fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 10 Eylül 2008

    Bugün 10 Eylül 2008 10 Ramazan 1429 Ağustos: 28 Hızır:128 Haliç Köprüsü'nün Açılışı (1974) - IV. Murat'ın Tahta Çıkışı (1623)

    GÜNÜN HADİSİ

    Kişi cennete girdiği zaman, Rabbından anne ve babasını ve çocuklarını soracak. Allah ona: Onlar senin makam ve derecene ulaşamadılar ki! diye seslenecek. O da: Ya Rabbi! Ben hem kendim, hem de onlar için amelde bulundum, diyerek (şefaat edecek). Bunun üzerine onların da ona katılması için Allah emir verecek.
    Hadis-i Şerif (Ramuz).




    ORUÇ TUTMADAKİ GÜZELLİKLER

    Âlimler demişlerdir ki: oruç ve açlık da on güzel haslet vardır:

    1. Açlıkta kalp sefası, gönlün hakka inkıyadı,(itaat etmesi) göz keskinliği vardır.

    Tokluk ise aptallık ve tembellik verir, basireti kör eder, kalp de bir ağırlık olur. Söylenen fikirlere intikal ve intibak edemez, esrarı anlayamaz.

    2. Açlıkta rikkat-i (incelik) kalp olur. Kalp sefası da insanı münacatın lezzetini idrak etmeye

    hazırlar, zikrinin ve sair ibadetlerinin tesirini görür.

    3. Şımarıklık gider. Cenab-ı Hakk da hadisi kudsi de: "Ben, benim rızam için kalbi münkesir

    (kırık) olanlarla beraberim", buyurmuştur. Lüzumsuz ferah ve tuğyanın başlangıcı olan, aynı

    zamanda büyük mahrumiyetlerin sebebi olan iftihar ve böbürlenme duygusu gider. Nefis açlıkla kırıldığı kadar hiç bir şeyle kırılmaz.

    4. İnsan açlık da belaları unutmaz, zararlara ve afetlere duçar olanları unutmaz. Tok olan

    açları unutur, aç olanlar ise açlığın ve belaların elemlerini bilirler.

    5. Açlık bütün ma'siyet (günah) arzularını kırar, devamlı kötülüğü emreden nefsin (nefs-i emmarenin) üzerine basar.

    6. Açlık, uykuyu defeder. Çok yiyen ise çok içer, çok içen çok uyur, çok uyuyanın gafleti artar. Kimin gafleti artarsa hüsrana uğrar ve nedameti artar.

    7. Açlıkta ibadete devam kolaylaşır. Tokluk ta ise ibadet zorlaşır, ibadete devam ise daha

    güçleşir.

    8. Açlıkta bedenler ve uzuvlar sıhhatli olur, hastalıklar def olur. Çünkü umumiyetle hastalıkların sebebi çok yemek, çok içmek, çok uyumak, kan fazlalığıdır. Hastalık ibadetlere mani olur, kalbi huzursuz eder, ibadet şevkini kırar.

    9. Az yemeği itiyad edinen az mala kanaat eder. Bu sebeple Rasûlullah (s.a.v) "İktisada riayet eden fakra duçar olmaz." yani; maişetin de orta yolu tutan fakir olmaz buyurmuşlardır.

    W. Açlıkta sadakasını gönül huzuru ile verebilir, yemeğinin fazlasını yetimlere, miskinlere dağıtır, kıyamette de sadakası altında gölgelenir. (M. Sami Ramazanoğlu)

    MANİ

    Tut yedim duttu beni
    Yârim unuttu beni
    Yarı yola varmadan
    Hıçkırık tuttu beni



    BİLMECE

    Bilmece bildirmece
    Birbirine iliştirmece

    Cevabı yarın.

    Dünkü cevapKiraz)

    Comment


    • 16 Eylül 2008

      Bugün 16 Eylül 2008 16 Ramazan 1429 Eylül: 3 Hızır:134 Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.)'nin Vefatı (1959)
      GÜNÜN HADİSİ

      Hak sahibinin konuşmaya hakkı vardır.
      Hadis-i Şerif (Buhari).




      KİMLERE ZEKÂT VERİLEBİLİR?

      Zekâtın kimlere verilebileceği Kur'an-ı Kerim'de (Tevbe, 60) açık olarak belirtilmiştir. Şöyle ki:

      1- Fakirler: Elinde nisap miktarı mal bulunmadığı için dinen zengin sayılmayan kimseler,

      2- Yoksullar: Yiyecek ve giyecek gibi en zarurî ihtiyaçlarını bile karşılayamayan; kısaca; hiç bir şeyi olmayan kimseler.

      3- Zekât Toplama Görevlileri: Zekâtın devlet eliyle toplanması durumunda bu iş için görevlendirilen kimseler,

      4- Kalpleri İslama ısındırılmak istenenler: İslâm dinine giren, ama henüz imanı tam kuvvet kazanamamış olanlar ile, İslama yakınlık duyan kimselere, kalplerini İslama ısındırmak amacıyla zekât verilebilir.

      5- Köleler ve esirler: Hürriyetlerini kazanmaları, maddî imkana bağlı olması halinde bunlara zekât verilebilir.

      6- Borçlular: Yani aslî ihtiyaçlarını karşı lamada zorlandıkları için israfa kaçma dan borçlanan kimselerdir.

