Ülke tarýmýnýn sorunlarýnýn ele alýndýðý aþaðýdaki yazý, Köþe yazarlarýmýzdan Zýraat Mühendisi Hakan Ozan Erzincanlý'ya aittir. Bu kategoride yayýnlanmasý uygun olur düþüncesiyle buraya da aktardým.
Bu yazý merkez olmak üzere tartýþabiliriz.
Bu yazý merkez olmak üzere tartýþabiliriz.
Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri
Türkiye’ de tarým eðitimi bildik anlamda liselerde, üniversitelerin iki veya dört yýllýk programlarýnda verilmektedir.Benim bildiðim kadarý ile bu anlamda üç unvan var: tekniker, teknisyen ve mühendis
Açýkçasý tekniker ve teknisyenin farkýný bilmiyordum. Ýnternette biraz araþtýrdým ve þunu öðrendim:
a) Endüstri meslek lisesi, kýz meslek lisesi, teknik lise ve kýz teknik lisesi mezunlarýna, "teknisyen",
b) Lise üstü iki yýl süreli yüksek teknik öðretim görenlere, "tekniker",
unvaný verilir. (Bazý Lise, Okul Ve Fakülte Mezunlarýna Unvan Verilmesi Hakkýnda Kanun Kanun Numarasý: 3795)
Bu kanunda açýklanmasa da ziraat fakültelerinde dört yýl lisans eðitimini bitirenlere de “ziraat mühendisi” unvaný verildiðini biliyorum.
Türkiye’ de Ziraat Mühendisleri Ýþsiz (mi?)
Bu beyanýn hangi verilere dayanýlarak söylendiðini merak ediyorum.
- Mesela bu beyaný yaparken iþsiz olan iþletmeci, bankacý, diðer mühendisler, veterinerler, týp doktorlarý ile karþýlaþtýrma yapýlmýþ mý?
- Ýþsiz ziraat mühendislerinin ne kadarýnýn tarým sektöründe iþ baþvurusu yaptýðý belirli mi? Yani bu mezunlarýn hepsi kendi sektöründe çalýþmak istiyor mu?
- Bu mezunlar, iþ olduðu sürece ülkenin her yerinde çalýþmayý göze alýyorlar mý yoksa belli bölgelerde ve þehirlerde ýsrar mý ediyorlar?
- Yeni mezun bir ziraat mühendisi, yeni mezun bir iþletmeci ile ayný koþullarý kabul ediyor mu? (Ben birçok vakada kabul etmediðine þahit oldum.)
- Bu beyaný yapanlar tarýmla ilgili bir firma için dört yýllýk üniversite mezunu (bölüm baðýmsýz þekilde) aramýþlar mý? (Ben aradým. 100 kadar baþvurudan sadece ikisi ziraat mühendislerine aitti)
Açýkçasý tarým eðitimi almýþ ve iþ bulamayan bir kiþi, mezun olmadan bir yýl önce “iþ bulma ve kariyer yönetimi” konusunda eðitim alsa, sorunlar büyük oranda çözülebilir. Lakin bu eðitimi alan kiþi iþe girebilmek için ne tür eksikleri olduðunu görüp bunlarý erkenden kapatmak yoluna gidebilir. Özgeçmiþ hazýrlama, iþ görüþmesi yapma, iþ baþvurusu yapýlacak kiþi ve kurumlara ulaþma yöntemleri gibi konularda yeterli donanýma sahip olmayan mezunlar, iþsizler ordusuna katýlmaya birinci derecede aday oluyorlar.
Bir de ülkemizde ne mezunu olursa olsun hemen herkeste kötü bir hastalýk var. Bir okulu bitiren kiþi “Þu kadar yýl okudum dirsek çürüttüm; ben mi onlarý arayacaðým? Onlar beni bulsun” gibi bir havaya giriyorlar. Bu tavýr çabucak siliniyor gibi görünse de aslýnda kiþiler iþ hayatlarý boyunca bu tavýrla yaþýyorlar ve eðitimleri sebebi ile daha üst bir konumda olmalarý gerektiðini sürekli savunuyorlar.
