Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri

    Ülke tarýmýnýn sorunlarýnýn ele alýndýðý aþaðýdaki yazý, Köþe yazarlarýmýzdan Zýraat Mühendisi Hakan Ozan Erzincanlý'ya aittir. Bu kategoride yayýnlanmasý uygun olur düþüncesiyle buraya da aktardým.

    Bu yazý merkez olmak üzere tartýþabiliriz.

    Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri
    Türkiye’ de tarým eðitimi bildik anlamda liselerde, üniversitelerin iki veya dört yýllýk programlarýnda verilmektedir.

    Benim bildiðim kadarý ile bu anlamda üç unvan var: tekniker, teknisyen ve mühendis

    Açýkçasý tekniker ve teknisyenin farkýný bilmiyordum. Ýnternette biraz araþtýrdým ve þunu öðrendim:

    a) Endüstri meslek lisesi, kýz meslek lisesi, teknik lise ve kýz teknik lisesi mezunlarýna, "teknisyen",
    b) Lise üstü iki yýl süreli yüksek teknik öðretim görenlere, "tekniker",

    unvaný verilir. (Bazý Lise, Okul Ve Fakülte Mezunlarýna Unvan Verilmesi Hakkýnda Kanun Kanun Numarasý: 3795)

    Bu kanunda açýklanmasa da ziraat fakültelerinde dört yýl lisans eðitimini bitirenlere de “ziraat mühendisi” unvaný verildiðini biliyorum.

    Türkiye’ de Ziraat Mühendisleri Ýþsiz (mi?)


    Bu beyanýn hangi verilere dayanýlarak söylendiðini merak ediyorum.
    • Mesela bu beyaný yaparken iþsiz olan iþletmeci, bankacý, diðer mühendisler, veterinerler, týp doktorlarý ile karþýlaþtýrma yapýlmýþ mý?
    • Ýþsiz ziraat mühendislerinin ne kadarýnýn tarým sektöründe iþ baþvurusu yaptýðý belirli mi? Yani bu mezunlarýn hepsi kendi sektöründe çalýþmak istiyor mu?
    • Bu mezunlar, iþ olduðu sürece ülkenin her yerinde çalýþmayý göze alýyorlar mý yoksa belli bölgelerde ve þehirlerde ýsrar mý ediyorlar?
    • Yeni mezun bir ziraat mühendisi, yeni mezun bir iþletmeci ile ayný koþullarý kabul ediyor mu? (Ben birçok vakada kabul etmediðine þahit oldum.)
    • Bu beyaný yapanlar tarýmla ilgili bir firma için dört yýllýk üniversite mezunu (bölüm baðýmsýz þekilde) aramýþlar mý? (Ben aradým. 100 kadar baþvurudan sadece ikisi ziraat mühendislerine aitti)
    Ancak elbette ziraat mühendisinin iþ bulmasý ciddi bir sorun. Aslýnda sadece ziraat mühendisi için deðil herkes için bir sorun. Çünkü okullarda insanlara “iþ nasýl bulunur” konusu öðretilmiyor. Oysa bu baþlý baþýna bir ders olmalý. Aksi halde çalýþtýracak eleman bulamayan iþveren ordusu ile iþsizler ordusu asla buluþamayacak.

    Açýkçasý tarým eðitimi almýþ ve iþ bulamayan bir kiþi, mezun olmadan bir yýl önce “iþ bulma ve kariyer yönetimi” konusunda eðitim alsa, sorunlar büyük oranda çözülebilir. Lakin bu eðitimi alan kiþi iþe girebilmek için ne tür eksikleri olduðunu görüp bunlarý erkenden kapatmak yoluna gidebilir. Özgeçmiþ hazýrlama, iþ görüþmesi yapma, iþ baþvurusu yapýlacak kiþi ve kurumlara ulaþma yöntemleri gibi konularda yeterli donanýma sahip olmayan mezunlar, iþsizler ordusuna katýlmaya birinci derecede aday oluyorlar.

