fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 4 Temmuz 2011

    Bugün 4 Temmuz 2011 3 Şaban 1432 Haziran: 21 Hızır 60 Barbaros'un Vefatı (1549) - ABD'nin istiklalini kazanmas (1776)

    HADİS-İ ŞERİF

    Allah Teala hazretleri bir kulun hayrını diledi mi ölümünden önce salih amel işlemede muvaffak kılar! Ravi: Tirmizi, 2134



    HER İŞTE ALIN TERİ

    Ulu bir kavak ağacının dibinde bir kabak filizi biter. Bahar ilerledikçe kabak bitkisi kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlar. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyür ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelir. Kabak bitkisi bir gün dayanamayıp kavağa sorar:
    - Sen ne kadar zamanda bu hâle geldin?
    - 10 yılda bu hâle geldim. Kabak gülerek cevap verir:
    - On yılda mı? Ben neredeyse 2 ayda seninle aynı boya geldim bak!
    - Doğru. Öyle oldu.
    Günler günleri kovalar ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yapraklar sararmaya ve düşmeye, soğuklar arttıkça da gövdesi aşağıya doğru inmeye başlar. Kabak endişe ile kavak ağacına sorar:
    - Neler oluyor bana böyle?
    - Ne olacak ölüyorsun.
    - Niye böyle çabuk ölüyorum ben?
    - Benim 10 yılda geldiğim yere, sen 2 ayda gelmeye çalıştığın için öyle oluyor...
    Nükte: Çalışmadan, emek harcamadan gelinen nokta başarı sayılmaz. Kolay kazanılan kolay kaybedilir. Her işte alın teri ve emek şarttır.

    FIKRA

    Bir gün Bismark, harpte yararlılık gösteren bir askere madalya takarken:
    -- Asker, yüz altın mı istersin, yoksa bu madalyayı mı?
    Asker:
    -- Madalyanın kıymeti nedir? der. Bismark:
    -- Maddi kıyıııeti aşağı-yukarı üç altın, diye cevap verir.
    Asker :
    -- Öyleyse 97 altınla madalyayı isterim! der.

    GÜNÜN SÖZÜ

    Sanat tabiatı taklitrten başka bir şey değildir. Seneca

    YEMEK MENÜSÜ
    · KIYMALI YUMURTA
    · PEY.MAKARNA
    · YOĞURT
    · MEYVE

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: AKYIL: (Tür.) Er. -Temiz, güzel se­ne. - Erkek ve kadın adı olarak da kullanılır.
    Kız: AKYILDIZ: (Tür.) - Akşama doğru doğan parlak yıldız. Çoban yıldızı, sa­bah yıldızı.

    MANİ

    Gerçeği bilen gelsin!
    Ölmeden ölen gelsin!
    Mevla’dan başkasını,
    Gönlünden silen gelsin!



    BİLMECE

    İstanbul-Trabzon uçağında niçin film gösterilmiyormuş?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Mangal, Kül, Ateş.

    Comment


    • 5 Temmuz 2011

      Bugün 5 Temmuz 2011 4 Şaban 1432 Haziran: 22 Hızır 61 Antalya'nın Düşman İşgalinden Kurtuluşu (1921) - Cezayir'in istiklali (1962) - (Akşehir) Nasreddin Hocayı Anma Haftası

      HADİS-İ ŞERİF

      "Ben kıyamet şöyle yakın olduğu halde gönderildim!" buyurdular ve şehadet parmağıyla orta parmağını yanyana gösterdiler. Ravi: Müslim, 2950



      MESUT OLMAK İÇİN

      İnsanın dünyada ve ahirette mesut olması için, Müslüman olması lâzımdır. Dünyada mesut olmak, rahat yasamak demektir. Ahirette mesut olmak Cennete gitmek demektir. Allahü teâlâ, kullarına çok acıdığı için, mesut olmak yolunu, Peygamberler vasıtası ile kullarına bildirmiştir. Günkü insanlar bu saadet yolunu, kendi akılları ile bulamazlar. Peygamberlerin "aleyhimüsselâm" hepsi, Allahü teâlânın bildirdiği şeyleri söylemişlerdir. Peygamberlerin söyledikleri saadet yoluna Din denir. Muhammed aleyhisselâmın bildirdiği dine İslâmiyet denir. Âdem aleyhisselâmdan beri binlerce Peygamber gelmiştir. Peygamberlerin sonuncusu Muhammed aleyhisselâmdır. Diğer Peygamberlerin bildirdikleri dinler, zamanla bozulmuştur. Simdik saadete kavuşmak için İslâmiyeti öğrenmekten başka çare yoktur.

      DONDURMA YEMEK

      Yazın, boğazı İltihaplı çocukların sayısının artmasının başlıca sebebi dondurmadır. Dondurma, diş iltihabı, alerjik bronşit, bademcik iltihabı gibi çocuklar için ciddi problemler doğurmaktadır. Küçükken sık sık boğaz iltihabı geçiren çocuklarda kalp romatizması ve böbrek iltihapları da görülmektedir. Dondurma, boğazdaki koruyucu sistemleri bozarak, mikropların vücuda girişini hızlandırmaktadır.
      Dondurma, sütten yapıldığı için, soğuk tehlikesi yanında, mikropların sütte çok kolay üremesiyle gıda zehirlenmelerine de yol açabilir. Ayrıca yüksek ateş, şiddetli mide, bağırsak krampları ve bazen da sinir sisteminin uyarılmam sına bağlı olarak havalelere sebep olur. Dondurma yenildiği takdirde, az miktarda ağızda eritilerek yenmeli ve temiz olan yerlerden alınmalıdır.

      FIKRA

      Garson Temel'i, lokantanın nıüşterilerinden biri, yanına çağırıp, azarladı:
      -- Bana getirdiğin tavuğun bir bacağı diğerinden daha kısa. Bu ne rezalet?
      Temel, öfkeyle cevap verdi:
      -- Ben sana o tavuğu dans edesin diye değil, yiyesin diye getirdim!..

      GÜNÜN SÖZÜ

      Saf mantıksal düşünce, dünyayı anlamamız için yeterli değildir.Gerçeğe ilişkin tüm bilgiler deneyimle başlar, deneyimle biter. Saf mantıksal bir çerçeve içinde sunulan görüşler boş bir gerçektir. Shirley Mc Lyne

      YEMEK MENÜSÜ
      · FIRIN PİLİÇ
      · PİLAV
      · ÇOBAN SALATA
      · SPANGLE

      ÇOCUĞUNUZA İSİM
      Erkek: AKTEMÜR: (Tür.) Er. - Akdemir.
      Kız: BEYSUN: (Tür.) Ka. - Nazik insan.

      MANİ

      Kabından taşma oğlum!
      Haddini aşma oğlum!
      Hoca der, yol çoksa da,
      İslam'dan şaşma oğlum!



      BİLMECE

      Dolapta iskelet ne anlama gelir?
      Cevabı Yarın.
      Dünkü Cevap: -Film bitince uçaktakiler arka kapıdan çıkıyorlarmış.

