fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 20 Nisan 2011

    Bugün 20 Nisan 2011 17 C.Evvel 1432 Nisan: 7 Kasım 164 Peygamberimiz (s.a.v.)'ın (Miladi tarihe göre ) Kainata teşrifi (571) - Sitte-i Sevr'in evveli - Fırtına

    HADİS-İ ŞERİF

    Vaktin başında kılınan namazda Allah'ın rızası, sonunda kılmanda da Allah'ın affı vardır. Ravi: Tirmizi, Salat 13



    KAMYON YAZILARI

    Kamyon yazıları internete taşındı. İlk olarak kamyon kasalarının arkalarına yazılan bu çeşit sloganlarla tanıştık. "Ceketi atarım, asfalta yatarım.* "Şoförsün dediler, kızı vermediler."
    Kamyon kasalarında yazan yazılar değişen zaman ve gelişen teknoloji uyumlu olarak sürerken, günümüzde diğer sürücülerin dikkatlerini dağıtıyor denerek kamyon yazıları yasaklandı.
    Ama, MSN'de kamyon yazılarına taş çıkartırcasına yazılar bulunuyor. İnsanlar, sevdalarını, hüzünlerini, sevinçlerini, kimi zaman edebî, kimi zaman kinayeli, kimi zaman da düşündüren bir şekilde kamyon yazılarında olduğu gibi bu defa dijital ortama not olarak düşmeye başladı. Bunlardan bazıları şöyle:
    · İnterneti kes, hayata bağlan...
    · Bak ibret al yere düşen yaprağa, O da eskiden yukarıdan bakardı toprağa.
    · Ya benimsin, yahut sanal dünyanın...
    · Error'le mücadelem bitmiyor ki...
    · Benim gibisini google'da arasan bulamazsın...
    · Az kaşardan tost, çok kaşardan dost olmaz...
    · Adres yaz 054x xxx xx xx'e gönder, gelip ağzını burnunu kırayım.
    · Bençokayrılıklaryaşadımoyüzdenherşeyibitişikyazdım ...
    · Kaynanamı kaybettim, görenlerin görmezlikten gelmeleri rica olunur...
    · Windows media player'daki unknown artist...
    · Canım sıkıldı senden, nick değiştirdim eMeSeNden...

    FIKRA

    Bir gün temel çok paraya ihtiyaç duymuş ve arabasını satmaya karar vermiş oto pazarına gitmiş..arabayı satacakmış..arabanın üzerıne bir not bırakmış..nota kornası hariç her yerinden ses gelir yazmış

    GÜNÜN SÖZÜ

    Hiç kimse başarı merdivenine elleri cebinde tırmanmamıştır. J.Keth Moorhead

    YEMEK MENÜSÜ
    · PİLİŞ ŞİNİTSEL
    · SPAGETTİ
    · YAYLA ÇORBA
    · ÇOBAN SALATA

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: ABİDE: (Ar.) Er. - Anıt. Önemli ve değerli yapıt.
    Kız: BEDREKE: (Fars.) Ka. - Yol gösteren, kılavuz.

    MANİ

    Namaz imanın başı,
    Akıt gözünden yaşı!
    Doğru namaz kılarak,
    Erit kalbdeki taşı!



    BİLMECE

    Hangi lastik otomobile takılmaz?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Gül

    Comment


    • 21 Nisan 2011

      Bugün 21 Nisan 2011 18 C.Evvel 1432 Nisan: 8 Kasım 165 Muhammed İkbal'in Vefatı (1928) - Ebeler Haftası (21-28 Nisan) - Fırtına

      HADİS-İ ŞERİF

      Haksız yere Müslümanların ırzına (şeref ve namusuna) hakaret etmek haramın en büyüğüdür. Ravi: Ebu Davud



      BAĞ BEKÇİSİ

      İbrahim bin Edhem Hazretleri, şehzade iken tacını tahtını malını mülkünü, bırakıp kendini, ilme verdi. Büyük evliya ve alimlerden oldu. Menkıbeleri ve şöhreti çok yayılmıştır. Kendisi şöhretten, çok sakınırdı. Bir zaman zengin birinin bağında bekçilik yapardı, Uzun bir zaman bekçilik yaptıktan sonra, bir gün bağ sahibi gelip dedi ki:
      - Bana tatlı narlardan getir!
      İbrahim bin Edhem hazretleri bir nar getirdi, ekşi çıktı. Bağ sahibi birkaç defa daha isteyince getirdiği narlar hep ekşi çıktı. Bağ sahibi sinirlenip dedi ki
      - Sübhanallah! Bunca zamandır burada bekçisin, daha narın ekşisini tatlısını ayırt edemiyorsun?
      - Efendim, benim vazifem bahçe bekçiliğidir. Hiç tatmadığım bu narların tadını nereden bileyim?
      Bağ sahibi o kimse, bağ bekçisi olup da, hiç nar yemeyen birine inanmak istemeyerek dedi ki:
      - Hani seni tanımasam bu hâlini görünce, nerede ise ibrahim bin Edhem hazretleri diyeceğim.

      FIKRA

      Adamın biri kitapçıya gider ve tezgahtara :
      - Evin reisi erkektir adli kitap var mı ?..diye sorar.
      Tezgahtar :
      – Maalesef beyefendi masal kitabı satmıyoruz.

      GÜNÜN SÖZÜ

      Hiç bir şey insan kadar yükselemez ve onun kadar alçalamaz. Hölderlin

      YEMEK MENÜSÜ
      · PİLİŞ ŞİNİTSEL
      · SPAGETTİ
      · YAYLA ÇORBA
      · ÇOBAN SALATA

      ÇOCUĞUNUZA İSİM
      Erkek: ABİD: (Ar.) Er. Allah'a ibadet eden, çok ibadet eden, zahid. Kullar, köle­ler.
      Kız: BEDRAN: (Fars.) Ka. 1. Sert başlı at.2. Daima. 3. Hoş latif, yakışıklı.


      MANİ

      Âşık olan bülbüller,
      Cennette olan güller,
      Hoca, bir daha ölmez,
      Hakka eren gönüller.



      BİLMECE
      Sürekli döküldüğü halde tükenmeyen şey nedir?
      Cevabı Yarın.
      Dünkü Cevap: Bel lastiği

      Comment


      • 22 Nisan 2011

        Bugün 22 Nisan 2011 19 C.Evvel 1432 Nisan: 9 Kasım 166 Fatih'in Donanmayı Haliç'e İndirmesi (1453) - Hakkari ve Başkale'nin kurtuluşu (1918)

        HADİS-İ ŞERİF

        Bana salavat getiren hiçbir Müslüman yoktur ki, salavat getirdiği müddetçe, melekler de ona dua ve istiğfar etmesin. Artık kul ister az salavat getirsin, ister çok. Ravi: İbni Mace, İkameti's Salat 25



