fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 5 Mayıs 2011

    Bugün 5 Mayıs 2011 2 C.Ahir 1432 Nisan: 22 Kasım 179 TBMM'nin İlk Toplantısı (1920) - Kasım (kış) günlerinin sonu - Trafik Haftası (5-12 Mayıs) - Avrupa Konseyi'nin kuruluşu (1949)

    HADİS-İ ŞERİF

    Evlenene "Allah size (evliliği) mübarek etsin ve size bereket versin" deyin. Ravi: Nesai, Nikah 73



    MANZUM MENKIBE – HİCRET

    Peygamber efendimiz, düşmanların şerrinden,
    Hicret maksadı ile, çıktı Mekke şehrinden.
    Medîneli müminler, duyunca bu haberi,
    Sevinçle beklediler, Sevgili Peygamberi
    Bütün Medîneliler, yaşlı genç, kadın erkek,
    Gözlerini ümitle çöl ufkuna dikerek,
    Gözcü"ler koydular ki, geleceği yollara,
    Teşrifini, ânında haber versin onlara.
    Büyük sabırsızlıkla, beklerken böyle onlar,
    Bir ara; "Geliyorlar!", diye bir ses duydular.
    O noktaya dikkatle, baktığında her biri,
    Gördüler tâ uzakta, Resûfle Ebû Bekr'i.
    "Resûlullah göründü, işte geliyor!" diye,
    Büyük müjde, bir anda yayıldı Medine'ye.
    Kadın-erkek, yaşlı-genç, sevindiler, coştular,
    Karşılamak üzere, Ona doâru koştular.
    O gün "Tekbîr" sesleri, çıkıyordu oöklere,
    Ve sevinç gözyaşları, akıyordu yerlere.
    Benzeri Görülmemiş "Bayram" yaşanıyordu,
    Herkes, hep bir ağızdan, şunları söylüyordu:
    "Seniyyetül vedâ'dan, ay doğdu üstümüze,
    Bu, ne büyük bir devlet, hamd olsun Rabbimize
    Hoş geldin şehrimize, ey Allahın Habîbi.
    Bize, daha sevinçli gün olmaz bunun gibi.
    " Resûlullah bakarak, onların ahvâline, Buyurdu ki:
    "Deveyi, koyun kendi hâline!" Bıraktılar deveyi, meraklandılar ancak,
    O anda Müslümanlar, merak ederdi ki hep:
    "Resul, kimin evine teşrif eder ki acep?" Ki,
    "Deve hangi evin, kapısında duracak?
    Deve, Ebû Eyyûb'ün, evi önüne kadar,
    Y.ürüyüp, tam o eve, gelince kıldı karar.
    Hâlid îbni Zeyd koşup, huzuruna gelerek,
    Evini, eli ile, Resule göstererek,
    Dedi ki: "işte evim. işte şu da kapısı, B
    uyur yâ Resûlallah, hazırflır içerisi.
    Resule mihmandarlık, ne saadet, ne nimet,
    Ogün Eyyûb Sultan'a nasip oldu bu devlet

    FIKRA

    NASIL BİLDİN
    Genç delikanlı heyecanla annesine gelir ve aşık olduğunu, evlenmek istediğini ve annesini tanıştırmak istediğini söyler. Ama sadece eğlence olsun diye eve 3 kız getireceğini ve annesinin evleneceği kızı tahmin etmesini ister.
    Ertesi gün 3 güzel kızla eve gelir. Otururlar bir süre sohbet ederler. Bir süre sonra çocuk heycanla annesine sorar tahmin ettinmi diye. Anne, duraksamadan cevap verir: "Ortadaki kızıl saçlı" Oğlan
    hayretle annesine sorar: "İnanılmaz, nasıl bildin?" Anne cevap verir: "Ondan hoşlanmadım."

    GÜNÜN SÖZÜ

    Kendi kendinin mutluluğuna engel olmak yolunda insan fevkalade beceriklidir.
    Andre Gide


    YEMEK MENÜSÜ
    · PİLİÇ IZGARA
    · SPAGETTİ
    · YAYLA ÇORBA
    · SÜTLAÇ

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: AHAD: (Ar.) Er. 1. Bir, kişi, kimse. 2. Birler, birden dokuza kadar olan sayılar. 3. Ünlü Türk denizcilerinden Ahad bey (Umur bey donanmasın­dan).
    Kız: BEREKET: (Ar.) Ka. 1. Bolluk. 2. Meymenet, saadet, mutluluk, Allah vergisi.

    MANİ

    Sözlerini evirir,
    Pot kırar, çam devirir,
    Güvenilmez kalleşe.
    Ansızın sırt çevirir.



    BİLMECE

    Hangi kalemle yazı yazılmaz?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Su dondurularak.

    Comment


    • 7 Mayıs 2011

      Bugün 7 Mayıs 2011 4 C.Ahir 1432 Nisan: 24 Hızır 2 İlahiyat Fakültesi'nin Kuruluşu (1924) - Osmanlı-Amerikan Ticaret ve Dostluk Antlaşması'nın imzalanması (1830) - Yağmurlar

      HADİS-İ ŞERİF

      Dünya bir metâ’dır/geçimdir. Dünya metâının en hayırlısı sâliha bir kadındır. Ravi: Müslim, Radâ 64, hadis no: 1467; Nesâî, Nikâh 15



      YURDUMUZ- 2009'DAKI TRAFİK KAZALARI

      Türkiye genelinde 2009 yılında meydana gelen yaklaşık 300.000 trafik kazasında 4.300 kişi öldü, 200.000 kişi yaralandı, 980.209 298 liralık maddî hasar meydana geldi. İstatistiğe göre, 138.942 kaza sürücü, 12 890'ı yaya, 628'ı yolcu, 405'i araç, 500'ü ise yol kusuru sebebiyle meydana geldi. Yeni uygulamaya göre, 745 964 trafik kazasında taraflar kendi arasında tutanak düzenleyerek anlaştıktan sonra kaza yerini terk etti.
      İstanbul'da 10.870'i ölümlü ve yaralanmalı, 39.387'si maddî hasarlı olmak üzere 50.257 trafik kazası meydana geldi. Kazalarda 241 kişi öldü 16.610 kişi yaralandı. En az kazanın olduğu iller Ardahan ve Hakkari.
      Denetimlerde sürücü ve yayalara bir yıl içinde 14.732 644'ü peşin, 951 657 167si ihbarlı olmak üzere toplam 966 389 811 liralık ceza kesildi. Alkollü araç kullanan 109 192, 100 ceza puanını dolduran 14 137, 5 defa hız limitini aşan 812, sağlık şartları değişen 137, Karayolları Trafik Kanunu gereği hüküm giyen 56 sürücü ile hakkında mahkeme kararı bulunan 1 171 sürücünün sürücü belgeleri geri alındı.