Oysa kiþinin yapmasý gereken, okuduðu için övünerek bazý yetkiler ve imtiyazlar almayý beklemek deðil; eðitimi ne olursa olsun yaptýðý iþleri çok iyi yaparak o yetki ve imtiyazlara kavuþmaktýr. Hatta bunlarý yetki ve imtiyaz almak için deðil, sevdiði ve o iþle var olduðu için yapmaktýr.
Örneðin çok saygýdeðer ziraat yüksek mühendisi bir ustam, bilmeyenler eðitimini sorduklarýnda ilkokul mezunu olduðunu söyler. Yüksek mühendis unvaný ile bir yere gelmeyi kabul etmez. Yaptýklarýnýn ve fikirlerinin unvaný ve konumu dolayýsý ile dinlenilmesini istemez. Yaptýklarý ve söylediklerinin doðru, gerekli ve faydalý olduðu için onaylanmasýný ister. Öyle de olur. Ýlkokul mezunuyum beyanlarýna raðmen dünyayý deðiþtiren büyük iþler yapmýþtýr. Kendisini buradan selamlýyorum.
Türkiye’ de Ziraat Mühendisleri Bilgisiz mi?
Daha doðrusu "Türkiye’ de yeni mezun ziraat mühendisleri yeterli bilgi almadan mý mezun oluyorlar ya da ziraat fakülteleri hatta tarým eðitimi veren tüm kurumlarda yeterli eðitim verilemiyor mu?" diye sormak lazým.
Bu sorularýn cevabý maalesef büyük oranda “evet”.
Ýzin verin küçük bir anýmý daha anlatayým (kiþiler, yerler ve taným verebilecek detaylarý gizleyerek):
5 yýl kadar önce bir devlet üretme çiftliðinden hayvan seçmeye gittim. Bana hayvanlarý gösteren kiþi, üretme çiftliði içerisindeki tarým meslek yüksek okulunun hayvancýlýk öðretmeni bir zooteknist ziraat mühendisi idi. Bana gösterdiði hayvanlar yeni geliþtirilmiþ bir ýrktý. Ben söz konusu hayvanlarý inceleyerek bu hayvanlarýn bahsettiði ýrk olmadýðýný, baþka bir ýrk olduðunu söyledim. Kendisi iddia etti ve bazý fiziksel özellikleri göstererek doðru söylediðini ispatlamaya çalýþtý.
Ben ise ikna olmamýþtým. Üniversiteye giderek orada söz konusu ýrkýn ýslahýný yapan öðretim görevlisine koyunlarýn hangi ýrk olduðunu sordum. Kendisi de benim düþündüðüm ýrk koyunlarýn orada olduðunu ve 40 yýldýr bu koyunlarý o çiftlikte ýslahýnýn yapýldýðýný söyledi. Ben hocamýza oradaki zooteknist ziraat mühendisi eðitmenin hayvanlarýn ýrkýný yanlýþ bildiðini söylediðimde, bu kiþi adýna üzüldü. Ben de üzüldüm. Hem bu kiþi adýna, hem onun ders verdiði tekniker adaylarý adýna, hem mesleðimiz adýna, hem koyunculuk sektörü adýna üzüldüm.
Açýkçasý bilgi eksikliði bir sorun ancak bilinmesi gereken önemli bir konu var;
Ziraat eðitimi alanlar, farklý farklý yaklaþýk 10-12 alanda eðitim alýr ve sonuçta tek bir unvan ile mezun olurlar. Örneðin Ege Üniversitesi’ nin yetiþtirmeyi amaçladýðý ziraat mühendisi tanýmýna bakalým:
Günümüzde bünyesinde 10 adet bölüm (Bahçe Bitkileri, Bitki Koruma, Peyzaj Mimarlýðý, Süt Teknolojisi, Tarým Ekonomisi, Tarým Makinalarý, Tarýmsal Yapýlar ve Sulama, Tarla Bitkileri, Toprak ve Zootekni) bulunduran Ziraat Fakültesi; ülke ve bölge tarýmýný modernleþtirmek, sorunlara bilimsel yaklaþýmlarla çözümler getirmek, teorik ve pratik bilgilerle donanýmlý Ziraat Mühendisleri ve Peyzaj Mimarlarý yetiþtirmek, tarýmýn her dalýnda araþtýrma, teknoloji ve hizmet üretmek ve yaymak gibi görevleri yerine getirmeyi hedef almýþtýr.