    Bir de ülkemizde ne mezunu olursa olsun hemen herkeste kötü bir hastalýk var. Bir okulu bitiren kiþi “Þu kadar yýl okudum dirsek çürüttüm; ben mi onlarý arayacaðým? Onlar beni bulsun” gibi bir havaya giriyorlar. Bu tavýr çabucak siliniyor gibi görünse de aslýnda kiþiler iþ hayatlarý boyunca bu tavýrla yaþýyorlar ve eðitimleri sebebi ile daha üst bir konumda olmalarý gerektiðini sürekli savunuyorlar.

    Oysa kiþinin yapmasý gereken, okuduðu için övünerek bazý yetkiler ve imtiyazlar almayý beklemek deðil; eðitimi ne olursa olsun yaptýðý iþleri çok iyi yaparak o yetki ve imtiyazlara kavuþmaktýr. Hatta bunlarý yetki ve imtiyaz almak için deðil, sevdiði ve o iþle var olduðu için yapmaktýr.

    Örneðin çok saygýdeðer ziraat yüksek mühendisi bir ustam, bilmeyenler eðitimini sorduklarýnda ilkokul mezunu olduðunu söyler. Yüksek mühendis unvaný ile bir yere gelmeyi kabul etmez. Yaptýklarýnýn ve fikirlerinin unvaný ve konumu dolayýsý ile dinlenilmesini istemez. Yaptýklarý ve söylediklerinin doðru, gerekli ve faydalý olduðu için onaylanmasýný ister. Öyle de olur. Ýlkokul mezunuyum beyanlarýna raðmen dünyayý deðiþtiren büyük iþler yapmýþtýr. Kendisini buradan selamlýyorum.

    Türkiye’ de Ziraat Mühendisleri Bilgisiz mi?

    Daha doðrusu "Türkiye’ de yeni mezun ziraat mühendisleri yeterli bilgi almadan mý mezun oluyorlar ya da ziraat fakülteleri hatta tarým eðitimi veren tüm kurumlarda yeterli eðitim verilemiyor mu?" diye sormak lazým.

    Bu sorularýn cevabý maalesef büyük oranda “evet”.

    Ýzin verin küçük bir anýmý daha anlatayým (kiþiler, yerler ve taným verebilecek detaylarý gizleyerek):
    5 yýl kadar önce bir devlet üretme çiftliðinden hayvan seçmeye gittim. Bana hayvanlarý gösteren kiþi, üretme çiftliði içerisindeki tarým meslek yüksek okulunun hayvancýlýk öðretmeni bir zooteknist ziraat mühendisi idi. Bana gösterdiði hayvanlar yeni geliþtirilmiþ bir ýrktý. Ben söz konusu hayvanlarý inceleyerek bu hayvanlarýn bahsettiði ýrk olmadýðýný, baþka bir ýrk olduðunu söyledim. Kendisi iddia etti ve bazý fiziksel özellikleri göstererek doðru söylediðini ispatlamaya çalýþtý.

    Ben ise ikna olmamýþtým. Üniversiteye giderek orada söz konusu ýrkýn ýslahýný yapan öðretim görevlisine koyunlarýn hangi ýrk olduðunu sordum. Kendisi de benim düþündüðüm ýrk koyunlarýn orada olduðunu ve 40 yýldýr bu koyunlarý o çiftlikte ýslahýnýn yapýldýðýný söyledi. Ben hocamýza oradaki zooteknist ziraat mühendisi eðitmenin hayvanlarýn ýrkýný yanlýþ bildiðini söylediðimde, bu kiþi adýna üzüldü. Ben de üzüldüm. Hem bu kiþi adýna, hem onun ders verdiði tekniker adaylarý adýna, hem mesleðimiz adýna, hem koyunculuk sektörü adýna üzüldüm.

    Açýkçasý bilgi eksikliði bir sorun ancak bilinmesi gereken önemli bir konu var;

    Ziraat eðitimi alanlar, farklý farklý yaklaþýk 10-12 alanda eðitim alýr ve sonuçta tek bir unvan ile mezun olurlar. Örneðin Ege Üniversitesi’ nin yetiþtirmeyi amaçladýðý ziraat mühendisi tanýmýna bakalým:

    Günümüzde bünyesinde 10 adet bölüm (Bahçe Bitkileri, Bitki Koruma, Peyzaj Mimarlýðý, Süt Teknolojisi, Tarým Ekonomisi, Tarým Makinalarý, Tarýmsal Yapýlar ve Sulama, Tarla Bitkileri, Toprak ve Zootekni) bulunduran Ziraat Fakültesi; ülke ve bölge tarýmýný modernleþtirmek, sorunlara bilimsel yaklaþýmlarla çözümler getirmek, teorik ve pratik bilgilerle donanýmlý Ziraat Mühendisleri ve Peyzaj Mimarlarý yetiþtirmek, tarýmýn her dalýnda araþtýrma, teknoloji ve hizmet üretmek ve yaymak gibi görevleri yerine getirmeyi hedef almýþtýr.