        ... NİCE YILLAR TÜRKİYE

        Emin adımlar ile kırkıncı yılındasın,
        Huzur verdin bizlere, gazetemiz Türkiye!
        Sözünle, sohbetinle, ecdadın yolundasın,
        Gülen yüzün solmasın, nice yıllar Türkiye!
        Çoluk çocuk her yaştan, olduk senin âşığın,
        Karanlık dünyamızı aydınlatır ışığın.
        Doğruluk şiarındır, asla yoktur yalanın,
        Sevincimiz, neşemiz, nice yıllar Türkiye!
        En doğru haberleri, bizlere ulaştırdın,
        Devlet ve milletini, bir yerde buluşturdun,
        Umudu aşıladın, sevgiye alıştırdın,
        Temennimiz, duamız, nice yıllar Türkiye!
        Memleketin en ücra köşesine ulaştın,
        Sevgi, muhabbet ile, elden ele dolaştın.
        Gönlümüze taht kurdun, bizlere çok yanaştın,
        Sözümüz, sohbetimiz, nice yıllar Türkiye!
        Emin kaptan elinde, rotanda gidiyorsun,
        En ufak tehlikeyi, anında seziyorsun,
        Her türlü fitneleri, bertaraf ediyorsun,
        Gözümüz, kulağımız, nice yıllar Türkiye!
        Seninle huzur bulduk, seninle neşelendik.
        Verdiğin eserlerden, nice şeyler öğrendik,
        Yaptığın hizmetlere, elbette çok imrendik,
        İlimle ve irfanla, nice yıllar Türkiye!
        Seni tarif etmekten, âciz olur dilimiz,
        Okunmadık bir günü, kayıp zaman biliriz,
        Emeği geçenlere, duacıyız hepimiz, .
        Ömrünüz uzun olsun, nice yıllar Türkiye!
        Zeki Karaca - Ankara 2010

        FIKRA

        Temel bir şirkette iş bulmuştur..Şirketin patronuyla konuşmaktadır..Temel:
        - Efendim aylığım ne kadar? Ne kadar kazanacağım?
        Patron:
        - Şimdilik 200 milyon 3 veya 4 ay sonra 350 milyon..
        Temel:
        - O zaman ben 3 ay sonra tekrar gelirim..der

        GÜNÜN SÖZÜ

        Hırs, bir sandalın yelkenini şişiren rüzgara benzer; fazlası gemiyi batırır, azı da gemiyi olduğu yerde tutar. Woltaire

        YEMEK MENÜSÜ
        · PİLİÇ IZGARA
        · MISIRLI PİLAV
        · TAVUK SUYU ÇORBA
        · KAZANDİBİ

        ÇOCUĞUNUZA İSİM
        Erkek: ABHİZ: (Fars.) Er. 1. Büyük dalga. 2. Kaynak. 3. Su yolu.
        Kız: BEDİRAN: (Fars.) Ka. 1. İşleri kötü idare eden. 2. Çapkın kadın.

        MANİ

        Ecel bükünce beli,
        Döndürmez asla dili,
        Niye ibret almıyor,
        Gören acıklı hali?



        BİLMECE

        Hangi yazı silinmez?
        Cevabı Yarın.
        Dünkü Cevap: Dil

        Comment


        • 23 Nisan 2011

          Bugün 23 Nisan 2011 20 C.Evvel 1432 Nisan: 10 Kasım 167 ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI - TBMM bin açılışı (1920)

          HADİS-İ ŞERİF

          Kulun amellerini kaydeden iki melek, gece ve gündüz kaydettiklerini Allah'a arz ederler ve Allah da sahifenin başında ve sonunda hayır; yani namaz bulunduğunu görünce : "Şahit olun ki, Ben sahifede baştan sona yer alan bütün günahları affettim." buyurur.Ravi: Tirmizi, Cenaiz 9



          ERMENİ OKULLARI

          Tanzimat Fermanı ile Osmanlı Devletinde misyonerlik faaliyetleri arttı. Anadolu'nun birçok yerinde yabancı okullar açıldı, Harput ta 1859'da açılan Fırat Koleji'ne bağlı olarak, Harput bölgesinde 62 misyoner merkezi açılmış, 21 kilise yapılmıştı. 66 Ermeni köyünden, 62'sinde misyoner teşkilatı kurulmuş ve her 3 köye bir kilise yapılmıştı. Batı misyonerlerinin tahrikleri neticesinde, yediden yetmişe bütün Ermeniler, Türklere düşman edilmişti. Misyoner kadınlar da, Ermeni kadınlarını ve kızlarını bu şekilde eğitmek için seferber olmuştu. Meşhur kadın misyoner Maria A. West, daha sonra yayınladığı "Romance of Mission" adlı kitabında: "Ermenilerin ruhuna girdik, hayatlarında ihtilâl yaptık." demektedir. Maria A. West'in işaret ettiği yıkıcı faaliyet, Ermenilerin bulunduğu her yerde icra edildi. Misyoner faaliyetlerin en fazla görüldüğü yabancı okullar arasında; Gaziantep'teki Antep, Merzifon'daki Anadolu ve İstanbul'daki Robert Koleji başta gelir. Meselâ, Merzifon'daki Anadolu Kolejinde, bir tek Türk talebe yoktu, 135 talebenin 108'i Ermeni, 27'si Rum'du. Okul müdürü, diğer kolejlerde olduğu gibi bir papazdı. 1893'de misyonerlerin tertiplediği devlet aleyhine yapılan gösterilerin planlayıcıları arasında, Merzifon Anadolu Koleji müdürü olan papaz da bulunuyordu!

          TBMM'NİN AÇILIŞI

          23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmıştı. TBMM; 18 Mart 1920'de Misâk-ı Millî'yi kabul edip, İstanbul'da son toplantısını yapan Osmanlı Mebûsan Meclisi'nin, Ankara'ya gelebilen üyeleri ile yeni seçilen üyelerden meydana gelmişti. Açılışı Cuma gününe tesadüf ettiren Meclisin üyeleri Hacı Bayram Câmii'nde Cuma namazını kıldıktan sonra, hayvanlar kesilerek, duâ ve tekbirlerle, Meclis binasına gelmişler ve ilk toplantılarını yapmışlardı.

          FIKRA

          Cemal silahçı dükkanına girer..-Ha pi tapanca almak isteyrum..der..Satıcı sorar : -Nasıl bir tabanca isteysun ?
          Cemal da :
          -Beş kişiluk olsin..der..

          GÜNÜN SÖZÜ

          Herşeyin anahtarı sabırdır. Civcivi,yumurtaları kuluçkaya yatırarak elde edersiniz, kırarak değil. Arnold Closow

          YEMEK MENÜSÜ
          · PİLİÇ KROKET
          · SPAGETTİ BOLONEZ
          · ŞEHRİYE ÇORBA
          · SPANGLE

          ÇOCUĞUNUZA İSİM
          Erkek: ABIŞKA NOYAN: (Tür.) Er. - İlhan­lı komutan. (XIII-XIV. yy.) bkz. Abuşga.
          Kız: BEDİHE: (Ar.) Ka. 1. Düşünmeden, birden bire söylenen güzel söz. 2. Başlangıç.

          MANİ

          Pîrim doludur irfan,
          Herkese eder ihsan,
          Nimetlere kavuşur,
          Sohbette olan insan.



