fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

seracılık

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • seracılık

    1. Seracılığın Tarihçesi


    Dünya üzerinde 36-420 kuzey enlem ve 26-450 doğu boylam dereceleri arasında bulunan ülkemizin coğrafi konumu, iklim ve toprak yapısı; hindistan cevizi, kahve, kakao, hurma ve ananas gibi bazı tropik bahçe bitkilerinin dışındaki tüm meyve, sebze, asma ve süs bitkileri için son derece elverişlidir. Bu nedenle Anadolu yarımadası; günümüze kadar kültüre alınmış veya alınabilecek birçok bahçe bitkileri, süs bitkileri, tarla bitkileri ve tıbbi bitkilerin anavatanı ve gen kaynakları arasında yer almaktadır.
    Ülkemiz ve dünyadaki geometrik nüfus artışı, şehirleşme ve sanayileşme insanların beden ve ruh sağlığı için gerekli tarım ürünlerinin aynı şekilde artırılmasını zorunlu kılmaktadır. İşte bu amaçla; üretimde üstün vasıflı tohum, fide ya da fidan kullanmak, ekim-dikim alanlarını genişletmek, tarımsal alandaki her türlü bilimsel yenilik, teknik ve teknolojilerden yararlanmak gerekmektedir.
    Bunlar arasında yıl boyunca bitkisel üretim yapılmasına imkan veren, daha yüksek verim, kalite ve erkenci ürün eldesinin bir sonucu, daha kârlı ve zevkli bir tarım kolu olan “seracılık” çok büyük önem taşımaktadır. “Sebze, meyve ve çiçek gibi kültür bitkilerini normal açıkta yetiştirme mevsimlerinin dışında, ekolojik faktörlerin kontrolü sayesinde yetiştirilmelerine imkan sağlayan yapay yetiştirme mekânlarına “sera” ; seralarda yapılan bitkisel üretime ise “seracılık” adı verilmektedir.
    Günümüzde hızla yaygınlaşan ve ileri bir tekniğe ulaşan seracılık, daha geniş kapsamlı bir ifadeyle örtüaltı yetiştiriciliğinin oldukça uzun bir geçmişi vardır. Başlangıç tarihini belirten kesin bir belgenin olmamasına rağmen, Yunanlı filozof Platon’un Phaedon adlı eserinden, tâ M.Ö. 5. yüzyılda bile bu tip yetiştiriciliğin olduğu anlaşılmaktadır. İtalya’da Romalılar devrinde, güneye bakan kuytu yamaçlarda açılan çukurların üzerinin şeffaf malzemeyle kapatılarak altında sebze yetiştirilmesiyle başlayan örtüaltı tarımı, daha sonra Avrupa’da (İngiltere) evlerin güneye bakan yönlerinin camla örtülmesiyle bu gelişmesini sürdürmüştür. Avrupa’da 16. ve 17. yy’da yapılan bu tesisler örtüaltı tarımı veya seracılığın başlangıcı sayılmaktadır. Bu günkü anlamda ilk modern seralar ise, 18. yy’da Amerika’da yapılmıştır. ABD ve Avrupa’da sera yapımı, endüstri ile birlikte, özellikle birinci dünya savaşından sonra hızlı bir şekilde gelişmeye başlamıştır. Plâstik örtüler altında yetiştiricilik ise, 1960 yıllarında Japonya’da başlamış ve Kuzey Amerika üzerinden Avrupa’ya geçmiştir. Dünya üzerinde geniş bir yayılma alanı olan seracılık, gerek ekolojik faktörler ve gerekse seracılık teknolojisi yönünden oldukça farklılık göstermektedir. Bu yönü ile seracı ülkeleri; serin-soğuk iklim kuşağı ve ılıman-sıcak iklim kuşağı ülkeleri olmak üzere ikiye ayırmak mümkündür.
    Serin-soğuk iklim kuşağındaki başlıca seracı ülkeler ; Hollanda, İngiltere, Danimarka, Almanya, Romanya, Polonya, Bulgaristan, Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri’dir. Bu ülkelerde, çoğunlukla cam seralar yaygındır.