      Comment


      • 6 Temmuz 2011

        Bugün 6 Temmuz 2011 5 Şaban 1432 Haziran: 23 Hızır 62 Hicaz'ın Osmanlı Sınırlarına Katılması ve Mukaddes Emanetin Yavuz'a teslimi (1517) - Erzincan, Başbağlar köyü katliamı (1993) "33 ölü"

        HADİS-İ ŞERİF

        Yeryüzünde, masiyet ve sıla-i rahmi koparıcı olmamak kaydı ile, Allah'tan bir talepte bulunan bir Müslüman yoktur ki, Allah ona dilediğini vermek veya ondan onun mislince bir günahı affetmek suretiyle icabet etmesin. Ravi: Tirmizi



        OBRUK GÖLLERİ

        Konya havzasında 20'yi askın obruk bulunuyor. Bunların en meşhuru 300 m çapı ve 145 m derinliği ile Kızören Obrugu'dur. Çevrede bulunan Gölhöyük, Meyil ve Çıralı obrukları da diğer ilgine olanlardan bazılarıdır. Karstik yapıdaki obruk göllerinin tamamı, adeta bir bostan kuyusu görünümünde olup, kenarları meyilli bir dikliktedir. Kızören obruğunun suları zeminden 25 metre aşağıdan başlar. Çıralı Obruğunun huni seklinde ki boşluğu 80 metredir.
        Konya, Aksaray, Ulukışla ve Karaman dörtgeni içinde kalan bu göller, çevredeki kalkerli kayaların çökerek bir kuyu gibi oyulmasından meydana gelmiştir. Bütün obruk göllerinin suları tatlı olup, yer altı suları ile beslenirler.

        FIKRA

        İki Kayseri'li maç sahasının önünde köfte satarken Birisi diğerine şöyle der.
        - Ula Ehmet bir bilet al maçı öğren gel, der.
        Ehmet gider ve maçı öğrerüp gelir durumu Arkadaşına anlatır:
        - 2 direk dikiyler, ortaya bir kabak koyiyler. 21 avanak peşinde koşiyler. 2 direğin arasına girince gool diye bağriyler, birde utanmadan kısa don giyiyler.

        GÜNÜN SÖZÜ

        Sabahleyin kaybedeceğin bir saatin bütün gün zararını çekersin. William Whately

        YEMEK MENÜSÜ
        · PİLİÇ ŞİŞ
        · MISIRLI PİLAV
        · ŞEHRİYE ÇORBA
        · K.PAŞA TATLI


        ÇOCUĞUNUZA İSİM
        Erkek: AKTEKİN: (Tür.) Er. - Parlak, gör­kemli, temiz huylu yiğit.
        Kız: BEYHAN: (Tür.) Ka. - Hükümdarların üstünü. Seçkin han. Beyhan Sultan: Mustafa III. kızı.

        MANİ

        Büyükleri say oğlum!
        Kötülükten cay oğlum!
        Doğru kitap vererek,
        Dinimizi yay oğlum!



        BİLMECE

        Rize'deki köpeklerin burnu neden basıktır?
        Cevabı Yarın.
        Dünkü Cevap: -laz saklambaç oynamış.

        Comment


        • 7 Temmuz 2011

          Bugün 7 Temmuz 2011 6 Şaban 1432 Haziran: 24 Hızır 63 Hatay'ın Kurtuluşu (1938) - Londra'da terör (2005) "4 patlama 52 kişi öldü" - Şeyhülislam Hayri Efendi'nin vefatı (1921)

          HADİS-İ ŞERİF

          Sizi yöneten büyüklerinize sövmeyin! Onların iyi olmaları için dua edin. Çünkü onların iyi olmaları, sizin iyi olmanız demektir. Ravi: Ebû Ümâme, Taberânî.



          SAĞLAM MÜŞTERİ

          Fâtih Sultan Mehmed Hân zamanında, Karadeniz kıyısındaki Amasra şehri, Müslümanlar arasında kalmış bir Hisardı. Kralı dahi Frenk'ti. Ana-dolu'dan kaçan esirler, o hisara girip kurtulurlardı. Amasralı tekneler dahi bazen, denize açılıp, Karadeniz'de korsanlık ederlerdi...
          Bunların hâlleri, Mücâhidler Sultanı Fâtih Sultan Mehmed Hânın kulağına erişti. Padişah sordu:
          - Orası ne biçim yerdedir ki, Cennetlik babam ve dedelerim niçün bırakmışlar orasını?
          Veziri cevap verdi:
          - Devletlû Sultanım! Ol hisarın alınmayışına sebep, ola ki; Amasra'yı dahi, Sultanım fethede... Hak teâlânın takdiri,
          böyle kararlaştırılmış ola...
          Padişah şöyle buyurdu:
          - Tezce hazırlık görün ki, varalım... Allahü teâlâ, neyi mukadder kıldıysa, onu dahi görelim...
          Koca Vezir gemileri donattı. Güvendiği yoldaşlarla, Amasra'ya yolladı...
          Padişah dahi, ordusu ile karadan yürüdü. Akyazı'dan aşıp Bolu'ya çıktı. Oradan da varıp, Amasra'ya indi.
          Denizden tekneler dahi gelip, Amasra'nın limanına girdiler. Lenger atıp, palamar bağladılar... (Demir atıp, halat bağladılar.)
          Amasra Tekfuru gördü ki; kendisinin gayet sağlam müşterisi çıktı!.. Şu kadar sağlam ki; kendisi Hisarı satsa da sat-masa da, Fâtih Sultan Mehmed Hân alacaktır!..
          Hisarda bulunan kendi adamlarına dedi ki:
          - Ey yoldaşlar!.. Bu müşteri, bizim Hisarı minnetsiz alır, Yaylarımızı eğriltir, oklarıma ufaltırlar. Kendi kılıçlarımızla, kendi boyunlarımızı keserler. Bütün bunlar başımıza gelme-; den, hoşlukla hisarı verip, hoş, kişi olmak yeğdir...
          Ve öyle de yaptılar. Hisarın kilidini Fâtih Sultan Mehmed Hâna teslim ettiler.
          O gün Cuma idi. Bütün askerlerle kılınan Cuma namazında, İslâm Hutbesi okundu.; Bu tarihten sonra da o hisar ve çevresi Osmanlı yurdu oldu.

          FIKRA

          İngilizler ve İskoçlar arasında yıllardır süren bir tartışma vardır. İngilizler her defasında İskoç kahvelerini basıp "Wilsonlar ayağa kalksın" deyip Wilsonları kurşuna dizip arkasından da "Eriksonlar ayağa kalksın" deyip Eriksonları kurşundan geçirirlerdi. Bu olay İskoçların çok moralini bozmaya başlamıştır. Toplanıp bu olaya bir çözüm getirmeye çalışmışlar içlerinden en hakiki İskoç "buldum" diye bağırır. Wilsonlar ayağa kalksın dediklerinde Eriksonlar ayağa kalksın, Eriksonlar ayağa kalksın dediklerinde Wilsonlar ayağa kalksın; böylece onları kandırmış oluruz.

          GÜNÜN SÖZÜ

          Sabahleyin erken kalkarak, gecenin gündüz olmak izin geçirdiği değişime şahit olmayanlar, yeryüzünde hiçbir şey görmemişlerdir. Alain

          YEMEK MENÜSÜ
          · KADINBUDU KÖFTE
          · MERCİMEK ÇORBA
          · ÇOBAN SALATA
          · FIRIN SÜTLAÇ

          ÇOCUĞUNUZA İSİM
          Erkek: AKTAŞ: (Tür.) Er. - Mermer.
          Kız: BEYDA: (Ar.) Ka. 1. Tehlikeli yer. 2. Sahra, çöl. 3. Mekke ile Medine arasında düz bir yer.

