fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

yorumsuz

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • #76
    Cevap: yorumsuz

    ROME CORRESPONDANT

    Requiem pour grands requins. Tel aurait pu être le titre de l'étude présentée, mercredi 11 juin à Rome, sur le spectaculaire déclin des populations de grands prédateurs en Méditerranée. Les travaux de quatre chercheurs italiens et canadiens, publiés dans la revue Conservation Biology, démontrent que, depuis 150 à 200 ans, toutes les espèces de requins ont diminué de plus de 97 %, tant en nombre d'individus qu'en poids des prises. Un taux de disparition qui s'est accéléré depuis les années 1970 sous l'effet de la pêche directe et indirecte, mais aussi des activités humaines en zone côtière, là où les requins sont censés se reproduire.


    Consultez les archives du journal, tous les articles parus dans "Le Monde" depuis 1987.
    Abonnez-vous au Monde.fr : 6€ par mois + 30 jours offerts
    SUR LE MÊME SUJET

    Les faits Au Mexique, des squales ont attaqué plusieurs surfeurs

    Forum Environnement

    Jadis, la mer Méditerranée était un vivier où vivaient en abondance 47 espèces de requins, dont 20 classées comme grands prédateurs. Pour sa recherche démographique, l'équipe dirigée par Francesco Ferretti, de l'université de Dalhousie (Nouvelle-Ecosse, Canada), n'a pu analyser l'évolution que de cinq espèces, faute d'avoir pu recueillir suffisamment d'informations sur les autres, considérées comme "écologiquement éteintes".

    Les rescapés ne valent guère mieux. Le requin bleu, le requin-renard, le requin- marteau et deux espèces de requins-taupes communs sont, selon les critères de l'Union internationale pour la conservation de la nature (UICN), "en danger critique d'extinction". Qui a vu récemment un requin-marteau en Méditerranée, où il a disparu à plus de 99 % depuis un demi-siècle ?

    Il n'existe aucun quota de pêche pour les requins capturés à des fins commerciales en Méditerranée. Mais l'essentiel du déclin démographique de ces prédateurs serait accidentel, en raison des importantes "prises accessoires" réalisées dans le cadre de pêches lucratives comme celle de l'espadon. D'après les relevés de l'équipe italo-canadienne, les squales pêchés en Méditerranée sont parmi les plus petits du monde. "En frappant davantage les jeunes requins, la surpêche ne peut qu'affecter le potentiel de reproduction de ces espèces", souligne Francesco Ferretti. Le jeune chercheur italien rappelle que les requins possèdent un cycle biologique qui les rend particulièrement vulnérables : leur croissance est lente, ils arrivent tardivement à maturité sexuelle, ils ont un temps de gestation de deux années et font peu de petits.

    En recoupant neuf sources de données différentes, provenant des journaux de bord des pêcheurs, de musées, voire d'observations visuelles dans l'eau, l'étude révèle la même désolation, des eaux espagnoles jusqu'à la mer Ionienne. Or "les prédateurs jouent un rôle-clé dans l'équilibre des écosystèmes marins", écrivent les scientifiques. "La disparition de grands prédateurs tels que les requins dans certaines zones de l'Atlantique s'est traduite par une modification de l'écosystème", explique Francesco Ferretti. On comprend mal ces changements imprévisibles, mais il y a lieu de s'inquiéter sérieusement des répercussions que pourrait avoir la disparition des requins de Méditerranée


    Akdeniz kopek baliklarinda tehlike yuzde 99 çekiç kafa kopek baliginin koyboldugunu bildiren roma buyuk tuketici olan kopek baliklarinin akdenizden yok olma tehlikesiyle karsi karsiya kaldigini bildirmektedir

    Comment


    • #77
      Cevap: yorumsuz

      Ahmet Hoca cübbeyi çıkardı
      Mahir VARLI/ANTALYA, (DHA)

      Cüppeli Ahmet Hoca dün plajda altında mayo, kafasında takke ile güneşlenirken çarşaflı eşi de şezlongun üzerinde oturdu. Odalarda Kuran-ı Kerim ve secca de bulunan ‘Şah Inn Otel’de kadın ve erkekler için ayrı havuzlar var. Kadınlar havuza ve denize haşema ile erkekler dizaltına kadar uzanan şortla giriyor. DJ kabininden günde 5 vakit ezan yayını yapılıyor.




