fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 8 Kasım 2008

    Bugün 08 Kasım 2008 10 Zilkade 1429 T.Evvel: 26 Kasım:1 Kasım Günlein Başlangıcı

    GÜNÜN HADİSİ

    Kişinin parmakla gösterilir olması, kötülük olarak ona yeter.
    Hadis (Taberani).




    SILAYI RAHİM (AKRABAYI ZİYARET VE EHEMMİYET VERMEK)

    Rasulüllah (s.a.v) buyurdular ki: Rahim Arşa asılıdır, der ki: "Kim beni sıla ederse Allah da ona sıla efsin. Kim benden koparsa Allah da ondan kopsun. " (Buharı)

    Rasulüllah (s.a.v) buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsm." (Buhari. Edeb 12.)

    Rasulüllah (s.a.v) buyurdular ki: "Nesebinizden sıla-i rahim yapacaklarınızı öğrenin. Zira sıla-i rahim akrabalarda sevgi, malda bolluk, ömürde uzamadır." (Tirmizi Bin 49.)

    Annemiz buyurdu:

    Rasulüllah (s.a.v) 'dan izin almadan bir cariye azad ettim. Rasulüllah'ın benimle kalma günü gelip, beraber olduğumuz zaman: "Ey Allah'ın Resulü, cariyemi azad ettim, fark ettiniz mi?" dedim. "Bunu yaptın mı?" dedi. Ben, "Evet" deyince: "Keşke onu dayılarına verseydin, senin için daha hayırlı olacaktır buyurdular. (Buhari,)

    Rasulüllah (s.a.v) buyurdular ki: "Fakirlere yapılan tasadduk bir sadakadır, ama zi-rahm'a (yani akrabaya) yapılan ikidir; Biri sıla-i rahim, diğeri sadaka. "(Nesai zekat 82.) Rasulüllah (s.a.v) buyurdular ki: 7. "Mal sadaka ile eksilmez." 2. "Allah affı sebebiyle kulun izzetini artırır," 3. "Allah için mütevazı olan bir kimseyi Allah yüceltir." (Müslim,)


    MANİ

    Kahve doktum kuruna,
    El vurmayın durula,
    Yârime yar diyeni,
    Sol göğsünden vurula.



    BİLMECE

    Kahramanmaraş'a niçin kahraman ünvanı verilmiştir?

    Cevabı yarın.

    Dünkü cevap:Hava

    Comment


    • 9 Kasım 2008

      Bugün 09 Kasım 2008 11 Zilkade 1429 T.Evvel: 27 Kasım:2 Babaeski ve Pehlivanköy'ün Kurtuluşu (1922)
      GÜNÜN HADİSİ

      Müşriklerin ölen çocukları Cennette, Cennet ehline hizmet ederler.
      hadis (Taberani).




      MAKBUL OLAN TEVBE

      "Birinize ölüm gelip de, "Rabbim! Beni yakın bir müddete kadar geciktirseydin de, Sadaka verip dursaydım, iyi adamlardan olsaydım" diyeceği zaman gelmezden önce, size rızık olarak verdiğimizden harcayın. Hâlbuki Allah hiç bir kimseyi eceli gelince, asla geri bırakmaz. (Münâfikun, 10-11)

      "Makbul olan tevbe, kötülükleri yapıp yapıp da onlardan her hangi birine tâ ölüm gelince, "Ben şimdi gerçekten tevbe ettim." diyenlerin tevbesi değil." (Nisa, 18) ve yine

      "Allah indinde kabul olan tevbe, kötülüğü ancak cahillik sebebiyle yapacakların, sonra da çarçabuk vaz geçip tevbe edecek olanların tevbesidir." (Nisa, 17) buyurmuştur. Yani hemen günahın akabinde tevbe eder, bir hasene ile günâhın eserini kalbinden siler. Geç kalır da kalp fazla karamsa, silinmesi zor olur. Bunun için Resûl-i Ekrem (s.a.v.): "Kötülüğün akabinde bir iyilik et ki kötülüğü mahvetsin." buyurmuştur. Lokman aleyhisse-lam da oğluna, "oğlum, tevbeyi geciktirme, ölüm beklemediğin anda gelir. İlerde tevbe ederim diyen, iki büyük tehlike arasında kalır. Birinci, günah işleye işleye kalbi kararır ve bu, tabiat haline gelir de artık temizlenemez hal alır. İkinci, hastalık ve ölümün tezden gelmesidir. Öyle ki, kalbini temizlemeğe fırsat bulamamaydın Bunun için haberde: "Cehennem halkının azabın çoğu, tesv'rfden, (tehir etmek) tevbeyi geciktirmektendir." diye buyurmuştur. (İhya 4.c.s:25)

      MANİ

      Bayburta giden yollar
      Uzadıkça uzarlar,
      Geçme bizim kapıdan
      Eller bana kızarlar.