Örneðin ben zootekni lisans mezunu bir ziraat mühendisiyim. Zootekni bölümü kendi içinde üç anabilim dalýna ayrýlýr: 1) Hayvan Yetiþtirme 2) Yemler ve hayvan besleme 3) Islah (Biyometri ve Genetik) Hayvan besleme kendi içerisinde yine ayrýlýr da ayrýlýr. Ve bu ayrýlmýþ küçülmüþ konulardan sadece biri bile deniz derya konulardýr. Adý sadece “Geviþ Getiren Besleme Mühendisliði” olan bir bölüm açýlabilir ve emin olunuz öðrenciler 4 yýl boyunca çok zorlu ve yoðun bir eðitim programýndan geçmek zorunda kalýrlar. (Bunun örneði balýk yetiþtiriciliði dersidir. Zootekni bölümünde balýk yetiþtiriciliði dersi yeterli gelmemiþ ve bu ders koca bir su ürünleri fakültesini doðurmuþtur.) Yine sadece yem teknolojisi, yem üretimi adý altýndaki ders ile kocaman yem fabrikalarýnýn iþleyiþini, yem üretimini hatta iþletme içi üretim vs. gibi daha da fazlasý konularý öðrenmeye çalýþýrsýnýz.
Bu baðlamda bir ziraat fakültesinde, her bölümde 3 anabilim dalý ve bu anabilim dallarý altýnda her birinin yukarýda bahsettiðim gibi 10 kadar alt konusu olsa, her bir bölümde bilinmesi gereken 30 zorlu konu, toplamda 300 konu eder.
Yani bir ziraat mühendisi mezun olduðunda bu 300 konunun da uzmaný olduðu düþünülür, bunlar konusunda uzmanlýk alýr.
Belki 50 veya 100 yýl önce bu konularda yapýlmýþ araþtýrma sayýsý az, üretilmiþ bilgi miktarý yetersizdi ve bu ortamda ziraat mühendisliði kavramý oluþturuldu. Ancak bugünün koþullarýnda bu 300 konuyu uzman seviyesinde bilmek býrakýn 20-25 yaþýnda bir ortalama bir insaný; 80 yaþýna gelmiþ dahiler için bile olanaksýzdýr.
Ve yine ancak çözüm, 300 kadar bölüm açýp her birinden bir mühendis çýkarmak olmayacaktýr.
Açýkçasý bunun mezun olan kiþiyi yeterli donanýma getirmeme ihtimali de var. Çünkü örneðin bir insaný koyun besleme uzmaný olarak yetiþtirdiðimizi varsayalým. Bu kiþi yem bitkileri üretimi, gübreleme, bitki koruma, süt kalitesi, barýnak koþullarý, barýnak planlama, tarým ekonomisi, diðer hayvanlarýn farklýlýklarý vs. gibi birçok konuda bilgi almadýðý sürece; sadece kendi konusunda kalan, onlarca uzman desteði olmadýðý sürece bir projeyi oluþturamayan ve en kötüsü karmaþýk bir teknik sorunun çözümü için olayýn bütününü göremeyen biri olarak yetiþmiþ olacaktýr.
Çözüm Nedir?
Þunu bilmek lazým: Tarým okumuþ kiþi, köylünün ve kentlinin gözünde tarýmsal üretimle ilgili her þeyi bilen kiþidir. Tarýmsal üretimle ilgili her sorunda bu kiþiye baþvurulmasý ve bu kiþinin sorunu bir çözüme yönlendirmesi beklenir. Bu baðlamda ben tarým uzmanýnýn (sadece ziraat mühendisi de demiyorum) “her þeyin bir þeyini, ama bir þeyin her þeyini çok iyi bilmesi" gerektiðini düþünüyorum.
