fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • #76
    19 Mart 2008

    Bugün 19 Mart 2008 11 R.Evvel 1429 Mart: 6 Kasım:133 MEVLİD KANDİLİ - İlk Meclisi'nin Açılışı (1877)
    GÜNÜN HADİSİ

    La ilahe illallah diyenlere dil uzatmaktan, dışlamaktan uzak dur. Hiçbir günah yüzünden, onları kafirlikle (din dışılıkla) itham etme
    Hadis ( Taberani)




    MÜBAREK BİR DOĞUM VE MEVLİD KANDİLİ

    Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.

    "Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.

    Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı.

    Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, 'Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman Her hasetçinin şerrinden koruması için bîr ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver'

    Aynı gece Hz. Âminenin yanında bulunan Osman ibn Âs’in annesinin gördükleri de şöyle:

    'O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerinize dökülecekmiş gibi gördük.

    ' Evet, bu ulvi anı dile getiren Mevlid’in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir.

    "Hem Muhammed gelmesi oldu yakin Çok alametler belürdi gelmedin" Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisana denk gelen gece idi. Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun baş aşağı devrildiği görüldü.

    Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi. Savada mukaddes bilinen gölün suyunun çekilip gittiği görüldü. Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen Mecusı ateşinin söndüğü görüldü. Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, dünyaya yeni gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah’ın izni olmadan kutsal kabul edilen tüm şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.

    Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir saadettir.

    MANİ

    A apacak apacak
    Gökten yıldız kopacak
    Açma yârim ağzını
    Kuşlar yuva yapacak



    BİLMECE

    Denizden kum nasil çikar ?

    Cevabı yarın.

    Dünkü cevap:Pantolonlari düsmesin diye.

    Comment


    • #77
      20 Mart 2008

      Bugün 20 Mart 2008 12 R.Evvel 1429 Mart: 7 Kasım:134 Çaldıran zaferi (1514) - Irak-ABD Savaşı Başladı (2003)

      GÜNÜN HADİSİ

      En üstün ibadet, sıkıntı anında sabırla kurtulmayı beklemektir.
      Hadis (Beyhaki).




      Mevlit Kandili
      Vikipedi, özgür ansiklopedi
      Mevlit Kandili ya da Veladet Kandili (Arapça: لیلة مواليد, Mavlid (مولد), Mavlid al-Nabi (مولد النبي), İslam dininin peygamberi olan Muhammed'in doğum gecesi aynı zamanda Hicrî Rebiul-evvel ayının onikinci gecesidir. Klasik dönemde (Asr-ı Saadet ve Dört Halife Dönemi) kandiller yer almadığı için geçmişi pek eskiye dayanmamaktadır.

      Mevlid, "doğum zamanı" demektir. İslam'da Muhammed'in doğum günü farklı mezheplerden kutlanır. Sünnilerde Rebiul-evvel ayının 11.sinden 12.sine bağlayan gece, Şiiler 17. günü Mevlid günü ve 17'ye dönen geceyi de Mevlid Gecesi olarak adlandırırlar. Bu iki tarih arasındaki haftayı da Vahdet Haftası ilan etmişlerdir.

      Kandil Geceleri İslam'ın ilk zamanlarında var olan bir adet olmayıp, hicrî 3. asırdan itibaren mistik çevrelerde kutlanmaya başlanmıştır. Türkiye'de Osmanlı Devleti padişahı II. Selim'den itibaren bu kutlama gün ve gecelerinde, minarelerde kandil yakılmasıyla birlikte kandil adını almıştır.

      Hz. Muhammed(SAV)'in doğumu için kullanılan Terimler
      Mevlid en-Nabi (çoğulu el-Mevlid) Peygamberin doğumu (Arapça)
      Milad en-Nabi Peygamberin doğumu (Arapça/urduca)
      Mevlid-i Şerif Mübarek doğuş (Türkçe)
      Mevlid-i Şerif Mübarek doğuş (Urduca)
      Eyd el-Mevliden -Navabi Peygamberin doğum Kutlaması (Arapça)
      Eyd-e-Milad-un-Nebi Peygamberin doğum Kutlaması (Urduca)
      Yavm en-Nebi Peygamberin günü (Arapça)
      Mevlid er-Resul Allahın elçisinin doğum günü (Malay)
      Bu terimlerin çoğu Arapça WLD kökünden gelmektedir.Anlamı " doğum vermek,yapmak,veya yaratmak"

      MANİ

      Yolda buldum on para
      Yârim yüzün ne kara
      Allah sana su vermiş
      Yıkasana maskara



      BİLMECE

      Kral ölünce oglu ne olur ?

      Cevabı yarın.

      Dünkü cevap:Islak.

      Comment


      • #78
        21 Mart 2008

        Bugün 21 Mart 2008 13 R.Evvel 1429 Mart: 8 Kasım:135 Nevruz - Orman Haftası (21-26)

        GÜNÜN HADİSİ

        Şeytan, askerlerinin en şiddetlisini ve en kuvvetlisini, malıyla iyilik yapanlar üzerine gönderir.
        Hadis (Mecmauzzevaid).




