fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Cevap: Takvimde Bugün

    tolga somay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Maşallah ben bir şey sorucam da bu kadar yazıyı nasıl yazıyorsunuz?Okumaya ömrüm yetmez neredeyse
    Bu kadar yazıyı yazmak çook kolay, sadece takvimin arkasında bulunan yazıyı buraya kopyalamak. Sadece sabır gerektiren bir şey, şimdilik 18 siteye eklemede bulunuyorum, vaktim olsa da daha fazla yere gönderebilsem. İnşaallah okuyanlar olur....

    Comment


    • Cevap: Takvimde Bugün

      Tabiki okuyanlar var.(Ben ama devamlı okuyamıyorum işlerden maalesef )Elinize gözünüze sağlık.Bu hangi takvimmiş te bu kadar güzel ya?Hem fıkra hem karikatür hem dini bilgiler çok güzel.Yazmaya devam edersiniz İŞALLAH

      Comment


      • 23 Mart 2011

        Bugün 23 Mart 2011 18 R.Ahir 1432 Mart: 10 Kasım 136 Uhud Gazası (625) - Kozkavuran Fırtınası - Dünya Meteroloji Günü - Pakistan'ın Milli Bayramı

        HADİS-İ ŞERİF

        Her ümmetin bir fitnesi - bir imtihan sebebi - vardır. Benim ümmetimin fitnesi de dünya malıdır. Ravi: Tirmizi, Zühd 26



        YURDUMUZ ALTIN ÜRETİMİ

        Altın MÖ 5000 yıllarından beri insanlar tarafından kullanılıyor Dünyada bugüne kadar çıkarılan yaklaşık 145 bin ton altının yarıdan fazlası hükümetlerin ve merkez bankalarının elinde bulunuyor. Yerkürenin milyarda birini oluşturan altın hiçbir zaman %100 saf olmuyor. Dünya altın üretiminin %53'ü dört sanayileşmiş ülke Çin, Güney Afrika, ABD ve Avustralya'da yapılıyor
        Türkiye'de altın 2001 yılından itibaren üretilmeye başlandı Yer altından çıkarılan altının miktarı her geçen yıl artış gösterdi 2001'de 1.4 ton ile başlayan altın üretimi, 2006'da 8, 2007'de yılında 10,2008'de 11,2009'da ise 15 ton oldu. 2010 yılının sonunda, üretilecek altın miktarının 20 tonu aşması bekleniyor. 30 büyük firma altın madeni arama çalışmalarını sürdürüyor. 2009'daki 15 ton altının değeri 515 milyon doları buluyor.
        Türkiye'de yer altında 6 500 ton, yastık altında 5 000 ton altın olduğu tahmin edilirken, toplam 11 500 tonluk bu altının değeri yaklaşık 400 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Uzmanlar, yer altındaki 6 500 tonluk altın potansiyelinin ekonomiye kazandırılması için ise 2.5 milyar dolarlık arama yatırımı, 15' milyar dolarlık da işletme yatırımı yapılması gerektiğini belirtiyor. Altın üretimi her geçen yıl artan Türkiye, 2006 yılından bıf yana Avrupa ülkeleri arasında en büyük altın üreticisi konumunda bulunuyor. Dünyada altın talebi en yüksek ülkeler arasında Türkiye, 4. sırada yer alıyor.
        15 gram ağırlığındaki bir altın, çekilerek 40 kilometre uzunluğunda tel hâline getirilebiliyor. Yahut 10 gram ağırlığındaki bir altın dövülerek 12 metrekarelik bir alanı kaplayacak büyüklükte levha hâline dönüştürülebiliyor.

        FIKRA

        BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ
        Bir makine mühendisi, bir eLektrik mühendisi ve bir de biLgisayar mühendisi binmisLer bir arabaya gidiyoLar. YoLun yarIsIna geLdikLerinde araba bozuLuyor ve makine mühendisi;
        - "ben haLLederim" deyip yatIyor arabanIn aLtIna, bi kaç yere çekiç vuruyo, vida sIkIyo faLan, biniyorLar arabaya, haLa bozuk. Bu sefer eLektrik mühendisi hemen atLIyo,
        - "Bana bIrakIn" diye... KabLoLarI kontroL ediyo, eLektrik aksamIna bakIyo, biniyoLar arabaya ama tIk yok gene. Makina ve eLektrik mühendisi biLgisayar mühendisine dönüyorLar. sIranIn kendisine geLdigini anLayan biLgisayar mühendisi:
        - "eee.. şey... arabadan çIkIp bi daha girsek?"

        GÜNÜN SÖZÜ

        Erişmek istedikleri bir hedefi olmayanlar, çalışmaktan zevk almazlar. Emile Raux

        YEMEK MENÜSÜ
        · SEBZELİ KÖFTE
        · ERİŞTE
        · ÇOBAN SALATA
        · TARHANA ÇORBA

        ÇOCUĞUNUZA İSİM
        Erkek: ABDÜLMUİZ: (Ar.) Er. - Muiz'in, izzet veren, şereflendiren Allah'ın ku­lu. - (bkz. el-Muiz). Allah'ın isimlerindendir.
        Kız: BAHİSE: (Ar.) Ka. - Söz eden, bahseden.

        MANİ

        Kasvet kaplar gözleri,
        Karıştırır izleri,
        Geçene kaptan denir,
        Dalgalı denizleri.



        BİLMECE
        Hangi karnede sıfır olmaz?
        Cevabı Yarın.
        Dünkü Cevap: Kartopu

        Comment


        • 24 Mart 2011

          Bugün 24 Mart 2011 19 R.Ahir 1432 Mart: 11 Kasım 137 Said Nursi'nin Vefatı (1960) - Harun Reşid'in Vefatı (809) - Emir Timur'un Diyabakır'ı alması (1394)

          HADİS-İ ŞERİF

          Kulun Rabbine en yakın olduğu hal, secdedeki halidir. Öyle ise secdede duayı çokça yapınız. Ravi: Müslim, Salat 215



          SOHBET – ALLAHIN ADALETİ

          Mûsâ aleyhisselâm bir fakiri gördü. Giyeceği olmadığı için kumun içine girmişti. Mûsâ aleyhisselâma, "Bana duâ et, Cenâb-ı Hak bana yetişecek dünyalık versin, çünkü zaruretten bittim." dedi. Mûsâ aleyhisselâm duâ edince, Allahü teâlâ ona dünyalık verdi. Mûsâ aleyhisselâm birkaç gün sonra o fakiri, yakalanmış ve kalabalık halk, onun başına toplanmış olarak gördü. Sebebini sorduğunda dediler ki:
          "Bu adam şarap içmiş, kavga etmiş, birisini öldürmüş. Şimdi onu kısas yerine götürüyorlar."
          Mûsâ aleyhisselâm Allahü teâlânın adaletine bir kere daha iman ve bu cüretinden dolayı istiğfar etti
          ve meâlen şu âyet-i kerîmeyi okudu: "Eğer Cenâb-ı Hak kullarına rızkı lüzumundan fazla verseydi, yeryüzünde ne azgınlıklar yaparlardı." Her şeyin yaratıcısı olan Allahü teâlâ, herkese lâyık olduğu şeyi vermiştir. Seni zengin etmeyen, sana münasip olanı senden daha iyi, bilir. Miskin kedinin eğer kanadı olsaydı, dünyadan serçenin neslini kaldırırdı, bir öküzdeki iki boynuz merkepte olsaydı, kimseyi yanına sokmazdı.