      FIKRA

      Temel ÖSS’ye girmiş..Sınava hiç hazırlanmadığı için yazı tura atıp cevaplıyormuş..2 saat geçmiş ve çoğu öğrenci sınav kağıtlarını teslim edip çıkmışlar ama Temel hala tura-yazı atıyormuş.Gözetmen Hoca yanına yaklaşmış ve :
      - Ula Temel bütün sorulara yazıtura atıyorsun ve hala bitmedi mi ?
      - Hocam bir saat önce bitirdim hepsini..Şu an cevaplarımı kontrol edeyrum..

      GÜNÜN SÖZÜ

      Kendi ana dilini tam olarak bilmeyen, başka bir dilde öğrenemez. B.Swaw

      YEMEK MENÜSÜ
      · TARHANA ÇORBA
      · PİLİÇ KROKET
      · ÇOBAN SALATA
      · FIRIN SÜTLAÇ

      ÇOCUĞUNUZA İSİM
      Erkek: AĞAHAN: (Tür.) Er. - Nizari İsmaili imamlara verilen unvan. Doğu Türk-çesinde ağabey anlamında da kulla­nılmıştır. Türk kökenli Kaçarların onur unvanıydı. Ağa Han: Nizari İsmailîlerin dini önderi.
      Kız: AHENK: (Fars.) Ka. 1. Uygun, uyum düzen, armoni. 2. Renkler arasında uygunluk. Sesler arasında uygunluk, düzen, makam. 3. Çalgılı eğlence-Saz takımınca icra edilen beste. 4. Kasıt, niyet.

      MANİ

      Allanır pullanırsın,
      Gittikçe ballanırsın,
      Temiz giyersen eğer,
      Yıllarca kullanırsın.



      BİLMECE

      Hangi bağda üzüm yetişmez?
      Cevabı Yarın.
      Dünkü Cevap: Virgül

      Comment


      • 9 Mayıs 2011

        Bugün 9 Mayıs 2011 6 C.Ahir 1432 Nisan: 26 Hızır 4 Devlet İstatistik Enstitüsü'nün Kuruluşu (1926) - Osman Gazi'nin doğumu (1258) - Sultan Sencer'in vefatı (1157) - Doğu rüzagrlarını esmesi - Vakıflar haftası

        HADİS-İ ŞERİF

        Kur'an okuyan mü'min turunçgiller gibidir. Tadı da kokusu da güzeldir. Kur'an okumayan mü'min de hurmaya benzer. Tadı güzeldir, fakat kokusu yoktur. Ravi: İbni Mace, Mukaddime 16



        AY'DAKİ SIR (1)

        21 Temmuz 1969 tarihinde Ay a ilk insan indi. Astronot Neil Armstrong şu tarihî sözleri naklen yayın içinde de dünyaya duyurdu: "Kartal inmiştir." Ay'da yürüyen Armstrong, mutaassıp bir Hıristiyan idi. Ancak yolculuk boyunca birtakım şeyler sansür ediliyordu, Üç astronot birden başka bir cisim görmüşlerdi. Bütün konuşmalar bantlara geçiyordu:
        Aldrin: Açık kitap gibi bir şey var burada, tam Durgunluklar Denizi'nin üstünde.
        Armstrong: İki halka gibi, daha doğrusu bir kitap gibi.
        Collins: Sekstantın odağını değiştirince bir kitap biçiminde olduğu daha iyi belli oluyor,
        Yer Kontrol: Ne diyorsunuz siz, ayda kitap mı var?
        Ertesi gün kitap yok olmuştu, ama şimdi de bir parazit, radyoyu sürekli meşgul etmeye başladı. İtfaiye arabasının sirenine benzeyen bir ses.
        Collins: Duyuyor musunuz? Şu sesi kesin! Kulaklarım patlayacak
        Yer Kontrol: Bu ses bizden değil, yabancı.
        Armstrong: Şimdi de bir müzik başladı. Yer kontrol! Şu parazitlerinizi keser misiniz?
        Yer Kontrol: Arıza yok .Müzik sizden geliyor
        Aldrin: Anlaşamayacağız, galiba. Bu müzik sesi bizden gelmiyor.
        İlk insan Ay'da geziyordu. O müzik gibi ses bir daha başladı. 'Eşhedü en lâ ilahe illallah'
        Yer Kontrol: Yine uçan daireler mi? Neydi o şarkının sözleri?
        Collins: 'EŞEN MAHATMA RESŞAMBALLA' filan dedi.'! Bu Hintçe.
        Armstrong: Tamamını dinledim. Galiba Afrika radyolarından biriydi,
        Aldrin: Frekans değiştirdim yine aynı ses. Bu ses Ay'dan, geliyor. İnanılmaz bir şey.
        Yer Kontrol: Çıldırdınız mı? Havasız yerde ses yayılır mı?.
        Collins: Ne yani, yine uçan daireler mi?
        Yer Kontrol: Bilinmeyen bir hastalık, uzay vurgunu mudur nedir? Bu sesler, kitap, melodi, hep hayal olmalı.
        Armstrong: Hayali kamera çeker mi? Hayalet bir ses teyp; bandına kayıt olur mu?
        Yer Kontrol: Peki havasız ortamda ses yayılır mı? (Devamı yarın)

        FIKRA

        Adamın birinin kulakları normalden çok büyükmüş..Yanından geçen herkes dalga geçiyormuş..Bir gün yine yanından geçen biri ona şöyle demiş:
        - Beyfendi sizin kulaklarınız bir insana göre büyük değil mi?
        Adamımız da şöyle cevap vermiş :
        - Evet Kulaklarım bir insana göre çok büyük..Peki ama sizin de kulaklarınız bir eşşeğe göre fazla küçük değil mi?