          MANİ

          Büyükleri say oğlum!
          Kötülükten cay oğlum!
          Doğru kitap vererek,
          Dinimizi yay oğlum!



          BİLMECE

          Lazlar buzdolabında niçin boş şişe bulundurur?
          Cevabı Yarın.
          Dünkü Cevap: -Park etmiş otomobilleri kovaladıkları için.

          Comment


          • 8 Temmuz 2011

            Bugün 8 Temmuz 2011 7 Şaban 1432 Haziran: 25 Hızır 64 Kırklareli'nin Kurtuluşu (1920) - Mehmed Ali Paşa'nın Mısır valiliği (1805) - Bevarih (sıcak rüzgarlar'in sonu

            HADİS-İ ŞERİF

            Üç şey vardır geciktirilmez: Vakti geldiğinde namaz, hazır olduğunda cenaze ve dengi bulunduğunda bekar. Ravi: Cami'u's Sağir



            İSTİĞFAR ve SABRETMEK

            Bir çocuk ve bir hayvan yavrusu dünyaya gelir gelmez, bütün azaları ve his organları çalışmaya başlıyor. Bunların ahenkli, muntazam çalışmalarıyla yaşamaya devam ediyor. Bu hâl, bütün akıl sahiplerini, bütün ilim adamlarını hayrette bırakıyor. Bu organları var eden ve böyle çalıştıran sonsuz kuvvet sahibinin ismi Allah tır. Allanın var olduğunu anlamayan kimse yoktur. İnsanların gözünde kuvvet olsaydı, kendisini görürlerdi. Her insana, her iyiliği, her rahatlığı gönderen ve her derdi, her sıkıntıyı gönderen Allah tır. Nimet gelince şükür, dert gelince, istiğfar ve sabır etmelidir. Dertler, nimetin kıymetinin anlaşılmasına sebep olmaktadır. İstiğfarın ve sabrın sevabı pek çoktur. Dünyadaki dertler, ahirette çok sevap verilmesine sebep olmaktadır.
            Her gün (Estagfirullah min külli mâ kerihallah) çok okumalıdır. Bunun mânâsı; (Yâ Rabbi! Razı olmadığın, beğenmediğin şeylerden, yaptıklarımızı affet! Yapmadıklarımı yapmaktan koru!)dır.
            (Sübhânallahi ve bi-hamdihi sübhânallahil azîm). Bu kelime-i tenzihi sabah ve akşam 100 kere okuyanın günahları af olur. Dertlerden kurtulur. Bir daha günah işlemekten muhafaza olunur.

            HAYVANLAR ÂLEMİ

            • Yılanlar duyamaz. • Sineklerin 5 tane gözü vardır. • Kirpiler suda batmaz. • Yunuslar bir gözü açık uyurlar.
            • Kuşlara şimşek çarpmaz. • Sığırların midesi 4 bölümdür. • Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. • Sadece dişi sivrisinekler ısırır.
            • Deve 250 litre su içebilir. • Develerin 3 tane kaşı vardır. • Istakozların kanı mavi renktedir. • Çekirgenin kulağı dizindedir.
            • Zürafanın ses telleri yok, dili 35 cm kadardır. • Atlar 1 ay kadar ayakta kalabilirler. • Kangurular geri geri yürüyemezler.
            • Timsahlar dilini dışarı çıkaramazlar. • Kediler şeker tadını ayırt edemezler. • Yetişkin bir ayı, at kadar hızlı koşabilir. • Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur.

            FIKRA

            Komutan sorar:
            - Söyle bakalım Temel, cephanelik önünde nöbet tutuyorsun, birden cephanelik infilak etti, ne yaparsın?
            - Herkesin duyması için havaya bi el ateş ederum komitanum!

            GÜNÜN SÖZÜ

            Saadet bizim dilediğimizle, Allah'ın bizim için dilediği şeyin bir araya gelmesinden doğar. C. Roy

            YEMEK MENÜSÜ
            · PİLİÇ IZGARA
            · SPAGETTİ
            · YAYLA ÇORBA
            · FIRIN SÜTLAÇ

            ÇOCUĞUNUZA İSİM
            Erkek: AKTAR: (Tür.) Er. - Parlak, aydınlık sabah.
            Kız: AKTAN: (Tür.) - Aydınlık, mehtaplı gece.

            MANİ

            Yiğit oğlum, er oğlum,
            Haklıya hak ver oğlum!
            Dünyaya gönül verme!
            Seni bir gün yer oğlum.



            BİLMECE

            Laz duş yaptıktan sonra ne yapar ?
            Cevabı Yarın.
            Dünkü Cevap: -İçki içmeyen misafirleri için.

            Comment


            • 9 Temmuz 2011

              Bugün 9 Temmuz 2011 8 Şaban 1432 Haziran: 26 Hızır 65 Timur'un Bağdat'ı İşgali (1401) - Mısır Çarşısı'nda patlama (1998) - Rumeli Hisarı'nın açılışı (1452)

              HADİS-İ ŞERİF

              Benden bir şey işitip onu işittiği şekilde başkasına ulaştıran kimsenin (kıyamet günü) Allah yüzünü taze kılsın. Zira, kendisine ulaştırılan öyleleri var ki, bizzat işitenden daha iyi kavrar. Ravi: Tirmizi, 2658



              ALAEDDIN KEYKUBAT

              Anadolu Selçuklularımın üçüncü hükümdarıdır. Çok zekî çalışkan ve dindar birisiydi. Moğolların ve Haçlıların Anadolu'ya yaptıkları birçok akını püskürterek, Anadolu'daki Türk birliğinin korunmasına büyük yardımı oldu. Geniş kültürü, üstün siyasî gücü ve samimî imanıyla bütünleştirdiği kişiliği sayesinde, Anadolu Selçuklularımın kendisinden çok sözü edilen bir sultanı oldu. İlim adamlarına saygısı ve onları koruma duygusu her zaman ön planda oldu. Kayseri'de yaptırdığı Keykubâdiye sarayında, fırsat buldukça âlimleri toplar, onlarla uzun sohbetler ederdi.
              "Bir millete sultan olmak, onların dünya ve ahiret sorumluluğunu paylaşmak demektir." diye düşünürdü.
              Dönemin büyük âlimlerini ve din adamlarını Kayseri'ye getirterek, burasını büyük bir kültür merkezi hâline dönüştüren Alâeddin Keykubat, Türkçeden başka, Arapça, Farsça ve Rumcayı da biliyor ve bu dillerle konuşup yazabiliyordu.
              Daha sağlığında iken kendisine "Dünya Sultanı" deniliyordu. Ona bu sıfatı, siyasette, kültürde, ekonomide ve hukukta çok ileri noktada bulunmasından dolayı vermişlerdir.
              Moğol hükümdarlarının İslâm ülkelerine yapacakları akınları ilk sezen oluşu ve bu konuda İslâm ülkeleri arasında ilk defa Kayseri'de "Uluslararası Güçbirlîği Konferansı" düzenlemesi, onun siyasetteki ufkunu göstermesi bakımından önemlidir. Yine Alâeddin Keykubat, dünya tarihinde ilk defa denizlerde ve kendi topraklarında zarar gören tüccarın malını devlet tarafından ödedi. Böylece ilk defa, bir nevi malî sigorta sistemini ve güvenliğini sağlamış oldu.