          BİLMECE

          Hangi barajda su olmaz?
          Cevabı Yarın.
          Dünkü Cevap: Alın yazısı

          Comment


          • 24 Nisan 2011

            Bugün 24 Nisan 2011 21 C.Evvel 1432 Nisan: 11 Kasım 168 Molla Fenari'nin Doğumu (1350) - I.Selim'in Tahta Çıkışı (1512) - Osmalı-Rus (93) Harbi (1877) - Çiçek Fırtınası

            HADİS-İ ŞERİF

            İlim öğreniniz, ilmi de tevazu, ciddiyet, vakar ve istikamet için öğreniniz. İlminden istifade ettiğiniz kimselere de hürmet ediniz. Ravi: Tergib, 1.114



            AVRUPA VE ERMENİLER

            Nasıl ki, Batı ülkeleri Osmanlı Devletini yıkmak ve sömürge elde etmek için Ermenileri kullandıysa; şimdi de Almanya Hitler'in hayallerini, Fransa da Napolyon'un düşünü gerçekleştirmek için Avrupa Birliğini kullanmaktadır. Türkiye'yi sözde Ermeni soykırımı ile suçlayanların kendi tarihleri soykırım ile doludur. Afrika'dan 20 milyon köle (önemli kısmı Müslüman) zorla ABD'ye getirildi. Ve bunlardan 10 milyon Afrikalı yolda yahut toplama kamplarında öldüler. Fransa sadece Cezayir'de 2 milyon insanı katletti. 2. Dünya Savaşı bitince sokağa dökülen Cezayir halkını isyan ediyor zannedip, gemilerden top atışı açarak 20 bin kişi öldürdüler. Fransa'nın insanlığa karşı vahşeti ciltlere sığmaz. ABD 50 milyon Kızılderiliyi katletti. (Amerikalı tarihçilerin eserlerinde bu rakam verilmektedir.) İngilizlerin zaten tarihleri vahşettir. Hindistan'da kendilerine rakip olmasın diye 50 bin tekstil ustasının ellerini kestiren İngiltere'dir. İspanya ise Orta ve Güney Amerika'da Aztek, Maya ve İnKa medeniyetlerini soykırım ile ortadan kaldırdı. Öldürdükleri insan sayısı 50 milyona yakındır. Ne yüzle Türkiye'yi olmayan (kendi tarihçileri bile itiraf ediyor) soykırım ile suçluyorlar!.. Artık, "Avrupa'nın gerçek amacı bizi bölmek" olduğu görüşü Türk Silahlı Kuvvetlerimizin de görüşleri arasında yer almaktadır, Sözde Ermeni soykırımı ile ilgili Batılı ülkelerden (meclis, senato kongre, temsilciler meclisi) yani parlamentolardan yasa çıkarmaları hukukî dayanak temini maksadına yöneliktir. Bu yasalara dayanarak ölümler için tazminat, tapu kayıtlarına dayanarak mal isteyecekler. Ve en son sıra toprak talebine gelecektir...
            Eski Alman Başbakanı Helmut Schmid eserinde, Sevr özlemi, içinde olduğunu ve Türkiye'nin Avrupa Birligi'ne alınmasının hata olduğunu açıkça ifade etmektedir. Ermenilerin Müslümanları câmi, ahır, okul gibi yerlere doldurup yaktıkları ve kurşuna dizdikleri harabelerde halen (kan izleri dahil) durmaktadır. Fransa'nın efsane kahramanı ilân edilen 82 ve 92 yaşındaki iki general "Le Monde" gazetesine itirafında 1954-1962 arasında Cezayir'de 1 milyon kişiyi öldürdüklerini anlatmıştır.
            M.Necati Özfatura

            FIKRA

            Sultan 2.Mahmut Yeniçeri ocağını kaldırdıktan sonra Bektaşi kesimi üzerinde terör estirmiş kimilerini öldürmüş, kimilerini ise sürdürmüştü..İstanbulda hiçbir Bektaşi ortaya çıkamaz olmuştu..Padişah bir gün Bahçekapıdan geçerken korkmadan, göğsünü gere gere dolaşan bir Bektaşi babası görmüş..Adamın rahat tavırları padişahı etkilemiş..Huzuruna Çağırtılmasını buyurmuş..Baba gelince şöyle demiş :
            -Sizinkilerin tümü kaçtı, gizlendi..Sen burada yalnız başına ne dolaşıyorsun?
            Baba çekinmeden yanıtlamış :
            -Sultanım, onlar gitti, beni damızlık bıraktılar

            GÜNÜN SÖZÜ

            Herkesi bir defa, bazılarını her zaman aldatabilirsiniz.Ama herkesi her zaman aldatamazsınız. Abraham Lincoln

            YEMEK MENÜSÜ
            · SANDAL SEFASI
            · PİLAV
            · CACIK
            · MEYVE

            ÇOCUĞUNUZA İSİM

            Erkek: ABILAY HAN: (Tür.) Er. - Orta cüz Kazak Hanı. Ülkesini Çinlilere, Hive hanlıklarına karşı ustaca savundu (1711-1781).
            Kız: BEDİA: (Ar.) Ka. 1. Yüksek estetik değerde, sanat eseri. 2. Beğenilen ve takdir edilen şey. Eşi az bulunur güzellikte. 3. Ülkü, ideal.

            MANİ

            Sohbette geçen anlar,
            Orada bulunanlar,
            Sohbetin kıymetini,
            Ancak dervişler anlar.



            BİLMECE

            İpsiz ve mandalsız ne asılır?
            Cevabı Yarın.
            Dünkü Cevap: Futbolcuların kurduğu barajda

            Comment


            • 25 Nisan 2011

              Bugün 25 Nisan 2011 22 C.Evvel 1432 Nisan: 12 Kasım 169 Anayasa Mahkemesi Kuruldu (1962) - Sitte-i Sevr'in sonu - Fırtına

              HADİS-İ ŞERİF

              Karanlıklarda mescitlere devam edenleri, Kıyamet Günü'nde tam bir aydınlık ile müjdele. Ravi: Ebu Davud, Salat 50



              MAKALE... AİLE TAHRİP EDİLİYOR

              Günümüz toplumlarında en büyük sarsıntı ailede yaşanıyor Batı da aile çöktü, bitti. Bizde de can çekişiyor. Aileyi bu hale getiren; inançsızlık ve ahlâksızlık üzerine kurulan "Feminizm" ve “Hümanizm" akımlarıdır. Bu mikrobu, bu zehri altın kupa içinde şekerle kaplanmış olarak sundukları için çoğumuzun bundan haberi yok; sözde eşitlik, adalet, hakkını arama adı altında kadınlarımıza sunulan fanteziler sinsi birer tuzak! Doğruyu, ailede huzuru arayanlardan biri de Amerikalı Laura Doyle'dur. "Huzurun Kaynağı Aile" kitabında, Laura deneme-yanılma yolu ile çatırdayan evliliğini nasıl kurtardığı özetle şöyle anlatılıyor:
              "... Evliliğimizin dördüncü yılında bir şeylerin yolunda gitmediğini fark ettim. Evliliği kurtarma seminerlerinde de bir netice alamayınca, en sonunda "büyükannemin yöntemini" denemeye karar verdim. Bu büyük "buluş"tan itibaren, ilişkilerimizdeki her şey tam tersine döndü. Terapistlerin sürekli tekrarladığı; "Meseleleri konuşup tartışarak çözümleme"nin büyük bir yalan ve baştan kaybedilmiş bir savaş olduğunu gördüm. Yaşayarak bulduğum bu yeni metotla, önce evliliğimi kurtardım. Sonra da başka mutsuz kadınlara tutku ve aşk dolu evliliğin ipuçlarını vermeye adadım kendimi. Hem de feminist çevrelerin bir neyi "kölelik" olarak yorumladığı yöntemin yanlışlığını, ülkenin dört bir yanına seminerlerle yayarak... Yayıncıların tepkilerden korkup kabul etmediği, kendi imkânlarım ile bastırıp elden ele dağıttığım; "Kocasına feslim Olan Eş: Erkeğinizle Yakınlık, Tutku ve Barış Sağlamaya Giden Pratik Yol" adlı kitabım, binlerce Amerikalı kadının "Evliliği Kurtarma Rehberi" artık..."
              Şimdi kitap Avrupa yolunda. Yuvası kurtulanlardan biri olan bayan Carole Fitzgerald; "Bu seminerler sonrasında farkına vardım Kİ, aslında evliliğimdeki en büyük problem, benmişim. Olaylara başka bir açıdan bakmayı öğrendim. Kocamı olduğu gibi kabullenip ona her anlamda güvenmem gerektiğini kavradım. Bir zamanlar âşık olduğum bir adamı değiştirmeye çalışmamın ne kadar mantıksız, saçma olduğunu öğrendim. Artık huzurlu ve mutlu bir yuvaya kavuştum..." diyor.
              Laura kitabında; "Teslim olmak sınırsız da değil. Uyuşturucu bağımlısı, şiddet yanlısı, güven hissi uyandırmayan ahlâksız erkeklere 'teslim olmak' bir yana, onlardan uzak durun!.." diye uyarıyor.
              Mehmet Oruç

