fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 22 Mayıs 2011

    Bugün 22 Mayıs 2011 19 C.Ahir 1432 Mayıs: 9 Hızır 17 Nenehatun'un Vefatı (1955)

    HADİS-İ ŞERİF

    Allahü Teala hakkında hüsnüzan, güzel ibadettendir. Ravi: Tirmizi, 3604



    KİMSESİZLER

    Bir sabah kahvaltıda, çayımı yudumlarken,
    Bir çocuk sesi geldi, kulacıma aniden.
    "Amcacığım sadaka!" diye yalvarıyordu,
    incecik zarif sesi, soğuktan titriyordu.
    Ayağında çizmeler, her çizmede bir delik,
    üstündeki elbise, sanırsın kırk senelik.
    Pantolonu kısacık, ceketi ise boldu,
    Ben onu seyrederken, gözlerim yaşla doldu.
    Aşağıya inerek, kapıyı araladım,
    Yavrucuğum, gelsene!" diye onu çağırdım.
    Çam yeşili gözlerden, iki damla süzüldü,
    Mini mini ağzından şu feryatlar döküldü.
    Bugüne kadar bana, kimse yavrum demedi,
    Kucağını açarak, kimse gülümsemedi.
    Üç günden beri açım, bir yiyecek yemedim,
    Fakat gidip kimseden bir şey de istemedim.
    Ne annem var, ne babam, amcam sizlere ömür,
    Geçenlerde kaybettik, tam otuzdokuz gündür.
    Amcam da ölünce, ben şu sokaklarda kaldım."
    "Üzülme yavrum dedim, seni yanıma aldım.
    Unutma ben de senin gibi bir kimsesizim,
    Senin gibi bir kardeş arayan kardeşsizim."
    O anda kardeş olduk, artık sarmaş dolaştık,
    Sanki bir anlık değil, kırk yıllık arkadaştık.
    Mahmut Öztürl

    NENE HATUN

    Türk kadınının kahramanlık sembolü olan Nene Hatun, 1857'de Erzurum'da doğdu. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Ruslar, Erzurum'a kadar gelmişlerdi. Şehrin savunması sırasında Erzurumluların kadınlı erkekli yaptığı mücadele, tarihin şanlı sayfalan arasındadır. Aziziye Tabyasını geri almak için taş, sopa, kazma, kürekle gırtlak gırtlağa yapılan mücadeleye Nene Hatun da çocuklarını evde bırakarak katılmıştı. Nene Hatunun oğlu da Çanakkale'de şehit olmuştur. 1955'deki Anneler Günü'nde, "Anneler Annesi" seçilen Ne-ne Hatun, aynı sene 98 yaşın-da vefat etti.

    FIKRA

    Kadının biri 10 tane veletle anaokuluna gitmiş..Çocuklarını ana okuluna yazdıracakmış..Müdire hanım şaşırmış ve çocuklarının isimlerini sormuş..Kadın da Ahmet demiş..Okul müdürü bayan yine şaşırmış..Yani hepsinin ismi Ahmet mi? Nasıl zor olmuyor mu hepsi tek isim? Kadın zor olmadığını mamafih işinin daha kolay olduğunu söyler..Hatta şöyle bir örnek verir..Ahmet yemeğe gel diyorum hepsi geliyor..Ahmet hadi çıkıyoruz diyorum hepsi benimle dışarı çıkıyor..Müdüre hanım şaşkınlık içinde Peki bi tanesine özel bişi yapsan nası çağırıyosun karışmıyor mu ? diye sormuş..Kadın da – O tür durumlarda soyisimleriyle sesleniyorum.. demiş

    GÜNÜN SÖZÜ

    İyi adam olmak için kimseye fenalık etmemek yetmez,iyilik etmesinide bilmelidir.
    Fenel


    YEMEK MENÜSÜ
    · MELEMEN
    · MER.ÇORBA
    · MAKARNA
    · YOĞURT

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: ADİN: (Ar.) Er. - Cennet (Adn).
    Kız: BERAT: (Ar.). 1. Resmi belge, imtiyaz belgesi. 2. Osmanlıda bir kimseye verilen nişan, rütbe veya toprak imtiyazını gösterir belge. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

    MANİ

    Günü güne katarsın,
    Ömrü hiçe satarsın.
    Derde sokup başını,
    Felakete atarsın.



    BİLMECE

    Hakem ile trafik polisi arasında ne benzerlik vardır?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Cezaevinde

    Comment


    • 22 Mayıs 2011

      Bugün 22 Mayıs 2011 19 C.Ahir 1432 Mayıs: 9 Hızır 17 Nenehatun'un Vefatı (1955)

      HADİS-İ ŞERİF

      Allahü Teala hakkında hüsnüzan, güzel ibadettendir. Ravi: Tirmizi, 3604



      KİMSESİZLER

      Bir sabah kahvaltıda, çayımı yudumlarken,
      Bir çocuk sesi geldi, kulacıma aniden.
      "Amcacığım sadaka!" diye yalvarıyordu,
      incecik zarif sesi, soğuktan titriyordu.
      Ayağında çizmeler, her çizmede bir delik,
      üstündeki elbise, sanırsın kırk senelik.
      Pantolonu kısacık, ceketi ise boldu,
      Ben onu seyrederken, gözlerim yaşla doldu.
      Aşağıya inerek, kapıyı araladım,
      Yavrucuğum, gelsene!" diye onu çağırdım.
      Çam yeşili gözlerden, iki damla süzüldü,
      Mini mini ağzından şu feryatlar döküldü.
      Bugüne kadar bana, kimse yavrum demedi,
      Kucağını açarak, kimse gülümsemedi.
      Üç günden beri açım, bir yiyecek yemedim,
      Fakat gidip kimseden bir şey de istemedim.
      Ne annem var, ne babam, amcam sizlere ömür,
      Geçenlerde kaybettik, tam otuzdokuz gündür.
      Amcam da ölünce, ben şu sokaklarda kaldım."
      "Üzülme yavrum dedim, seni yanıma aldım.
      Unutma ben de senin gibi bir kimsesizim,
      Senin gibi bir kardeş arayan kardeşsizim."
      O anda kardeş olduk, artık sarmaş dolaştık,
      Sanki bir anlık değil, kırk yıllık arkadaştık.
      Mahmut Öztürl

      NENE HATUN

      Türk kadınının kahramanlık sembolü olan Nene Hatun, 1857'de Erzurum'da doğdu. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Ruslar, Erzurum'a kadar gelmişlerdi. Şehrin savunması sırasında Erzurumluların kadınlı erkekli yaptığı mücadele, tarihin şanlı sayfalan arasındadır. Aziziye Tabyasını geri almak için taş, sopa, kazma, kürekle gırtlak gırtlağa yapılan mücadeleye Nene Hatun da çocuklarını evde bırakarak katılmıştı. Nene Hatunun oğlu da Çanakkale'de şehit olmuştur. 1955'deki Anneler Günü'nde, "Anneler Annesi" seçilen Ne-ne Hatun, aynı sene 98 yaşın-da vefat etti.

      FIKRA

      Kadının biri 10 tane veletle anaokuluna gitmiş..Çocuklarını ana okuluna yazdıracakmış..Müdire hanım şaşırmış ve çocuklarının isimlerini sormuş..Kadın da Ahmet demiş..Okul müdürü bayan yine şaşırmış..Yani hepsinin ismi Ahmet mi? Nasıl zor olmuyor mu hepsi tek isim? Kadın zor olmadığını mamafih işinin daha kolay olduğunu söyler..Hatta şöyle bir örnek verir..Ahmet yemeğe gel diyorum hepsi geliyor..Ahmet hadi çıkıyoruz diyorum hepsi benimle dışarı çıkıyor..Müdüre hanım şaşkınlık içinde Peki bi tanesine özel bişi yapsan nası çağırıyosun karışmıyor mu ? diye sormuş..Kadın da – O tür durumlarda soyisimleriyle sesleniyorum.. demiş

      GÜNÜN SÖZÜ

      İyi adam olmak için kimseye fenalık etmemek yetmez,iyilik etmesinide bilmelidir.
      Fenel


      YEMEK MENÜSÜ
      · MELEMEN
      · MER.ÇORBA
      · MAKARNA
      · YOĞURT

      ÇOCUĞUNUZA İSİM
      Erkek: ADİN: (Ar.) Er. - Cennet (Adn).
      Kız: BERAT: (Ar.). 1. Resmi belge, imtiyaz belgesi. 2. Osmanlıda bir kimseye verilen nişan, rütbe veya toprak imtiyazını gösterir belge. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

      MANİ

      Günü güne katarsın,
      Ömrü hiçe satarsın.
      Derde sokup başını,
      Felakete atarsın.



