Efendim bu sitede bazı arkadaşlarla site aracılığıyla ufak tefek Chatleşmemiz oldu ve arkadaşlarımız ısrarla ALKOL'den bahsetdiler. Bu nedenle bu yazıyı yazmayı uygun buldum. Öncelikle; Alkol dinimizce haram kılınmıştır. Öte yandan Tıp otoritelerincede sağlığa zararı konusunda tartışmaya mahal vermeyecek şekilde açıklamalar mevcutdur. Çocukluğumun Anadolu'nun küçük bir vilayetinin kenar bir mahallesinde ve köy hayatı gibi geçtiğini daha öncede yazmıştım. Babam bir demirci ustasıydı. Ben yaklaşık 4-5 yaşlarındaydım babam ara sıra arkadaşlarıyla alkol alır ve eve gelirdi. Fakat bize ve anneme bir şey demezdi. Evimizin havlusunun yanında bir kümesimiz vardı vede bu kümeste yaklaşık 8-10 tavuk, 4-5 hindi vardı. Ayrıca evin yanındaki ahırda 2 inek, yanında 2 dana ya da düvesi vardı; Tuvaletimiz dışardaydı ki takriben eve 20-25 mt ilerdeydiki Anadolu tabiriyle buna Hela denir. Bu arada kümesin yanında bir zaar köpeğimiz vardı vede bol bol havlardı. Evimizde su yoktu hem içme suyumuzu hem de kullanma suyumuzu evimize 200 mt ilerdeki mahalle çeşmesinden almak zorundaydık. Üstelik Nisan başlarında her yıl evimize yaklaşık 4 km olan bağ evine göçerdik. Bu bağ evinde meyve ağaçları ve de ayrıca 2 tanede büyük bir kavaklık vardı. Annem evin bütün işlerini yapar, bizi yedirir, giydirirdi. Ayrıca sabah erken kalkar ve İnekleri sağar, onları kavaklığa bağlardı, ağabeyim benden 3 yaş büyüktü o da bende elimizden geldiğince annemize yardım ederdik. Derken ben 6 yaşındayken amcam Kalp ameliyatı oldu yıl: 1966 ve de ameliyatdan bir ay sonra vefat etdi yaşı da 28 idi. Bunun üzerine babam sık, sık alkol almaya başladı. Bazen körkütük olur ve de anneme eziyet eder, döver bazende kapı dışarı atardı. Annem dışarda ağlar ve de yalvarırdı. Tabi ağlar, sızlardık... Fakat düşünün küçücük bir çocuk bu olay karşısında ne yapar?
Bu olaylar yıllar geçmesine rağmen benim içimde derin yaralar açtı. Bazen babam kızarken Annemin eteğine yapışıp, onun arkasına sığınırdım ve şu sözü ağlayarak söylerdim "Ben Babam gibi olayacağım, ben hiç içmeyeceğim!!.." zavallı annem bizim için bütün bu eziyetlere katlandı. Bütün bu olaylardan olacak ki; İlkokulu bitirince devlet parasız yatılı sınavlrına girdim. Zaten başarılı bir öğrenciydim ve de kazandım. Artık ailemden uzak tek başınaydım vede arkaşlarımın hepsi iyi insanlardı. Onlarla birlikte ara sıra camiye gidiyorduk. Derken bu huzur bulduğum yere daha sık sık gitmeye vede gençliğimi şekillendirmeye başladım.