    Ilıman-sıcak iklim kuşağındaki önemli seracı ülkeler ise ; Japonya, İtalya, İsrail, Yunanistan, İspanya, Fransa, Portekiz, Fas ve Türkiye’dir. Bu kuşaktaki seracı ülkelerde, ekolojik koşulların başında gelen kış aylarındaki yüksek ortalama sıcaklık, seracılık faaliyetlerini ekonomik olarak kolaylaştırmaktadır. Bu çok önemli avantajından dolayı, ılıman-sıcak iklim kuşağında seracılık süratle ilerlemektedir. Türkiye’nin de bu şanslı kuşakta bulunması, seracılık faaliyetlerimizin önemini daha da arttırmaktadır. Bu kuşaktaki seracılık, genelde sonbahar ve ilkbahar turfandacılığı yapısında olup, bazı ülkelerde ise ideal anlamda seracılık yapıldığı görülür. Ülkemizde yapılan seracılık iklim şartlarını, bir diğer ifadeyle ekolojiyi kullanan bir seracılık olup; ısıtma, don tehlikesinin olduğu zamanlarda yapılmaktadır. Ilıman-sıcak iklim kuşağında lider durumda bulunan Japonya’da ise seracılık 26-450 N enlem dereceleri arasında yayılmıştır. Bu ülkede seracılık, aile işletmesi tarzında olup, sera varlığının %95’ini kapsayan plâstik seraların tümünde örtü materyali PVC’dir.
    Serin-soğuk iklim kuşağındaki seracı ülkeleri Orta - Kuzey Avrupa Ülkeleri, Rusya ve ABD olarak özetlenebilir. Ilıman-sıcak iklim kuşağındaki seracı ülkeler ise; Akdeniz Havzası Ülkeleri ve Japonya’dır. Serin-soğuk iklim kuşağında Hollanda, ılıman-sıcak iklim kuşağında ise Japonya sera teknolojisi ve üretim yönünden lider konumdadır. Dünyada 300 kuzey enleminin altındaki kuşakta bulunan ülkelerde yüksek sera içi sıcaklıklarını düşürmek amacıyla yapılan soğutma; 400 enleminin üzerindeki ülkelerde ise düşük sera içi sıcaklıklarını yükseltmek için yapılan ısıtma masrafları seracılığı ekonomik yönden güçleştirmektedir. Seracılık bakımından dünyada en şanslı 30-400 kuzey enlem kuşakları arasında yer alan ülkemizin özellikle Akdeniz, Ege ve Marmara sahil şeridi ile bazı mikroklima bölgeleri ve jeotermal sıcak su kaynaklarının bulunduğu yerlerde örtüaltı tarımı hızla yayılmaktadır. İlkbahar – Yaz ile Sonbahar-Kış geçit mevsimlerinde rakımın 500-1500 m olduğu yerlerde seracılığın ekonomik olarak yapılabileceği son zamanlarda özel sektörün başarılı girişimleriyle de kanıtlanmıştır.
    Ülkemizdeki örtüaltı yetiştiriciliği, ilk olarak 1940’lı yıllarda Antalya’da yapılan seralarla başlamıştır. 1940-1960 yılları arasında yavaş gelişen örtüaltı tarımı, 1970’li yıllarda plastiğin örtü materyali olarak kullanılmaya başlamasıyla daha hızla büyüme eğilimi kazanmıştır. Türkiye’de örtüaltı tarımı, İstanbul yöresinden başlayarak Hatay-Samandağı’na kadar uzanan sahil şeridinde yayılmış olmakla birlikte Antalya, Adana, Mersin, Hatay ve Muğla gibi sahil illerimizde yoğunlaşmıştır. Türkiye’de seracılık; kış aylarının ılıman geçtiği Akdeniz ve Ege sahillerinde yaygınlaşmıştır. Türkiye genelinde seralarda yetiştirilen ürünlerin %95’ini sebze, %4’ünü süs bitkileri ve %1’ini de meyve oluşturmaktadır. Cam ve plâstik seralarda en fazla yetiştirilen sebze türleri sırasıyla domates, hıyar, biber ve patlıcandır. 1992 yılı istatistiklerine göre dünyada 1.361.380 da; ülkemizde ise 111.380 da sera alanı mevcuttur. Sera varlığımız, dünya sera alanlarının yaklaşık %11’ini oluşturmaktadır.