      BİLMECE

      Hakem ile trafik polisi arasında ne benzerlik vardır?
      Cevabı Yarın.
      Dünkü Cevap: Cezaevinde

      Comment


      • 23 Mayıs 2011

        Bugün 23 Mayıs 2011 20 C.Ahir 1432 Mayıs: 10 Hızır 18 Victor Hugo'nun Ölümü (1885)

        HADİS-İ ŞERİF

        Kardeşine güleryüz göstermen sadakadır. İyiliği emredip, kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybetmiş kimseye yol göstermen sadakadır. Ravi: Tirmizi, Birr 36



        .... 2900 YIL ÖNCE BİR BAYRAM

        Milattan 900 yıl önce, insanlar bir tapınağa aşağıdaki yazıyı asarak okurlar ve bayramlarını kutlarlardı:
        "Gürültü patırtının ortasında sükûnetle dolaş; sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma! Başka türlü davranmak gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış! Sana bir kötülük yapıldığında, unut ve bağışla! Ama kimseye teslim olma! İçten ol! Telâşsız, kısa ve açık seçik konuş! Başkalarına da kulak ver! Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları! Çünkü, dünyada herkesin bir hikâyesi vardır.
        Yalnız planlarının değil, ne kadar küçük olursa olsun başarılarının da tadını çıkar! İşinle ilgilen! Seveceğin bir iş seçersen, hayatında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini çok seveceksin!
        Olduğun gibi görün!
        Ve göründüğün gibi ol!
        Sevmediğin zaman, sever gibi yapma!
        Çevrene nasihatlerde bulun ama, hükmetme!
        İnsanların kusurlarını bulmaya çalışırsan, onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki, insanlığın yüz yıllardır öğrendikleri bir kumsaldaki kum tanecikleri değildir.
        Kaybetmeyi, ahlâksız bir, kazanca tercih et! Birincisinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür. Yılların geçmesine öfkelenme!
        Rüzgârın yönünü değiştiremiyorsan yelkenlerini rüzgâra göre ayarla! Çünkü insanlar, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir.; Ara sıra isyana yönelecek" olsan da, hatırla ki insanları yargılamak imkânsızdır. Doğduğun zamanları hatırlar mısın? Sen ağlarken, herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, sen öldüğünde herkes ağlasın!
        Sabırlı, sevimli ve vefakâr ol! Eninde sonunda bütün servetin sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kötülüğüne rağmen, dünya yine de insanoğlunun biricik güzel mekânıdır...

        FIKRA

        Meşhur bir televizyon kanalı Her ülkeden bir kadın seçerek karı-koca aldatması üzerine bir araştırma yapmak için soru sorarlar..Soru şu : Kocanızı başka bir kadınla yakalarsanız ne yaparsınız ? İşte çeşitli cevaplar..
        İsveçten Katılan Kadın : – Benim neyimi beyenmedin diye sorardım..der.
        Rusyadan Katılan Kadın : – Hiçbişey sormam ve direk evi terk ederim..der.
        Fransadan katılan Kadın : – Sevgilime gider beni teselli etmesini söylerim..der.
        İtalyadan gelen Kadın : – Kadını öldürürüm..der.
        Yunanlı Kadın : – Kocamı da onunla yatan karıyı da öldürürüm..demiş.
        İspanyol Kadın : – Kocamı alnından vururum..der.
        Türkiyeden Katılan Kadın : – Benim Herif Yapmaz..der.

        GÜNÜN SÖZÜ

        İster kral, ister köylü olsun, dünyada en mutlu insan evinde huzur olandır.
        Goethe


        YEMEK MENÜSÜ

        · PİLİÇ KROKET
        · ŞEHRİYE ÇORBA
        · SPAGETTİ
        · KAZANDİBİ TATLI

        ÇOCUĞUNUZA İSİM

        Erkek: ADİL GİRAY: (a.t.i.) Er. - Kırım ve-liahtı. (1548- Kazvin 1579) Devlet Giray'ın oğlu. Osmanlı-İran savaşında Osmanlılara yardımcı oldu. İkinci Şamah savaşını kazanan İranlılarca tut­sak edildi ve Kazvin'de öldü.
        Kız: BENNA: (Ar.) Ka. - Yapı yapan, mimar, kalfa, dülger.

        MANİ

        Bu kadar gaflet olmaz,
        Derler bu nasıl namaz?
        Seni gören melekler,
        Sanma seni kınamaz?



        BİLMECE

        En gürültülü maç hangi takımlar arasında oynanır?
        Cevabı Yarın.
        Dünkü Cevap: Her ikisi de kocaman adam oldukları halde düdük çalarlar

        Comment


        • 24 Mayıs 2011

          Bugün 24 Mayıs 2011 21 C.Ahir 1432 Mayıs: 11 Hızır 19 Bulgaristan Zulmünden Zorunlu Türk Göçü (1989)

          HADİS-İ ŞERİF

          Sattığın zaman tart, satın alınca tarttır. Ravi: Buhari, 51



          SAĞLIKLI YASAMAK İÇİN

          ABD'de milenyum doktoru seçilen Columbia Üniversitesi Presbyterian Hastanesi kardiyoloji uzmanı, dünyaca ünlü kalp cerrahımız Prof. Dr. Mehmet Öz'ün kitabından öğütler:
          Şu üçünü kontrol altında tutun, sağlıklı yaşayın:
          1-Tansiyon
          2-Kanser
          3-Kalp Sağlığı
          · Yüksek tansiyon için: Hayattaki en önemli sayı tansiyondur. Normali; büyük 11,5, küçük 7,5'tur. Bundan yükseği vücudunuza zarar verir. Yüksek tansiyonla savaşan en önemli besinler içinde potasyum bulunan yiyeceklerdir. Bunlar; muz, şeftali, karpuz, fırınlanmış patates.
          · Kalp için: Sarımsak, ceviz, badem. (Ceviz ve badem mutlaka buzdolabında saklanmalıdır.) Ayrıca omega asitleri yönünden zengin olan besinler de tüketilmelidir.
          · Kanser için: Aspirin, Güneş, Ispanak ve yağsız süt. Kanser riskini %50 oranında azaltmak elimizde. Bu savaştaki en büyük koz folik asit bulunan besinlerdir. Bunlar, Ispanak, portakal suyu.
          · D vitamini: Yağsız süt, portakal suyu, bol bol güneşe çıkarak da vücudun D vitamini ihtiyacı karşılanabilir.
          · Aspirin: Her gün 2 bebek aspirini kanser riskini azaltır. Domates, Brokoli, Lahana, Brüksel Lahanası ve Karnabahar: Kanser riskine birebir.
          · Kahve: Günde 2 fincan-kahve faydalıdır. Kahve karaciğer kanserini önler, parkinson ve alzheimer hastalıklarına karşı da etkilidir.

          FIKRA

          Uçağın kalkmasından 15 dakika sonra 50 kişilik uçağın hoparlörlerinden Kaptan Pilotun sesi duyulur:
          - Sayın Yolcularımız uçağımıza hoşgeldiniz..Şu anda Atlantik Okyanusunun üzerinde 15 bin feet yükseklikte bulunmaktasınız..Sağ tarafınıza bakarsanız uçağımızın bir motorunun yanmakta
          olduğunu çıplak gözle görebilirsiniz..Sol tarafa bakarsanız uçağın kanatının kopmuş olduğunu göreceksiniz..Aşağıya bakarsanız bir kırmızı bot içinde 3 kişinin size el salladığını göreceksiniz..Bu kişi ben, yardımcı pilotum ve ucağımızın hostesi..Dinlemekte olduğunuz ses bir bant kaydıdır..Mucks

          GÜNÜN SÖZÜ

          İnsanları niçin öldürüyorsunuz, biraz bekleyin zaten ölecekler. Konfüçyüs

          YEMEK MENÜSÜ

          · K.BUDU KÖFTE
          · TARHANA ÇORBA
          · PİYAZ
          · KADAYIF

          ÇOCUĞUNUZA İSİM
          Erkek: ADİLHAN: (a.t.i.) Er. - Adil yöneti­ci.
          Kız: ADİLE: (Ar.) Ka. 1. Doğruluk göste­ren. 2. Doğru- Her işinde adalet, doğ­ruluk bulunan hükümet. 3. Adile Sul­tan; Osmanlı döneminde Bağdat'ta valilik yapan Süleyman Paşa'nın hanı­mı. Adına bir cami bir de kervansaray yapılmıştır.

