fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 11 Haziran 2008

    Bugün 11 Haziran 2008 7 C.Ahir 1429 Mayıs: 29 Hızır:37 Kızılay'ın Hilal-i Ahmet Adıyla Kurulması (1868)
    GÜNÜN HADİSİ

    Kulağın hoşlanmayacağı herşeyden sakın!
    Hadis (Taberani).




    TEVBE

    "Divanlar, yani yapılan günahlar üçe ayrılır. Bir kısım günahlar var afvı muhtemeldir. Bir kısım günah da var ki mağfiret edilmez. Üçüncü bir kısım günah daha vardır ki, terk edilmez. Mağfireti umulan günahlar, kul ile Allah arasındaki günahlardır. Mağfiret edilmeyen günah ise şirktir. Terke dilmeyen ve cezası verilecek olan günah da kul haklarıdır."

    "(O güzel hareket edenler), ufak tefek suçlar hariç olmak üzere, günahın büyüklerinden ve fuhuşlardan kaçınanlardır." (Necm, 32) buyrulmuştur. Resûl-i Ekrem (s.a.v) de:

    "Beş vakit namaz ve cum'alar, büyük günahlardan kaçınılırsa, aralarındaki küçük günahları yok ederler" buyrulmuştur. Diğer ifadede, "Kebâirden (büyük günahlar) başka, aralarındaki günahlara keffâret olurlar" şeklindedir. Yine Abdullah b. Amrb. el-Âs'm rivayetinde Resûl-i Ekrem (s.a.v.) :

    "Büyük günahlar, Allah'a şirk koşmak, anne ve babaya âsi olmak, adam öldürmek ve yalan yere yemindir" buyurdular. (İhya 4.c.s:34)

    BİR AYET

    "O ki (Allah) hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır." (Mülk-2)

    MANİ

    Yıldırım vurdu bizi,
    Dal gibi kırdı bizi,
    Araya girdi düşman,
    Dağlar ayırdı bizi



    BİLMECE

    Iskoçlar evlerinde neden buzdolabi kullanmazlar ?

    Cevabı yarın.

    Dünkü cevap:Karisi basinin etini yemis.

    Comment


    • 12 Haziran 2008

      Bugün 12 Haziran 2008 8 C.Ahir 1429 Mayıs: 30 Hızır:38 Fransızlar'ın Cezayir'i İşgali (1830)

      GÜNÜN HADİSİ

      Allah cemildir (güzeldir) güzelliği sever. Cömerttir.Cömertliği sever. Temizdir, temizliği sever.(İbn-i Adiyy). Allah beni cömert ve mütevazi bir kul olarak yarattı. Hakkı bile bile çiğneyen inatçı (cebbar) bir kimse yapmadı.
      Hadis (Ebu Davud).




      NİYETİN FAZİLETİ

      "Ameller niyyet iledir ve herkes, neyi niyyet etmişse o vardır. Kim ki Allah ve Resulü yolunda hicret etmişse, hicreti Allah ve Re sülünedir. Kim ki dünyalığı elde etmek veya bir kadınla evlenmek için göç etmişse, onun da hicreti niyyet ettiği şey'edir." Yine Resûl-i Ekrem (s.o.v.) şöyle buyurmuştur:

      "İnsanlar dörde ayrılır. Birisi bir adamdır ki, Allah u Teâlâ ona hem ilim ve hem de mal nasib etmiş, o da ilmiyle malında tasarruf etmiştir. Yani helalinden kazanmış ve meşru yerde harcamıştır. Başka birisi de: "Benim de ilmim ve malım olsaydı, ben de bu adam gibi yapardım" dedi. Bunların ikisi mükâfatta beraberdir. Diğer birisine de Allah u Teâlâ mal verdi fakat ilim vermedi. Cehaleti ile beraber malını kullanmakta, körün düşmesi gibi düşüp kalkmakta, yani helal ve harama aldırış etmemektedir. Diğer birisi de: "Eğer Allah bana servet vereydi ben de bu adam gibi har vurur harman savururdum." der. Bunların ikisi de günahta beraberdirler." buyurmuştur.

      (İhya 4.c.s:653)

      MANİ

      Arabamın tekeri
      Hem ileri hem geri
      Benim de bir yârim var
      Oruçlar’ın şoförü



      BİLMECE
      Herseye maydanoz olan adami ne yapmislar ?

      Cevabı yarın.

      Dünkü cevap:Kapagini kapayinca içindeki isigin sönüp sönmedignden emin olmadiklari için.

      Comment


      • 13 Haziran 2008

        Bugün 13 Haziran 2008 9 C.Ahir 1429 Mayıs: 31 Hızır:39 Süleymaniye'nin Temelinin Atılışı (1550)
        GÜNÜN HADİSİ

        Allah Teala, İbrahim Peygambere şöyle buyurdu: Ey Halilim (Dostum)! Yalnız mü’minlere değil, kafirlere karşı da güzel ahlaklı ol ki, iyilerin girdiği yer (cennete) giresin.
        Hadis (Taberani).