      ‘CÜBBELİ Ahmet Hoca’ diye bilinen, İstanbul Fatih'deki İsmailağa Cemaati'nin ileri gelenlerinden Ahmet Ünlü, Antalya'nın Kumluca İlçesi'ndeki tesettürlülerin tatil yaptığı otelde güneşlenirken DHA kameralarınca görüntülendi.

      Daha çok tesettürlülerin tercih ettiği Şahh Inn Paradise'de eşiyle birlikte tatil yapan Ahmet Ünlü, her gün sahile güneşlenmeye iniyor. Bugün de kahvaltıdan sonra, kara çarşaf içindeki eşiyle sahile inen Ahmet Ünlü, haşemasını dizine kadar çekti. Eşi diğer çarşaflı kadınlarla sohbet ederken, Ahmet Ünlü güneşlenmeye devam etti. ‘Cübbeli Ahmet Hoca’ bugün güneşlenirken DHA kamerası görüntüledi.

      OTEL YÖNETİMİNDEN YAZI ALDI

      Ahmet Ünlü, tesettürlülerin tercih etitği oteldeki ’kral dairesinde kaldığı’ haberleri üzerine bugün otel yönetimine başvurup, kaldığı odayla ilgili yazı istedi.

      Şahh Inn Paradise Genel Müdürü Ruhat Ülgen ile görüşen Ahmet Hoca, günlüğü 1000 euro olan ’kral dairesi’nde değil, 75 euro olan normal odalarda kaldığına ilişkin yazı aldı.

      Antalya'ya 120 kilometre uzaklıktaki Kumluca İlçesi'ne bağlı Mavikent Beldesi'ndeki Şahh Inn Paradise Otel, 2004 yılında hizmete girdi. Başlangıçta Rus turistlerin tercih ettiği, 167 dönüm üzerine kurulu 2 bin yatak kapasiteli 5 yıldızlı otel, 2 yıl önce el değiştirdi ve tesettür otel konseptine dönüştürüldü.

      Otel Genel Müdürü Ruhat Ülgen, herkesin Şahh Inn Otel'de tatil yapabileceğini, turizme farklı bir konsept kazandırdıklarını söyledi. Ülgen, “Tesisimiz Türk aile yapısına uygun olduğu için ilgi görüyoruz. Sadece dindar çevreden değil, eşlerini kıskanan insanların da tercihi olduk. Diğer otellerde ne varsa burada da o var. Tek fark, içki yok ve yüzme havuzları ayrı” dedi.
      Ahmet Hoca cübbeyi çıkardı / Türkiye / Milliyet İnternet

      Comment


      • #78
        Cevap: yorumsuz

        Şimdi bu haberden hangi sonucu çıkarmalıyız sevgili İbrahim Şimşek?

        Comment


        • #79
          Cevap: yorumsuz

          Hangi sonucun çıkması önemli değildir. Çamur at izi kalsın. Mesele zihinleri bulandırmak. her olayda fikirsizliklerini kusmak. Başkalarının hertürlü melaneti işlemelerini hoş gören bir gerici zihniyet, bazılarının aldığı nefese dahi karışarak, özellerine girerek te olsa kuralları çiğneyip ahlaksızca saldırmayı kendilerine uğraş edinenler var bu dünyada.

          Hayatta pusulası olmayan insanlardan bu beklenir. Neyin doğru neyin yanlış olduğunun idrakinde değil bunlar. Çünkü mihenk taşları yok Akıl da yok... Zavallı bunlar. Zavallı...

          Sözlerim değerli ibrahim şimşeğe değil, buna haber yapanlaradır. yanlış anlaşılmasın lütfen.

