fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 21 Haziran 2011

    Bugün 21 Haziran 2011 19 Recep 1432 Haziran: 8 Hızır 47 Adapazar'nın Kurtuluşu (1921) - İbn-i Sina'nın Vefatı (1037) - Güneş, Yengeç (Seretan) Burcu'nda - Dünya Güneş Günü

    HADİS-İ ŞERİF

    İtidal (orta yol üzere olmak), teenni(li davranmak), hal ve gidişi iyi olmak peygamberliğin yirmi dört cüzünden bir cüzdür. Ravi: Ebu Davud, 4776



    SAĞLIK --- ELMA SİRKESİ

    Elma sirkesi, doğal bir hayat iksiridir. Bileşiminde; kalsiyum, fluor, potasyum, magnezyum, sodyum, fosfor, silisyum, beta-caroten, A, B1, B2, B6, C vitamini, sirke asitleri, meyve asitleri, pektin, doğal aroma maddeleri bulunur.
    Taze elma suyu ile yıkanan kırışık ve pörsük deri canlılık ve tazelik kazanır. Deri döküntüleri, gut ve romatizma rahatsızlıklarına karşı da kullanılır. Soğuk algınlığına, öksürüğe, ses kısıklığına, yüksek ateşe ve iltihaplı hastalıklara karşı başarılıdır. Ayrıca, romatizmal böbrek ve karaciğer rahatsızlıkları, damar sertliği ve egzamaya karşı da kullanılabilir.
    İçindeki potasyum sayesinde, kalp kasları dahil olmak üzere bütün kas yapısı da güçlenir ve nezleye karşı da bedeni güçlendirir. Yüksek kolesterole karşı da içilir. Salatalarda öncelikle elma sirkesi kullanılmalıdır. Elma ve sirkesinin bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.
    Bütün sirkeler, (bilhassa elma sirkesi) sağlık bakımından bir ilâç, her türlü temizlik bakımından da çok faydalı bir maddedir.
    Bir okuyucumuzdan: "2-3 yıl önce, gözlerimin etrafı siyahlaşmış, vücudumda halsizlik ve şiddetli ağrılar başlamıştı. Hastanede bir çok incelemeler yapıldı, ancak hiçbir şey bulunamadı. Çinli bir reflexoloji uzmanı doktor P. G. Wong; eğer su içmeye başlamazsam takriben 3 yıl içerisinde öleceğimi söyledi. Bana, 1 bardak su, 1 'er tatlı kaşığı sirke ve çiçek balı karıştırıp ve sabahları aç karnına içmemi tavsiye etti. Elma sirkesi vücuttaki kirleri birikintileri eritiyor, su ise atıyormuş. Bunu uyguladıktan 4 gün sonra gözlerimin etrafındaki siyahlıklar kayboldu, 10 gün sonra da ağrılarım geçti..."

    GÜNEŞ YENGEÇ BURCU'NDA

    Bugün, 21 Haziran. Güneş, Yengeç (Seretan) Burcu'na girmiş ve yaz mevsimi başlamıştır. Yaz 94 gün sürer ve 22 Eylül günü sona erer. Güneş bu burçta 31 gün kalıp, Tem-muz'un 22. günü Aslan Burcu'na girecektir.

    FIKRA

    Genç kız dükkana girer ve sırnaşık tezgahtara sorar ; şu kurdelanın metresi kaça ? Sırnaşık tezgahtar yılışarak cevaplar bir öpücük tatlı bayan . Genç kız o zaman 10 metre alayım der . Sırnaşık tezgahtar heyecanlanarak hızlı hızlı sarar kurdelayı teslim eder ve kızın yüzüne bakmaya başlar . Genç kız teşekkür ederim der ve arkasında duran yaşlı bayanı işaret ederek hesabı babaannem ödeyecek der …

    GÜNÜN SÖZÜ

    O da gazi olmak istedi, fakat ona anlatmak gerekti ki, şehid olmayı göze alamayan gazi olamazdı. Arif Nihat Asya

    YEMEK MENÜSÜ
    · SEBZELİ PİLİÇ
    · FIRIN MAKARNA
    · M.SALATA
    · MEYVE

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek:AHVES: (Ar.) Er. - Cesur, kahraman, yiğit.
    Kız: AHTER: (Fars.) Ka. - Yıldız.

    MANİ

    Nefsin her işi hordur,
    Yarın hesabı zordur,
    İsyandan kaç ey nefsim!
    Günah ateşten kordur.



    BİLMECE

    Her tarafı sayılarla dolu olan adama ne denir?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Deniz simiti

    Comment


    • 22 Haziran 2011

      Bugün 22 Haziran 2011 20 Recep 1432 Haziran: 9 Hızır 48 Nasreddin Hoca'nın Vefatı (1283) - Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin vefatı (1780)

      HADİS-İ ŞERİF

      Hediyeleşin, zira hediye, kalpteki kuşkuları giderir. Komşu kadın, komşusu kadından gelen (hediyeyi) hakir görmesin, bir koyun paçası parçası olsa bile. Ravi: Tirmizi, 2131



      GÜNÜN TÂRİHİ. NASREDDİN HOCA

      22 Haziran 1284'de vefat eden merhumun türbesi, Ak-şehir'dedir. Kabri, herkes tarafından ziyaret edilmekte ve ruhaniyetinden feyz alınarak istifade edilmektedir. Hoca merhum, ömrünü insanlara vaaz ye irşâd ederek geçirmiş, nükteli ve latife dolu nasihatleri ile onlara doğru yolu göstermiştir. Evliyadan olup ilim ve hakîm idi. Çeşitli kerametleri, hâlâ dilden dile dolaşarak anlatılmaktadır. Hoca merhuma isnâd edilen ahlâka ve edebe aykırı fıkralar, onun sözleri değildir. Nasreddin Hoca'nın fıkraları o kadar yayılmıştır ki, Anadolu'da, Orta Asya'da, Balkanlar'da, kısaca Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar olan bölgede hâlen anlatılmaktadır.
      Bugün Çin sınırları içinde kalan Uygur Türkleri arasında da bol miktarda Nasreddin Hoca fıkrası anlatılmaktadır.
      Araştırmalar, Nasreddin Hoca'nın efsanevî bir kişi değil, 13. asırda Selçuklular devrinde yaşamış sâlih bir Müslüman olduğunu göstermektedir.

      BİR FIKRASI: DAVETİYE

      Komşusu evlenirken, Hocadan davetiye dağıtmasını rica eder. Kendini beğenmiş bir zengin, davetiyesini verir: ken Hoca'ya mağrur bir şekilde der ki:
      - Davetiyeleri dağıtmaya iyi bir insan bulamamışlar mı?
      Hoca sakin sakin ders verir gibi bir cevap verir:
      - İyi insanlar da vardı; ama onlar iyi insanların davetiyelerini vermeye gittiler.

      FIKRA

      Adam bir gün eve gelir adam ev halkına şöyle der :
      size bir iyi bi kötü haberim var
      ev halkı ilk önce iyi haberi dinlemek ister adam patronum maaşımı 1 milyardan 3 milyar yaptı der ev halkı sevinçten havalara uçar şarkılar söylerler sıra kötü habere gelir adam ürkek bir ifadeyle :
      işten atıldım…

      GÜNÜN SÖZÜ

      Ne kadar yükselirsen, uçmayı bilmeyenlere o kadar küçük görünürsün
      Nietzche


      YEMEK MENÜSÜ
      · SEBZELİ KÖFTE
      · T.Y.ERİŞTE
      · M.SALATA
      · MEYVE

      ÇOCUĞUNUZA İSİM
      Erkek: AHVER: (Ar.) Er. -1. Müşteri yüzlü, güzel gözlü adam. 2. Zeki, akıllı.
      Kız: AHU: (Fars.) Ka. 1. Ceylan, karaca, gazal. 2. Güzel, ince alımlı kadın. 3. Gözleri ceylan gözüne benzeyen ka­dın. 4. Kardeş, dost

      MANİ

      Deşme müzmin yarayı!
      Sakın bozma sırayı!
      Tamiri mümkün olmaz,
      Yıkılsa kalb sarayı.