Bir tarým uzmaný mezun olunca aklýnda bazýlarý saðlam (örneðin tez konusunu iyi biliyordur) bazýsý zayýf olmak üzere çeþitli bilgiler vardýr. Bu bilgileri ile sektöründe faydalý olmaya, deðer yaratmaya çalýþmalýdýr. Bu baðlamda araþtýrmacý, eleþtirel, sürekli geliþime odaklý, önyargýsýz, sürekli geliþime açýk bir felsefeye sahip olmalýdýr.
Ancak sorun yine de tam olarak çözülmez. Çünkü en önemli konulardan biri olan deneyim eksikliði kolay kolay kapatýlamaz. Ve takdir edersiniz ki bu kadar geniþ konularda deneyim kazanmak öyle bugünden yarýna olacak iþ deðildir.
Bu konuda bence acilen devreye sokulmasý gereken çözüm usta-çýrak sistemidir.
Usta-Çýrak Sistemi
Bu topraðýn insaný usta-çýrak iliþkisi ile öðrenir. Deneyimler ustadan çýraða iþ üzerinde gösterilerek öðretilir. Konu çok dallý olduðu için de tek usta deðil, yetiþen tarým uzmanýnýn birçok ustadan özellikle pratik eðitim almasý þarttýr.
Yarým yamalak yapýlan 1-2 aylýk staj tarým uzmaný adayýnýn deneyim kazanmasýný saðlayamaz.
Üniversitelerde batý tarzý eðitimi alýp uyguladýk. Bu sistemle bilim adamý yetiþtirilir. Üniversitede ustalar akademisyenlerdir ve akademisyenler asýl uzmanlýklarý olan bilim adamlýðý konusunda öðrencilerine yol gösterir ve ustalýk yaparlar. Öðrenciler mezun olduktan sonra üniversitede kalýrlarsa, ustalarýnýn yolundan giderek bilim adamý olabilirler. Bu uygundur.
Ancak bu mezunlarýn usta tarýmcý olmasý için baþka ustalardan eðitim almaya ihtiyaçlarý vardýr. Profesör Larry Tise, Anadolu ahalisinin 16'ncý yüzyýlda dünyanýn en usta tarýmcýlarý olduðundan bahseder. Bu durum, bu topraklarda iyi iþleyen usta çýrak iliþkisinin baþarýsýdýr. Usta-çýrak sistemini tarým eðitimi mekanizmasýnýn içerisinden çekip alýrsanýz, tarým uzmanlarýnýz güçsüz kalýr.
Sistem Nasýl Yeniden Yapýlandýrýlmalýdýr?
Geçen gün ziraat mühendisleri odasýna bir iþim düþtü. Emekli ziraat mühendisleri toplanmýþ her günkü gibi kendi aralarýnda sohbet ediyordu. Ne üzücüdür ki o kadar deneyimli bu ustalarýn deneyimlerini aktaracaklarý etkin bir mecra maalesef yok.
Oysa bu kiþiler yeni mezunlara sahada deneyimlerini aktarmalý. Bilgi, üniversitelerin kontrolünde gençliðin enerjisi ve olgunluðun deneyimleri ile birleþip sinerji oluþturmalý.
Açýkçasý tarým uzmaný sadece bitki beslemeci, ilaçlama uzmaný, hayvan beslemeci deðil; ayný zamanda birçok alanda iþ yapma ve yönetme becerisine sahip, ahlaklý kiþi olmak zorundadýr.
Genç bir tarým uzmaný adayý, ustalarýndan görmediði sürece nasýl olup da diploma kiralamanýn yanlýþ olduðunu öðrenecek? Nasýl olup da çiftçiye bir konuyu anlatýrken “ben mühendisim, ben büyüðüm, çok bilirim” dememesi gerektiðini öðrenecek? Ya da iþverenin karþýsýna geçip “çok para isterim, her iþi yapmam” dememesi gerektiðini bilecek? Nerede, nasýl davranmasý gerektiðini ona kim gösterecek?
