Koruma
Doğal ve insanların oluşturduğu çevre kaynaklarının ( madenler, su, ormanlar, balık yatakları, vahşi yaşam vb.
İlgili forum konuları yükleniyor…
Doğal ve insanların oluşturduğu çevre kaynaklarının ( madenler, su, ormanlar, balık yatakları, vahşi yaşam vb.
Özellikle geçmişten kalma yapıların yararlı durumunun, bakımla mümkün olduğu kadar uzun süre korunması süreci.
Bir devlet veya devletlerce ekonomik, sosyal ve askeri yardım yapılması ve gözetilmesi. Ekonomik yardım, tekniksel yardım, sermaye bağışı, özel yatırımın garanti altına a
Toprağı rüzgar erozyonundan korumak için dikilen ağaçlar ve çalılar.
Uzaydan gelen alfa, beta ve gamma ışınları. Bu ışınlar yeryüzünü etkileyen karmaşık bir radyasyon ( ...
Bir kömürün diğerlerine göre kalite düzeyi.
Boru hatlarında, tankerlerde vb. gerçekşleşen, kirliliğe yol açmadan ayrılması zor olan karışım.
Köpürmeyi azaltmada kullanılan veya köpük oluşumunu denetlemek için deterjanlara eklenen kimyasal maddeler.
Sıvı atıkların arıtılmasında atık maddeden suyu ayırmak için kullanılan yöntem.
Bataklık ve su taşkınlarına açık alanlar gibi sıkı gelişim kontrolü gerektiren, çevresel yönden hassas yada ...
Yeryüzündeki kar ve buz çökeltilerinin bütünü.
Nasıl kullanılacağı konusunda açıklayıcı bilgi verilmeden nispeten kolayca kullanılabilen makineler ve bilgisayar yazılımını ifade eden ...
Büyüme için özümlenebilecek durumdaki besleyici eleman yada bileşik miktarı.
Aşırı mineral yada tuz yoğunluğu taşımayan, insan, hayvan yada bakterilerle ilgili zararlı madde birikimi içermeyen, ...
Atık suda askıda bulunan maddeyi süzmeye yarayan kum dolu yatak.
Kurak koşullarda yaşayabilen bitki.
Biriken bir zehir olup küçük bir miktarları bile ciddi hastalıklara yada ölümlere yol açan, doğal ...
Bir böcek zehiri türü.
Organik kurşun bileşikleri katılmamış benzin.
Kısmi yanmadan oluşan ince karbon parçacıkları yada yüksek karbon içeriğine sahip parçacıklar.
Birincil işlemden sonra, suyun süzülüp buharlaştırılması için lağım çamurunun yayıldığı özel alan.
Fosil yakıtların kükürt içeriğinin tasfiye edilmesi yada azaltılması işlemi.
Yanan maddelerin bıraktığı kalıntı.
Ülkeler arasında yakınlaşmayısağlamakta önemli rol oynayan belgelerdir. Genellikle, kültürel temaslar, burslar, karşılıklı santranç ve bilim adamı ziyaretlerispor temasla
Bir emperyalizm yöntemi. Kültür kalıpları, ekonomik, siyasal ya da toplumsal olsun bir toplumun ana değerlerinin göstergesidir. Kültür emperyalizmi bir ülkenin kendi kült
Ülkelerin karşılıklı olarak siyasal etkide bulunabilmek amacı ile uyguladıkları bir diplomasi türü. Bu fikrin temelinde, kültürel açıdan birbirlerine daha yakın olan tara
İnşaat alanının aza indirmek amacıyla kümeler halinde yapılan binalar.
Birleşmiş kentsel topluluklar grubu yada ağı.
Ekonomik, siyasal ve toplumsal sistemler çatışma halinde olmalarına rağmen farklı küresel topluluklar her zamankinden daha fazla karşılıklı bağımlılığa maruz kalmışlardır
Gerçekleştirilebilir en düşük emisyon oranı.
Lağım çamurunun işlenmesinde kullanılan oksitleme havuzu.
Konutların pis su depolama tankı.
Kendi kendine temizlenen, hızla akan sular.
Göl, havuz, bataklık gibi kirliliğe maruz durgun sular.
Litre / hane / Gün.
uzak mesafeye yayılmış baca zerrelerini bulmaya yarayan hava kirliliğiyle ilgili teknik.
Kayalarda ve ağaçlarda oluşan, sülfür dioksit gibi kirletici maddelerin varlığını gösteren suyosunu ve mantar birleşimi.
Tatlı suların fiziksel, kimyasal ve biyolojik durumlarını inceleyen bilim dalı.
Klorlanmış hidrokarbonlar ailesinden dayanıklı suda çözünmeyen bir tarım ilacı.
Düşük kalorili bir kömür cinsi.
Genellikle yer yüzeyinden yaklaşık seksin kilometre derinliğe kadar uzanan yer kabuğu katmanı.
Buharlaşma sonucu su kaybı oranını ölçen alet.
Hücrelerin tahribi (yıkımı).
Sıvılaştırılmış doğal gaz.
Baskı gruplarının amaçlarına varmak için kongrede, pariementoda yaptıkları çalışmalar. Kişilerin ya da özel çıkar gruplarının siyasal karar alma sürecinin etkileme amacın
Sıvılaştırılmış petrol gaz.
Hafif raylı ulaşım; Uzun menzilli taşımacılık.
Laboratuar deneme odası.
Sınır değerleri ...
İnsan ve biyosfer programı.
İzin verilebilir azami yoğunluk.
...
Madencilik çalışmalarının sonucunda, bitki örtüsünü ve su kaynaklarını kirletici etkiye sahip materyal, özellikle kaya ve ...