      7- Allah yolunda olanlar: Allah rızası için savaşa çıkmış olanlar. Bu kimseler, gerekli ihtiyaçlarının karşılanması için zekât verilebilir.

      8- Yolda kalmışlar: Paraları kalmadığı için yolda kalan kimselere, zengin olsalar bile, zekât verilebilir.



      ESMA-ÜL HÜSNA'DAN

      ER-RAÛF (c.c): Çok merhametli, şefkatli ve müşfik olan. "Herkesin, iyilik olarak yaptıklarını da kötülük olarak yaptıklarını da karşısında hazır bulduğu günde (insan) isteyecek ki kötülükleri ile kendisi arasında uzun bir mesafe bulunsun. Allah, kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor. Allah kullarına çok şefkatlidir." ( Âli İmran/30)

      MANİ

      Merdiven indirdiler,
      Atlara bindirdiler,
      Kızım seni kahır eline gönderdiler,
      Ağlar silinir silinir ağlar.



      BİLMECE

      Kızı Gülişan’a benzer

      Cevabı yarın.

      Dünkü cevapŞarap)

      Comment


      • 25 Eylül 2008

        Bugün 25 Eylül 2008 25 Ramazan 1429 Eylül: 12 Hızır:143 Yıldırım Bayezit'ın Niğbolu Zaferi (1396)
        GÜNÜN HADİSİ

        Geveze, utanmaz ve cimri olması, kişiye kötülük olarak ona yeter.
        Hadis (Beyhaki).




        ÖLÜLERİN ARDINDAN KUR'AN OKUMA

        Kur'an, okumak ibadettir. Çünkü o, mü'minier için hem bir rahmet hem de bir şifadır. Bu itibarla ölünün arkasından Kur'an okunması müstehabtır.

        "Ya Resûlullah! Annem ve babam öldükten sonra, onlara yapabileceğim bir iyilik kaldı mı?" diye soran bir sahabiye: "Evet, onlara rahmet dilemek, onlar için istiğfar etmek..." (Ebu Davud)

        Peygamberimize (s.a.v.) bir adam:

        "Annem adına sadaka versem, sevabı ona ulaşır mı?" diye sordu. Peygamberimiz de: "Evet, ulaşır. Onun namına sadaka ver" (Buharı) buyurdu.

        Peygamberimiz: "Ölülerinize Yasin okuyun" (Ebu Davud) buyurmuştur.

        "Bir insan ölünce amel defteri kapanır. Ancak sadaka-i cariyesi (çeşme-cami,köprü,hastane,okul yaptırmak, ağaç dikmek), fayda veren ilmi bir eseri veya kendisine dua eden hayırlı bir evladı olan bir kimsenin defteri kapanmaz" (Müslim) buyurmuştur.

        Kişinin anne ve babası için Kur'an okuması en uygun o'anıdır. Anne baba ve yakınları için bir başkasına Kur'an okutması, Allah rızası için olması şartıyla rahmete vesile olur.

        Ölenlerin ruhuna bildiğimiz fatiha, ihlas ve diğer sûre ve ayetlerden okuyabiliriz. Bir müslüman, yaptığı her türlü mali ve bedeni ibadetlerin sevabını ölmüş anne ve babasına bağışlayabilir. Bu itibarla okunan Kur'dn-ı Kerim ve hatmi şeriflerin sevabı da ölmüşlerimizin ruhlarına bağışlanabilir.

        MANİ

        Hey hızara hızara
        Dalda elma gızara
        Beni sana vermizler
        Başka yerden giz ara



        BİLMECE

        Bir sürü uşakçıklar
        Belinde piştovcuklar

        Cevabı yarın.

        Dünkü cevapKibrit)

        Comment


        • 26 Eylül 2008

          Bugün 26 Eylül 2008 26 Ramazan 1429 Eylül: 13 Hızır:144 KADİR GECESİ - I. Viyana Kuşatması (1529)
          GÜNÜN HADİSİ

          Kıyamet gününde Allah, kullarından birini çağırır,huzurunda durdurarak malının hesbını sorduğu gibi, makamının da hesabını sorar.
          Hadis-i Şerif (Hatib).




          Kadir Gecesi (1)

          En nurlu ve feyizli geceyi Kadir Gecesinde idrak ederiz. Kur'ân'da adı geçen tek ay Ramazan ayıdır; tek gece de Kadir Gecesidir.

          Bu gecenin faziletine o kadar değer verilmektedir ki, o vakitlerde tecelli edecek rahmetin ve ruhanî olayların anlatılması için müstakil bir sure inmiştir. Bu sûre Kadr Süresidir.

          Yine Cenâb-ı Hak bu gecenin kudsiyeti-ni bildirmek için beş âyetli bir sûrede üç defa leyletü'1-Kadr" ifadesini açıkça zikretmektedir:

          "Şüphesiz, o Kur'ân'ı Kadir Gecesinde indirdik. Bilir misin, Kadir Gecesi nedir? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.'