              FIKRA

              Birgün elma şekeriyle elma kendi aralarında sohbete başlamışlar . Elma elma şekerine sewnin kıyafetin çok güzel oysaki ben çok sadeyim demiş . Elma şekeride övünerek konuşmaya başlamış ; ben en pahalı ve en güzel mağazalardan giyiniyorum demiş . Elmada bunun üzerine lafı sokmuş ; kıçına giren kazıktan belli oluyor …
              Padişahla Vezir tartışmaya başlamış..Padişah vezire :-”En büyük ve en güçlü benim..Sen benim emrimdesin” demiş..Vezir, “Hayır ben büyüğüm..Ordunun başında ben savaşıyorum sen sadece mühür basıyorsun diye itiraz etmiş..Tartışma uzayınca Padişah’la vezir, bir çobanın yanına gitmiş ve konuya direkt girmemek için çobana sormuşlar;
              -Senin koyunun mu büyük ineğin mi ?
              Çoban “İnek” demiş,
              -Keçin mi büyük, öküzün mü ?
              Çoban “Öküzüm tabii ki” deyince, kilit soruyu yöneltmişler çobana;
              -Söyle bakalım “Padişah mı büyük, vezir mi?”..
              Çoban hiç düşünmeden yanıtlamış..
              -Vallahi ben bu hayvanları tanımıyorum..demiş..

              GÜNÜN SÖZÜ

              Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendisini değiştirmeyi düşünmez. V.Hugo

              YEMEK MENÜSÜ

              · ETLİ TÜRLÜ
              · ERİŞTE
              · YOĞURT
              · MEYVE

              ÇOCUĞUNUZA İSİM

              Erkek: ABHER: (Ar.) Er. 1. Nergis çiçeği. 2. Yasemin. 3. Zerrin kadehi çiçeği. 4. Dolu kab.
              Kız: BEDEL: (Ar.). 1. Değer, kıymet. 2. Bir şeyin yerine verilen, yerini tutan şey, karşılık. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

              MANİ

              Gidilmez başka yere,
              Sultanı kimler göre,
              Ölse ele yâr olmaz,
              Gönül sevdi bir kere.



              BİLMECE

              En hızlı yenilen şey nedir?
              Cevabı Yarın.
              Dünkü Cevap: Surat asılır

              Comment


              • 26 Nisan 2011

                Bugün 26 Nisan 2011 23 C.Evvel 1432 Nisan: 13 Kasım 170 Yüksek Seçim Kurulu Kuruldu (1961) - Çenebil Nükleer Santral kazası (1986) - İpek böceklerinin canlanması
                HADİS-İ ŞERİF

                Kim, insanların gücenmesi pahasına da olsa Allah'ın rızasını kazanmak düşüncesiyle iş yaparsa, Allah onu insanların kötülüğünden korur. Ravi: Tirmizi, Zühd 65



                SİNDİRİM BOZUKLUKLARI

                Sindirim bozuklukları, genellikle kötü alışkanlıkların sonucudur. Belirtileri; midede ağırlık, ekşime, aşırı asidite, yanma, bulantı, uyuklama, baş ağrısı, kusma vb. Kötü sindirilmiş besin, mideden geçtikten sonra bağırsaklarda şu belirtiler başlar: Gaz, şişkinlik, kabızlık veya ishal.
                • İyi ve yavaş yavaş çiğnenmeyen bir besin, sindirim organlarında ekşir.
                • Yemekte içilen sıvılar mideyi şişirir ve yorar. Bir bardak su içilebilir.
                • Çok yemek, kötü sindirimin başlıca sebebidir. Doymadan kalkmalıdır.
                • Normal bir sindirim için 4-5 saat bir zaman gerekir. Haftada bir gün olsun sindirim organları dinlendirilmeli.
                • Öğün arasında yemek, mideyi yorar ve sinir rezervlerini tüketir. İkindi kahvaltısı yetişkinler için gereksizdir.
                • Yorgun, uykusuz ve sinirliyken yemek, sindirime yardımcı olamaz.
                • Kavga, tartışma, aşırı heyecan, hırs, nefret, kin gibi olumsuz duygular sindirim organları üzerinde kötü etki yapar.
                • Ateşliyken yemek, ateşin yükselmesine sebep olur.
                • Yemekten sonra hemen yatmamalıdır.
                • Fazla baharat, hardal, sirke, karabiber... midenin kimyasal bileşimini bozar.
                • Ham meyveler, aşırı asitli olduklarından, kaçınmalıdır.
                • Bozuk besinler, mikropların üremesine ve sindirim bozukluğuna yol açar.
                • Isıtılmış yemekler zamanla karaciğer, böbrek, safra kesesi ve bağırsakları olumsuz etkiler.
                • Kızartmanın sindirimi ağırdır.
                • Aşırı miktarda şeker, sindirim bozukluğuna yol açar.
                • Besinlerdeki uyumsuzluk, sindirim zorluğuna sebep olabilir.
                • Çay, kahve, kakao... sindirim sisteminin dengeli çalışmasını bozar.
                • Aynı öğünde birçok çeşit yemek, sindirimi yokuşa sürer.
                • Çiklet ve benzerleri, midedeki asidin çoğalmasına sebep olur.

                FIKRA

                Kumkapıda bir balıkçı ; canlı balık , canlı balık diye bağırır . Yaşlı bir teyze balıkçıya yaklaşarak evladım balıklar taze mi diye sorar . Balıkçı canlı balık canlı balık diye bağırmaya devam eder . Teyze yine sorar evladım taze mi . Balıkçı sinirlenir teyze canlı diyoruz ya daha ne . Teyze bende canlıyım evladım ama taze miyim bi bak der …

                GÜNÜN SÖZÜ

                Herkes evinin önünü süpürürse sokaklar temiz olur. Konfüçyüs

                YEMEK MENÜSÜ
                · KADINBUDU KÖFTE
                · SEBZE ÇORBA
                · PİYAZ
                · FIRIN SÜTLAÇ

                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                Erkek: ABGUN: (Fars.) Er. - 1. Mavi renk. Gök. 2. Parlak. 3. Nişasta.
                Kız: ABENDAM: (Fars.) Ka. - Güzel vü­cutlu, güzellik.

                MANİ

                Gül kokar, solana dek,
                Dost sever, ölene dek,
                Kurbağa çatlar ölür,
                Göle su gelene dek.