    Örneðin ben zootekni lisans mezunu bir ziraat mühendisiyim. Zootekni bölümü kendi içinde üç anabilim dalýna ayrýlýr: 1) Hayvan Yetiþtirme 2) Yemler ve hayvan besleme 3) Islah (Biyometri ve Genetik) Hayvan besleme kendi içerisinde yine ayrýlýr da ayrýlýr. Ve bu ayrýlmýþ küçülmüþ konulardan sadece biri bile deniz derya konulardýr. Adý sadece “Geviþ Getiren Besleme Mühendisliði” olan bir bölüm açýlabilir ve emin olunuz öðrenciler 4 yýl boyunca çok zorlu ve yoðun bir eðitim programýndan geçmek zorunda kalýrlar. (Bunun örneði balýk yetiþtiriciliði dersidir. Zootekni bölümünde balýk yetiþtiriciliði dersi yeterli gelmemiþ ve bu ders koca bir su ürünleri fakültesini doðurmuþtur.) Yine sadece yem teknolojisi, yem üretimi adý altýndaki ders ile kocaman yem fabrikalarýnýn iþleyiþini, yem üretimini hatta iþletme içi üretim vs. gibi daha da fazlasý konularý öðrenmeye çalýþýrsýnýz.

    Bu baðlamda bir ziraat fakültesinde, her bölümde 3 anabilim dalý ve bu anabilim dallarý altýnda her birinin yukarýda bahsettiðim gibi 10 kadar alt konusu olsa, her bir bölümde bilinmesi gereken 30 zorlu konu, toplamda 300 konu eder.
    Yani bir ziraat mühendisi mezun olduðunda bu 300 konunun da uzmaný olduðu düþünülür, bunlar konusunda uzmanlýk alýr.
    Belki 50 veya 100 yýl önce bu konularda yapýlmýþ araþtýrma sayýsý az, üretilmiþ bilgi miktarý yetersizdi ve bu ortamda ziraat mühendisliði kavramý oluþturuldu. Ancak bugünün koþullarýnda bu 300 konuyu uzman seviyesinde bilmek býrakýn 20-25 yaþýnda bir ortalama bir insaný; 80 yaþýna gelmiþ dahiler için bile olanaksýzdýr.

    Ve yine ancak çözüm, 300 kadar bölüm açýp her birinden bir mühendis çýkarmak olmayacaktýr.

    Açýkçasý bunun mezun olan kiþiyi yeterli donanýma getirmeme ihtimali de var. Çünkü örneðin bir insaný koyun besleme uzmaný olarak yetiþtirdiðimizi varsayalým. Bu kiþi yem bitkileri üretimi, gübreleme, bitki koruma, süt kalitesi, barýnak koþullarý, barýnak planlama, tarým ekonomisi, diðer hayvanlarýn farklýlýklarý vs. gibi birçok konuda bilgi almadýðý sürece; sadece kendi konusunda kalan, onlarca uzman desteði olmadýðý sürece bir projeyi oluþturamayan ve en kötüsü karmaþýk bir teknik sorunun çözümü için olayýn bütününü göremeyen biri olarak yetiþmiþ olacaktýr.

    Çözüm Nedir?

    Þunu bilmek lazým: Tarým okumuþ kiþi, köylünün ve kentlinin gözünde tarýmsal üretimle ilgili her þeyi bilen kiþidir. Tarýmsal üretimle ilgili her sorunda bu kiþiye baþvurulmasý ve bu kiþinin sorunu bir çözüme yönlendirmesi beklenir. Bu baðlamda ben tarým uzmanýnýn (sadece ziraat mühendisi de demiyorum) “her þeyin bir þeyini, ama bir þeyin her þeyini çok iyi bilmesi" gerektiðini düþünüyorum.