          "O gecede melekler ve Cebrail Rableri-nin izniyle her iş için arka arkaya iner. O gece, tan yerinin aydınlanmasına kadar bir selâmettir”

          Hadislerde Kadir Gecesi

          "İbn-i Abbâs (r.a)'dan rivayet edildiğine göre, Nebi (s.a.v) şöyle buyurmuştur: Ashabım! Siz leyle-i Kadri Ramazanın aşr-ı ahirinde arayınız! Leyle-i Kadir, ya Ramazan'dan dokuz gece kala yahut yedi gece kala yahut da beş gece katadır." Âişe (r.a)rdan şöyle dediği rivayet edilmiştir: Ramazanın son on günü girince, Nebî (s.a.v) ibâdet konusunda daha da cidal bir say ü içtihat arz ederlerdi. Gecesini ihya eder, ehl-ü ailesini de ibadet için uyandırırdı.

          Ebû Hüreyre (r.a)'den: Şöyle demiştir: Ra-sûlullâh (s.a.v) buyurdu ki: Her kim, imânından dolayı ve mükafatını yalnız Allah'tan umarak Kadir Gecesini ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.

          Bir hadiste, "O gece yeryüzüne inen meleklerin sayısı çakıl taşlarının sayısından çok daha fazladır" buyurularak buna işaret edilir.

          MANİ

          Gayadan öküz bakar
          Öküzün arnı sakar
          Delikanlı dururken
          Sakallıya kim bakar



          BİLMECE

          Bakarsan bağ gibi
          Bakmazsan dağ gibi

          Cevabı yarın.

          Dünkü cevapMısır)

          Comment


          • 27 Eylül 2008

            Bugün 27 Eylül 2008 27 Ramazan 1429 Eylül: 14 Hızır:145 Preveze Deniz Zaferi (1538)
            GÜNÜN HADİSİ

            Müslümanlar arasında sevgi ve dostluk, atadan evlada miras kalır.
            Hadis-i Şerif (Taberani).




            Kadir gecesi (2)

            Kadir Gecesinin Ramazan'ın hangi gecesine rastladığı hususunda pek çok rivayet olmakla birlikte, Ramazan'ın son on gününde aranması tavsiye edilmiştir. Bazı hadis-i şeriflerden de 27. gecesine denk geldiği bildirilmektedir. "Onu yirmi yedinci gecede arayınız' mealindeki hadis bu hususa işaret etmektedir.

            Bu rivayetlerin ışığında, İslâm âlimleri Kadir Gecesinin Ramazan'ın yirmi yedinci gecesi olarak kabul etmiş ve böylece Müslümanlar o geceyi Kadir Gecesi niyetiyle ihya ede gelmişlerdir.

            Bunun için müminler mümkün mertebe, vakit ve imkânları ölçüsünde Kadir Gecesini değerlendirmeye çalışırlar. Uyku ve istirahatla geçirmemeye gayret ederler. Çünkü bu gecede her bir Kur'ân harfine otuz bin sevap verilmektedir. Diğer ibadetlerin sevabı da o nispette artış göstermektedir.

            Kadir Gecesini değerlendirmek ve o vaktin feyiz ve bereketinden istifadeyi arttırmak için namaz kılınır, Kur'ân okunur, Kur'ân tefsirleri mütalâa edilir. Zikredilir, salâvat-ı şerife getirilir. Dualar edilir, Allah'a niyazda bulunulur. Fakir ve kimsesizler doyurulur, bol bol sadaka verilir. Hâsılı her vesileyle vakit nurlandırılır. Kadir Gecesinin getireceği büyük kazanç hakkında rivayet edilen hadisler en güzel teşvik mahiyetini taşımaktadır.

            "Kim inanarak, sevabını ancak Allah'tan bekleyerek Kadir Gecesinde kıyam üzere olursa (uyanık kalıp ihya ederse) geçmiş günahları affedilir.'

            Bu gecede yapılacak dua;

            Bunu da Hazret-i Âişe (r.a.) vasıtasıyla yine Peygamberimizden, öğrenelim:

            "Dedim ki, Ya Resulallah, Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?'

            Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam 'Alla-hümme inneke afüvvün tuhibbü'l-afve fa'fu annî (Allah'ım, Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle) dersin" buyurdu"

            MANİ

            Mendil aldım onbeşe
            Onu serdim güneşe
            Gitti yârim gelmedi
            Beni aldı telaşe



            BİLMECE

            Boyu minare kadar
            Tohumu kum kadar

            Cevabı yarın.

            Dünkü cevapTarla)

            Comment


            • 28 Eylül 2008

              Bugün 28 Eylül 2008 28 Ramazan 1429 Eylül: 15 Hızır:146 Patrona Halil İsyanı (1730)

              GÜNÜN HADİSİ

              Mü’min mü’minin kardeşidir. Hiçbir şekilde ona olan hayırlılığını (faydalı tavsiyelerini) elden bırakmaz.
              Hadis-i Şerif (İbn-i-Mace).




              BAYRAM NAMAZININ KILINIŞI

              Bayram namazı vacip ve iki rek'attır. Cemaatle kılınır. Birinci rek'atda üç, ikinci rek'atda uç olmak üzere fazladan altı tekbir "Tevaid Tekbirleri" alınır. 1. Rek'at:

              "Niyet ettim Allah rızası için Ramazan (veya Kurban) Bayramı namazını kılmaya, uydum imama" diye niyet edilir.

              İmam "Allahu Ekber" deyip ellerini yukarıya kaldırınca, cemaat da "Allahu Ekber" diyerek ellerini yukarıya kaldırıp göbeği altına bağlar.