                BİLMECE

                Yazın en çok kim hava atar?
                Cevabı Yarın.
                Dünkü Cevap: Maaş

                Comment


                • 27 Nisan 2011

                  Bugün 27 Nisan 2011 24 C.Evvel 1432 Nisan: 14 Kasım 171 Arıların Oğul Verme Zamanı - Kanuni Sultan Süleyman Han'ın doğumu (1495) - Sultan İkinci Abdülhamid Han'ın hal'i, Sultan Reşat'ın tahta çıkışı (1909)

                  HADİS-İ ŞERİF

                  Allah, insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz. Ravi: Tirmizi, 1923



                  ABDULHAMİD HÂNIN HALİ

                  Sultan II. Abdülhamid Hânı Hanı tahtan indirmek için gelen heyetin karşısında sultanın vakur ve soğukkanlı tutumu hakkında, hadisenin şahidi, kızı Ayşe Sultan diyor ki: Başkatip Cevat Bey, Millî Meclis'ten heyet geldiğini haber verdi. Babam, "Buyursunlar!" dedi. Gelen 4 kişilik heyet içeri girdi. Babamın karşısına sıra ile durup, kısa birer selâm verdiler. Babam mukabele etti. Gelenler Arnavut Esat Toptanî, Laz Arif Hikmet Paşa, Ermeni Aram Efendi ve Yahudi Karaso Efendi idi. Başta duran Esat Toptanî hemen söze başladı:
                  - Millet seni azletti.
                  Babam metin ve gür bir sesle cevap verdi:
                  - Zannedersem hal etti demek istiyorsunuz. Pekâlâ, buna gösterilen sebep nedir?
                  Arif Hikmet Paşa fetva suretini okumaya başladı:
                  "İmâm-ül-Müslimîn olan Zeyd, bazı mesâil-i mühimme-i şer'ıyyeyi Kütüb-i şer'ıyyeden tayy-ü ihraç ve kütüb-i mezkû-reyı men-ü hark-ü ihrak..."
                  Şer'î kitapları yırtıp yakma sözleri geçince, babam yüksek sesle; 'Ben hangi kütüb-i şeriyyeyi yakmışım? Hasbinallah derim.' dedi ve fetvayı sonuna kadar dinledi.
                  - Bunu hangi makam verdi?
                  - Meclis-i Millî verdi.
                  - Yâ... Öyle mi? 33 sene millet ve devletim için, memleketimin selâmeti için çalıştım. Elimden geldiği kadar hizmet ettim. Hakimim Allah ve beni muhakeme edecek de Resûllullahtır. Bu memleketi nasıl buldumsa öyle teslim ediyorum. Hiç kimseye bir karış toprak vermedim. Hizmetimi ancak Cenâb-ı Hakkın takdirine bırakıyorum. Ne çare ki düşmanlarım bütün hizmetlerime kara bir çarşaf çekmek istediler ve muvaffak oldular.

                  FIKRA

                  Hasan ölüm döşeğindedir . Karısı Emine kocasının bu son anlarında yanıbaşındadır . Hasan bitkin ve kısık bir sesle Emine ! Emine ! der . Emine sus sevgilim kendini yorma der . Sana itiraf etmem gereken bişey var karıcım lafımı kesme ve dinle der . Emine ses çıkarmaz . İşlediğim günahı itiraf edip huzur içinde ölmek istiyorum diye konuşmasını sürdürür Hasan . Ben dün gece hani sen annen hasta olduğu için yanına gittiğin gece seni en yakın arkadaşınla aldattım der . Emine Hasanın elini bırakmadan ve sükunetini bozmadan cevaplar ; biliyorum sevgilim o yüzden zehirledim seni …

                  GÜNÜN SÖZÜ

                  Herkes aynı şeyi düşünüyorsa,hiç kimse fazla bir şey düşünmüyor demektir. W.Lippmann

                  YEMEK MENÜSÜ
                  · KARIŞIK DOLMA
                  · PADİŞAH ÇORBA
                  · YOĞURT
                  · KADAYIF

                  ÇOCUĞUNUZA İSİM
                  Erkek: ABER: (Ar.) Er. - Hz. Nuh'un erkek torunu.
                  Kız: BAYLAN: (s.) Ka. 1. Nazlı, şımarık. 2.Bayla büyüdü bir dediği iki edilmedi.

                  MANİ

                  Yüzler kaplanır nurla,
                  Vücut çevrilir surla,
                  Kılmak gerek namazı,
                  Huşu ile şuurla!



                  BİLMECE

                  Hangi yapraklar sonbaharda dökülmez?
                  Cevabı Yarın.
                  Dünkü Cevap: Vantilatör

                  Comment


                  • 28 Nisan 2011

                    Bugün 28 Nisan 2011 25 C.Evvel 1432 Nisan: 15 Kasım 172 "Hilal-i Ahmer" Adının "Kızılay" a Çevrilişi (1915) - Çanakkale Savaşı'ında Kirte Zaferi (1915) - Serçelerin yavrulama zamanı

                    HADİS-İ ŞERİF

                    En mükemmel iyilik, çocuğun, babasının dostlarına iyi davranmasıdır. Ravi: Müslim, Birr 11



                    MANZUM MENKIBE ---- EBÛ UBEYDE

                    Sağ iken Cennetle, müjdelenen şahabı, "Ümmetimin emini", lakabının sahibi.
                    Otuz bir yaşındayken, girdi İslâm dinine, Din için çok uğraştı, acımadı kendine.
                    Bedir Savaşında da, kılıcım çekerek, Saldırdı kâfirlere, asla çekinmeyerek.
                    Allah için, ask ile, saldırırken küf fara, Kendi öz babasıyla karşılaştı bir ara.
                    O dahi fark etmişti, karşısında oğlunu, Öldürmek istediler, o onu, o da onu.
                    Babası kâfir olup, mümin idi kendisi, Çektiler kılıçları, karşılıklı ikisi.
                    Çetin bir mücadele, başlamıştı ki o an, Tarihte az rastlanan, hâdiseydi bu olan.
                    Babasıyla bir müddet cenk eden bu mübarek, Kaldırdı kılıcını, sonra Allah diyerek,
                    İnliyorken cenk yeri, onun Allah sesinden, Bir anda yere serdi, tutarak ensesinden.
                    Bu hâdise üstüne, geldi Cibril-i emin, Şu vahyi göndermişti, ona Rabbül'âlemîn;
                    (Allah ve Resulüne, iman eden kimseler, Allah düşmanlarına, muhabbet beslemezler,)

                    FIKRA

                    Hakim Suçluya sorar ; bu adamı neden dövdün . Suçlu ;bana suaygırı dedi . Hakim ne zaman diye sorar , suçlu geçen sene diye cevaplandırır . Ama sen onu daha yeni dövmüşsün der hakim . Suçlu o zamanlar suaygırının neye benzediğini bilmiyordum daha yeni gördüm de der …

                    GÜNÜN SÖZÜ

                    Her münakaşanın temelinde birisinin cahilliği yatar. Louis D. Brandeis

                    YEMEK MENÜSÜ
                    · KARIŞIK DOLMA
                    · MERCİMEK ÇORBA
                    · YOĞURT
                    · BÖREK

                    ÇOCUĞUNUZA İSİM
                    Erkek: ABDÜZZAHİR: (Ar.) Er. - Varlık ve birliği sonsuz sayıda eserler ve delil­lerle belli olan Allah'ın kulu. - ez-Za­hir, Allah'ın isimlerindendir. (bkz. ez-Zahir).
                    Kız: BATIGÜL: (Tür.) Ka. - Batı'da açan yetişen gül.

                    MANİ

                    Hoca’dan sana öğüt,
                    Gelmezse sen ona git!
                    Ben haklıyım demezsen,
                    Olursun babayiğit!