        AKAİD

        Allah (c.c.)'m indirdiği bütün kitaplara iman ederiz. O kitaplar, Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'ândır. Kitaplardan başka bir de suhuf (sayfalar) var, onlar da 100 suhuftur. Bunun otuz suhufu İdris (a.s.), elli suhufu Şit (a.s.)'e gönderilmiş, biz bunların hepsine iman ederiz.

        Allah (c.c.)'m peygamberlerine iman; peygamberlerin evveli Hz. Adem (a.s.) ve hepsine iman ederiz. Bunlar beşerdirler, yerler içerler fakat Allah (c.c.)'in ahkâmını tebliğ ederler. Ahiret gününe iman ise: Biz öldükten sonra dirileceğiz. Allah (c.c.) bizi hesaba çekecek, mü'minleri kendi fadlı (rahmeti) ile Cennet'ine kâfirleri de adaleti ile Cehennemine atacaktır.

        Allah (c.c.)'ın hiçbir peygamberini diğerinden ayrıt etmeyiz. Getirdiklerini de tasdik ederiz.

        AYETLER

        "Ey iman edenler, Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdır. İçinizden kim onları dost edinirse o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez."

        (Maide/51)

        " Ey iman edenler, sizden önce kendilerine kitap verilenlerle kâfirlerden, dininizi alaya alan ve oyuncak yerine koyanları dost edinmeyin. Eğer inanıyorsanız Allah'dan korkun." (Maide/57)

        "Sizin dostunuz, ancak Allah'dır, Resulüdür; bir de namazlarını kılan, zekâtlarını veren ve rükû eden mû'minlerdir. (Maide / 55)

        MANİ

        Avlu dibi örümcek
        Aklım gitti görüncek
        Ben aklımı yemedim
        Köylülere gidecek



        BİLMECE

        Iskoçyalilar neden ölülerini baslari disarda gömerler ?

        Cevabı yarın.

        Dünkü cevap:Salataya dogramislar.

        Comment


        • 14 Haziran 2008

          Bugün 14 Haziran 2008 10 C.Ahir 1429 Haziran: 1 Hızır:40 Jandarma Teşkilatı'nın Kuruluşu (1846)

          GÜNÜN HADİSİ

          Ey Ademoğlu, Rabbine itaat et ki, sana akıllı denilsin. Ona isyan etme ki, sana ahil denilmesin.
          Hadis (Ebu Nuaym).




          DUA VE AF

          Allah (c.c.) yapılan duaları kabul eder ve ihtiyaç neyse onu da verir. AÇIKLAMA

          Dua; hulusi kalp ile yapılırsa, kabul edilir. Tabii ki, onun şartlan var. Şartlan yerine getiriyorsa, kabul olacağını beklesin.

          Bir kudsî hadis'te "Öyle bir zaman gelecek insan oruç tutar ama kabul olunmaz, namaz kılar ama kabul olunmaz, hacca gider ama kabul edilmez. Çünkü, yediği haram, giydiği haram, içtiği haramdır." O adam ne kadar dua etse kabul edilmez, duanın şartı, helal yiyecek, helal giyecek ve yalan söylemeyecek; bir kul hakkı olmayacak, vb...

          Misal: On yıl namaz kılmamış bir adam "Vb Rabbi! bu namazlardan dolayı beni affet" derse olur mu? Olmaz. Niçin? Çünkü, şartlan tam olmadığı için, kabul edilmez. Ne yapacak? Kaza edecek ki "Ya Rabbi! bu namazlan cahilliğimden dolayı vaktinde kılmadım, ama şimdi kaza ediyorum, kabul eyle." derse inşaallah, Allah (c.c.) affeder. Velevki bir gün sonra vefat etse.

          Meselâ: Birinin malını haksız yere gasbetmişsin, Allah (c.c.)'a yalvarıyorsun, hacca gidip affettirmek istiyorum diye haca da gitsen, camiye de gitsen, nereye gidersin git, senin günahın affedilmez. O halde ne yapacaksın? Önceden gasbettiğin malları sahiplerine geri vereceksin, ondan sonra "Ya Rabbi! ben hata ettim, bu günahı işledim ve odama malını geri verdim, sen beni affet." derse inşaallah, Allah (c.c.) affeder. Çünkü, her bir günahta bir kul hakkı var, bir de hukuki ilâhi var.

          Bir başkasından gasbettiğin malı iade ettin, adamın sende bir hakkı kalmadı, ancak birde Allah (c.c),'in "onun bunun malını gasbetmeyelim" diye emri var. Sen bu emre karşı geldin, karşı geldiğin için de Allah (c.c.)'a, yalvaracaksın, dua edeceksin ki, Allah (c.c), da. seni affetsin.

          GÜZEL SÖZ

          "Zamanınızda şikayetinize sebep olan şeyler, amellerinizin bozukluğundandır. (Bevhaki)

          MANİ

          Ayağında mesi var
          Odasında sesi var
          Bekâr oğlan değil mi?
          Kızlarda hevesi var



          BİLMECE

          Domatesler neden kovboy olamazlar ?