          Comment


          • #80
            Cevap: yorumsuz

            Selahattin YILMAZ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
            Şimdi bu haberden hangi sonucu çıkarmalıyız sevgili İbrahim Şimşek?
            sonuç çikartilmal istendigi gibi cikartilmalidir sevgili kalamana bu konuda dusuncelerini bildirmis yani kendisine dogru gelen dogrularini yazmistir bence herkez kendisine dogru gelen dogrularini yazmalidir

            Comment


            • #81
              Cevap: yorumsuz

              Karpuz fiyatları yerle bir oldu






              Yaz meyvelerinin gözdesi karpuz, fiyatının aniden düşmesi sonucu üreticisini üzdü. Sezon başında tarlada kilosu 50 YKr'den satılan ürünün fiyatı 5 YKr'ye düşmesine karşın alıcı bulamıyor.


              Adana'nın Ceyhan ilçesi Ziraat Odası Başkanı Yavuz Tezcan, Adana'da bu yıl 70 bin dekar alanda karpuz ekiminin yapıldığını söyledi.

              Adana'nın yılda yaklaşık 500 bin tonluk üretimiyle Türkiye'nin toplam üretiminin yaklaşık 4'de birini karşıladığını belirten Tezcan, gerek meyve iriliği gerek aroması ve gerekse tadıyla aranan ürün olan Adana ve Ceyhan karpuzunun artık üreticisinin yüzünü güldürmediğini ifade etti.

              Sezon başında kilogramı 1 YTL'den satılan ürünün fiyatının tarlada 5 YKr'ye gerilediğini ve alıcı bulamadıklarını belirten Tezcan, “Karpuz tüketene deva üretene bela oldu” dedi.

              Tezcan, doğal ortamda yetişen karpuzdan önce aşılı kabak karpuzların piyasaya girmesinin tüketiciyi karpuzdan uzaklaştırdığını ifade ederek, “Bunun yanında Rusya'ya yapılan ihracatın durması, tüketimin yüzde 60'ının yapıldığı İstanbul'da Büyükşehir Belediyesinin sergi açılmasını yasaklaması fiyatların düşmesinde etkili oldu” diye konuştu.

              Tezcan, tarlada kilogramı 5 YKr'den satılamayan karpuzun büyük marketlerde 15-30 YKr'den satıldığını da sözlerine ekledi.

              Comment


              • #82
                Cevap: yorumsuz

                Sel suları altında kalan 125 bin nüfuslu Cedar Rapids kenti yok oldu.


                Bir kentin yok oluşu...

                ABD'nin Iowa eyaletinin büyük kentlerinden Cedar Rapids sel sularına teslim oldu. 125 bin nüfuslu şehrin büyük bölümünü, tehlikeli şekilde yükselen Cedar Nehri yuttu.

                Bir demiryolu köprüsü çökerken kentteki evlerin büyük çocuğluğu sular altında kaldı.

                Nehirde su seviyesinin yaklaşık 10 metre yükseldiğini açıklayan Cedar Rapids itfaiye müdürlüğü, şehrin tarihinin en büyük sel felaketiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı.

                Sel felaketi, ABD'yi doğu batı hattında bir uçtan diğerine bağlayan Interstate 80 otoyolunun da Iowa City ve Davenport arasında kapanmasına yol açtı.

                Iowa Valisi Chet Culver, eyaletin 99 idari bölgesinden 83'ünü afet bölgesi ilan etti. Eyaletin başkenti Des Moines ise, suları hızla yükselen Des Moines nehrinin taşması tehdidi altında bulunuyor. Bölgeye sevkedilen 60 bin kum torbasıyla, sulara karşı bariyer kuruldu.

                bazen allahin sopasi varda bizmi gormuyoruz diye dusunuyorum neyse yorum icin uzgunum

                Comment


                • #83
                  Cevap: yorumsuz

                  Fransada yasayan soydaslarimizin dikkatine sendikalarin sali gunku grev cagrisina yanit veren bir cok bireysel greve gidip evlerinde oturacak insanlarin çogu devlet dairelerinde bir cogu toplu tasima araclarinda calismaktadir mumkun oldugu kadar trafigin sikisik olmasi beklenen ozellikle paris ve cevrelerindeki banlieuelerdeki trafik sikisikligina dikkat ediniz devlet dairelerinde uzun kuyruklarin olusmasindan dogacak beklememelerden dolayi baska bir gune erteleyiniz islemlerinizi