        ÖLÜMÜ ANLAMAK

        Resûl-i Ekrem (s.a.v.) "Zevkleri yok eden ölümü, çok anın", buyurmuştur, Yine Resûl-i Ekrem (s.a.v.) : "Eğer siz Âdemoğullarının ölüm hakkında bildiklerinizi hayvanlar bilseydi, onların vücudlarında et bulup yiyemezdiniz. " buyurmuştur.

        Hz. Aişe (r.a.) Resûl-i Ekrem (s.a.v.)'e: nŞehidlerle beraber haşrolacak kimse var mı?" diye sorunca, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) : "Evet, günde yirmi defa ölümü hatırlayan, şehidlerle haşrolur" diye cevab vermiştir Çünkü yirmi defa ölümü hatırlamak, insanı dünyaya aldanmaktan alıkor

        ve ahiret için hazırlanmağı; ölümü unutmak ise insanı dünya zevkine sürüklemeğe sebeb olur.

        Yine Resûl-i Ekrem (s.a.v.): "Mü'minin hediyesi ölümdür" buyurmuşun Çünkü dünya, mü'minin tutuklu bulunduğu bir yerdir. Zira burada devamlı olarak nefsi ile mücadele, şehvetlerine karşı riyazet (nefsi terbiye etmek) ve şeytânın saldırısına karşı savunma halindedir, ölüm ise bütün bu sıkıntılardan âzâd olmak demek tir. Âzâdlık ise kendi hakkında bir hediyedir, (ihya 4.CS.806)

        MANİ

        Gel gidelim sevdalım
        Bizim vatana kadar
        Yar ben senden ayrılmam
        Dünya batana kadar



        BİLMECE

        Leylek niçin tek ayak üzerinde durur ?

        Cevabı yarın.

        Dünkü cevap:Yetim.

        Comment


        • #79
          22 Mart 2008

          Bugün 22 Mart 2008 14 R.Evvel 1429 Mart: 9 Kasım:136 Feke ve Oltu'nun Kurtuluşu (1922)

          GÜNÜN HADİSİ

          Diline sahip ol. Evin sana dar gelmesin. Günahların için ağla.
          Hadis (Ukbe bin Amir).




          GIYBET

          Allahu Teâlâ Kur'ân-ı Kerim'de gıybeti açıkça zemmetmiş (kötülemiş) ve gıybet eden ölü etini yiyene benzetmiştir. Nitekim Kur'ân-ı Kerim'de:

          " Bazınız bazınızı gıybet etmesin. Hanginiz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Ondan tiksinirsiniz." buyurmuştur.

          Resûl-i Ekrem (s.a.v.)'de:

          "Her müslümanın her müslümana canı, malı ve ırzı haramdır" buyurmuştur. Gıybet ise adamın ırz yani şeref ve haysiyeti ile alâkalıdır. Allahu Teâlâ bunu mal ve can ile bir tuttu.

          Ebû Berze'nin rivayetinde Resûl-i Erkem (s.a.v.):

          "Çekememezlik yapmayın, kin tutmayın, alamayacağınız malın fiyatını yükseltmeyin, müzayedede üzerine varmayın, birbirinize arka çevirmeyin, bir-

          birinizi çekiştirmeyin, ey Allah'ın kullan kardeş olun" buyurmuştur.

          Câbir ile Ebû Saiö'den gelen rivayette de Resûl-i Ekrem (s.a.v.):

          "Gıybetten sakınınız; zira gıybet, zinadan daha şiddetlidir. Çünkü zina eden kimse, tevbekör olur, Allah da kendisini atv eder, fakat gıybet edilen, afedinc-eye kadar, gıybet eden afvedilmez" buyurmuştur.

          Yine Enes'in (r.a.) rivayetinde Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

          "Mi'râc'a çıktığım gece, Umaklan ile yüzlerini tırmalayan bir takım kimseler gördüm. Cebrâile:

          - Bunlar kimdir? diye sordum. Cebrail de:

          - Bunlar, insanları gıybet edip gizli hallerini araştıranlardır, dedi."

          (ihya 4c.s:317)

          MANİ
          Sarı motor geliyor
          Sarı duman veriyor
          Aç kapıyı bak yârim
          Sana gelin geliyor



          BİLMECE
          Hangi soruyu mutlaka cevapsiz birakiriz ?

          Cevabı yarın.

          Dünkü cevap:Öbür ayagini da kaldirirsa düsecegi için.

          Comment


          • #80
            22 Mart 2008

            Bugün 22 Mart 2008 14 R.Evvel 1429 Mart: 9 Kasım:136 Feke ve Oltu'nun Kurtuluşu (1922)

            GÜNÜN HADİSİ

            Diline sahip ol. Evin sana dar gelmesin. Günahların için ağla.
            Hadis (Ukbe bin Amir).




            GIYBET

            Allahu Teâlâ Kur'ân-ı Kerim'de gıybeti açıkça zemmetmiş (kötülemiş) ve gıybet eden ölü etini yiyene benzetmiştir. Nitekim Kur'ân-ı Kerim'de:

            " Bazınız bazınızı gıybet etmesin. Hanginiz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Ondan tiksinirsiniz." buyurmuştur.