                    BİLMECE

                    Adamın biri durmadan uluyormuş, neden?
                    Cevabı Yarın.
                    Dünkü Cevap: Kitap yaprakları

                    Comment


                    • 29 Nisan 2011

                      Bugün 29 Nisan 2011 26 C.Evvel 1432 Nisan: 16 Kasım 173 İtalyanlar'ın Antalya'yı İşgali (1919) - Yıldız Sarayı'nın İttihaçılarca yağmalanması (1909)

                      HADİS-İ ŞERİF

                      Kişi evine girince şu duayı okusun: "Allah'ım! Senden hayırlı girişler, hayırlı çıkışlar istiyorum. Allah'ın adıyla girdik, Allah'ın adıyla çıktık. Rabbimiz Allah'a tevekkül ettik". Ravi: Ebu Davud, 5096



                      VAKIF NEDİR

                      Vakıf (Vakf) kelimesinin sözlüklerdeki karşılığı şöyledir: "Sahibi tarafından dinî şartlara uygun olmak kaydıyla hayırlı bir işe, hayır ve hasenata bırakılan mal ve mülktür."
                      Bir kimsenin resmî bir senetle veya vasiyet yoluyla mallarını yahut mallarından bir kısmını, belirli bir gaye için tüzel kişiliğe sahip bir duruma getirmesi Vakıf adını alır. Yani, bir kurumun, yahut hizmetin sürmesini sağlamak gayesiyle, resmî bir belgeye ve belli şartlara bağlı olarak bırakılan mülk veya paraya vakıf denir.
                      Vakıf yapana Vâkıf, vakfedilen şeye de Mevkuf denir. Vakfın çoğulu Evkaf'dır. Vakfı idare edene Mütevelli, mütevellîyi kontrol edene Nazır, vakıf şartlarının yazılı olduğu belgeye de Vakfiye adı. verilir.
                      İmâm-ı Ebû Yûsuf ve Imâm-ı Muhammed hazretlerine göre; vakfedilen mal, sahibinin mülkünden çıkar, satılmaz, bağışlanmaz, miras bırakılmaz.
                      Vakıf; kişilerin taşınır veya taşınmaz bir değeri, herhangi bir dış etki olmaksızın, sadece kendi rıza, görüş ve istekleriyle özel mülkiyetlerinden çıkarıp, hayır ve iyilik amacıyla yine kendileri tarafından belirlenen hayrın şart ve hizmetlerinin ifası için devamlı olarak, tahsis etmesidir.
                      İslâmiyette ilk vakıf, Pey gamberimiz Muhammed aleyhisselâm tarafından, Hicretin 3. senesinde Medine'de kurulmuştur. Peygamber efendimiz, kendi mülkü olan yedi hurmalığı, İslâmiyeti korumak maksadiyla vakfetmiştir. Peygamber efendimizin bu sünnetine uyarak Eshâb-ı kiram da pek çok vakıf yapmışlardır.
                      Ecdadımızın yaptığı bazı vakıflar:
                      Cami, mescid, medrese, imaret, su yolları, su kemerleri, çeşme ve sebiller, yollar,] kaldırımlar, aş evleri, dul ve yetim eyleri, çocuk emzirme, ve büyütme yuvaları, kütüphane, dükkân, misafirhane, kuyular, çamaşırhane, helâ, han, hamam, bedesten, türbe, iskele, deniz feneri, esir ve! köle azat etmek, fakirlere yakacak temin etmek, ağaç dikmek, borçtan hapse sirenlerin borcunu ödemek, dağlara geçitler kurmak, öksüz kızlara çeyiz hazırlamak, borçluların borçlarını ödemek, dul kadınlara ve muhtaçlara yardım etmek, kuşların beslenmesi.

                      FIKRA

                      Adamın biri bir rüya görür ve sabah kalkıp işe gidince başlar patronuna anlatmaya . Sinan bey ikimizde aynı uçakta yolculuk ediyoruz , sonra ikimiz birden uçaktan düşüyoruz . Siz bir bal kuyusuna bende bir pok kuyusuna düşüyorum der . Patron hafiften kasılarak eee olacak o kadar demiş . Rüya bu ya efendim demiş adam ikimizde biribrimizi yalayarak temizliyorduk …

                      GÜNÜN SÖZÜ

                      Her kapıyı açmanın kestirme yolu habire anahtar aramak değil, anahtar adam olabilmektir. R.Ş.Apuhan

                      YEMEK MENÜSÜ
                      · ROSTO KÖFTE
                      · PİLAV
                      · ÇOBAN SALATA
                      · TULUMBA TATLISI

                      ÇOCUĞUNUZA İSİM
                      Erkek: ABDÜŞŞEKÜR: (Ar.) Er. - Emrine uyan, yasaklarından sakınan kullarını seven ve çok ikramda bulunan Al­lah'ın kulu. - Şekür, Allah'ın isimle­rindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.
                      Kız: BAŞAY: (Tür.). - Birinci, ilkay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                      MANİ

                      Ne verirsen elinle,
                      O da gider seninle,
                      Kitap ver insanlara!
                      Hakkı söyle dilinle!



                      BİLMECE
                      En uzun hikaye nedir?
                      Cevabı Yarın.
                      Dünkü Cevap: İçine kurt düşmüş de ondan

                      Comment


                      • 30 Nisan 2011

                        Bugün 30 Nisan 2011 27 C.Evvel 1432 Nisan: 17 Kasım 174 Muş'un Kurtuluşu (1917) - Gazneli Sultan Mahmud'un vefatı (1030)

                        HADİS-İ ŞERİF

                        Hikmet -faydalı olan herşey- mü'minin kaybolmuş malıdır. Nerede bulursa onu almaya mü'min, herkesten daha layıktır. Ravi: Tirmizi, İlim 19



                        GAZNELİ MAHMUD

                        Gazneli Mahmud "rahmetul-lahi aleyh", Müslüman Türklerin yetiştirdiği en büyük simalardan biridir. Fevkalâde cesur, o kadar da ihtiyatlı idi. İlk Türk-İslâm devletlerinden olan Gazneliler devleti, bugünkü Hindistan, Pakistan, İran, Af-ganistan topraklan üzerinde Sultan Gazneli Mahmud tarafından kurulmuştur. Çok iyi bir asker ve siyaset adamıydı. Edebiyat ve ilme çok önem verirdi. Sık sık, İslâm âlimlerini meclisine davet eder, suâller sorardı. Çok iyi hadîs bilirdi. Âlimlere, din adamlarına, sanatkâr ve askerlere çok Önem verir, onlara ihsanlarda bulunurdu. 45 senesi, harp meydanlarında geçti. 61 yaşında, 30 Nisan 1030'da vefat etti.

                        FIKRA

                        Kamyon Şoförü çarptığı yayayı teselli eder :
                        - Şansınız varmış ki size çarptığım yer tam doktorun muayenehanesinin karşısı..
                        Yerdeki inleyerek cevaplar :
                        - İşte o doktor benim..

                        GÜNÜN SÖZÜ

                        Her kitaplık bir hapishaneyi kapatır. Seneca

                        YEMEK MENÜSÜ
                        · TEPSİ KÖFTE
                        · MAKARNA
                        · CACIK
                        · MEYVE

                        ÇOCUĞUNUZA İSİM
                        Erkek: ABDÜŞŞAHİD: (Ar.) Er. - Şahid'in kulu. Görünen ve görünmeyen eşya­nın hepsini görücü ve tasarruf edici olan ve her şeyi müşahade altında bu­lunduran Allah'ın kulu. - Şahid, Al­lah'ın isimlerindendir. (bkz. eş-Şahid).
                        Kız: BAŞAK: (Tür.) Ka. 1. Tahıl tanelerini taşıyan kısım, sünbüle: Buğday başağı. 2. Hasattan artakalan şey. 3. Okun uç kısmındaki sivri demir.

                        MANİ

                        Börek ye, ister lavaş,
                        Önce nefsinle savaş!
                        Hızlı yaşamaktan geç!
                        Adım at yavaş yavaş!