    Bir tarým uzmaný mezun olunca aklýnda bazýlarý saðlam (örneðin tez konusunu iyi biliyordur) bazýsý zayýf olmak üzere çeþitli bilgiler vardýr. Bu bilgileri ile sektöründe faydalý olmaya, deðer yaratmaya çalýþmalýdýr. Bu baðlamda araþtýrmacý, eleþtirel, sürekli geliþime odaklý, önyargýsýz, sürekli geliþime açýk bir felsefeye sahip olmalýdýr.

    Ancak sorun yine de tam olarak çözülmez. Çünkü en önemli konulardan biri olan deneyim eksikliði kolay kolay kapatýlamaz. Ve takdir edersiniz ki bu kadar geniþ konularda deneyim kazanmak öyle bugünden yarýna olacak iþ deðildir.
    Bu konuda bence acilen devreye sokulmasý gereken çözüm usta-çýrak sistemidir.
    Usta-Çýrak Sistemi

    Bu topraðýn insaný usta-çýrak iliþkisi ile öðrenir. Deneyimler ustadan çýraða iþ üzerinde gösterilerek öðretilir. Konu çok dallý olduðu için de tek usta deðil, yetiþen tarým uzmanýnýn birçok ustadan özellikle pratik eðitim almasý þarttýr.

    Yarým yamalak yapýlan 1-2 aylýk staj tarým uzmaný adayýnýn deneyim kazanmasýný saðlayamaz.
    Üniversitelerde batý tarzý eðitimi alýp uyguladýk. Bu sistemle bilim adamý yetiþtirilir. Üniversitede ustalar akademisyenlerdir ve akademisyenler asýl uzmanlýklarý olan bilim adamlýðý konusunda öðrencilerine yol gösterir ve ustalýk yaparlar. Öðrenciler mezun olduktan sonra üniversitede kalýrlarsa, ustalarýnýn yolundan giderek bilim adamý olabilirler. Bu uygundur.

    Ancak bu mezunlarýn usta tarýmcý olmasý için baþka ustalardan eðitim almaya ihtiyaçlarý vardýr. Profesör Larry Tise, Anadolu ahalisinin 16'ncý yüzyýlda dünyanýn en usta tarýmcýlarý olduðundan bahseder. Bu durum, bu topraklarda iyi iþleyen usta çýrak iliþkisinin baþarýsýdýr. Usta-çýrak sistemini tarým eðitimi mekanizmasýnýn içerisinden çekip alýrsanýz, tarým uzmanlarýnýz güçsüz kalýr.

    Sistem Nasýl Yeniden Yapýlandýrýlmalýdýr?

    Geçen gün ziraat mühendisleri odasýna bir iþim düþtü. Emekli ziraat mühendisleri toplanmýþ her günkü gibi kendi aralarýnda sohbet ediyordu. Ne üzücüdür ki o kadar deneyimli bu ustalarýn deneyimlerini aktaracaklarý etkin bir mecra maalesef yok.

    Oysa bu kiþiler yeni mezunlara sahada deneyimlerini aktarmalý. Bilgi, üniversitelerin kontrolünde gençliðin enerjisi ve olgunluðun deneyimleri ile birleþip sinerji oluþturmalý.

    Açýkçasý tarým uzmaný sadece bitki beslemeci, ilaçlama uzmaný, hayvan beslemeci deðil; ayný zamanda birçok alanda iþ yapma ve yönetme becerisine sahip, ahlaklý kiþi olmak zorundadýr.

    Genç bir tarým uzmaný adayý, ustalarýndan görmediði sürece nasýl olup da diploma kiralamanýn yanlýþ olduðunu öðrenecek? Nasýl olup da çiftçiye bir konuyu anlatýrken “ben mühendisim, ben büyüðüm, çok bilirim” dememesi gerektiðini öðrenecek? Ya da iþverenin karþýsýna geçip “çok para isterim, her iþi yapmam” dememesi gerektiðini bilecek? Nerede, nasýl davranmasý gerektiðini ona kim gösterecek?