  • #2
    Cevap: seracılık

    2.Seracılığın Tarımdaki Yeri ve Önemi

    Günümüz tarım sektöründe son derece kârlı, ekonomik ve zevkli bir üretim dalı olan seracılık; öncelikle beden ve ruh sağlığı için mutlak gerek duyulan sebze, meyve ve süs bitkilerini taze olarak dört mevsim insanlığın hizmetine sunmaktadır. Yaygın olarak aile işletmeciliği şeklinde yapılan seracılık sayesinde, bir dekarlık bir alandan sebze, süs bitkisi ve meyve türü ile mevsim ve pazar durumuna bağlı olarak, bir ailenin rahat ve refah içinde geçimini sağlayabilecek 5 -15 milyar civarında yıllık getirisinin oluşu, seracılığı daha da cazip hâle getirmektedir. Seralarda tam otomasyon; klima, gübreleme, sulama, CO2 gübrelemesi, bioüretim ve topraksız kültür... gibi ileri teknolojilerin kullanılması; tür ve çeşit seçimi ile üretim plânlaması sayesinde bu miktar 30-40 milyar TL/ yıl’a kadar çıkabilmektedir.

    Seracılığın ekonomik önemi

    1. Seracılık açık tarla yetiştiriciliğine göre 2-5 kat daha fazla ürün ve 5-10 kat daha fazla gelir getirmektedir. Örtüaltı tarımı, birim alandan daha yüksek verim ve kalitenin yanında erkencilik sayesinde yüksek kâr marjına sahiptir.
    2. Yıl içindeki yetiştirme devresi uzatılarak, bir yılda aynı yerden 2-3 ürün alınabilmektedir. Özellikle küçük arazi sahipleri için işgücü istihdamı ve işgücünün yıl içinde eşit dağılımını sağlamaktadır.
    3. Seracılık, işletme sahiplerine sürekli gelir getiren ve pazarda sağlıklı beslenmemiz için her zaman gerekli olan taze meyve, sebze ve çiçek bulunmasını sağlayan bir sektördür.
    4. Sebze ve çiçek gibi sera ürünleri daha kararlı ve cazip fiyatlarla yurt içi ve dışında kolaylıkla pazarlanabilmektedir.
    5. Sera tesisinde kullanılacak malzeme, sera imalat sanayi dallarının kurulmasına ve gelişmesine sebep olmaktadır.
    6. Seracılık işletmeleri; tohum, ilaç, gübre, ulaştırma ve pazarlama sektörünün gelişmesinde önemli rol oynayarak işsizliği azaltmakta ekonomiye katkı sağlamaktadır.

    Comment


    • #3
      Cevap: seracılık

      3.Bitkisel Üretimde Kullanılan Örtü Tipleri

      Örtüaltı yetiştiriciliğinde kullanılan örtü tiplerini “toprak yüzeyini örten” ve “bitkileri örten sistemler” olmak üzere iki sınıfa ayırabiliriz.

      3.1. Toprağı örten sistemler

      3.1.1. Yüzeysel plâstik bitki örtüsü: Tohum çimlenmesi ve fide gelişme dönemini kapsayan sürede, tohum ekimini müteakip toprak yüzeyi 0.1 mm kalınlığındaki plâstik ile kaplanır. Genellikle 12 m genişliğinde delikli veya deliksiz plâstikler elle yada makine ile toprak yüzeyine serilebilir. Tohum çimlenmesi tamamlanıp, don tehlikesi kalktığında örtü kaldırılır. Bu tip bir uygulama ile tohum çimlenmesi ve genç fide büyümesi hızlandırılarak 7-10 günlük bir erkencilik sağlanır. Tohumları direkt toprağa ekilebilen erkenciliğin önemli olduğu kavun, karpuz, kabak, hıyar, fasulye ve bamya vb. ürünlerin yetiştiriciliğinde kullanılır.

      3.1.2. Malçlama (Toprak örtüsü): Malçlama’da plâstik örtü tüm yetiştirme dönemi boyunca toprak yüzeyinde kalır. Malçlama işlemi, genellikle toprak hazırlığından sonra tohum ekimi veya fide dikiminden önce yapılır. Malç plâstiklerin üzerinde yuvarlak delikler (O) açılarak veya çarpı (X) şeklinde malç örtüsü kesilerek bitki gövdelerinin toprak üstüne geçeceği yerler bırakılır. Tüm vejetasyon boyunca toprak ve bitkilerin kök sistemi plâstik örtü altında kalmaktadır. Gerek tohum ekimi ve gerekse fide dikimi yapılan tüm kültür bitkilerinde kullanılabilir.
      Malçlamanın amaç ve faydaları ; bitki kök bölgesindeki toprak sıcaklığını yükseltmesi, topraktan buharlaşmayı azaltarak su tasarrufu sağlaması, toprağın sürekli tavda tutulması, kaymak tabakasının önlenmesi, yabancı ot kontrolü gibi ürünün verim, kalite ve erkenciliğini artıran ve daha temiz ürün alınmasını sağlayan birçok ekonomik faydaları vardır. Malçlamada organik ve inorganik materyaller kullanılabilir. Organik materyal olarak sap, saman, kuru ot, talaş...vb.; inorganik malç materyali olarak ise 0.10-0.20 mm kalınlığındaki şeffaf, siyah veya kırmızı renkli Polyethylene (PE) kullanılmaktadır. Organik materyallerin hastalık, zararlı ve yabancı ot tohumu taşımamasına özen gösterilir. Yabancı ot kontrolü daha önemli, toprak sıcaklığını artırmak ikinci derecede önemli ise siyah PE, tersi durumda ise şeffaf PE malç tercih edilmelidir.
      3.2. Bitkileri örten sistemler

