10 Nisan 2009
Bugün 10 Nisan 2009 16 R.Ahir 1429 Mart: 28 Kasım:155 Emniyet Teşkilatı'nın Kuruluşu (1845)
HADİS-İ ŞERİF
Müşriklerin ölen çocukları Cennette, Cennet ehline hizmet ederler. hadis (Taberani).

ŞÂİR NÂBÎ'NİN HAC SEYAHATNAMESİ
Türk edebiyatının en büyük ve meşhur temsilcilerinden Urfalı Nâbî merhum Arapça ve Farsça'yı mükemmel derecede bilen bir şâir ve ediptir. On eserinden dördünü nesirle kaleme almıştır. Bunlardan biri de onun 1678-1679 yılları arasındaki Hac seyahatini anlattığı "Tuhfe-tü'l-Haremeyn"idir.
Nâbî, İstanbul'dan yola çıkarak İznik ve Eskişehir üzerinden Konya'ya, oradan da Adana ve Antakya üzerinden Halep ve Şam'a, daha sonra da Kudüs ve Gazze üzerinden Kâhire'ye ulaşır. Kâhire'den Mısır hac kervanına katılarak Mekke-i Mükerreme'ye varır ve hac farîza-sını îfâ eder. Hacdan sonra Peygamber Efendimizi ziyaret etmek üzere Medîne-i Münevvere'ye gider, Resûl-lâh'ı ziyaret eder. Tuhfetü'l-Haremeyn'de, hac farizasını bütün teferruatıyla anlatmış, Mekke ve Medîne'nin o zamanki durumuyla ve oradaki ziyaret yerleriyle alakalı geniş bilgi vermiştir. Nâbî, Medîne'de iken bir levhaya arzuhal şeklinde bir şiir yazarak bunu Peygamber Efen-dimiz'in türbesine astığını ifade etmektedir. Şu beyitler o şiirdendir:
Bi-hamdillâh nasîb oldu sa'âdet yâ Resûlallâh
Ki etdim hâk-i dergâhın ziyaret yâ Resûlallâh Günahkârım sefihkârım siyehkârım tebehkârım Beni reddetme ferdâ-yı kıyamet yâ Resûlallâh
Kemînen Yûsuf-ı Nâbî'yi ahbâb u ekârible
Şefaat yâ Resûlallâh şefaat yâ Resûlallâh.
(Yâ Resûlallâh, Allah'ın hamdiyle (bu) saadet nasîb oldu, Senin kapının toprağını ziyaret ettim, yâ Resûlallâh!
Günahkârım, ömrümü kötülüklerle harcadım, yüzüm kara, perişanım. (Böyle olduğu için) yarın kıyamette beni reddetme yâ Resûlallâh!
Saklanmış gizlenmiş olan Yûsuf-ı Nâbî'yi dostları ve yakınlarıyla (kabul eyle) Şefaat yâ Resûlallâh, Şefaat yâ Resûlallâh!)
FIKRA
Bir uçakta üç kişi varmış.Uçak yere çakılmak üzereymiş.1. kişi ingilizmiş direk aşağıya atlamış
ölmüş.2. kişi temelmiş temel eşhedü enle ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhü ve rasulüh diyerek atlamış kolu kırılmış.3. kişi fransızmış temelin dediğini tekrar etmeye çalışmış
eşheden köşeden yallah demiş ve o da ölmüş.
GÜNÜN SÖZÜ
Fazîlete yükselmek güç, rezalete alçalmak kolaydır. Hz Ali
YEMEK MENÜSÜ
· KAŞAR,ZEYTİN,
· ÇOKOKREM
· SÜT
ÇOCUĞUNUZA İSİM
Erkek: UZKAN: (Tür.) Er. - Erdemli soydan gelen.
Kız: UZMAN: (Tür.) - Belli bir iş ya da konuda bilgi, görüş ve becerisi olan kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
MANİ
Yeşil iplik bükerim
Yare yelek dikerim
Yelek yare olmazsan
Vallahi seni sökerim

BİLMECE
Elmayı yerken kurt bulmaktan daha kötü olan nedir?
Cevabı Yarın.
Dünkü Cevap: Deve
Bugün 10 Nisan 2009 16 R.Ahir 1429 Mart: 28 Kasım:155 Emniyet Teşkilatı'nın Kuruluşu (1845)
HADİS-İ ŞERİF
Müşriklerin ölen çocukları Cennette, Cennet ehline hizmet ederler. hadis (Taberani).

