Foroz kayığı
Foroz kayığı, dalyanlarda balık çıkarmak amacıyla kullanılan küçük boyutlu tekne türüdür.
6.445 denetlenmiş ve yayımlanmış madde. Terimler kalite kontrolünden geçerek yayımlanır. Bilimsel açıklamalar kaynaklı yeni sürümlerle genişletilir. Bu liste çalışma sürdükçe güncellenir.
Foroz kayığı, dalyanlarda balık çıkarmak amacıyla kullanılan küçük boyutlu tekne türüdür.
Forma, tütüncülük alanında tütün yaprağının ayası ile ilgili düzlemsel biçimi tanımlayan bir terimdir.
Fıstık, Antep fıstığı, çam fıstığı ve yer fıstığı gibi ürünlerin genel adıdır.
Filize yatmak, karpuz gibi bitkilerin gövdesinin bir iki karış kadar uzayarak yayılmasıdır.
Fildişi, fillerin uzun ve sivri biçimde uzamış kesici dişleri ile elde edilen sert bir maddedir.
Fibratus, sirrus ve kümülüs bulut türlerinin gruplandırılmasında kullanılan bir isimlendirmedir.
Filika, yerel kullanımda civciv, piliman, çökelek veya köfter anlamlarına gelen bir sözcüktür.
Fare zehiri, kemirgenlerin popülasyonunu kontrol altına almak amacıyla fareleri öldürmek için tasarlanmış kimyasal preparattır.
Fare kapanı, evlerde veya tarımsal alanlarda farelerin yakalanması amacıyla kullanılan mekanik bir tuzak aracıdır.
Ezma, geleneksel yöntemlerle üretilen erik ve kızılcık pekmezlerine verilen halk dilindeki isimdir.
Ezik fındık, basınç, darbe veya diğer fiziksel nedenlerle doğal şekli bozulmuş olan fındık tanelerini tanımlamak için kullanılan terimdir.
Eyrim, atların sırtına vurulan eyerlerin altına yerleştirilen keçe parçasıdır.
Eymece, demirden üretilmiş ve yarım daire formunda tasarlanmış bir olta çeşididir.
Eyiletaaek, deri veya postların tabaklanması ve sepileme işlemlerini ifade eden bir terimdir.
Evsime, harmanda bulunan ürünlerin yarı yarıya dövülmesi işlemini tanımlayan terimdir.
Evsemek, öğütülmüş bulgurun kepek tabakasından ayrılması amacıyla uygulanan bir işlemdir.
Evcilleştirme, yabani hayvanların insanlara alışık hale getirilmesi ve insan yararına kullanılır duruma sokulması sürecidir.
Etişken, Sabanın ön tarafına takılan ve hayvan koşumu sırasında kullanılan halka biçimindeki çividir.
Eşönçimli, eğreltiotlarında görülen ve sadece tek bir türde spor taşıyan yapıları tanımlayan bir terimdir.
Erdevil eriği, sarı renkte ve ince kabuklu olan, tatlı yapısıyla sofralık tüketimi tercih edilen bir erik çeşididir.
Eplpactis, bataklık ortamlarda yetişen ve halk arasında bataklık sahlebi veya bataklık danakıranı olarak bilinen bir bitki türüdür.
Epistoma, böceklerin baş yapısında üst dudak ile alın bölgesi arasında yer alan anatomik bölümdür.
Epipeura, böceklerde kanat kapakları olan elitraların yan kenarlarını örten ve koruyan kısımdır.
Entomografi, bir böceğin veya onun yaşam evrelerinin betimlenmesi ve açıklanması işlemidir.
English butterfly rabbit, İngiliz kelebek tavşanı olarak bilinen, genellikle kürk veya evcil hayvan amacıyla yetiştirilen bir tavşan ırkı.
Enedut, hasat edilen ekin demetlerinin taşınması amacıyla arabaya yüklenmesi sırasında kullanılan yükleme aracıdır.
Endoteka, spor kesesi sapının içinde gizli olarak bulunan ask (domalan) yapısını ifade eden bitki patolojisi terimidir.
Endospor, spor kesesinin içinde kapalı bir şekilde yer alan ve korunmuş yapıda bulunan sporlardır.
Emtih, annesiz veya süt emme imkanı bulamadan büyüyen kuzu ve oğlak yavrularını tanımlayan bir terimdir.
Emişçi, kuzu veya oğlak gibi genç hayvanların annelerine emdirilmesi işini yapan görevli kişidir.