          FIKRA

          ÜÇ DİL
          Temel ile Dursun Sultanahmette gezinirken bir turist gelip kendilerine bir adres sorar. Turist ingilizce, almanca ve fransızca sorar fakat bizim lazlar anlamaz...
          - Ula dursun bir yabancı dil öğrenemedik gitti
          - Ula neye yarayacakki bak adam üç dil biliyor yine derdini anlatamıyo...

          GÜNÜN SÖZÜ

          En çok yaşamış olan, uzun seneler yaşamış olan değil, hayatın manalarını en fazla anlamış olan insandır. J. J. Rousseau

          YEMEK MENÜSÜ
          · SALÇALI KÖFTE
          · BULGUR PİLAVI
          · ÇOBAN SALATA
          · MEYVE

          ÇOCUĞUNUZA İSİM
          Erkek: ABDÜLMUİD : (Ar.) Er. - Yaratıl­mışları yokettikten sonra tekrar diril­ten Allah'ın kulu. - Muid Allah'ın 99 isminden birisidir, (bkz. el-Muid).
          Kız: BAHİRE: (Ar.) Ka. 1. Işıklı, parlak, güzel. 2. Dikenli ağaç. 3. Açık, apaçık. 4. Çok koşan cins deve. 5. Vapur.

          MANİ

          Küfür dolsa kâinat,
          Hakkı bulmaya can at,
          Mümine korku yoktur,
          Bekliyor sonsuz hayat.



          BİLMECE
          Hangi bağda üzüm yetişmez?
          Cevabı Yarın.
          Dünkü Cevap: Sağlık karnesinde

          Comment


          • 25 Mart 2011

            Bugün 25 Mart 2011 20 R.Ahir 1432 Mart: 12 Kasım 138 Kalp Haftası (25-31 Mart) - Avrupa Topluluğu'nun (AT) kuruluşu (1957)

            HADİS-İ ŞERİF

            Eğer dünyanın Cenâb-ı Hakk'ın yanında bir sinek kanadı kadar değeri olsaydı, kafire ondan bir yudum su bile içirmezdi Ravi: Tirmizi, Zühd 13



            SOHBET - İLİM YAYILMALIDIR

            İnsanın vücudunda en kıymetli organ kalbdir. Bizim dinimizin esası, kalbi hastalıktan kurtarmaktır; çünkü insanın içinde kalbi hasta yapan bir düşman vardır. Hem Allaha düşman, hem de kalbe düşmandır. O da insanın nefsidir. Nefse karşı bir ilâç gereklidir. Bu ilâç, İmam-ı Rabbanî hazretleri gibi büyük zatların sevgisi ve eserleridir.
            Eser deyince, hem kitapları, hem de onları sevip onların yolunda olanlar anlaşılır. O zatlardan birine rastlayan kurtulur. İnsan, dünyada beraber olduğu, sevdiği kişilerle haşr olunacaktır. İnsan, seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmelidir. Kim olduğumuz değil, kiminle olduğumuz önemlidir; çünkü insan nasıl yaşarsa öyle ölür, nasıl ölürse öyle diriltilir.
            Kimlerle berabersek, ahirette de onlarla beraber olacağız. Peygamber efendimiz; "El mer'ü mea men ehabbe." buyuruyor. Yani; "Kimi seviyorsanız, dünyada kimlerle beraberseniz, ahirette de onunla berabersiniz." buyuruyor. Kim Allah ü teâlâyı çok anarsa, Onunla beraber olur. Kim Peygamber efendimize çok salevât-ı şerîfe getirirse, onunla beraber olur.
            Hastaneler, hapishaneler; "Sevgilime dokundun!" diyenlerle doludur. Muhammed aleyhisselâm Allahü teâlânın sevgilisidir. Kim Allahü teâlânın sevdiklerine sataşırsa mahvolur.
            Peygamberimize ve vârisleri olan evliyaya ne kadar muhabbet beslersek, onlar bize daha çok muhabbet beslerler. Kim onlara bir adım yaklaşırsa, onlar da bin adım yaklaşır. Büyük zatların yolu, okumak ve okutmaktı. Çok okudular, öğrettiler ve kitaplar yazdılar. Dolayısıyla onları seven, onların yolunda olmalıdır. Onların yolunda olmak, Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek ve öğrendiğini öğretmektir. Onlar, arının bin türlü çiçekten toplayıp bal yaptığı gibi, o kitapları hazırlayıp önümüze koydular. Bizim de okumamız ve o kitapları başkalarına da vermemiz gerekir.
            İlim mutlaka yayılmalıdır; çünkü imandan sonra ilk emir (Oku) yani öğrenmektir, yani ilimdir. İlim olmazsa din olmaz.

            FIKRA

            İSTİKAMET
            Temel trene binmiş, Kontrol gelmiş, biletinin İstanbul'a olduğunu, trenin Ankara'ya gittiğini söylemiş. Temel kendinden emin:
            - Peçi maçinist yanlış istikamete cittiğini piliy mi?

            GÜNÜN SÖZÜ

            En büyük mutluluk, hür düşünceli olmaktır. Anatole France

            YEMEK MENÜSÜ
            · TERBİYELİ KÖFTE
            · SOSLU MAKARNA
            · M.SALATA
            · T.HELVA

            ÇOCUĞUNUZA İSİM
            Erkek: ABDÜLMUHYİ: (Ar.) Er. - Hayat veren, can ve ruh veren, bütün canlı­ları ve hayatı diri tutan Allah'ın kulu. - Muhyi, Allah'ın 99 isminden birisi­dir, (bkz. Muhyi).
            Kız: BAHİRA: (Ar.) Ka. 1. Kulağı yarık dişi deve veya koyun. Hayvan yavru doğurduğunda veya 5 yavru dişi olduğu zaman hayvanın kulağı kesilerek belirtilirdi. - Kur'an-ı Kerim, bu adetleri kaldırmıştır.

            MANİ

            Kirletilir havalar,
            Temiz kalmaz yuvalar,
            Tembelliği atmalı!
            Hizmet ister davalar.