      BİLMECE

      Su yutmuş toprağa ne denir?

      Cevabı yarın.

      Dünkü cevap:Şanlıurfa'yı kıskandığı için

      Comment


      • 11 Kasım 2008

        Bugün 11 Kasım 2008 13 Zilkade 1429 T.Evvel: 29 Kasım:4 Varna Meydan Muharebesi (1444)
        GÜNÜN HADİSİ

        Kul namaza durduğunda, bütün günahları getirilir.Başı ve omuzları üzerine konulur. Rüku ve secdeye gittikçe dökülür, o insandan ayrılır.
        Hadis-i Şerif (Taberani).




        KABİR AZABINDAN ALLAH'A SIĞININ

        Zeyd ibnu Sabit radıyallohu anh anlatıyor:

        "Resûlullah aleyhissalâtu vesselam, bizimle birlikte, Beni Neccâr'a ait bir bahçede bulunduğu sırada bindiği katır, onu aniden saptırdı, nerdeyse (sırtından yere) atacaktı. Karşısında beş veya altı kabir vardı. Aleyhissalâtu vesselam:

        - Bu kabirlerin sahiplerini bilen var mı?" buyurdu. Bir adam: "Ben biliyorum!" deyince, Aleyhissalâtu vesselam: "Ne zaman öldüler?" dedi. Adam: "Şirk devrinde!" deyince Aleyhissalâtu vesselam:

        "Bu ümmet kabirde fitneye maruz kılınacak. Eğer birbirinizi defnetmemenizden korkmasaydım şahsen işitmekte olduğum kabir azabını size de işittirmesi için Allah'a dua ederdim" buyurdular ve sonra şunları söylediler:

        "Kabir azabından Allah'a sığının!" oradakiler: " Kabir azabından Allah'a sığınırız!" dediler. Aleyhissalâtu vesselam: "Cehennem azabından da Allah'a sığının!" oradakiler "Cehennem azabından Allah'a sığınırız" dediler. Aleyhissalâtu vesselam: "Fitnelerin açık ve kapalı olanından Allah'a sığının!" dedi. Oradakiler "Açık ve kapalı her çeşit fitneden Allah'a sığınırız!" dediler. Aleyhissalâtu vesselam: "Deccal'ın fitnesinden Allah'a sığının!" buyurdu. Oradakiler: "Deccal'ın fitnesinden Allah'a sığınırız!" dediler.

        MANİ
        Suya bulgur ezerim,
        Hem ezer hem süzerim,
        Ben yarımın derdinden
        Deli olmuş gezerim.



        BİLMECE
        Hangi tasla su içilmez?

        Cevabı yarın.

        Dünkü cevap:Kontrol kalemiyle

        Comment


        • 12 KAsım 2008

          Bugün 12 Kasım 2008 14 Zilkade 1429 T.Evvel: 30 Kasım:5 Düzce Depremi (1999) - Plevne Müdafaası (1887)

          GÜNÜN HADİSİ

          Yağmurların çoğalıp bitkilerin (ürünlerin) az, Kur’an okuyanların çok olup dini bilenlerin az, İdarecilerin sayıının artıp, güven duyulanların ise kıt olması kıyametin yaklaştığının delillerindendir.
          Hadis-i Şerif (Taberani).




          NİYET VE İHLÂS

          "Ameller ancak niyetlere göredir." (Hadis-i şerif)

          Niyet, lügatta; kasdetmek manasında olup, dinimizde bir işi yaparken mevcut olan kasde denir. Niyetin mahalli kalp olup, kalbin kasdı olmadan dilin söylemesinin hiçbir hükmü ve faidesi yoktur. Zira hadis-i şerifte "Herkes için neyi niyet ettiyse o vardır" buyurulmaktadır. (Buhari)

          İhlâs, lügatta; tasfiye etmek ve bir şeyi ondan olmayanlardan ayırmak manasına gelir. Dinimizde ise, Allah (c.c.) görüyormuş gibi ibadeti ona halis yapmaktır. Ve ibadeti sadece ona yaklaşmak için yapıp, bunun dışında mahlukattan bir beklentinin olmamasıdır.

          Niyetin özelliği; ibadetin sahih olması ve ibadetin âdetten ayrılmasıdır. Çünkü bir şey niyetle ibadet olur, aynı şey niyetsiz âdet olur. Meselâ: camide itikâf niyetiyle (ibadetle meşgul) oturmak ibadet, istirahat için oturmaksa âdettir. Yine boy abdesti cünüplükten temizlenmek gibi dini bir maksatla yapılırsa ibadet, böyle bir maksatla yapılmayınca adet olur.