        GÜNÜN SÖZÜ

        Kaybedilmiş günlerin en kötüsü, bir defacık olsun, gülmeden geçilenidir. hamfort

        YEMEK MENÜSÜ
        · PİLİÇ IZGARA
        · PİLAV
        · EZO ÇORBA
        · SÜTLAÇ

        ÇOCUĞUNUZA İSİM

        Erkek: AĞA: (Tür.) Er. 1. Yaşlanma manası­na gelen "ağmak"tan. Büyük, efendi. Büyük kardeş, ağabey. 2. Amir, baş, reis. Eski devlet teşkilatımızda bazı idarecilere verilen unvan. 3. Osmanlı devletinde okuma-yazma bilenlere verilen şeref unvanı. 4. Halkın saygı­sını kazananlara verilen unvan. 5. Er-kek, eş, koca. 6. Eski büyük konaklar­da çalışan hizmetlilerin başı. Eski Türklerde soylu aileye mensup kadın­lar da bu unvanı kullanmışlardır.

        Kız: BERÇİN: (Fars.) Ka. - Toplayıcı.

        MANİ

        Gözü gönlü doymayan,
        Canı hiçe saymayan,
        Gaflet içinde yüzer,
        Büyükleri duymayan.



        BİLMECE

        Avukatlar niçin kadın gibi uzun elbise giyerler?
        Cevabı Yarın.
        Dünkü Cevap: Bilinen yol

        Comment


        • 10 Mayıs 2011

          Bugün 10 Mayıs 2011 7 C.Ahir 1432 Nisan: 27 Hızır 5 Sakatlar Haftası (10-16 Mayıs) - Akka'da Cezzar Ahmet Paşa'nın Napolyon'u mağlup etmesi (1799)

          HADİS-İ ŞERİF

          İlim öğrenmek üzere yola çıkan kimseye, Allah, Cennet yolunu kolaylaştırır. Ravi: İbni Mace, Mukaddime 17



          HATIRA – AY’DAKİ SIR (2)

          Sonra Armstrong ve Apollo-ll Astronotları salimen dünyaya döndüler. Bantlar yeniden dinletildi. Bu sırada NASA'da görevli olan Mısır asıllı Faruk El Baz'a danışıldı. Ay da okunan bir mesajın sözlerinin; "Arapça kutsal bir cümle olduğuna" ilişkin bilirkişi raporu verildi. Daha sonra aynı cümleyi Apollo-16 astronotu Worden de işitti. Aslında hiç kimse tatmin olmamıştı, Belki UFO, belki başka birileri ama Ay'da bir mesaj vardı, Armstrong hiç mi hiç tatmin olmuyordu. Bu sırada astronotlar dünyayı geziyorlardı. Gittikleri her yerde büyük bir ilgi ile karşılanan astronotlardan Armstrong'un yolu Mısır'ın başkenti Kahire'ye düşmüştü. Armstrong kendisine gösterilen rağbetten memnundu. Bu sırada olan oldu
          Armstrong irkildi; «Hey, bu Bu müzik sesi ne?" Mısırlılar gülmemek için kendilerini biraz tuttular. Sonra da cevap verdiler: "O müzik değil Ezan... Kilise canları neyse Câmi'nin de ezanı odur.
          Müslümanları namaza çağıran insan sesidir."
          Armstrong: "Ben bunu daha önce de işittim. Ben, dünyayı kasdetmiyorum, bu sesi Ay'da duydum."
          - Armstrong'un yüzü kireç gi biydi: "Aman Allahım! Seni şurada yanı başımda değil ta Ay'da buldum." Uzun bir süre Armstrong'dan ses seda çıkmadı. Sonunda bir açıklamada bulunuldu. Şehâdet getirerek Müslüman olduğu açıklandı.

          FIKRA

          Adamın biri Köydeki Papaza acayip kıl olmuş..Onu dövmek için sürekli kendini zor tutuyormuş..Bir gün yine papazı görünce tekme tokat dalmış..Çok feci vuruyormuş..Papaz :
          - Kardeşim durup dururken niye dövüyorsun..
          Adam da :
          - Siz İsayı Neden Çarmıha gerip Astınız ? demiş ve bi tane daha geçirmiş..
          Papaz :
          - Yahu bu 400 yıl önceki olay demiş..
          Adam :
          - Olsun ben yeni duyuyorum..Bundan sonra ziki tuttun..demiş

          GÜNÜN SÖZÜ

          Karanlık geceleri ben uykusuz geçirirken, sen sabaha kadar uyuyorsun.Ondan sonra da bana yetişmek istiyorsun. Ne gezer. Zemahşeri

          YEMEK MENÜSÜ
          · BALIK FİLETO
          · TARHANA ÇORBA
          · M.SALATA
          · HELVA

          ÇOCUĞUNUZA İSİM
          Erkek: AGRA: (Ar.) Er. - Çok sevimli, çok yakışıklı.
          Kız: AĞCA: (Tür.) Ka. - Beyaz tenli ka­dın.

          MANİ

          Kim ki şartına uymaz,
          Böyle kılarsa namaz,
          Hoca, sevap bir yana,
          Cezadan da korumaz.