                        BİLMECE

                        Hangi kuşağı belinize bağlıyamazsınız?
                        Cevabı Yarın.
                        Dünkü Cevap: Yılan hikâyesiFunn

                        Comment


                        • 1 Mayıs 2011

                          Bugün 1 Mayıs 2011 28 C.Evvel 1432 Nisan: 18 Kasım 175 Manisa'nın fethi (1390) - TRT'nin kuruluşu (1964) - Dünya Dayanışma Günü

                          HADİS-İ ŞERİF

                          İman, yetmiş şubedir. Haya imandan bir şubedir. Bu şubelerden en üstünü "La ilahe illallah" sözüdür, en aşağısı da yoldan rahatsız edici bir şeyi kenara çıkarmaktır. Ravi: Buhari, İman 3



                          SELAM OLSUN

                          Bu dünyadan gider olduk,
                          Kalanlara selâm olsun.
                          Bizim için hayır dua,
                          Kılanlara, selâm olsun.

                          Sala verile kasdımıza,
                          Gider olduk dostumuza,
                          Namaz için üstümüze,
                          Duranlara, selâm olsun.


                          Ecel büke belimizi,
                          Söyletmeme dilimizi,
                          Hasta iken hâlimizi,
                          Soranlara, selâm olsun.

                          Tenim ortaya açıla,
                          Yakasız gömlek biçile,
                          Bizi bir âsân vech ile,
                          Yuyanlara, selâm olsun.

                          Azrail alır canımız,
                          Kurur damarda kanımız,
                          Yayacağın kefenimiz ,
                          Saranlara, selâm olsun.

                          Dünyaya gelenler gider,
                          Hergiz gelmez yola gider,
                          Bizim hâlimizden haber,
                          Soranlara, selâm olsun.

                          Miskin Yunus söyler sözün,
                          Yaş doldurmuş iki gözün,
                          Bizi bilmeyen ne bilsin,
                          Bilenlere, selâm olsun.

                          FIKRA

                          HANIMINDAN KORKAN KALKSIN

                          Elazığ'da adamın biri kahveye girer ve oyun oynayanlara hitaben :
                          "Hop abeler, bi dakka. Hanımından gorhanlar ayağa gahsın."
                          Ani bir gürültü, hayda herkes ayakta. Bir kişi hariç. Kahvenin tamamı hayretler içinde. Soruyu soran adam, oturan adama yaklaşır ve :
                          "Abe helal olsun be, deliganlı adammışsın. Harbiden sen hanımından korkmaz mısın?"
                          Adam nefes nefesedir. Heyecanı biraz geçince :
                          "Yav gardaşım ele bi laf ettin ki, dizlerim kırıldı, galhamadım." der.

                          GÜNÜN SÖZÜ

                          Kendini herkese uydurmak için yontmaya koyulanlar, sonunda yontula yontula tükenip giderler. R. Hull

                          YEMEK MENÜSÜ
                          · PATLICAN MUSAKKA
                          · BULGUR PİLAVI
                          · CACIK
                          · SPANGLE

                          ÇOCUĞUNUZA İSİM
                          Erkek: AHFAZ: (Ar.) Er. - 1. Belleği çok kuvvetli. 2. Kur'an'ı en iyi hıfzetmiş kişi. 3. Alçak gönüllü.
                          Kız: AHFA: (Ar.)- Kalb, ruh, sır, hafi, ah-fa şeklinde sıralanan "Ietafet-i hamse" sonuncusuna verilen ad.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                          MANİ

                          Küfre olunmaz kefil,
                          Dolaşma öyle gâfil!
                          Hakka isyankâr kişi,
                          Elbette olur sefil.



                          BİLMECE

                          İçilmeyip, yenen sigara hangisidir?
                          Cevabı Yarın.
                          Dünkü Cevap: Gökkuşağını.

                          Comment


                          • 2 Mayıs 2011

                            Bugün 2 Mayıs 2011 29 C.Evvel 1432 Nisan: 19 Kasım 176 Çankırı'lı O. Nuri Efendi'nin Vefatı (1338) - Abdurrrahman Nureddin Paşa sadrazam oldu (1882)

                            HADİS-İ ŞERİF

                            Ademoğlunun, emr-i bi'l-ma'ruf veya nehy-i ani'l-münker veya Allah Teala Hazretlerine zikir hariç bütün sözleri lehine değil, aleyhinedir. Ravi: Tirmizi, 2414



                            HİKÂYE --- GÖRÜNTÜLÜ BİR AV HİKÂYESİ
                            Kuşların en yırtıcılarından olan kartal, birgün yiyecek ararken, uzakta bir sığırcık görür. Ona doğru yönelir. Sığırcığa yakalaşınca, birdenbire pençeleri ile saldırışa geçer. Ani bir hamle ile sığırcığı pençeleri arasına alıp yakalar. Şimdi avını ağzına doğru yaklaştırıp gagalarının arasına alarak yeme zamanıdır. Sığırcık için artık bir kurtuluş ümidi kalmamıştır.

                            FIKRA

                            HAYIRLI DAMAT !

                            Adamın birinin evinde yangın çıkmış. Komşuları yardıma koşmayıp olayı seyretmeye başlayınca iş başa düşmüş.. İlk önce oğlunu yangının içerisinden çıkarıp dışarda beklemesini söylemiş. Dalmış tekrar duman ve ateşin içerisine, kızını çıkartmış dışarıya. Sonra karısını, sonra köpeği ve kedisini. Daha sonra dışarı hiçbir şey getirmeden 3 kere daha içeri girmiş çıkmış. Onu seyreden komşularından biri sormuş: - Niçin yanan eve girip çıkıyorsun dışarı hiçbir şey getirmiyorsun?" diye. - "Kayınvalidem içeride!" demiş adam; "arada bir girip çeviriyorum!".

                            GÜNÜN SÖZÜ

                            İnsanın şerefiyle yaşayabilmesi için en kısa ve en emin yol, olduğu gibi görünmektir. Sokrat

                            YEMEK MENÜSÜ
                            · KIY.PİDE
                            · KESTİRMELİ ÇORBA
                            · M.SALATA
                            · AYRAN

                            ÇOCUĞUNUZA İSİM

                            Erkek: AHDİ: (Ar.) Er. - Ahd, and icabı ve­ya ahd ve ahda müteallik. Ahdî, Türk tezkire yazan ve Divan şairi (Bağdat 1593).
                            Kız: BERGÜZİN: (Fars.) Ka. - Seçkin, beğenilmiş makbul.

                            MANİ

                            Kim günaha tevbe der,
                            Gider kalbinden keder,
                            Tevbesi olmaz heder,
                            Rabbim onu affeder.



                            BİLMECE

                            Ankara niçin soğuktur?
                            Cevabı Yarın.
                            Dünkü Cevap: Sigara böreği

                            Comment


                            • 3 Mayıs 2011

                              Bugün 3 Mayıs 2011 30 C.Evvel 1432 Nisan: 20 Kasım 177 Fatih Sultan Mehmet'in Vefatı (1481) - Kaynarca'nın kurtuluşu (1921) - Dünya Astım Günü

                              HADİS-İ ŞERİF

                              Hiçbir farz namazını kasten terk etme. Kim namazı kasten terkederse, ilahi koruma ve teminattan mahrum kalır. Ravi: İbni Mace, Fiten 23



