5 Mayıs 2011
Bugün 5 Mayıs 2011 2 C.Ahir 1432 Nisan: 22 Kasım 179 TBMM'nin İlk Toplantısı (1920) - Kasım (kış) günlerinin sonu - Trafik Haftası (5-12 Mayıs) - Avrupa Konseyi'nin kuruluşu (1949)
HADİS-İ ŞERİF
Evlenene "Allah size (evliliği) mübarek etsin ve size bereket versin" deyin. Ravi: Nesai, Nikah 73

MANZUM MENKIBE – HİCRET
Peygamber efendimiz, düşmanların şerrinden,
Hicret maksadı ile, çıktı Mekke şehrinden.
Medîneli müminler, duyunca bu haberi,
Sevinçle beklediler, Sevgili Peygamberi
Bütün Medîneliler, yaşlı genç, kadın erkek,
Gözlerini ümitle çöl ufkuna dikerek,
Gözcü"ler koydular ki, geleceği yollara,
Teşrifini, ânında haber versin onlara.
Büyük sabırsızlıkla, beklerken böyle onlar,
Bir ara; "Geliyorlar!", diye bir ses duydular.
O noktaya dikkatle, baktığında her biri,
Gördüler tâ uzakta, Resûfle Ebû Bekr'i.
"Resûlullah göründü, işte geliyor!" diye,
Büyük müjde, bir anda yayıldı Medine'ye.
Kadın-erkek, yaşlı-genç, sevindiler, coştular,
Karşılamak üzere, Ona doâru koştular.
O gün "Tekbîr" sesleri, çıkıyordu oöklere,
Ve sevinç gözyaşları, akıyordu yerlere.
Benzeri Görülmemiş "Bayram" yaşanıyordu,
Herkes, hep bir ağızdan, şunları söylüyordu:
"Seniyyetül vedâ'dan, ay doğdu üstümüze,
Bu, ne büyük bir devlet, hamd olsun Rabbimize
Hoş geldin şehrimize, ey Allahın Habîbi.
Bize, daha sevinçli gün olmaz bunun gibi.
" Resûlullah bakarak, onların ahvâline, Buyurdu ki:
"Deveyi, koyun kendi hâline!" Bıraktılar deveyi, meraklandılar ancak,
O anda Müslümanlar, merak ederdi ki hep:
"Resul, kimin evine teşrif eder ki acep?" Ki,
"Deve hangi evin, kapısında duracak?
Deve, Ebû Eyyûb'ün, evi önüne kadar,
Y.ürüyüp, tam o eve, gelince kıldı karar.
Hâlid îbni Zeyd koşup, huzuruna gelerek,
Evini, eli ile, Resule göstererek,
Dedi ki: "işte evim. işte şu da kapısı, B
uyur yâ Resûlallah, hazırflır içerisi.
Resule mihmandarlık, ne saadet, ne nimet,
Ogün Eyyûb Sultan'a nasip oldu bu devlet
FIKRA
NASIL BİLDİN
Genç delikanlı heyecanla annesine gelir ve aşık olduğunu, evlenmek istediğini ve annesini tanıştırmak istediğini söyler. Ama sadece eğlence olsun diye eve 3 kız getireceğini ve annesinin evleneceği kızı tahmin etmesini ister.
Ertesi gün 3 güzel kızla eve gelir. Otururlar bir süre sohbet ederler. Bir süre sonra çocuk heycanla annesine sorar tahmin ettinmi diye. Anne, duraksamadan cevap verir: "Ortadaki kızıl saçlı" Oğlan
hayretle annesine sorar: "İnanılmaz, nasıl bildin?" Anne cevap verir: "Ondan hoşlanmadım."
GÜNÜN SÖZÜ
Kendi kendinin mutluluğuna engel olmak yolunda insan fevkalade beceriklidir.
Andre Gide
YEMEK MENÜSÜ
· PİLİÇ IZGARA
· SPAGETTİ
· YAYLA ÇORBA
· SÜTLAÇ
ÇOCUĞUNUZA İSİM
Erkek: AHAD: (Ar.) Er. 1. Bir, kişi, kimse. 2. Birler, birden dokuza kadar olan sayılar. 3. Ünlü Türk denizcilerinden Ahad bey (Umur bey donanmasından).
Kız: BEREKET: (Ar.) Ka. 1. Bolluk. 2. Meymenet, saadet, mutluluk, Allah vergisi.
MANİ
Sözlerini evirir,
Pot kırar, çam devirir,
Güvenilmez kalleşe.
Ansızın sırt çevirir.