      BİLMECE

      Ayağını yorganına göre uzatmayan ne olur?
      Cevabı Yarın.
      Dünkü Cevap: Numaracı

      Comment


      • 22 Haziran 2011

        Bugün 22 Haziran 2011 20 Recep 1432 Haziran: 9 Hızır 48 Nasreddin Hoca'nın Vefatı (1283) - Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin vefatı (1780)

        HADİS-İ ŞERİF

        Hediyeleşin, zira hediye, kalpteki kuşkuları giderir. Komşu kadın, komşusu kadından gelen (hediyeyi) hakir görmesin, bir koyun paçası parçası olsa bile. Ravi: Tirmizi, 2131



        GÜNÜN TÂRİHİ. NASREDDİN HOCA

        22 Haziran 1284'de vefat eden merhumun türbesi, Ak-şehir'dedir. Kabri, herkes tarafından ziyaret edilmekte ve ruhaniyetinden feyz alınarak istifade edilmektedir. Hoca merhum, ömrünü insanlara vaaz ye irşâd ederek geçirmiş, nükteli ve latife dolu nasihatleri ile onlara doğru yolu göstermiştir. Evliyadan olup ilim ve hakîm idi. Çeşitli kerametleri, hâlâ dilden dile dolaşarak anlatılmaktadır. Hoca merhuma isnâd edilen ahlâka ve edebe aykırı fıkralar, onun sözleri değildir. Nasreddin Hoca'nın fıkraları o kadar yayılmıştır ki, Anadolu'da, Orta Asya'da, Balkanlar'da, kısaca Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar olan bölgede hâlen anlatılmaktadır.
        Bugün Çin sınırları içinde kalan Uygur Türkleri arasında da bol miktarda Nasreddin Hoca fıkrası anlatılmaktadır.
        Araştırmalar, Nasreddin Hoca'nın efsanevî bir kişi değil, 13. asırda Selçuklular devrinde yaşamış sâlih bir Müslüman olduğunu göstermektedir.

        BİR FIKRASI: DAVETİYE

        Komşusu evlenirken, Hocadan davetiye dağıtmasını rica eder. Kendini beğenmiş bir zengin, davetiyesini verir: ken Hoca'ya mağrur bir şekilde der ki:
        - Davetiyeleri dağıtmaya iyi bir insan bulamamışlar mı?
        Hoca sakin sakin ders verir gibi bir cevap verir:
        - İyi insanlar da vardı; ama onlar iyi insanların davetiyelerini vermeye gittiler.

        FIKRA

        Adam bir gün eve gelir adam ev halkına şöyle der :
        size bir iyi bi kötü haberim var
        ev halkı ilk önce iyi haberi dinlemek ister adam patronum maaşımı 1 milyardan 3 milyar yaptı der ev halkı sevinçten havalara uçar şarkılar söylerler sıra kötü habere gelir adam ürkek bir ifadeyle :
        işten atıldım…

        GÜNÜN SÖZÜ

        Ne kadar yükselirsen, uçmayı bilmeyenlere o kadar küçük görünürsün
        Nietzche


        YEMEK MENÜSÜ
        · SEBZELİ KÖFTE
        · T.Y.ERİŞTE
        · M.SALATA
        · MEYVE

        ÇOCUĞUNUZA İSİM
        Erkek: AHVER: (Ar.) Er. -1. Müşteri yüzlü, güzel gözlü adam. 2. Zeki, akıllı.
        Kız: AHU: (Fars.) Ka. 1. Ceylan, karaca, gazal. 2. Güzel, ince alımlı kadın. 3. Gözleri ceylan gözüne benzeyen ka­dın. 4. Kardeş, dost

        MANİ

        Deşme müzmin yarayı!
        Sakın bozma sırayı!
        Tamiri mümkün olmaz,
        Yıkılsa kalb sarayı.



        BİLMECE

        Ayağını yorganına göre uzatmayan ne olur?
        Cevabı Yarın.
        Dünkü Cevap: Numaracı

        Comment


        • 23 Haziran 2011

          Bugün 23 Haziran 2011 21 Recep 1432 Haziran: 10 Hızır 49 Yaprak Aşısı Zamanı - Hazret-i Ali'nin halife seçilmesi (656) - Turgut Reis'in vefatı (1565) ve (Bodrum) Anma Günü

          HADİS-İ ŞERİF

          Kime ilme uymayan bir fetva verilmişse, bunun günahı o fetva verene aittir. Kim, bir kardeşine, gerçeğin başka olduğunu bile bile, farklı bir irşadda bulunursa ona ihanet etmiş olur. Ravi: Ebu Davud, 3657

          [

          ABDÜLKÂDÎR-İ GEYLANİ

          Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, İslâm âlimlerinin ve evliyanın en büyüklerindendir. Annesi ve babası tarafından peygamberimizin soyundandır. Fıkıh ve hadis ilimlerinde müctehid idi.
          Küçükken annesinden izin alıp ilim tahsili için bir kafile ile Bağdat'a giderken eşkıyalar kafileyi basıp soydular. İçlerinden biri gelip Geylânî hazretlerine sordu:
          - Senin bir şeyin var mı?
          - Evet, 40 altınım var. Koltuğumun altına dikili...
          Hırsız bırakıp gitti. İkincisi de gelip aynı şekilde sorup aynı cevabı aldı. Bunlar reislerine gidip durumu anlattılar. O da çağırıp sorunca, aynı cevabı aldı. Gömleğini söküp altınları çıkarınca sordu:
          - Neden altınların yerini söyledin?
          - Çünkü anneme hiç yalan söylemeyeceğime dair söz verdim. O söze ihanet edemem.
          Eşkıyaların reisi ağlamaya başlayıp; "Bu kadar senedir Rabbime verdiğim söze ihanet ediyorum." diyerek tevbe etti. 60 kadar olan arkadaşı da reislerine; "Yol kesmede reisimizdin, tevbede de reisimiz ol!" diyerek onlar da tevbe etti. Aldıkları malları hep geri verdiler.

          FIKRA

          Öğretmen orhanın defterine "oğlunuz çok konuşuyor" yazıp eve yollar.
          Notu okuyan baba notun altına şunu yazıp gönderir:
          "Buda birşeymi siz birde annesini görün"

          GÜNÜN SÖZÜ

          Ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımız önemlidir. Bailey

          YEMEK MENÜSÜ
          · EKŞİLİ KÖFTE
          · SOS. MAKARNA
          · M.SALATA
          · MEYVE

          ÇOCUĞUNUZA İSİM
          Erkek: AHNES: (Ar.) Er. - Basık ve sivri bu­runlu. Daha çok lakap olarak kullanı­lır.
          Kız: AHRA: (Ar.) Ka. - Daha layık, mü­nasip, uygun

          MANİ

          Nefsim azgın sam yeli,
          Ahmak der ki bu veli,
          Cahiller nefsi bilmez,
          Nefsimiz süper deli.