          Cevabı yarın.

          Dünkü cevap:Mezar tasindan tasarruf yapmak için.

          Comment


          • 15 Haziran 2008

            Bugün 15 Haziran 2008 11 C.Ahir 1429 Haziran: 2 Hızır:41 Darüşşafaka'nın Kuruluşu (1873)
            GÜNÜN HADİSİ

            Çocuklarınızı şu 3 sevgiyle terbiye ediniz: Peygamberin sevgisi; Onun ehl-i beytinin sevgisi; Kur’an okumak (sevgisi).
            Hadis (Deylemi).




            EVRİM TEORİSİ, TESADÜFLERİ YARATICI BİR İLAH OLARAK GÖRÜR

            Evrimcilerin en büyük yanılgılarından biri ilkel dünya olarak adlandırdıkları ortamda canlılığın kendiliğinden oluşabileceğini düşünmeleridir. Evrim teorisinin iddiasına göre, fosfor, karbon gibi bilinçsiz, akılsız, yeteneksiz, bilgisiz ve cansız atomlar tesadüfler sonucunda bir araya gelmişler, yıldırımlar, volkanlar, ultraviyole ışınları, radyasyon gibi doğal olaylar sonucunda kendilerini kusursuzca organize ederek proteinleri, hücreleri, balıkları, kedileri, tavşanları, aslanları, kuşları, insanları ve tüm canlılığı meydana getirmişlerdir. Tesadüfleri yaratıcı bir ilah kabul eden (Allah'ı tenzih ederiz) evrim teorisinin temel iddiası budur. Böyle bir iddiaya inanmak ise akla, mantığa ve bâme karşıdır.

            Kelebeğin Olağanüstü Taklit Yeteneğini...



            Kallima denilen bir kelebek türü, üzerine konmaya alışkın olduğu ağacın yaprağının biçimini aynen alabilir. Ön ve arka kanatlarının şekli, yaprağın genel biçimini verecek bir yapıya sahiptir. İki kanadın, birbirleriyle uyum sağlayarak, gölgeli bir çizgi biçiminde yaprağın merkezi damarın oluşturmaları da son derece dikkat çekicidir, ayrıca arka kanatlarda familyanın hiçbir türde bulunmayan ve yaprağın sapı izlenimi veren küçük bir uzantı bile vardır. Kelebeğin ağacın yaprakları üzerinde serpilmiş durumdaki “küf” lekelerinin benzerleri de bulunur.

            Daha da dikkat çekici olanıysa kanatlarının üzerinde yapraktakine benzer sedefimsi küçük gözeneklerle kaplanmış olmasıdır. (İlim Yay.c.)

            MANİ

            Ayakkabı aldırdım
            Bir sele topukları
            Beni baştan çıkaran
            Taşköprü kopukları



            BİLMECE

            Lazlardan niçin muavin olmaz ?

            Cevabı yarın.

            Dünkü cevap:Kizilderili olduklari için.

            Comment


            • 16 Haziran 2008

              Bugün 16 Haziran 2008 12 C.Ahir 1429 Haziran: 3 Hızır:42 Barbaros'un Haçlı Donanması'na Karşı Zaferi (1535)

              GÜNÜN HADİSİ

              En erdemli (üstün) iyilik, kişinin beraber oturup kalktığı kimselere (çalışma arkadaşlarına) karşı kerim (cömert ve fedakar) olmasıdır.
              (Kazai).




              SÜNNET YERİNE KAZA NAMAZI KILMAK

              Kur'an-ı kerim'de vaktinde kılınama-yan namazların kaza edilmesi ile ilgili olarak açık bir ifade bulunmamakla birlikte, Hz. Peygamber (s.a.v.) bizzat kendisi vaktinde kılamadığı namazları kaza etmiş ve ashabına da bunu tavsiye etmiştir. Peygamber efendimiz (s.a.v.) Hayber Fethinden dönerken, bir yerde konakladıklarında gece uyuya kalmışlar ve vaktinde kılamadıkları sabah namazını güneş doğduktan sonra kaza ederek, (Müslim, Mecacid): "Kim namazı unutursa veya uyuyup kalırsa hatırlayınca onu kılsın" buyurmuştur. (Buhari) Ancak mazeretsiz olarak vaktinde kılınmayan namazların kaza edilmesiyle yetinilmeyip, ayrıca tövbe edilmesi gerekir.

              Kazaya kalmış namazların kazası ile meşgul olmak, nafile namaz kılmaktan önemli ve önceliklidir. Ancak vakit namazlarına ait olan sünnetler bunun dışındadır. Revatip sünnet adı verilen bu namazlara riayet edilmeli ve bunlar kaza namazı kılmak gerekçesiyle terk edilmemelidir. Zira, Rasülullah efendimiz (s.a.v.) bazı hadis-i şeriflerinde kulun mahşer gününde hesaba çekilirken eksik olan farz namazlarının, kılmış olduğu nafile namazlarla tamamlanacağını beyan etmişlerdir.