BİLMECE
Hangi kalemle yazı yazılmaz?
Cevabı Yarın.
Dünkü Cevap: Su dondurularak.
Bugün 5 Mayıs 2011 2 C.Ahir 1432 Nisan: 22 Kasım 179 TBMM'nin İlk Toplantısı (1920) - Kasım (kış) günlerinin sonu - Trafik Haftası (5-12 Mayıs) - Avrupa Konseyi'nin kuruluşu (1949)
HADİS-İ ŞERİF
Evlenene "Allah size (evliliği) mübarek etsin ve size bereket versin" deyin. Ravi: Nesai, Nikah 73

MANZUM MENKIBE – HİCRET
Peygamber efendimiz, düşmanların şerrinden,
Hicret maksadı ile, çıktı Mekke şehrinden.
Medîneli müminler, duyunca bu haberi,
Sevinçle beklediler, Sevgili Peygamberi
Bütün Medîneliler, yaşlı genç, kadın erkek,
Gözlerini ümitle çöl ufkuna dikerek,
Gözcü"ler koydular ki, geleceği yollara,
Teşrifini, ânında haber versin onlara.
Büyük sabırsızlıkla, beklerken böyle onlar,
Bir ara; "Geliyorlar!", diye bir ses duydular.
O noktaya dikkatle, baktığında her biri,
Gördüler tâ uzakta, Resûfle Ebû Bekr'i.
"Resûlullah göründü, işte geliyor!" diye,
Büyük müjde, bir anda yayıldı Medine'ye.
Kadın-erkek, yaşlı-genç, sevindiler, coştular,
Karşılamak üzere, Ona doâru koştular.
O gün "Tekbîr" sesleri, çıkıyordu oöklere,
Ve sevinç gözyaşları, akıyordu yerlere.
Benzeri Görülmemiş "Bayram" yaşanıyordu,
Herkes, hep bir ağızdan, şunları söylüyordu:
"Seniyyetül vedâ'dan, ay doğdu üstümüze,
Bu, ne büyük bir devlet, hamd olsun Rabbimize
Hoş geldin şehrimize, ey Allahın Habîbi.
Bize, daha sevinçli gün olmaz bunun gibi.
" Resûlullah bakarak, onların ahvâline, Buyurdu ki:
"Deveyi, koyun kendi hâline!" Bıraktılar deveyi, meraklandılar ancak,
O anda Müslümanlar, merak ederdi ki hep:
"Resul, kimin evine teşrif eder ki acep?" Ki,
"Deve hangi evin, kapısında duracak?
Deve, Ebû Eyyûb'ün, evi önüne kadar,
Y.ürüyüp, tam o eve, gelince kıldı karar.
Hâlid îbni Zeyd koşup, huzuruna gelerek,
Evini, eli ile, Resule göstererek,
Dedi ki: "işte evim. işte şu da kapısı, B
uyur yâ Resûlallah, hazırflır içerisi.
Resule mihmandarlık, ne saadet, ne nimet,
Ogün Eyyûb Sultan'a nasip oldu bu devlet
FIKRA
NASIL BİLDİN
Genç delikanlı heyecanla annesine gelir ve aşık olduğunu, evlenmek istediğini ve annesini tanıştırmak istediğini söyler. Ama sadece eğlence olsun diye eve 3 kız getireceğini ve annesinin evleneceği kızı tahmin etmesini ister.
Ertesi gün 3 güzel kızla eve gelir. Otururlar bir süre sohbet ederler. Bir süre sonra çocuk heycanla annesine sorar tahmin ettinmi diye. Anne, duraksamadan cevap verir: "Ortadaki kızıl saçlı" Oğlan
hayretle annesine sorar: "İnanılmaz, nasıl bildin?" Anne cevap verir: "Ondan hoşlanmadım."
GÜNÜN SÖZÜ
Kendi kendinin mutluluğuna engel olmak yolunda insan fevkalade beceriklidir.
Andre Gide
YEMEK MENÜSÜ
· PİLİÇ IZGARA
· SPAGETTİ
· YAYLA ÇORBA
· SÜTLAÇ
ÇOCUĞUNUZA İSİM
Erkek: AHAD: (Ar.) Er. 1. Bir, kişi, kimse. 2. Birler, birden dokuza kadar olan sayılar. 3. Ünlü Türk denizcilerinden Ahad bey (Umur bey donanmasından).
Kız: BEREKET: (Ar.) Ka. 1. Bolluk. 2. Meymenet, saadet, mutluluk, Allah vergisi.
MANİ
Sözlerini evirir,
Pot kırar, çam devirir,
Güvenilmez kalleşe.
Ansızın sırt çevirir.

BİLMECE
Hangi kalemle yazı yazılmaz?
Cevabı Yarın.
Dünkü Cevap: Su dondurularak.




























Comment