          MANİ

          Ölüm özür anlamaz,
          Yaşlı ve genç ayırmaz,
          Hoca, yarını düşün!
          Dünya sana da kalmaz.



          BİLMECE

          Türkiye’de acil hastalara ameliyattan önce ne verilir?
          Cevabı Yarın.
          Dünkü Cevap: Mehter takımı ile bando takımı arasında

          Comment


          • 25 Mayıs 2011

            Bugün 25 Mayıs 2011 22 C.Ahir 1432 Mayıs: 12 Hızır 20 I.Türk Basın Kongresi Toplandı (1935)

            HADİS-İ ŞERİF

            Allah, satıştaki müsamahayı, satın alıştaki müsamahayı, ödemedeki müsamahayı sever Ravi: Tirmizi, 1319



            KALDIRIMLAR

            Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
            Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
            Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
            Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
            Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
            Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
            İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
            Biri benim biri de serseri kaldırımlar.
            İçimde damla damla bir korku birikiyor;
            Sanıyorum, her sokak başım kesmiş devler.
            Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor
            Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.
            Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
            Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
            Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
            Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
            Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
            İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
            Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
            Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.
            Ne sabahı göreyim ne sabah görüneyim;
            Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
            Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
            Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları
            Uzanıverse aövdem, taşlara boydan boya;
            Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
            Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
            Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...
            Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
            Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
            Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
            Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

            Necip Fazıl Kısakürek

            FIKRA

            NASA uzaya ilk astronot gönderme denemelerine başladığı yıllarda uzmanlar tükenmez kalemin yerçekimsiz ortamda yazamadığını keşfederler..Mürekkep yazılacak yüzeye akmamaktadır..Amerika bu problemi çözmek için 10 yıl ve 12 milyon dolar harcar..Sonunda Amerikalılar yerçekimsiz ortamda 300 santigrat derecede ve -100 derecede yazabilen bi kalem geliştirirler..Rus uzmanlar ise bu soruna daha kolay ve ucuz bir çözüm üretirler.. Kurşun Kalem kullanırlar
            Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür.. – Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..diye düşünür ve oğlunu çağırır..
            - Getir bakayım şu karneyi..
            - Al baba..
            Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler sıfır..
            - Bir dediğini iki etmiyoruz..Pc dedin bilgisayar aldık..ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz..Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok..Ne bu notların hali, rezil şey..Çocuk :
            - Baba..O benim karnem değil ki..senin kitaplarını karıştırıyordum..birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..der..

            GÜNÜN SÖZÜ

            İnsanlar,kötülük karşısında kararsız kalmak hakkına sahip değildirler. Maday

            YEMEK MENÜSÜ

            · ARNAVUT CİĞERİ
            · TARHANA ÇORBA
            · SPAGETTİ
            · KAZANDİBİ TATLI

            ÇOCUĞUNUZA İSİM
            Erkek: ADİL: (Ar.) Er. 1. Doğruluk göste­ren. Doğru. 2. Eşit, eş, müsavi. 3. Adaletli davranan. Kur'anî bir isimdir. Allah'ın emirlerini hakkıyla uygula­yan anlamına gelir. Raşid halifelerin 2. cisi Ömer b. el-Hattab'ın meşhur lakabı.
            Kız: ADIGÜZEL: (Tür.). Ka./Er. - Güzel isim. Verilen ismin güzel olması.

            MANİ

            Zikreder kurtlar kuşlar,
            Tesbih okur ağaçlar,
            İnanan bir toplumda,
            Secdeye varır başlar.



            BİLMECE

            Hostesler neden havada dedikodu yaparlar?
            Cevabı Yarın.
            Dünkü Cevap: Gün verilir

            Comment


            • 26 Mayıs 2011

              Bugün 26 Mayıs 2011 23 C.Ahir 1432 Mayıs: 13 Hızır 21 II.Beyazıt'ın Vefatı (1512)

              HADİS-İ ŞERİF

              Kim şu üç şeyden beri olarak ölürse cennete girer: Kibir, Gulül (ganimetten çalma), Borç. Ravi: Tirmizi, 1572



              CENNETTEN ÇIKMADI

              İdris aleyhisselam, gece gündüz, durmadan,
              Ölüm ve ahreti, düşünürdü her zaman.
              Kabir azabı ile, Cehennem şiddetini,
              Düşünüp cok yapardı, Hakka ibâdetini.
              Onun her ibâdeti, göklere yükselirdi,
              Hazret-i Azrail de, ona gıbta ederdi.
              Rabbinden izin alıp, girdi insan sekline,
              Geldi Idris Nebî'nin, birgün ziyaretine.
              Idris Nebî buyurdu; (Sen bana bu dünyada,
              Ölümün acısını, tattır hemen bir anda,
              iyi anlayayım da, bu acıyı şimdiden,
              Daha fazla ibâdet, yapayım eskisinden.)
              Ve Hazret-i Azrail, bu rica üzerine,
              Alıp iade etti ruhunu tekrar yine.
              Idris Nebî buyurdu; (Yine var bir dileğim,
              Cennet ve Cehennemi de görmeyi isterim.)
              izin aldı Azrail, bir daha da Rabbinden,
              Çıktı o gökyüzüne, bir anda hanesinden.
              Buyurdu: (Ey Azrail, Mâlik'e rica eyle,
              Göstersin Cehennemin, içini tamamiyle!)
              Görünce İdris Nebî, Cehennem ateşini,
              Korku ve dehşetinden, kaybetti kendisini.
              Daha sonra buyurdu: (Var yine bir dileğim,
              Rıdvan 'a rica et de, Cenneti de göreyim.)
              Hak teâlâ izniyle, açtı Rıdvan Cenneti.
              Gördü müminler için hazırlanan nimeti.
              O sırada Azrail, söyle dedi kendine:
              (Haydi gel götüreyim, seni eski yerine.)
              Cevaben Buyurdu ki: (Çok beğendim bu yeri,
              Rabbim emretmedikce, buradan gitmem geri.
              Zira âyetlerinde, buyurdu ki Rabbimiz:
              "Muhakkak ki olumu, tadacaktır her bir nefs,
              Ve her kişi geçecek, Cehennemden muhakkak.
              Cennete giren mümin, bir daha çıkmayacak."
              Ben ölümü tattım ve geçtim hem Cehennemi
              Cennette ebediyen, kalmam lâzım değil mi?)
              Hak teâlâ buyurdu: (Idris doğru söyledi,
              Çıkmak istemiyorsa, bırak kalsın ebedi, j
              Şu anda İdris Nebi sağdır ve Cennettedir.
              Meleklerle birlikte, nimetler içindedir.

              FIKRA

              Osmanlı İmparatorluğu zamanında, Bizans donanması ile Osmanlı donanması savaşacaklardır..Bizans 10 gemilik muhteşem bir donanma hazırlar ve denize açılır..Donanmanın başında Andropolos vardır..Andropolos en öndeki geminin burcunda elleri göğsünde heybetli bir heykel gibi durmaktadır ve hemen arkasında yardımcıları vardır..Hep birlikte Osmanlı donanmasını beklemektedirler..Yukarıdan gözcü bağırır:
              - Komutanım, Osmanlı donanması 3 gemiyle göründü..
              Komutan yardımcısına döner ve:
              - Bana kırmızı gömleğimi getirin eğer savaşta yaralanırsam kanım belli olup da askerlerin morali bozulmasın..der..
              Hemen kırmızı gömleği giyer ve aynı ihtişamıyle yerinde durur..Gözcü yine bağırır :
              - Komutanım, 3 geminin ardından 30 gemi daha göründü..
              Andropolos tekrar yardımcısına döner ve hafifçe mırıldanır :
              - Bana kahverengi pantolonumu getirin..der

              GÜNÜN SÖZÜ

              İnsanlar yanlış yapabilirler , yalnız büyük insanlar yanlışlarını anlarlar.
              F.Von Kotzebue


              YEMEK MENÜSÜ

              · BALIK IZGARA
              · EZO ÇORBA
              · M.SALATA
              · TAHİN HELVA

              ÇOCUĞUNUZA İSİM

              Erkek: ADETULLAH: (Ar.) Er. - Allah'ın kanunu, ilahi sünnet.
              Kız: ADEVİYE: (Ar.) Ka. 1. İyilik, yar­dımseverlik. 2. Ünlü hanım mutasav-vıfe.