          BİLMECE

          Tüfek, makineli tüfeğe ne demiş?
          Cevabı Yarın.
          Dünkü Cevap: Çok konuştukları için

          Comment


          • 11 Mayıs 2011

            Bugün 11 Mayıs 2011 8 C.Ahir 1432 Nisan: 28 Hızır 6 Yağmur Mevsiminin sonu

            HADİS-İ ŞERİF

            Öyle bir zaman gelir ki, kişi sabah mü'min olarak kalkar, akşama kafir olarak ulaşır. Ancak Allah'ın iman ve tevhid ilmiyle kendilerini ihya ettiği kimseler, bu durumun dışındadır. Ravi: Darimi, 1.97



            İNGİLTERE OKULLARINDA HAMİLELİK

            İngiltere, bütün Avrupa ülkeleri arasında 16 yaş altın da en fazla hamileliğin görüldüğü ülke. Yetkililer bugüne kadar milyonlarca sterlin harcanmasına rağmen bu problemin önüne geçemediklerini açıkladılar. İngiltere'nin en büyük problemlerinden biri ergenlik' dönemindeki kız çocuklarının hamile kalması.
            Araştırmaya göre, son 8 yıl içinde henüz ilkokulu bitirmemiş 54 kız çocuk hamile kaldı. Bu çocuklardan 15'i sadece 10, 39'u ise 11 yaşındaydı.
            Hükümet rakamlarına göre, her yıl İngiltere ve Galler'de 13 ve 13 yaş altı 300 kız çocuk hamile kalıyor. 2002'den bu yana ise 15 yaş altı 63 bin 587 çocuk doğum yaptı.
            Veriler hamile kalan kızların %60'ının kürtaj yaptırdığını ortaya koyarken, kayıtlara geçmeyen çok sayıda doğum ve kürtaj olduğu ifade edildi.
            Kent Üniversitesi öğretim üyesi Frank Furedi, durumun "trajik" olduğunu belirtti. Furedi, "Bu durum çocukların cinselliğe ne kadar batmış olduğunu ortaya koydu' dedi.

            FIKRA

            Bir adam hayatıyla ilgili konuları danışmak için bi kahine gidiyor..Kahin Adama gelecekte Milyonlarca kişinin ölümüne sebep olacağını bildirmiş..Adam şok olmuş..Madem öyle ben de kendimi öldürürüm ilerde sorun çıkmaz diye düşünüp yüksek bi köprüye gidip atlamaya karar verir..Köprüye gider bir de bakar ufak bi çocuk da köprüden atlamak üzredir..Adam dayanamayıp çocuğu kurtarır..İsmin ne evladım senin demiş adam..Çocuk : Adolf..demiş

            GÜNÜN SÖZÜ

            Karanlığa küfretmektense, bir küçük ışık yakın, daha iyi edersiniz. Andre Gide

            YEMEK MENÜSÜ
            · ISPANAK BEŞAMEL
            · EZO ÇORBA
            · YOĞURT
            · BÖREK

            ÇOCUĞUNUZA İSİM
            Erkek: AGER: (Tür.) Er. - Temiz, doğru kimse
            Kız: AĞAN: (Tür.) Ka.- Akanyıldız, ağma

            MANİ

            Benim Kıblem Kâbe der,
            Başka yöne durursun.
            Hemen itiraz eder,
            Bahane uydurursun.



            BİLMECE

            Hiç hareket etmeden neyimizi değiştirebiliriz?
            Cevabı Yarın.
            Dünkü Cevap: Amma gevezesin be kardeşim

            Comment


            • 12 Mayıs 2011

              Bugün 12 Mayıs 2011 9 C.Ahir 1432 Nisan: 29 Hızır 7 Fransa'nın Tunus'u İşgali (1881) - Galatasaray Lisesi'nin kuruluşu (1868) - Dünya Hemşirelik Haftası (12-18 Mayıs)

              HADİS-İ ŞERİF

              Kim bir şey hususunda yemin eder, sonra da hilafını daha hayırlı görürse, derhal kefaret vererek yemininden vazgeçsin ve yemin ettiği husustan daha hayırlı olanı yapsın. Ravi: Tirmizi, 1530



              FELSEFECİ VE İSLÂM ÂLÎMİ

              İslam alimleri, eski Yunan ve Roma felsefelerini çürütmüşler onların hukuk, ahlâk ve tıp üzerindeki sözlerinden doğru olanların, eski Peygamberlerin kitaplarından çalma olduklarını bildirmişlerdir.
              Eski Yunan felsefecileri, her şeyi akıl ile anlamaya, akla uydurmaya kalkışan ve yalnız aklın beğendiğine inanan kimselerdir Bunlar, aklın erebileceği şeylerde doğruyu bulabilirler ise de, aklın kavrayamadığı, erişemediği birçok şeylerde yanılıyor ve aldanıyorlar. Nitekim, sonra gelenleri, öncekilerinin yanlışlarını çıkarmakta, birbirlerini beğenmemektedirler. İslâm âlimleri ise, zamanlarına kadar olan fen bilgilerini okuyarak ve İslâmiyetin gösterdiği yolda, kalblerini ve nefslerini temizleyerek, aklın erişemediği bilgilerde de doğruyu bulmuşlar ve hakîkate varmışlardır. İslâm âlimlerine filozof demek, bunları küçültmek olur.
              Yalnız akla uyup, yalnız ona güvenip, aklın ermediği şeylerde yanılan kimse, eski kafalı felsefecidir. Aklın erdiği şeylerde, ona güvenen; aklın ermediği, yanıldığı yerlerde, Kur'ân-ı kerîmin ışığı altında, akla doğruyu gösteren yüksek insanlar da İslâm âlimleridir. O hâlde islâmiyette felsefe yoktur, İslâm felsefesi, İslâm filozofu yoktur. Felsefenin üstünde olan İslâm ilimleri ve felsefecilerin üstünde plan İslâm âlimleri vardır.

              FIKRA

              Nasrettin Hoca evine doğru yürürken pervasız bi herif yaklaşmış : – Hoca Efendi..Biraz önce burdan bi tencere içinde tıka basa Helva götürdüler..Gördün mü? demiş..Nasrettin Hoca : – Beni İlgilendirmez..demiş..Adam : – Ama Hoca efendi sizin eve doğru gidiyordu..! demiş..Hoca da : – Bu da Seni İlgilendirmez Demiş…

              GÜNÜN SÖZÜ

              Kaptanın ustalığı deniz durgunken anlaşılmaz. Lukuanos

              YEMEK MENÜSÜ
              · BİBER DOLMA
              · DÜĞÜN ÇORBA
              · YOĞURT
              · PATLICANLI BÖREK

              ÇOCUĞUNUZA İSİM

              Erkek: AGAH: (Fars.) Er. - Bilgili, haberli, uyanık, afif. Vakıf olmuş, malumatlı. Agah Efendi: (1744-1824). Türk dev­let adamı.
              Kız: AFTABE: (Fars.) Ka. - 1. Su kabı. 2. Güneş biçiminde yapılan mücevher.