    Dostlar, bu sorularýn cevabýný bu gencimize ancak bir usta öðretebilir.
    Hem de sadece sözel anlatýmla olacak iþ deðil bu. Bunlar pratik uygulamalarla görülüp öðrenilmeli. Ayrýca söz konusu gencimiz elbette tarýmsal üretimle ilgili daha önceki teknik bilgilerini de ustasýnýn deneyimleri ile harmanlayýp kendini geliþtirmeli ve yetiþtirmeli.

    Bu amaçla tarým ile ilgili eðitim verilen tüm okullarýn mutlaka en az bir yýl daha uzatýlmasý ve bu süreçte deneme çiftliklerinde gençlerin emekli tarýmcýlarla beraber çalýþmalarý gerektiðini düþünüyorum. Hatta bu pratik eðitim sürecinin adýnýn ve yapýsýnýn farklýlaþtýrýlýp, ahilik geleneklerine uygun hale getirilmesinin uygun olacaðýný düþünüyorum. Bu baðlamda konu sayýsý 300 bile olsa bu sayýda uzmanlaþmýþ emekli tarýmcýlarýn gençlere ustalýk yapmasý gerektiðini düþünüyorum.

    Bu ustalarýn sadece okumuþlardan deðil alaylýlardan da olmasý gerektiðini düþünüyorum. Sahaya inmiþ her tarýmcý bilir ki sahada öyle okuma yazma bilmeyen tarýmcýlar vardýr ki, benim diyen ziraat mühendisinden iyi budama yapar, kimisi çok iyi aþý yapar ya da kimi tek bir meyvede çok uzmanlaþmýþ olur. Ben nar konusunda uzmanlaþmýþ bir ilkokul üçüncü sýnýftan terk tarýmcý ile tanýþmýþtým. Nar hakkýnda pratiðe dönük neredeyse bilmediði konu yoktu ve (sanýrým imla hatalarý yüzünden) bastýrmaya utandýðý bir narcýlýk kitabý yazmýþtý.

    Açýkçasý deneyimli ile genç, usta ile çýrak mutlaka buluþturulmalý.

    Tarýmsal üretim konusunda, 16’ ýncý yüzyýlda zaten sahip olduðumuz geleneksel yetenekler ile günümüz bilimini birleþtirip hem köylümüzün hem kentlimizin taleplerine uygun tarým uzmanlarý yetiþtirmek zorundayýz. Bunun yolu da son yüz yýldýr fazlasýyla unuttuðumuz usta-çýrak eðitim sistematiðini bilimsel ve günün þartlarýna uygun bir anlayýþla hayata geçirmektir.

    Son Söz
    Tarým sektörü ve tarým eðitimi açýsýndan deneyimli tarýmcýlarýmýz kahvehanelerde, lokallerde ya da evlerinde elden ayaktan çekilmelerine izin veremeyeceðimiz kadar büyük ve önemli bir zenginliðimizdir. Bu zenginliðimizi ya görmüyor ya da yýllardýr bir türlü çözülemeyen sorunlara karþý ne kadar faydalý olacaklarýný anlayamýyoruz. Beþinci yüzyýlda yaþamýþ bir düþünce adamý olan Euripides “Yalnýz akýllar zenginliklerini kullanabilir” demiþ. Akýlýysak, bu zenginliðimizi doðru þekilde kullanmalýyýz diye düþünüyorum.


    Saygý ve sevgilerimle
    Hakan Ozan Erzincanlý
    Ziraat Yüksek Mühendisi
    Tarim Hayvancilik Proje Tarimsal Ar-Ge Biyoteknoloji
  • Fidanligi sponsor reklami

  • #2
    Cevap: Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri

    Sayýn Selsarac;
    Uzak þehirlerde olmamýza raðmen duygularýmýz ayný zannedersem. Bugün "Milli Tarým Seferberliði" altýnda Türk Tarýmýnýn sorunlarý arasýnda Ziraat Teknisyen ve Teknikerlerinin'de içinde bulunduðu problemleri taþýyan bir baþlýk oluþturmaya karar verdim ve akabinde oluþturdum. Sizin de bu konuya özdeþ bir konuyu platforma taþýmanýz beni fazlasýyla mutlu etti.
    Sizi yürekten kutluyor ve teþekkür ediyorum.
    Bunun yaný sýra Antalya fuarýnda sizinle ve ubeyd'le tanýþma þansýna eriþtiðim için de çok mutluyum.
    Saygý ve Sevgilerimle..