          Hatta iyi ve salih niyetlerle bazı adetler dahi ibadet olur. Meselâ: yemek, içmek ve uyumak birer âdettir. Ancak bunlar ibadete kuvvet bulmak niyeti ile âdetten ibadet olmaya intikâl ederler, (imanın özü S:39)

          MANİ

          Hey hızara hızara
          Dalda elma gızara
          Beni sana vermizler
          Başka yerden giz ara



          BİLMECE

          Ayakta yetişen bitki nedir?

          Cevabı yarın.

          Dünkü cevap:Kafatasıyla

          Comment


          • 13 kAsım 2008

            Bugün 13 Kasım 2008 15 Zilkade 1429 T.Evvel: 31 Kasım:6 M.Zahit Kotku'nun Vefatı (1980) - Tekirdağ'ın Kurtuluşu (1922)

            GÜNÜN HADİSİ
            Biriniz Kur’anı hatmettiğinde şöyle dua etsin: Allah’ım, kabrimde yalnız kaldığımda korku ve yalnızlığımı (Kur’anla) gider. Hadis (Deylemi).



            TEVBE

            "Muhakkak Allah hem çok tevbe edenleri sever, hem çok temizlenenleri sever. "(Bakara,222) Resûl-i Ekrem (s.a.v.)'de:

            "Tevbe eden, Allah'ın sevgilisidir. Günahlardan tevbe eden, hiç günah işlememiş gibidir." Buyurmuştur.

            Diğer hadisde de şöyle buyurulmuştur:

            "Kulunun tevbesinden dolayı Allah u Teâlâ'nın sevinci, bir adamın tehlikeli, ıssız bir çölde yanında biniti ve binitnin sırtında yiyecek ve içeceği olduğu halde istirahata çekilip biraz uyuduktan sonra uyandığında azığı ile beraber binitinin kaybolduğunu görüp, onu her tarafta aradıktan ve sıcaklık basıp iyice yorularak susadıktan ve ümidini kestikten sona: "İndiğim yere gideyim, orada ölüm uykusuna yatayım" diyerek yerine çekilip başını koltuğunun üstüne koyarak uykuya yatıp bir müddet uyuyup uyandığı vakit, azığı ile devesini yanıbaşın-da gördüğü zamanki sevincinden daha çoktur. Yâni Allah u Teâlâ, günahlarından tevbe edip kendine yönelen kuluna, çölde azığı ile devesini kaybedip ölüm tehlikesi ile karşı karşıya kaldıktan ve ümidini kestikten sonra devesini bulanın sevinmesinden daha çok sevinir." (müslim) Diğer bir rivayette ilâve olarak: "Devesini bulan adam, sevinç ve şaşkınlığından Allah'a nasıl şükredeceğini biiemeyip: "Allah'ım, ben Senin Rabbin ve Sen de benim kulumsun"der."(İhya4.c.s:12)

            MANİ

            Gayadan öküz bakar
            Öküzün arnı sakar
            Delikanlı dururken
            Sakallıya kim bakar



            BİLMECE

            Çeke çeke biter.

            Cevabı yarın.

            Dünkü cevap:Mantar

            Comment


            • 14 Kasım 2008

              Bugün 14 Kasım 2008 16 Zilkade 1429 T.Sani: 1 Kasım:7 Alemdar Mustafa Paşa'nın Vefatı (1808)

              GÜNÜN HADİSİ

              Ahirzamanda insanlara parapul gerekecek. Ta ki onunla din ve dünyalarını ayakta tutabilsinler.
              Hadis-i Şerif ( Taberani )




              ALLAH'A ŞÜKRETMEK
              "Allah'ı anmak, elbette en büyük

              (ibadet)'tir. (Ankebût, 45), buyurmakla beraber, yine Kur'an- Kerim'de şükrü zikirle beraber almış ve:

              "Siz Beni anın, Ben de sizi anayım. Bir de Bana şükredin, nankörlük etmeyin." (Bakara, 152) buyurmuştur. Diğer âyette de:

              "Eğer şükreder, iman ederseniz, Allah size niçin azap etsin" (Nisa, 147)

              Bir başka âyette de:

              "Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız" (Al-i İmrân, 145) buyurulmuştur.

              "Andolsun şükrederseniz elbette sizi(n nimetinizi) artırırım. Andolsun, nankörlük ederseniz hiç şübhesiz benim azabım cidden çetindir." (İbrahim, 7)

              Resûl-i Ekrem (s.a.v.):

              "Dünyalıkta kendisinden aşağısına, dinde de kendinden üstününe bakan (ve buna göre davranan) kimseyi, Allahu Teâlâ hem sabreden, hem de şükredenlerden yazar.