                  Comment


                  • #84
                    Cevap: yorumsuz

                    Fransaya yeni gelmis turk kizlarimizin vatandaslik basvurulari icin 5 sene bekleme sarti bes seneden sonraki bas vurularinda kesin vatandaslik verilecek garantisi olmadigi ortaya cikmaya baslamasinda yapilacak dogumlarda cocuklariniza fransiz vatandasligini vermeyi unutmayiniz eger esiniz fransiz vatandasi ve fransada dogum yaptiysaniz vatandasliginizi bir senede otomatik olarak almaktasiniz ancak 5 sene beklemek zorundasiniz bu surecte metrolara dahi kacak olarak binmeyiniz bilgilerinize

                    Comment


                    • #85
                      Cevap: yorumsuz

                      hakketten ya bir haberler forumu açsam hic fena olmaz

                      Comment


                      • #86
                        Cevap: yorumsuz

                        Erdoğan'dan başkana azar!


                        Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dünkü Bursa gezisini, Osmagazi Belediyesi'nin Çukurca Semti'nde yaptırdığı ve Türkiye'de ilk olduğu öne sürelen "Cable Wakeboard Bursa Sukaypark Tesisi"ni hizmete sokarak sürdürdü.

                        Tesisi gezen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ayrılacağı sırada Şenel Aslan adındaki kadın, "Sayın Başbakanım" diye bağırdı. Bunun üzerine Erdoğan, vatandaşın sesini dinlemesi için Osmangazi Belediye Başkanı Recep Altepe'yi "Dinle" diye uyardı. Erdoğan, kendisine "Dinliyorum" diyen Altepeye, "Benim yanımda mı dinliyorsun. Yanına git ve dinle" diyerek çıkıştı. Bunun üzerine Altepe, eve ihtiyaç duyduğunu söyleyen Şenel Aslan'ı dinleyip, yardımcı olacağını söyledi.

                        Başbakan Erdoğan, Bursa'da Merinos Parkı ve onuruna verilecek yemeği iptal edip, helikopter ile İstanbul'a döndü

                        Comment


                        • #87
                          Cevap: yorumsuz

                          40 yıl sonra yine kürsü işgali


                          40 yıl sonraki eylemde marşlar söylendi, sloganlar atıldı. (Fotoğraflar: OZAN GÜZELCE)

                          YAZDIR | YOLLA
                          14/06/2008
                          YONCA CİNGÖZ (Arşivi) Aralarında Eşber Yağmurdereli, Bozkurt Nuhoğlu, Sezai Sarıoğlu’nun bulunduğu 68’liler 40 yıl sonra amfideki buluşmada geçmişi andı



                          FOTOĞRAFLARI GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ



                          İSTANBUL - İşgal Komitesi Başkanı Bozkurt Nuhoğlu, alkışlarla Hukuk Fakültesi 1 No’lu Anfi’de, kürsüye gelip, “Biz yüzleşmeye ihtiyacımız olduğunu da düşünüyoruz. Baskıcı anlayış 1968’in değişim rüzgârıyla yüzleşmiş değil. Düşmanlık sürüyor...” dedi. Nuhoğlu, bundan 40 yıl önce İstanbul Üniversitesi’ni işgal eden öğrencilerden biriydi. Aynı dönemde işgale katılan arkadaşlarıyla birlikte dün yine üniversitede yine aynı amfideydiler. Nuhoğlu, 40 yıl sonra gelen buluşmanın nedeni için “40 yıl sonra demokrasi için, insan hakları için, demokratik üniversite için yeniden buradayız..” Derken amfide alkışlar yankılandı....
                          Amfidekiler Deniz Gezmiş ve arkadaşları adına saygı duruşunda bulundu. İşgal Komitesi başkanlarından Kemal Bingöllü, anılarını anlattı. Sıra sanatçı Rahmi Saltuk’un türkülerini dinlemeye gelmişti. Saltuk, “Bu kürsüde ders verilir. Biz 68’de bunu bozduk. Türkü söyledik, şiir de okuduk. Şimdi de söyleyeceğiz” diyerek Drama Köprüsü’nü söylemeye başladı. 68’liler marşlar ve sloganlarla ‘eylem’lerine devam etti.