          BİLMECE

          Hiç yorulmadan dünya yolculuğu yapan şey nedir?
          Cevabı Yarın.
          Dünkü Cevap: Üşütüp, romatizma

          Comment


          • 24 Haziran 2011

            Bugün 24 Haziran 2011 22 Recep 1432 Haziran: 11 Hızır 50 II. Balkan Savaşı'nın Başlamasıı (1913) - Silistre Zaferi (1853) - Diyarbakır'ın fethi (1534)

            HADİS-İ ŞERİF

            Kime ilme uymayan bir fetva verilmişse, bunun günahı o fetva verene aittir. Kim, bir kardeşine, gerçeğin başka olduğunu bile bile, farklı bir irşadda bulunursa ona ihanet etmiş olur. Ravi: Ebu Davud, 3657



            SOHBET--- İMAN VE HİZMET

            Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
            İnsanın yarını değil, beş dakika, hatta bir saniye sonrası bile belli değildir. Her şeyden önce, her an, Allahü teâlânın varlığına muhtacız. İnsana en lüzumlu şey havadır, fakat Allahü teâlânın kudreti her an lâzımdır. Yani o, havadan da daha mühimdir. Her an, hayatta kalabilmek için şarttır. Bütün kâinat,' her an Allahü teâlânın varlığına muhtaçtır.
            Yüce Allaha karşı isyan etmek, düşünülecek, akla sığacak iş değil. Her an O'na muhtacız, O'nun varlığıyla varız. O bizi yoktan var etmiş, rızkımızı yeriyor, her türlü musibetlerden koruyor. Bunun karşılığında istediği tek şey, iman etmek; "Lâ ilahe illallah, Muhammedün Resûlullah" demek. İhlâsla bunu söyleyip, imanımızı muhafaza edip, bu imanla ölürsek, ne kadar günahkâr olursak olalım, şefaat var. Belki azap yar, ama ebedî ateş yok. İnsan iman etse veya Allah korusun inkâr etse, rızkında, ecelinde bir değişiklik olmaz. Yani aynı şeyler için, ya Cennete gidecek veya Cehenneme...
            İman ettikten sonra da, Cenâb-ı Hakkın emirlerine ve yasaklarına uymak gerekir. İbâdet yapmalı, haramlardan sakınmalım fakat iman ettiği hâlde haram işleyen, günahları sevabından-çok olan kimse, imanını muhafaza ederek ölürse, yine Cehennemden kurtulacak, sonunda Cennete gidecek ve orada ebedî kalacaktır.
            Ahir zamanda, fitne fesat çok olur. Dinimizi öğrenmek veya yaşamak yönünden, iş çok zor olur. Yeri gelir, insanlar evine bir din kitabı sokam.az hâie gelir. Sokakta dinimize uygun giyinemez hâle gelir. İbâdetlerini açıkça yapamaz hâle gelir. O zaman Ehl-i sünnet vel cemaat yolunda olup dinimize hizmet edenler, yaptıkları hizmetleri az görmemeli. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından bir kitap verdikleri şahsın belki hayatı fazla değişmeyecek, ama yanlış itikadından sıyrılacak, "Allah var" diyecek, "Peygamberimiz hak" diyecek, "Lâ ilahe illallah, Muhammedün Resûlullah" diyecek, "Bizim gittiğimiz yol iyi değil" diyecek. İşte bu şekilde, ne kadar günahkâr olursa olsun, ebedî yanmaktan kurtulacak. Buna hizmet denmez mi? Mehmet Ali Demirbaş

            FIKRA

            * hülya avşar: "hiç aynaya baktın mı? sen de popstar hali var mı?"
            ajdar: "aynaya değil ama size bakınca kendimi bayağı star gibi hissediyorum"

            GÜNÜN SÖZÜ

            Ne kadar hazin bir çağda yaşıyoruz, bir önyargıyı ortadan kaldırmak atomu parçalamaktan daha güç. Albert Einstein

            YEMEK MENÜSÜ
            · FIRIN KÖFTE
            · PEY. MAKARNA
            · M.SALATA
            · MEYVE

            ÇOCUĞUNUZA İSİM
            Erkek: AHNEF: (Ar.) Er. 1. Ayaklan çarpık ve eğri büğrü olan. Daha çok lakap olarak kullanılır. Ahmet b. Kays, as-habdan.
            Kız: BERRAKA: (Ar.) Ka. - Aydınlık görünüşlü güzel kadın.

            MANİ

            Kalın boynu bükülmez,
            Gözünden yaş dökülmez,
            Arzuları kötüdür,
            Nefsin kahrı çekilmez.



            BİLMECE

            Laz isçilere neden en fazla on dakika mola verdirirler ?
            Cevabı Yarın.
            Dünkü Cevap: Posta pulu

            Comment


            • 24 Haziran 2011

              Bugün 24 Haziran 2011 22 Recep 1432 Haziran: 11 Hızır 50 II. Balkan Savaşı'nın Başlamasıı (1913) - Silistre Zaferi (1853) - Diyarbakır'ın fethi (1534)

              HADİS-İ ŞERİF

              Kime ilme uymayan bir fetva verilmişse, bunun günahı o fetva verene aittir. Kim, bir kardeşine, gerçeğin başka olduğunu bile bile, farklı bir irşadda bulunursa ona ihanet etmiş olur. Ravi: Ebu Davud, 3657



              SOHBET--- İMAN VE HİZMET

              Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
              İnsanın yarını değil, beş dakika, hatta bir saniye sonrası bile belli değildir. Her şeyden önce, her an, Allahü teâlânın varlığına muhtacız. İnsana en lüzumlu şey havadır, fakat Allahü teâlânın kudreti her an lâzımdır. Yani o, havadan da daha mühimdir. Her an, hayatta kalabilmek için şarttır. Bütün kâinat,' her an Allahü teâlânın varlığına muhtaçtır.
              Yüce Allaha karşı isyan etmek, düşünülecek, akla sığacak iş değil. Her an O'na muhtacız, O'nun varlığıyla varız. O bizi yoktan var etmiş, rızkımızı yeriyor, her türlü musibetlerden koruyor. Bunun karşılığında istediği tek şey, iman etmek; "Lâ ilahe illallah, Muhammedün Resûlullah" demek. İhlâsla bunu söyleyip, imanımızı muhafaza edip, bu imanla ölürsek, ne kadar günahkâr olursak olalım, şefaat var. Belki azap yar, ama ebedî ateş yok. İnsan iman etse veya Allah korusun inkâr etse, rızkında, ecelinde bir değişiklik olmaz. Yani aynı şeyler için, ya Cennete gidecek veya Cehenneme...
              İman ettikten sonra da, Cenâb-ı Hakkın emirlerine ve yasaklarına uymak gerekir. İbâdet yapmalı, haramlardan sakınmalım fakat iman ettiği hâlde haram işleyen, günahları sevabından-çok olan kimse, imanını muhafaza ederek ölürse, yine Cehennemden kurtulacak, sonunda Cennete gidecek ve orada ebedî kalacaktır.
              Ahir zamanda, fitne fesat çok olur. Dinimizi öğrenmek veya yaşamak yönünden, iş çok zor olur. Yeri gelir, insanlar evine bir din kitabı sokam.az hâie gelir. Sokakta dinimize uygun giyinemez hâle gelir. İbâdetlerini açıkça yapamaz hâle gelir. O zaman Ehl-i sünnet vel cemaat yolunda olup dinimize hizmet edenler, yaptıkları hizmetleri az görmemeli. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından bir kitap verdikleri şahsın belki hayatı fazla değişmeyecek, ama yanlış itikadından sıyrılacak, "Allah var" diyecek, "Peygamberimiz hak" diyecek, "Lâ ilahe illallah, Muhammedün Resûlullah" diyecek, "Bizim gittiğimiz yol iyi değil" diyecek. İşte bu şekilde, ne kadar günahkâr olursa olsun, ebedî yanmaktan kurtulacak. Buna hizmet denmez mi? Mehmet Ali Demirbaş