Tatiller de memleketime geliyor hasret gideriyordum. 17 yaşlarındaydım ve genç bir delikanlıydım artık. Boş zamanlarımda inşaat işciliği dahil her bulduğum işi yapıyor, harçlığımı çıkarıyor ve de kimseden para istemiyordum. Yaşadığım olaylar beni onurlı ve azimli kişilik sahibi bir insan yapmıştı. Her şeyden önce kendi ayaklarımın üzerinde dimdik duruyor ve de kendime güveniyordum. Bir yaz günüydü babam arkadaşlarını eve davet etmiş ve de Dut ağacının altında kurulan çayırlıkta iki arkadaş kafa demliyordu. Derken saat akşam 10.00 oldu, babam beni yanına çağırdı.parayı uzatarak"Şu parayı al,bize bakkalden bi ufak rakı alda gel bakimm " dedi.Parasını aynen kendisine uzatıp aynen şöyle dedim"Bak babamsın, atamsın,istiyorsan seni sırtımda KABE'ye götüreyim, ancak; Ben alkol almam ve de alkolun hamalllığınıda yapmam" dedim ve Oradan uzaklaştım. Artık ailem ile bağları iyice koparmıştım. Bazen gece geç saatlere kadar çalışıyor ve geç saatlerde yatıyordum. Evim benim için adeta bir Otelden farkı yoktu. Bazende erken işim bitdiğinde, halamda kalıyordum ki halamın hiç çocuğu yoktu. Halam adeta bana kendi evladı gibi bakıyordu. Neticede Okulumu bitirip işime başladım. Tabiki de bunlar belli sürelerden geçti. Bunları da burada anlatmak istemiyorum. Kadere inancım sonsuz, Rabbim beni hep hayırlı insanlarla buluşturdu, mutlu bir aile hayatım var ve 3 çucuk babasıyım. Hayatım boyunca alkol almadım, sigara kullanmadım.
Bizim düğünlerimizde, bu yörede bol alkol tüketilir. Küçük kardeşim benden evvel evlendi. Böyle sofralar kuruldu kii, başka zaman bir fakire ekmek almayan insanlar, mükellef sofralar kurmuşlar su gibi alkol tüketilmekte, bende bunlara bir kenara çekilip ibretle bakıyorum. Derken beni yanlarına çağırdılar vede sohbet başladı. Bana bir laf,söz,lakırdı.... dedimki bunu niye içiyonuz? baktım ısrar ediyorlar. Gençliğin verdiği toylukla şöylee bir yudum ağzıma aldım, ancak yutmadım. Zehir gibi acıydı vede hemen tükürdüm. Bundan dolayı da yıllarca kendimden hayıflanırım. Neden bu milletin lafına bakıpta bir yudum ağzıma aldım diye. İnsanlar böyle berbat bir şeyi niye içerler şaşarım. Neticede benim iki biladerim bol bol alkol alırlar. Aile hayatları düzgün değil, Birisi sağlığını iyice kaybetdi, ötekide birkaç kez ayağını, kolunu kırdı evlerinde çocuklarıyla hiçmi hiiçç haysiyetleri yok. Maddi durumları bitik üstelik babamla aralarıda iyi değil. Ona da bir sürü zarar açtılar. Büyük biladerimle babam hiç konuşmazlar. Haaa babam mı? Alkolu bıraktı, aslıda alkolmu babamı bıraktı babam mı alkolü bıraktı o da tartışılır. Babam şu an 82 yaşında artık iyice yaşlandı ve annemde 80 yaşında vede ona saygım sonsuz. Sıksık yanlarına çıkar hayır dualarını alırım. Aynı apartmanda, altlı-üstlü oturmaktayız. Annemin ellerine sarılır, öper sever vede sarılırım. Benim için her şeye değer. Şu an Mutlu ve huzurlu bir yaşantım var. İman ve izan sahibiyim. Babam ise yaptıklarından pişman. Ancak ;işte pişmanlıkta bazen işe yaramıyor. Size tavsiyem pişman olacağınız işi yapmayınız.
Herkese sağlıklı ve mutlu yaşam dileğimle.
Bu olaylar yıllar geçmesine rağmen benim içimde derin yaralar açtı. Bazen babam kızarken Annemin eteğine yapışıp, onun arkasına sığınırdım ve şu sözü ağlayarak söylerdim "Ben Babam gibi olayacağım, ben hiç içmeyeceğim!!.." zavallı annem bizim için bütün bu eziyetlere katlandı. Bütün bu olaylardan olacak ki; İlkokulu bitirince devlet parasız yatılı sınavlrına girdim. Zaten başarılı bir öğrenciydim ve de kazandım. Artık ailemden uzak tek başınaydım vede arkaşlarımın hepsi iyi insanlardı. Onlarla birlikte ara sıra camiye gidiyorduk. Derken bu huzur bulduğum yere daha sık sık gitmeye vede gençliğimi şekillendirmeye başladım.