            Resûl-i Ekrem (s.a.v.)'de:

            "Her müslümanın her müslümana canı, malı ve ırzı haramdır" buyurmuştur. Gıybet ise adamın ırz yani şeref ve haysiyeti ile alâkalıdır. Allahu Teâlâ bunu mal ve can ile bir tuttu.

            Ebû Berze'nin rivayetinde Resûl-i Erkem (s.a.v.):

            "Çekememezlik yapmayın, kin tutmayın, alamayacağınız malın fiyatını yükseltmeyin, müzayedede üzerine varmayın, birbirinize arka çevirmeyin, bir-

            birinizi çekiştirmeyin, ey Allah'ın kullan kardeş olun" buyurmuştur.

            Câbir ile Ebû Saiö'den gelen rivayette de Resûl-i Ekrem (s.a.v.):

            "Gıybetten sakınınız; zira gıybet, zinadan daha şiddetlidir. Çünkü zina eden kimse, tevbekör olur, Allah da kendisini atv eder, fakat gıybet edilen, afedinc-eye kadar, gıybet eden afvedilmez" buyurmuştur.

            Yine Enes'in (r.a.) rivayetinde Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

            "Mi'râc'a çıktığım gece, Umaklan ile yüzlerini tırmalayan bir takım kimseler gördüm. Cebrâile:

            - Bunlar kimdir? diye sordum. Cebrail de:

            - Bunlar, insanları gıybet edip gizli hallerini araştıranlardır, dedi."

            (ihya 4c.s:317)

            MANİ
            Sarı motor geliyor
            Sarı duman veriyor
            Aç kapıyı bak yârim
            Sana gelin geliyor



            BİLMECE
            Hangi soruyu mutlaka cevapsiz birakiriz ?

            Cevabı yarın.

            Dünkü cevap:Öbür ayagini da kaldirirsa düsecegi için.

            Comment


            • #81
              22 Mart 2008

              Bugün 22 Mart 2008 14 R.Evvel 1429 Mart: 9 Kasım:136 Feke ve Oltu'nun Kurtuluşu (1922)

              GÜNÜN HADİSİ

              Diline sahip ol. Evin sana dar gelmesin. Günahların için ağla.
              Hadis (Ukbe bin Amir).




              GIYBET

              Allahu Teâlâ Kur'ân-ı Kerim'de gıybeti açıkça zemmetmiş (kötülemiş) ve gıybet eden ölü etini yiyene benzetmiştir. Nitekim Kur'ân-ı Kerim'de:

              " Bazınız bazınızı gıybet etmesin. Hanginiz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Ondan tiksinirsiniz." buyurmuştur.

              Resûl-i Ekrem (s.a.v.)'de:

              "Her müslümanın her müslümana canı, malı ve ırzı haramdır" buyurmuştur. Gıybet ise adamın ırz yani şeref ve haysiyeti ile alâkalıdır. Allahu Teâlâ bunu mal ve can ile bir tuttu.

              Ebû Berze'nin rivayetinde Resûl-i Erkem (s.a.v.):

              "Çekememezlik yapmayın, kin tutmayın, alamayacağınız malın fiyatını yükseltmeyin, müzayedede üzerine varmayın, birbirinize arka çevirmeyin, bir-

              birinizi çekiştirmeyin, ey Allah'ın kullan kardeş olun" buyurmuştur.

              Câbir ile Ebû Saiö'den gelen rivayette de Resûl-i Ekrem (s.a.v.):

              "Gıybetten sakınınız; zira gıybet, zinadan daha şiddetlidir. Çünkü zina eden kimse, tevbekör olur, Allah da kendisini atv eder, fakat gıybet edilen, afedinc-eye kadar, gıybet eden afvedilmez" buyurmuştur.

              Yine Enes'in (r.a.) rivayetinde Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

              "Mi'râc'a çıktığım gece, Umaklan ile yüzlerini tırmalayan bir takım kimseler gördüm. Cebrâile:

              - Bunlar kimdir? diye sordum. Cebrail de:

              - Bunlar, insanları gıybet edip gizli hallerini araştıranlardır, dedi."

              (ihya 4c.s:317)

              MANİ
              Sarı motor geliyor
              Sarı duman veriyor
              Aç kapıyı bak yârim
              Sana gelin geliyor



              BİLMECE
              Hangi soruyu mutlaka cevapsiz birakiriz ?

              Cevabı yarın.

              Dünkü cevap:Öbür ayagini da kaldirirsa düsecegi için.

              Comment


              • #82
                23 Mart 2008

                Bugün 23 Mart 2008 15 R.Evvel 1429 Mart: 10 Kasım:137 Said Nursi'nin Vefatı (1960)

                GÜNÜN HADİSİ

                Ümmetimin bana en yakın olanları, bana en çok salavat getirenleridir.
                Hadis (Beyhaki).