                          Yine gerginlik çıktı!
                          Konuşmalar bitince ‘yeni öğrenciler’ bugünü konuşmak istedi ve rektörü eleştirdi. Atatürkçü bir grup ise eleştirilere sinirlendi. Amfide eski ve yeni öğrenciler hararetli bir tartışmaya başladı. Yenilerin bir kısmı “Bizim 68’imiz Deniz Gezmiş’ti. Siz değilsiniz” diye bağırdı. Sessizlik sağlanamayınca salon boşaldı. Karşıt görüşlü öğrenciler arasındaki tartışma dışarıda arbedeye dönüştü.

                          Comment


                          • #88
                            Cevap: yorumsuz

                            Taliban Hollywood'u kıskandırır

                            YAZDIR | YOLLA
                            15/06/2008
                            Bir hapishaneye Hollywood’u aratmayan operasyon düzenleyen Taliban, intihar saldırılarıyla kapıyı uçurup 400’ü kendi savaşçısı olan 1100 esirin kaçmasını sağladı. Afgan hükümeti bile ‘Çok sofistike saldırı’ dedi





                            BASKINDAN SONRA ÇEKİLEN FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ



                            KAHDAHAR - Afganistan’da 2001’de Amerikan işgaliyle devrilen, ancak dirilmekte gecikmeyen Taliban, ABD öncülüğündeki NATO güçlerine kök söktürdüğü güney bölgesinde Hollywood filmlerini aratmayacak bir operasyonla hapisteki esirlerini kurtardı. İyi planlanmış hapishane baskınına Afgan hükümeti bile ‘çok sofistike’ diyerek övgü düzdü.
                            İki intihar saldırısının önünü açtığı baskın, önceki gece Taliban’ın kalesi Kahdahar kentindeki Sarposa hapishanesinde yaşandı. NATO en az 1100 esirin kaçmayı başardığını, Taliban bunların 400’ü nün kendi savaşçısı olduğunu duyurdu. Daha sonra Afgan adalet bakanlığı 1052 mahkumun bulunduğu cezaevinden 886’sının kaçtığını, bunların 380’inin Taliban savaşçısı olduğunu söyledi. Baskında en az 15 gardiyan da öldü.

                            Taliban sözcüzü Yusuf Ahmedi, bir hapishane yetkilisi ve görgü tanıklarına göre, operasyon bir intihar eylemcisinin bomba yüklü bir su tankeriyle hapishanenin ana girişine dalıp havaya uçurmasıyla başladı. Patlamayla girişteki tüm güvenlikçiler ölürken, ikinci intihar eylemcisi hapishanenin arka duvarında üzerindeki bombaları infilak ettirerek delik açtı. Ardından roketlerle yönetim binası havaya uçuruldu.

                            Motorsıkletlerle içeri daldılar
                            Taliban savaşçıları motorsikletlerle hapishaneye girip kalan gardiyanları da öldürdü. İçerdeki savaşçılar dışarıda bekletilen otobüslere doluşup bölgeden uzaklaşırken, çok sayıda mahpus nar ve üzüm bahçelerinde kayıplara karıştı. İki katlı kerpiçten hapishanenin bir kısmı yıkıldı, çevredeki 30 dükkan da zarar gördü.

                            Ahmedi, yılbaşında ilan edilen ‘İbret’ adlı askeri harekat kapsamında hapishane operasyonuna iki aydır hazırlandıklarını belirtip, “Bugün başardık, Taliban ve diğerleri dahil bütün esirleri kurtardık” dedi. Diğer sözcü Kari Muhammed Yusuf da “Bütün eski mahpuslar güvenli yerlere ulaştı” diye ekledi.