Elâstin, elastik liflerin yapısını oluşturan ve sarı renkli görünüme sahip olan kimyasal bir bileşiktir.
Elkayası, bulgur üretimi sırasında tuz çekme işlemi için kullanılan ve elle çevrilebilen küçük ölçekli taş değirmen aleti.
Eıtar, orakla biçim işlerinde kılavuzluk yapan ve işçi grubunun başında olan kişidir.
Eğreklemek, Kuşluk vaktinden sonra hayvan boyunlarının ağıl içinde dinlendirilmek üzere yere yatırılması.
Eğik sap, ucunun aşağıya doğru bakacak şekilde eğrilmiş olan bitki sapıdır.
Efsinti, kurumuş otların ince parçalanarak kırılmış haline verilen isimdir.
Dîşenli, değirmen mekanizmasında üst kısımda bulunan ve dönerek hareket eden taş parçasıdır.
Düğücük, ekinlerin sap kısımlarında bulunan boğum yerleridir.
Drosera, çikotu, güneş gülü ve şebnem gibi isimlerle bilinen böcekyiyen bitki cinsidir.
Dörtlü yaprak, bitki gövdesi üzerinde dörderli gruplar halinde düzenlenmiş yaprak diziliş şeklidir.
Dövme, geleneksel un öğütme yöntemlerinde kullanılan, büyük ve genellikle yuvarlak biçimli değirmen taşıdır.
Dört köşeli bel küreği, toprak yerini kazmak amacıyla kullanılan, keskin ağızlı ve düz yapıda bir tarım aletidir.
Dönmeli pulluk, her iki yöne de toprak aktarabilme özelliğine sahip olan bir bahçıvan pulluğu çeşididir.
Dondurma makinesi, dondurma üretiminde kullanılan kutu veya mekanik cihazdır.
Dönen, üç yaşını tamamlayıp dördüncü yaşına girmiş olan tay veya sığır için kullanılan bir terimdir.
Don çözülmesi, çevre sıcaklığının artması sonucu donmuş su ve buz kütlelerinin erimeye başlaması sürecidir.
Domuz başı, atlarda profilin içe çukurlu olduğu kaba ve ağır yapıdaki baş tipini tanımlayan bir terimdir.
Dombay ineği, yöresel kullanımda dişi mandayı tanımlayan bir terimdir.
Dolikosefal, kafa indeksi 75'ten düşük olan, uzun ve dar bir kafa yapısına sahip olan canlılar için kullanılan bir morfolojik terimdir.
Döl çıkmak, hayvan yetiştiriciliğinde beklenen yavruların tamamının dünyaya gelmesi durumunu ifade eden terimdir.
Doku gözesi, bitkisel dokularda hasar gören veya işlevini yitiren hücrelerin yerine geçen yeni hücrelerdir.
Doğum ağırlığı, bir hayvan yavrusunun dünyaya geldiği andan itibaren ölçülen ilk ağırlık değeridir.
Divlim, kabak, kavun ve benzeri meyvelerin dış kabukları üzerinde görülen çatlak veya yarıklar için kullanılan bir terimdir.
Disomi, çift duyuma sahip olan bir kromozomu veya kromozoma ait bir parçayı ifade eder.
Dişlice, yedi veya dokuz adet dişi bulunan tırmık çeşididir.
Dişli yaprak, lamina kısmının kenarları diş şeklinde girintili ve çıkıntılı olan yapraktır.
Dişli pompa, sıvı akışının dişli mekanizmaları aracılığıyla gerçekleştirildiği bir ölçer pompa türüdür.
Dışkı, sindirim kanalından vücut dışına atılan atık maddeye verilen addır.
Dişenti, değirmen öğütme sürecinde unun içine karışan taş kırıntılarıdır.
Direkleme, sağanak halinde yağan yağmur için kullanılan bir isimdir.
Dinsik, av hayvanlarını izlemek ve gözlemlemek için kullanılan yüksek konumlu yerdir.
Dingene, kendir liflerini dövmek amacıyla kullanılan teknik bir aygıttır.
Diktiyospor, hem enine hem de boyuna yönde bölünmüş yapıya sahip sporları tanımlamak için kullanılan bir kavramdır.
Dikeysaban, toprağa dikey konumda derinlemesine daldırılabilen tarım aleti anlamında kullanılır.
Dikenyaprak, bitki morfolojisinde diken halini almış yapraklara verilen isimdir.
Dikenkökler, bitkinin dikensi bir yapıya dönüşmüş olan köklerini belirten bir terimdir.