            BİLMECE
            En güzel kokan fil hangisidir?
            Cevabı Yarın.
            Dünkü Cevap: Ayakkabı bağında

            Comment


            • 26 Mart 2011

              Bugün 26 Mart 2011 21 R.Ahir 1432 Mart: 13 Kasım 139 (Edirne) Balkan Şehitlerini Anma Günü - Çaylak Fırtınası

              HADİS-İ ŞERİF

              Allah zalime mühlet verir. Ceza vereceği zaman geldiğinde de ona göz açtırmaz, helak eder. Ravi: Müslim, Birr 61



              TARİH - KANLI ZARF

              27 Mart 1916 tarihinde, Irak Cephesi Felahiye Muharebesi'nde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu 51. Tümen, 9. Alay emir subayı İstanbullu üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce, sükûnetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine, kursun kalemle önce: "Kıble ne yöndedir?" diye yazıp o tarafa dönerek, kalbindeki sehâdeti dille söyleyemediğinden, kana boyanan zarfın ortasına, okunaklı bir şekilde kelime-i sehâdet-i yazdıktan sonra, zarfın üç yerine; "Bölük cihada devam etsin! Benim kanım da yerde kalmasın!" cümlesini yazmış, ikisini imzalayıp üçüncüyü imzalayamadan son nefesini vermiştir. Muzaffer efendinin bu yüce davranışı,' yani bir Türk subayının hareketi olan o kanlı zarf, Askeri Müze'ye gönderilerek, Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olmuştur.
              6. Ordu Komutanı Halil (11 Temmuz 1916)

              FIKRA

              BAŞIM AĞRIYOOO
              Temel'le Fadime ormanda gezerlerken birkaç adam bunlara saldırır. Temel'i ağaca bağlayıp Fadime'yi başlarlar soymaya...
              Fadime bağırır:
              - "Temeeel bunlar galiba, gali-ba beni ...." Temel:
              - "Başım ağrıyo de, başım ağrıyo dee!!!"

              GÜNÜN SÖZÜ

              Elmas nasıl yontulmadan mükemmelleşmezse, insan da acı çekmeden olgunlaşmaz. Konfüçyüs

              YEMEK MENÜSÜ
              · PÜRELİ KÖFTE
              · FIRIN MAKARNA
              · EZO ÇORBA
              · MEYVE

              ÇOCUĞUNUZA İSİM
              Erkek: ABDÜLMUHSİ: (Ar.) Er. - Bütün varlıkların sayısını tek tek bilen Al­lah'ın kulu. - Muhsi, Esmau'l-Hüs­na'dandır.
              Kız: BAHAR: (Fars.) Ka. 1. Kışla yaz arasındaki mevsim. 22 Mart'la Haziran arası, ilkyaz. 2. Güzellik, güzel. 3. Sığır gözü, papatya, sığır papatyası, sarı papatya. 4. Put, çelipa, sanem. 5. Atılmış pamuk. 6. Ölçek. 7. Karanfil, tarçın, karabiber gibi kokulu şey.

              MANİ

              İki gözün görürken,
              Kemiklerin erirken,
              Hoca, ecel bilinmez,
              Azığını gör erken!



              BİLMECE
              İlk Türk bayrağını kim dikmiştir?
              Cevabı Yarın.
              Dünkü Cevap: Karanfil

              Comment


              • 27 Mart 2011

                Bugün 27 Mart 2011 22 R.Ahir 1432 Mart: 14 Kasım 140 Ridaniye Zaferi (1517) - Ahmet Cevdet Paşa'nın doğumu (1822)

                HADİS-İ ŞERİF

                Sizin en iyiniz, kendisinden iyilik beklenen ve kötülüğünden emin olunandır. En kötünüz de iyilik ümit edilmeyen ve kötülüğünden emin olunmayandır. Ravi: Tirmizi, Fiten 76



                OLUMSUZ KOŞMA

                Yüreğime kör düğümler atıldı,
                Çözemedim, çözülmüyor Sultanım,
                Yıllar yılı kaderimin hükmünü,
                Bozamadım, bozulmuyor Sultanım.
                Yollarıma tuzak konmuş bir kere,
                Güvenim yok haftalara günlere,
                Zamanın teşbihi saçıldı yere,
                Dizemedim dizilmiyor Sultanım.
                Bu bendeki çölün suya çağrısı,
                Fecir vakti yıldızların ağrısı,
                Bu diyarlar güzel ama doğrusu,
                Gezemedim, gezilmiyor Sultanım.
                Barış umdum su yılların kaçından,
                Kan döküldü bulutların saçından,
                Gök maviyi, gün ışığı içinden,
                Süzemedim, süzülmüyor Sultanım.
                Sana dert dökmeye yetmiyor bir gün,
                Kâğıt bile mısralardan tedirgin,
                Vakit gece, kalem hasta, göz yorgun,
                Yazamadım, yazılmıyor Sultanım.

                FIKRA

                HAPİS CEZASI
                Kadın, gece yarısı yanından kaybolan kocasını bulmak için kalkar. Evde yalnızlık içinde, aşağıdan bir ses duyar. Aşağı iner ve tekrar dinlemeye başlar, ama kocasını bulamaz.
                Biraz daha aramak için aşağı depo'ya iner, orda kocasını dizleri üstüne çökmüş, duvara dönmüş ağladığını görür... Ve merakla sorar:
                - "Kocacığım, neyin var, ne oldu ?" Kocası:
                - "Hatırlıyor musun, Baban bizi beraber yakaladığında bir soru sormuştu, ya evlenirsin yada 20 yıl hapis çekersin."... Kadın şaşırarak:
                - "Eeee ne oldu?" Adam:
                - "Bugün, hapisten çıkmış olacaktımm"

                GÜNÜN SÖZÜ

                Eğitimin kökleri acı fakat meyveleri tatlıdır. Aristotale

                YEMEK MENÜSÜ
                · SUCUKLU KU. FASULYE
                · PİLAV
                · ÇORBA
                · TURŞU

                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                Erkek: ABDÜLMUCİB: (Ar.) Er. - Kendisi­ne yönelip yalvaranların isteklerine cevap veren, onların dua ve tevbelerine icabet eden yüce Allah'ın kulu. Mucib, Esmau'l-Hüsna'dandır. - (bkz. el-Mucib).
                Kız: BAHAMRA: (Ar.) - Irak'ta bir yer. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                MANİ

                Bakmaz yaşlıya gence,
                Bilinemez kim önce,
                Elin kolun bağlanır,
                Ecel çıkıp gelince.