              FIKRA

              * hülya avşar: "hiç aynaya baktın mı? sen de popstar hali var mı?"
              ajdar: "aynaya değil ama size bakınca kendimi bayağı star gibi hissediyorum"

              GÜNÜN SÖZÜ

              Ne kadar hazin bir çağda yaşıyoruz, bir önyargıyı ortadan kaldırmak atomu parçalamaktan daha güç. Albert Einstein

              YEMEK MENÜSÜ
              · FIRIN KÖFTE
              · PEY. MAKARNA
              · M.SALATA
              · MEYVE

              ÇOCUĞUNUZA İSİM
              Erkek: AHNEF: (Ar.) Er. 1. Ayaklan çarpık ve eğri büğrü olan. Daha çok lakap olarak kullanılır. Ahmet b. Kays, as-habdan.
              Kız: BERRAKA: (Ar.) Ka. - Aydınlık görünüşlü güzel kadın.

              MANİ

              Kalın boynu bükülmez,
              Gözünden yaş dökülmez,
              Arzuları kötüdür,
              Nefsin kahrı çekilmez.



              BİLMECE

              Laz isçilere neden en fazla on dakika mola verdirirler ?
              Cevabı Yarın.
              Dünkü Cevap: Posta puluaşlamasıı

              Comment


              • 25 Haziran 2011

                Bugün 25 Haziran 2011 23 Recep 1432 Haziran: 12 Hızır 51 Kore Savaşı'nın Başlaması (1950) - Sultan Abdülmecit'in Ölümü (1861) - Prof.Dr. Ahmet Yüksel Özemre'nin vefatı (2008)

                HADİS-İ ŞERİF

                Dini ve ahlakı sizi memnun eden birisi sizden kız talep ederse onu evlendirin. Böyle yapmazsanız, yeryüzünde fitne ve geniş bir fesad çıkar. Ravi: Tirmizi, 1084

                [IMG]http%3a//www.turkresmi.com/resimler/97.jpg[/IMG]

                TARİHTEN SAKLI BİR YAPRAK

                Sultan II. Abdülhamid Hân döneminde Yavuz Sultan Selim Hanın türbedarlığını yapmakta olan bir zat, şiddetli geçim darlığının kendisine verdiği sıkıntılı bir ruh haleti içinde: "Yıllarca türbedarlığını yaptım yoksulluk içindeyim." diyerek türbeye vurur.
                Ertesi sabah aniden Abdülhamid Hân, türbedarı huzuruna çağırarak bir yıllık ihtiyacının hepsini karşılar ve der ki:
                "Bir sıkıntın olduğunda bana gel, dedemi rahatsız etme!"
                Sultan Abdülhamid Hân, Beylerbeyi Sarayı'nda tutulurken, burada nöbet tutan bir polis geçim sıkıntısı içindedir. Bütün gece düşünür, sonunda sabah nöbet bitince denize atlayıp intihar etmeye karar verir. Sabah olur, nöbetini devretmeye birkaç dakika kala sarayın pencerelerinden Sultan bir kese altın atıp; "Evlâdım der, şu keseyi al! Sakın bir daha intihar etmeye kalkışma! intihar çok büyük günahtır!"

                FIKRA

                İngiliz "Golf için bir sopa, bir top ve bir delik gerekir. Bende bir sopa var." demiş. Fransız "Bende de bir top var." demiş. Temel; biraz düşünmüş "Ben oynamıyorum ula!" demiş.

                GÜNÜN SÖZÜ

                Ne kadar bilirsen bil, anlatabildiklerin, karşındakinin anlayabileceği kadardır. Mevlana

                YEMEK MENÜSÜ
                · ETLİ KURU FASULYE
                · PİLAV
                · CACIK
                · K.PAŞA TATLI

                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                Erkek: AHMER: (Ar.) Er. - Kırmızı, kızıl.
                Kız: BERRAK: (Ar.) Ka. 1. Duru, saf, bulanık olmayan, nurlu. 2. Şimşek, parıltı. 3. Kulağa hoş gelen ses.

                MANİ

                Nefsim suçun pek çoktur,
                Masum gibi durursun,
                Kavgaya gücüm yoktur,
                İnsafsızca vurursun.



                BİLMECE

                Karadenizdeki ayakkabilarin içinde ne yaziyormus ?
                Cevabı Yarın.
                Dünkü Cevap: Daha uzun mola verirlerse ne is yaptiklarini unuturlar.

                Comment


                • 26 Haziran 2011

                  Bugün 26 Haziran 2011 24 Recep 1432 Haziran: 13 Hızır 52 Türkiye'nin BM Anlaşması'nı İmzalaması (1945) - Yaprak Aşısı zamanı - Kızılcık Fırtınası - Dünya Uyuşturucu İle Mücadele Günü

                  HADİS-İ ŞERİF

                  Mü'min, mütemadiyen rüzgarın eğici tesirine maruz bir bitkiye benzer; devamlı belalarla başbaşadır. Münafığın misali de çam ağacıdır; kesilip kaldırılıncaya kadar hiç umursamaz. Ravi: Tirmizi, 2870



                  MİRÂC GECESİ

                  Dünya yaratılan benzersiz bir olayı,
                  Yaradan düzenledi sevdiğinden dolayı,
                  Büyük Peygamberine lütfetti bir gül ayı,
                  Yer gök ayağa kalktı güzel Mirâc Gecesi.
                  Cebrail'den bu emri alan essiz Peygamber,
                  Sevinçten heyecandan vücudu doldu kan ter,'
                  Çünkü hiçbir nebiye gelmemişti bu haber,
                  Gizli sırlara oldu çözüm Mirâc Gecesi.
                  Göz kapayıp açınca hemen Kudüs'e geldi,
                  Kutsal Mescid-i Aksa hareketin yeriydi,
                  Önce bir namaz kıldı Meleklerle eğildi,
                  Artık ondan öteye hız al Mirâc Gecesi.
                  Rabbi onu bir anda semalara uçurdu,
                  Mümtaz misafirini âlemlerden geçirdi,
                  Hem de ona dostluğun şerbetini içirdi,
                  Berat emir olundu, özel Mirâc Gecesi.
                  Göğün her bir katında durup durup seyretti,
                  Birçok peygamberlerle görüştü, sohbet etti,
                  Her biri kendisine ümmetinden bahsetti,
                  Dediler hediyeni tez al Mirâc Gecesi.
                  Yolculuğu bir süre Cebrail ile geçti,
                  Fakat büyük meleğin görevi son bulmuştu,
                  Sidre-i Münteha'dan sonrası kendi uçtu,
                  Çağrı yücelerdendi, tez ol Mirâc Gecesi.
                  Konuşma görüşmeden sonra yüce Yaradan,
                  Sordu can ahbabına, ne dilersin armağan,
                  Bunca peygamberime asla nasip olmayan,
                  En gizli muammayı çöz al Mirâc Gecesi.
                  Ümmetine af ile namaz niyaz eyledi,
                  "Ümmetimi bağışla onları yakma!" dedi,
                  Kerem eyle, lütfeyle, diye ayrı söyledi,
                  Ve namaz oldu Haktan nazil Mirâc Gecesi.
                  Rabbimizin affını sağlayan Resûlullah,
                  Şefaatin de bize nasip olur inşallah,
                  Din ve vatanımızı korusun büyük Allah,
                  El açıp yalvar, yakar yücel Mirâc Gecesi.

