fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Ha bunlar gerçekdur da :D

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Ha bunlar gerçekdur da :D

    İyice çalkalayun

    Temel odanın içinde zıplıyormuş. Dursun sormuş :
    Ne oldi, ne yapayisun böyle ?
    Temel,
    Öksürük şurubu içtum da.
    Dursun,
    Niye zıplayisun peki ?
    Temel,
    Sorma, şişenun üzerinde iyice çalkalayun yazayidi, ben fark etmemişum da. Demiş.

    Canlıyım Ama Taze Miyim

    Balıkçı bağırıyormuş,
    "Canlı balık,canlı balık..."
    Yaşlı Temel yaklaşıp soruyor,
    "Evladım balıklar taze mi?"
    Balıkçı:
    "Canlı balık, canlı balık..."
    Yaşlı Temel,
    "Evladım balıklar taze mi?"
    Balıkçı:
    "Teyze, canlı diyoruz ya işte!"
    Yaşlı Temel,
    "Oğlum, ben de canlıyım ama taze miyim?"

    Ben Kırkayak Miyum?

    Temel`e araba çarpar ve bacağı kırılır. Kazayı yapan şoför para vererek anlaşmak ister. Temel istediği fiyatı söyler,
    Beşyüz yeni Türk lirası verursen vazgeçerum davadan. Der.
    Adam şaşırır.
    Beni milyarder mi sandın der.
    Haçan sen milyarder değilsun da ben kırkayak miyum?

    Fotofiniş

    Temel`in atı dünyanın en hızlı koşan atı olmasına karşı her yarışta ikinci geliyormuş.Temel`e bunun nedenini sormuşlar,Fotofinişte poz vermeye alışmış ,bu yüzden burun farkiyla hep ikinci oluyi der.
    Bugün Prova Yaptuk

    Temel ve Dursun akıl hastanesinden kaçınca doktorlar bütün gün ikiliyi aramış... Bakmadık yer bırakmamışlar ama bir türlü bulamamışlar. Akşam hastaneye dönünce Temel`le Dursun`u yerlerinde bulmuşlar;
    Sabahtan beri sizi arıyoruz, nereye gittiniz?
    Bugün prova yaptuk yarın kaçacağuk.

    Biz Bunu İstemeduk Ki

    İki boyacı olan Temel (kısa boylu) ile İdris (uzun boylu), bir bayrak direği boyama işini almışlar. Bu iş için ne kadar boya alacaklarını hesaplamak için direği ölçmeye çalışmışlar. Çapını ölçmek kolay olmuş ama yüksekliği? Onu ölçmek için Temel İdrisin omuzlarına çıkmış ama direğin tam tepesine ulaşamamış.
    İdris;`Ben senden uzun boyluyum. Bir de ben deneyim` deyip Temel`in omuzlarına çıkmış ama gene ayni sonuç...

    Oturup ne yapacaklarını düşünürken yanlarına iri-yâri bir adam yaklaşıp ne yaptıklarını sormuş. Temel`le İdris sorunu anlattıktan sonra, adam direği yerden güç bela sokup yere yatırmış. Boyunu ölçüp tekrar yerine diktikten sonra yoluna devam etmiş.
    Gittikten sonra İdrisle Temel bakışıp gülüşmüşler:
    Aptal herife bak! Biz ona yüksekluğini ölçemeyiruk deduk o bize uzunluğuni ölçti verdi.

    Deney

    Temel, Oğlum, bu gün okulda ne yaptınız?
    Baba, dinamit imal ettik.
    Temel,
    Peki, yarın okulda ne yapacaksınız?
    Hangi okulda!

    Sonra Onu Da Yeriz

    Trenle İstanbul yolculuk eden Kayserili tanıştığı arkadaşıyla biraz sohbetten sonra çantasından çıkardığı pastırmalı yiyeceklerden arkadaşında ikram eder.
    Arkadaşı,
    Sağol benim basurum var ben yemeyeyim deyince ,
    Kayserili gayet ılımlı bir tavırla ,
    Olsun onu da biraz sonra yeriz demiş

    Karadeniz`de Yaşanmış Fıkra Gibi Anılar

    Memleketimizin özellikle kuzeyinde yer alan insanlarımızın çok değişik özellikleri var. Havasından mıdır suyundan mıdır bilinmez. Hele bir de bu kuzeyin merkezi Trabzon veya Rize ise bütün ezber bozan uygulamaları burada görebilirsiniz. Araştırmacı yazar Fatih Sultan Kar, Rizede yaşanmış fıkra gibi olayları derleyip kitap haline getirdi. İşte kitapta yer alan yaşanmış gerçek olaylardan bazıları:

    Bir Şey Yapamaz Mıyız?

