Higrostat
Higrostat, belirli bir alandaki bağıl nem oranını sabit seviyede korumaya yarayan düzenek veya cihaz.
6.445 denetlenmiş ve yayımlanmış madde. Terimler kalite kontrolünden geçerek yayımlanır. Bilimsel açıklamalar kaynaklı yeni sürümlerle genişletilir. Bu liste çalışma sürdükçe güncellenir.
Higrostat, belirli bir alandaki bağıl nem oranını sabit seviyede korumaya yarayan düzenek veya cihaz.
Higroskopisite, bir maddenin ortamdan nem çekme ve bu nemi bünyesinde tutma yeteneği.
Hevkirmek, ekinlerin orak ile biçilip düzenli olmayan demetler halinde toplanması eylemidir.
Heterotaksi, iç organların kısmen veya tamamen normal konumunun tersine dönmüş olduğu durum.
Heterosinapsis, homolog olmayan kromozomların mayoz bölünme sırasında birbirine yapışması veya eşleşmesi olayıdır.
Heteronom, bünyesindeki bölümler veya parçalar birbirinden farklı yapısal özelliklere sahip olan organizma veya yapı.
Heterokromozom, cinsiyet belirleme mekanizmalarında kritik rol oynayan özel yapıda kromozom.
Hetcrosporiu, farklı türlerde ve çeşitlerde sporlar üreten organizmalar için kullanılan bir tanımdır.
Hetcrczigctluk, heterozigot olan bir organizmanın sahip olduğu durumu ifade eden bir terimdir.
Herkil, iki veya üç gözden oluşan, sandık formunda ahşap bir tahıl ambarıdır.
Herek çamı, kuzuların kontrolü veya işaretlenmesi amacıyla onlara takılan küçük boyutlu çan.
Helyofobik, heliyotropizmin zıttı olan ve güneş ışığından kaçınma davranışını ifade eden kavramdır.
Helep, kışlık hazırlık için kurutulmuş olan dolmalık patlıcan ve biberler.
Hctorcsizm, bitkilerde çeşitli zamanlarda çeşitli dallar üzerinde oluşma durumu anlamına gelen eski bir terimdir.
Hazne eğişi, tarımsal aletlerde üvendirenin ucuna monte edilen demir yapılı bir parçadır.
Hayasız domuz, testislerinin birinin veya her ikisinin karın boşluğu içinde kaldığı domuzlara verilen isimdir.
Hava verdisi, bir mekanizmanın belirli bir zaman dilimi içinde dışarı çıkardığı havanın toplam hacmidir.
Hava kontrol kanadı, bir ekipmanın içindeki hava akımını düzenlemek veya yönlendirmek için kullanılan parçadır.
Hava basınçlı püskürtücü, hava basıncı memesinden geçen hava akımı aracılığıyla çalışan bir dağıtım aygıtıdır.
Hava basınçlı püskürtme, bir gaz akımının etkisiyle sıvının veya tozun parçalanarak dağıtılmasını sağlayan uygulamadır.
Harman küreği, tahıl yığınlarını dağıtmak veya toplamak için kullanılan, geniş ağızlı ve genellikle tahtadan üretilmiş bütüncül bir alettir.
Harman dövmek, hasat edilen tahılların tanelerinin saplarından ayrıştırılması sürecini gerçekleştirmektir.
Harman çiti, harman alanının sınırlarını belirleyen ve çevresini kuşatan doğal veya yapay bariyerdir.
Hard ticks, çayır keneleri olarak da bilinen, otlak ve kır bölgelerinde rastlanan kene türleridir.
Harazın, pulluk veya karasaban gibi tarım aletlerinin üzerinde bulunan ve aracın hareketini kolaylaştıran tekerlektir.
Hanım budu, halk arasında kavun, karpuz ve tatlı kabak gibi meyveler için kullanılan geleneksel bir isimlendirmedir.
Haneçi, geleneksel yöntemlerle süt ürünlerinden yağ elde etmek amacıyla kullanılan, tahtadan yapılmış yayık türüdür.
Hanbağı, özellikle köy evlerinde hasat edilen otların saklandığı veya kurutulduğu ikinci kat bölüme verilen yerel bir addır.
Hanay, arı kovanlarının güvenli bir şekilde barındırılması amacıyla kullanılan, genellikle tek odalı ve basit yapılı geleneksel bir yapıdır.
Halter, böceklerin ikinci çift kanatlarının körelerek dümürleşmiş halidir.