              Fakat dünyalıkta kendisinden üstününe, dinde de kendinden düşüğüne bakanları, Allah u Teâlâ ne sabreden, ne de şükredenlerden yazar" buyurmuştur. (İhya 4. c.s:229)


              MANİ

              Mendil aldım onbeşe
              Onu serdim güneşe
              Gitti yârim gelmedi
              Beni aldı telaşe



              BİLMECE

              Kutuplara giden zenci ne olur?

              Cevabı yarın.

              Dünkü cevap:Sigara

              Comment


              • 15 KAsım 2008

                Bugün 15 Kasım 2008 17 Zilkade 1429 T.Sani: 2 Kasım:8 K.K.T.C.'ın Resmen İlan Edilmesi (1983)
                GÜNÜN HADİSİ

                İnsanların en aç olanı, ilme istekli kimsedir. En tok olanı da, ilme hiçbir istek ve ilgi duymayandır.
                Hadis-i Şerif (Ebu Nuaym).




                RİBA ( FAİZ)

                Rasülullah (s.a.v) ribayı (faizi) yiyene de, yedirene de lanet etti." (Ebu Davud ve Tirmizi'nin rivayetlerinde şu ziyade vardır: "(Faiz muamelesine) şahitlik edenlere de, bu muameleyi yazana da...") (Müslim,)

                Rasülullah (s.a.v) buyurdular ki: İnsanlar öyle bir devre ulaşacak ki, o zamanda riba (faiz) yemeyen kalmayacak. Öyle ki, (doğrudan) yemeyene buharı ulaşacak." Bir rivayette "...tozu ulaşacak" (Ebu Davud,)

                Hz. Peygamber (s.a.v)1 i Veda Haccı sırasında dinledim, şöyle diyordu: "Haberiniz olsun, cahiliye devrindeki bütün ribalar kaldırılmıştır, ödenmeyecektir. Sadece verdiğiniz anaparayı alacaksınız. Böylece ne zulmetmiş olacaksınız ne de zulme uğramış olacaksınız. Haberiniz olsun cahiliye devrindeki bütün kan davaları kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası da el-Haris İbnu Abdilmuttalib'in kan davasıdır. (Bu kimse, Benü Leys'te sü-t anadaydı. Hüzeyl onu öldürmüştü). Rasülullah (s.a.v): Yarabbi tebliğ ettim mi? dedi. Cemaat: Evet tebliğ ettin dediler ve üç kere tekrarladılar. Rasülullah (s.a.v): Ya Rabbi şahid ol! dedi ve üç kere tekrar etti."

                MANİ
                Dağdan kestim kereste
                Kuş besledim kafeste
                Yârin hasta dediler
                Yetiştim son nefeste



                BİLMECE

                Yeter Çektiğim!

                Cevabı yarın.

                Dünkü cevaponar

                Comment


                • 16 Kasım 2008

                  Bugün 16 Kasım 2008 18 Zilkade 1429 T.Sani: 3 Kasım:9 Muhyidin-i Arabi'nin Vefatı (1240) - Süveyş Kanalı'nın Açılışı (1869)

                  GÜNÜN HADİSİ

                  Rızkı yerin altında arayın. Hadis-i Şerif



                  SIDK ( DOĞRULUK ) VE EMANET
                  Rasulüllah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Emin ve doğruluktan ayrılmayan ticaret ehli (ayette sırat-ı müstakim ashabı olarak zikredilen) peygamberler, sıddikler, şehidler ve salihlerle beraberdir. "(Tirmizi,)

                  Rasulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet günü tüccarlar tacirler (günahkârlar) olarak diriltilecekler. Ancak Allah'tan korkanlar, iyilik yapanlar ve doğruluktan ayrılmayanlar müstesna" (Tirmizi,)

                  Hz. Peygamber (s.a.v)'ı işittim, diyordu ki: "(Ticarette yalan) yemin,(tüccarın zannınca) mala rağbeti artırır. (Hâlbuki gerçekte) kazancı giderir." (Buhari,)

                  Hz. Peygamber (s.a.v) buyurdu ki: "Alıp-satanlar" birbirlerinden ayrılmadıkça (vazgeçmekte) muhayyerdirler. Alıp-satanlar alış-verişi sıdk ve doğruluk üzere yapar (kusuru) beyan ederlerse alış-verişleri her ikisi hakkında da mübarek kılınır. Yalan söylerler (kusurları) gizlerlerse, belli bir kar sağlasalar bile, alış-verişlerinin bereketini kaybederler." Bir rivayet şöyledir: "Alış-verişlerinin bereketi yok edilir: Yalan yemin malı rağbetli, kazancı bereketsiz kılar." (Buhari,)

                  MANİ

                  Karşıda ala inek
                  Tüyleri benek benek
                  Hiç boğazımdan geçmiyor
                  Yarsız yediğim yemek



                  BİLMECE

                  Gece gündüz yufka açar!