                KÜLTÜRÜMÜZDE EHL-İ BEYT SEVGİSİ

                Ehli Beyt. Peygamber Efendimiz Hz. Mu-hammed'in ailesidir. "Ey Peygamberin Ehli Beyti! Şüphesiz Allah, sizden kusuru giderip tertemiz yapmak ister." (Ahzâp,33) ayeti nazil olduğu zaman, ashabın Pey-gamber Efendimiz'e Ehli Beyt'in kim olduğunu sormaları üzerine, Allah Rasulü Hz. Ali, Hz. Fâttıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin 'i yanına çağırarak, abasının altına almış ve onların Ehli Beyt'i olduğunu ifade etmiştir. Bu olay nedeniyle Ehli Beyt, Âli Aba olarak da isimlendirilmektedir. Kültürümüzde ise Âli Abâ, nBeş esma" şeklinde teleffuz edilmektedir.

                Allahu Teâlâ, Hz. Peygamber'e nazil ettiği şu ayette, ondan Ehli Beyt'ine muhabbeti talep etmesini istemektedir. " Ey Muhammedi De ki: Ben sizden bana (tebliğime) karşılık akrabalık sevgisinden başka bir ücret istemem. Kim güzel bir iş işlerse onun güzelliğini artırırız. Doğrusu Allah, bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir. " (Şûra Sûresi 23)

                Ehl-i Beyt'in İslam'a davet çağrılan Türkler arasında büyük bir rağbet görmüştür. Türkistan 'a gelen Ehli Beyt imamları, tasavvuf erbabı ve tüccarlar, İslamiyet'in Türkler arasında yayılmasına katkıda bulunmuşlar; Kur'an'in Türkçe anlamını. Hz. Peygamberin sünnetini, islam'ın temel prensiplerini sade bir dille Türklere anlatmışlardır. Kur'an ve sünnetin öngördüğü din esaslarını, Ehli Beyt'in eşitlik, hoşgörü ve muhabbete dayalı yorumlarından öğrenen Türkler, yüce Peygamberin önderliğini ve Hz. Ali'nin evlatlarına bağlılıklarını tarih boyunca devam ettirmişlerdir.

                Ehli Beyt neslinden geldikleri için *sey-yid" şeklinde isimlendirilen insanlar Anadolu'da; Hz. Muhammed'in çok sevdiği torunu. Kerbelâ şehitlerinin serdârı Hz. Hüseyin'in bir armağanı, Fâtımatü'l-Zehrâ an-nemizin evladı olarak karşılanmıştır.

                MANİ

                Kasabın satırı var
                Yanında yatırı var
                Ben kasap olmazdım ya
                Paranın hatırı var



                BİLMECE
                Yirtici bir hayvana nasil bakilir ?

                Cevabı yarın.

                Dünkü cevap:Uyuyor musunuz ?

                Comment


                • #83
                  24 Mart 2008

                  Bugün 24 Mart 2008 16 R.Evvel 1429 Mart: 11 Kasım:138 Harun Reşid'in Vefatı (1809)

                  GÜNÜN HADİSİ
                  Adalet güzeldir. Fakat idarecilerde olursa, daha güzeldir. Cömertlik güzeldir. Fakat zenginlerde olursa daha güzeldir. Dinde titizlik güzeldir.Fakat alimlerde olursa daha güzeldir.Sabır güzeldir. Fakat fakirlerde olursa daha güzeldir.Tövbe güzeldir.Fakat gençlerde olursa daha güzeldir.Utanma duygusu (haya) güzeldir. Fakat kadınlarda olursa daha güzeldir.
                  Hadis-i Şerif (Deylemi).




                  DİNİ NİMETLER
                  "Eğer şükrederseniz elbette size artıracağım"

                  "Allah'ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazına."

                  Kur'on'da insanlardan şükrün talep edildiği ayetlere baktığımızda, Allah'ın kullarına verdiği dünyevi ve uhrevi birçok nimetin zikredildiğini görüyoruz. Bunları şöyle tasnif edebilirz.

                  1- İman ve Tevhid: Bu nimetlerin en önemlisi olup, en başta buna şükür gerekir.

                  2- Allah'ın kullarına kitap ve Peygamber göndemesi.

                  3- Allah'ın ayetlerini açıklaması.

                  4- Allah'ın dinde kolaylık dilemesi, zorluk dilememesi.

                  5- Allah'ın insanları affetmesi

                  DÜNYEVİ, MADDİ NİMETLER

                  1- Temiz rızıklar

                  2- Yeryüzündeki geçim imkanları

                  3- Gece ve Gündüzün yaratılması ve peşpeşe düzenli olarak gelmesi.

