmesi. Mübadil (Mübadeleye dahil olan kişi) olan kişi bu yolla güce zorlan
Doğum, ölüm ve göç olayları sonucunda nüfus içinde gerçekleşen sayısal ve yapısal değişim süreci.
Dolaylı araçlarla gerçekleştirilen, bir nüfusun büyüklüğü ya da diğer özellikleriyle ilgili tahmin.
Yaş dağlımı, mekân dağılımı, gelir modelleri, hane halkı oluşumu ve büyüklüğü konusunda bilgi gibi, planlama ...
Geçmiş eğimlerin süreceği varsayımına dayanan, gelecekteki nüfusla ilgili öngörü.
Bir ülkedeki insanların resmi olarak belirli aralıklarla sayımı.
Penetration
Bir devletin veya devlet grubunun başka bir devletin kendilerinin istemediği veya çıkarlarına aykırı olduğu bir politikayı uygulaması için, ellerindeki nükleer gücü koz o
Nuclear Equipoise
Özellikle elektrik üretimi için nükleer fizyon ya da füzyon ile oluşturulan enerji. Nükleer enerji tesisleri, ...
Strike Operations
Nükleer silahlara sahip devletler arasında yapılacak bir savaşta bütün nükleer silahların karşılıklı kullanılmasıyla dünya ve insan üzerinde oluşturacağı etki ve yeni olu
Nuclear Warfare
Nuclear Fall Out
Yokedici gücüne, bombanın içindeki malzemelerin enerjiye dönüştürülmesiyle sahip olan silah. Bu silahlar, patlayıcı makinalardır. Mesela, bomba, top, torpedo, füze. Güçlü
Nuclear Disarmament
Artillery Fired Atomic Projectile
Nucleer, Biologic, Chemical (NBC)
Numeric
Numeric Data
Birbirinin aynı olan yazılı metin.
Atıksız teknoloji.
İng: Nylon > Okunuşu: naylon >Türkçesi: NAYLON
İng: Oak > Okunuşu: ook >Türkçesi: MEŞE
Üstüpü
İng: Oar > Okunuşu: or >Türkçesi: KÜREK
İng: Oasis > Okunuşu: oesis >Türkçesi: VAHA
Otopsi.
İng: Obey > Okunuşu: obey >Türkçesi: SÖZ DİNLEMEK, İTAAT ETMEK
Şişman.
Şişmanlık.
Görülebilen veya dokunulanilen herhangi bir şey.
Nesne
İng: Object > Okunuşu: ıbcekt >Türkçesi: İTİRAZ ETMEK
İng: Object > Okunuşu: abcekt >Türkçesi: NESNE, OBJE, AMAÇ
İtiraz
Özdek mercek
Amaç
Duyulup, görülebilen, idrak edilebilen.
Koşullu, zorunlu
Zorunlu oksijencil
Zorunlu oksijensiz
Taahhüt
İşverenin Yükümlülükleri
İng: Oblige > Okunuşu: ıblayc >Türkçesi: 1)ZORUNLU KILMAK 2)MİNETTAR KILMAK3)YAPMAK,SAĞLAMAK
Vücuttaki boşlukların tıkanması.
Engelleme
Müşahade.
Gözlem
İng: Observation > Okunuşu: abzıveyşın >Türkçesi: GÖZLEM
Gözlemek
İng: Observe > Okunuşu: ıbzörv >Türkçesi: GÖZLEM YAPMAK
Gözlemci
Daimi endişe,fikri sabit, nöroz.
Engel
Doğum bilgisi.
Tıkanma (içten)
Tıkanma, engel.
İng: Obtain > Okunuşu: ıbtein >Türkçesi: TEDARİK ETMEK, SAĞLAMAK
Howitzer
Howitzer Cradle
İng: Obvious > Okunuşu: ıbvıyıs >Türkçesi: AŞİKAR
İng: Occasion > Okunuşu: ıkeyjn >Türkçesi: VESİLE
Kapatma
Tıkayıcı
Gizli
Gizli kan
Yertutum, işgal
İşgal
İng: Occupation > Okunuşu: aküpeyşın >Türkçesi: 1.MESLEK 2.İŞGAL
İşgal Edilmiş Topraklar
İng: Occupy > Okunuşu: aküpay >Türkçesi: İŞGAL ETMEK, OTURMAK, KAPLAMAK, MEŞGUL ETMEK
İng: Occur > Okunuşu: ıkör >Türkçesi: OLMAK
İng: Ocean > Okunuşu: ouşın >Türkçesi: OKYANUS
Deniz Bilimi Araştırmaları
Dış kıta sahanlığı.
Sekiz