                  Cevabı yarın.

                  Dünkü cevap:Fotoğraf makinası

                  Comment


                  • 17 KAsım 2008

                    Bugün 17 Kasım 2008 19 Zilkade 1429 T.Sani: 4 Kasım:10 Son Padişah Vahdettin'in Türkiye'den Ayrılışı (1922)

                    GÜNÜN HADİSİ

                    Zekat veren, misafire yemek yediren, felakete uğrayanlara yardımda bulunan kişi, cimrilikten kurtulmuştur.
                    Hadis (Taberani).




                    FAZİLETİ BELİRTİLEN AMEL VE SÖZLER
                    Muaz İbnu Cebel (r.a) dan;

                    "Ey Allah'ın Rosulü," dedim, "Beni cehennemden uzaklaştırıp cennete sokacak bir amel söyle!"Buyurdu ki; 'Mühim bir şey sordun. Bu, Allah'ın kolaylık nasib ettiği kimseye kolaydır; Allah'a ibadet eder, Ona hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namaz kılarsın, zekat verirsin, Ramazan orucunu tutarsın, Beytullah'a hac yaparsın!" buyurdular ve devamla: "Sana hayır kapılarını göstereyim mi?" dediler. "Evet, ey Allah'ın Rasulü' dedim. "Oruç (cehenneme) perdedir; sadaka hataları yok eder, tıpkı suyun ateşi yok etmesi gibi. Kişinin geceleyin kıldığı namaz Salihlerin şiarıdır" buyurdular ve şu ayeti okudular. (Mealen): 'Onlar ibadet etmek için gece vakti yataklarından kalkar, Rablerinin azabından korkarak ve rahmetini Ümit ederek Ona dua ederler. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeyden de bağışta bulunurlar" (Secde 16). Sonra sordu: 'Bu (din) işinin başını, direğini ve zirvesini sana haber vereyim mi?" 'Evet, ey Allah'ın Rasulü! dedim. "Dinle öyleyse" buyurdu ve açıkladı: 'Bu dinin başı İslam'dır, direği namazdır, zirvesi cihaddır!" Sonra şöyle devam buyurdu: "Sana bütün bunları (tamamlayan) baş amili haber vereyim mi?" 'Evet ey Allah'ın Rasulü!' dedim. 'Şuna sahip ol!" dedi ve eliyle diline işaret etti. Ben tekrar sordum: 'Ey Allah'ın Rasulü! Biz konuştuklarımızdan sorumlu mu olacağız?" "Anasız kalasıca Muaz! İnsanları yüzlerinin üstüne (veya burunlarının üstüne dedi) ateşe atan, dilleriyle kazandıklarından başka bir şey midir?" buyurdular. (Tirmizi. İman 8.)

                    MANİ

                    Kuş kafese girmiyor
                    Buna aklım ermiyor
                    Hiç boşuna ah çekme
                    Annem beni vermiyor



                    BİLMECE

                    Şehirden şehire koşarım, köyden köye giderim fakat hiç hareket etmem.

                    Cevabı yarın.

                    Dünkü cevapeniz

                    Comment


                    • 18 Kasım 2008

                      Bugün 18 Kasım 2008 20 Zilkade 1429 T.Sani: 5 Kasım:11 Deniz Harp Okulu'nun Kuruluşu (1776)

                      GÜNÜN HADİSİ

                      Biriniz gönlünden, müslüman kardeşine faydalı bir öğüt geçiriyorsa, onu söylesin.
                      Hadis (İbn-i Adiyy).




                      HADİS'I ŞERİF

                      "Ümmetimden iki kişi Allah u Teâlâ'nın huzuruna çıktı. Birisi:

                      - Allah'ım! Bu adamdan hakkımı al ve bana ver, dedi. Allah u Teâlâ o adama:

                      - Hakkını ver, buyurdu. Adam:

                      - Ya Rabbi! Bir iyiliğim kalmadı, ne vereyim? dedi.