                  FIKRA
                  adamın biri doktora gider.."doktor bey göğsümün üzerine elimle bastırınca ağrıyor" der..
                  doktor:"bastırma o zaman salak herif!

                  GÜNÜN SÖZÜ

                  Mutluluk her şeyden önce vücut sağlığındadır. Curtis

                  YEMEK MENÜSÜ
                  · MERCİMEK ÇORBA
                  · FIRIN PATATES
                  · BULGUR PİLAVI
                  · CACIK

                  ÇOCUĞUNUZA İSİM
                  Erkek: AHMED: (Ar.) Er. - Çok, en çok övülmüş, methedilmiş. Kur'an-ı Kerim'de Saf suresinin 2. ayetinde: Hz.İsa, İsrailoğullarına: "...adı Ahmed olan peygamberi de müjdeleyici ola­rak geldim" şeklinde geçen isimlen­dirme ile Peygamberimizin isimlerin­den birisi olarak anıldı ve kullanılma­ya başlandı.- Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır. Ahmed-i Muh­tar, Hz. Muhammed (s.a.s).
                  Kız: BERRA: (Ar.). - Doğru sözlü, hayır işleyen kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                  MANİ

                  Geceyi ganimet bil!
                  Her saati nimet bil!
                  Hoca, tevbe ederek,
                  Kalbdeki kirleri sil!



                  BİLMECE
                  Karadenizdeki kola siselerinin altinda ne yaziyormus ?
                  Cevabı Yarın.
                  Dünkü Cevap: Önce parmaklar

                  Comment


                  • 27 Haziran 2011

                    Bugün 27 Haziran 2011 25 Recep 1432 Haziran: 14 Hızır 53 Sokullu'nun Sadrazam Oluşu (1565) - Yarın Mübarek Miraç Kandilidir - Kooperatifçilik Haftası - Uluç Ali Paşa'nın vefatı (1587)

                    HADİS-İ ŞERİF

                    Her ümmet için bir fitne vardır, benim ümmetimin fitnesi de maldır. Ravi: Tirmizi, 2337



                    DAVETSİZ MİSAFİR

                    Arabam birkaç defa tekledikten sonra istop etmiş ve beni bilmediğim bu yerlerde yüzüstü bırakmıştı. Aniden yağmaya başlayan kar ön camı tamamen örttü.
                    Evet, bir hata yaptığımı kabul etmeliydim. Sonunda dağ başında kalakalmıştım. Soğuktan ayaklarımın uyuştuğunu hissediyor ve birbirine vuran dişlerimin takırtısını duyuyordum.
                    Hemen arabadan dışarı çıkarak çevreme göz gezdirdim. Tipi hâlinde yağan kardan gözlerimi zorlukla açabilmeme rağmen, ilerideki ağaçların arasında 3-4 evin bulunduğunu fark ediyordum. Rahat bir nefes aldım ve arabayı kilitleyerek en yakındakine doğru ilerlemeye başladım. Yavaşça çaldığım kapıyı açan kız çocuğu, yüzüme şaşkın şaşkın baktıktan sonra:
                    - Baba!., diye bağırdı. Bir amca geldi.
                    Kalınca bir erkek sesi:
                    - Buyursun, diye cevap verdi. Girsin içeri.
                    Selâm verdikten sonra:
                    - Uzaklardan geliyorum, dedim. Arabam da...
                    Sözümü henüz tamamlamamıştım ki, yataktaki kadın bin-bir güçlükle doğrularak:
                    - Sensin, dedi. Sensin değil mi? Biliyordum geleceğini çok iyi biliyordum.
                    Şaşırıp kalmıştım. Adamlardan biri yanıma sokularak:
                    - Seni, Almanya'daki oğluna benzetmiş olmalı, dedi. Orada bir kadınla evlendikten sonra, yıllardır mektup bile yazmadı.
                    Kadıncağız, şu son anlarında bile onu sayıklıyor.
                    Bulunduğum yerden yatağa doğru ilerlerken, ihtiyar kadın:
                    - Evet sensin, diye tekrarlıyordu. Nihayet geldin demek.
                    Yanına giderek elini öptüm. Perde indiği belli olan gözlerinden akan yaşlarla ıslanmış ve pırıl pırıl olmuştu. Titreyen ellerini yüzümde dolaştırırken:
                    - Evet, dedim, ben geldim.
                    O evde kaldığım iki gün boyunca, ona Almanya'daki hayalî işlerimden, gelininden ve torunlarından bahsettim.
                    İhtiyar kadın, üçüncü günün sabahında vefat etti. Onu köyün kabristanına defnettik. Mezarlıktan ayrılırken, 1000 kilometre ötelerden bu dağ başına sevk ediliş sebebimi artık bilebiliyordum.

                    FIKRA

                    bir gün kahvede otururken bırbırlerıne demıslerkı kapıdan erkek gecerse sut kadın gecerse kahve ıcıcez demısler bakmıslar kapının onunden bulent ersoy gecmıs sutlu kahve ıcmısler

                    GÜNÜN SÖZÜ

                    Mutluluk elin erişebileceği çiçeklerden bir demet yapma sanatıdır.
                    B.Goddar


                    YEMEK MENÜSÜ
                    · KIY. BEZELYE
                    · PİLAV
                    · TARHANA ÇORBA
                    · YOĞURT

                    ÇOCUĞUNUZA İSİM
                    Erkek: AHLAS: (Ar.) Er. - 1. Saf, halis, ka-rışımsız. 2. İyi yürekli, temiz kimse. 3. Kur'anî ıstılahta, Allah'a halis ola­rak yönelip ihlaslılıkta ileri bir dere­ceye varmış kul.
                    Kız: BERNA: (Fars.) - Genç delikanlı, yiğit. - Kadın ve erkek için kullanılır.

                    MANİ

                    Yavaş konuş saygıdan!
                    Kurtul artık kaygıdan!
                    Hemen istiğfar eyle!
                    Uyanınca uykudan!



                    BİLMECE

                    Bir laz pilot uçağı nasıl uçurur?
                    Cevabı Yarın.
                    Dünkü Cevap: Diger taraftan açiniz .

                    Comment


                    • 28 Haziran 2011

                      Bugün 28 Haziran 2011 26 Recep 1432 Haziran: 15 Hızır 54 Şeyh Said'in Vefatı (1925) - Kocaeli'nin Kurtuluşu (1873) - Miraç Kandili - Kara Kuvvetleri'nin Kuruluşu - Kara Kuvvetleri Günü

                      HADİS-İ ŞERİF

                      Ölüyü, (mezara kadar) üç şey takip eder: Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ailesi ve malı geri döner, ameli kendisiyle baki kalır. Ravi: Müslim, 2960