              Gizlice "Sübhaneke" duası okunur. Sonra üç kere tekbir alınır.

              Birinci Tekbir: İmam yüksek sesle, cemaat da gizlice "Allahu Ekber" diyerek ellerini yukarıya kaldırıp sonra aşağıya salı-verirler. Burada kısa bir süre durulur.

              İkinci Tekbir: İkinci defa "Allahu Ekber" denilerek eller yukarıya kaldırılıp yine aşağı salıverilir.

              Üçüncü Tekbir: Sonra yine "Allahu Ekber" denilerek eller yukarıya kaldırılır ve aşağı salıverilmeden bağlanır.

              Bundan sonra imam gizlice "Euzü-Bes-mele", açıktan Fatiha ve sûre okur. (cemaat bir şey okumaz, imamı dinler.)

              II. Rek'at:

              İmam gizlice Besmele, açıktan Fatiha ve bir sûre okur. Sûre bitince imam yüksek sesle, cemaat ise gizlice (birinci rek'atta olduğu gibi) üç kere daha tekbir alır, üçüncü tekbirden sonra eller bağlanmadan, dördüncü tekbir ile rükûa varılır, sonra da secdeler yapılarak oturulur. Ettahiy-yâtü, sallı, bârik ve Rabbena âtına., dualarını okunarak selam verilip namaz bitirilir. Namazdan sonra imam minbere çıkarak oturmadan hutbe okur. Hutbeden sonra dua edilir.

              MANİ
              Dağdan kestim kereste
              Kuş besledim kafeste
              Yârin hasta dediler
              Yetiştim son nefeste



              BİLMECE

              Bir minare, dibi kale

              Cevabı yarın.

              Dünkü cevapKendir)

              Comment


              • 29 Eylül 2008

                Bugün 29 Eylül 2008 29 Ramazan 1429 Eylül: 16 Hızır:147 AREFE - Trablusgarb Harbi (1911)
                GÜNÜN HADİSİ

                Sen bir ayakkabı aldığında iyisini al. Elbise aldığında da, iyisini al
                Hadis(Taberani).




                AREFE GÜNÜ
                Rasulüllah (s.a.v.) buyurdular ki: "Allah (c.c), hiçbir günde, arafe günündeki kadar bir kulu ateşten çok azad etmez. Allah (mahlukata rahmetiyle) yaklaşır ve onlarla meleklere karşı iftihar eder ve: "Bunlar ne istiyorlar?" der." (Müslim) Rasulüllah (s.a.v.) buyurdular ki: "Günlerin en efdali arafe günüdür (Faziletçe). Cuma'ya muvafakat eder. O, Cuma günü dışında yapılan yetmiş hacdan efdaidir. Duaların en efdali de arafe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki Peygamberlerin söylediği en efdal söz de:

                "Lailahe illallah vahdehu la-şerike-lehu" (Allah birdir, O'ndan başka Hah yoktur. O'nun ortağı da yoktur) sözüdür."

                "Rabbiniz sizin içlerinizdekini en iyi bilendir. Eğer siz iyi kimseler olursanız şüphesiz ki Allah da daima kendine dönenleri (ve çok tevbe edenleri) cidden yargılayıcıdır. (affedicidir)." (İsra, 25)

                AYET

                "Sizden öyle bir cemâat bulunmalıdır ki, (onlar herkesi) hayra çağırsınlar, iyiliği emretsinler, kötülükten vaz geçirmeğe çalışsınlar.

                İşte onlar muradına erenlerin tâ kendileridirler." (Âli İmrân, 104)

                MANİ

                Karşıda ala inek
                Tüyleri benek benek
                Hiç boğazımdan geçmiyor
                Yarsız yediğim yemek



                BİLMECE

                Biri gider gelmez
                iri yer doymaz


                Cevabı yarın.
                Dünkü cevapDünya

                Comment


                • 30 Eylül 2008

                  Bugün 30 Eylül 2008 1 Şevval 1429 Eylül: 17 Hızır:148 RAMAZAN BAYRAMI I. GÜN (Bayramınız Mübarek Olsun)

                  GÜNÜN HADİSİ

                  Biriniz namaza durduğunda, rahmet ona yönelip gelir.
                  Hadis-i Şerif (Ebu Davud).




                  RAMAZAN BAYRAMI

                  Ramazan Bayramı, bağışlanmış olmanın bir sevinç işaretidir. Bu bağışlanma müjdesini insanlara melekler veriyor Rasulüllah (s.a.v) buyurmuştur..

                  Ramazan Bayramı sabahı melekler yollara dökülür ve şöyle seslenirler:

                  'Ey Müslümanlar topluluğu! Keremi bol olan Rabbinizin rahmetine koşunuz. O, bol iyilik ve ihsanda bulunur. Sonra onlara bol bol mükâfatlar verilir. Siz geçe ibadet etmekle emrolundunuz ve emri yerine getirdiniz. Gündüz oruç tutmakla emrolundunuz, orucu tuttunuz ve Rabbinize itaat ediniz, mükâfatınızı alınız.