                BİLMECE

                Gözlemeyi en çok kim sever?
                Cevabı Yarın.
                Dünkü Cevap: Terzi

                Comment


                • 28 Mart 2011

                  Bugün 28 Mart 2011 23 R.Ahir 1432 Mart: 15 Kasım 141 Gediz Depremi (1970) - İstanbul da ilk trafik kazası, bir kişi yaralandı (1910) - Kütüphaneler Haftası

                  HADİS-İ ŞERİF

                  Kul, zarara düşme korkusuyla zararsız şeyleri dahi terk etmedikçe müttakilerden olamaz Ravi: İbni Mace, Zühd 24



                  MAKALE .. BİR AHLAK VARSA

                  Dünyaca tanınmış sosyologlardan, isviçreli De-fatsch Willy'nin bir Müftülüğe giderek söylediği sözleri okumuş olacaksınız:
                  "Kurân'ın, İslâmlığın ve Hazret-i Muhammed'in âşığıyım Ömrümün büyük kısmını, İslâm âlemini incelemekle geçirdim, hâlâ da incelemekteyim. Avrupa'da her uğradığım şehirde, kiliseye giderek, Hıristiyanlıkta yapılacak ıslâhat için İslâm dininden örnek almalarını tavsiye ediyorum.
                  Kur'ân-ı kerîm çok kültürlü aydınlara hitap eder. Terbiye hususunda da eşsiz bir kitaptır. Bu kitabı anlatabilecek bilginleri yetiştirdiğimiz gün, İslâmlık, dünyaca hemen benimsenecektir. Çünkü Hıristiyan dininin bazı mensupları da kendilerini kurtaracak yeni bir inanç bekliyorlar. Şunu da kesin olarak belirtmek isterim:
                  Bugün Dünya üstünde mevcut bir ahlâk varsa, o da İslâm dini sayesinde muhafaza edilmektedir."
                  Bunları söyleyen adam, bir yobaz değil Hizbülvahşet adı verileceklerden de hiç değildir. Üstelik bir Hıristiyan, hem, de Türkiye'de topumuza ders verecek kadar bilgili bir Avrupalıdır. Onu Müftülüğe yollayan hiçbir kuvvet de mevcut değildir. Willy bir politikacı veya misyoner de değildir. O hâlde İslâmiyeti niçin öyle candan gönülden övüyor?
                  - Bilginliğinden, adamlığından...
                  - Peki biz söyleyemez miyiz bu hakikatleri?
                  - Söyleriz, söyleriz ama bir kere tesiri olmaz! Çünkü Avrupalının sözü başka türlü geçer bizde. Sonra efendim, bu; sözleri diyecek adam, bazılarına göre dokuz köyden kovulabilir Daha ötesi bu adam, etraftan ve küstah yayınlardan dokuz damga yemeği, mahalle çocuğu seviyesinde kalem bıçkınlarının ve ihtiyar sofra farelerinin saldırısına da uğrar. Bütün bu olanlar insanı şöyle düşündürüyor: İslâm dinlen büyük fenalığı, en acı töhmeti, en yanlış tatbikatı kendisine mensup olanlardan, bilhassa mensup görünenlerden alınıyor. Ahmet Kabaklı

                  FIKRA

                  FELÇLİ BABA
                  Adamın biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama:
                  - "Terliklerim yukarıda kalmış onları bana getirir misin lütfen" diye rica etmiş...
                  Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün; felçli arkadaşının afet gibi dipdiri iki kızı var! Hemen pratik zekasını çalıştırarak:
                  - "Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi" demiş... Kızlar:
                  - "Nasıl olur!! İmkansız!" demişler... Adam:
                  - "İnanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş:
                  - "İKİSİNİ DE Mİİİİİİ!"... Felçli adam bağırmış:
                  - "İKİSİNİ DE! İKİSİNİ DEEEE!!"

                  GÜNÜN SÖZÜ

                  Eğitimin kökleri acı fakat meyveleri tatlıdır. Aristotale

                  YEMEK MENÜSÜ
                  · FIRIN PATATES
                  · PİLAV
                  · YOĞURT
                  · ÇORBA

                  ÇOCUĞUNUZA İSİM
                  Erkek: ABDÜLMETİN: (Ar.) Er. - Metanet­li, sağlam, dayanıklı olan Allah'ın ku­lu. - (bkz. Metin). Allah'ın isimlerin-dendir.
                  Kız: BAĞLAM: (Tür.) 1. Cinsleri ayrı ya da birbirlerine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, deste. 2. Bir koşuttaki dörtlüklerin herbiri. 3. Herhangi bir olayda, olaylar durumlar ilişkiler örgüsü ya da bağlantısı. 4. Dilbilgisinde, önce veya sonra gelen kelimeyi etkileyen belirleyen birim ya da birimler bütünü. -Erkek veya kadın adı olarak kullanılır.

                  MANİ

                  Bir gün dökülür aşın,
                  Gözünden akar yaşın,
                  Ansızın gelir ölüm,
                  Yastıktan kalkmaz başın.



                  BİLMECE

                  Hangi kazanın kaymakamı yoktur?
                  Cevabı Yarın.
                  Dünkü Cevap: Nöbetçi

                  Comment


                  • 29 Mart 2011

                    Bugün 29 Mart 2011 24 R.Ahir 1432 Mart: 16 Kasım 142 Antep Müdafaası ve Şahin Bey'in Şehit Edilmesi (1920) - Çaylakların gelme zamanı - Ağaçların yeşermesi - haşeratın canlanması

                    HADİS-İ ŞERİF

                    Ey Ali! Üç şeyi geciktirme: Vakti giren namazı, hazır olan cenazeyi, dengini bulan kızı veya dul kadını evlendirmeyi. Ravi: Tirmizi, Salat 13


                    SOHBET - VAKTİ BOŞ GEÇİRMEMELİ
                    İnsan, dünyaya oyun ve eğlence için gelmemiştir Dünya is ve kazanç yeridir. Dünya ahiretin tarlasıdır Burada ne ekilirse, ahirette o biçecektir. Bos vakit fırsat ve ganimettir. Faydalı is yapmadan vakit geçirmek vakti öldürmek olur. Dünyada yapılan her isin, her nefesin hesabı kıyamette sorulacaktır.
                    Hadîs-i şerifte buyuruldu ki:
                    "Kıyamet günü, herkes ömrünü ve gençliğini nerelerde geçirdiğinden, malını nereden kazanıp nerelere harcadığından ve ilmi ile amel edip etmediğinden sorguya çekilecektir."
                    Ömür, ilim, mal ve beden, Allahü teâlânın kullarına verdiği bir sermayedir. Bu sermayeyi Allahü teâlânın bildirdiği yerlerde harcamalıdır. Vakit geçtikten sonra pişmanlığın faydası olmaz. Onun için gençliğin, malın, sağlığın kıymetini bilmeli, dünyada ahireti kazanacak işler yapmalıdır.
                    Hadîs-i şerifte buyuruldu ki:
                    “Beş şeyden önce beş şeyin kıymetini bil! İhtiyarlıktan önce gençliğin, hastalıktan önce sağlığın, meşguliyetten önce boş vaktin, fakirlikten önce zenginliğin ve ölümden önce hayatın kıymetini bil!"