Halil eriği, sarı renkte, iri taneli ve tatlı bir sofra eriği çeşididir.
Hafif betonlaşma, toprağın sert ancak elde kolayca kırılabilen fiziksel yapıda olduğu durum.
Guzuluk, Güzlük olarak da bilinen, küçük kuzuların barındırıldığı veya kapatıldığı ahır, ağıl veya kapalı alanları tanımlayan bir terimdir.
Güvertms, sonbahar mevsiminde ekilen tahıl ürünleri için kullanılan yerel bir terimdir.
Gutuk, kuşların veya tavukların gagasını ifade eden halk arasında kullanılan bir terimdir.
Günbah, ateşte kaynatılarak değil de doğrudan güneş altında bekletilerek yoğunlaştırılmış ve koyulaştırılmış pekmezdir.
Gülkazam, gül yağının damıtılması veya çıkarılması işleminde kullanılan özel bir kazan çeşididir.
Gül reçeli, gül çiçeğinin yapraklarından elde edilen bir konserve üründür.
Gül rakısı, üretim sürecinde gül yapraklarından elde edilen öz veya aroma ile zenginleştirilmiş özel bir rakı türüdür.
Gübük, kümes hayvanlarının özellikle horoz ve tavukların çene altında sarkan etli uzantılarına verilen isimdir.
Guanin, guano içinde bulunan, azotlu bazlardan oluşan purin grubuna ait kimyasal bir bileşiktir.
Grison, İsviçre'nin Grison bölgesine özgü, koyu kahverengi veya esmer tüylü yapıya sahip, dayanıklı ve verimli bir sığır ırkıdır.
Gregaryüs, birlikte yaşamakla beraber sosyal yapı kurmayan organizmalar için kullanılan eski bir sıfattır.
Granül dağıtıcı, ilaçlama işlemleri sırasında granül formundaki maddelerin dağıtılmasını sağlayan mekanizmadır.
Grado, bir sıvı içerisinde bulunan alkol miktarını ifade eden birimdir.
Gözesel, bir gözeye benzeyen veya gözeye ait özellikler taşıyan yapıyı ifade eder.
Gözenek gözeleri, yaprak yüzeyindeki stomaların her iki tarafında yer alan ve klorofil içeren özel hücrelerdir.
Gövlez, tamamiyle sararmamış ve henüz yeşil olan ekin için kullanılan eski bir terimdir.
Goralak, içi boşalmış veya kurtlanmış olan fındık ve ceviz meyvelerine verilen isimdir.
Gömttltü, avcıların av beklerken gizlenmek amacıyla içine girdikleri çukurdur.
Golaskar, tomruk biçmek amacıyla kullanılan özel bir bıçkı aracıdır.
Gökgebe, yumurtanın içerisinde gelişimini tamamlayamadan ölen civcivlere verilen isimdir.
Gökçe erik, açık sarı renkli, yuvarlak biçimli ve tadı tatlı olan bir erik türüdür.
Gök at, demirkırı renkli atları ifade eden yerel bir terimdir.
Göğle, hasat edilecek ürünün değerine veya gelecekteki gelire teminat gösterilerek başka kişilerden veya kurumlardan ödünç para alma işlemi.
Göğef, taze ceviz meyvesinin en dışında bulunan yeşil renkli kabuğa denir.
Gogcf, Gogo kısaltmasıyla anılan, dış yeşil kabuğu soyulmuş veya ayrılmış durumdaki ceviz içini tanımlayan bir terim.
Genosoma kromosema, erkek ve dişi bireylerde benzer yapıda olan eşey kromozomlarını ifade eder.
Göçü, yarılmış bulgurun ince kısmını ifade eden halk terimidir.
Göbekli yeşil salata, göbek bölümü diğer kısımlarına göre daha iri gelişmiş, ticari açıdan tercih edilen bir marul çeşididir.
Gobal, çobanlar tarafından kullanılan ve baş kısmında topuz bulunan uzun bir değnek veya sopadır.
Glüten ekmeği, şeker hastalığı bulunan bireylerin diyetlerine uygun olarak nişasta içermeyecek şekilde hazırlanan ekmek çeşididir.
Glükometre, şekerli sıvıların yoğunluğunu belirlemek amacıyla kullanılan ölçüm cihazıdır.
Glia dokusu, sinir hücrelerini saran ve destekleyen doku ağını nitelendiren kavramdır.
Gıvılcım, Kurutulmuş sığır tersi ve tezek için kullanılan halk arasındaki bir ifade.