              MANİ

              Uy dinin gereğine!
              Isındır yüreğine!
              Namazı çok önem ver!
              Sarıl din direğine!



              BİLMECE

              Bir kadın kocasını milyoner yapabilir mi?
              Cevabı Yarın.
              Dünkü Cevap: Yerin kulağı olduğu için

              Comment


              • 28 Mayıs 2011

                Bugün 28 Mayıs 2011 25 C.Ahir 1432 Mayıs: 15 Hızır 23 Sayıştay'ın Kuruluşu (1862)

                HADİS-İ ŞERİF

                Yeryüzünde bir kötülük işlendiği vakit, ona şahid olan bunu kötülerse, o kötülüğü görmemiş gibi zararından kurtulur. Ravi: Ebu Davud, 4345



                KABE VE MEKKE (2)

                Kabe'nin unutulduğu yıllardan birinde, İbrahim aleyhisselam, Hacer validemizi ve oğlu İsmail’i alır, söz konusu vadiye getirir. “Sizi burada bırakmakla emrolundum” der ve döner. Hacer Hatun misli zor görülen bir tevekkülle emre boyun eğer, “olsun, Rabbim bize yeter!” der. Yanlarında bir kırba su ve üç beş hurmaları vardır. Üstelik şirin İsmail henüz bebektir Hacer validemiz bir şeyler bulabilmek ümidi ile önce Safa tepesine çıkar. Bir ağaç, bir kuru ot bile yoktur. Sonra Merve tepesine gider. Hacer validemiz, dönüşünde oğlunu bulamaz. Büyük bir telaşla tekrar Safa ve Merve tepeleri arasında 7 zor koşu yapar. Sonra tatlı bir ses işitir. Karşısında ay misali Cebrail aleyhisselam görünür. Bu şaşkınlıkta Hacer validemiz oğlunu fark eder. Şirin bebeğin ayakları dibinde berrak bir suyun kaynadığını görür ve biriktirmek ister. Bir yandan suyu perdelemeye çalışır, biryandan da kabını toprağa yapıştırır. Tarifsiz bir telâşla "Zem" (dur) der, Hatta haykırır "Zem!.. Zem!.." Cebrail aleyhisselâm tebessüm eder; "Bırak aksın!" der. Bu su dâima akar ve asla tükenmez.
                Zemzem, sadece susuzları kandırmaz, açları da doyurur; dertlere derman olur. Bu su bir süre sonra göçebe kavimlerin dikkatini çeker. Nitekim Cürhümîler, Hacer validemizden izin alıp, Kubeys Dağı eteklerine yerleşirler. Ve keremli vadi şehir olur, adına Mekke denir.

                FIKRA

                Gümrük kapısından girmek için bir İngiliz, bir Fransız, bir de Türk bekliyorlarmış..Gümrük personelleri bu üçünün valizlerini kontrol etmeye başlamış..İlk Önce İngiliz’in valizini kontrol etmişler..İçerisinden 7 tane külot çıkmış..- Niye 7 tane külot ? diye İngiliz’e sormuş görevli..O da “Haftanın yedi gün var.. Hepsi için bir tane.. Pazartesi, Salı, Çarşamba.. demiş..Görevli – Vay be ! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki..demiş..Sıra Fransız’ın valizine gelmiş..Açmışlar bakmışlar 8 tane külot..Görevli – 7'yi anladık da niye 8 tane külot var burda acaba ? diye merakından sormuş..Fransız -Pazartesi, Salı, Çarşamba..Her gün için bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım..demiş..Görevli -Vay anasını be !Adamlardaki temizliğe medeniyete bak! demiş..Sıra Temele gelince açmışlar bakmışlar tam 12 adet külot..Görevli -Vay be ! Ne varsa bizim insanımızda var..Şu medeniyete, şu temizliğe bak!demiş..Ve ardından Temele sormuş : – Neden 12 tane külot ? Temel Cevap Vermiş :- Ocak, Şubat, Mart,……

                GÜNÜN SÖZÜ

                İnsanlar ancak hayalleriyle yaşar ve biraz yaşamaya başlayınca tüm hayallerini kaybederler. Voltaire

                YEMEK MENÜSÜ
                · Z.YAĞLI PIRASA
                · BİBER DOLMA
                · YOĞURT
                · TARHANA ÇORBA

                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                Erkek: ADALEDDİN : (Ar.) Er. - Dinin adaleti- Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.
                Kız: ADALET: (Ar.) Ka./Er. - 1. Hakka riayctkarlık, hak tanırlık, haklılık, doğruluk. 2. Haksızlıktan uzaklaşma. 3. Düzenli ve dengeli davranma. 4. Hakkaniyet.

                MANİ

                Elbisesi gayet dar,
                Yiyip içtiği murdar,
                Dünyada fazilet yok,
                Haddini bilmek kadar.



                BİLMECE

                İçinde günlük süt bulunan şey nedir?
                Cevabı Yarın.
                Dünkü Cevap: Onu kendilerine “baş” seçenler

                Comment


                • 29 Mayıs 2011

                  HADİS-İ ŞERİF

                  Nefsimi kudret elinde tutan Zat'a yemin olsun, ya ma'rufu emreder ve münkerden de yasaklarsınız veya Allah'ın katından umumi bir bela göndermesi yakındır. Ravi: Tirmizi, 2170



                  İSTANBUL'UN FETHİ

                  İstanbul'un fethi, 6 Nisan - 29 Mayıs arasında 53 gün süren muhasaradan sonra gerçekleşmiştir. Fâtih Sultan Mehmet Hân otağını, Topkapı-Maltepe'de kurdu. Topkapı-Edirnekapı arasındaki merkez cephesini bizzat idare etti. 300 000 asker ve 20 parça donanmadan müteşekkil ordunun, yeri ve göğü sarsan tekbîr ve tehlîl sesleri arasında, Fâtih Sultan Mehmet Hân, Topkapı'dan şehre girdi.
                  İstanbul'un fethi, Türk ve cihan tarihi bakımından çok önemlidir. Donanmayı, Beşiktaş'tan Haliç'e indiren teknik zeka Fatih'e mahsustur. Haliç'te, Kasımpaşa'dan başlayarak boş fıçılar üzerinde kalaslar bağlatıp, Kasımpaşa-Ayvansaray arasında 5,5 m eninde köprü teşkil ettirmesi, onun askerî ve teknik zekâsının mahsûlüdür.
                  Gönüllerimizde tutuşan ateş,
                  Ufku, yer yer yakıp yandırdı bugün.
                  Tekbir şimşekleri, karanlıklara,
                  Nurdan öpücükler kondurdu bugün.
                  Gaziler elinde tevhid sancağı.
                  Rahmet bulutunu andırdı bugün.
                  Kızılırmaklarca al kanlarımız,
                  Çorak toprakları kandırdı bugün.
                  Türk'ün ruhundaki iman zemzemi,
                  Küfrün ocağını söndürdü bugün.
                  Malazgirt önünde kabaran seller,
                  Bizans surlarına bindirdi bugün.
                  Estikçe Doğu'dan sert fırtınalar,
                  Batı, yüreğine indirdi bugün!
                  Zâlimi kahreden Hak kılıçları,
                  Zulme diz çöktürüp sindirdi bugün.