    Çay TV Genel Yayın Yönetmeni Arif Akmermer, televizyonu adına açık havada bir müzik programı düzenleyecektir. Programın yapılacağı gün havanın nasıl olacağını öğrenmek için meteoroloji müdürünü arar:
    Hocam Salı günü hava nasıl?
    Yağışlı.
    Bir şey yapamaz mıyız?

    Rıdvan Dilmenden Bir Anı:

    Fenerbahçede oynarken kamptayız. Öğle yemeğinde takım olarak buluştuk. Servisin yapılmasını bekliyoruz. Karşımda Rizeli Hasan Vezir, sağımda ise Kaptan Müjdat Yetkiner var. Müjdat ve benim en sevmediğimiz şeylerin başında, boş tabağa sürtülen çatal ve onun çıkardığı ince iç gıcıklayan ses gelir. Bunu çok iyi bilen Hasan Vezir, gözlerimizin içine baka baka çatalı tabakta bir oraya bir buraya gezdirip duruyor. Sonunda Müjdat dayanamadı patladı: Beni ayağa kaldırma.`` Hasandan ise fıkra gibi cevap geldi: Sana yapmıyorum ki... Rıdvana yapıyorum.``

    Kırk Yılda Bir...

    Celal Memişoğlu esprili ve renkli kişiliğiyle Rizenin unutulmaz isimleri arasındaki yerini almıştır. Çok partili dönemin başladığı sıralarda Rizeye gelen mebuslardan birini karşılamakta biraz heyecanlı ve iltifatta mübalağalı davranır. Mebus, Ne bu iltifat?`` diye sorunca Celal hemen cevabı yapıştırır:
    Nasıl iltifat etmeyelim... Kırk yılda bir geliyorsunuz.

    Paşabahçe 33

    Pazar'ın bir köyünde genç delikanlı üzerine bir korku geldiği için annesi tarafından okuması için hocaya götürülür. Hoca çocuğu dualarla okuduktan sonra cam bardağa su doldurur ve bütün dikkatini vererek içine bakmasını söyler. Çocuk bakar, bakar fakat hiçbir şey göremez. Hoca ısrar eder, iyice bak diye. Çocuk bir daha bakar ve:
    Hocam, gördüm gördüm der.
    Hoca:
    Ne gördün? diye sorar.
    Çocuk heyecanla cevap verir:
    Paşabahçe 33... (Bardağın altındaki damgadır gördüğü)

    Hesap

    Rahmetli Kazancı Yusuf (Makas) Beykozda bir lokantaya girer ve bir masaya oturur. Lokanta oldukça kalabalıktır. Garson sipariş almaya yetişemiyordu. Kazancı, garsona seslenir. Garson:
    Geliyor

    Bir müddet sonra tekrar seslenir ama yanıt aynı:
    Geliyor

    Bir daha seslenir:
    Gelecek

    Kazancı daha fazla dayanamaz. Kalkar, kapıdan çıkacakken kasadaki patron ne yediğini sorar:
    İki geldi, bir gelecek. Kaç para?
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: Ha bunlar gerçekdur da

    70 yaşındaki Temel’in nefes borusunda rahatsızlığı vardı.Doktoru günde kaç sigara içtiğini sorunca: “Kırk elli tane içeyirum.”
    Doktor
    “Sigarayı bırakırsanız 100 yaşına kadar yaşarsınız.”
    “Toksan yaşına kadar yaşamak istesem günde kaç sigara içepilirum?”

    Şart Midur?

    Temel, bir gözlükçüye gidip
    “Bana bir okuma gözlüğü verin” der.
    Hemen gözlükler çıkarılır. Temel, bütün gözlükleri denediği halde bir türlü okuyamaz. Gözlükçü, kan-ter içinde,
    “Yahu der sen, okuma yazma bildiğinden emin misin?”
    Temel
    “Haaa…”der.
    “Yoksa şart midur?”

    Bu Benum

    Temel aynalı sigaralığından bir tane sigara çıkarmış o anda gözü aynaya takılmış
    “Ula Dursun ha bu aynadaki adam baa tanıdık geliy” demiş.
    Dursun aynayı temelden almış şöyle bir bakmış,
    “Ula salak tabi tanıdık gelir bu benum...”

    Sanki biri canliydi

    Evde uçup duran Temel`in kanaryası bir ara gözden kaybolunca fadimeye sorar:
    “Fadime, penum kanarya nereye cittu?
    Haçan şimdi senin yanuntaydı daa!”“
    Haa! Az önce limonları puz dolabına koyayidum, Sançi piri canliydi!”