                              FATİH'İN VEFATI

                              Tarihin en büyük hükümdarlarından olan Fâtih Sultan Mehmed Hân, 3 Mayıs 1481'de vefat etmiştir. Daha 22 yaşında iken, İstanbul'u alarak, Bizans İmparatorluğu'na son veren bu büyük hükümdar, Amavutluk'u, Bosna ve Hersek'i almış, Yunanistan'ın fethini tamamlamış ve Balkanlar'ı idaresi altında birleştirmiş, Trabzon-Rum Pontus Devleti'ne son vermiştir. Toplam 2 İmparatorluk, 4 Krallık, 6 Prenslik ve 5 de Dukalık olmak üzere, 17 devlet fethetmiştir. Fâtih Sultan Mehmed Hân, Osmanlı padişahlarının yedincisi, II. Murad Hânın oğlu ve II. Bâyezid Hânın babasıdır. 1431'de Edirne'de doğdu. Fâtih Sultan Mehmed Hân, çok cesur ve çok zekî olduğu kadar, çok mükemmel yetişmiş bir hükümdardır. Arapça, Farsça, Lâtince, Yunanca, Sırpça bilir, Avrupa ilim ve tekniğini çok iyi takip ederdi. Astronomi, matematik, askerlik, tarih, coğrafya bilgisi çoktu. Kelâm ve matematikte devrinin otoritelerindendi. Avnî mahlâsıyla şiirler de yazdı.
                              Fâtih, çok sır saklardı. "Sırrıma sakalımın tek telinin vâkıf, olduğunu bilsem, hepsini keserim." sözü meşhurdur
                              Osmanlı şehzadelerinin eğitimi, 5-6 yaşından itibaren başlardı. Ayrıca; silah kullanma, ata binme, ok atma, aylanma, gürz kullanma... gibi dallarda da en iyi bir şekilde yetişirlerdi. Gençliklerinde ise; devlet idaresine hazırlanmak için, sancaklarda vazifeye başlarlar; buralarda, padişahlık sırasını beklerlerdi. Meselâ; Fâtih Sultan Mehmed Hânı yetiştiren, devrin en meşhur hocalar kadrosu, şu âlimlerden kurulu idi:
                              ŞEYHÜLİSLÂM: Molla Hüsrev, Molla Gürânî.
                              MUTASAVVIF VE TIP ÂLIMI: Akşemseddin.
                              VEZİR: Molla Hayreddin, İbni Temcîd, Hoca Yusuf Sinan Paşa.
                              VEZİR VE ŞÂİR: Molla Ayaş, Bursalı Ahmet Paşa.
                              NİŞANCI: Çelebizâde Abdülkadir Amidî, Hasan Çelebi, Hatipzâde Mehmet, Molla Sirâceddin Paşa.
                              KAZASKER: Müslihiddin Mustafa Efendi.
                              MÜDERRİS: Kınalı Abdülkadir Hamidî.

                              FIKRA

                              CENAZE
                              Amerika’da ölen bir kadın için kilisede cenaze töreni düzenlenmişti.
                              Tören sonunda cenaze görevlileri tabutu taşırken, tabutun ön bölümünü
                              yanlışlıkla kilisedeki sütunlardan birine çarptılar. Bu olaydan sonra
                              tabuttan bir inilti sesi duyuldu. Tabut açıldı ve öldüğü sanılan kadının
                              yaşadığı anlaşıldı. Bir süre hastanede tedavi edilen kadın iyileşti ve 10
                              yıl daha yaşadı. 10 yıl sonra öldüğünde ise cenaze töreni yine ayni kilisede
                              yapıldı. Tören sonrası görevliler tabutu taşırken, kilisedeki aynı sütunun önüne geldiklerinde, ölen kadının kocasının, arkalardan sesi duyuldu;
                              "Lütfen sütuna dikkat ediniz..."

                              GÜNÜN SÖZÜ

                              Kendine hakim olan başkalarına da hakim olur. Konfüçyüs

                              YEMEK MENÜSÜ
                              · MELEMEN
                              · MAKARNA
                              · DOM. ÇORBA
                              · YOĞURT

                              ÇOCUĞUNUZA İSİM
                              Erkek: AHBARÎ: (Ar.) Er. - Haber veren, ri­vayet eden.
                              Kız: BERGÜZAR: (Fars.) Ka. - Hediye, hatıra, andaç.

                              MANİ

                              Helal ve temiz yiyen,
                              Duruma göre giyen,
                              Hoca, mahrum edilmez,
                              Rabbimiz Allah diyen.



                              BİLMECE

                              Hangi kaba su konmaz?
                              Cevabı Yarın.
                              Dünkü Cevap: 06 olduğundan

                              Comment


                              • 4 Mayıs 2011

                                Bugün 4 Mayıs 2011 1 C.Ahir 1432 Nisan: 21 Kasım 178 Hz.Eyüp Sultan'ın (r.a.) Vefatı (M.672) - Sultan Çelebi Mehmed'in vefatı (1421) - Çiçek Fırtınası

                                HADİS-İ ŞERİF

                                Kul, kendini Allah'ın azabından kurtarmada zikrullahtan daha müessir bir ameli işlememiştir. Ravi: Tirmizi, 3374



                                EYÜP SULTAN'IN VEFATI
                                Eyüp Sultan'ın ismi, Hâlid bin Zeyd'dir. Eshâb-ı kiramın bü-yüklerindendir. Resûlullah Medine'ye hicret edince, bunun evinde 7 ay misafir oldu. Bütün gazalarda bulundu. Hicrî 50 yılında Süfyân bin Avf emrinde İstanbul'a gelen asker arasında 33 Sahâbî vardı. Bunlardan Hazret-i Hâlid dizanteriden vefat etti. Fâtih Sultan Mehmed'in hocalarından Akşemseddîn hazretleri kabrini keşfetti. Üzerine güzel türbe ile yanına bir cami yapıldı. Sandukası üzerinde ki yazılar Sultan II. Mahmud'a aittir. Türbede asılı levhadaki 2
                                beyti Sultan III. Selim söylemiştir. Osmanlı hükümdarları tahta çıkınca bu türbe önünde Cuma günü kılıç kuşanırlardı. Bu törene "Kılıç Alayı" denirdi.

                                FIKRA

                                HOCANIN KIZLARI
                                Hocanın iki kızı varmış. Bunlardan birini kocası çifçi, diğerinin ki ise kiremitçiymiş. Hoca kızlarının ziyaretine gidince hatırlarını sorup, para durumlarını öğrenmek istemiş.
                                Kocası çifçi olan:
                                Bu yaz yağışlı geçerse bol bol ekin alırız. Ekini satınca elimi çok para geçer ve zengin oluruz, demiş.
                                Kocası kiremitçi olan:
                                Bu yaz yağmur yağmazsa, yaptığımız kiremitler kurur. Onları satar çok para kazanırız. Böylece zengin oluruz demiş.
                                Hoca başlamış düşünmeye. Böyle düşüne düşüne evine varmış. Karısı Hocayı düşünceli görünce:
                                Hayrola Hoca kızlardan bir hayırsızlık mı gördün ki böyle düşüncelisin? diye sormuş.
                                Hoca ağır ağır başını kaldırarak:
                                Kızlardan biri ayvayı yiyecek ama hangisi bilmiyorum, demiş.

                                GÜNÜN SÖZÜ

                                İyiliğin bilgisine sahip olmayana bütün diğer bilgiler zarar verir. Montaigne

                                YEMEK MENÜSÜ
                                · MERCİMEK ÇORBA
                                · EV MANTI
                                · KAR.KIZARTMA
                                · YOĞURT

                                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                                Erkek: AHAVİ: (Ar.) Er. - 1. Kardeşçe, dostça. Kardeş gibi.
                                Kız: BERFİN: (Fars.) Ka. 1. Kardan yapılmış. 2. Tertemiz, kar gibi beyaz.

                                MANİ

                                Yaklaşır azar azar,
                                Arkadan kuyu kazar,
                                Kovucudan uzak dur,
                                Her zaman ara bozar.



                                BİLMECE

                                Elekle su nasıl taşınır?
                                Cevabı Yarın.
                                Dünkü Cevap: Ayakkabıya

                                Comment

                                Working...
                                X