    Comment


    • #3
      Cevap: Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri

      Sayýn üstad Hakan Ozan Erzincanlý'ya ;
      Kaleminize Saðlýk Hocam..
      Lütfen bilgi daðarcýðýnýzý bizlerle paylaþýn, deneyimlerinize ihtiyacýmýz var.
      Saygýlarýmla..

      Comment


      • #4
        Cevap: Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri

        Merhaba Alp Arslan Bey, bizlerde sizi tanýmaktan mutlu olduk. Ülke tarýmýnýn geliþmesi ve sorunlarýn çözümü için birlik oluþturma heyecanýnýzý paylaþýyoruz. Kaliteli paylaþýmlarda birlikte olmayý istiyoruz. Umarýz bir mesafe alýr ve amacýmýza hep birlikte ulaþýrýz.

        Comment


        • #5
          Cevap: Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri

          Sn Hocama sonsuz teþekkürlerimi ve þükranlarýmý arz ediyorum.Ayrýca Sn Saraç Hocamýzýn bu deðerli bigi ve tecrübelerini bize aktardýðýnýz için sizede teþekkürler.Hocamýn yazdýklarýna katýlmamak elde deðil.Kendimden örnek vereyim.Pratik bilgilerimi(aþý yapma-ceviz dahil,budama arýcýlýk) gibi pek çok konuyu, çevremdeki yaþlý ve tecrübeli insanlardan öðrendim.Rahmetli Dedem Mustafa Kemal ATATÜRK ile 11 yýl cephelerde savaþmýþ. Musul cephesinde esir aldýklarý bir Ýngiliz Zabit Ziraat Mühendisiymiþ.Ellerinde 2 yýl kalmýþ ve Müslüman olmuþ,bildiklerini dedeme ve sevdiði insanlara öðretmiþ.dedemde kardeþlerine veçocuklarýna öðretmiþ.Geçimi sebzecilkle olmuþ.rahmetli iki amcamda Vali'nin bahçývaný idiler ve kendilerini geliþtirmiþler.Emin olun bu civarda sayýsýn bilmediðim kadar aðaç aþýladým.Hatda Tarým il Müdürlüðüne bu iþ için gelen vatandaþlar bile beni ziyaret eder ve Bahar aylarýnda 1 dakikam bile boþ geçmez.Bunlarý size niye anlatdým.Öncelikle yaptýðýnýz iþi sevmeniz ve önemsemeniz çok önemli; Ayrýca okuyarak, araþtýrarak bilgi edinmek, uygulamk ve kendini geliþtirmek olgusuna sahip olmanýz gerektiðine inanýyorum.Tabi bu iþte þahsiyet çok önemli birde özünüz doðru olacak.Tabi iþsizlik çok kötü bir durum,ama malsef bir resmi daireye kapaðý atdýktan sonra, amaaann boþ verrr!! hadisesinede malesef çokda rast geldim.evinize götürdüðünüz ve çoluk cocuðunuza yedirdiðiniz lokmalarýn helal olmasýný düþünmekde ayrý bir kiþilik.Þunuda söylemeden geçmiyeceðim;deðerli þahsiyetlerlede tanýþmak her zaman isteðim olmuþtur.Esen kalýnýz.

          Comment


          • #6
            Cevap: Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri

            Antalya Tarým fuarý benim için bir çok konuda yeni açýlýma sebep oldu. Artýk Türkiye’de hiç bir þey yapýlmýyor diyenlerin fikrine katýlmýyorum. Gelsinler Antalya ve çývarýný gezip dolaþsýnlar. Yerinde görüp neler yapýldýðýna þahit olsunlar. Antalya ve çevresi Tarýmsal üretim ve pazarlamada Türkiye’yi aþmýþlar ve kabuðu kýrmýþlar. Burada þunu bir kez daha anladým. Artýk her yöre kendi sýkýntýlarýný kendileri aþmak zorunda yani kendi göbek baðlarýný kendileri kesmesini öðrenecekler, yâda batýp gidecekler. Antalya’da çok mükemmel iþleyen bir Üretici hal sistemi kurulmuþ. Çiftçinin adeta gözü kulaðý ve sigortalarý olmuþ. Bundan dolayý hepsini de tebrik ediyorum.