              FIKRA

              Komiser sorar:
              - Temel, köpekleri atlatıp, kümesten tavuğu nasıl çaldın?
              - Komiserüm, onu söylemem, meslek sırrıdır!
              - Ama ben söyletmesini bilirim!
              - O da sizin meslek sırrunuzdur!

              GÜNÜN SÖZÜ

              Rüyaları gerçekleştirmenin en kısa yolu uyanmaktır. Emerson

              YEMEK MENÜSÜ
              · FIRIN PİLİÇ
              · PİLAV
              · M.SALATA
              · SÜTLAÇ

              ÇOCUĞUNUZA İSİM
              Erkek: AKTAÇ: (Tür.) Er. - Beyaz taç.
              Kız: BEYAZ: (Ar.) Ka. 1. Ak, en açık renk. 2. Aydınlık. 3. Deri rengine göre bir insan ırkı. 4. Yumurta akı. -Mahalli yerlerde kadın adı olarak kullanılmakladır.

              MANİ

              Nasihat tut gel oğlum!
              Nimet kadri bil oğlum!
              Suratını ekşitme!
              Tebessüm et, gül oğlum!



              BİLMECE

              Karadenizlilere niçin Persembe günü fikra anlatilmaz?
              Cevabı Yarın.
              Dünkü Cevap: Islak elbiselerini çikarir.

              Comment


              • 9 Temmuz 2011

                Bugün 9 Temmuz 2011 8 Şaban 1432 Haziran: 26 Hızır 65 Timur'un Bağdat'ı İşgali (1401) - Mısır Çarşısı'nda patlama (1998) - Rumeli Hisarı'nın açılışı (1452)

                HADİS-İ ŞERİF

                Benden bir şey işitip onu işittiği şekilde başkasına ulaştıran kimsenin (kıyamet günü) Allah yüzünü taze kılsın. Zira, kendisine ulaştırılan öyleleri var ki, bizzat işitenden daha iyi kavrar. Ravi: Tirmizi, 2658



                ALAEDDIN KEYKUBAT

                Anadolu Selçuklularımın üçüncü hükümdarıdır. Çok zekî çalışkan ve dindar birisiydi. Moğolların ve Haçlıların Anadolu'ya yaptıkları birçok akını püskürterek, Anadolu'daki Türk birliğinin korunmasına büyük yardımı oldu. Geniş kültürü, üstün siyasî gücü ve samimî imanıyla bütünleştirdiği kişiliği sayesinde, Anadolu Selçuklularımın kendisinden çok sözü edilen bir sultanı oldu. İlim adamlarına saygısı ve onları koruma duygusu her zaman ön planda oldu. Kayseri'de yaptırdığı Keykubâdiye sarayında, fırsat buldukça âlimleri toplar, onlarla uzun sohbetler ederdi.
                "Bir millete sultan olmak, onların dünya ve ahiret sorumluluğunu paylaşmak demektir." diye düşünürdü.
                Dönemin büyük âlimlerini ve din adamlarını Kayseri'ye getirterek, burasını büyük bir kültür merkezi hâline dönüştüren Alâeddin Keykubat, Türkçeden başka, Arapça, Farsça ve Rumcayı da biliyor ve bu dillerle konuşup yazabiliyordu.
                Daha sağlığında iken kendisine "Dünya Sultanı" deniliyordu. Ona bu sıfatı, siyasette, kültürde, ekonomide ve hukukta çok ileri noktada bulunmasından dolayı vermişlerdir.
                Moğol hükümdarlarının İslâm ülkelerine yapacakları akınları ilk sezen oluşu ve bu konuda İslâm ülkeleri arasında ilk defa Kayseri'de "Uluslararası Güçbirlîği Konferansı" düzenlemesi, onun siyasetteki ufkunu göstermesi bakımından önemlidir. Yine Alâeddin Keykubat, dünya tarihinde ilk defa denizlerde ve kendi topraklarında zarar gören tüccarın malını devlet tarafından ödedi. Böylece ilk defa, bir nevi malî sigorta sistemini ve güvenliğini sağlamış oldu.

                FIKRA

                Komiser sorar:
                - Temel, köpekleri atlatıp, kümesten tavuğu nasıl çaldın?
                - Komiserüm, onu söylemem, meslek sırrıdır!
                - Ama ben söyletmesini bilirim!
                - O da sizin meslek sırrunuzdur!

                GÜNÜN SÖZÜ

                Rüyaları gerçekleştirmenin en kısa yolu uyanmaktır. Emerson

                YEMEK MENÜSÜ
                · FIRIN PİLİÇ
                · PİLAV
                · M.SALATA
                · SÜTLAÇ

                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                Erkek: AKTAÇ: (Tür.) Er. - Beyaz taç.
                Kız: BEYAZ: (Ar.) Ka. 1. Ak, en açık renk. 2. Aydınlık. 3. Deri rengine göre bir insan ırkı. 4. Yumurta akı. -Mahalli yerlerde kadın adı olarak kullanılmakladır.

                MANİ

                Nasihat tut gel oğlum!
                Nimet kadri bil oğlum!
                Suratını ekşitme!
                Tebessüm et, gül oğlum!



                BİLMECE

                Karadenizlilere niçin Persembe günü fikra anlatilmaz?
                Cevabı Yarın.
                Dünkü Cevap: Islak elbiselerini çikarir.

                Comment


                • 10 Temmuz 2011

                  Bugün 10 Temmuz 2011 9 Şaban 1432 Haziran: 27 Hızır 66 Dünya Hukukçular Günü - TÜRKSAT-1 C uzaya fırlatıldı (1996)

                  HADİS-İ ŞERİF

                  Bir Müslüman bir ağaç diker veya bir tohum eker de bunların mahsulatından bir kuş veya insan veya hayvan yiyecek olsa, bu onun için bir sadaka olur. Ravi: Tirmizi, 1382



                  ... KIŞLADA BAHAR

                  Kara gözlüm efkarlanma gül gayri,
                  ibibikler öter ötmez ordayım.
                  Mektubunda diyorsun ki; "Gel gayri!"
                  Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım.

                  Ah çekerim resmine her bakışta,
                  Bir mahzunluk var o boyun büküşte,
                  Emin ol ki her sigara yakışta,
                  Sanki duman tüter tütmez ordayım.

                  Mor dağlara karargâhlar kurulur,
                  Eteğinde bölük bölük durulur.
                  On dakika istirahat verilir,
                  Tüfekleri çatar çatmaz ordayım.

                  Dağlar taşlar bu hasretlik derdinde,
                  Sabır sebat etmez gönül yurdunda,
                  Akşam olur şu tepenin ardında,
                  Daha güneş batar batmaz ordayım.

                  Aramıza dağlar girmiş koskoca,
                  Meraklanma gönlüm dağlardan yüce,
                  Bir gün değil, beş gün değil, her gece,
                  Yatağıma yatar yatmaz ordayım.

                  Bahar geldi koyun kuzu koklaştı,
                  İki âşık dört senedir bekleşti,
                  Kara gözlüm düğün dernek yaklaştı,
                  Vatan borcu biter bitmez ordayım.