Gırf olmak, tarımsal ürünlerin tamamen zarar görerek işe yaramaz hale gelmesi veya yok olması durumudur.
Gircvüt, yapağı ve yünün taranması işlemi tamamlandıktan sonra elde kalan posa ve fire malzemesidir.
Gırcot, kabuğundan ayıklanması güç olan ceviz çeşidini tanımlayan yerel bir adlandırmadır.
Giranlık, havanın bulutlu olduğu durumu ifade eden eski bir meteorolojik terimdir.
Gıoğuz, ceviz kabuğu için kullanılan yerel bir adlandırma.
Gınnandal, tütün sırıklarının tutundurulması amacıyla karşılıklı olarak gerilen iki telden oluşan tarımsal destek yapısı.
Gıldır, ipek böceği yetiştiriciliğinde kullanılan, üzeri kirli ve boyutu küçük olan ipek kozası.
Gezgere, tarımsal üretimde saman nakliyesinde kullanılan geleneksel bir sepet türüdür.
Geyve, Saban okuna takılan çividir.
Gevle, üzüm asmalarının yeni sürgün veren ve uzamaya başlayan dallarını tanımlayan bir ifadedir.
Gevişe gitmek, orakla ekin biçimi sırasında yapılan bir yarış veya rekabet anlamına gelir.
Gevin, ot bitmeyen, çakıllı ve taşlı olan arazi parçasını ifade eden yerel bir terimdir.
Gerrap, harman alanında tahıl yığınlarını şekillendirmek veya toplamak için kullanılan basit yapılı geleneksel bir aygıttır.
Geodezi, Yerin biçim ve boyutlarını ölçme bilimi olarak bilinir.
Geneze, avlanma sırasında avcının gizlenerek beklediği bölgeyi tanımlayan bir terimdir.
Genç tavşan, doğum anından itibaren cinsel olgunluğa ulaşarak döl verene kadar geçen süredeki erkek ve dişi tavşanlar için kullanılan ifade.
Gem almamak, atın söz dinlememesi ve baskı altına alınmaya direnç göstermesi halini ifade eder.
Gem almak, bir atın insanlara alışıp hizmet görmeye uygun bir hale gelmesi durumunu tanımlar.
Geliş, doğum olayı sırasında yavrunun ana rahminden dışarı çıkarken aldığı belirli duruş ve pozisyonu ifade eden teknik bir kavramdır.
Gelez, yeterli büyüyememiş, zayıf ve cılız gelişen ekin bitkileri için kullanılan terim.
Gelevir, asma bitkisinde budama uygulaması yapıldıktan sonra kesilerek uzaklaştırılan yeşil sürgünler.
Geçişmeölçer, biyolojik ve kimyasal sistemlerde geçişme basıncının miktarını tespit etmek için kullanılan ölçüm aygıtıdır.
Gcgenez, toprak işleme aracından olan üvendirenin uç kısmında bulunan demir sıyırıcı parçadır.
Gcdal, balıkları ağdan toplamak veya sudan çıkarmak amacıyla kullanılan ağ şeklinde kepçedir.
Gavaîete gosası, tabaklama işlemlerinde deri yüzeyinin kazınması sırasında kullanılan özel bir alettir.
Gargaburnu, sabanların ok bölümüne çakılan kancalı demirdir.
Gamgak, haşhaş bitkisinin kapsül kısmının koparılmasından sonra bitkinin üzerinde kalan sap parçasıdır.
Galeodes, Galeodidae familyasına bağlı, halk arasında böğ, bog, bögü veya böğü olarak adlandırılan örümceğimsilerin bir cinsidir.
Gadak, tırpanın ökçe kısmının güçlendirilmesi amacıyla çakılan metal parça.
Gaal, cevizin henüz yeşilken soyulmuş veya kabuğu çıkmış haline verilen yerel ad.
Füzyometre, maddelerin ergime sıcaklığını ölçmeye yarayan ölçüm aletidir.
Frontoloji, meteorolojinin sıcak ve soğuk hava kütlelerini, bu kütlelerin hareketlerini ve atmosferik cepheleri inceleyen alt dalıdır.
Fragmospor, enine en az iki septa ile bölünmüş yapıda olan spor tipidir.
Fotokrizi, organizmaların ışığa karşı aşırı hassasiyet göstermesi veya ışığa tahammülsüzlük olarak tanımlanan bir durumdur.
Fotogenez, bazı canlılarda bulunan özel organların ışık üretim sürecini ifade eden biyolojik bir olaydır.