                            Dört ABD askeri öldürüldü
                            NATO ve ona bağlı Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) firarileri yakalamak için bölgeyi kuşutma altına aldı. Tüm araçları ve motorsikletleri durduran güvenlik güçleri, şüpheli evlere baskınlar düzenledi. Operasyonu “Asilerin şimdiye kadarki en sofistike saldırısı” diye niteleyen Adalet Bakan Yardımcısı Muhamed Kasım Haşimzay, henüz kimseyi yakalayamadıklarını belirtti. Baskına katkısından şüphelenilen hapishane yetkilisi Abdül Kabir gözaltına alındı. Saldırı, Paris konferansından 20 milyar dolar yardım sözüyle dönen Hamid Karzai yönetimi için büyük darbe oldu. Dün Ferah‘ta mayınlı saldırıda dört ABD askeri öldürüldü. Paktia’da haftaiçi çok sayıda sivili öldüren ABD güçleri protesto edildi. (Dış Haberler)

                            Comment


                            • #89
                              Cevap: yorumsuz

                              Yargıç ve savcıları yargısız infaz etmek istiyorlar'

                              YAZDIR | YOLLA
                              15/06/2008
                              Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı Eminağaoğlu da isyan etti: Bilgi kirliliği yaratarak yargıç, savcı ve avukatlar hedef haline getiriliyor



                              ANKARA - Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, "Bilinçli olarak yaratılan bilgi kirliliği ile yargı, yargıç, savcı ve avukatların toplum önünde güvenilirlikleri yıpratılmaya çalışılmakta, yargısız infaz edilmeleri amaçlanmaktadır" dedi.


                              Eminağaoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, yargı organlarına, yargıç, savcı ve avukatlara ve onların meslek kuruluşları olan YARSAV ve Türkiye Barolar Birliğine yönelik saldırılara her geçen gün bir yenisinin daha eklendiğini ifade etti.
                              Hukuk devletinde hukuksal yollarla sağlanması olanaklı olmayan ancak gerçekte hukuksuz biçimde soruşturma siparişleri verilircesine gerçekleştirilen medya servisi niteliğindeki haberlerin, nasıl, ne biçimde ve hangi kaynaktan yaratıldığı, üretildiği ve dağıtıldığının sorgulanması gereken bir konu olduğunu belirten Eminağaoğlu, YARSAV’ın bu konuda gerekli başvuruları yaptığını ve gerektikçe yapacağını bildirdi.
                              Bağımsız yargının ve mensuplarının karar ve faaliyetlerinin sanki hukuk ötesi amaçlar ve hukuk ötesi etkiler altındaymış gibi güdü ve dürtülerle tek yanlı ve amaçlı işlem ve yayınlara konu edilmesinin, amaçlanan sonuç her ne olursa olsun, o sonucu yaratamayacağını, hukukun üstünlüğünün üzerine hiçbir şeyin çıkamayacağını ifade eden Eminağaoğlu, "Ayrıca ifade özgürlüğü yönünden ağır eleştiri boyutunu aştığı gözlenen saldırılar, ileri derecede tahrik ortamı yaratacak biçimde, adeta kampanya boyutunda giderek de artmakta ve sonuçta bağımsız bir erk olan yargı ile yargıç, savcı ve avukatlar özellikle hedef haline getirilerek, yargı baskı ve etki altında tutulmaya çalışılmaktadır" dedi.
                              Eminağaoğlu, şunları kaydetti.
                              "Bilinçli olarak yaratılan bilgi kirliliği ile yargı, yargıç, savcı ve avukatların toplum önünde güvenilirlikleri yıpratılmaya çalışılmakta, yargısız infaz edilmeleri amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda yargı organlarının ve görevlilerinin, hukukun dışında hareket ettikleri yolunda toplumda genel bir kanı oluşturmaya yönelik söylem ve gerçekleştirilen eylemlerle hedeflenen ise yargının ve mensuplarının üzerine gittiği ya da yapılmasını engelledikleri hukuksuzluğu perdelemektir. Sistemden de kaynaklanan nedenlerle yürütmenin etkisine sokulan yasamadan sonra, bu çabalarla yargının da yasama ve yürütme için fren mekanizması olması önlenip, yürütmenin beklentisine uygun karar verir biçimde ve etkisi altında tutularak çalışmasının amaçlandığı, bu yolda her türlü olanağın kullanıldığı da gözlenmektedir."
                              Her geçen gün yargıya yönelik saldırı ve senaryolara bir yenisinin eklendiği gözetildiğinde bu gidişle önümüzdeki dönemde yeni senaryolar ve saldırıların da ortaya çıkacağını iddia eden Eminağaoğlu, bu saldırılar karşısında ve yargı organlarının, hukukun üstünlüğünden ayrılmadan hukuk neyi gerektiriyorsa onu yapacağından kimsenin kuşkusunun olmaması gerektiğini ifade etti.