                  FIKRA

                  - Ula Temel, senden polis olmaz. Nasıl kaçırdın elindeki azılı hırsızı!
                  Sormayın komiser bey. Bir anluk dalgınluğum sebep oldu. Üstünde "girmek yasaktır" tabelası bulunan bi yere girdi, arkasından gidemedum!

                  GÜNÜN SÖZÜ

                  Propaganda öyle bir sanattır ki, insan başkasının ayağına basarken kendisi "ah" der. Bob Hope

                  YEMEK MENÜSÜ
                  · IZGARA KÖFTE
                  · ŞEH PİLAV
                  · M.SALATA
                  · EZO ÇORBA

                  ÇOCUĞUNUZA İSİM
                  Erkek: AKTAY: (Tür.) Er. - Beyaz tay. Türkler'de çok kullanılan bir isimdi.
                  Kız: BEYAN: (Ar.). 1. Bildirme, söyleme, açıklama. 2. Belagat ilimlerinden ikincisi. 3. Belli apaçık. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                  MANİ

                  Beni dinle sen oğlum!
                  Gönlün olsun şen oğlum!
                  Nefsine uyma sakın!
                  Azgın nefsi yen oğlum!



                  BİLMECE

                  Beş arası ormanda yürümek neden tehlikelidir?
                  Cevabı Yarın.
                  Dünkü Cevap: cuma namazinda gülmesinler diye ..

                  Comment


                  • 11 Temmuz 2011

                    Bugün 11 Temmuz 2011 10 Şaban 1432 Haziran: 28 Hızır 67 İngilizler'in Mısır'ı İşgali (1882) - Esir Milletler Haftası - Çarkdönümü Fırtınası

                    HADİS-İ ŞERİF

                    İki haslet vardır ki bir müminde asla beraber bulunmazlar: Cimrilik ve kötü ahlak. Ravi: Tirmizi



                    MISIR PİRAMİTLERİ

                    Piramitler en basit tarifi ile insan eliyle yapılan dağlar. Giza'dakilerin MÖ 3000 yıllarında inşa edildiği, Keops, Kefren ve Mikerinos'un adını taşıdıkları biliniyor. Piramitlerin kurulduğu Giza bölgesi çorak, kurak bir sahra.. O yıllarda bir yerleşim de yok, firavunlar daha yukarılarda Memphıs, Lüksor ve Karnak'ta oturuyorlar. Uzmanlar; piramitlerin yapımı için, 100 000 insanın 660 yıl çalışması lâzım diyorlar.
                    Uydu fotoğraflarına bakılırsa, piramitlerin basit binalar olmadığı ortaya çıkar. Büyük piramitin açıları, Nil deltasını iki eşit parçaya ayırır. Kral odasına yılda sadece 2 defa güneş girer. (Doğduğu ve tahta çıktığı gün). Kaldı ki piramitler 3-4-5 nispetine (pisagorun teorisine) uygun olarak hazırlanmıştır. Büyük Piramit'le dünyanın merkezi arasındaki uzaklık, Kuzey kutbuyla arasındaki uzaklığa eşittir. Yüksekliği milyarla çarpılınca güneşe olan mesafemizi verir. Yani adamlar astronomiyi, coğrafyayı biliyorlar. Mimaride de mahirler, piramit dediğin 210 kat. Tarihçi Herodot'a göre, malzemeyi, piramidin tepesine çıkarmak için 925 metre boyunda, 19 metre genişlikte bir rampa yapılmış. Bu rampanın inşası da en az 10 yıl sürer. Keops Piramidi ağırlıkları 60 ton ile 3 ton arasında değişen 2 300 000 adet taş bloktan yapılmış. Kenarı 227 metre olan kare taban üzerine kurulmuş. Piramidin ortasında, tepeden 100 metre kadar aşağıda firavun odası var ve sadece dört duvar. Keops piramidi 3 metre yüksekliğinde bir duvar hâline getirilse bütün Fransa'yı sarıyor. (Napolyon hesaplatmış.)
                    Piramidin 20 yılda bittiği söyleniyor. Bunun için Nil in yükseldiği mevsimde, günde 4000 blok taşınmalı. 60 milyon ton tasın taşınması için 1000 tekne lâzım. Elle cilalanıp parlatılan 460 000 taşla kaplanmış. Bunlar itinayla yerleştirilmiş, aralarına sigara kağıdı bile sızmazmış. Piramitler kimilerine göre hava araçları için işaret, kimilerine göre jeolojik titreşimlerle rezonansa girebilecek bir enerji merkezi, kimileri ise tarihe yon verecek bir arşiv olduğuna inanmış...

                    FIKRA

                    Adam doktorun karşısındaki koltuğa oturdu.
                    - Durum çok kötü doktor bey, bir dakika önce olan herşeyi unutuveriyorum.
                    - Peki niçin hatırlamaya çalışmıyorsun.
                    - Neyi?

                    GÜNÜN SÖZÜ

                    Peşlerinden gidecek cesaretiniz varsa; bütün rüyalar gerçek olabilir. Walt Disney

                    YEMEK MENÜSÜ
                    · FIRIN PİLİÇ
                    · PİLAV
                    · M.SALATA
                    · MEYVE

                    ÇOCUĞUNUZA İSİM
                    Erkek: AKŞİT: (Tür.) Er. - Kutlu uğurlu. 2. Ak. 3. Güneş, nur, aydınlık. Akşit Muhammed b. Tugac: İhşidiler devle­tinin kurucusu.
                    Kız: BETÜL: (Ar.) Ka. 1. Bakire. 2. Erkekten çekinen, erkeklere yaklaşmayan namuslu kadın. 3. Ayrı kök salan fidan. 4. Hz. Meryem'in lakabı. 5. Hz. Muhammed (s.a.s)'in kızı Hz. Fatıma'nın lakabı.

                    MANİ

                    Gerçekleri duy oğlum!
                    Mezhebine uy oğlum!
                    Eller sana acımaz,
                    Annen der ki vay oğlum.



                    BİLMECE

                    Timsahlar neden yassıdır?
                    Cevabı Yarın.
                    Dünkü Cevap: Çünkü fillerin paraşütle atlama saatidir.

                    Comment


                    • 12 Temmuz 2011

                      Bugün 12 Temmuz 2011 11 Şaban 1432 Haziran: 29 Hızır 68 Türk Dil Kurumu'nun Kurulması (1932) - Eğriboz Adası'nın fethi (1470)

                      HADİS-İ ŞERİF

                      Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki bütün şeyler kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmek istemez. Sadece şehit, gördüğü itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve defalarca şehit olmayı ister... Ravi: Buhari, Cihad 21



                      .... ORUÇ ÇEŞİTLERİ

                      Sekiz türlü oruç vardır:
                      □ Farz olan oruçlar: Ramazan-ı şerîf orucu.
                      □ Muayyen zamanda olmayan farz oruçlar: Kaza ve kefaret oruçları böyledir.
                      □ Vacip oruçlar: Bunlar da, muayyen zamanda olur. Belli gün veya günler oruç tutmayı adamak gibi.
                      □ Gayr-i muayyen oruçlar: Herhangi bir gün veya birkaç gün oruç adamak gibi.
                      □ Sünnet olan oruçlar: Muharrem ayının dokuzuncu ve onuncu günleri oruç tutmak gibi.
                      □ Müstehap oruçlar: Her arabî ayın 13,14 ve 15. Günleri ve Kurban Bayramı arefesinde oruç tutmak gibi.
                      □ Haram olan oruçlar: Ramazan Bayramı'nın birinci günü ve Kurban Bayramı1 nın her dört günü oruç tutmak.
                      □ Mekruh olan oruçlar: Muharrem ayının yalnız onuncu günü, yalnız Cuma veya Cumartesi günü, Nevruz ve Mihrican günleri ve bütün sene her gün oruç tutmak ve konuşamamak şartıyla oruç tutmak mekruhtur.