              MANİ

              Dururken hızlanırsın,
              Oturup sızlanırsın,
              Kirli yola girersen,
              Elbette tozlanırsın.



              BİLMECE

              Hiç kimsenin okuyamadığı yazı hangisidir?
              Cevabı Yarın.
              Dünkü Cevap: Düşüncemizi

              Comment


              • 13 Mayıs 2011

                Bugün 13 Mayıs 2011 10 C.Ahir 1432 Nisan: 30 Hızır 8 Ağca'nın, Roma'da, Papa'ya Yönelik Suikasti (1981) - Mevsimsiz Soğuklar - Arkeoloji (14-20 Mayıs)

                HADİS-İ ŞERİF

                Sadaka Rabbin öfkesini söndürür ve kötü ölümü bertaraf eder Ravi: Tirmizi, 664



                SOĞANIN FAYDALARI

                Soğan; A, Bl, B2, P ve C vitaminlerince zengindir. Kükürt, iyot, silis ve şeker ihtiva eder. Şeker hastalan soğanı az yemelidirler. Soğan, bedenen ve zihnen çalışanlara çok faydalıdır. Hazmı kolaylaştırır. Yemekten önce yenen soğan iştah açar. Kanı temizler, nefes yollanndaki enfeksiyonu önler. Çiğ olarak yenen soğan, astım ve bronşit gibi nefes yollan hastalıklarının şiddetini hafifletir. Sinirlerin düzelmesini; cildin tazeliğini sağlar, saçların kuvvetli sürmesini temin eder.

                FIKRA

                - Herifin Saçları Kırmış..Sakalları Çimen..
                - Herif Yumurtayı Kırmış..Yımırta bir da ha onunla konuşmamış..
                - Herifin birinin evi yanmış..duvarı düz..
                - Herifin biri alnının teriyle çalışıyormuş..sizce neden? Çünkü herif soğuk hava deposunda çalışıyormuş..
                - Can bedenden çıkmayınca nolur? Öbür derslerinden zayıf alır..
                - Uyuyan birisinin kafasına su dökersen neden uyanır? Çünkü suyun kaldırma kuvveti vardır..
                - Herifin biri yarın ölcem demiş..Herifi yarmışlar ölmüş malesef..
                - Herifin biri bol keseden atmış..Dar keseden de eşekmiş..
                - Herifin biri soğuktan donmuş..Hanımı da atlet..
                - Hakan Şükür Maç Esnasında Düşmüş, Onu Kim Yerden Kaldırmış ? Hakan Taşıyan

                GÜNÜN SÖZÜ

                Kalbini öğütle yaşat, hikmetle aydınlat. Hz. Ali (r.a.)

                YEMEK MENÜSÜ

                · KABAK DOLMA
                · EZO ÇORBA
                · YOĞURT
                · BÖREK

                ÇOCUĞUNUZA İSİM

                Erkek: AFŞİN: (Tür.) Er. - Zırh, silah. Afşin bey: Selçuklu komutanı. ( XI. yy.). Gümüştigin'le birlikte Anadolu savaş­larına çıktı. Malatya'da Bizans ordula­rını yendi. Marmara kıyılarına kadar ilerledi (1079).
                Kız: AFİTAB: (Fars.) Ka.l. Güneş, gün ışığı. 2. Çok güzel, dilber, parlak yüz.

                MANİ

                Rabbimiz insaf versin,
                Bu haram demez yersin,
                İkaz eden olursa,
                Sen kendine bak dersin.



                BİLMECE

                Kadınla radyo arasında ne benzerlik vardır?
                Cevabı Yarın.
                Dünkü Cevap: Alın yazısı

                Comment


                • 14 Mayıs 2011

                  Bugün 14 Mayıs 2011 11 C.Ahir 1432 Mayıs: 1 Hızır 9 Dünya Eczacılık Günü - Iğdır'ın Kurtuluşu (1920)

                  HADİS-İ ŞERİF

                  İlimle meşgul iken uyumak, cahil olarak namaz kılmaktan daha hayırlıdır. Ravi: Keşful Hafa, 2.286



                  OSMANLILARDA TEMİZLİK

                  Kanunî Sultan Süleyman zamanında İstanbul’a gelen bir Alman rahibi, 1560 tarihinde yazdığı bir eserde şöyle demektedir:
                  (İstanbul'daki temizliğe hayran oldum. Burada herkes günde beş defa yıkanır. Bütün dükkânlar tertemizdir. So-kaklarda pislik yoktur. Satıcıların elbiseleri üzerinde ufak bir leke bile bulunmaz. Ayrıca ismine (hamam) dedikleri ve içinde sıcak su bulunan binalar vardır ki, buraya gelenler, bütün bedenlerini yıkarlar. Hâlbuki bizde insanlar pistir, yıkanmasını bilmezler.)
                  Bugün ise, Müslüman diyarları denilen yerlerde seyahat eden yabancılar, neşrettikleri kitaplarda, (Bir doğu memleketine gittiğimiz zaman, evvelâ burnumuza bir kokmuş balık ve süprüntü kokusu geliyor. Her taraf pislik içindedir. Yerler tükürük ile doludur. Ötede beride toplanmış süprüntü ve ölmüş hayvan leşlerine rastlanılır. İnsan böyle bir doğu memleketinden geçerken iğreniyor ve Müslümanların iddia ettikleri gibi temiz olmadıklarını anlıyor.) demektedirler.
                  Bugün, İslâm devleti ismini taşıyan memleketlerde, iman bilgileri bozulduğu gibi, temizliğe de tam riayet olunma-maktadır. Fakat bunda kabahat, İslâm dininde değil, İslâm dininin esasının temizlik olduğunu unutan kimselerdedir. Fakirlik, pis olmak için bir mazeret teşkil etmez. Bir insanın yere tükürmesinin, ortalığa pislik saçmasının para ile hiçbir ilgisi yoktur. Böyle pislik yapanlar, Allanın temizlik emrini unutan bedbahtlardır. Her Müslüman, dinini iyi öğrense ve buna riayet etmiş olsa, bu pislik hemen ortadan kalkar. 0 zaman, başka milletler, Müslüman memleketleri ziyaret ettiklerinde, tıpkı Orta Çağ'da olduğu gibi, Müslümanların temizliğine hayran kalırlar.