                  FIKRA

                  Çinli bir manyak Of İlçesinde bir kahvehaneye girer ve bağırır :
                  - İçinizde bana yan bakan delikanlı varmı diye sorar..
                  Temel – Ben varım diye atlar..
                  İkisi beraber dışarıya çıkarlar..aradan 5 dakka geçer ve Temel gözü morarmış bir halde kahveden içeri girer hemen ardından Manyak Çinli girer..Kasıla kasıla Temel’i göstererek :
                  - Ona yokohamanın tekmesi tekniğiyle vurdum der..
                  Ertesi gün manyak çinli yine kahveye gelir..herkese meydan okur..Temel tekrar kaşınır dışarıya çıktıktan beş dakika sonra Temel burnu kırılmış bir gözü morarmış bir şekilde içeri girer..arkasından içeri giren Çinli yine Temel’i göstererek :
                  - Bu kez ona ejderin yumruğu tekniğiyle vurdum..der..
                  Üçüncü gün Çinli’nin restini yine Temel görür..İkisi beraber dışarı çıkarlar..Herkes Temel’i beklerken, Çinli ağzı burnu kırılmış, üstü başı kan revan içinde içeri girer, hemen arkasından kasıla kasıla kahveye giren Temel, eliyle Çinliyi işaret ederek
                  - Ona Toyota’nın kirikosuyla vurdum..der..

                  GÜNÜN SÖZÜ

                  İnsanın mutluluğunun temeli hak ve adalet konusunda toplanır. Bir insana yapılan haksızlık bütün toplumu yaralar. Hak ve adalet hissi bireylerden başlamalıdır. Ve insan, bireyin mutluluğunun kendi mutluluğu için şart olduğuna inanmalıdır. Pascal

                  YEMEK MENÜSÜ
                  · PİLİÇ IZGARA
                  · SPAGETTİ
                  · EZO ÇORBA
                  · AYVA TATLISI

                  ÇOCUĞUNUZA İSİM
                  Erkek: ADAL: (Tür.) Er. - "Adın yayılsın, ün kazan" manasında.
                  Kız: BENGÜ: (Tür.) Ka. - Ebedi, sonu olmayan.

                  MANİ

                  Namert kaşını çatar,
                  Acımaz yardan atar,
                  Bir kuruş çıkar için,
                  Ansızın seni satar.



                  BİLMECE
                  Memur maaşı ile bulgur pilavı arasındaki benzerlik nedir?
                  Cevabı Yarın.
                  Dünkü Cevap: İnek

                  Comment


                  • 30 Mayıs 2011

                    Bugün 30 Mayıs 2011 27 C.Ahir 1432 Mayıs: 17 Hızır 25 Osmanlıların Fransa ile Bir İmtiyaz (Kapitülasyon) Antlaşması Yapmaları (1740) - Sultan Abdülaziz Hanın hal'i (1876) - Sultan Alaeddin Keykubat'ın vefatı (1236)

                    HADİS-İ ŞERİF

                    Kur'an'ın yasaklamış olduğu şeyleri helal sayan kimse, Kur'an'a iman etmiş olmaz. Ravi: Tirmizi, Fezail-i Kur'an 20



                    MATBAANIN BULUNUŞU VE TÜRKLER

                    ... Matbaa denilen araç, Gutenberg'in yaşadığı çağdan 6-7 yüzyıl önce biliniyordu, kullanılıyordu ve onunla sayısız kitap basılmıştı. Klasik Batı kaynaklarından yapılan aktarmalarla düzenlenmiş ansiklopedilerimize, ders kitaplarına bakarsanız, matbaa denebilecek ilk çalışmalar Çin'de başlatılmıştır. Onlardan binlerce yıl evvel, Mezopotamya kavimleri, aynı yolla hazırladıkları klişeleri yumuşak kile bastırıyor, bu kili sayfa biçiminde pişirip sertleştiriyorlardı. Çinlilerin tek üstünlüğü, kil tablet yerine kâğıt kullanmış olmalarıdır.
                    1900'lerin ilk 10 yılı içinde, Doğu Türkistan'ın Turfan şehrinde ve diğer bazı merkezlerde yapılan kazılar, bilim adamlarını hayretlere düşürdü. Toprağın altından, şimşir gibi sert ağaç parçalarına oyulmuş bir hayli Uygur harfi çıkarılmıştı. Sonra yüzlerce basma kitap bulundu ve Almanya, Fransa, İsveç, İngiltere, Rusya müzeleri, Uygur kültürünü, edebiyatını, sanatını yansıtan bu fevkalâde değerli kitaplarla zenginleşti.
                    745-940 yılları arasında Türkistan'da yüksek bir medeniyet kuran Uygur Türkleri, klişe kalıp değil, müteharrik (hareketli) harfler kullanıyorlardı. Ve bu harfleri satırlar hâlinde dizip kitap sayfalarını hazırlıyor, sonra da kâğıda basıyorlardı.
                    8. yüzyılda Türkistan'a gelen Arap tüccarlar, kâğıt yapımını Türklerden öğrenerek memleketlerine götürmüşlerdi. Avrupalılar ise, ancak 12. yüzyılda, Endülüs Emevîleri'nin hocalığıyla kâğıt sanayiinin temelini atabildiler. Nihayet 14. yüzyılın başlarında, Cenevizli gemiciler sayesinde, matbaa Doğu'dan Ba-tı'ya intikal edebildi.
                    15. yüzyılda, Hollanda ve İtalya'da müteharrik harfler imal edip, onlarla kitap basanlar vardır. Yani Gutenberg, Avrupa'da da ilk matbaacı konumunda değildir. Onun yaptığı şey, bir sermayedar bularak bu tekniği geliştirmek ve daha hızlı baskıyı gerçekleştirmekten ibarettir.
                    Türk matbaacılığının gecikmesinin başlıca sebebi; matbaayı kurmak, yüz binlerce, belki milyonlarca insanın ekmek kapısını kapamak, onları fakirliğe mahkûm etmek sonucunu getirecekti. Zîra, 18. yüzyıl başlarında, sâdece İstanbul'daki hattatların sayısı 90 bini buluyordu.

                    FIKRA

                    Çok zengin bir iş adamı Vatikan’a gelir papayla görüşmek istediğini söyler..Kendisini bir Kardinal’e götürürler..Adam sizlerle değil sadece Papa ile görüşeceğim diye ısrar eder..Sonunda adamı Papa’nın huzuruna çıkarırlar..Adamın ne istediğini merak eden Kardinaller kapının dışında kulak kesilmiş içeriyi dinlemektedirler.. İçeriden şu sesler geliyormuş..
                    Adam :
                    - 1 milyar dolar..demiş..
                    Papa :
                    - Olmaz..
                    - 2 milyardolar..
                    - Hayır..
                    - 5 milyar dolar..
                    - Hayır..der Papa..
                    Adam kapıyı çarpar, hışımla uzaklaşırken Kardinaller içeri koşuşur..
                    - Sayın Papa hazretleri, 5 milyar dolar çok büyük bir para..Düşünün bu para ile kaç katedral, kaç kilise yapılır, dünya üzerine kaç misyoner gönderilirdi..Parayı niçin kabul etmediniz ? diye sorarlar..
                    Papa :
                    - Ne yani ? Her duadan sonra Amin yerine Coca Cola mı deseydik ?

                    GÜNÜN SÖZÜ

                    İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah, Yardımcısıdır doğruların Hz. Allah --- Ziya Paşa

                    YEMEK MENÜSÜ
                    · MANTARLI PİLİÇSOTE
                    · MER. ÇORBA
                    · ŞEH.PİLAV
                    · AYVA TATLISI

                    ÇOCUĞUNUZA İSİM

                    Erkek: ADAHAN: (Tür.) Er. - Adanın haki­mi, yöneticisi.
                    Kız: BENGİSU: (Tür.) Ka. - Ebedilik, ölümsüzlük veren su, Ab-ı hayat.

                    MANİ

                    Bir hastaya varana,
                    Hatırını sorana,
                    Teşekkür etmek gerek,
                    Yaramızı sarana.