                      FIKRA

                      Her gün Temel sabah erkenden Dursun'un evine gidiyormuş ve "Soğuk çay var mı?" diyormuş. Dursun da "yok" diyormuş. Bu bir kaç gün sürmüş. Dursun bir gün merak edip soğuk çay hazırlamış. Temel gene gelmiş. "Soğuk çay var mı?" demiş. Dursun da var demiş. Temel de "İyi ısıt da içelim" demiş.

                      GÜNÜN SÖZÜ

                      Paylaşılan bir sevinç iki kat olur, paylaşılan bir acı yarıya iner. Cicero

                      YEMEK MENÜSÜ
                      · PİLİÇ IZGARA
                      · SPAGETTİ
                      · ÇORBA
                      · ÇOBAN SALATA

                      ÇOCUĞUNUZA İSİM
                      Erkek: AKŞEMSEDDİN: (t.a.i.) Er.- Dinin güneşi.- Türk din bilgini ve hekim. (Şam 1389-Göynük 1459). Fatih'in hocasıdır. İstanbul'un fethinde bulun­du. Ünlü sahabi komutan Eba Eyyub el-Ensari'nin mezarını bulduğu söyle­nir. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.
                      Kız: BEŞİRE: (Ar.) Ka. 1. Müjde getiren, müjdeci. 2. Güleryüzlü, güleç hanım

                      MANİ

                      Tembelliği at oğlum!
                      Cahilliği sat oğlum!
                      Haramları zehir bil!
                      Helalden al tat oğlum!



                      BİLMECE

                      Ördeklerin ayakları niçin perdelidir?
                      Cevabı Yarın.
                      Dünkü Cevap: Kahvaltıda buluşalım.

                      Comment


                      • 13 Temmuz 2011

                        Bugün 13 Temmuz 2011 12 Şaban 1432 Haziran: 30 Hızır 69 Kültür Bakanlığı'nın Kurulması (1971) - Hazret-i Aişe validemizin vefatı (676) - Nabucco Doğalgaz Hattı Projesi Ankara'da imzalandı (2009)

                        HADİS-İ ŞERİF

                        Kişi hayır yapsa, halk da bu sebeple onu övse, bu mü'mine (Allah'ın razı olduğuna dair) peşin bir müjdedir. Ravi: Müslim, 2642



                        GÜNÜN TARİHİ --- AİŞE-İ SIDDİKA

                        Resûlullahın "sallallahü aleyhi ve sellem" zevce-i mutahherası ve Hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk'ın kızıdır. Annesi, Umm-i Rûman'dır. Hicretten önce Mekke'de doğup hicrî 57, (mîlâdi 13 Temmuz 676)'da 65 yaşında Medine'de vefat etti. Bakî Kabristanı'ndadır.
                        Peygamber efendimiz, Hatîce-i Kübrâ'nın vefatından bir yıl sonra nikâh etti. Nikâhı, Allahü teâlânın emri ile yapıldı. Aklı, zekâsı, iffeti ve takvası, şaşılacak kadar çok idi. Resûlullah tarafından çok sevilir ve çok övülürdü. Ayet-i kerîme ile methedilmiştir. Eshâb-ı kiram, müşküllerini çözmek için kendisine müracaat ederdi. Hazret-i Aişe'nin üstünlüğünü ve fazîletini bildiren pek çok hadîs-i şerîf vardır.
                        Hazret-i Âişe validemiz şöyle buyuruyor:
                        - Resûlullah efendimiz bizimle konuşurken, namaz vakti olunca bizi tanımadığını söylerdi. Bu hâl, onun Allahü teâlânın azameti, büyüklüğü ile olan meşguliyeti ve Allahü teâlâya bağlılığı sebebi ile idi.
                        Peygamber efendimiz buyurdu ki:
                        "Kalbin hazır olmadığı namaza, Allahü teâlâ itibar etmez."

                        FIKRA

                        Adamın birisi kendisi hakkında kötü sözler söyleyen birine haddini bildirmek için evine gider. Fakat adamı evde bulamaz. Öfkesinden kapıya büyük harflerle "EŞEK" diye yazıp döner.
                        Bir kaç gün sonra o adamdan şöyle bir yazı alır:
                        - Bize gelmişsin. Kapıya attığın imzadan anladım.

                        GÜNÜN SÖZÜ

                        Önemli olan yere düşüp düşmemen değil, tekrar ayağa kalkıp kalkmamandır.
                        Vince Lombardini


                        YEMEK MENÜSÜ
                        · ETLİ TÜRLÜ
                        · BULGUR PİLAVI
                        · YOĞURT
                        · MEYVE

                        ÇOCUĞUNUZA İSİM
                        Erkek: AKSÜYEK: (Tür.) Er. - Eski Türk­lerde soylu anlamında kullanılırdı.
                        Kız: BEŞARET: (Ar.) Ka. 1. Müjde, muştu, iyi haber. 2. Güler yüzlülük, gülümseme.

                        MANİ

                        Büyük sözü nimettir,
                        Söz dinlemek devlettir,
                        Hoca der, peki demek,
                        Bulunmaz ganimettir.



                        BİLMECE

                        Tuzun kokmaması için ne yapılır?
                        Cevabı Yarın.
                        Dünkü Cevap: Gece yatarken perdelerini kapatsınlar diye.

                        Comment


                        • 14 Temmuz 2011

                          Bugün 14 Temmuz 2011 13 Şaban 1432 Temmuz: 1 Hızır 70 Peygamberimizin (Miladi tarihe göre) Miracı (620) - Fransız İhtilali (1789) - Yarın Mübarek Berat Kandilidir

                          HADİS-İ ŞERİF

                          Ben size (kendiliğinden) ne bir şey veriyor, ne de sizi bir şeyden menediyorum. Ben sadece bir memurum (Allah'ın emrine göre veriyorum). Ravi: Ebu Davud, 2949



                          MANZUM MENKIBE --- ESHÂB-I KİRAM

                          Sahabe-i kiramın, sevmeli tamamını,
                          Hürmet ile anmalı, her birinin adını.
                          Çünkü Mevlâ onları Kur'ânda övüyor,
                          Hadîs-i şeriflerde de şöyle buyruluyor:
                          (Kim benim eshabımı baş tacı edip sever,
                          Onlarla olur elbet Cennette hep beraber.
                          Esbabımın her biri yıldıza benzer gökte,
                          Onlara tâbi olan kavuşur hidayete.
                          Onları seven beni sevdiği için sever,
                          Beni sevmemiş olur, onları sevmeyenler.
                          Eshabımı inciten, beni incitmiş olur,
                          Beni inciten ise, Rabbi incitmiş olur.
                          Eshabıma sövene Melekler eder lanet,
                          Hiçbiri kabul olmaz yapsa da çok ibâdet
                          Şefaat edeceğim mümin olan herkese,
                          Şefaat etmem asla esbabıma sövene...)