                  FIKRA

                  Doktor Hastalarından Birini Aramış..Telefonda aralarında geçen diyalog :
                  Doktor : – Sana bir kötü bir de çok kötü haberim var..Önce hangisini söyleyeyim demiş..
                  Hasta : – İlk önce kötü haberi söyleyin..
                  Doktor : – Tahlilleriniz sonucunda Malesef sadece Yirmidört saat ömrünüz kaldı..
                  Hasta : – Çok Kötü olan Haber Neydi ?
                  Doktor : – Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum kapalıydı telefonunuz.
                  - Herifin Biri Kızmış..İstemeye Gelmişler..
                  - Tanrı Yürü Ya Kulum Demiş..Herif Tüm Arabalarını Satmış..
                  - Anasına Bak..Babasından Dayak Ye..
                  - Kocama Değerim Nedir Diye Sordum..Dünyalar Kadar Dedi..Dünyanın Değeri nedir diye sordum..Beş Para Etmez dedi..
                  - Kadının biri Üçüncü çocuktan sonra çocuk yapmamaya karar vermiş..Neden? Çünkü Dünyamızda 4 çocuktan biri Çinli..
                  - Herifin gözü dalmış..Burnu da Yaprak..
                  - Herifin canı çok sıkılmı..Bi türlü gevşetememişler..
                  - Herif Hakkını Aramış..Sürekli Meşgul Çelıyormuş..
                  - Herifin Ayakları Kokmuş..Kolları da Linyit..
                  - Kadın Hakkı Olamaz..Neden? Çünkü Hakkı Erkek İsmidir..

                  GÜNÜN SÖZÜ

                  Kağıda dokunan kalem, kibritten daha çok yangın çıkarır. S.Fobes

                  YEMEK MENÜSÜ
                  · PİLİÇ SOTE
                  · T.Y.ERİŞTE
                  · M.SALATA
                  · MEYVE

                  ÇOCUĞUNUZA İSİM
                  Erkek: AFŞAR: (Tür.) Er. 1. Oğuz Türkleri­nin 24 boyundan biri. Türkiye, Iran, Azerbaycan ve Afganistan'da dağınık olarak yaşamaktadırlar. 2. Çabuk iş gören, çevik, atılgan
                  Kız: AFRA: (Ar.) Ka. 1. Ayın onüçüncü gecesi. 2. Beyaz toprak. Afra binti Ubeyde: Sahabe hanımlardan.

                  MANİ

                  Niye kin güdüyorsun?
                  Durmadan ben diyorsun,
                  Doğru yolu bırakıp,
                  Bâtıla gidiyorsun?



                  BİLMECE

                  İki kadınla evlenmenin en kötü tarafı nedir?
                  Cevabı Yarın.
                  Dünkü Cevap: İkisi de her havadan çalar

                  Comment


                  • 15 Mayıs 2011

                    Bugün 15 Mayıs 2011 12 C.Ahir 1432 Mayıs: 2 Hızır 10 İzmir'in İşgali (1919) - Hava Şehitleri'ni Anma Günü

                    HADİS-İ ŞERİF

                    Şeytan için bir din alimini kandırmak, bin abidi -ilim sahibi olmadan devamlı ibadetle meşgul olan kimse- kandırmaktan daha zordur. Ravi: Tirmizi, İlim 19



                    EŞEK ATLA GİDİYOR

                    Birgün, Nasreddin Hoca,
                    Eşeğine binmişti.
                    O gün olan bitenden,
                    Oldukça sevinmişti.
                    Yolda giderken böyle,
                    Rastlamış ona biri.
                    Kendini çok beğenmiş,
                    Tepesinde kibiri.
                    Alaycı bir edayla,
                    Hoca'ya dik dik bakmış.
                    Maksadı sohbet değil,
                    Maskaralık yapmakmış.
                    Sonra bindiği atı,
                    Hoca'ya doğru sürmüş.
                    Hem de kabadayıca,
                    Ohö öhö! Öksürmüş.
                    O an, utanmaz adam,
                    Hoca'ya şöyle diyor:
                    "Behey Hoca Efendi,
                    Eşek nasıl gidiyor?"
                    Hocamız, deh-çüş deyip,
                    Durdurmuş eşeğini.
                    Bu kibirli adama,
                    Demiş diyeceğini:
                    “Eşek dedin, değil mi?
                    Şükür aklım eriyor.
                    Görüyor cümle âlem;
                    Eşek, atla gidiyor!"

                    İZMİR'İN İŞGALİ
                    I. Dünya Savaşı'nın galip devletleri, 1919'da yurdumuzu kâğıt üzerinde parselleyip, bunu uygulamaya başladılar. Başta İngiltere olmak üzere, Fransa, İtalya ve Rusya tarafından, İstan-bul da dahil olmak üzere, güzel yurdumuzun birçok yeri işgal edildi. Bu arada, Yunanistan da, devletlerinin teşviki ile 15 Mayıs 1919'da İzmir'i işgal etti. Bu tarihten sonra, yurdun her köşesinde teşkilât
                    lar kurularak, düşmanlara, karşı mücadeleye başlandı. 3 yıl 3 ay 25 gün süren acılı günlerden sonra, Türk Ordusu 9 Eylül 1922'de İzmir'i ve yurdumuzun büyük bir kısmını kurtardı.

                    FIKRA

                    - Çocuğun biri sürekli sınıfın penceresinden başını sarkıtarak derslere katılıyormuş..Öğretmeni bi gün sormuş..Evladım neden pencereden bakarak dersleri dinliyorsun demiş..Çocuk da Örtmenim ben okulu dışardan veriyorum demiş..
                    - Temel bir gün Fadimeye Bu gece evinde kimse olmayacağını söylemiş..Fadime Gece gitmiş zili çalmış çalmış kimse kapıyı açmamış..

