Bak, şu semavatın denizinde yüzen ve şu zeminin yüzünde serpilen rengarenk mevcudata ve çeşit çeşit masnuata dikkat et! Göreceksin ki; her biri üstünde Şems-i Ezelînin taklid kabul etmez turraları vardır.
Duyuru
Collapse
No announcement yet.
Şahper'in huzur bulduğu başlığı
Collapse
X
-
Cevap: Şahper'in huzur bulduğu başlığı
YILDIZLARIN DİLİNDENŞahper Nickli Üyeden Alıntı Mesajı gösterBak, şu semavatın denizinde yüzen ve şu zeminin yüzünde serpilen rengarenk mevcudata ve çeşit çeşit masnuata dikkat et! Göreceksin ki; her biri üstünde Şems-i Ezelînin taklid kabul etmez turraları vardır.
YILDIZLAR
Bak kitab-ı kainatın safha-yi renginine
Hame-i zerrin-i kudret, gör ne tasvir eylemiş.
Kalmamış bir nokta-yi muzlim, çeşm-i dil erbabına
Sanki ayatın Huda, nur ile tahrir eylemiş.
Bak , ne mu’ciz-i hikmet, iz’an-ruba-yi kainat;
Bak,ne ali bir temaşadır feza-yi kainat;
Dinle de yıldızları, şu hutbe-i şirinine,
Name-i nurin-i hikmet, bak ne takrir eylemiş.
Hep beraber nutka gelmiş, hak lisanıyla derler;
Bir Kadir-i Zülcelal’in haşmet-i sultanına
Birer bürhan-ı nur-efşanız vücub-i Sani’a, hem vahdete, hem kudrete şahidleriz biz
Şu zeminin yüzünü yaldızlayan nazenin mucizatı çün melek seyranına
Bu semanın Arz’a bakan, Cennet’e dikkat eden, birer müdakkik gözleriz biz.
Tuba-yi hilkatten semavat şıkkına, hep Kehkeşan ağsanına
Bir Cemil-i Zülcelal’in dest-i hikmetiyle takılmış, binler güzel meyveleriz biz
Şu semavat ehline birer mescid-i seyyar, birer hane-i devvar, birer ulvi aşiyane,
Birer misbah-ı nevvar, birer gemi-i cebbar, birer tayyareyiz biz.
Bir Kadir-i Zülkemal’in, bir Hakim-i Zülcelal’in, birer mucize-i kudret, birer harika-yi sanat-ı Halıkane,
Birer nadire-i hikmet, birer dahiye-i hilkat, birer nur alemiyiz biz.
Böyle yüz bin dil ile, yüz bin bürhan gösteririz, işittiririz insan olan insana,
Kör olası dinsiz gözü, görmez oldu yüzümüzü. Hem işitmez sözümüzü.
Hak söyleyen ayetleriz biz.
Sikkemiz bir, turamız bir, Rabbimize musahharız, müsebbihiz abidane zikrederiz
Kehkeşanın halka-yi kübrasına mensub birer meczublarız biz…
Comment
-
Cevap: Şahper'in huzur bulduğu başlığı
"Şeytan evvela şüpheyi kalbe atar. Eğer kalb kabul etmezse şüpheden şetme döner. Hayale karşı kötü olan benzer bazı pis hâtıraları ve edebe aykırı çirkin halleri tasvir eder akla getirir. Kalbe 'Eyvah!' dedirtir. Ümitsizliğe düşürtür. Vesveseli adam zanneder ki, kalbi Rabbine karşı edepsizlikte bulunuyor. Müthiş bir halecan ve heyecan hisseder. Bundan kurtulmak için huzurdan kaçar, gaflete dalmak ister."
Ebu Laşey...
Comment
-
Cevap: Şahper'in huzur bulduğu başlığı
Müminde Stres Olmaz' diyordu bir Psikiyatr.
Cümleyi çok iddiali buldu.
Kur'an Kıssalarına eğildikçe,insanin yasayabilecegi bütün sıkıntıları Nebi ve Rasüllerin yaşadığını gördü. Onlar bütün belâlara ragmen ilahi huzuru yakalamislardi.