                          II.VİYANA KUŞATMASI

                          Sultan IV. Mehmed Hân, Avusturyalıların kanlı sınır hâdiselerine son vermek ve Orta Macaristan Kralı olarak tanıyıp himaye ettiği Tökeli İmre'ye yardım etmek için 12 Ekim 1682'de Avusturya Seferine çıktı. Belgrat'a geldi, İleri geçmeyip, kumandayı Yanıkkale ve Komran kalelerinin fethi vazifesiyle, Merzifonlu Kara Mustafa Paşaya devretti. Belgrat'ta harp meclisini toplayan Mustafa Paşa, Viyana üzerine yürünmesi fikrini ortaya attı. Bazı paşaların karşı çıkmasına rağmen, Viyana üzerine yürünmesi fikri kabul edildi. Viyana düşürüldüğü takdirde, Avusturya'nın payitahtı ele geçirilmiş olacağından bütün Avusturya itaat altına alınabilecek ve Orta Avrupa'da Türk hakimiyeti sağlam bir şekilde tesis edilmiş olacaktı. 162 bin kişilik Osmanlı Ordusu, 14 Temmuz 1683'de Viyana'yı kuşattı. Şehrin zaptı yakınlaşmışken, Lehistan kralı Sobieski'nin 120 bin kişilik yardım kuvvetini, Kırım Hânı Murad Giray Hânın durdurmaması üzerine, bu Viyana Kuşatması neticesiz kaldı.

                          FIKRA

                          Temel ile Dursun denize yüzmeye giderler. Temel boğulur. Savcı gelir araştırma yapmaya ve Dursun'a sorar:
                          - Olay nasıl oldu.
                          - Savci bey olay molay yok... Temel bi talup geleceğim dedi ama siz da göriysiniz gelmedi...

                          GÜNÜN SÖZÜ

                          Önce kendi gideceğin yolu öğren sonra öğretmeye kalk Buddha

                          YEMEK MENÜSÜ
                          · KADINBUDU KÖFTE
                          · MER.ÇORBA
                          · ÇOBAN SALATA
                          · TATLI

                          ÇOCUĞUNUZA İSİM
                          Erkek: AKSUNGUR: (Tür.) Er.-Doğan cin­sinden bir nevi av kuşu. - Aksungur b. Abdullah. Melikşah zamanında Halep'in hakimliğini, yöneticiliğini yapan Türk Emiri.
                          Kız: BEŞUŞ: (Ar.) Ka. 1. Okşadıkça süt veren deve. 2. Araplarca çok meşhur ve meş'um bir kadın.

                          MANİ

                          Tek maksat kurtulmaktır,
                          Kervana katılmaktır,
                          Söylenen sözün şanı,
                          Anında tutulmaktır.



                          BİLMECE
                          Evlenmeden önce gözlerini dört açan erkek, evlendikten sonra ne yapar?
                          Cevabı Yarın.
                          Dünkü Cevap: Tuzlanır.

                          Comment


                          • 15 Temmuz 2011

                            Bugün 15 Temmuz 2011 14 Şaban 1432 Temmuz: 2 Hızır 71 Haçlılar'ın Kudüs'ü İşgali (1099) - Berat Kandili'niz Mübarek Olsun

                            HADİS-İ ŞERİF

                            Kim haksız olduğu bir münakaşayı terkederse kendisine cennetin kenarında bir ev kurulur. Haklı olduğu bir münakaşayı terkedene de cennetin ortasında bir ev kurulur. Ravi: Tirmizi, 1994



                            BERAT GECESİ

                            Berat Gecesi, Şaban ayının 14'ünü 15'ine bağlayan gecedir, Rahmet kapılarının açılıp, duâların kabul olacağı dört geceden biridir. Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem", bu gece çok ibâdet ve dua ederdi. "Allahümme rezuknâ, kalben takiyyen mineşşirki beriyyen la kâfiren ve şaluyyen." duasını çok okurdu.
                            Kurân-ı kerîm, Levhilmahfûza bu gece indi. Allahü teâlâ, ezelde, hiçbir şey yaratmadan önce. herşeyi takdir etti, diledi. Bunlardan. bir yıl içinde olacak her şeyi. Bu gece meleklere bildirir. Hadîs-i şeriflerde buyuruldu ki;
                            * Şaban'in onbeşinci (Berat) gecesi olunca, gecesini ibâdetle, gündüzünü de oruçla geçirin! O gece Allahü teâlâ buyurur ki: "Affedilmek isteyen yok mu, günahlarım affedeyim? Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim? Derde müptelâ olan yok mu, sıhhat, afiyet vereyim? Ne isteyen varsa, istesin vereyim!
                            Bu hâl, imsak vaktine kadar devam eder. Bu gece göklerin kapılan açılır, melekler müminlere müjde verir, ibâdete teşvik ederler.
                            Bu gece, salih akraba ile ilgisini kesen, büyüklenen ve ana babasına âsi olanlar affa uğramaz.
                            Cebrail aleyhisselâm bana geldi. Kalk, namaz kıl ve dua et! Bu gece, Şabanın on beşinci (Berat) gecesidir, dedi. Bu geceyi ihya edenleri, Allahü teâlâ affeder. Yalnız, müşrikleri, büyücüleri, falcıları, hasisleri, alkollü içki içenleri, faiz yiyenleri ve zina yapanları affetmez.
                            Bu yıl içinde doğacak her çocuk, bu gece deftere geçirilir. Bu yıl içinde öleceklerin isimleri, bu gece özel deftere yazılır. Bu gece herkesin rızkı tertip olunur. Bu gece herkesin amelleri [işleri] Allahü teâlâya arz olunur,
                            Berat gecesini ganimet, fırsat biliniz! Çünkü, belli bir gecedir. Kadir gecesi, çok büyük ise de, hangi gece olduğu belli değildir. Berat gecesinde çok ibâdet yapınız! Yoksa, kıyamet günü pişman olursunuz!
                            Kıyamette pişman olmamak için, bu geceyi ganimet bilmeli, tevbe ve istiğfar etmeli, kaza namazı kılmalı, Kur an-ı kerîm okumalı, Müslümanlara dua etmelidir.

                            FIKRA

                            Eskimo'nun biri ölünce, Cehennem'e atmışlar. Zebaniler sesini duyamuyınca kapıyı aralamışlar. Eskimo:
                            - Kapatın şu kapıyı! İçeri soğuk giriyor, üşüyorum. demiş.

                            GÜNÜN SÖZÜ

                            Önce doğruyu bilmek gerekir, doğru bilinirse yanlış da bilinir: ama önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılamaz. Farabi

                            YEMEK MENÜSÜ
                            · FIRIN KÖFTE
                            · MAKARNA
                            · ÇOBAN SALATA
                            · MEYVE

                            ÇOCUĞUNUZA İSİM
                            Erkek: AKSOY: (Tür.) Er. - Temiz soylu.
                            Kız: BESTE: (Fars.) Ka. 1. Kapalı, bağlı, bitiştirilmiş bağlanmış. 2. Müzikte, şarkının makam ve ahengi.