                    GÜNÜN SÖZÜ

                    İyiyi yapabildiği halde yapmayan bir insan,su işlemiş olur. Pestolozzi

                    YEMEK MENÜSÜ
                    · BİBER DOLMA
                    · MER.ÇORBA
                    · YOĞURT
                    · BÖREK

                    ÇOCUĞUNUZA İSİM
                    Erkek: AFUV: (Ar.) Er. - Daima affeden, merhametli. Esmaü'l-Hüsna'dandır. "Abd" takısı alarak kullanılır.
                    Kız: AFİFE: (Ar.) Ka.. - (bkz. Afif). IV. Mehmed'in hanımı.

                    MANİ

                    Hep gafletle yatarsın,
                    Ömrü çöpe atarsın,
                    En kıymetli cevheri,
                    Çok ucuza satarsın.



                    BİLMECE

                    İlanı aşk ile ilanı harp arasında ne benzerlik vardır?
                    Cevabı Yarın.
                    Dünkü Cevap: İki kaynanaya sahip olmak

                    Comment


                    • 16 Mayıs 2011

                      Bugün 16 Mayıs 2011 13 C.Ahir 1432 Mayıs: 3 Hızır 11 Filiz Kıran Fırtınası

                      HADİS-İ ŞERİF

                      Emanet kaybedilince kıyameti bekleyin; işler ehil olmayanlara teslim edilince emanet kaybedilir. Ravi: Buhari, İlim 2



                      VAHİDEDDİN HANIN VEFATI

                      Abdülmecid Hânın en küçük oğlu olup 36. ve son Osmanlı Padişahıdır. Sultan Vahideddin Hân, 2 Şubat 1861 tarihinde İstanbul'da doğdu. 1918-1922 yılları arasında padişahlık yaptı. Saltanatın kaldırılmasından sonra yurt dışına çıktı. 16 Mayıs 1926'da sürgünde bulunduğu İtalya'nın San Remo şehrinde vefat etti. Sultan 2. Abdulhamid'in kızıyla evlenerek hanedan ailesine damat olan Suriye Devlet Başkanı Ahmet Naim Efendi'nin girişimleri sonucu son padişahın naaşı Şam şehrine getirildi ve Kanuni Sultan Süleyman'ın Mimar Sinan'a yaptırdığı ve babasının adını taşıyan Sultan Selim Camii kabristanına defnedildi.
                      Birçok peygamber, 20 000 sahabe ve sayısız evliya kabrini topraklarında barındırması sebebiyle, Osmanlının 187 külliye, cami, medrese ve imarethane yaptırdığı; ancak bugün bakımsızlık içinde olan Suriye'daki tarihî eserler nihayet koruma altına alınıyor. Türkiye'nin uzun süren üst düzey girişimleri ilk olumlu sonuçlarını Şam'ın merkezindeki Süleymaniye Külliyesi'nde verdi.
                      Bir buçuk yıl sonra tamamlanacak çalışmalar sonunda hem Sultan Vahideddin Hânın mezarının bulunduğu alan, hem de: külliye içindeki imarethane, medrese ve cami onarılarak ibâdete açılmış olacak.

                      FIKRA

                      - Çinliler Çay içerkençaylarını sağa doğru sallarlar,Japonlar da sola doğru sallar..Neden? Şeker erisin diye..
                      - Mevlana Neden Dönüyormuş..? cevap => Elinde Çift Okey Varmış..
                      - Evin Hanımı Mutfağa Girmiş ama Yapacak Hiçbirşey bulamamış..Neden ? Çünkü Tefal onun için herşeyi düşünmüş..
                      - Herifin biri denize düşmüş ama batmamış..Neden ? Çünkü Tipi Kayıkmış..
                      - Lütfen Havuzumuza İşemeyiniz..! Biz Hiç Sizin Tuvaletinizde Yüzüyor muyuz?

                      GÜNÜN SÖZÜ

                      İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız,ondan hiç söz etmeyin. Blaise Pascal

                      YEMEK MENÜSÜ
                      · KARNIYARIK
                      · ŞEH.PİLAV
                      · CACIK
                      · REVANİ

                      ÇOCUĞUNUZA İSİM
                      Erkek: AFİL: (Ar.) Er. 1. Uful eden, gurub eden, batan (güneş, yıldız). 2. Görün­mez olan, kaybolan
                      Kız: AFİF: (Ar.) Ka. 1. İffetli, namuslu, ırz ve namus sahibi kadın. 2. Doğru, haramdan sakınan, yolsuzluğa sap­maz kişi.

                      MANİ

                      İlmin olmazmış yaşı,
                      İlim için yük taşı!
                      Ehl-i sünneti öğren!
                      İmandır işin başı.



                      BİLMECE

                      Geveze bir kadın ile tesbih arasında ne gibi bir fark vardır.
                      Cevabı Yarın.
                      Dünkü Cevap: Her ikisi de ilan edilir edilmez çarpışmalar başlar

                      Comment


                      • 17 Mayıs 2011

                        Bugün 17 Mayıs 2011 14 C.Ahir 1432 Mayıs: 4 Hızır 12 İmam-ı Muhammed'in Vefatı (M.804)

                        HADİS-İ ŞERİF

                        Müslümanın, müslüman üstündeki hakkı beştir: Selamını almak, hasta ziyaretine gitmek, cenazesine katılmak, davetine icabet etmek, hapşırınca yerhamukallah demek. Ravi: Tirmizi, 2738



                        .. PEYGAMBERİMİZİN ŞEFAATI

                        Peygamber efendimiz, ahirette 6 şekilde şefaat edecektir:
                        1. Makâm-ı Mahmûd denilen şefaati ile, bütün insanları mahşerde beklemek azabından kurtaracaktır.
                        2. Şefaati ile, çok kimseyi hesapsız Cennete sokacaktır.
                        3. Azap çekmesi lâzım olan müminleri azaptan kurtaracaktır.
                        4. Günahı çok olan müminleri Cehennemden çıkaracaktır,
                        5. Sevabı ve günahı eşit olup, Araf denilen yerde bekleyenlerin Cennete gitmeleri için şefaat edecektir.
                        6. Cennette olanların derecelerinin yükselmesine şefaat edecektir. Şefaat ile hesaptan kurtardığı 70 000 kimsenin her birinin şefaatleri ile de, 70'er bin kişi hesapsız Cennete gireceklerdir.