                      MİRAÇ KANDİLİ

                      Recep ayının 27. gecesi Mirâc Gecesi dir. Mirâc, merdiven demektir. Cebrail aleyhisselâm gelip, Peygamber efendimizi, 52 yaşında iken, Recep ayının 27. gecesi, Mekke-i Mükerreme'de Mescid-i Haram'dan Kudüs'te Mescid-i Aksa'ya ve oradan göklere götürdü.
                      İslâm alimleri buyurdu ki:
                      "Mirâc; Resûlullan uyanık hâlde iken, ruh ve mübarek bedeni ile birlikte oldu. Ayet-i kerîme ile sabit olduğundan, Mekke'den
                      Kudüs'e götürüldüğüne inanmayan kâfir olur. Göklere, bilinmeyen yerlere götürüldüğüne inanmayan ise sapık olur."
                      Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem", Mirâc'da Cenneti, Cehennemi, sayısız şeyleri görüp, Kürsî, Arş ve Ruh alemlerini geçip, bilinmeyen, anlaşılamayan, anlatılamayan şekilde, mekansız, zamansız, cihetsiz, sıfatsız olarak Allahü teâlâyı gördü. Hiçbir mahlûkun bilemeyeceği, anlayamayacağı nimetlere kavuşup bir anda, Kudüs'e ve oradan da Mekke-i Mirâc'da 5 vakit namaz farz
                      oldu. Mirâc'dan önce, yalnız sabah ve ikindi namazı vardı mirâc gecesi, akşam-namazı 3 rekât, öteki namazlar 2 rekât farz oldu. Medine-i Münevvere'de ikinci emirle sabah ve akşamdan başkası 4 rekâte çıkarıldı, Hicretin 4. yılında bunlar, misafir için, yine 2'ye indirildi. Ezan okumak da hicretten önce Mekke'de, Mirâc Gecesi başladı, Mirâc hadisesiyle, Müslümanların imanı kuvvetlendi, kâfirlerin düşmanlığı arttı. Peygamberimize kâfirler inanmadı; Mescid-i Aksa'nın kaç kapısı, kaç penceresi yar?.." gibi
                      sorular sordular. Mirâc'da dikkat etmemişti. O anda, Cebrâil aleyhisselâm, Mescid-i Aksa'yı gözünün önüne (Televizyon gibi) getirdi ve cevap verdi.
                      Bu mübarek gecede, diğer mübarek geceler gibi, kaza namazları kılmalı, Kur'ân-ı kerîm ve ilmihâl okumalı, tevbe ve dua
                      etmeli, âlimleri ziyaret etmeli, fakirleri sevindirmen, dünya ve ahiret saadeti için, bütün Müslümanlara dua etmelidir.

                      FIKRA

                      NEREYE BAKIYORLARMIŞ
                      Ünlü Psikiyatr Mazhar Osman bir gün tüm akıl hastalarının duvarda bir yere baktıklarını görmüş.Yanlarına gitmiş, kimse oralı değil, herkes aynı yere bakmaya devam ediyor. Hoca da bakar, ama bir şey göremez. Bakılan yerde bir delik vardır. Hastalara sorar, “Neye bakıyorsunuz öyle? Ben baktım bir şey göremedim.” Hastalardan biri, “Hocam, biz bir saattir bakıyoruz da bir şey göremedik, sen öyle bir bakmayla ne göreceksin!” diye yanıtlar .

                      GÜNÜN SÖZÜ

                      Mutluluğu tatmanın tek çaresi, onu paylaşmaktır. Byron

                      YEMEK MENÜSÜ
                      · ETLİ NOHUT
                      · ŞEH. PİLAV
                      · M.ÇORBA
                      · K.TURŞU

                      ÇOCUĞUNUZA İSİM
                      Erkek: AHKAF: (Ar.) Er. 1. Kum fırtınası 2. Kur'an-ı Kerim'in 6. suresi. Araplar bu ismi, Arabistan'ın güneyinde, kim­senin bilmediği ve giremediği çöle vermişlerdir.
                      Kız: BERMAL: (Fars.) Ka. - Dağ tepesi, doruk. - (bkz. Şahika, zirve).

                      MANİ

                      Köyde orak biçerken,
                      Yoldan gelip geçerken,
                      Besmeleyi unutma!
                      Bir şey yiyip içerken.



                      BİLMECE

                      Bir lazı sınıfta nasıl teşhis edebilirsiniz?
                      Cevabı Yarın.
                      Dünkü Cevap: Dinamitle.

                      Comment


                      • 29 Haziran 2011

                        Bugün 29 Haziran 2011 27 Recep 1432 Haziran: 16 Hızır 55 Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün Kuruluşu (1938) -Yaprak Fırtınası - II.Balkan Savaşı'nın Başlaması (1913)

                        HADİS-İ ŞERİF

                        Allah'ın en çok sevdiği yerler mescidlerdir. Allah'ın en ziyade nefret ettiği yerler de çarşı ve pazarlardır. Ravi: Müslim, 671



                        EN UZUN TUP GEÇİT

                        Çin'in en uzun nehri olan Yangzı'nın Şanghay bölümünde inşa edilen, dünyanın en uzun tüp geçidi hizmete açıldı. Verilen habere göre, 12.6 milyar yüen'e (2.77 milyar TL) mal olan 25.5 kilometre uzunluğundaki tüp geçidin r inşaatı 5 yılda tamamlandı.
                        Geçidin tamamlanmasının ardından, Çin'in üçüncü büyük adası Çongming ile Şanghay şehri karadan birbirine bağlandı. Tüp geçidin en derin kısmı, nehir yüzeyinin 55 metre altında bulunuyor. (Japonya'nın Tokyo Körfezindeki tüp geçit ise 50 metre derinden geçiyor.)
                        Öte yandan aynı kaynaklar, Çongming adasından bölgenin kuzeyindeki Ciangsu eyaletine başka bir köprü ve tüp geçidin
                        inşaatının başladığını duyurdu.

                        FIKRA

                        birgün james bond karadenize gelir ve temelle karşılaşır james bond temele ben bond james bond der temelde ben mel te mel der

                        GÜNÜN SÖZÜ

                        Mutluluğun değerini, onu kaybettikten sonra anlarız. Plautus

                        YEMEK MENÜSÜ
                        · ETLİ TÜRLÜ
                        · BULGUR PİLAVI
                        · YOĞURT
                        · SÜTLAÇ

                        ÇOCUĞUNUZA İSİM
                        Erkek: AHİD: (Ar.) Er. 1. Bir şeyin yerine getirilmesini emretmek. 2. Söz ver­mek. Emir, talimat, taahhüt, anlaşma, yükümlülük.
                        Kız: BERİRE: (Ar.) Ka. - İnam ve ihsan sahibi. Saliha ve vazifesini yapan hanım.

                        MANİ

                        Hakkın keremi boldur,
                        Akan çeşmeden doldur,
                        Ehl-i sünnet inancı,
                        Hakk’a giden tek yoldur.



                        BİLMECE

                        Bir lazı cenazede nasıl teşhis edebilirsiniz?
                        Cevabı Yarın.
                        Dünkü Cevap: Öğretmen tahtayı silerken oda defterini siler.

                        Comment


                        • 30 Haziran 2011

                          Bugün 30 Haziran 2011 28 Recep 1432 Haziran: 17 Hızır 56 Çocuk Esirgeme Kurumu'nun Kuruluşu (1920) - II.Mahmud Hanın vefatı (1839) - Emekliler Günü

                          HADİS-İ ŞERİF

                          Mü'mine zarar veren veya hile yapan mel'undur. Ravi: Tirmizi, 1942



                          DÜNYA ----GÜNEŞ TUTULMASI

                          Varın parçalı güneş tutulması meydana gelecek ve Türkiye'den görülemeyecektir. Hint Okyanusunun güneyinde (Antarktika ile Afrika'nın güneyi arasında kalan kısım) izlenebilecektir.
                          * * *
                          Geçen yıl Afrika 11 dakika karanlığa gömüldü. 15 Ocak 2010 tarihinde saat 07.14'te Orta Afrika Cumhuriyeti'nin batısı ve Çad'ın güneybatısında başlayan güneş tutulması gölgesi, daha sonra sırasıyla Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Uganda, Kenya ve Somali'nin güney ucuna geçti. Bin yılın en uzun güneş tutulması, Afrika kıtasının orta kesimleri ve doğusunu karanlık ve soğuk içinde bıraktı.
                          Tutulma, daha sonra Hindistan ve Çin'e doğru Hint Okyanusu'nda yoluna devam etti. Güneş'in Ocak ayında Dünya'ya en yakın mesafede olması ve Ay'ın da bu anda en uzakta olması, aynı zamanda Güneş'i tamamen kapatamadığından Ay'ın çevresinde bir Güneş diski (halkası) meydana geldi.
                          Hint Okyanusu'nda en uzun süre meydana gelen tutulma 11 dakika 8 saniye sürdü. NASA'nın verdiği bilgiye göre, 23 Aralık 3043'e kadar böyle uzun güneş tutulması meydana gelmeyecek. Saat 10.59'da sona eren tutulma, Dünya yüzeyi boyunca 12 900 km yol kat etti.