              Kaza namazı kılacak kişi, sadece kaza kılmaya niyet etmelidir. Hem kaza namazına hem de vaktin sünnetine birlikte niyet edilerek kılınan namaz, sadece kaza namazı olarak sahih olur. Bu takdirde hem kaza namazı hem de vaktin sünneti eda edilmiş olmaz. Sünnet terk edilmiş ve sadece kaza namazı kılınmış olur.

              MANİ

              Ayakkabı giyerim
              Üstü beyaz olursa
              Kaynanamı severim
              Oğlu güzel olursa Garşıdan gelen atlı
              Ne gayratlı gayratli
              Ben istedim vermedi
              Niman malın gıymatlı



              BİLMECE

              Ağaca çıkar insan değil

              Yazı yazar imam değil

              Cevabı yarın.

              Dünkü cevap:

              Çünkü sıkışın beyler diyemezler

              Comment


              • 2 Temmuz 2008

                Bugün 02 Temmuz 2008 28 C.Ahir 1429 Haziran: 19 Hızır:58 Peygamberimizin Kuba Mescidini İnşaa Etmesi (622) - Yunanistan Türkiye'ye Harbi (1917)

                GÜNÜN HADİSİ

                İnsanların gelip geçtiği yollarda (caddelerde) oturmaktan sakının.Mutlaka oturacaksanız o zaman yolun hakkını verin.Yolun hakkı ise şunlardır: Harama bakmamak, Yoldan gelip geçen insanlara sıkıntı ve eziyet vermemek, ta’cizde bulunmamak, Verilen selamları almak, İyiliği teşvik etmek, Kötülükten de sakındırmak.
                Hadis (Ebu Davud).




                Hz.PEYGAMBER (s.a.v.)'İN KABR-İ ŞERİFİNİ ZİYARET

                Ebû Hüreyre (r.a.)'dan Peygamber (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

                "Bana selam veren herkesin selamını almak için Allah beni diriltir, ben de onun selâmını alırım. (Ebû Dâvûd, Beyhakî)

                Yine Ebû Hüreyre (r.a.)'dan Peygamber (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir.

                "Evlerinizin (içinde ibâdet yapmamak suretiyle) kabirlere çevirmeyiniz; benim kabrimi de (etrafına üşüşmek suretiyle) bayram (yeri) yapmayınız. Bana salât ve selâm getirin; çünkü, nerde olursanız olunuz, salât ve selâmınız bana ulaşır.

                ibni Ömer (r.a.)'dan Peygamber (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

                "Kabrimi ziyaret eden herkese şefaatim vâcib olur."

                Enes (r.a.)'dan Peygamber (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

                "Allah'dan sevap umarak beni Medine'de ziyaret eden kimse, cennette yanımda olur. Kıyamet gününde de ben onun şefaatçisi olurum."

                "Ölümümden sonra beni ziyaret eden, hayatımda ziyaret etmiş gibidir." (Tac. 2.c. S:329)

                MANİ

                Kayalar yarılmasın
                Yar bana darılmasın
                Yar bana darılıp da
                Ellere sarılmasın



                BİLMECE

                Ağaca çıkar adam değil
                Boynuzu var öküz değil
                Yazı yazar kâtip değil

                Cevabı yarın.

                Dünkü cevap:

                (Atın dudağı, kulağı)

                Comment


                • 8 Temmuz 2008

                  Bugün 08 Temmuz 2008 5 Recep 1429 Haziran: 25 Hızır:64 Kırklareli'nin Kurtuluşu (1920)
                  GÜNÜN HADİSİ

                  Ülkeler Allah’ın mülkü, kullar Allah’ın kullarıdır. Öyle ise, nerede hayrı bulursan oraya yerleş.
                  Hadis-i Şerif (Müsned).




                  GAFLET

                  İnsanların, Allah'ın açık delillerine, emir ve uyarılarına rağmen gösterdikleri bu şuursuz, kayıtsız ve ilgisiz tutumlarına "gaflet" adı verilir.

                  Allah her insan için bedeni de dahil olmak üzere, baktığı her yerde kendi varlığını hatırlatacak türlü güzellikler ve nimetler yaratmıştır. Hayatımızın her anı, gözümüzü çevirdiğimiz her yer, saymaya güç yetiremeyeceğimiz yaratılış mucizeleriyle donatılmıştır Bu gerçek Kur'an'da söyle bildirilmektedir:

                  "Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün ard arda gelişinde, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah'ın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda, her canlıyı orada üretip yaymasında, rüzgarları estirmesinde, gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde düşünen bir topluluk için gerçek fen ayetler vardır.

                  (Bakara, 164)

                  MANİ

                  Harmanlardan geçiver
                  Ata yonca biçiver
                  İki tane yar olmaz
                  Birinden vazgeçiver



                  BİLMECE

                  Ayva gibi sarıdır
                  Elma gibi suludur

                  Cevabı yarın.