                    FIKRA
                    KADIN KULAĞI
                    Adamın biri kazada kulaklarını kaybetmiş. Araştırmaları sonucu iyi bir plastik cerrah bulmuş, ve girmiş ameliyata.
                    Ameliyat sonrası bandajlar açıldıktan bir süre sonra: - "Aman Allahım Doktor! Bana kadın kulakları takmışsınız!" diye bağırmaya başlamış.
                    - "Kulak kulaktır!" demiş Doktor... "Kadını erkeği olmaz!"
                    - "Yanılıyorsunuz!" demiş hasta... "Herşeyi duyuyorum ama hiçbir sey anlamıyorum!"

                    GÜNÜN SÖZÜ

                    Eğitim,meyvenin kendisi değil,ilgi ağacından meyve toplamaya yarayan bir merdivendir. Bernard Shaw

                    YEMEK MENÜSÜ
                    · KIYMALI BEZELYE
                    · PİLAV
                    · CACIK
                    · ÇORBA

                    ÇOCUĞUNUZA İSİM
                    Erkek: ABDÜLMESİH: (Ar.) Er. - Hastala­ra şifa veren, mesih İsa'nın kulu.-(bkz. Mesih). İsim olarak kullanıl­maz.
                    Kız: BAĞIŞ: (Tür.) 1. Bağışlanan şey, ihsan. 2. Sıçrayış, atlama. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                    MANİ

                    Hayatına göz diker,
                    Tutup belini büker,
                    Acır demek faydasız,
                    Ölüm dişini söker.



                    BİLMECE
                    En çok acı çeken dağ hangisidir?
                    Cevabı Yarın.
                    Dünkü Cevap: Trafik kazasının

                    Comment


                    • 30 Mart 2011

                      Bugün 30 Mart 2011 25 R.Ahir 1432 Mart: 17 Kasım 143 Osmanlıların Selanik ve İyonya'yı Fethi (1430) - Fatih Sultan Mehmed'in Doğumu (1429)

                      HADİS-İ ŞERİF

                      Allah için çok çok secde etmeye bakın. Çünkü Allah için yaptığınız her bir secdeye karşılık, Allah, sizi bir derece yükseltir ve hatalarınızdan birini bağışlar. Ravi: Müslim, Salat 225



                      ÇOCUK TERBİYESİ --- ŞIMARIK ÇOCUKLAR

                      Çocuklarda; kibirlilik, şımarıklık, hırçınlık ve ukalâlık gibi kötü alışkanlıklar; yanlış yetişmesinden, her istediğinin yapılmasından ve ailesinin yanlış tutumundan ileri gelir. Böyle çocuklar, kendilerini herkesten üs-tün görürler, her şeyi en iyi bildiklerini zannederler. Bunlar, okul ve çevresinde geçimsiz ve sevimsiz olurlar. Çok bilmişlik tavrı, arkadaşları arasında yalnız kalmasına sebep olur.
                      Bu kötü huylardan vazgeçirebilmek için, ona önce iyi bîr arkadaş bulunur. Ayrıca, babanın zenginliği, şöhreti, meziyetlerinin övünülecek bir şey olmadığı, esas beğenilen ve hoşa giden şeyin, iyi ahlâk ve terbiyenin olduğu kavratılır.

                      FIKRA

                      ÖNCE KAÇANLAR
                      Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında,
                      - "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi." demişler...
                      Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve,
                      - "Buyrun beyler, yiyiniz." demişler...
                      Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş,
                      - "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"

                      GÜNÜN SÖZÜ

                      Eğer ırmakta su kalmamışsa,bu kanalın değil ,kaynağın suçudur. St Jerome

                      YEMEK MENÜSÜ
                      · ETLİ NOHUT
                      · PİLAV
                      · TURŞU
                      · ÇORBA

                      ÇOCUĞUNUZA İSİM
                      Erkek: ABDÜLMENNAN: (Ar.) Er. – Çok ihsan eden, ihsanı bol olan Allah'ın kulu. - Mennan kelimesi, Allah'ın sıfatlarındandır.
                      Kız: BAĞDAT: (Ar.) Ka. - İrak'ın başken­ti olan tarihsel kent. Bağdat Hatun: (XIV. yy.) Emir Coban'ın güzelliğiyle ünlü kızı. İlhanlılar devletinin son hükümdarı Ebu Said Bahadır Han ile evlenmiştir. Bahadır Han'ın ölümünden sorumlu tutularak Arpa Han tarafından öldürüldü.

                      MANİ
                      Maşukun gönlü sırça,
                      Ona atılmaz fırça!
                      Kırılırsa bulunmaz,
                      Tamir olacak parça.



                      BİLMECE
                      Arı ile eşek arasında ne fark vardır?
                      Cevabı Yarın.
                      Dünkü Cevap: Ağrı

                      Comment


                      • 31 Mart 2011

                        Bugün 31 Mart 2011 26 R.Ahir 1432 Mart: 18 Kasım 144 Eyfel Kulesinin yapılışı (1889) - Varto ve Gevaş'ın Kurtuluşu (1918)

                        HADİS-İ ŞERİF

                        Seni şüpheye düşüren şeyleri bırak, düşürmeyenlere yönel. Çünkü doğruluk rahatlatır; yalan sıkıntıya atar. Ravi: Tirmizi, S. Kıyame 60



                        21. yy’a Girerken Milli Kimlik Oluşturmada Dilin Önemi

                        Dili çok defa insanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir vasıta olarak tarif ederiz. Son zamanlarda “anlaşma” yerine “iletişim kurma” diyoruz. Bu tanım, dilin sosyal ve kültürel boyutunu ihmal eden çok eksik bir tanımdır. Dili âdeta bir cep telefonu gibi düşünen eksik bir tanım. Bilgisayarların gelişmesiyle ortaya çıkan makine dilleri düşünülecek olursa bu tanım belki yeterli sayılabilir; ancak insan dilleri için bu tanımı yeterli saymak mümkün değildir.
                        İnsan dili binlerce yılın tecrübe ve birikimini taşıyan çok özel bir vasıtadır. Her dil farklı bir toplumun tecrübe, bilgi ve anlayışını biriktirmiştir. Çok derinlerde, henüz bilimin öğrenemediği kadar eski bir tarihte ortaya çıkan bir dil, daha doğarken belli bir coğrafyanın ve o coğrafyada yaşayan belli bir toplumun izlerini taşıyarak doğar. Bulunduğu coğrafyanın iklimi, tabiat şartları, bitki örtüsü, hayvan varlığı dilin muhtevasını belirler. Söz gelişi Araplar deve için pek çok kelime kullanırken Eskimolar buz ve kar için yüzlerce kelime oluşturmuşlardır. Böylece daha doğuşlarında farklılaşan diller, toplumların tarih öncesi ve tarih içinde yaşadığı bütün macerayı bünyesinde toplayarak gelişir. (Prof. Dr. Ahmet. B. ERCİLASUN)