      3.2.1. Mini tüneller : Pulluk veya özel karık açma ve plâstik serme makineleriyle 20 cm genişliğinde, 10 cm yan yüksekliğine sahip çiziler açılıp tohum bu çizinin içine ekilir ve üzerine 0.15 mm’lik ince plâstik örtülür. Tohumlar çimlenip 1-3. gerçek yapraklar geliştiğinde, ilkbaharın geç donları sona erince plâstikler tamamen kaldırılır. Yüzeysel plâstiklerde olduğu gibi, direkt tohum ekimi yapılan türlerin yetiştiriciliğinde kullanılır. Bu uygulama, bitkisel üretimde 10-15 günlük bir erkencilik sağlar.
      3.2.2. Alçak tüneller : Genellikle genişlikleri 60-200 cm, yükseklikleri 30-100 cm, uzunlukları 10-40 m arasında değişen yarım daire kesitli, 0.20 mm’lik PE örtülü sistemlerdir. İskelet malzemesi olarak alüminyum, demir veya galvanize tel, kargı, ağaç dalları ve sert plâstik boru kullanılmaktadır. Yaygın olarak kullanılan 8 mm’lik yarım daire şeklinde bükülmüş, uçlarından 20 cm uzaklıkta çengel kaynatılan iskelet demirleri 1’er m aralıklarla tünel istikametinde toprağa saplanır. Rüzgâr ve yağışlara dayanımını artırmak için 3-5 sıra ip veya kablo teli ile tünel kafesi yapılır. Daha sonra iskelet üzerine PE örtü çekilerek iskelet çemberinin her iki yanındaki çengellere takılan iple üstten bağlanır. Alçak tüneller, turfanda sebze tarımında bitkileri geç ilkbahar ile erken sonbahar donlarından korumak ve erkencilik ya da geçcilik sağlamak (üretim sürecini uzatmak), verim ve kaliteyi arttırmak amacı ile kullanılmaktadır. Alçak tünellerde, fide yetiştiriciliği, maydanoz, marul, taze soğan, ıspanak, tere, roka, turp gibi serin iklim sebzelerinin yanında oturak tipi domates çeşitleri, biber, kavun, karpuz, hıyar, kabak, oturak tipi fasulye ve çilek yetiştiriciliği de yapılmaktadır.

      Comment


      • #4
        Cevap: seracılık

        Alçak Plastik Tünel Yerinin Seçimi
        • Kuvvetli, soğuk ve sert esen rüzgârlara kapalı olmalı.
        • Bol güneş alan, güneye bakan kuytu yerler tercih edilmeli.
        • Toprağı düz, hafif karakterli, süzek, kumlu tınlı ve organik maddece zengin olmalı.
        • Yağışlardan sonra su birikmemeli, fazla suyu iyi drene edebilmeli.
        • Hastalık ve zararlılardan ari olan yerler alçak tünel tesisi için uygundur.


        Alçak tünellerde havalandırma
        1. Tünel içindeki sıcaklık ile hava ve toprak nemini kültür bitkisin optimal isteğine göre ayarlamak,
        2. Gündüz tünelde fotosentez sonucu azalan CO2 oranını yükseltmek,
        3. Tünelde hava sirkülasyonu sağlayarak transpirasyonu artırmak suretiyle su ve besin maddesi alımını hızlandırmak için havalandırma yapılır.
        Havalandırma zamanı; Güneşli sıcak gündüzlerde yapılmalı; şiddetli rüzgâr, yağış ve soğuk zamanlarda havalandırma yapılmamalıdır.
        Havalandırmanın ne zaman yapılacağına karar verebilmek için izlenecek en doğru yöntem; Tünel içine maximum minimum termometre, termohigrometre, termohigrograf veya digital iklim kayıt-gösterge cihazlarından biriyle sıcaklık ve nem izlenerek yetiştirilen bitkinin istediği optimal seviyelerin üstüne çıktığında havalandırmaya başlanır. Soğuk, rüzgârlı ve yağışlı zamanlarda havalandırmalar kapatılmalıdır. En düşük gece sıcaklıklarının 10-15 °C’lerde seyretttği zamanlarda gün boyu (24 saat) havalandırmalar açık bırakılır. Çünkü, tünel içindeki yüksek gece sıcaklıkları solunumu hızlandırarak karbonhidrat parçalanmasını artırarak bitki gelişmesini yavaşlatır.