Kur'an'a bir de bu gözle bakmaliııydı.Kıssalara göz gezdirdi,çekilen eziyetlere işaretler koydu:
Yusuf (a.s.)
Kardeşlerinin hasedi sonucu kuyuya atılmış,
esir pazarlarinda satılmış,iftiraya ugramış,hapıslerde yıllanmış,babasına-kardeşine hasret kalmış ama yılmamıştı.
Ümidin,tevekkülün ödülü olarak Mısır'a sultan oldu.
'Derdim çok' diyen hangi insan Yusuf (a.s.) kadar belâ çekmiş olabilirdi...?
Yakup (a.s)
40 sene evlat hasretiyle kavrulmuş,ağlamaktan kör olmuş,ümit kesmeden Rabbine yönelmiş,hem gözleri açılmış,hem de evladına kavuşmuştu.
İsa (a.s.)
En yakın talebelerinden biri tarafindan arkadan vuruluyor,ihanete uğruyordu.
Zekeriyya (a.s.)
Kavmi tarafindan öldürülmek üzere kovalanmış,bir ağaç kovuguna sığınmış ama testere ile biçilmekten kurtulamamıştı.Testere ile bedeni biçilen Zekeriyya'dan çikan tek ses:
'Huuuu,Huuuu,Huuuu' idi.
Nuh (a.s.)'a öz oğlu bile iman etmemişti...!!!
Lut (a.s.)
Tebliğinde yalnız kalırken,fitne grupları ile işbirliği yapan; ayni yatağı paylaştığı karısıydı...!!!
Meryem'in (a.s.)
Tertemiz bir genç kızken iffetine dil uzatılıyordu.İftira ve hakarete uĞrayan Meryem,
sırlı bir Rasüle anne;gelecek nesillere örnek-mucize bir hanım oluyordu. Kadından Rasül-Nebi yoktu ama Allah (c.c.) Meryem'e Cebrail'ini yolluyor,vahiy Meryem'den doğuyordu...!
Eyyub (a.s.)
Deve- koyun sürüleri sahibi iken ağır bir illetle yatağa düşüyor tüm servetini yitiriyordu.
Etrafında kimse kalmamış,dışlanmış,insanlar iniltilerinden rahatsiz olmamak için Onu karısı ile bir tepe üzerinde yalnız konaklamaya mecbur etmisti.Sabrının ödülü olarak şifa bulan,
70'inden sonra delikanlı gibi ayagğ kalkan da yine Eyyub'tu…
Musa (a.s.)
Kavmi ile birlikte uzun bir sürgün yaşamıştı.Mutluluklari için çırpındığı kavmi mucizeye şahit oldugu halde iman etmiyor,en zor anlarda Musa'yı (a.s.) yalnız bırakıyordu.
Kainatin Efendisi Hz.Muhammed( s.a.v):
Doğmadan önce babadan yetim,
altı yaşında, hem de bir yolculukta anneden öksüz kalmış 8 yaşında dedesini kaybetmiş, tebliğinin ilk yillarında karısı ve amcasının ölümleriyle sarsılmıştı.
Kendi kavmince hakaret-aşağılama- ambargo-dışlanma-taciz edilme vb sıkıntıları çekmekle kalmayıp memleketinden ayrılmak durumunda kalan da O (s.a.v.) idi.
Ömrü savaşlarla geçmiş,buğday bir yana arpa ekmeğine karni doymamişti.
'Ahh Mekke' dediği çok olurdu. Rasül (s.a.v.) gurbette yasamış,gurbete defnedilmişti.
Simdi siz bütün bunlardan sonra halâ
'Moralim bozuk,hayattan zevk almıyorum, stresteyim' mi diyorsunuz...?
Pes yani!..
Kur'an gibi kitabınız,o kitapta onlarca Rasül ve Nebiniz,
Kainat Güneşi gibi Önderiniz olacak da stresteyim diyeceksiniz öyle mi...?
Yakışıyor mu size...?
Kıssaları yeniden okuyun!...