                          II. MAHMUD HÂN

                          Osmanlı padişahlarının 30'uncusu ve islâm halîfelerinin 95'incisidir. Sultan I. Abdülhamid Hânın oğlu ve Sultan Abdülmecid Hânın babasıdır. 1785'de doğup, 1839'da vefat etmiştir. 1808 yılında tahta çıkarak, padişah ve halîfe oldu; Zamanında, pek çok imar faaliyetleri olmuştur. Bozulmuş olan Yeniçeri ocağını kaldırdı. Arabistan'da sükûneti temin etti. Harbiye ve Tıp Fakültesi'ni kurdu ve Beyazıd'da yansın, kulesini yaptırdı. Tophane'de Nusratiye camii, Bahçekapı da' Hidâyet, Üsküdar'da Adliye camilerini yaptırdı. Unkapanı; Köprüsü, Beylerbeyi ve Çırağan saraylarını, Galatasaray Lisesi'ni inşa ettirdi. Eyüp Sultan hazretlerinin türbesini tamir,
                          ettirdi. Kendi türbesi Çemberlitaş 'tadır.

                          FIKRA

                          GÜZEL DUL
                          Temel'e hani sen güzel bir dulla evlenecektin, ne oldu diye sormuslar.
                          Kocasinun ölmesinu pekleyrum , demis.
                          Suna'nın başı ağrıyordu. Doktor çağırdılar. Doktor hap vererek dedi ki:
                          - Bu hap şimdi senin baş ağrını geçirir. Peki onu kolay yutabilecek misin?
                          Kolay yutmasına yutarımda, hap mideme girdikten sonra başıma giden yolu nereden bulacak?

                          GÜNÜN SÖZÜ

                          Öğüt vermek kolay,örnek olmak zordur. La Rochefaucauld

                          YEMEK MENÜSÜ
                          · SOS.KAR.KIZARTMA
                          · MAKARNA
                          · YOĞURT
                          · SİGARA BÖREĞİ

                          ÇOCUĞUNUZA İSİM
                          Erkek: AHİ: (Ar.) Er. 1. Ahi ocağına mensup olan kimse. 2. Cömert, eliaçık. Ahi Benli Hasan. Türk şairi. Yavuz döne­minde yaşamış ve Şirinu Perviz mes­nevisini yazmıştır.
                          Kız: BERİA: (Ar.) Ka. - Olgunluk ve güzelliğiyle akranlarından üstün olan sevgili.

                          MANİ

                          Karanlığa ok atma!
                          Helale haram katma!
                          Kir pas tutan kalbini,
                          Alkol ile yıkatma!



                          BİLMECE

                          Kan kırmızı, süt beyaz,Fındık kabuğuna girer,Kale kapısına sığmaz.
                          Cevabı Yarın.
                          Dünkü Cevap: Sadece o hediye getirmiştir.

                          Comment


                          • 1 Temmuz 2011

                            Bugün 1 Temmuz 2011 29 Recep 1432 Haziran: 18 Hızır 57 Kabotaj Kanunu Kabul Edildi (1926) - III. Ahmet'in Ölümü (1736) - Kabotaj ve Denizcilik Bayramı

                            HADİS-İ ŞERİF

                            Allah'ın zikri dışında kelamı çok yapmayın. Zira, Allah'ın zikri dışında çok kelam, kalbe kasvet (katılık) verir. Şunu bilin ki, insanların Allah'a en uzak olanı kalbi katı olanlardır. Ravi: Tirmizi, 2413



                            BİR İHTİYAR MÜMİNİN MÜNACATI

                            Ya Rabbî! Senin lütuf, kerem ve inayetinle büyük sıkıntılar görmeden, uzun bir ömür yaşadım. Bu hayatın içinde, sana karşı, pek çok günah işledim. İrâde-i cüziyyemi, senin razı olmadığın şeylere sarf ettim. Artık sana rücû' etmek zamanım pek yakın. Bundan sonraki, dünya ve ahiret hayatımın safhaları şu olacak:
                            Dünya elemleri, sekerât-ül-mevt, kabir hayatı, haşr âlemi, mükâfat ve mücâzât ihtimâlleri...
                            Büyük günahlarımla, bu tehlikeli geçitlerden, nasıl geçeceğimi bilmiyorum. Affına kavuşamaz-sam, hâlim ne olacak? İstiğfar ve dualarım, kabule lâyık olacak mı bilmiyorum. Senin af ve mağfiret sıfatın, tek ümidimi Senden başka kime sığı-nabılırımr
                            Yâ Rabbî! Sana inanıyorum. Kitabında bildirdiğin gibi inanıyorum. Kitabına ve Resulüne "sallal-lahü aleyhi ve sellem" inanıyorum. Hudutsuz büyüklüğünü anlatan kâinatı, gözlerimle görüyorum. Azametini, bana ihsan ettiğin aklımla, anlıyorum. Günahlarımın, af ve mağfiret deryan içinde, bir damla bile olmadığını da, biliyorum, işle-diğim günahlardan pişmanlık duyuyorum. Pişmanlık duygularımı eksiltme! Bu duygularımı, elem derecesine çıkart yâ Rabbî!
                            Yâ Rabbî! Sen af etmeyi seviyorsun. Beni de, af ettiğin kulların içine al! Sen Gafûrürrahîmsin yâ Rabbî!. Hayri Aytepe Emekli tümgeneral
                            Not: Hayri Aytepe "rahmetullahi teâlâ aleyh", 10 Eylül 1966 günü İstanbul'da vefat etmiştir. Edirnekapı Kabristanındadır.

                            FIKRA

                            Lokantaya giden Temel garsondan bardak istemiş.
                            Garson da masada ters duran bardakları göstererek:
                            -- Masada var ya' demiş...
                            Temel bardağı eline almiş ve biraz inceledikten sonra kaşlarını çatmış ve sítem dolu bir sesle konuşmuş:
                            -- Onlarín dibi deìik, üstü kapalì demiş...

                            GÜNÜN SÖZÜ

                            Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir Dünyada,kendin olarak kalabilmek,dünyanın en zor savaşını vermek demektir.Bu savaş bir başladımı,artık hiç bitmez!...E.e Cummings

                            YEMEK MENÜSÜ
                            · KARIŞIK PİDE
                            · DOMATES ÇORBA
                            · KAŞIK SALATA
                            · AYRAN

                            ÇOCUĞUNUZA İSİM

                            Erkek: AKDİL: (Tür.) Er. - İyi, doğru, güzel konuşan kişi.
                            Kız: AKKIZ: (Ar.) Ka.- Beyaz kadın.

                            MANİ

                            Verme gönül dünyaya!
                            Dünya sana kalır mı?
                            Bu kişi dost katına,
                            Yüz akıyla çıkar mı?