        Havalandırma Yöntemleri
        1. Tünel eteklerinin tek veya çift taraflı olarak çeşitli destekler ile kaldırılması yoluyla,
        2. İki iskelet teli veya iskelet ile bağlama ipi arasında elle plastik örtünün toplanması yoluyla,
        3. Alçak tünel üzerinde boydan boya belli aralıklarla yuvarlak delikler açılarak,
        4. İki parçalı plastiklerin üstten mandalla tutturulduğu tünellerde yer yer mandallar alınarak,
        5. Mekanik kumandalı havalandırma pencerelerini açarak,
        6. Delikli PE örtüler kullanarak havalandırma yapılır.

        Comment


        • #5
          Cevap: seracılık

          3.2.3. Yüksek tünel : Şekil olarak alçak tünellere benzeyen yüksek tüneller, genellikle 3-4 m genişlik, 1.5-2 m yükseklik, 30-40 m uzunlukta kurulur ve 0.20-0.30 mm’lik PE örtü ile kaplanır. İskelet malzemesi kargı, demir veya sert plâstik boru olabilir. Yüksek tünel ve seralarda fide yetiştiriciliği yanı sıra gerek kısa boylu ve gerekse askıya alınan sırık tipi domates, hıyar, kavun, fasulye ve patlıcan gibi sebze türlerinin üretimi yapılmaktadır. Sera ve yüksek tünellerde gül, karanfil, krizantem, glayöl, gerbera gibi pek çok süs bitkisi de yetiştirilmektedir. Ayrıca, yüksek tünellerde zeytin, narenciye ve diğer bazı meyve türlerinin fidan üretimi de yapılmaktadır.
          Genellikle yüksek tünel inşasında 1” lik su borusundan 70 cm uzunlukta yapılan çengelli ayaklar, tünel kurulacak yere 4*2 m aralık ve mesafelerle çengel üstte kalacak ve dışarı bakacak şekilde toprağa çakılır. ½ “ lik 6.5 boyundaki su boruları uçlarından 1.5 m düz bırakılıp bükülen iskelet demirleri bu ayaklara takılır. Plâstik örtünün yağış ve rüzgârdan etkilenmesini azaltmak için alçak tünelde olduğu gibi ip veya tel kullanılarak yüksek tünel kafesi oluşturulabilir. Ancak, maliyeti azaltmak için bu yöntem yerine daha çok üstten iple bağlamak ile yetinilmektedir. İhtiyaç duyulacaksa tünelin bir veya her ucuna kapı yapılabilir. Bu ölçülerdeki yüksek tünel iskeleti üzerine 8 m en ve 0.30 mm kalınlıktaki PE örtüler çekilir. Tünel ayaklarındaki çengellere karşılıklı olarak takılan ipler vasıtasıyla plâstik örtü üstten ve çemberin her iki yanından sıkıca bağlanır.


          Yüksek Tünelde Havalandırma
          1. Yüksek tünelin ön ve arka kapıları açılarak,
          2. Yüksek tünel eteklerindeki plâstik değişik destekler yardımıyla kaldırılarak,
          3. Yüksek tünel iskeleti ve üst bağlama ipi arasında plâstikler aşağıdan yukarı doğru toplanarak yapılmaktadır.