                  Dünkü cevap:

                  (Cenaze)

                  Comment


                  • 9 Temmuz 2008

                    Bugün 09 Temmuz 2008 6 Recep 1429 Haziran: 26 Hızır:65 Timur'un Bağdat'ı İşgali (1401)
                    GÜNÜN HADİSİ

                    Elbiselerinizi yıkayınız. Saçlarınızın fazlalıklarını kesiniz. Misvak kullanınız. (Diş temizliğine özen gösteriniz.) Süsleniniz ve temizleniniz. Çünkü İsrailoğulları bunu yapmadıkları için, kadınları (onlardan tiksinip soğumuşlar ve) meşru olmayan ilişkilere yönelmişlerdir.
                    Hadis (İbn-i Asakir)




                    CEHENNEM YEDİ KATTIR

                    Cebrail (as) cehennemin katlarını Peygamberimize şöyle anlatmıştır:

                    · En alt katta, münafıklar, kafirler, alttan itibaren. Firavun'un arkadaşları vardır. Bu katın adı HAVİYE'dir.

                    · İkinci katta, müşrikler vardır. Bu tabakanın adı, CAHİM'dir.

                    · Üçüncü katta sabiun (hak dini terk edenler) vardır. Bu tabakanın adı, SAKAR'dır.

                    · Dördüncü katta, iblis, Mecusiler ve ona uyanlar vardır. Bu tabakanın adı, LEZA 'dır.

                    · Beşinci katta, İblis, Mecusiler ve ona uyanlar vardır. Bu tabakanın adı HUTAME'dir.

                    · Altınca katta hırıstiyanlar vardır. Bu tabakanın adı, SAİR'dir.

                    Bundan sonra Cebrail sustu. Resulüllah'tan haya edip durdu. Resulullah (s.a.v.) onun bu hâlini görünce şöyle sordu:

                    "Yedinci katı bana anlatmayacak mısın?"

                    Cebrail devam etti:

                    · Ümmetinden büyük günah işleyenler oradadır. Bunlar, ölmeden evvel günahlara tövbe etmemiş olanlardır. (Tembih)

                    MANİ

                    Dikenli’nin dağları
                    Üzüm yapmaz bağları
                    Üzüm yapsa bağları
                    Evlenir oğlanları



                    BİLMECE

                    Altı kaya üstü kaya
                    İçinde sarı maya

                    Cevabı yarın.

                    Dünkü cevap:Portakal)

                    Comment


                    • 10 Temmuz 2008

                      Bugün 10 Temmuz 2008 7 Recep 1429 Haziran: 27 Hızır:66 Dünya Nüfus Günü

                      GÜNÜN HADİSİ

                      Hizmetçisi (veya işçisi) ile yemek yemek, tevazudandır.
                      Hadis (Deylemi).




                      AFV VE İHSANIN FAZİLETİ

                      "Afva sarıl, mâruf emret ve cahillerden yüz çevir" (A 'raf: 199) "Sizin bağışlamanız takvaya daha yakındır." (Bakara : 237)

                      Resûlü Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

                      "Nefsim yed-i kudretinde olan Allah hakkına söylerim: "Üç şey vardır ki, eğer yemin etme itiyadında olsaydım, bunların gerçek olduklarına yemin ederdim: Sadaka olarak verdiğiniz şey, malt eksiltmez, sadaka verin. (Malın eksileceğinden korkmayın. Görünürde azalırsa da aslında Allah (c.c.) katında çoğalır.) Uğradığı haksızlığı Allah rızâsı için bağışlayan bir kimsenin de kıyamet günü Allah katında izzet ve şerefi çoğalır. Dilencilikten bir kapı açana da Allahu Teâlâ ihtiyaç kapısını açar", buyurmuştur. Diğer bir hadis-i Şerif de de :

                      " Alçak gönüllülük insana yükseklikten başka bir şey arttırmaz. Alçak gönüllü olun ki, Allah sizi yükseltsin. Af ve bağışlama insanın ancak şerefini yükseltir. Afvediniz ki, Allah sizi izzeti endir-sin. Sadaka da ancak malı çoğaltır. Sadaka vermekle muhtaçlara merhamet edin ki, Allah da size merhamet etsin"

                      (İhya 3.c.s:407) (Hz.Enes (r.a.)dan)


                      MANİ

                      Karpuz kestim kan gibi
                      Uzadı urgan gibi
                      Yarımca kızları
                      Kınalı kurban gibi



                      BİLMECE

                      Altmış para
                      Yetmiş para
                      Sapı uzun
                      Kendi kara

                      Cevabı yarın.