                  4- Vücut azalan, hisler ve akıl

                  5- Hikmet

                  6- Salih evlatlar

                  7- İnsanların sevgisini kazanmak

                  8- Dünya saltanatı, hakimiyeti ve zaferi

                  9- Zorluklardan ve sıkıntılardan kurtuluş

                  Allah'ın kullan üzerinde maddi-manevi, dünyevi ve uhrevi sonsuz ve sayısız nimetleri vardır."Hem Anan iste-diği şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın bunca nimetlerini teker teker saymaya kalkışsanız, onu kısmen bile sayamazsınız. Gerçekten kısan çok zalimdir, çok nankördür. (İbrahim. 34)


                  MANİ

                  Dere boyu kavakları
                  Dökülür yaprakları
                  Yârim orada ben burada
                  Çınlasın kulakları



                  BİLMECE

                  Adamin biri çok zayif oldugu halde yataga yattiginda yatak kiriliyormus. Niçin ?

                  Cevabı yarın.

                  Dünkü cevap:Uzaktan.

                  Comment


                  • #84
                    25 Mart 2008

                    Bugün 25 Mart 2008 17 R.Evvel 1429 Mart: 12 Kasım:139 Kalp Haftası (25-31 Mart)

                    GÜNÜN HADİSİ

                    Allah, bir mesleği olup mesleğinde maharetli ve uzman olan kulunu sever.
                    Hadis-i Şerif ( Taberani )




                    FATİHA SURESİ VE DERSLER

                    Fatiha Sûresi; Kur'an-ı Kerimin özetidir. Fatiha'nın özeti de Besmele'nin "be" harfidir, "be harfinin özeti de "be" harfinin noktasıdır. İlim o noktadan başlar. Fatiha'yı her gün kırk defa namazda okuyoruz.

                    Tertip itibariyle Kur'an'ın ilk suresi olduğu için "Fatiha suresi" adı verilmiştir. Fatiha suresi, diğer surelerin özü ve kaynağı olduğundan dolayı "Ümmü'l-Kitap" (Kitabın anası) adı da verilmiştir. Fatiha'da ayrıca yalvarış, yakarış ve isteme. Kur'an'ın geri kalanında ise buna cevap vardır. Fatiha'da Rahman ve Rahim sıfatları besmelede ve üçüncü ayette olmak üzere iki defa zikrediliyor.

                    Rahman; yarattığı bütün mahlukların rızkını veren, onları koruyan, mü'min ve kafir herkesi içine alacak şekilde kapsamlı bir rahmet sahibi demektir.

                    Rahim; Ahiret'te yalnız müslüman kullarına merhamet edecek olandır Ayetlerin açıklanması

                    1. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla:

                    2. Hamd, (övgü) bütün alemleri (İnsan, cin, melek, yer gök, vs.) tanzim (yaradan) eden Allah (c.c.)'a aittir.

                    3. Allah (c.c.) Rahman'dır, Rahim'dir.(Nimet vericidir. Acıyıcıdır.)

                    4. Allah (c.c.) din gününün sahibidir. (Yani, O gün sadece Allah (c.c.) hüküm verecektir, hiç kimse hüküm konusunda Allah (c.c.)'a ortak olamayacaktır.

                    5. Ya Rabb'ı ancak sana kulluk ederiz ve ancak senden yardım isteriz. (Bu ayeti kerimeden sonra Allah (c.c.) ne istememiz gerektiğini bize hatırlatıyor.)

                    6. Ya Rabbi bizi hak yola ilet. (İslam yoluna)

                    7. Öyle bir yol ki, daha önce İslam nimeti verdiklerinin (Nebiler, sıddıklar, şehitler ve salih kimselerin yoluna gazaba uğrayanların, sapıkların (Yahudi ve Hıristiyanlar)'m yoluna değil. (Amin)

                    'Gazaplandığın ve dalalete düşenler" kelimelerinden maksat, Yahudi ve Hıristiyanlar olduğunu alimler izah etmişlerdir.)

                    MANİ

                    Bahçelerde sardunya
                    Sardunyayı kırdın ya
                    Beni beğenmiyordun
                    Nasıl bana kaldın ya



                    BİLMECE

                    En çabuk büyüyen hayvan hangisidir ?

                    Cevabı yarın.

                    Dünkü cevap:Uykusu çok agirmis.

                    Comment


                    • #85
                      26 Mart 2008

                      Bugün 26 Mart 2008 18 R.Evvel 1429 Mart: 13 Kasım:140 Ridaniye Zaferi (1517)

                      GÜNÜN HADİSİ

                      Kim Allah ile kendisinin arasını düzeltir, güzel yaparsa; Allah ta onun, insanlarla arasını düzeltir, güzel yapar.Kim iç dünyasını (kalbini, niyetini) düzeltirse, Allah da onun dışını (davranışlarını) düzeltir
                      Hadis-i Şerif (Hakim).




                      AŞİKÂR GÜNAH İŞLEMEK

                      Ebu Hureyre (r.a.) anlatır: Rasûlullah (s.o.v.)'in şöyle buyurduğunu işittim:

                      "Ümmetimin hepsi affedilmiştir, yalnız, aşikare günah işleyenler müstesna. Günahın aşikare işlenmesinin bir şekli de şudur: Kul geceleyin bir iş (günah) işler, sonra Allah onu örtbas eder. Buna rağmen o sabah olunca: Ey falan! Ben dün şöyle şöyle yaptım der. Halbuki işlediği o günahı Allah (c.c.) örtbas etmiş ve öylece sabahlamıştı. Kendisi Allah (c.c.)'m örtbas ettiğini açığa vurmuş ve işlediği günahı aşikar hale sokmuştur."