Tarih okur gibi değil,kendinizi Rasül-Nebilerin yerine koyarak,sahnede başrol oynadığınızı düşünerek,olayların içine girerek okuyun.
Göreceksiniz ne stres kalacak,ne de sıkıntı...
Sabrin,tevekkülün,teslimiyetin eminliği ile huzur müjdesi alacaksınız.
Niye mi bu kadar iddialıyım?
Ben değil,böyle olacağını Allah söylüyor:
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan,canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz.(Ey Peygamber! ) Sabredenleri müjdele !
O sabredenler, kendilerine bir belâ geldigi zaman: 'Biz Allah'in kullarıyız ve biz O'na döneceğiz' derler. İşte Rablerinden bağışlamalar ve rahmet hep onlaradır. Ve doğru yolu bulanlar da onlardır.
Bakara-155-157
Comment
-
Cevap: Şahper'in huzur bulduğu başlığı
Benim anladığım; Allah'ını bilen, tanıyan, O'na yönelen kişi onun cazibesine, onun methine ve onun ilgisine sahip olur şeklindedir.selsarac Nickli Üyeden Alıntı Mesajı gösterNe demek bu? Ben birşey anlamadım?
Comment
-
Cevap: Şahper'in huzur bulduğu başlığı
Bir arkadaşım Peygamber efendimiz ne kadar kolay peygamberlik yapmış demişti, hayatını bilmeden... Yukarıdaki anlattıklarınız bir insanın dayanacağı cinsten çok ağır bir imtihan. Aslında rasullerin en zor imtihanlara dayandıkları aşikar değilmi?Şahper Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kainatin Efendisi Hz.Muhammed( s.a.v):
Doğmadan önce babadan yetim,
altı yaşında, hem de bir yolculukta anneden öksüz kalmış 8 yaşında dedesini kaybetmiş, tebliğinin ilk yillarında karısı ve amcasının ölümleriyle sarsılmıştı.
Kendi kavmince hakaret-aşağılama- ambargo-dışlanma-taciz edilme vb sıkıntıları çekmekle kalmayıp memleketinden ayrılmak durumunda kalan da O (s.a.v.) idi.
Ömrü savaşlarla geçmiş,buğday bir yana arpa ekmeğine karni doymamişti.
'Ahh Mekke' dediği çok olurdu. Rasül (s.a.v.) gurbette yasamış,gurbete defnedilmişti.
Comment
-
Cevap: Şahper'in huzur bulduğu başlığı
Ben Kuran'da anlatılan herşeyin yaşandığı bir asırda olduğumuzu düşünüyorum. Zira Topluma bakarsanız her kavmin mensuplarından topluma serpiştirilmiş durumda. Lut kavmi desen var, ad kavmi desen var, Anatakyalılar, Semud kavmi, İranlılar, Bizanslılar, Hristiyanlar, Yahudiler, Mecusiler, Şeytana tapanlar vs vs.
Kur'an kavimleri ayrı ayrı zaman dilimlerinde anlatır hatta diğer kutsal kitaplarda da bu şekilde kıssalar var ama bütün hepsinin aynı devirde olduğu bir asrı yaşıyoruz.
Comment
-
Cevap: Şahper'in huzur bulduğu başlığı
Eyvah, aldandık! Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik. Evet, şu güzerân-ı hayat bir uykudur; bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar, gider.
Hakiki zevk, elemsiz lezzet, kedersiz sevinç ve hayattaki saadet, yalnız imandadır ve iman hakikatları dairesinde bulunur. Hayatın zevkini ve lezzetini isterseniz, hayatınızı iman ile hayatlandırınız, farzlarla zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.(r.n.k)
Comment
-
Cevap: Şahper'in huzur bulduğu başlığı
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benimNice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasın hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Şuna dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome\'nin Belkıs\'ın
Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Yıllar geçti sapan olumsuz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lamba
Hep Kanlıca'da Emirgan'da
Kandilli'nin kurşuni şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Şimdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çağdaş Kudüs (Meryem)
Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemiş hesapların korkusuyla
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim
Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Sendan ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
SEZAİ KARAKOÇ
Comment


Comment