                      Dünkü cevapYumurta)

                      Comment


                      • 11 Temmuz 2008

                        Bugün 11 Temmuz 2008 8 Recep 1429 Haziran: 28 Hızır:67 İngilizler'in Mısır'ı İşgali (1882)
                        GÜNÜN HADİSİ

                        Hz. Peygamberin Adba adında bir devesi vardı ki hiç kimsenin devesi onu geçemezdi. Bir bedevi, bir binek devesi üstünde gelip onu geçti. Bu, müslümanların ağrına gitti. Bunun üzerine Allah Resulü durumun farkına vararak şöyle buyurdu: “Allah bir şeyi yükseltti mi, sonradan mutlaka onu alçaltır.”
                        Hadis (Buhari, Ebu Davud ve Nesai).




                        NEZAKET VE YUMUŞAKLIK

                        Hadis-i Şerifler:

                        "Ya Âişe, rıfk (nezaket) ve yumuşaklıktan nasib olan, dünya ve âhiret hayırlarından nasibini almıştır. Rıfk ve mülâyemetten mahrum olan da dünya ve âhiret iyiliklerinden mahrum kalmıştır" buyurdu. Diğer hadis de:

                        " Allahu Teâlâ bir hane halkını sevdiği zaman, onların arasına yumuşaklık ve mülâyemeti sokar da tatlı geçinirler" Buyrulmuştur. Başka bir hadisde de:

                        "Allahu Teâlâ sertliğe vermediklerini yumuşaklığa verir. Bir kulunu sevdiği zaman ona yumuşaklığı nasib eder. Yumuşaklıktan mahrum bir aile, Allah sevgisinden mahrum demektir" buyurulmuştur. Hz. Âişe'nin (r.a.) diğer rivayetinde Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur :

                        " Doğrusu Allahu Teâlâ mülayimdir, mülâyemeti sever ve sert davrananlara vermediğini mülayim davrananlara verir",

                        Yine Hz. Âişe'ye (r.a.) hitaben Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur :

                        "Ya Âişe, yumuşak davran, Allahu Teâlâ bir ev halkının iyiliğini murâd ettiği zaman, onlara yumuşaklık yollarını gösterir", buyurmuştur. Yine Resûl-i Ekrem (s.a.v.):

                        " Yumuşaklıktan mahrum edilen, bütün iyiliklerden mahrum olur",

                        (İhya3.c.s:415)

                        MANİ

                        Yarımca’da saz olur
                        Gül açılır yaz olur
                        Ben yârime gül demem
                        Gülün ömrü az olur



                        BİLMECE

                        Altı tahta
                        Üstü tahta
                        İçinde bir sarı softa

                        Cevabı yarın.

                        Dünkü cevapVişne)

                        Comment


                        • 18 Temmuz 2008

                          Bugün 18 Temmuz 2008 15 Recep 1429 Temmuz: 5 Hızır:74 Tüm Türkiye'de Ezanın Arapça olarak Okunması Yasaklandı (1932)

                          GÜNÜN HADİSİ

                          İlim öğrenmeye çalışanın rızkına (geçimine) Allah kefildir.
                          Hadis-i Şerif (Hatib).




                          MERHAMETLİ OLMAK

                          Rasulüllah (s.a.v) buyurdular ki: 'Allah, merhametti olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karşı merhametti olun ki, semada bulunanlar da size rahmet etsinler. Rahim (akrabalık bağı) Rahmandan bir bağdır. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet bağı) kurar, kimde koparırsa, Allah da ondan (rahmet bağını) koparır." (Tirmizi,) Rasulüllah (s.av) buyurdular ki: "Allah, insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz.' (BuhariJ Rasulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Merhamet, ancak şaki’nin (ebedi hüsrana uğrayanın) kalbinden çıkarabilir.'(Tirmizi) Rasullah (s.a.v.) (bir gün ), torunu Hz. Hasan’ı öpmüş idi. Bu sırada yanında bulunan Akra' İbnu Habis, (sanki bunu tuhaf karşıladı ve "Benim on tane çocuğum var. Fakat onlardan hiçbirini öpmedim" dedi, Rasulüllah (s.a.v) ona bakıp: "Merhamet etmeyene merhamet edilmez" buyurdu. (Rezin ilave etti: "(Rasulüllah (s.a.v) şunu da söyledi "Allah siz(in kalbinizden merhameti çıkardı ise ben ne yapabilirim?") (Buhari) Sadece insanlara değil hayvanlara da merhametli davranmak gerekir. Bir diğer rivayette şöyle denmiştir: 'Fahişe bir kadın, sıcak bir günde, bir kuyunun etrafında dönen bir köpek gördü, susuzluktan dilini çıkarmış soluyordu. Kadıncağız ayakkabısını çıkararak (onunla su çekip köpeği suladı). Bu sebeple kadın mağfiret olundu.-(Mûslim)

                          MANİ

                          Bostanlarda aşlama
                          Aşlamayı taşlama
                          Ben askere giderken
                          Ağlamaya başlama



                          BİLMECE

                          Ak sakallı dervişler
                          Bizim köye gelmişler
                          Biraz horon oynamışlar
                          Sonra dönüp gitmişler

                          Cevabı yarın.