                      Allah u Teâlâ hak sahibine:

                      - Ne yapacaksın? Bu adamın iyilikten başka hiç bir şeyi kalmadı, buyurur. Hak sahibi:

                      - Bari günahlarımı alsın, ya Rab! der, buyur

                      du ve sonra da ağlayarak: O gün öyle büyük gündür ki, o günde başkalarının günahlarını yüklenmek şöyle dursun, insan kendi günahının yükünden kurtulmağa muhtaç olduğu bir gündür. Resûl-i Ekrem devamla:

                      Allahu Teâlâ hak sahibine:

                      - Başını kaldır, gözünü aç ve Cennet'in şu muhteşem köşklerine bak, buyurur. Hak sahibi:

                      - Ya Rab! Cennetle gümüşten şehirler; inci ve pırlantalarla işlenmiş altundan köşkler

                      görüyorum. Bunlar hangi şehid, hangi sıdık veya hangi Peygamberindir, diye sorar. Allah u Teâlâ:

                      - işte o gördüğün göz kamaştırıcı köşkler, bedellerini ödeyenler içindir, buyurur.

                      Adam: Ya Rab! Bunların bedellerini kim ödeyebilir ki? der. Allah u Teâlâ:

                      - Sen ödeyebilirsin, buyurur. Hak sahibi:

                      - Neyim var ki, ben bunları nasıl alabilirim der.

                      Allah u Teâlâ:

                      - Hakkını bu kardeşine bağışlamakla, bunlara mâlik olursun buyurur. Adam:

                      - Bağışladım, ya Rab! deyince, Allahu Teâlâ: Haydi arkadaşının elinden tutup beraberce Cennet'e girin buyurur. Sonra Resûl-i Ekrem devamla: Allah'tan korkun ve aralarınızı düzeltmeğe çalışın. Tırâ Allahu Teâlâ

                      Kıyamet gününde sizin aranızı düzeltir." (İhya:2.c.s.494)

                      MANİ
                      Evleri sarı boya
                      Gel yarim doya doya
                      İç vereme tutuldum
                      Gamıma koya koya



                      BİLMECE

                      Ağzı vardır konuşmaz, yatağı vardır, fakat hiç uyumaz.

                      Cevabı yarın.

                      Dünkü cevap:Yol

                      Comment


                      • 19 Kasım 2008

                        Bugün 19 Kasım 2008 21 Zilkade 1429 T.Sani: 6 Kasım:12 Meriç ve Keşan'ın Kurtuluşu (1922)
                        GÜNÜN HADİSİ

                        Kıyametin hemen yakınında, kan dökülme (yani terör) günleri vardır
                        Hadis-i Şerif (Müsned).




                        RESÛL-İ EKREM (S.A.V)'İN KAHRAMANLIĞI

                        Resûl-i Ekrem (s.a.v.) insanların en bahâdır, en cesur ve yüreklilerinden idi. Bu hususta Hz. Ali (r.a) hâtıralarını şöyle anlatıyor: Bedir gününde (bozguna uğradığımız sıkışık bir anda) Resûl-i Ekrem'e sığınıyorduk. O ise bizden önde ve düşmana daha yakın idi. O gün orada bulunanların en metini o idi. Yine Hz. Ali: "İki saf birbirine karıştığı, harbin ateşli anlarında Resûl-i Ekrem'e iltica ediyorduk, düşmana en yakın olanımız da o idi."

                        Denildi ki: Resûl-i Ekrem az söyler, az konuşurdu. Fakat harb ile emredeceği zaman bütün gücü ile harekete geçer ve çok şiddetli bir tavır takınırdı. Düşmana en yakın yerde bulunduğu için cesur muharipler ancak ona yaklaşırdı.

                        İmrân b. Husayn diyor ki: Resûl-i Ekrem düşman askerleri ile karşılaştığı zaman, ilk vuran o olurdu. (Resûl-i Ekrem ilâhi ahlâk ile vasıflandırılmış olduğu için merhametten ayrılmamakla beraber harb meydanlarında) insanların en şiddetlisi idi. Huneyn çenginde müşrikler onu kuşattığı zaman atından inerek:

                        "Ben Peygamberim yalan yok, ben Abdülmuttalib'in oğlunun oğluyum." dedi ve o gün ondan daha cesur ve daha metin kimse görülmedi. (İhya 2.c.S:896)


                        MANİ

                        Armut dalda bir iki
                        Saydım baktım on iki
                        On ikinin içinde
                        Gök yazmalı benimki



                        BİLMECE

                        Ben iki hasretlinin arasında dururum. Onları konuştururum.

                        Cevabı yarın.

                        Dünkü cevap:Akarsu

                        Comment


                        • 20 Kasım 2008

                          Bugün 20 Kasım 2008 22 Zilkade 1429 T.Sani: 7 Kasım:13 Lozan Konferansı'nın Başlaması (1922)

                          GÜNÜN HADİSİ
                          Kim her gece Yasin süresini okursa, küçük günahları bağışlanır. Hadis (Beyhaki).