                    BİLMECE

                    Banker ile tanker arasında ne benzerlik vardır?
                    Cevabı Yarın.
                    Dünkü Cevap: İkisi de hemen suyunu çeker

                    Comment


                    • 31 Mayıs 2011

                      Bugün 31 Mayıs 2011 28 C.Ahir 1432 Mayıs: 18 Hızır 26 Fransızlarla, Ankara Hükümeti'nin Antlaşma Yapması (1920) - İsrail'in Gazze'ye yardım gemisine saldırması (2010) (9 Ölü) - Seçimlerde açık oy ve gizlitasnifin kaldırılışı (1946)

                      HADİS-İ ŞERİF

                      Şunu bilin ki, evladlarınız kazançlarınızın en temizlerindendir. Öyle ise evladlarınızın kazançlarından yiyin. Ravi: Ebu Davud, 3530



                      KALB GÖZÜ İLE BAKMAK
                      Göz çok iyi olduğu gibi, çok da yanıltıcıdır. Birçok insanın Müslüman olamamasının sebebi gözdür. Gözüne inanan, mübarek bir zatın kıyafetine, mesleğine bakarak yanılır, onu dinlemez ve faydalanamaz. Baştaki göze değil, kalbdeki göze tâbi olmak lâzımdır. Kalbdeki göz, doğruyu yanlışı ayırır, kimin sevilip kimin sevilmeyeceğini bilir. Hakkı hak, bâtılı bâtıl bilir.
                      Büyük evliya zatların görünüşüne bakan kör olur. Allahü, teâlâ bir kuluna Ehl-i sünnet itikadını vermişse, ona sevgili' bir kulunu tanıtmışsa, bu, baştaki gözle olmaz, kalb gözüy-; le olur. Böyleyse, kalb gözü açılmıştır. Kalb gözü, hakkı bâtıldan ayırmak içindir. En zor iş hakkı bâtıldan ayırmaktır.: Resûlullah, ümmetine öğretmek için; "Yâ Rabbi! Bana* hakkı hak, bâtılı bâtıl göster!" diye duâ etmiştir.
                      Evliyanın zahiri yani görünüşü cahil için zehirdir. Cahil, bâtından haberi olmadığı için zahire bakar. Evliyaya, akılla, gözle, kulakla giden helak olur. Müşrikler de böyle yapmışlardı. Ebû Cehil, Muhammed aleyhisselâma Ebû Talib'in yetimi gözüyle baktı, kâfirlikte kaldı. Ebû Bekr-i Sıddık, âlemlerin Rabbinin Habibi gözüyle baktı. Ona her şeyini feda etti, her sözüne; "O söylüyorsa doğrudur." Diyerek tam inandı, sıddîk oldu. Peygamberlerden sonra insanların en üstünü oldu.

                      SİGARA İÇMEME GÜNÜ
                      31 Mayıs, bütün dünyada "Dünya Sigara İçmeme Günü" olarak kutlanmaktadır. Tütünün tehlikeleri, tütün endüstrisinin ticarî uygulamaları ve Dünya Sağlık Örgütü'nün tütün salgını ile mücadelede neler yaptığı konusunda bilgilendirmek ve dünyada yaşayan insanların sağlıklı yaşama haklarını savunmak ve gelecek nesilleri korumak adına neler! yapabileceklerinin tartışıldığa bir gündür. Bugün ilgililer, sigaranın zararlarını ve korunma yollarını insanlara anlatmaya çalışırlar.

                      FIKRA

                      BENİM OLDU
                      Temel banka soymak suçundan yargılanıyormuş , son celsede hakim delil yetersizliğinden temelin tahliyesine karar vermiş . temel bunu duyunca çok sevinmiş ve bağırarak hakime ;
                      - uy cözünü sevdigumun hacim beyi , yani şimdi bu paralar penim oldu değil mu ?

                      GÜNÜN SÖZÜ

                      İnsan, ancak sevdiğinden bir şey öğrenir. Goethe

                      YEMEK MENÜSÜ
                      · ISPANAK BORANİ
                      · MER.ÇORBA
                      · YOĞURT
                      · BÖREK

                      ÇOCUĞUNUZA İSİM
                      Erkek: AHFEŞ: (Ar.) Er. 1. Küçük gözlü, zayıf bakışlı. 2. Yalnız gece gören kimse. Ahfeş lakabında üç büyük Arap alimi vardır. Abdülhamid, Said b. Mes'ade, Ali b. Süleyman.
                      Kız: BENDE: (Fars). 1. Bağlanmış kimse, tutsak. 2. Kul, köle. 3. Yürekten bağlı. 4. Büyük aşkla seven. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                      MANİ

                      Bulmak gerek bir eri,
                      Gezme öyle her yeri,
                      Hoca, herkes anlamaz,
                      Sarraf tanır cevheri.



                      BİLMECE
                      Şişmanlar niçin güneş yağı kullanmazlar?
                      Cevabı Yarın.
                      Dünkü Cevap: İkisi de batınca felaket olur

                      Comment


                      • 1 Haziran 2011

                        Bugün 1 Haziran 2011 29 C.Ahir 1432 Mayıs: 19 Hızır 27 Ayasofya'da İlk Cuma (1453) - Hava Kuvvetleri'nin kuruluşu (1911) - Hava Kuvvetleri Günü - Yarın Mübarek Regaib Kandili'dir

                        HADİS-İ ŞERİF

                        Sizlerden hanginiz canı ve malı emniyet içinde, vücudu sıhhat ve afiyette, günlük azığı da yanında olduğu halde sabahlarsa, sanki bütün dünya kendisine verilmiş gibidir. Ravi: Buhari



                        AYASOFYA'DA İLK CUMA

                        Fâtih Sultan Mehmed Hân, İstanbul'un fethinden sonra, Ayasofya'ya doğru ilerledi. Kapıya varınca, secdeye kapanarak bu ânı kendisine gösterdiği için Allaha şükretti. Sonra mabede girerek iki rekât namaz kıldı. Ayasofya'da ilk ezan işte bu sırada okundu.
                        O güne kadar dünyanın en büyük mabedi olan Ayasofya, camiye çevrilmiş oldu. Üç gün sonra da tekrar gittiğinde sultanın emirleri yerine getirilmiş, cami ibâdete hazırlanmıştı. Böylece Fâtih, İstanbul'da ilk Cuma namazını askerleriyle birlikte Ayasofya'da kıldı. Akşemseddin hazretleri, Fâtih adına ilk hutbeyi okudu. Bu mâbed, zamanımızda, müze olarak kullanılmaktadır.

                        HAVA KUVVETLERİ GÜNÜ

                        Türk Hava Kuvvetleri, 1 Haziran 1911 tarihinde kurulmuştur. Bütün dünyada olduğu gibi, son 50 yılda büyük gelişme gösteren Türk Hava Kuvvetleri, dünyanın en büyük hava kuvvetlerinden bîri olarak, zamanımızda da çok önemli bir yer tutmaktadır.
                        Bu mutlu günde havacılarımıza basarılar diler, şehitlerimizi saygı ile anarız.

                        FIKRA

                        PARMAK
                        Lazlarin atölyesinde bir is kazasi olmus ve bir Lazin parmagi
                        kopmus.Lazlar hemen ilk yardim yaparak kopan parmagi bir buz torbasi
                        içinde hastaneye yetistirmisler. Kosarak cerraha parmagi vermisler.
                        Parmagi alan cerrah : - Güzel, parmaga birsey olmamis. Hasta nerde?
                        - Ne hastasi? Onu da mi getirmemiz gerekiyordu?

                        GÜNÜN SÖZÜ

                        Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler, elinden büyük is gelmeyenlerdir.
                        Eflatun


                        YEMEK MENÜSÜ
                        · KIYMALI YUMURTA
                        · MAKARNA
                        · YOĞURT
                        · BÖREK

                        ÇOCUĞUNUZA İSİM
                        Erkek: AKİL: (Ar.) Er.- Akıllı, akıl sahibi. Uslu, kavrayışlı. Ali b. Ebi Talib'in kardeşi. Akil b. Ebi Talib.
                        Kız: AKKOR: (Tür.) Ka. - Işık saçacak aklığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.

                        MANİ

                        Dünyanın şanından geç!
                        Yaklaşma yanından geç!
                        Cananı istiyorsan,
                        Gel kendi canından geç!