Dostlar, bu sorularýn cevabýný bu gencimize ancak bir usta öðretebilir.
Hem de sadece sözel anlatýmla olacak iþ deðil bu. Bunlar pratik uygulamalarla görülüp öðrenilmeli. Ayrýca söz konusu gencimiz elbette tarýmsal üretimle ilgili daha önceki teknik bilgilerini de ustasýnýn deneyimleri ile harmanlayýp kendini geliþtirmeli ve yetiþtirmeli.
Bu amaçla tarým ile ilgili eðitim verilen tüm okullarýn mutlaka en az bir yýl daha uzatýlmasý ve bu süreçte deneme çiftliklerinde gençlerin emekli tarýmcýlarla beraber çalýþmalarý gerektiðini düþünüyorum. Hatta bu pratik eðitim sürecinin adýnýn ve yapýsýnýn farklýlaþtýrýlýp, ahilik geleneklerine uygun hale getirilmesinin uygun olacaðýný düþünüyorum. Bu baðlamda konu sayýsý 300 bile olsa bu sayýda uzmanlaþmýþ emekli tarýmcýlarýn gençlere ustalýk yapmasý gerektiðini düþünüyorum.
Bu ustalarýn sadece okumuþlardan deðil alaylýlardan da olmasý gerektiðini düþünüyorum. Sahaya inmiþ her tarýmcý bilir ki sahada öyle okuma yazma bilmeyen tarýmcýlar vardýr ki, benim diyen ziraat mühendisinden iyi budama yapar, kimisi çok iyi aþý yapar ya da kimi tek bir meyvede çok uzmanlaþmýþ olur. Ben nar konusunda uzmanlaþmýþ bir ilkokul üçüncü sýnýftan terk tarýmcý ile tanýþmýþtým. Nar hakkýnda pratiðe dönük neredeyse bilmediði konu yoktu ve (sanýrým imla hatalarý yüzünden) bastýrmaya utandýðý bir narcýlýk kitabý yazmýþtý.
Açýkçasý deneyimli ile genç, usta ile çýrak mutlaka buluþturulmalý.
Tarýmsal üretim konusunda, 16’ ýncý yüzyýlda zaten sahip olduðumuz geleneksel yetenekler ile günümüz bilimini birleþtirip hem köylümüzün hem kentlimizin taleplerine uygun tarým uzmanlarý yetiþtirmek zorundayýz. Bunun yolu da son yüz yýldýr fazlasýyla unuttuðumuz usta-çýrak eðitim sistematiðini bilimsel ve günün þartlarýna uygun bir anlayýþla hayata geçirmektir.
Son Söz
Tarým sektörü ve tarým eðitimi açýsýndan deneyimli tarýmcýlarýmýz kahvehanelerde, lokallerde ya da evlerinde elden ayaktan çekilmelerine izin veremeyeceðimiz kadar büyük ve önemli bir zenginliðimizdir. Bu zenginliðimizi ya görmüyor ya da yýllardýr bir türlü çözülemeyen sorunlara karþý ne kadar faydalý olacaklarýný anlayamýyoruz. Beþinci yüzyýlda yaþamýþ bir düþünce adamý olan Euripides “Yalnýz akýllar zenginliklerini kullanabilir” demiþ. Akýlýysak, bu zenginliðimizi doðru þekilde kullanmalýyýz diye düþünüyorum.
Saygý ve sevgilerimle
Hakan Ozan Erzincanlý
Ziraat Yüksek Mühendisi
Tarim Hayvancilik Proje Tarimsal Ar-Ge Biyoteknoloji
Hakan Ozan Erzincanlý
Ziraat Yüksek Mühendisi
Tarim Hayvancilik Proje Tarimsal Ar-Ge Biyoteknoloji


Comment