                          ARKADAŞ VE ÇEVRE

                          "Kişi arkadaşının dini üzerinedir. O halde sizden her biriniz kiminle arkadaşlık yaptığına dikkat etsin." (Hadis-i şerif)

                          İnsanın itaat veya isyanına en çok tesir eden şeylerden birisi de arkadaş ve çevredir. Kişi salih bir çevreye düşünce ibadete ve İslama olan sevgisi artıyor ve gayreti çoğalıyor. Fasık ve fasid bir çevrenin içine düşünce de ibadete olan hevesi azalıyor. Zamanla onlardan utanıyor ve ibadet vazifelerinde yavaş yavaş gevşeme başlıyor. Bundan dolayıdır ki, imam Rabbani (ks) Hazretleri şöyle buyurmuşlardır; "Bil ki bütün vaazların özü ve nasihatların hulâsası, İslâm'ı gerçekten yaşayanlarla oturup kalkmak ve onlarla samimi olup, onlarla hasbıhal olmaktır."

                          Bir hadis-i şerifinde de Efendimiz (s.a.v.): "Ev satın almadan önce iyi komşu arayınız" (Ebu Davut, Tirmizi) Atalarımız da: "söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana seni" sözünü bu manada söylemişlerdir. Rabbimiz yüce kitabında " O gün zalim olan kişi ellerini ısırarak şöyle söyleyecek: Keşke ben o Peygamberle bir yol tu-taydım, vah şu başıma gelene! Keşke ben o falanı dost edinmeseydim, and olsun ki o bana geldikten sonra beni zikirden (Kur'an'dan) saptırdı ve (başıma şeytan kesildi) şeytan ise insanı yardımsız bırakandır." (Furkan 27,29)

                          MANİ
                          İnce yazma düreyim
                          Aç koynunu gireyim
                          Uyan uyan sar beni
                          Yar olduğunu bileyim



                          BİLMECE

                          Yeşil mantolu, kırmızı entarili, siyah düğmeli.

                          Cevabı yarın.

                          Dünkü cevap:Telefon

                          Comment


                          • 21 Kasım 2008

                            Bugün 21 Kasım 2008 23 Zilkade 1429 T.Sani: 8 Kasım:14 Mardin'in Kurtuluşu (1920)
                            GÜNÜN HADİSİ

                            İslam ülkesinde yaşayan gayr-ı müslimlere zulmedildiğinde o devlet, düşmanın eline geçer
                            Hadis-i Şerif (Taberani).




                            ZEKAT VERMEYENLERİN CEZASI

                            Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Onlar ki altın ve gümüşü biriktirir de Allah yolunda harcamazlar, bu yüzden, akıbetlerinin acı azab olduğunu onlara bildir. O gün ki bunlar, üzerlerinde yakılacak cehennem ateşinde kızdırılacak ve o kimsenin alınları ve böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak! (Ve kendilerine denilecektir ki işte bu, kendiniz için biriktirip sakladıklarınızda. Artık saklayıp biriktirdiğiniz şeylerin acısını tadıverin! (Tevbe 34-35) Ebû Hüreyre (r.a.)den Peygamber şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

                            "Zekat vermediği altın ve gümüşe sahip olan bir kimse yoktur ki bu altın ve gümüşler, tabakalar hâlinde cehennem ateşi üzerinde kızdırılıp sahibinin alnı, böğrü ve sırtı bunlarla dağlanmasın. Bunlar soğudukça yeniden kızdırılır ve bu dağlanma, miktarı elli bin sene olan bir günde tekrarlanır. Tâ kullar arasında Allah'ın hükmü belli olup, cennet veya cehenneme götüren yol kendisine gösterilinceye kadar devam eder. (Tac2.c.s:15)


                            MANİ

                            Tavanlarda tencere
                            El vurmadım incire
                            Gavur babam duymasın
                            Çeker beni zencire



                            BİLMECE
                            Denizler gerçekte mavi boya olsaydı ne olurdu?

                            Cevabı yarın.

                            Dünkü cevap:Karpuz

                            Comment


                            • 22 Kasım 2008

                              Bugün 22 Kasım 2008 24 Zilkade 1429 T.Sani: 9 Kasım:15 Sultan I.Ahmed'in Vefatı - I.Mustafa'nın Sultan İlan Edilmesi (1617)

                              GÜNÜN HADİSİ

                              Allah yolunda ver. Verirken ince hesaplara girme. Yoksa, Allah ta sana inceden inceye hesaplayarak verir. İhtiyaç fazlası malını muhtaçtan esirgeme. Yoksa Allah ta sana rahmetini esirger.
                              Hadis-i Şerif