                              Comment


                              • #90
                                Cevap: yorumsuz

                                Kleoptra Adası, AB ile daha güzel


                                AB'den alınan ödenekle Kleoptra Adasında bölgeye uygun en fazla iki yerde tesis yapılması bekleniyor.

                                YAZDIR | YOLLA
                                15/06/2008
                                Kleoptra Adasındaki hizmet kalitesini artırmak amacıyla Muğla Üniversite'sinin projesine, AB 1.5 milyon euro ödenek ayırdı




                                FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ

                                MUSTAFA SARIİPEK

                                MUĞLA- Marmaris İlçesi'ne karayoluyla 17 kilometre uzaklıkta bulunan kumlarıyla ünlü Kleopatra (Sedir) Adası'na daha fazla turist çekebilmek ve gelen turiste de en iyi hizmeti sunabilmek için adaya özel kıyı kenar çizgi projesi gerçekleştirilecek. Muğla Üniversitesi'nin ada ile ilgili geliştirdiği proje kapsamında AB'den 1.5 milyon euro ödenek aldığı belirtildi.
                                Muğla'ya yeni atanan Vali Ahmet Altıparmak, Kleopatra Adası'nda inceleme yaptı. Adayı gezdiren Kültür ve Turizm İl Müdürü Murat Süslü adayla ilgili gelişmeleri Vali Altıparmak'a aktardı. Kültür ve Turizm İl Müdürü Süslü, adaya koruma amaçlı özel imar planı yapılacağını anlatarak, “Bunu Ula Kaymakamlığı, Özel Çevre Koruma Kurumu (ÖÇK) ve Akyaka Belediyesi de destekliyor. Buradaki amacımız bölge imar mevzuatına uygun hale getirildikten sonra bölgeye uygun bir veya iki yerde tesis yapılacak. Buraya turist geliyor ama hizmet kalitesini artırmadığımız sürece insanları burada mağdur ediyoruz. Bu nedenle de kıyı kenar çizgine uygun, buraya özel bir projenin kısa zamanda hazırlanması gerekiyor. Hatta Muğla Üniversitesi bu ada ile ilgili geliştirdiği proje kapsamında AB'den 1.5 milyon euro ödenek aldı. Şu ana kadar bu paradan sadece ada içindeki tabela yapıldı” dedi. Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak, ülke genelindeki tarihi eserlerin korunmasını gerektiğini belirterek, “Yapılacak her işlem titizlikle gözden geçirilmeli. Ülke turizminde lokomotif görevi üstlenmiş Muğla'mızda turizme yönelik önemli işler yapmak istiyoruz. Sedir Adası'na yapılmak istenen şeyler tarihe zarar vermemeli. Eğer burası turizme açıksa ve turist geliyorsa yasal koşullar çerçevesinde, yapıyı bozmadan günün koşullarına uygun hizmetin de verilmesi gerekir” diye konuştu. (dha)


                                orasi bir cennet turkiyedeyken mavi yolculukta calistigim yillarda her hafta giderdik gokova yolu uzerinde gercek bir cennet

                                Comment

                                Working...
                                X