                      İYİLİĞİ EMRETMEK

                      Huzeyfe (r.a.) Resûlullah (s.a.v.)'in şöyle söylediğini rivayet etmektedir:

                      "Canım elinde olan Allah'a yemin olsun ki, ya iyiliği emredip kötülükten akkorsunuz, ya da yakın bir zamanda Allah size cezanızı verir; sonra siz (bu cezanın kaldırılması için) dua edersiniz fakat duanız kabul edilmez."

                      Ebu Said el-Hudri (r.a.) Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle söylediğini rivayet etmektedir: "Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin, buna gücü yetmezse dili ile, buna da muktedir olmazsa kalbi ile değiştirsin. İşte bu imanın en zayıf derecesidir."

                      Ebu-d-Derdâ (r.a.) şöyle demiştir: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

                      "Kul, bir şeye lanet edince, semaya doğru yükselir de gök kapılan lanete karşı kapatılır.

                      Sonra yere iner, bu defa yer kapılan kapatılır.Sonra sağı solu tutar, gidecek yer bulamayınca, lanet edilen kimseye döner. Eğer o, lanete layık biri ise, onda kalır. Aksi halde lanet edene döner." (Ebu Dâvud)

                      MANİ

                      Yaza yaza yaz geldi
                      Mürekkebe zam geldi
                      Daha yazacaktım ama
                      Karakoça kiraz geldi



                      BİLMECE

                      Bir nehir ne zaman tembellik eder ?

                      Cevabı yarın.

                      Dünkü cevap:Baliktir. Ava gidip istavrit tutan bir balikçi, arkadasina av hikayesini analtirken istavriti balina yapiverir.

                      Comment


                      • #86
                        27 Mart 2008

                        Bugün 27 Mart 2008 19 R.Evvel 1429 Mart: 14 Kasım:141 Gediz Depremi (1970)

                        GÜNÜN HADİSİ

                        İyiliği yap, kötülükten de sakın. Yanlarından kalktığında, halkın senin hakkında söylemelerinden hoşlanacağın şeyleri gözet ve onları yerine getir. Yanlarından kalktığında halkın senin hakkında söylemelerinden hoşlanmayacağın şeylere ise, dikkat et ve onları yapmaktan da sakın.
                        Hadisi Şerif ( Beyhaki )




                        TEVEKKÜR

                        "Mi'racda ümmetler bana gösterildi; ümmetimin, ovaları ve dağlan dol-durduklarını gördüm. Çoklukları ve durumları hoşuma gitti. "Razı oldun mu?" diye benden soruldu. Ben de "Evet, razıyım", dedim. Bana "Bunlardan yetmiş bin kişi hesabsız olarak cennete girecek" denildi. Bu arada, "onlar kimlerdir" diye soranlara cevaben, "Bunlar dağlanmayanlar (kızgın demirle vücuduna iz yapmamak), şûm (bazı şeyleri uğursuz saymayanlar) tutmayanlar, efsun (sihir,büyü) ettirme-yip Rablerine tevekkül edenlerdir", buyurdu. Tam bu sırada Ukaşe ayağa kalkarak:

                        - Ya Resûlâllah, dua buyur da ben onlardan olayım, deyince, Resül-i Ekrem (s.a.v.):

                        - Allah'ım, bunu onlardan eyle, diye dua etti. İkinci bir adam daha kalkıp aynı dilekde bulununca, Resûl-i Ekrem (s.a.v.), Ukâşe seni geçti," buyurdu. (Buharı)

                        Yine Resûl-i Ekrem (s.a.v.):

                        "Eğer siz hakkıyle Allah'a tevekkül edeydiniz, kuşların rızkını verdiği gibi, sizin de rızkınızı verirdi. Onlar sabaha aç çıkarlarken, akşama tok olarak dönerler." buyurmuştur. (Tirmizi)

                        "Allahu Teâlâ'ya yönelen kimseye Allahu Teâla her hususta yeter ve ummadığı yerden onu merzuk (rızıklandır) eder. Fakat dünyaya yönelen kim-seyide dünyaya havale eder." buyurmuştur. (İhya 4.c.s: 448)

                        MANİ

                        İndim dereye durdum
                        Dokuz güvercin vurdum
                        Dokuzunun içinde
                        Ben birine vuruldum



                        BİLMECE

                        Papagini altin kafese koymuslar. Ne demis ?

                        Cevabı yarın.

                        Dünkü cevap:Yatagindan çikmadigi zaman.

                        Comment


                        • #87
                          27 Mart 2008

                          Bugün 28 Mart 2008 20 R.Evvel 1429 Mart: 15 Kasım:142 Antep Müdafaası ve Şahin Bey'in Şehit Edilmesi (1920)

                          GÜNÜN HADİSİ

                          Biriniz, bazı dertlere uğramış bir kişiyi gördüğünde içinden “Beni sana verdiği dertten koruyan, beni sana ve kullarının bir çoğuna gerçekten üstün kılan Allah’a hamdolsun” dese, bu söz, kendisine verilen o nimete şükür olur.
                          Hadis (Beyhaki).