                        BİLMECE

                        Güneş girmeyen eve ne girer?
                        Cevabı Yarın.
                        Dünkü Cevap: Kendi yağlarıyla kavruldukları için

                        Comment


                        • 2 Haziran 2011

                          Bugün 2 Haziran 2011 30 C.Ahir 1432 Mayıs: 20 Hızır 28 Şair Nabi'nin Vefatı (1712) - Bulgaristan 320 000 Türk'ü sınır dışı etti (1989) - Regaib Kandili'niz Mübarek Olsun

                          HADİS-İ ŞERİF

                          Namazı ayakta kıl, muktedir olmazsan oturarak kıl, buna da muktedir olmazsan yan üzeri (yatarak) kıl. Ravi: Ebu Davud, 951



                          MÜBAREK REGAIB KANDİLİ ve ÜÇ AYLAR

                          Mübarek üç aylardan Recep ayı yarın başlıyor. Bu ay tevbe hürmet ve ibadet, Şaban muhabbet ve hizmet, Ramazan ise yakınlık ve nimet ayıdır. Zünnûn-i Mısrî hazretleri buyurdu ki;
                          Recep tohum ekme, Şaban sulama, Ramazan ise, hasat ayıdır." Recep ayının af ve mağfirete, Şaban ayının şefaate ve Ramazan ayının da sevapların Kat kat verilmesine mahsus olduğu bildirilmiştir. Bu aylara hürmet etmek, günahlardan uzaklaşmakla ve ibâdetleri yapmakla olur. Hürmet edip, saygı gösteren, kat kat karşılığını görecektir. Bu mübarek zamanlarda vadedilen sevaplara kavuşabilmek için, her şeyden önce itikadı düzeltmelidir. İlmihâl bilgilerini öğrenmeli ve yaşayışını bunlara uygun hâle getirmelidir. Çok tövbe ve istiğfar etmeli, kazaya kalmış namazlarını, hemen kaza etmeye başlamalıdır. Bir an evvel bu borçlardan kurtulmak için çalışmalıdır.
                          Bu gece, Recep ayının ilk Cuma gecesi, yani Regâib Kandili'dir. Bu gecede Allahü teâlâ, mümin kullarına ragîbetler, yani ihsanlar ve ikramlar yapar. Bu gece yapılan dua reddedilmez ve namaz, oruç, sadaka gibi ibâdetlere kat kat sevap verilir. Bu geceye hürmet edenler affedilir. Recep ayının her gecesi kıymetlidir. Her Cuma gecesi de kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince daha kıymetli olmaktadır.
                          Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
                          ▲ Recep ayının ilk Cuma gecesini ihya edene (saygı gösterene) Allahü teâlâ kabir azabı yapmaz. Dualarını kabul eder. Yalnız, 7 kimseyi affetmez ve dualarını kabul etmez: Faiz alan veya veren, Müslümanları aşağı gören, anasına, babasına eziyet eden, karşı gelen çocuk, Müslüman olan ve dinin emirlerine uyan kocasını dinlemeyen kadın, şarkı ve çalgıcılığı sanat edinenler, livata ve zina edenler, beş vakit namazı kılmayanlar.
                          Bir gün Peygamber efendimiz, Recep ayındaki ibadetlerin faziletini anlatıyordu. Yaşlı bir zat, "Yâ Resulallah! Recep ayının tamamını oruçlu olarak geçirmeye gücüm yetmez, deyince, Peygamber efendimiz buyurdu ki:
                          ▲ Sen, Recep ayının birinci, on beşinci ve sonuncu günleri oruç tut! Hepsini tutmuş sevabına kavuşursun. Çünkü sevaplar on misli ile yazılır. Fakat, Receb-ı şerifin ilk Cuma gecesinden gafil olma!

                          FIKRA

                          SANS
                          Laz kola otomatigine gitmis, para atip dügmeye basmis ve kolasini
                          almis.Bir para daha atmis, yine dügmeye basmis ve yine kolasini almis.
                          Bunun üzerine heyecanla arkadaslarinin yanina gitmis ve
                          - Çabuk bütün bozuk paralarinizi verin, bugün sansim çok iyi!

                          GÜNÜN SÖZÜ

                          Küçük işlere gereğinden çok önem verenler, elinden büyük iş gelmeyenlerdir.
                          Eflatun


                          YEMEK MENÜSÜ
                          · FIRIN PATATES
                          · BULGUR PİLAVI
                          · CACIK
                          · MEYVE

                          ÇOCUĞUNUZA İSİM
                          Erkek: AKDES: (Ar.) Er. - En kutsal.
                          Kız: AKİS: (Ar.) Ka. 1. Yankı. 2. Işığın veya bir şeklin bir satha çarpıp orada görünmesi, yansı. 3. Zıt, ters, muhalif.

                          MANİ

                          Dünya kimlere kaldı?
                          Kaç kez dolup boşaldı,
                          Sultanlar gelip geçti,
                          Hani kim murat aldı?



                          BİLMECE

                          Milletvekillerinin en çok yediği salata hangisidir?
                          Cevabı Yarın.
                          Dünkü Cevap: Soluk yüzlü ev sahibi

                          Comment


                          • 3 Haziran 2011

                            Bugün 3 Haziran 2011 1 Recep 1432 Mayıs: 21 Hızır 29 Türkçe'nin Resmi Dil Oluşu (1277) - Humeyni (1989) ve Anthony Quinn'in (2001) vefatları - Üç Aylar'ın Başlangıcı

                            HADİS-İ ŞERİF

                            Allah temizlik olmayan namazı kabul etmez, hıyanetle kazanılan paradan verilen sadakayı da kabul etmez. Ravi: Müslim, 224



                            RECEP AYINA HÜRMET

                            Binlerce sene önce, duygulu bir genç vardı,
                            Kalbi güzel bir kıza tutulmuştu; yanardı.
                            Ona kavuşmak için çırpınırdı, erirdi,
                            Sevdiğine her zaman haberler gönderirdi
                            Nice zamandan sonra, sevinçle doldu gayet,
                            Çünkü o güzel kızdan söz almıştı nihayet.
                            Bir akşam bir odada buluştular gizlice,
                            Söyleşirken bir ara bir şeyler oldu gence.
                            Dedi: Bu hangi aydır, görünen pencereden?"
                            Kız dedi ki: "Receptir, fakat sarardın, neden?
                            Hangi ay olduğunu ne için soruyorsun?
                            Hem toparlanıp kalktın, söyle ne olursun?"
                            Genç âh edip dedi ki: "Dedelerimden duydum.
                            Sana da anlatayım, ben niçin böyle oldum:
                            Recep ayı girince işlenmez suç ve günah,
                            Bu aya saygı gerek, senden vazgeçtim billah."
                            Zamanın peygamberi, Hazret-i İsa idi,
                            Cenâb-ı Hak vahyedip, olanları bildirdi.
                            Buyurdu ki: "Bu genci, ziyaret eyleyerek,
                            Selâmımı tebliğ et! bizzat gidip görerek...'
                            Genç, Recep hilâline, hürmeti sebebiyle,
                            Büyük bir peygamberin, kendine gelmesiyle,
                            Sevinerek kavuştu, İman saadetine,
                            Dahil oldu böylece, salihler zümresine...

                            FIKRA

                            TEMEL'IN KAYNANASI
                            Temel bi gun kahveye girmis. Ustu basi yirtikmis. N'oldu diye sormuslar.
                            Temel: "Kaynanami gomduk."
                            Kahvedekiler: "Iyi de bu halin ne?"
                            Temel: "Biraz direndi de."

                            GÜNÜN SÖZÜ

                            Kusursuz dost arayan dostsuz kalır. Mevlana

                            YEMEK MENÜSÜ
                            · KARIŞIK KIZARTMA
                            · SPAGETTİ
                            · YOĞURT
                            · MEYVE

                            ÇOCUĞUNUZA İSİM
                            Erkek: AKDEMİR: (Tür.) Er. - Demir gibi güçlü ve temiz yürekli. Yiğit.
                            Kız: AKİPEK: (Tür.) Ka. - İpek gibi ka­dın.

                            MANİ

                            İhlâslı hakkı seçer,
                            Herkes ektiğin biçer,
                            Hazırlıklı olmalı,
                            Ansızın insan göçer.