                  "Bayram namazını kıldıktan sonra bir münadi şöyle seslenir: (el-Tergib de)

                  "Dikkat ediniz, müjde size! Rabbiniz sizi bağışladı, evlerinize doğru yola ermiş olarak dönünüz. Bayram günü mükâfat günüdür. Bugün semâ âleminde mükâfat günü olarak ilan edilir."

                  Bayram günleri sevinç günleridir. Meşru oyun ve eğlencelere de müsaade edilmiştir.

                  Bunlardan birinde. Hazret-i Âişe (r.a.) şöyle anlatır:

                  "Bir grup Habeşli, bir bayram günü mızrak ve kalkanlarıyla gösteriler yaparken raks eder gibi oynuyorlardı. Peygamber (s.a.v) beni çağırdı. Başımı onun omzuna dayadım. Bu vaziyette onların harp oyununa bakmaya başladık. Ta onlara bakmaktan ilk vazgeçen ben oluncaya kadar." (Müslim,)

                  Bayramda her müminin kardeşleriyle kardeşlik sözleşmesini yenilemesi, kuvvetlendirmesi, dargınların barışması, fakirlerin yardımına koşması, çocuklarını sevindirmesi lazımdır

                  Bayramların asıl süsü ve ziyneti tekbirlerdir. Getirilen her tekbir ruh ve gönüllerde manevi coşkuyu ve heyecanı canlandırır. Kulu, Rabbinin azameti karşısında yüce duyguları taşır. Asıl itibariyle fıtır sadakası olarak bildiğimiz fitre de bayram günü verilir. Ramazan ayı içinde verilmemişse fitrenin de o gün verilmesi gerekir. Zaten Ramazan Bayramının hadislerde geçen adı Fıtr Bayramı demektir. Yaratılışın gereği olan kulluk görevleri yapıldığı için bu adı almıştır.

                  MANİ
                  Kuş kafese girmiyor
                  Buna aklım ermiyor
                  Hiç boşuna ah çekme
                  Annem beni vermiyor



                  BİLMECE

                  Bahçede uşacıklar
                  Başında kapacıklar

                  Cevabı yarın.

                  Dünkü cevapDuman)

                  Comment


                  • 1 Ekim 2008

                    Bugün 01 Ekim 2008 2 Şevval 1429 Eylül: 18 Hızır:149 RAMAZAN BAYRAMI II. GÜN (Bayramınız Mübarek Olsun) - CAMİLER HAFTASI (1-7)

                    GÜNÜN HADİSİ

                    Kim ki, eli darda olan borçlusuna, durumu düzelinceye kadar süre tanırsa, Allah da ona günahından tevbe edinceye kadar süre tanır.
                    Hadis-i Şerif ( Buhari )




                    RAMAZAN BAYRAMI

                    Bayram insanları kaynaştırıp bir araya getiren en güzel vesilelerden biridir. Öyle ki, bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme ruhu yalnızca hayatta olanlara bağlı kalmaz, dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanır. Onların bu dileğini yerine getirmek için müminler bayramda kabirleri ziyaret ederler; ruhlarına Kur'ân'lar, Fatihalar ve dualar okuyarak onları da sevindirirler.

                    Ramazan Bayramının müminler arasında ayrı bir yeri vardır. Çünkü Ramazan Bayramı, her gün tutulan orucun iftar vaktindeki sevinci gibi, tutulan bir aylık orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder. Bir ay gibi uzun bir süreyle, özellikle Ramazan'in yaz mevsimine denk geldiğinde sıcak günlerde nefislerine oruç tutturan müminler, sabır imtihanını vererek manevi sorumluluktan kurtulmanın sevincini Ramazan Bayramında yaşama İmkânına kavuşurlar.

                    Ramazan ve Kurban bayramları Hicretin 2. yılından İtibaren kutlanmaya başlanmıştır. Ramazan orucu da ilk defa bu yıl farz kılınmış, bu ayı oruçla geçiren müminler sonraki ayın (şevval) ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bu sebeple bu bayrama Ramazan Bayramı denmiştir.

                    "Sevabını Allah'tan umarak iki bayram gecesinde kalkıp ibadet eden kimsenin kalbi, kalblerin olduğu gün ölmez." (Müslim,)

                    "Bu günümüzde yapacağımız ilk şey namaz kılmaktır"(Buharı) mealindeki hadise dayanarak Ramazan ve Kurban bayramları bayram namazlarının kılınmasıyla baslar.

                    Ebû Hüreyre anlatıyor

                    Resulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

                    "Bayramınızı tekbir getirmek suretiyle süsleyin'ız." (et-Tergîb.)

                    MANİ

                    İnce yazma düreyim
                    Aç koynunu gireyim
                    Uyan uyan sar beni
                    Yar olduğunu bileyim



                    BİLMECE

                    Başımın üstünde
                    Bir kalbur saman

                    Cevabı yarın.

                    Dünkü cevapÇivi)

                    Comment


                    • 2 Ekim 2008

                      Bugün 02 Ekim 2008 3 Şevval 1429 Eylül: 19 Hızır:150 RAMAZAN BAYRAMI III. GÜN (Bayramınız Mübarek Olsun)

                      GÜNÜN HADİSİ

                      Dünya işlerinizi yolunuza koyunuz. Ve yarın ölecekmiş gibi de ahiretinize çalışınız.
                      Hadis (Deylemi).