                          YAĞMURDAKİ ÖLÇÜ

                          Kur'an'da yağmur hakkında verilen bir diğer bilgi ise, yağmurun belli bir ölçü ile indirildiğidir. Zuhruf Suresi'nde şöyle buyurulur:

                          "O ki, belli bir miktar ile gökten su indirdi de, onunla ölü bir memleketi' diriltti (ve her yanına hayat) yaydı'; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız. (Zuhruf, 11)

                          Yağmurdaki bu ölçü de, yine çağımızdaki araştırmalarla tespit edilmiştir. Ölçümlere göre, yeryüzünden bir saniyede 16 milyon ton su buharlaşmaktadır. Bir yılda bu miktar 505 trilyon tona ulaşır. Bu, aynı zamanda bir yılda Dünya'ya yağan yağmur miktarıdır. Yani su, sürekli bir denge içinde, "bir ölçüye göre" dönüp durmaktadır. Yeryüzündeki hayatın devamı da, bu su döngüsü sayesinde sağlanır. İnsan sahip olduğu tüm teknolojik imkanları kullansa dahi bu döngüyü asla yapay olarak gerçekleştiremez.

                          Eğer bu miktarda çok küçük bir değişiklik olsa bile, kısa bir zaman sonra büyük bir ekolojik dengesizlik ortaya çıkacak ve bu da hayatın sonunu getirecektir. (H.Yahya)

                          HADİS

                          "Sadaka belayı defeder."

                          MANİ

                          Hoca çıkmış mahalleye
                          Topluyor kaşıkları
                          Cennet istersen Hoca
                          Kavuştur aşıkları



                          BİLMECE

                          Amerikan ordusunda en büyük sapkali adam kimdir ?

                          Cevabı yarın.

                          Dünkü cevap:Avukatimi istiyorum.

                          Comment


                          • #88
                            29 Mart 2008

                            Bugün 29 Mart 2008 21 R.Evvel 1429 Mart: 16 Kasım:143 Osmanlıların Selanik ve İyonya'yı Fethi (1430)
                            GÜNÜN HADİSİ

                            Resulüllah bir gün mescide girdi. Orada halka şeklinde oturmuş iki gurup Sahabe ile karşılaştı. Bunlardan bir grubu Kur’an okuyor ve Allah’a dua ediyordu. Diğerleri de, ilim öğreniyorlar ve öğretiyorlardı. Resulüllah şöyle buyurdu: “Bunların hepsi hayır üzerindedirler: Şunlar Kur’an okuyorlar ve Allah’a dua ediyorlar.Bunlar da ilim öğreniyorlar. Ben de ancak bir muallim (öğretici, yol gösterici) olarak gönderildim.” Resulüllah bu sözlerinden sonra ilim öğrenenlerin yanına oturdu.
                            Hadis (İbn-i Mace).




                            ALLAH'IN (C.C.) SIFATLARINI ANARAK DUA ETMEK

                            Allah (c.c.)'m isimleri, bize O'nun vasıflarını tanıtırlar. Örneğin Allah Rahman 'dır, yani esirgeyicidir; Rab'dır, yani eğiten ve yol gösterendir; Hakim'dır, yani hüküm veren, herşeye hakim olandır; Razzak'tır, yani rızık verendir... Bu isimler Allah'ı tanıttığı için, insan bunlarla Rabbimize seslenerek O'nun büyüklüğünü, yakınlığını, gücünü ve rahmetini daha iyi kavrar. Allah'dan nzık isteyen bir kişinin O'nun Rezzak ismini anarak dua etmesi, elbette ki duasının anlamına uygun olacaktır. Nitekim

                            Kur'an'da da, Allah'a O'nun farklı isimleri ile dua edilebilceği haber verilmektedir:

                            "De ki:" Allah, diye çağırın, 'Rahman' diye çağırın, ne ile çağırırsanız ; sonunda en güzel isimler O'nun-dur." Namazda sesini çok yükseltme, çok da kısma, bu ikisi arasında (Orta) bir yol benimse." (İsra, 110)

                            "İsimlerin en güzeli Allah'ındır. Öyleyse O'na bunlarla dua edin. O'nun isimlerinde 'aykırılığa (ve İnkâra) sapanları' bırakın. Onlar yakında yaptıklarının cezasını çekecekler-dir." (A'raf, 180) (H.Yahya)

                            MANİ

                            Gide gide yoruldum

                            Sular gibi duruldum

                            Şu karşı ki oğlanın

                            Gözlerine vuruldum



                            BİLMECE

                            Kurdun ensesi neden kalindir ?

                            Cevabı yarın.

                            Dünkü cevap:En büyük basi olan.