                            BİLMECE

                            Kitap deftere ne demiş?
                            Cevabı Yarın.
                            Dünkü Cevap: Laf salatası

                            Comment


                            • 7 Haziran 2011

                              Bugün 7 Haziran 2011 5 Recep 1432 Mayıs: 25 Hızır 33 Süleymaniye'nin İbadete Açılışı (1557) - Ekin biçme zamanı

                              HADİS-İ ŞERİF

                              Kim layıkıyla namaza devam ederse, onun için kıyamet gününde nur, delil ve kurtuluş olur. Ravi: Fethü'r Rabbani, 2.232:81



                              SÜLEYMANİYE CAMİİ

                              Süleymaniye Camii, Kanuni Sultan Süleyman Hân tarafından imparatorluğun gücünü göstermek adına Mimarbaşı Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Camii ve külliyesi 7 senede bitirildi. Bu uzun süre Kanuni'nin canını sıkmıştı. Dedikodular yayılmaya başladı. Kanuni bir ikindi vakti Süleymaniye'ye gitti. Muhteşem yapının içine girdiğinde Sinan tam da söylendiği gibi camide oturmuş nargilesini fokurdatmaktaydı. Sultan gözlerine inanamadı. Tok sesiyle ve bütün haşmetiyle; "Bu ne iştir Mimarbaşı?" diye sordu. Halbuki Mimar Sinan'ın içtiği nargilede tömbeki yoktu. İçtiği sadece suydu. Usta nargilenin fokurtularını dinleyerek caminin akustiğini ölçmeye çalışıyordu. İmamın sesinin, aynı oranda bütün camiye nasıl ulaşacağını hesaplıyordu. Bunun için Anadolu'nun değişik köşelerinden 65 tane dev turşu küpü getirtti. Bu küpleri içleri boş, ağızları dışarıya gelecek şekilde kubbenin eteklerine dizdirdi. Şeşi, caminin her köşesine, en iyi şekilde yaymayı başardı. Kanuni de, Sinan'ın niyetini anlayıp hemen bağışlamıştı. Mimar Sinan, yapının içine bir de haya koridoru inşa etti. Süleymaniye 275 dev kandille aydınlatılıyordu. Sinan, bu kandillerden çıkan is camiye zarar vermesin ve cemaati rahatsız etmesin diye orta kapının üzerine küçük bir odacık yaptırdı. İslerin bu odada toplanmasını sağladı. Bu bölmenin içine özel bir nemlendirme sistemi kurdu. Odada toplanan islerden, dönemin en kaliteli mürekkebini yaptırdı. Duvarlardaki o muhteşem kalem işleri, yazılar, süslemeler, damıtılan o mürekkeple yapıldı. İsin bir odada toplanmasını sağlayan, hava akımını içeri alan o iki oyuktan içeriye bakıldığında, birinden caminin içindeki Allah, diğerinden ise Muhammed yazılı dev levhaları görülür. Süleymaniye'nin hangi köşesi, hangi duvarı, hangi açısı ölçülürse ölçülsün sayısal olarak Allah kelimesi ve katları çıkar.

                              FIKRA

                              Tarikat
                              Temel tarikata girmek icin basvurmus. Seyhin karsisina cikarmislar. Temel: Seyhim tarikata girmek istiyorum demis. Seyh de: Olur, ama 3 hafta karinla yatmayacaksin. demis. Neyse aradan uc hafta gecmis ve temel Seyhin onune tekrar gelmis. Seyh sormus: Temel tamam mi ? Sabredebildin mi ? Temel: Valla, ilk hafta hic problem yoktu. Ikinci hafta sabrim cok zorlandi. Ama dayandim.Ucuncu hafta bir gun Migros a gitmistik. Benim kari ust raflardan bir iki paket almaya calisiyordu. Hatunun bacaklari gozukunce icim gitti.Daha sonra paketler yere dustu. Benim kari da paketleri almak icin egilince dayanamadim demis. Seyh de:Aaaa olmadi. Simdi biz seni tarikata alamayiz. deyince, Temel: Si..tiret tarikati bizi artik Migrosa bile almıyorlar zaten……

                              GÜNÜN SÖZÜ

                              Komşunu sev ama bahçe duvarını yıkma. G. Herbert

                              YEMEK MENÜSÜ
                              · KARIŞIK DOLMA
                              · MERCİMEK ÇORBA
                              · YOĞURT
                              · KAZANDİBİ TATLI

                              ÇOCUĞUNUZA İSİM
                              Erkek: AKÇALI: (Tür.) Er. - Varlıklı, zen­gin.
                              Kız: AKÇIL: (Tür.) - Beyazımsı, solgun Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                              MANİ

                              İman elinde silah,
                              Yardımcın olur Allah,
                              Bugün sarıl İslam’a!
                              Yarın demeden eyvah.



                              BİLMECE

                              Benzin ile insan arasında ne benzerlik vardır?
                              Cevabı Yarın.
                              Dünkü Cevap: Yumurta

                              Comment


                              • 8 Haziran 2011

                                Bugün 8 Haziran 2011 6 Recep 1432 Mayıs: 26 Hızır 34 Hz.Peygamber (SAV)'ın İrtihali (632) - Emekli Sandığı'nın kuruluşu (1949)

                                HADİS-İ ŞERİF

                                İnsanlar arasında Allah'ın en çok sevmediği kimse, barışa yanaşmayan inatçı hasımdır. Ravi: Buhari, Ahkam 34



                                AYAKÜSTÜ YEME YERLERİ

                                Hızlı hayatımız ve iş tempomuza uygunluk sağlayan ayakta atıştırma yerleri Fast Food (çabuk yemek) büfe ve lokantaları oldukça yaygınlaştı. Büyük iş ve gezi merkezlerinde her gün bir yenisi açılan bu atıştırma yerleri, Amerika'da da telâş uyandırmış ve yiyeceklerin sıhhatine dikkatler çekilmiştir.
                                Buralarda kullanılan yağların yüksek oranda kolesterol ihtiva etmesi, kalp krizlerini azaltmaya çalışan Amerika için hoş karşılanmamıştır. Ayrıca patates gibi karbonhidratlar ile yağlı sığır eti bunların en önemli ham maddeleridir. Yiyeceklerin pişme sürelerinin kısa olması ve yüksek ısıda pişirilmeleri de bizim Türk mutfağına tamamen zıt bir durum arzetmektedir.
                                Yüksek ısıda, yağlar yanarak kanserojen olabilen hidrokarbonlar oluşmaktadır. Türk mutfağında yiyecekler daha az sıcaklıkda daha uzun sürede pişer ve bir demlenme zamanının geçmesinden sonra sofraya getirilir.
                                Ayaküstü atıştırma yerlerinde hızlı pişen yiyeceklerle, yüksek kalorili içecekler birlikte alınır. Çoğu milletlerarası nitelikli olan! böyle yerler yalnız zengin mutfak kültürümüzü, dövizlerimizi almakla kalmıyorlar; aynı zamanda yüksek kalorili ve yüksek kolesterollü yiyecekleriyle, sağlığımızı da tehdit ediyorlar.

                                FIKRA

                                Ataist
                                Ataist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş Evrim ne güzellikler yaratıyor!diye düşünüp mest oluyormuş birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışında ayının daha olduğunu farkediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki bir dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış, Tam vurmaya hazırlanırken adam "ALLAHIM! diye bağırmış. bir anda zaman durmuş ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş bir anda orman karramış ve gökyüzünden bir ışık hüzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama;
                                "Yıllarca bana inanmadın,yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?"demiş.
                                Adam untanç içinde: Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama belki AYIYI DİNDAR yapabilirmisin." demiş
                                SES: peki " diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş.Nehir tekrakmaya baslamış herşey eski haline dönmüş. Ayı pençesini indirmiş, iki pençesinide göge doğru çevirmiş, ve konuşmaya başlamış;
                                "ALLAHIM,senin rızkınla orucumu açıyorum, Hamdolsun bana verdiğin nimetlere

                                GÜNÜN SÖZÜ

                                Komşunla kavga etme, misafir gider o kalır. Hz. Ebu Bekir (r.a.)

                                YEMEK MENÜSÜ
                                · PÜRELİ KÖFTE
                                · SOS MAKARNA
                                · ÇOBAN SALATA
                                · TATLI

                                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                                Erkek: AKÇAKOCA: (Tür.) Er. - Temiz ve namuslu erkek. - Osman Gazi ve Or­han Gazi'nin silah arkadaşı.
                                Kız: AKÇİÇEK: (Tür.) Ka. - Beyaz çi­çek- Daha çok örfte kullanılır.

                                MANİ

                                At gaflet uykusunu!
                                Al cennet kokusunu!
                                Ölmek, Hakk'a kavuşmak,
                                At ölüm korkusunu!



                                BİLMECE

                                Nasrettin hoca eşeğine neden ters biner?
                                Cevabı Yarın.
                                Dünkü Cevap: İkisinin de sulusu çekilmez

                                Comment

                                Working...
                                X