                      RAMAZANI MÜTEAKİP ŞEVVAL AYINDA ALTI GÜN ORUÇ TUTMAK

                      Ramazan'dan sonra. Şevval ayının ilk haftasında veya diğer günlerinde altı gün oruç tutmak, üç mezhebe göre müstehaptır. Hanefilere göre, ise ayn ayrı günlerde haftada iki gün olmak üzere şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır

                      Bunun sebep ve hikmeti şudur:

                      İslam'a göre, her iyilik on misliyle karşılık görür. Her günün orucu on günlük oruç sevabına olur. Bu bakımdan otuz gün ramazan orucundan sonra altı gün Şevval ayında oruç tutulunca 360 gün eder. Böylece yılın tamamını oruçlu geçirmiş sayılır.

                      Rasûlüllah (s.a.v.) bu konuda şöyle buyurmuştur

                      "Kim Ramazan ayını oruçlu geçirir ve Şevval ayından altı gün ona eklerse, bir yılın tamamını oruç tutmuş gibi olur* (Müsilm)

                      "Bayramdan hemen sonra kim altı gün oruç tutarsa, senenin orucunu tamamlamış olur. Kim bir iyilik yaparsa ona on misli karşılık vardır."

                      ESMA-ÜL HÜSNA'DAN

                      ER-REŞÎD (c.c.)

                      Kullarına doğru yolu gösteren, irşad eden, bütün işleri isabetli olan. Bütün işleri takdirine göre yürütüp bir nizam ve hikmet üzere niteceye ulaştıran.

                      “De ki: "Gerek Allah diye (ad verip) çağırın, gerek Rahman diye (Habibim), (ad verip) çağırın, hangisi ile çağırırsanız nihayet en güzel isimler O'nundur. Namazında pek bağırma, sesini o kadar kısma da. İkisinin arası bir yol tut." (İsra-110)

                      MANİ

                      Tavanlarda tencere
                      El vurmadım incire
                      Gavur babam duymasın
                      Çeker beni zencire



                      BİLMECE

                      Benim bir şeyim var
                      Yılda on iki ay yer doymaz

                      Cevabı yarın.

                      Dünkü cevapYıldız)

                      Comment


                      • 3 Ekim 2008

                        Bugün 03 Ekim 2008 4 Şevval 1429 Eylül: 20 Hızır:151 İmam-ı Suyuti'nin Doğumu (1445) - İki Almanya'nın Birleşmesi (1990)

                        GÜNÜN HADİSİ

                        Kuşları yuvalarında rahat bırakınız. Onları ürkütmeyiniz.
                        Hadis-i Şerif (Ebu Davud).




                        YEMEK YEDİRMEK HAKKINDA HADİS-İ ŞERİFLER

                        "Sizden herhangi birinizin yemek sofrası misafirinin önünde bulunduğu müddetçe melekler onun için istiğfar ederler.

                        "Kardeşlerinin yiyip de artırdıkları yemeği yiyenden o yemeğin hesabı sorulmaz."

                        "Kul dostları ile yediğinden hesaba çekilmez."

                        "Kul üç yemekten mesul değildir. Bunlar sahur, iftar ve dosttan ile yediği yemektir."

                        Kıyamet günü Allah ü Teâlâ kuluna: "Ey Ademoğlu! Ben acıktım beni yedirmedin." O şahıs:

                        "Sen âlemlerin Rabbisin ben seni nasıl yedirecektim Yâ Rab der. Allah (C.C): Aç olan din kardeşin sana geldi de sen onu yedirmedin, eğer onu yedirseydin beni yedirmiş olurdun" buyurur."

                        "Cennetle içi dışından, dışı içinden görülen şeffaf köşkler vardır. Bunlar tatlı ve yumuşak konuşan, yemek yediren ve insanlar uykuda iken namaz kılanlar içindir."

                        ESMA-ÛL HÜSNA'DAN EL-ÂHİR (c.c)

                        Varlığının sonu olmayan. EL-EVVEL (c.c)

                        Varlığının başlangıcı olmayan. EL-HAKİM (c.c.)

                        Hikmet sahibi.


                        MANİ

                        Evleri sarı boya
                        Gel yarim doya doya
                        İç vereme tutuldum
                        Gamıma koya koya



                        BİLMECE

                        Bir köprüden üç kişi geçer
                        Biri bakıp, basar geçer
                        Biri bakıp basmaz geçer
                        Biri ne basar, ne bakar, ne geçer

                        Cevabı yarın.

                        Dünkü cevapDeğirmen)

                        Comment


                        • 4 Ekim 2008

                          Bugün 04 Ekim 2008 5 Şevval 1429 Eylül: 21 Hızır:152 Dünya Çocuk Günü - Samsun'un Kurtuluşu (1919)
                          GÜNÜN HADİSİ

                          Kim günah işleyip de tövbe eden kimseyi, işlediği o günahtan dolayı kınarsa, kendisi o günahı işlemeden ölmez.
                          Hadis (İmam Ahmed).