                        FIKRA

                        Genç kız dükkana girer ve sırnaşık tezgahtara sorar ; şu kurdelanın metresi kaça ? Sırnaşık tezgahtar yılışarak cevaplar bir öpücük tatlı bayan . Genç kız o zaman 10 metre alayım der . Sırnaşık tezgahtar heyecanlanarak hızlı hızlı sarar kurdelayı teslim eder ve kızın yüzüne bakmaya başlar . Genç kız teşekkür ederim der ve arkasında duran yaşlı bayanı işaret ederek hesabı babaannem ödeyecek der …

                        GÜNÜN SÖZÜ

                        Güzel sözler petekten damla damla sızan bal'a benzer;insanın ruhuna tad verir. Hz. Süleyman

                        YEMEK MENÜSÜ
                        · MANTAR SOTE
                        · FIRIN MAKARNA
                        · ÇOBAN SALATA
                        · SÜTLAÇ

                        ÇOCUĞUNUZA İSİM
                        Erkek: ABDÜSSETTAR: (Ar.) Er. - Günah­ları örten, gizleyen Allah'ın kulu.
                        Kız: BAĞDAGÜL: (Tür.) Ka. - Değeri ölçülemeyen gül.

                        MANİ

                        Kimini ezer ölüm,
                        Kimini üzer ölüm,
                        Birini kabre koysa,
                        Gözünü süzer ölüm.



                        BİLMECE

                        Beş yıllık okulu otuz yılda bitirene ne denir?
                        Cevabı Yarın.
                        Dünkü Cevap: Arının eşeği vardır ama eşeğin arısı yoktur

                        Comment


                        • 1 Nisan 2011

                          Bugün 1 Nisan 2011 27 R.Ahir 1432 Mart: 19 Kasım 145 31 Mart Vakası (1908) - II.İnönü Zaferi (1921) - Kanserle Savaş Haftası (1-7 Nisan) - Varşova Paktı feshedildi (1991)

                          HADİS-İ ŞERİF

                          Hiçbir baba, çocuğuna iyi terbiyeden daha üstün bir hediye veremez. Ravi: Tirmizi, Birr 23



                          DİNİMİZİ NEREDEN ÖĞRENELİM

                          Islamın temeli; imanı, farzları ve haramları öğrenmek ve öğretmektir. Gençlere bunlar öğretilmediği zaman, İslamiyet yıkılır ve yok olur Allahü tealâ, Müslümanlara, Emr-ı mâruf yapmayı emrediyor. Yâni, "Benim emirlerimi, bildiriniz ve öğretiniz!" diyor ve Nehy-ianilmünker emrediyor. Yanı. "Yasak ettiğim haramları bildiriniz ve yapılmasına razı olmayınız!" diyor.Hadîs-i sentlerde buyuruldu kİ:
                          "Birbirinize Müslümanlığı öğretiniz. Emr-i ma'rûfu bırakır iseniz, Allahü teâlâ, en kötünüzü başınıza musallat eder ve duâlannızı kabul etmez." "Bütün ibâdetlere verilen sevap, Allah yolunda gazaya verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Gazanın sevabı da, emr-i mâruf ve nehy-i anilmünker sevabı yanında, denize nazaran bir damla su gibidir." Dinimizi nereden öğreneceğiz? Gençleri aldatmak için iftira ve yalanlarla hazırlanan veya papaz mason kitaplarından tercüme edilmiş olan süslü yazılardan, radyolardan, filmlerden Gazetelerden mi? Yoksa, para kazanmak için yanlış kitadan Kur'ân tercemeleri yazan câhillerden mı? Gözü ağrıyan kime başvurur? Çöpçüye mi, avukata mı matematik öğretmenine mi,'yoksa göz mütehassısı olan doktora mı? Elbet, mütehassısa gidip, çâresini öğrenir. Dinini, imanını kurtarmak için çare arayanın da avukata, matematikçiye, gazeteye, sinemaya değil, din mütehassısına başvurması lâzımdır. Din mütehassısları, şimdi toprak altında! Dünyada bulmak çok güç! Din âlimi olmak için, edebiyat ve fen üzerinde, fen ve edebiyat fakültelerinden diploma almış olanlar kadar bilgi sahibiolmak, Kur'ân-ı kerîmi ve mânâlarını ezberden bilmek, binlerle hadîs-i şerîfi ve mânâlarını ezber bilmek, Islâmın 20 arş ilminde mütehassıs olmak ve bunların kolları olan 80 ilmi iyi bilmek, 4 mezhebin inceliklerine vâkıf olmak, bu ilimlerde ictihâd derecesine yükselmek, tasavvufun en yüksek derecesine yetişmiş olmak lâzımdır. Böyle bir âlim şimdi nereden, Hakiki din âlimi, vaktiyle çok vardı. Bugün, dinimizi, o büyük âlimlerin kitaplarından okuyup, öğreneceğiz! Din bilgilen, Ehl-ı sünnet âlimlerinden veya bun arın kitaplarından öğrenilir. Keşf ile ilham ile, ilim elde edilmez. Bunların kitaplarını okuyan, hem ılım öğrenir, hem de kalbleri temizlenir.

                          FIKRA

                          Dursun ve Temel trenle seyahat yapıyorlarken bir inek çiftliğinin önünden geçiyorlarmış..Dursun Temele :
                          - Temel burada tamı tamına 599 inek var demiş..Temel de :
                          - Ula Dursun nasıl saydın çok hızlı geçtik da ? Dursun :
                          - Çok kolay Temelüm..Ayaklarını sayıp Dörde böldüm demiş..

                          GÜNÜN SÖZÜ

                          İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez. Exupery

                          YEMEK MENÜSÜ

                          · İZMİR KÖFTE
                          · SOSİSLİ MAKARNA
                          · ÇOBAN SALATA
                          · MEYVE

                          ÇOCUĞUNUZA İSİM

                          Erkek: AD: (Ar.) Er. - Çok eskiden Yemen taraflarında bulunan ve Hud peygam­ber tarafından imana getirilemediği için Allah tarafından yok edildiğine inanılan bir kavmin adı. Kur'an-ı Ke-rim'de bu kavim aynı isimle anılmış ve başlarından geçen hadiseler geniş­çe ele alınmıştır.
                          Kız: BELKIS: (Ar.) Ka. - Müslümanların seba melikesine verdikleri isim. - Güneşe tapan bir kavmin kraliçesi iken Hz. Süleyman'a biat ederek kendisiyle evlenmiş ve müslüman olmuştur. Kur'an'da ismi lafzen geçmemiştir. Fakat Hz. Süleymanla arasında geçen olaylar Neml suresinde anlatılır. Kur'an'da bahsedilen kadının o olduğu rivayet edilir.