    İkisinide Sağa Vereceğum.

    Temel`in bir çiftliği vardır. Çiftlikte sadece 2 tane koyunu vardır. Can sıkıntısından yoldan geçen Dursun`u durdurur ve konuşmaya başlarlar.
    Temel:
    “Ula Dursun sana bir soru soracağum. Eğer kaç tane koyunum olduğuni bilursen, ikisinide sağa vereceğum.”

    Kuş Beyinli

    Fadime kumar oynuyormuş. Temel de arada sırada gidip soruyormuş:
    “Nasıl gideyi kanaryam?”
    “Kaybedieyirum.”
    Bir müddet sonra yine:
    “Nasıl gideyi güvercinum?”
    “Kaybedeyirum”
    Bu konuşma “bülbülüm, serçem” diye devam edince
    Cemal sormuş,
    “Neden karına hep kuş isimleriyle hitap edeyisun?”
    Temel,
    “Bu kadar kişinun içinde oğa kuş beyinli diyemem ya!” dedi.

    Ayluğum Ne Kadar?

    Temel bir iş bulmuştur. İs yerinin patronuyla konuşmaktadır. Temel:
    “Efendim ayluğum ne kadar?
    Ne kadar kazanacağum?”diye sorar.
    Patron:
    “Şimdilik 200 milyon 3 veya 4 ay sonra 350 milyon.”
    Temel:
    “O zaman ben 3 ay sonra tekrar gelurum.” Der.

    Mercedestur

    Dedesi, Temelle gezdiriyordu. Önlerinden çok güzel bir otomobil geçer.
    Dedesi:
    “Bak yavrum düt düt geçeyi.”
    Küçük Temel gayet sakin bir cevap verir:
    “Dedecuğum, o düt düt deduğun; sekiz silindirli, otomatik vitesli, doksan sekiz model bir mercedestur da” der.

    Bu Olaylar Gerçek…

    Aynı turizm şirketine ait iki otobüs, yolda karşılaştı şoförler ellerini bırakıp birbirini selamladı 52 kişi öldü.
    Bitlis

    Asabi çoban ot yemeyen koyununu tüfeğin dipçiğiyle dövmeye başladı, tüfek ateş aldı çoban öldü.
    Bitlis

    Odun kesmek için ağaca çıkan çiftçi, Nasreddin hoca fıkrasındaki gibi bindiği dalı kesmeye başladı. Fark ettiğinde iş işten geçmişti dalla birlikte yere çakıldı hastanede öldü.
    Antalya

    İki odayı yıkıp tek oda yapmak isteyen bir ev sahibi, işi abarttı. Tek duvar için kazma yerine dinamit kullandı. Mahalleyi havaya uçurdu. Yaralandı
    Trabzon

    Şaşkın köylü üç katlı evinin terasındaki kömürlükte buzağı beslemeye başladı. Buzağı büyüdü, 250 kiloluk dev bir inek oldu. Bulunduğu odaya sığmayan inek,3 katlı evden vinçle indirildi.
    İzmir

    Karadenizli iki kardeş, çatıdaki hurdaları satmak istedi. Ağabey çatıya çıktı, demir yığınlarını aşağıdaki kardeşine atmaya başladı. Kardeşi ise hepsini tuttu biri hariç: Buzdolabı... Onun da altında kalıp ağır yaralandı. Hastanede,"hızlı attı tutamadım" dedi.
    İzmir

    Askerden yeni dönen genç dünya evine girdi. Gerdek gecesi eşine askerlik anılarını anlatmaya başladı. Bir ara kendini kaptırdı yanında getirdiği el bombasını gösterdi. Bak "bunu çekince patlıyo dedi" ve pimi çekmiş oldu. Yeni evli çift öldü.
    Edirne

    Comment


    • #3
      Cevap: Ha bunlar gerçekdur da

      Fıkra bu ya; Temel ile Dursun, bir “otobüs” almış... Temel, “Geç bakalım direksiyona” demiş Dursun’a... Dursun; olurdu-olmazdı derken, geçmiş direksiyona... Temel de aşağıdan yönlendiriyor... “Sağ yap, sağ yap!.. Gel, gel, gel!.. Hoop, dur!”... Dursun, “Niye durdurdun?” deyince, “Ezdin oni” demiş, Temel;
      “Çocuğu ezdin!”

      Comment


      • #4
        Cevap: Ha bunlar gerçekdur da


        Ya çok iyi geldi yaaa

        Comment

        Working...
        X