            Comment


            • #7
              Cevap: Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri

              Köylerimiz, kasabalarýmýz, ilçelerimiz tarýmýn yoðun olarak yapýldýðý yerlerdir. Bugüne kadar insanlarýmýz kendi gayretleri ile birþeyler yapmaya çalýþmýþlar ve çalýþmaktalar. Tarýmla ilgili devlet kuruluþlarý masabaþý mühendisliðine devam ettiði müddetçe, zaten bu aktif gruba katký saðlamak yerine, hantal formaliteleri ile üstüne kambur olmaktadýrlar. Bunlarýn içinden duyarlý insanlar çýkýyorsa, mecburiyetten deðil, vicdani sorumluluktandýr. Çünkü, basit bir toprak tahlili labaratuvarý hizmetini bile merkezlere gidip rica minnetle almak, sonuçlarýný raporlar halinde verip yönlendirme yapmamak, kýsaca çiftçiye "sen en son iþ, çiftçilik yapabilirsin" demektir.

              Comment


              • #8
                Cevap: Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri

                Yaz sezonunun baþlamasý ile konunun önemine dikkat kesilmek gerekir diye düþünüyorum. Üreticinin üretimden, pazarlamaya kadar ziraatçýlarla arasýndaki tek bað, üreticinin kendi insiyatifi ölçüsünde olmaktadýr. Ziraat ile ilgili kurumlar, kendi bulunduðu bölgelerdeki faaliyetleri sadece yüzeysel olarak rapor ediyorsa, biz hâlâ sorunlarýn ortasýndayýz demektir.

                Burada sorunun çözümü, ziraatçýlar tarafýndan deðil, bu iþin ticaretini yapan firmalar tarafýndan yapýlmaya baþlar. Bu da, gereksiz pek çok ürünün haddinden fazla topraða ve bitkiye uygulanmasý demektir.

                Comment


                • #9
                  Cevap: Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri

                  Konuyu açtýðýnýz için teþekkürler.Bu konuda daha önce okumuþtum.Hocamýz Sn Hakan Ozan Erzincanlým Beyefendi'nin çok güzel bir yazýsý mevcut tavsiye ediyorum vede Kendisine teþekkürler.

                  Comment


                  • #10
                    Cevap: Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri

                    Türkiye'de tarým eðitimi v.s çözüm önerileri.......Bu güne kadar hep tartýþýlan konu zannedesem.Birisi fosforsuz bitki yetiþirmi diye sorulsa hemen karþý çýkarýz.Olmaz.Neden çünkü eðitimimiz bu yönde.Eðitimimizin verdiði kapasiteyi aþtýðý için imkansýz görünüyor.Hemen arkasýndan böyle bir þey yapýlmaya kalkýþýlsa,sen bunu baþar nobel ödülü az gelir diye imkansýz oluþunu derecesini söyleriz.Oysa ben her þey mümkün diyorum.Nedenmi bitkiler o kadar güçlü ki.Akýl almaz derecede.Bir adenozin tri fosfat molekülünün adenozin di fosfata indirgenmesi,yle bitki 7000 calorilik enerji açýða çýkartabiliyorsa bunuda bitkilerle baþarabilmek mümkün.Tek bir dez avantaj var bu güne kadar baþaramamýþlar veya baþarýlamamýþ.Önemli olan zoru baþarýrým,imkansýz vaktimi alýr.
                    Bunýda ALLAH'IN izniyle baþaracaðýma inanýyorum.
                    Neden mi?Bunu yapamazsýn demeleri beni acayip tetikliyor ve hýrslandýrýyor.Saygýlarýmla......

                    Comment


                    • #11
                      Cevap: Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri

                      Sayýn Saraç yaptýðýnýz olumlu tespitler için teþekkürler.

                      Comment


                      • #12
                        Cevap: Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri

                        Sayýn Reis_Bey, bu tespitler bana ait deðildir. Yazýnýn ilk paragrafýnda yazdýðým gibi Hakan Ozan beyin köþe yazýsýný buraya aktarmýþtým. Saygýlarýmla

                        Comment


                        • #13
                          Cevap: Türkiye’ de Tarým Eðitimi ve Çözüm Önerileri

                          Güzel bir yazý Teþekkür Ederim.

                          Comment

                          Working...
                          X