                          MANİ

                          Edebe et riayet,
                          Artsın sende hidayet,
                          Bulursan kaçırma hiç,
                          Ruha gıdadır sohbet.



                          BİLMECE

                          Hangi macunla diş fırçalanmaz?
                          Cevabı Yarın.
                          Dünkü Cevap: Öğretmen

                          Comment


                          • 2 Nisan 2011

                            Bugün 2 Nisan 2011 28 R.Ahir 1432 Mart: 20 Kasım 146 Ahmet Vefik Paşa'nın ölümü (1891) - Muradiye'nin Kuruluşu (1918)

                            HADİS-İ ŞERİF

                            Çalıştırdığınız kimselere memur, işçi veya hizmetçilerinize yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin. Ravi: Müslim, Zühd 74



                            TARİH BİR İBRET LEVHASI POMPEİ ŞEHRİ

                            Milattan sonra 79 yılında, İtalya'da Napoli'ye 25 km. mesafede bulunan Pompei Şehri, Vezüv Yanardağı'ndan fışkıran lav ve küllerin altında kalarak kaybolmuştur. O zamanlar, Romalılar bu şehri, bir eğlence yeri hâline getirmişlerdi. Zenginlik ve debdebenin akıl almaz bir şekle geldiği bu yeri gören namuslu kimselerin, yüzünü kapatacağı, gözlerini yumacağı, her türlü seks hâllerinin yapıldığı bir pazar hâline getirmişlerdi. Hele son zamanlarında, akla hayale gelmeyen, hatta düşünülemeyen her türlü ahlâksızlık son haddine varmıştı. 5 Temmuz günü, çoğunun eğlencede olduğu bir saatte, Vezüv Yanardağı'ndan çıkan kızgın lavlar, küller, taşlar havadan üzerlerine yağmaya başladı. Bir anda her yer, 4-5 metre yüksekliğe kadar, kızgın çamur deryası ile kaplandı. 1748'den sonra yapılan kazılar sırasında; lavların sertleşip, insanların olduğu kısımların bir boşluk hâlinde kaldığı görülmüştür. Kazı sırasında bu boşluklara akıtılan sıvı alçının donması ile, insanların bu felâket anındaki ne hâlde olduğu şekli meydana çıkmıştır.
                            Çoğunun akıl almaz bir biçimde çok çirkin işler yapar şekilde kaldıkları, meydana çıkmıştır. Kazılardan sonra çıkan evler, sokaklar ve diğer eşyalar turistlerin ilgisini çektiğin den, şimdi burası turistik bu yer hâline gelmiştir.

                            FIKRA

                            Birgün bir antropolog, bir fizikçi, bir matematikçi, bir kimyacı bir de jeologdan oluşan grup bir bölgede araştırma yapmak için açık araziye çıkmışlar..Sonra bir anda yağmur başlamış ve bunlar ıslanıp hasta olmamak için yakınlarda bulunan bir dağ evine giderler..Evin sahibi onları odada oturtur ve sıcak bişeyler getirmek için evin mutfağına gider..Odada oturan grubun ilgisi bir anda sobaya çevrilir..Çünkü adamın sobası yerden yarım metre yüksekte ve altında da taşlar diziliymiş..Hepsi bunu tartışmaya başlamışlar..
                            Fizikçi : – Köylünün sobayı yarım metre yükseğe kurmasının nedeni Konveksiyon sayesinde odanın daha çabuk ısınmasını sağlamaktır..der..
                            Kimyacı : – Köylü, Aktivasyon enerjisini varsayarak sobayı daha çabuk yakmak için yarım metre yükseğe kurmuş..der..
                            Jeolog : – Köylü, bu bölgenin fay hattına yakınlığını bildiğinden bir deprem esnasında sobanın yere değil de taşların üzerine devrilmesini ve dolayısıyla yangını önlemeyi amaçladığını söyler..
                            Matematikçi : – Köylü odayı daha verimli ısıtmak için sobayı geometrik açıdan odanın tam ortasına kurmayı amaçlamış..der..
                            Antropolog : – Bu köylü eski dönemlerdeki ateşe tapmak dinine bağlı olduğundan ateşe saygı mahiyetinde bu sobayı yarım metre yukarda tutmuş..der..
                            Bu esnada Köylü içeri girer..Hepsi birden Sobayı neden yarım metre yukarıda kurduğunu sorarlar..Köylü gayet saf bir şekilde şöyle cevap verir :
                            - Boru Yetmedi

                            GÜNÜN SÖZÜ

                            İnsan ne söylediğini bilmeli,fakat her bildiğini söylememelidir. Namık Kemal

                            YEMEK MENÜSÜ
                            · ETLİ NOHUT
                            · PİLAV
                            · KARIŞIK TURŞU
                            · ÇORBA

                            ÇOCUĞUNUZA İSİM
                            Erkek: BELİĞ: (Ar.) Er. 1. Fasih ve düzgün konuşan. 2. Açık, yeterli, tam.
                            Kız: AÇILAY: (Tür.) Ka. - Ayın dolunay halinde olmaya başlaması

                            MANİ

                            Gönülleri şen eder,
                            Kötülükten men eder,
                            Kabul edilen namaz,
                            Doğru huzura gider.



                            BİLMECE
                            Kim evini kiraya vermez?
                            Cevabı Yarın.
                            Dünkü Cevap: Lahmacunla

                            Comment


                            • 3 Nisan 2011

                              Bugün 3 Nisan 2011 29 R.Ahir 1432 Mart: 21 Kasım 147 Çaldıran, Özalp, Saray ve Van'ın Kurtuluşu (1918) - bereketli Yağmurlar - Çiçeklerin açma ve bülbüllerin ötme zamanı

                              HADİS-İ ŞERİF

                              Allah'a secde eden hiçbir kul yoktur ki, Allah onun her secdesine karşılık bir sevap yazmasın, onun bir günahını silmesin ve onu secde ile bir derece yükseltmesin. Öyle ise çok secde ediniz. Ravi: İbni Mace, İkame 201



                              ŞİİR - YOLUNU GÖSTER

                              Yâ Rab! Bize ihsan et!
                              Vuslat yolunu göster!
                              Yalnız senden inayet,
                              Uzlet yolunu göster!
                              Nefsimi hevâdan kes!
                              Kalbimi riyadan kes!
                              Meylimi siuâdan kes!
                              Halvet yolunu göster

                              Bize ver doğru akıl!
                              Kuru gözlere yaş kıl!
                              Bir pire arkadaş kıl!
                              Hizmet yolunu göster!