                          Dünkü cevapPatlıcan)

                          Comment


                          • 22 Temmuz 2008

                            Bugün 22 Temmuz 2008 19 Recep 1429 Temmuz: 9 Hızır:78 Edirne'nin Kurtuluşu

                            GÜNÜN HADİSİ

                            Allah Resulü bir gün ashabına: Cennetliklerin kimler olduğunu size bildireyim mi? diye sordu. Bildir ya Resulallah! dediler. Halk arasında hor görülüp hiçe sayılan, mütevazi her mü’mindir ki, o bir hususta Allah’a yemin etse, muhakkak Allah onun yeminini boşa çıkarmaz, doğrular. Peygamberamiz ashabına tekrar sordu: Size Cehennem ehlini de bildireyim mi? Bildir ya Resulallah, dediler. Onlar iri vücutlu, katı yürekli, kaba davranışlı, gururlanarak yürüyen, kibirli kimselerdir.
                            Hadis (Buhari-Müslim).




                            KUR’AN’DA KORKU AYETLERİN BAZILARI

                            "O alevli ateş (cehennem), daha ziyade kızıştırıldığı zaman, cennet (mû'minlere) yaklaştırıldığı zaman, (her) nefs ne hazırlamışsa, (artık hepsini görüp) bilmiştir (bilecektir)" (Tekvîr, 12-14) Amme sûresinde de: “O gün herkes iki elinin önden yolladığı ne ise ona bakacak" (Nebe, 40) ve : "Rahmeti umuma yaygın olanın kendilerine izin verdiğinden başkaları konuşamazlar" (Nebe, 38) dediler.

                            Kur'an-ı Kerim'in âyetleri üzerinde inceden inceye düşünülürse, hepsinin korkutucu olduğu görülür. Esasen Kur'an-ı Kerim 'deki yalnız:

                            "Şüphesiz ki Ben tevbe ve îman edenleri, iyi amelde bulunanları, sonra da doğru yolda sebat edenleri elbette çok yarlığayacağım (afedeceğim) "(Tâ Hâ,82) âyet-i celilesi korkutmak için kâfidir. Çünkü burada mağfiret, dört şarta bağlanmıştır ki, yalnız birini bile tam mânasıyle yerine getirmekten insan acizdir. Bundan daha şiddetlisi:

                            "Amma tevbe ve iman edip ve iyi amelde bulunan kimseler muradlarına erenlerden olacaklarını umabilirler" (Ka-sas,67) âyet-i celîlesi ile "Tâ ki (Allah) o sâdıklara sadakatlarını sorsun" (Ahzâb:8)

                            "Ey ins ve cin, ilerde sizin (hesabınızı görmeye) yöneleceğiz" (Rahman, 31)

                            "Rabbinin yakalayışı -(Ahâlisi) zulmeder hâlde bulunan memleketleri yakaladığı zaman- işte böyle (olur). Şübhesiz ki O'nun çarpması (cezası) pek acıklıdır, pek çetindir" (Hûd, 102)

                            "Sizden hiç biriniz müstesna olmamak üzere ille oraya (cehenneme) uğrayacaktır" (Meryem, 71)

                            "Siz dilediğinizi yapın. Çünkü O, ne yaparsanız hakkıyla görendir." (Fussilet, 40)

                            MANİ

                            Gün kavuştu ırakta,
                            Gözüm karada akta,
                            Herkesin yarı geldi,
                            Benim yarım uzakta.



                            BİLMECE

                            Ayağı demirden
                            Şalvarı odundan

                            Cevabı yarın.

                            Dünkü cevapSofra)

                            Comment


                            • 8 Ağustos 2008

                              Bugün 08 Ağustos 2008 6 Şaban 1429 Temmuz: 26 Hızır:95 Bitlis'in Kurtuluşu (1916) - İran-Irak Savaşında Ateşkes (1988)

                              GÜNÜN HADİSİ

                              Ashaptan Muğire anlatıyor: Bir gün sarımsak yedim, Allah Resulünün namaz kıldığı yere geldim; baktım ki bir rek’at kılmışlar. Mescide girdiğimde (bendeki) sarımsak kokusu (etraftan) hissedildi, namazını tamamlayınca, Allah Resulu şöyle buyurdu: Kim bu bitkiden yerse, kokusu kendinden iyice gitmedikçe bize yaklaşmasın. Namazı kılıp Resulullah’ın yanına geldim. Bana elini ver! dedim. Elini alıp gömleğimin yeninden sokarak ta göğsüme kadar götürdüm. Göğsümdeki çarpıntıyı görünce, Allah Resulü şöyle buyurdu: Sen sarımsak yemekte haklısın, çünkü özrün var.
                              Hadis (Ebu Davud)




                              ALLAH'IN (c.C.) RAHMETİ

                              "Ümmetler bana gösterildi. Öyle Peygamber gelir ki yanında bir ümmeti var. Başka bir Peygamber gelir iki ümmeti var, hiç ümmeti olmayan Peygamber de gelir. Ardında bir cemaatle gelen Peygamberler de vardır. Bir ara kalabalık bir topluluk gördüm ve, "Keşke bu toplum benim ümmetim olsaydı" dedim. Bana, "Bunlar Mûsâ aleyhisselâm'ın ümmetidir" denildi. Sonra bana "Bak" dediler. Baktıkça daha kalabalık gördüm ve bana: "İşte bunlar senin ümmetindir" denildi. Aynı zamanda bunlarla beraber yetmiş bin kişi hesapsız olarak Cennet'e girecektir" denilidi..