                            MANİ

                            Söz dinleyen olalım!
                            İsteneni bulalım!
                            Kıymetini bilerek,
                            Hizmetlerde kalalım!



                            BİLMECE
                            İçi su dolu sürahi, boş bardağa ne demiş?
                            Cevabı Yarın.
                            Dünkü Cevap: Gözlerini kapar, kesesini açar.

                            Comment


                            • 16 Temmuz 2011

                              Bugün 16 Temmuz 2011 15 Şaban 1432 Temmuz: 3 Hızır 72 Peygamberimizin (SAV)'in Medine'ye Hicretleri (M.622) - Dünya Kıble Günü - Eski Başbakan rauf Orbay'ın vefatı (1964)

                              HADİS-İ ŞERİF

                              Allah, kula namazda sağa sola iltifat etmedikçe rahmetiyle yaklaşmaya devam eder. İltifat etti mi ondan yüz çevirir. Ravi: Ebu Davud, 909



                              DURMADAN YOLCU ALAN TREN

                              Çin’in başşehri Pekin ile Guangzhou şehirler arasında sefer yapan trenler için bir proje geliştiriliyor İki şehir arasında 30 ara istasyon bulunuyor. Durmak ve kalkmak için her istasyonda 5 dakika durulacağı varsayımı ile 30 istasyonda yaklaşık 2,5 saatlik bir zaman kaybı olacağı düşünülmüş. Bu zamanı kazanmak için bu tasarı yapılmış. Böylelikle hem zaman hem de durup kalkmadan dolayı enerji kaybı önlenmiş olacak.
                              Bu tren, istasyona geldiğinde yavaşlıyor ve üstüne bağlantı vagonunu alıyor. Tren giderken yolcular esas trene geçiyorlar. Bundan sonra, bir sonraki istasyonda inecek olanlar da bağlantı vagonuna geçiyor. İstasyona gelindiğinde tren yavaşlıyor ve inecek olanların vagonunu bırakıyor, binecek olanların vagonunu alıp yola devam ediyor.

                              FIKRA

                              Temel'in vecizesi: "İnsanlara baluklar aynı tehlikeye maruzdurlar. Her ikisi de ağzını açınca başları belaya girer.

                              GÜNÜN SÖZÜ

                              Umutla yolculuk etmek, gidilecek yere varmaktan çok daha güzeldir. Robert Louis Stevenson

                              YEMEK MENÜSÜ
                              · IZGARA KÖFTE
                              · PİLAV
                              · ÇOBAN SALATA
                              · ÇORBA

                              ÇOCUĞUNUZA İSİM
                              Erkek: AKSIN: (Tür.) Er.- Temiz, doğru, dü­rüstsün.
                              Kız: BESAMET: (Ar.) Ka. - Güleryüzlülük, şenlik.

                              MANİ

                              Hizmete alışasın!
                              Sohbette buluşasın!
                              Büyüklere peki de!
                              Gerçeğe kavuşasın



                              BİLMECE

                              Bir üçgen adam öldükten sonra üçgen bir tabuta konulmasını istemiş. Adam ölmüş fakat üçgen tabuta sığmamış. Neden?
                              Cevabı Yarın.
                              Dünkü Cevap: Sen de olmasan içimi kime dökerim.

                              Comment


                              • 17 Temmuz 2011

                                Bugün 17 Temmuz 2011 16 Şaban 1432 Temmuz: 4 Hızır 73 Abdülkadir Geylani Hz.'nin Vefatı (1166) - Irak'ta 4 gün süren Kerkük Katliamı (1959)

                                HADİS-İ ŞERİF

                                Öyle bir devir gelecek ki, insanoğlu aldığı şeyin helalden mi, haramdan mı olduğuna hiç aldırmayacak. Ravi: Buhari



                                Abdülkadir Geylani
                                Evliyânın büyüklerinden. Künyesi, Ebû Muhammed'dir. Muhyiddîn, Gavs-ül-a'zam, Kutb-i Rabbânî, Sultân-ul-evliyâ, Kutb-i a'zam gibi lakabları vardır. İran'ın Geylân şehrinde 1078 (H.471)de doğdu. Babası Ebû Sâlih bin Mûsâ Cengîdost'tur. Hazret-i Hasanın oğlu Hasan-ı Müsennâ'nın oğlu Abdullah'ın soyundandır. Annesinin ismi Fâtıma, lakabı Ümm-ül-hayr olup seyyidedir. Bunun için Abdülkâdir Geylânî, hem seyyid, hem şerîfdir. Hazret-i Hüseyin'in evladına seyyid, hazret-i Hasan'ınkine şerîf denir. AbdülkâdirGeylânî hazretleri 1166 (H.561)'da Bağdad'da vefât etti. TürbesiBağdad'dadır. Ziyâret edilmekde, feyz ve bereketlerine kavuşulmaktadır. Fıkıh ve hadîs ilimlerinde müctehid idi. Kâdiriyye tarîkatının kurucusudur. Ehl-i sünnet îtikâdını ve din bilgilerini her tarafa yaydı. Orta boylu, zayıf bünyeli, geniş göğüslü, ilm için vefâkârlıkta emsâli az bulunur bir velî idi.Abdülkâdir Geylânî hazretleri daha doğmadan, ilerde büyük bir zât olacağına dâir alâmetler, işâretler görülmüştü. Babası rüyâsında Peygamber efendimizi sallallahü aleyhi ve sellem, Eshâb-ı kirâmı radıyallahü anhüm ve evliyâyı gördü. Peygamber efendimiz kendisine; "Ey Ebû Sâlih! Allahü teâlâ bu gece sana kâmil, olgun ve derecesi yüksek bir erkek evlâd ihsân etti. O benim oğlum ve sevdiğimdir. Evliyâ arasında derecesi yüksek olacak." buyurdu. Yine oğlu hakkında;"On iki imâm dışında bütün velîler doğacak olan oğluna itâat edecekler, onun ayaklarını boyunlarına koyacaklar. O yüksek derecelere kavuşacak, ona itâat etmeyenler Allahü teâlâya yakınlık devletinden mahrûm kalacaklar." diye müjdelendi.

                                FIKRA

                                Hoca, minberden cemaate hitaba başlar:
                                - Ey cemaat-i müslimin, deyince: Arkalardan Temel, cevap verir:
                                - Efendum! Bağa mi deyisun?

                                GÜNÜN SÖZÜ

                                Türkler öldürülebilir, fakat yenilgiye uğratılamazlar. Napeleon

                                YEMEK MENÜSÜ
                                · BİBER DOLMA
                                · MER. ÇORBA
                                · YOĞURT
                                · BÖREK

                                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                                Erkek: AKÖZ: (Tür.) Er. - Özü sözü doğru kişi, temiz kişilikli.
                                Kız: BERZEN: (Fars.). - Yöre, mahalle, yol. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                                MANİ

                                Zorluklara ger kanat!
                                Sabreyle, etme inat!
                                Peki de bu öğüde!
                                Darılıp asma surat!



                                BİLMECE

                                İki fil bir borunun iki ucundan bakıyorlarınış ama birbirlerini görmüyorlarmış. Neden?
                                Cevabı Yarın.
                                Dünkü Cevap: İsteği yerine gelince zevkten dört köşe olmuş.

                                Comment

                                Working...
                                X