Bir kentsel alandaki coğrafi veya yönetsel alt bölüm.
Organizmaların nispeten büyük miktarlar halinde yararlandığı karbon, hidrojen, oksijen, azot fosfor, sülfür, potasyum ve kalsiyum ...
En büyük (gezegensel) ölçekli rejimler ve fenomenlerle ilgilenen, klimatolojinin alt dalı.
Parçacıklar halindeki organik maddelerle heterotrofik beslenme yoluyla enerjilerini sağlayan organizmalar.
Bir kaynağın üstesinden gelebileceği günlük kirlilik miktarı.
Belirlenmiş bir amaca ulaşmak için mevcut olasılıkların maliyetlerinin karşılaştırılması. Burada her bir olasılığın dolaylı ve ...
Alternatif programları, potansiyel faydaları ve olası maliyetleri açısından değerlendirmeye yönelik bir analiz yöntemi.
Doğal çevre üzerinde insan eliyle gerçekleştirilen değişikliklerin, yapılar, parklar vb. dahil olmak üzere, bütünü.
I. Dünya Savaşı'ndan sonra galip devletlerin, eski Osmanlı ve Alman topraklarının bazıları üzerindeki yönetim yetkilerinin, Milletler Cemiyeti'nin belirlediği şartlar alt
Katı atıktaki metalleri, yeniden kullanılabilir hale getirmek için mıknatıs uygulama yoluyla ortamdan uzaklaştırma.
Başlıca hava kirleticileri.
Deniz kirliliği sözleşmesi.
deniz kirliliğini izleme programı.
Statüsü 1961'de imzalanan diplomatik ilişkiler üzerine Viyana Kongresi'nde belirlenen alt düzeyde diplomatik temsilci. Güven mektubunu görev yapacağı ülkenin devlet başka
İzin verilebilir azami zehir yoğunluğu.
Marjinal maliyet etkinliği.
Deniz çevresi veri ve bilgi sistemi.
Kümekent; birçok kentsel alanın daha büyük bir bütün halinde birleşmesi.
Hava, su ve toprak kirliliğinin, daha önceden işleme tabi tutulmadan mekanik toplama yöntemiyle denetlenmesi ve ...
Klasik diplomasi protokollerine uyulmadan seri bir biçim de yapılan, uzlaştırıcı görüşmeler yapma esasına dayanan ve genellikle bunalım dönemlerinde başvurulan diplomasi
Deniz Çevresini Koruma Komitesi.
Petrol rafinerilerindeki bir süreçte oluşan ve kostik soda ile ovularak (yıkanarak) ayrılan, keskin kötü kokulu, ...
Uluslararası hukukta herhangi bir devletin kendisine karşı girişilen bir saldırıya karşı kendini savunma hakkı. Meşru savunma devletlerin doğal bir hakkı olarak tanındığı
İşlenen metallerin kullanılmamış ve atılan parçaları.
Bataklık topraklarda, lağım sularında ve ayrıca kömür madenlerinde organik maddenin anaerobik koşullarda ayrışmasından oluşan, genellikle ...
Büyük şehir ve ekonomik, toplumsal ve siyasal-idari etkenler nedeniyle ona bağlı civar yöreler.
Terkedilmiş, kullanılmayan arazi; boş kalan arazi (nadas arazisi).
Mezosferin üst kısmı.
Meteoritlerin (göktaşlarının) yanıp yok olduğu sanılan, stratosferlerle termosfer arasındaki bölge.
Organizmaların çok küçük miktarlarda yararlandığı mineral besinler.
Küzük bir alandaki yöresel iklim koşulları.
Biyolojik işleme tabi tutma süreçlerinde aktif etki maddesi işlevi gören ya da indirgeme faaliyetine katkıda ...
Çok küçük bitkiler ve hayvanlar; hastalığa yol açan bazıları lağım suyunda bulunur.
Hastalık yapıcı organizmaların sözgelimi klorlama yoluyla yok edilmesi.
Gerektiğinde kısa sürede seferber edilebilen sınırlı, askeri eğitim görmüş yurttaşların oluşturduğu askeri örgütlenme. Kimi zaman düzenli orduya yardımcı olmak üzere, kim
Devlet yönetiminde ve ülke sorunlarının çözümünde orduya ve askeri yöntemlere çok fazla önem verme. Milizarizm uluslararası alanda ise kendini yayılmacı ve saldırgan bir
Bir ülkedeki yabancı doğal kaynak, hizmet ve kuruluşların siyasal, sosyal ya da ekonomik nedenlerle yerli mülkiyete dönüştürülmesidir. Millileştirme ilke olarak bir yasam
Kendilerini birleştiren dil, din, kültür bağlarından dolayı ulusal bir topluluk oluşturmaları bilincine varan ve bağımsız bir devlet kurmak isteyen kimselerin oluşturduğu
Bir devletin, bir başka devletin dostça olmayan bir davranışına olumsuz nitelikte bir eylemle karşılık vermesi. Devletler arasında işi savaşa götürmeden sorunların karşıl
tek bir ürün yetiştirilmesi.
Ergime noktası.
Bk. En olası sayı.
Cüruf, ergimiş metalin yüzeyindeki pislik.
Genleri değiştirme yeteneğine sahip etki maddeleri.
Bir genin ya da kromozomun yapısındaki aktarılabilir değişim.
Devlet ya da devlet grubunun, iç ve dış politikalarını etkilemek kendi çıkarlarına uygun bir hale getirmek için başka bir devletin işlerine karışmak. Bazen müdahale gerek
bkz. Sığınmacı