                          MELEK VE ŞEYTAN
                          Melek, Allahu Teâlâ'nın öyle bir yara-tığıdır ki, onun şanı hayrı bereketlendirmek , ilmi ifâde etmek, hakkı keşfetmek, hayrı vâdetmek, iyiliği emretmektir. Allahu Teâlâ onu bunun için yarattı ve insanlara bağlı kıldı. Şeytan da Allahu Teâlâ 'nın yarattığı öyle bir yaratıkdır ki, onun sânı tamamen meleğin sânının zıddıdır. Yani şerri, kötülüğü vâdeder, çirkin şeyleri emreder. Hayır ve hasenat yapacağı zaman yoksullluk ile korkutur. Vesvese ilhamın, şeytan meleğin (uygulamak) tevfik de huzlânın (iyisini al kötüyü bırak)'in karşılığıdır. İşte buna işaret olarak Allahu Teâlâ: "Her şeyden çift yarattık." (Zâriyât: 49)b buyurdu. Bütün varlıklar, karşılıklı ve çifttirler. Karşılığı bulunmayıp tek olan yalnız Allah 'tır. O, çiftleri yaratan bir tek'tir. Şerik ve nazîri, eşi ve dengi yoktur. Kalb, şeytân ile melek arasında devreder durur. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) bir mübarek sözünde:

                          "Kalbe iki yönden baskı gelir. Birisi melektendir; hayrı vâdeder, hakkı tasdik eder. Kalbinde bunu bulan, bil-sin ki bu, Allahu Teâlâ'dandır ve Alla-hu Teâlâ'ya hamdetsin: ikincisi, ves-vese de şeytandan gelir ve şerri teş-vik eder, hakkı tekzib eder ve hayır-dan men'eder. Kalbinde bunu bulan, şeytânın şerrinden Allah'a sığınsın." buyurdu ve sonra; "Şeytan fakirlik ile korkutur ve fuhşiyat ile emreder." mealindeki âyet-i celile'yi okumuştur. (İhya 3.C.S:60)

                          MANİ

                          Armut dalda bir iki
                          Saydım baktım on iki
                          On ikinin içinde
                          Gök yazmalı benimki



                          BİLMECE

                          Bir direkli sayvan
                          Bunu bilmeyen hayvan

                          Cevabı yarın.

                          Dünkü cevapAnne ile kucağındaki ve karnındaki çocuk)

                          Comment


                          • 5 Ekim 2008

                            Bugün 05 Ekim 2008 6 Şevval 1429 Eylül: 22 Hızır:153 Bosna-Hersek'in Osmanlı'dan Ayrılışı (1908)
                            GÜNÜN HADİSİ

                            Kim ilim öğrenmeye çalışırsa, bu onun geçmiş tüm günahlarının silinmesine sebep olur.
                            Hadis-i Şerif (Tirmizi).



                            KIYAMETİN KOPMASINA YAKIN DÖNEMDE OLACAKLAR (1)
                            Rasülullah (s.a.v) buyurdular ki: "Yahudilerle savaşacak ve onları öldüreceksiniz. Öyle ki taş dahi: "Ey Müslüman, işte Yahudi, arkamda (saklandı), gel, öldür onu!" diyecek." (Buhari,)

                            Rasülullah (s.a.v) buyurdular ki: "Müslümanlardan iki grup aralarında savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Bunlar aralarında büyük bir savaş yaparlar, fakat davaları birdir." (Buharı.)

                            Rasülullah (s.a.v) buyurdular ki: "Nefsim yed-i kudretinde olan Zat-ı Zulcelale yemin olsunl İmamınızı öldürmedikçe, kılıçlarınızı birbirinize kullanmadıkça, dünyanıza şerirleriniz varis olmadıkça kıyamet kopmaz." (Tirmizi, Filen 9.)

                            Rasülullah (sav): "Herc artmadıkça kıyamet kopmaz!" buyurmuşlardı. (Yanındakiler): "Herc nedir ey Allah'ın Resulü?" diye sordular. "Öldürmek! Öldürmek!" buyurdular. (Müslim,)

                            Rasülullah (s.a.v) buyurdular ki: "Kıyamet kopmazdan önce gece karanlığın parçaları gibi fitneler olacak. (O vakit) kişi mümin olarak sabaha erer de kafir olarak akşama kavuşur. Mümin olarak akşama erer, kafir olarak sabaha kavuşur. Birçok kimseler azıcık bir dünyalık mukabilinde dinlerini satarlar." (Tirmizi)

                            Rasülullah (s.a.v) buyurdular ki: "Ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Siz, yüzleri kılıflı kalkanlar gibi, gözlen küçük, burunları yassı olan bir kavmle savaşmadıkça kıyamet kopmaz." (Buhari. Cihad 95, 96,)


                            MANİ

                            Çaya indim taş buldum
                            Yüzüğüme kaş buldum
                            Neredeydin la sürgün
                            Yanıma yoldaş buldum



                            BİLMECE
                            Bir kuyum var
                            İçinde iki türlü suyum var

                            Cevabı yarın.

                            Dünkü cevapMantar)

                            Comment


                            • 6 Ekim 2008

                              Bugün 06 Ekim 2008 7 Şevval 1429 Eylül: 23 Hızır:154 İstanbul'un Kurtuluşu (1923) - Estergon Kalesinin Fethi (1605)

                              GÜNÜN HADİSİ

                              Allah’tan korkması, kişiye ilim olarak; kendini beğenmesi de cahillik olarak yeter.
                              Hadis (Beyhaki).