Dihibrit çaprazlama, iki farklı gen lokusunda heterozigot veya farklı allellere sahip olan bireylerin melezlenmesidir.
Diester, moleküler formülünde iki adet ester grubu içeren bir bileşiktir.
Dieier, yapısında iki eter grubu barındıran kimyasal bileşiktir.
Diamın, yapısında iki adet amin fonksiyonel grubu barındıran kimyasal bileşikler için kullanılan bir terimdir.
Dia’dehit, kimyasal yapısında iki adet aldehit fonksiyonel grubu barındıran bileşikler için kullanılan terminolojik bir terimdir.
Dezoksidasyon, herhangi bir madde veya bileşimin yapısında bulunan oksijenin dışarı atılması veya giderilmesi işlemidir.
Devingenlik, hareket etme yeteneğine sahip canlı bir maddenin temel niteliğini tanımlayan biyolojik bir kavramdır.
Deval, bal arıları tarafından nektar ve bal özleriyle tamamen doldurulan petek gözlerine verilen addır.
Deniz meltemi, gündüz saatlerinde denizden karaya doğru esen hafif ve serin rüzgar hareketidir.
Demos, yoğurt kaymağından elde edilen geleneksel bir peynir çeşididir.
Demetlerarası kambiyum, özdek kolları arasından geçen kambiyum kısmıdır.
Deney, bilimsel bir gerçeği ortaya koymak veya doğrulamak amacıyla gerçekleştirilen deneme veya uygulamadır.
Değirmi boyun, atlarda üst kısmı boylu boyunca kavisli veya eğri olan boyun yapısını tanımlayan terimdir.
Değirmen çakıldmağı, değirmen mekanizmasında dönme hareketini sağlayan kısmı ifade eder.
Davaryancı, her gün küçükbaş hayvanları sağmak için göreve giden kişiyi ifade eden terim.
Daşahır, tarımsal üretim amacıyla ekim yapılmamış, yalnızca hayvan otlatmak için kullanılan arazi parçası.
Dalyan kapısı, balık avcılığı sırasında balıkların içeri girdiği anda kapatılarak hasat sürecini başlatan giriş açıklığı.
Dağıl, lıd, belirli aralıklarla ortaya çıkan kum ve toz fırtınasıdır.
Dağ alası, et rengi kırmızı olan ve küçük büyüklükte bulunan bir alabalık çeşididir.
Cursuma longa, zerdeçal, kürküm, Hint zafranı ve zerdeçap olarak da bilinen bir bitki türüdür.
Cüngüiü, hindilerde gagadan aşağıya doğru sarkan kırmızı renkli deri parçası için kullanılan halk ağzı bir terimdir.
Cucum, ceviz meyvelerinin dıştaki yeşil kabuklarının ayrılıp çıkmaya başladığı zamanı ifade eden terimdir.
Crataegus oxycantha, mayısdikeni, soyludiken, dikenli alıç ve güvem eriği isimleriyle bilinen bir bitki türüdür.
Çorut, değirmen taşının dönüşünü kontrol eden, çalıştırıp durdurma işlevi gören mekanik düzene verilen isimdir.
Çörüşlemek, genellikle tavuklarda görülen ve yaz mevsiminde tüylerin yenilenmesi sürecini belirten bir eylemdir.
Cornus sanguinea, Avrupa kızılcığı olarak da anılan, kırmızı yapraklara sahip kızılcık çeşididir.
Çorlama, derinin yüzeyindeki kılların temizlenerek deri tabaklamasına veya kullanımına hazır hale getirilmesi sürecindeki işlemdir.
Congabır, yeşil dış kabuğu soyulmuş haldeki ceviz içini ifade eden yerel bir tanımdır.
Common seal, Fok ya da Ayıbalığı olarak bilinen bir memeli hayvan.
Common bamboo, Bambu kamışı, Hezaren veya Hint kamışı olarak adlandırılan bitki türü.
Comba, iki ila dört yaş arasındaki erkek mandayı ifade eden özel bir adlandırmadır.
Colchium autumnale, Güz çiğdemi veya Sonbahar çiğdemi olarak bilinen, acı çiğdem özelliği taşıyan bir türdür.
Çok kutuplu hücre, gövdesinden birçok uzantı çıkan nöron yapısını adlandıran biyolojik terimdir.
Çok iri irmik, göz aralığı 800 mikron olan elemlerle ayrıştırıldığında eleğin üzerinde kalan iri partikülleri ifade eder.