          Comment


          • #6
            Cevap: seracılık

            3.2.4. Cam ve plâstik seralar: İklim koşullarınınaçıktan yetiştiriciliğe elverişli olmadığı dönemlerde, kültür bitkilerini kontrollü şartlar altında yetiştirilmesini sağlayan cam veya plâstik örtülü sabit yüksek sistemlerdir. Örtü malzemesi olarak cam, PE ve PVC en çok kullanılanlardır. Modern seralarda, yetiştirilen bitki türünün isteğine göre; sıcaklık, havalandırma, nem, ışıklandırma, CO2 gübrelemesi gibi klima düzenlemesi ile gübreleme, sulama, ilâçlama gibi kültürel işlemler kolaylıkla manuel ya da bilgisayar kontrollü olarak ayarlanabilmektedir.
            İçinde bulunduğumuz Göller Yöresinin tarıma elverişli toprak varlığı ve sulama suyu şebekelerinin yaygınlığı, büyük tüketim ve turizm merkezlerine yakınlığından dolayı pazarlama kolaylığı ve ılıman Akdeniz iklimi ile karasal iklim arasındaki geçit bölgesi iklimi gibi avantajlı coğrafi özellikleri dikkate alındığında; ilkbahar, sonbahar dönemleri ve hatta yaz aylarında bile ekonomik anlamda örtü altında sebze ve süs bitkilerinin yetiştirilebileceği yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır. Seracılığın yoğunlaştığı Akdeniz ve Ege sahillerinde geç ilkbahar, erken sonbahar ve yaz aylarındaki yüksek sıcaklık birçok sebze ve süs bitkisi türünün örtü altında yetiştirilmesini engellemektedir. Oysa, deniz seviyesinden yaklaşık 1000 m yükseklikteki Göller Bölgesi adı geçen dönemlerde havalar daha serin olduğu için seracılık yapılabilecektir. Ayrıca, sahil şeridimizde sera ürünlerinin azaldığı fakat, tarla ürünlerinin henüz çıkmadığı Mayıs-Haziran; diğer taraftan tarla sebzelerinin azalmaya başladığı ancak sera sebzelerinin daha piyasaya verilmediği Eylül-Kasım aylarında pazara sürülen ürün miktarı azalmakta, fiyatlar ise yükselmektedir. Bölgemizde söz konusu her iki zaman diliminde; sera sebzeleri arasında yer alan domates, hıyar biber, patlıcan, fasulye, kıvırcık baş salata ve marul gibi sebzeler ve süs bitkileri yetiştirilmesi ile; hem bu ürünlerin pazardaki açığı kapatılacak hem de iyi bir fiyatla kolaylıkla satılabilecektir.
            Isparta gibi rakımı yüksek, yazları serin geçen iç bölgelerimizde gölge örtüsü kullanmak, örtü materyalini gölge yapacak şekilde boyamak, delikli plâstik örtü kullanmak, üstten yağmurlama yapmak gibi sera sıcaklığını düşürücü teknik uygulamalar ile yaz aylarında bile serada üretime devam edilebilecektir.
            Diğer taraftan erken ilkbahar ve geç sonbahar dönemlerindeki don riskinin olduğu günlerde ise; ısı perdesi, çift örtü, alçak tünel, su şiltesi, özel bitki örtüsü ve çatı yağmurlaması kullanımı ...vb pasif ısı koruma yöntemleri ile hiç ısıtma yapmadan bitkiler soğuk zararından korunabilecektir. Gerektiğinde ışıklanmayı azaltmaması ve ekonomik olması koşuluyla ; her birisi 1-4 0C ısı tasarrufu sağlayan bu uygulamalarının iki veya daha fazlası kombine edilerek dış ortama göre 9-10 0C’ye varan ısı tasarrufu sağlanabilecektir. Ayrıca son yıllarda üretimine başlanan IR katkılı PE örtüler sera yada tünel içi sıcaklığını normal PE’lere göre 1.5-3 0C daha yüksek tutmaktadır.

            Comment


            • #7
              Cevap: seracılık

              Sera Klima Düzenlemesi
              • Isıtma
              • Soğutma
              • Işıklandırma
              • Havalandırma
              • Nispi nem ayarlama
              • Karbondioksit gübrelemesi
              1. Isıtma
              Seracılığın ekonomik anlamda başarılı olabilmesi; öncelikle ısıtma maliyetini minimuma indiren iyi bir yer seçimi, sera ve örtü tipi seçimi, izolasyon, mevsime göre ürün türü ve yetiştirme tipi seçimi, pasif ısıtma yöntemlerinin kullanılması, doğal (güneş ve termal sıcak su kaynakları) ısıtma tesis ve yöntemlerinin kullanılmasına bağlıdır. Bu yöntemlerin yeterli olmadığı zamanlarda aktif (katı, sıvı ve gaz yakıtlar ile ısıtma) ısıtma metodlarından biri kontrollü olarak kullanılmalıdır. Sera sıcaklığı maksimum-minimum termometre, termo-higrograf veya digital hobo ile izlenmelidir.

              Comment

              Working...
              X