                              KIYAMETİN KOPMASINA YAKIN DÖNEMDE OLACAKLAR (2)

                              Rasülullah (sav), yanındaki cemaate konuşurken, bir adam gelerek: "(Ey Allah'ın Resulü!) Kıyamet ne zaman kopacak?" dedi. Aleyhissalatu vesselam konuşmasına devam etti, sözlerini bitirdiği vakit: "Sual sahibi nerede?" buyurdular: Adam: İşte buradayım ey Allah'ın Resulü!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: 'Emanet zayi edildiği vakit kıyameti bekleyin!" buyurdular. Adam: "Emanet nasıl zayi edilir?" diye sordu. Efendimiz: "İş, ehil olmayana tevdi edildi mi kıyameti bekleyin." buyurdular. (Buhari) Şahiheyn'de gelen bir diğer rivayette: "Kahtan'dan, insanları değneğiyle idare eden bir adam çıkmadıkça kıyamet kopmaz" buyrulmuştur. (Buhari, Fiten 23,)

                              Rasülullah (s.a.v) buyurdular ki: 'Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmaz. Onun özerine insanlar savaşırlar. Yüz kişiden doksan dokuzu öldürülür. Onlardan her biri: "Herhalde savaşı ben kazanacağım" der." (Buhari, Fiten 24

                              Rasülullah (s.a.v) buyurdular ki: "Zaman yakınlaşmadıkça kıyamet kopmaz. Bu yakınlaşma öyle olur ki, bir yıl bir ay gibi, ay bir hafta gibi, bir hafta da bir gün gibi, bir gün bir saat gibi, bir saat de bir çıra tutuşması gibi (kısa) olur." (Tirmizi, Zûhd 24.)

                              Rasülullah (s.a.v) buyurdular ki: 'Allah Teala hazretleri ipekten daha yumuşak bir rüzgârı Yemenden gönderir. Bu rüzgâr, kalbinde zerre miktarı iman bulunan hiç kimseyi hariç tutmadan hepsinin ru-hunu kabzeder." (Müslim, İman 185.)

                              Rasülullah (sav): "Kıyamet sadece şerir insanların üzerine kopacaktır!" buyurdular. (Müslim, Fiten 131.)

                              MANİ

                              Arabası kirenden
                              Mendil sallar trenden
                              Abenim nazlı yarim
                              Nasıl ayrıldın benden



                              BİLMECE

                              Cepsey’in gecelediği yerde Hopsoy gecelermiş.

                              Cevabı yarın.

                              Dünkü cevapYumurta)

                              Comment


                              • 7 Ekim 2008

                                Bugün 07 Ekim 2008 8 Şevval 1429 Eylül: 24 Hızır:155 Resmi Gazetenin Yayınlanması (1920) - İnebahtı Deniz Savaşı (1571)

                                GÜNÜN HADİSİ
                                Üç kişiyi Allah sevmez.
                                1- harab olmuş, yıkılması söz konusu olan evde konaklayan kişi
                                2- sel yolunda konaklayan kişi
                                3- Hayvanını başıboş salıp da sonra onu koruması için Allaha dua eden kişi.




                                HZ. EBU BEKİR (R.A )'IN İLK HUTBESİ

                                "Ey Nas! Sizin en iyiniz olmadığım halde sizin başınıza geçmiş bulunuyorum. Vazifemi gerçek manada ifade edersem bana yardım ediniz. Yanılırsam bana doğru yolu gösteriniz. Doğruluk emanet, Yalancılık hiyanettir. İçinizde kuvvetli ondan başkası, hakkını alıncaya kadar zayıftır. Bir millet Allah (c.c.) yolundan ayrılırsa, o millet zillete düşer. Bir millete fenalık revaç bulunursa bütün millet belaya uğrar. Ben Allah'a ve Peygamber'e isyan edersem sizin bana itatiniz lazım gelmez. Haydi namazınıza! Cenab'-ı Hak cümlemizi rahmetine layık eylesin.amin" İslâmı Tarihi, M. Asım KOKSAL

                                YENİ NESİLE SORU - CEVAP:

                                • "Rabbena lekel hamd" ne demektir?

                                “Rabbimiz bütün övgüler senin içindir" demektir.

                                • "Sübhane Rabbiyel azim" ne demektir? "Yüce Rabbim, tüm eksiklerden münezzehtir, (uzak ve beridir)

                                • "Sübhane Rabbiyel a'la" ne demektir? "En Yüce olan Rabbimi, tüm eksiklerden tenzih ederim" O'nu En iyi ve en üstün özelliklere sahip olduğunu bilerek anıyorum, demektir.

                                • Karz'i hasen nedir? Çıkar gözetmek sizin Allah rızası için ödünç para vermek.

                                "Bir kimseyi tanımak istiyorsan, düşüp kalktığı arkadaşına bak."(Mevlana)


                                MANİ
                                Kahve doktum kuruna,
                                El vurmayın durula,
                                Yârime yar diyeni,
                                Sol göğsünden vurula.



                                BİLMECE

                                Bilmece bildirmece
                                Resim yapar gündüz gece
                                Duvarlara asılır
                                Her gün ona bakılır
                                Yapar resim bakınca
                                Siler çabuk kaçınca
                                Hatta gülsen sen ona
                                O da hep güler sana

                                Cevabı yarın.
                                Dünkü cevapAt ayağının izi)

                                Comment

                                Working...
                                X