ŞÂİR NÂBÎ'NİN HAC SEYAHATNAMESİ
Türk edebiyatının en büyük ve meşhur temsilcilerinden Urfalı Nâbî merhum Arapça ve Farsça'yı mükemmel derecede bilen bir şâir ve ediptir. On eserinden dördünü nesirle kaleme almıştır. Bunlardan biri de onun 1678-1679 yılları arasındaki Hac seyahatini anlattığı "Tuhfe-tü'l-Haremeyn"idir.
Nâbî, İstanbul'dan yola çıkarak İznik ve Eskişehir üzerinden Konya'ya, oradan da Adana ve Antakya üzerinden Halep ve Şam'a, daha sonra da Kudüs ve Gazze üzerinden Kâhire'ye ulaşır. Kâhire'den Mısır hac kervanına katılarak Mekke-i Mükerreme'ye varır ve hac farîza-sını îfâ eder. Hacdan sonra Peygamber Efendimizi ziyaret etmek üzere Medîne-i Münevvere'ye gider, Resûl-lâh'ı ziyaret eder. Tuhfetü'l-Haremeyn'de, hac farizasını bütün teferruatıyla anlatmış, Mekke ve Medîne'nin o zamanki durumuyla ve oradaki ziyaret yerleriyle alakalı geniş bilgi vermiştir. Nâbî, Medîne'de iken bir levhaya arzuhal şeklinde bir şiir yazarak bunu Peygamber Efen-dimiz'in türbesine astığını ifade etmektedir. Şu beyitler o şiirdendir:
Bi-hamdillâh nasîb oldu sa'âdet yâ Resûlallâh
Ki etdim hâk-i dergâhın ziyaret yâ Resûlallâh Günahkârım sefihkârım siyehkârım tebehkârım Beni reddetme ferdâ-yı kıyamet yâ Resûlallâh
Kemînen Yûsuf-ı Nâbî'yi ahbâb u ekârible
Şefaat yâ Resûlallâh şefaat yâ Resûlallâh.
(Yâ Resûlallâh, Allah'ın hamdiyle (bu) saadet nasîb oldu, Senin kapının toprağını ziyaret ettim, yâ Resûlallâh!
Günahkârım, ömrümü kötülüklerle harcadım, yüzüm kara, perişanım. (Böyle olduğu için) yarın kıyamette beni reddetme yâ Resûlallâh!
Saklanmış gizlenmiş olan Yûsuf-ı Nâbî'yi dostları ve yakınlarıyla (kabul eyle) Şefaat yâ Resûlallâh, Şefaat yâ Resûlallâh!)
FIKRA
Bir uçakta üç kişi varmış.Uçak yere çakılmak üzereymiş.1. kişi ingilizmiş direk aşağıya atlamış
ölmüş.2. kişi temelmiş temel eşhedü enle ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhü ve rasulüh diyerek atlamış kolu kırılmış.3. kişi fransızmış temelin dediğini tekrar etmeye çalışmış
eşheden köşeden yallah demiş ve o da ölmüş.
GÜNÜN SÖZÜ
Fazîlete yükselmek güç, rezalete alçalmak kolaydır. Hz Ali
YEMEK MENÜSÜ
· KAŞAR,ZEYTİN,
· ÇOKOKREM
· SÜT
ÇOCUĞUNUZA İSİM
Erkek: UZKAN: (Tür.) Er. - Erdemli soydan gelen.
Kız: UZMAN: (Tür.) - Belli bir iş ya da konuda bilgi, görüş ve becerisi olan kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
MANİ
Yeşil iplik bükerim
Yare yelek dikerim
Yelek yare olmazsan
Vallahi seni sökerim

BİLMECE
Elmayı yerken kurt bulmaktan daha kötü olan nedir?
Cevabı Yarın.
Dünkü Cevap: Deve























.jpg)





Comment