                              ALIŞVERİŞTE ALDATMA

                              Bir adam, Rasulüllah (s.a.v)'a gelerek alış-verişte aldatıldığını söyledi. Rasulüllah (s.a.v) kendisine: "Alış-veriş yaptığın kimseye; Aldatmaca yok! De" buyurdu. (Buhari,)

                              Bir adam çarşıya satmak üzere mal götürdü. Müslümanlardan biri alıcı çıkınca, onu ikna için, "senin vermediğin parayı ödedim" diye Allah'a kasem etmişti. Bunun üzerine şu ayet nazil oldu: "Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir değere değişenler var ya, işte onların ahirette bir payları yoktur. Allah, kıyamet günü, onlara hitab etmeyecek, onlara bakmayacak, onları temize çıkarmayacaktır. Elem verici azap onlar içindir" (Ali imran, 77)

                              Rasulüllah (s.a.v) çarşıda bir yiyecek yığınına rastlayınca elini yığına daldırıp çıkardı. Parmaklarına rutubet bulaştı.

                              Adama: "Ey satıcı nedir bu?" diye çıkıştı. Adam: "Ey Allah'ın Rasulü, yağmur ıslattı, deyince: "Bu yaşlığı üste getirip, herkesin görmesini sağlayamaz mıydın? Kim bizi aldatırsa o bizden değildir" buyurdu. (Müslim,)

                              Müslüman bir kimsenin, bir malda kusur olduğunu bildiği halde, müşteriye haber vermeden satması haramdır. (Buhari,)

                              Biri İmam-ı Azama gelerek:

                              "Ya İmam, ben namazlarımı huşu içerisinde kılamıyorum. Namazda iken develerimi otlatıyor, onlarla ilgileniyorum. Oysa siz benden daha zenginsiniz. Peki siz ibadet zevkine nasıl erişiyor, ibadetlerinizi huşu içerisinde nasıl yapıyorsunuz?" diye sormuş.

                              İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretleri şöyle cevap vermişler:

                              "Ben develerimi kalbime bağlamam ki, ahıra bağlarım..."


                              MANİ

                              Çaya indim taş buldum
                              Yüzüğüme kaş buldum
                              Neredeydin la sürgün
                              Yanıma yoldaş buldum



                              BİLMECE

                              Eğri oturalım, doğru konuşalım.

                              Cevabı yarın.

                              Dünkü cevap:Mavi boya sudan ucuz olurdu

                              Comment


                              • 23 Kasım 2008

                                Bugün 23 Kasım 2008 25 Zilkade 1429 T.Sani: 10 Kasım:16 İstanbul'un İşgali (1918)
                                GÜNÜN HADİSİ

                                Ağır duyana, söz işittirmek sadakadır.
                                Hadis-i Şerif (Hatib).




                                İMAN'IN KABULE ŞAYAN OLMASININ ŞARTLARI:

                                Bir insanın imanın makbulü olmasının üç şartı vardır.

                                1- İman, yeis halinde olmamalı. Yani Müslüman olmayan bir insan son nefesinde ve yaşamaktan ümidini tamamen kestikten sonra iman etmeye kalkarsa onun imanı makbul değildir.

                                2- Mü'min inkâra alâmet olan şeylerden birini yapmamalıdır. Meselâ: Allah u Teâlâ'yı ve bütün Peygamberleri tasdik edip de, Hz. Muhammed'in Peygamberliğine inanmayan veya farz olduğu kesin olarak belli olan bir hükmü (Meselâ namazın farz olduğunu) kendi ihtiyariyle inkâr eden bir insana mü'min nazarı ile bakılmaz ve ona mü'min muamelesi yapılmaz. Aynı şekilde bir insan mecburiyet olmadığı halde Kur'an-ı Kerim i pis yerlere atsa, bu durum onun inkârına alâmet olup kendisine imanlı bir insan nazarı ile bakılmamasını icâb eder.

                                3- Dini hükümlerin hepsinin güzel olduğunu kabul edip, hiçbirinin yerine getirilmesinde inat ve kibir yapmamalıdır

                                Meselâ : Bir adam namaz ve oruç gibi ibadetlerden birini güzel görmez ve beğenmezse, yahut sırf Allah'ın emirlerini yapmamak maksadıyla dini bir vazifeyi yapmaz, veyahut Allah'ın yasak ettiğini bildiği halde, inadından haram olan bir şey irtikâp ederse, o adam imanım kaybeder ve mü'min sayılmaz.


                                MANİ
                                Arabası kirenden
                                Mendil sallar trenden
                                Abenim nazlı yarim
                                Nasıl ayrıldın benden



                                BİLMECE

                                Yerin altında kırmızı minare

                                Cevabı yarın.

                                Dünkü cevapeve

                                Comment

                                Working...
                                X