                              Diken içinde gülzar.
                              Güllerinden nur parlar.
                              Sevenlere sözün var,
                              Kurbet yolunu göster!

                              Niyazi Mısri
                              Kelimeler:
                              Vuslat: Kavuşmak
                              İnayet; İyilik
                              Uzlet: İnsanlardan uzaklaşmak
                              Hevâ: Nevsin istekleri
                              Riya: Gösteriş
                              Sivâ: Allahtan başkası, masiva
                              Halvet: Yalnızlık
                              Pîr: Mürşid-i kâmil
                              Gülzar: Gül bahçesi
                              Kurbet: Yakınlık

                              FIKRA

                              Bir gün bir karı koca, 18 yaşındaki çocuğunu bir testten geçirmeye karar vermişler..Evde mutfak masasının üstüne bir miktar para, bir dini kitap ve bir de 1 şişe şarap koymuşlar..Çocuk dini kitabı seçerse din adamı olacak, parayı seçerse işadamı olacak, şarabı seçerse tembel biri olacak diye düşünmüşler..Gizlice bir yere saklanıp beklemeye başlamışlar..Çocuk mutfağa gelmiş..masanın üstündeki parayı alıp cebine koymuş..sonra dini kitabı biraz karıştırmış onu da almış..sonra da şarap şişesini açıp birkaç yudum almış ve gitmiş..Evin beyi : – Hanım bu çocuğun durumu sandığımızdan da kötü çıktı..Hanımı neden diye sorunca evin beyi : – Politikacı Olacak..demiş..

                              GÜNÜN SÖZÜ

                              İnsan ne kadar yükselirse, gönlü o kadar alçalmalıdır. Cicero

                              YEMEK MENÜSÜ
                              · KIYMALI KARNABAHAR
                              · MERC. ÇORBA
                              · YOĞURT
                              · BÖREK

                              ÇOCUĞUNUZA İSİM
                              Erkek: BELGE: (Tür.) Er. - Bir gerçeğe tanıklık eden şey.
                              Kız: AÇIL: (Tür.) Ka. - Açılmak eylemin­den emir; serpil

                              MANİ

                              Bir mazlum gibi durur,
                              Sebep yokken kudurur,
                              Kalleşlere yaklaşma,
                              Sırtına hançer vurur.



                              BİLMECE
                              Dokunmadan tutulan şey nedir?
                              Cevabı Yarın.
                              Dünkü Cevap: Kaplumbağa

                              Comment


                              • 4 Nisan 2011

                                Bugün 4 Nisan 2011 1 C.Evvel 1432 Mart: 22 Kasım 148 Karabük Demir-Çelik Fabrikası'nın Açılışı (1937) - NATO'nun Kuruluşu (1949)

                                HADİS-İ ŞERİF

                                Şüphesiz ki münafıklara en ağır gelen namazlar bu -yatsı ve sabah- namazlardır. Eğer bu iki namazdaki sevabı bilmiş olsaydınız, dizlerinizin üzerinde emekleyerek de olsa bu namazlara devam ederdiniz. Ravi: Ebu Davud, Salat 40



                                HATIRA - NASIL MÜSLÜMAN OLDUM

                                Geçen yıl İslâm dinini kabul eden Amerikalı kadın film oyuncusu Allison Woolford, Musluman oluşunun ilginç hikayesini anlattı. Müslüman olduktan sonra Kuveyt'e yerleşen ve Arap sinema filmlerinde ve dizilerinde boy gösteren Woolford, Islâmın huzur veren bir din olduğunu ifade etti. Gazetecilere Islama girişini de özetle şunu anlattı:
                                "Bir kaza sonucu bir haftalığına hastanede yattım. Yanımda bir bayan hasta vardı ve acısını dindirmek için daha sonra benim de hoşuma giden ve yabancı olduğum farklı bir tarz müzik çalmaya başladı. Ben de bu çalan müziği sevdim; onunla her gün bu müziği dinlemeye devam ettim. Bu müzik çok farklıydı, Çünkü içimi okşuyordu ve gerçekten de dinlerken huzur buluyordum. 0 kadın hastaneden ayrılırken bu şarkıları söyleyenin ismini sorduğum da aldığım cevap beni şaşırttı. Kadın sorumu gülerek cevapladı: "Bu dinlediklerimiz şarkı değil, Kur'ân tilâvetiydi, yani onlar Allanın sözleriydi." dedi. Bu beni gerçekten çok şaşırttı. Böylelikle bu huzur dolu ilâhî kitabın peşine düştüm. Kuveyt'e gelerek Müslümanlarla buluştum. Onların ne kadar güzel huylu birer insan olduğunu görünce de Müslüman olmam gerektiğim anladım. Müslüman olduktan sonra ailemden ciddi bir tepki almadım. Şimdi İslâm'ı daha iyi anlayabilmek için fetva ve ilmihal gibi dersler alıyorum"

                                FIKRA

                                Stalin ve hitler bir kahvehanede oturuyolarmış..Kahvedeki bi adam yanlarına yaklaşmış ve :
                                - Gözlerime inanamıyorum siz Hitler ve Stalinsiniz..! demiş..
                                - Evet doğru demiş Hitler..
                                - Peki burada ne işiniz var ne yapıyorsunuz? demiş adam..
                                - 3.cü dünya savaşı çıkarmayı düşünüyoruz demişler..
                                - Nasıl bir plan yapıyorsunuz? Kimler ölecek bu savaşta? diye sormuş adam..
                                - Ondört milyon yahudiyi ve bi tane de motorsiklet tamircisini öldüreceğiz..demiş Stalin..
                                - Motorsiklet tamircisini niye öldüreceksiniz? diye sormuş adam..
                                Hitler Staline döner ve şöyle der :
                                - Ben sana demedim mi Yahudileri kimse sklemez diye..!

                                GÜNÜN SÖZÜ

                                Hayatta bir gayesi olmayan insanlar, bir nehir üzerinde akıp giden saman çöplerine benzerler; onlar gitmezler, ancak suyun akışına kapılırlar. Seneca

                                YEMEK MENÜSÜ
                                · PİLİÇ FIRIN
                                · PİLAV
                                · ŞEHRİYE ÇORBA
                                · SÜTLAÇ

                                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                                Erkek: BELEK: (Tür.) Er. 1. Hediye, armağan. 2. Selçukluların Dersim, Gere, Harput ve Halep emiri.
                                Kız: AÇELYA: (Yun.i.) Ka. - Kokusuz, fundagillerden çeşitli renklerde çiçek­ler açan bir bitki.

                                MANİ

                                Huzura ermek için,
                                Mutlu gün görmek için,
                                İmanla ölmek gerek,
                                Cennete girmek için.



                                BİLMECE

                                Denizler niçin tuzludur?
                                Cevabı Yarın.
                                Dünkü Cevap: Oruç

                                Comment

                                Working...
                                X