Tatiller de memleketime geliyor hasret gideriyordum. 17 yaşlarındaydım ve genç bir delikanlıydım artık. Boş zamanlarımda inşaat işciliği dahil her bulduğum işi yapıyor, harçlığımı çıkarıyor ve de kimseden para istemiyordum. Yaşadığım olaylar beni onurlı ve azimli kişilik sahibi bir insan yapmıştı. Her şeyden önce kendi ayaklarımın üzerinde dimdik duruyor ve de kendime güveniyordum. Bir yaz günüydü babam arkadaşlarını eve davet etmiş ve de Dut ağacının altında kurulan çayırlıkta iki arkadaş kafa demliyordu. Derken saat akşam 10.00 oldu, babam beni yanına çağırdı.parayı uzatarak"Şu parayı al,bize bakkalden bi ufak rakı alda gel bakimm " dedi.Parasını aynen kendisine uzatıp aynen şöyle dedim"Bak babamsın, atamsın,istiyorsan seni sırtımda KABE'ye götüreyim, ancak; Ben alkol almam ve de alkolun hamalllığınıda yapmam" dedim ve Oradan uzaklaştım. Artık ailem ile bağları iyice koparmıştım. Bazen gece geç saatlere kadar çalışıyor ve geç saatlerde yatıyordum. Evim benim için adeta bir Otelden farkı yoktu. Bazende erken işim bitdiğinde, halamda kalıyordum ki halamın hiç çocuğu yoktu. Halam adeta bana kendi evladı gibi bakıyordu. Neticede Okulumu bitirip işime başladım. Tabiki de bunlar belli sürelerden geçti. Bunları da burada anlatmak istemiyorum. Kadere inancım sonsuz, Rabbim beni hep hayırlı insanlarla buluşturdu, mutlu bir aile hayatım var ve 3 çucuk babasıyım. Hayatım boyunca alkol almadım, sigara kullanmadım.
Bizim düğünlerimizde, bu yörede bol alkol tüketilir. Küçük kardeşim benden evvel evlendi. Böyle sofralar kuruldu kii, başka zaman bir fakire ekmek almayan insanlar, mükellef sofralar kurmuşlar su gibi alkol tüketilmekte, bende bunlara bir kenara çekilip ibretle bakıyorum. Derken beni yanlarına çağırdılar vede sohbet başladı. Bana bir laf,söz,lakırdı.... dedimki bunu niye içiyonuz? baktım ısrar ediyorlar. Gençliğin verdiği toylukla şöylee bir yudum ağzıma aldım, ancak yutmadım. Zehir gibi acıydı vede hemen tükürdüm. Bundan dolayı da yıllarca kendimden hayıflanırım. Neden bu milletin lafına bakıpta bir yudum ağzıma aldım diye. İnsanlar böyle berbat bir şeyi niye içerler şaşarım. Neticede benim iki biladerim bol bol alkol alırlar. Aile hayatları düzgün değil, Birisi sağlığını iyice kaybetdi, ötekide birkaç kez ayağını, kolunu kırdı evlerinde çocuklarıyla hiçmi hiiçç haysiyetleri yok. Maddi durumları bitik üstelik babamla aralarıda iyi değil. Ona da bir sürü zarar açtılar. Büyük biladerimle babam hiç konuşmazlar. Haaa babam mı? Alkolu bıraktı, aslıda alkolmu babamı bıraktı babam mı alkolü bıraktı o da tartışılır. Babam şu an 82 yaşında artık iyice yaşlandı ve annemde 80 yaşında vede ona saygım sonsuz. Sıksık yanlarına çıkar hayır dualarını alırım. Aynı apartmanda, altlı-üstlü oturmaktayız. Annemin ellerine sarılır, öper sever vede sarılırım. Benim için her şeye değer. Şu an Mutlu ve huzurlu bir yaşantım var. İman ve izan sahibiyim. Babam ise yaptıklarından pişman. Ancak ;işte pişmanlıkta bazen işe yaramıyor. Size tavsiyem pişman olacağınız işi yapmayınız.
Herkese sağlıklı ve mutlu yaşam dileğimle.


)
Comment