                            Comment


                            • #89
                              30 Mart 2008

                              Bugün 30 Mart 2008 22 R.Evvel 1429 Mart: 17 Kasım:144 Fatih Sultan Mehmed'in Doğumu (1430)
                              GÜNÜN HADİSİ

                              Benim ümmetim, merhamete uğramış bir ümmettir. Ağirette azap görmeyecektir. Onun cezası, ancak dünyada başına gelen ağır imtihanlar, depremler, masum yere öldürülmeler ve çeşitli felaketler şeklinde verilir.
                              hadis-i şerif (Ebu Davud)




                              PEYGAMBERİMİZE (S.A. V) SALAVAT GETİRMEK

                              Rabötmız "Allah ve melekleri peygambere salâvat okurlar. Ey İman edenler! Sizde ona salâvat getiriniz ve tam bir teslimiyetle selam veriniz" (Ahzab 56) buyurmaktadır.

                              . Peygamberimiz buyuruyor: "Kimin yanında ismim anılır da şaşırıp bana salavatı şerife getirmezse cennetin yolunu şaşırmış olur." (M.Zevaid)

                              "Gerçek cimri, yanında ismim anıldığı halde bana salavatı şerife getirmeyendir. " (Tirmizi)

                              Peygamberimiz bir başka hadisinde ise şöyle buyurmaktadır:

                              "Vefatımdan sonra sizden kim bana selam gönderirse Cebrail bana gelir ve şöyle der: Ya Muhammedi Ümmetinden falan kimsenin sana selamı var. Buna karşılık ben şöyle selam alırım: Bendende ona selam olsun, ayrıca onun için Allah'tan rahmet ve bereket dilerim."

                              Bir başka hadiste ise efendimiz şöyle buyurur: "Bir kimse bana salâvat okursa Allah ona salâvat okur. On hatasını da siler." Her müslüman üzerine peygamberimize salâvat getirmek bir görevdir, bu peygamberimizin biz ümmeti üzerindeki hakkıdır ve Allah'ın emridir.



                              SOZUN OZU

                              İnanmamak ahirete gitmeye mani değildir, Cennet'e girmeye manidir.

                              AYET

                              "Yolun doğrusu Allah'ındır. Yolun eğrisi de vardır. Allah dileseydi hepinizi doğru yola iletirdi."(Nahl - 9)

                              MANİ

                              Evleri yapan usta

                              Yeniden yıksın yapsın

                              Pencere bırakmamış

                              Delikanlılar baksın



                              BİLMECE

                              Hiyar denize düserse ne olur ?

                              Cevabı yarın.

                              Dünkü cevap:Rejim yapmadigi için.

                              Comment


                              • #90
                                31 Mart 2008

                                Bugün 31 Mart 2008 23 R.Evvel 1429 Mart: 18 Kasım:145 31 Mart Vakası (1908) - II.İnönü Zaferi (1921)
                                GÜNÜN HADİSİ

                                Resulullah ile beraberdik. Yer – gök tüm vadiyi tekbir seslerimizle inletip bağıra bağıra dua ediyorduk. Resulüllah bize yaklaştı ve şöyle dedi: Ey insanlar! Siz yanınızda olmayan uzaktaki birine veya sağır bir varlığına seslenmiyosunuz. Hemen yanı başınızdaki sizi işitene (size sizden yakın olana) yalvarıp yakarıyorsunuz. (Duada bu şiddet ve gürültüye gerek yok).
                                Hadis (Hilye).




                                31 MART VAK’ ASI

                                Rumi takvimle 31 Mart 1325 Salı günü patlak veren bu sebeple "31 Mart Vak'ası" diye anılan olay, hem, Sultan Hamid'i tahtan indirmek, hem de İttihad ve Terakki'nin Almanlar'dan yana olanlarının kuvvetini yıkmak gayesiyle İngilizler tarafından düzenlenmiştir.

                                İçimizden yetiştirilen İngiliz ajanlar bir kısım askerle bazı medrese talebelerini 31 Mart günü sabahın alaca karanlığında sokağa dökmüşlerdir. Ayaklanan asker, başlarındaki subayları hapsetmiş, bir nazır, bir millet vekili, bir kaptan öldürülmüş, İstanbul 11 gün anarşi içinde yüzmüş, bu arada halktan ölen ve yaralananlar olmuş, hükümet düşmüş, nihayet Selanik'te bulunan İttihatçılar İstanbul'a asker (Hareket Ordusu) sevk etmiş. Mahmut Şevket Paşa kumandasındaki bu kuvvet gelip Sultan Hamid'i tahtan indirmiş, fakat Almanlar'dan yana olan ittihatçılar temizlenememiştir! bu vakadan sonra İngilizler ikinci bir olayda Mahmud Şevket Paşa suikastı ile ittihaçıları devirmek istemişlerse de yine muvaffak olamamışlardır.


                                MANİ

                                Dalları bastı kiraz

                                Sevdamı anlamadın

                                Önce beni yalvarttın

                                Şimdi sen yalvar biraz



                                BİLMECE

                                Kimin önünde herkes sapka çikarir ?

                                Cevabı yarın.

                                Dünkü cevapeniz hiyari.

                                Comment

                                Working...
                                X