                              Amr b.el- Hazm diyor: "Resûl-i Ekrem (s.a.v) üç gün bize yaklaşmadı. Yalnız farz namazları kıldırır ve hemen çekilip giderdi. Dördüncü gün olunca Resûl-i Ekrem (s.a.v)'i yakaladık ve :

                              - Yâ Resûlâllah, niçin bizden ayrıldın? Bir şey mi oldu diye şüphelendik, dedik. Resûl-i Ekrem (s.a.v):

                              "Hayırdan başka bir şey olmadı. Zira Rabbim bana ümmetimden yetmiş bin kişinin hesapsız Cennet'e gireceğini va'detti. (Bu sayı bana az geldi ve) bu üç gün içinde bu sayının artırılmasını Rabbimden istedim. Rabbimi kerem ve sahavet (cömert) sahibi buldum. Yetmiş bin kişinin her biri için yetmiş bin kişi daha bana verdi. Ben de: Yâ Rab, benim ümetim bu kadar çok olur mu? diye sordum. Allahu Teâlâ: "Bedevilerle bu sayıyı tamamlarım" buyurdu.


                              MANİ

                              ÇAY AŞAĞI ÇALERİM
                              YAR YÜTÜRDÜM ALERİM
                              YARİMİ ISITMA TUTMUŞ
                              ISITMASINI DALERİM



                              BİLMECE

                              Beyaz tarlaya siyah tohum seperler

                              Cevabı yarın.

                              Dünkü cevapSalyangoz)

                              Comment


                              • 29 Ağustos 2008

                                Bugün 29 Ağustos 2008 27 Şaban 1429 Ağustos: 16 Hızır:116 Seyyit Kutub'un Şehadeti (1956) - Mohaç Meydan Savaşı (1526)

                                GÜNÜN HADİSİ

                                4 kimse vardır ki, öldükten sonra da sevapları devam eder: Allah rızası için kamuya hizmet ederken ölen kimse; Öğrettiği ilmin gereği yapılan bilgin; Verdiği para ile yapılan faydalı eser ayakta duran hayır sahibi; Ardında kendisine dua eden hayırlı bir evlat bırakan kimse...
                                Hadis (Müsned)




                                MEHDİ'NİN GELİŞİ

                                Rasülullah (s.a.v.) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zat-ı Zül-celale yemin ederimi Meryem oğlu İsa'nın, aranıza (bu şeriatla hükmedecek) adaletli bir hâkim olarak ineceği, istavrozları kırıp, hınzırları (domuzları) öldüreceği, cizyeyi (Ehl-i Kitap'tan) kaldıracağı vakit yakındır. O zaman, mal öylesine artar ki, kimse onu kabul etmez; tek bir secde, dünya ve içindekilerin tamamından daha hayırlı olur." Sonra Ebu Hureyre der ki: "Dilerseniz şu ayeti okuyun. (Mealen): "Kitap ehlinden hiçbir kimse yoktur ki, ölümünden önce O'nun (İsa'nın) hak Peygamber olduğuna iman etmesin. Kıyamet gününde ise İsa onların aleyhine şahitlik edecektir." (Nisa, 159), Rasülullah (s.a.v.) buyurdular ki: "Dünyanın tek günlük ömrü bile kalmış olsa Allah o günü uzatıp, benden bir kimseyi o günde gönderecek." İb-nu Mes'ud: Rasülullah (s.a.v.) yahut da şöyle buyurmuştu der: "... Ehl-i beytimden birisi ki bu zatın ismi benim ismime uyar, babasının ismi de babamın ismine uyar. Bu zat, yeryüzünü, eskiden cevr ve zulümle dolu olmasının aksine adalet ve hakkaniyetle doldurur." (Ebu Davud,)

                                Rasülullah (s.a.v.) buyurdular ki: "Mehdi benim zürriyetimden, kızım Fatım'nın evlatlarındandır." (Ebu Davud, Mehdi 1)

                                MANİ

                                UFACIK KUŞ ÜZÜMÜ
                                GÖRSEM YARİN YÜZÜNÜ
                                UYUYUP UYANSADA
                                ÖPSEM ELA GÖZÜNÜ



                                BİLMECE

                                Bir küçücük mil durur
                                Dünya alemi güldürür

                                Cevabı yarın.

                                Dünkü cevapParmaklar ve tırnaklar)

                                Comment

                                Working...
                                X