                            BİLMECE

                            Mavi tarla üstünde,Beyaz güvercin yürür.
                            Cevabı Yarın.
                            Dünkü Cevap: Bilmecenin cevabı içindedir: (Kan, süt, fındık, kale.)

                            Comment


                            • 2 Temmuz 2011

                              Bugün 2 Temmuz 2011 1 Şaban 1432 Haziran: 19 Hızır 58 Peygamberimizin Kuba Mescidini İnşaa Etmesi (622) - Yunanistan Türkiye'ye Harbi (1917) - Kıbrıs'ın fethine başlanması (1570) - Hac'da tünel faciası (1990) "1426 ölü"

                              HADİS-İ ŞERİF

                              Allahu Teala hazretleri şöyle seslenir: "Beni bir gün zikreden veya bir makamda benden korkan kimseyi ateşten çıkarın!". Ravi: Tirmizi, 2597



                              ŞABAN AYI BAŞLADI

                              Dinimizin kıymet verdiği mübarek üç aylardan ikincisi olan Şaban ayı başladı. Allahü teâlâ, Şaban ayını, Peygamberimize "sallallahü aleyhi ve sellem" mahsus kılmıştır. Hadîs-i şerifte buyuruldu ki:
                              (Şaban-ı şerif, benim kendime mahsus bir aydır. Hak teâlâ hazretleri Arş-ı âlânın meleklerine azamet-i şâniyle buyurur ki: "Ey benim meleklerim, gördünüz mü? Benim kullarım, sevgilimin ayına tazim ve hürmet ediyorlar. İzzetim, celâlim hakkı için ben de kullarımı af ve mağfiretime nail eyledim.")
                              Şaban ayında oruç tutmakla ilgili hadîs-i şerifte buyuruldu ki:
                              "Her kim, Şaban-ı şerifte üç gün oruç tutarsa, Hak teâla, Cennet-i âlâda ona bir yer hazırlar."
                              Şaban ayının son günleri gökte hilâli aramak da ibâdettir. Çünkü, oruca Ramazan hilâlini görmekle başlanır. Şaban-ı şerif, hayırların çoğaldığı, bereketlerin indiği, hataların terk edildiği, günahların örtüldüğü bir aydır. Bu ayda Peygamber efendimize çok salevât-ı şerife okumalıdır.

                              FIKRA

                              Temel gittiği göz doktoruna dert yanıyordu.
                              -- Ne zaman çay içsem sağ gözüm ağrıyor doktor bey.
                              Doktor, Temel'ın gözlerini kontrol ettikten sonra anlamlı anlamlı başını salladı ve gülerek cevap verdí:
                              -- Hımmm. Durunı anlaşıldi. Çay içmeden önce kaşığı bardaktan çikarın. O zaman sağ gözünüz ağrımaz.

                              GÜNÜN SÖZÜ

                              Savaşın iyisi, barışın kötüsü yoktur. Benjamin Franklin

                              YEMEK MENÜSÜ
                              · EV MANTI
                              · MELEMEN
                              · YOĞURT
                              · MEYVE

                              ÇOCUĞUNUZA İSİM
                              Erkek: AKYOL: (Tür.) Er. - Dürüst, doğru ve iyi yol.
                              Kız: BEYTİYE: (Ar.) Ka. - Eve ait, evle ilgili.

                              MANİ

                              Hak diye haykırmadan,
                              Yalvarıp yakarmadan,
                              İmana eremezsin,
                              Haçını çıkarmadan.



                              BİLMECE

                              İki dereden sel gelir,Beş kardeş karşılar.
                              Cevabı Yarın.
                              Dünkü Cevap: Yelkenli..

                              Comment


                              • 3 Temmuz 2011

                                Bugün 3 Temmuz 2011 2 Şaban 1432 Haziran: 20 Hızır 59 Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün açılışı (1988) - Sultan Reşad Hanın vefatı (1918) - Sam Rüzgarları

                                HADİS-İ ŞERİF

                                Kim, (din) kardeşinin ırz ve namusunu onu gıybet edene karşı savunursa, Allah da kıyamet günü o kimseyi cehennemden korur. Ravi: Tirmizi, Birr 20



                                BİZE GELİNCE SIRA

                                Yolun basındasın sen,
                                Kâmil kılavuz ara.
                                Hüsnü niyetin varsa,
                                Kışlar döner bahara.
                                O'na koş, O'na sığın,
                                Başın düşünce dara.
                                Sevgili pınar olsun,
                                İçinde yanan hara.
                                Günaha doymayanlar,
                                Hazır olsunlar nâra.
                                Üç hastalıktan sakın,
                                Mevki, şöhret ve para.
                                Bunu yazdı, söyledi,
                                Asırlardır şuâra.
                                Benlik kavgasıdır hep,
                                İçimizdeki yara.
                                Görmüş gibi inandık,
                                Bilinmez bir diyara.
                                Sen koru bizi Rabbim,
                                Fırsat verme ağyara.
                                Arslan gibi kükrerken,
                                Şimdi geldik nazara.
                                Ve çıktı ipliğimiz,
                                En sıradan pazara.
                                Bir yangın oldu bitti,
                                Fırsat yok ahu-zâra.
                                Biz koyduk dinamiti,
                                Kaldığımız hisara.
                                Baş üstünde taç iken,
                                İtildik bir kenara.
                                Eller taş attı bizim,
                                Koştuğumuz pınara.
                                Fikir sorulmaz oldu,
                                Artık eski çınara.
                                Nerde gül kokan iklim,
                                Bağdat, Taşkent, Buhara?
                                Kendimizi bıraktık,
                                Garptan esen rüzgâra.
                                Bir bataklığa çıktı,
                                Yolumuz vara vara.
                                Nazar eyledim şehre,
                                Ağlatan bir manzara.
                                Dünya sen de gidersin,
                                Üfürülünce sûra!
                                …..
                                Gel, sıyrıl tembellikten,
                                Düşünme kara kara.
                                Sen ulaşmak istersen,
                                Birbir yol gider Yâr'a.
                                Aşkı bilmek dilersen,
                                Sor Hallac-ı Mansur'a.
                                Bütün eğri yolları,
                                Gelin çekelim dara.
                                Bulan bulur elbette,
                                Bağdat'ı sora sora.
                                Birgün biz de gideriz,
                                Bize gelince sıra...

                                FIKRA

                                Adamın biri otele gelir:
                                -- Burada bír gece kalmak istiyorum. Fakat oda istemiyorum.
                                -- Oda istemiyor musunuz?
                                -- Hayır ben uyur gezerim. Uzun bir koridorunuz varsa, mesele yoktur. Sabaha kadar dolaşır dururum.

                                GÜNÜN SÖZÜ

                                Sanatın vazifesi, tabiatı kopya etmek değil, tabiatı ifade etmektir. Balzac

                                YEMEK MENÜSÜ
                                · KIYMALI PİDE
                                · DOMATES ÇORBA
                                · ÇOBAN SALATA
                                · AYRAN

                                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                                Erkek: AKYİĞİT: (Tür.) Er.- Dürüstlüğü ve temizliğiyle tanınmış yiğit.
                                Kız: ALCAN: (Tür.) Ka. - Can alıcı güzel. Can alan, cesur, yürekli.

                                MANİ

                                Elbet yalan dünyasın,
                                Tutup yolan dünyasın,
                                Ahmak yüzüne gülüp,
                                Sokan yılan dünyasın.



                                BİLMECE

                                Bir kaşığa un koydum,Ortasına kan koydum.
                                Cevabı Yarın.
                                Dünkü Cevap: Burun, El

                                Comment

                                Working...
                                X