                        KANSER, KALP VE DAMARLAR İÇİN

                        Dünyaca meşhur kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, sağlıklı hayat konusunda önemli açıklamalarda bulundu.
                        · İnsan günde en az 3 500 ile 5 000 arasında adım atar. Bu kadar adım atanlar, en az aktif kişilerdir. Eğer 10 000 adım
                        hiç zorlanmadan atılıyorsa, fiziksel olarak gerçek hayatın üstünde bir kapasitedesiniz. Bu adımlar hem kilo verilmesini sağlar, hem de kan basıncını (tansiyon) düzenler Ayrıca; kötü kolesterolü (LDL) azaltıp, iyi kolesterolü (HDL) artırır ve iltihabı da azaltır.
                        · Kırmızı biberde, yeşillerden 2 kat fazla C vitamini bulunur, Bu vitamin felç ve inme riskini %30 azaltır, damarların genç
                        kalmasını sağlar ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
                        · Kırmızı fasulyenin (Red kidney beans) içinde, yaban mersininde de bulunan 'phytonutrients' (botanik faktörler) aynı miktarda bulunur. Bu madde,; böceklere ve hastalığa karşı bitkiyi korur. İnsanlar da bu koruyucu etkilerden faydalanır. Bu madde, hücrelerimizi kanser gibi hastalıklara karşıda korur. Ayrıca kalp hastalıklarına ve erken yaşlanmaya karşı da etkilidir.
                        · Kırmızı greyfurtun içinde bir başka 'phytonutrient' olan 'Ihkopen' (Lycopene) bulunmaktadır. Bu madde, kansere ve
                        kalp hastalıklarına karşı iyi gelir. Greyfurt dilimlen zeytin yağlı veya kanola yağlı bir salatanın içine karıştırılabilir.

                        FIKRA

                        Soğuk bir kış günü Kuşun biri havada salak salak uçuyormuş..Hava çok soğuk olduğundan dayanamamış ve karın üstüne sereserpe düşmüş..Kanatları ve vücudu donmak üzere olan kuşumuz ölümü çaresizce beklemeye başlamış..Tam o esnada ordan geçen bir inek gelip üzerine sıçmış..Kafasına kadar inek pisliğine bulanmış..Kuş buna çok sinirlenmiş ama kalkıp da ineği dövecek hali yok ya ..Ama bokun sıcaklığıyla vücudu ısınmış kanatları çözülmüş..Acayip sevinmiş kuşumuz ve bokun içinde mutlu mutlu ötmeye beşlamış..Bu mutlu ötüşleri duyan bir kedi gelip inek pisliğini eşeleyip kuşu çıkarmış..Kuş kendisini bokun içinden kurtaran kediye tam teşekkürlerini sunacakken kedi tutmuş bunu yemiş..üğüğü
                        Bu olaydan çıkaracağımız sonuçlar aşağıdadır :
                        Ders 1-) Her üstüne Pisleyeni düşmanın sanma..!
                        Ders 2-) Her Pislikten Seni Kurtaranı Dostun Sanma..!
                        Ders 3-) Bokun içinde Mutluysan Ses Çıkarma..!

                        GÜNÜN SÖZÜ

                        İyiliğe gücün Yetmezse,bari kötülük yapma. Feridüddin-i Attar

                        YEMEK MENÜSÜ
                        · ŞEH. ÇORBA
                        · ARNAVUT CİĞERİ
                        · SPAGETTİ
                        · HAVUÇ SALATA

                        ÇOCUĞUNUZA İSİM
                        Erkek: AFGAN: (Ar.) Er. - Heyecanlı, çabuk öfkelenen. Orta Asya'da yaşayan müslüman bir kavim. Cemalettin Af-gani: Müslüman alimlerden.
                        Kız: AFET: (Ar.) Ka. 1. Büyük felaket, bela, musibet. 2. Çok güzel kadın, dil­ber

                        MANİ

                        Hoca, artık özetle!
                        Yaşanmalı izzetle,
                        Her işinde her zaman,
                        Hak emrini gözetle!



                        BİLMECE

                        Termometre ile öğretmen arasında ne benzerlik vardır?
                        Cevabı Yarın.
                        Dünkü Cevap: Biri çekilir, biri çekilmez

                        Comment


                        • 18 Mayıs 2011

                          Bugün 18 Mayıs 2011 15 C.Ahir 1432 Mayıs: 5 Hızır 13 Müzeler Haftası (18-24 Mayıs)

                          HADİS-İ ŞERİF

                          Bir müslüman ölür, cenaze namazına Allah'a şirk koşmayan kırk kişi katılırsa, Allah bunların onun hakkındaki şefaatini mutlaka kabul eder. Ravi: Müslim, 948



                          ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER GELİYOR

                          Şarj edilebilir hibrit otomobiller yola çıktı. İlki Strazburg'dâ başlatılan uygulama ile 100 adet araç devlet ve özel settöre kiralanıyor. Bataryası 1.5 saatte şarj edilebilen araç, 100 kilometre hıza ulaşabiliyor.
                          Sanayi ve Ticaret Bakanlığının açıklamasına göre; Türkiye'de 2011 yılında satışa sunulacak elektrikli otomobillerde vergi indirimi uygulanacak. Şu anda araçlardan motor gücüne göre vergi alınıyor, elektrikli araçlarda böyle bir şey olmadığı için vergisi de daha düşük olacak. Yurdumuzun birçok yerine şarj istasyonu kurulacak. İstasyonlarda indirimli elektrik kullanılabilecek. İstasyon kurmak isteyene belediyeler yer tahsisi yapacak. Türkiye'de 3 akü firması elektrikli otomobil bataryası üretmek için Ar-Ge faaliyeti yapıyor. 2011'de satışa sunulacak elektrikli araçlar için sipariş alınmaya başlandı. Bugün bir akü 160 kilometre gidiyor. Bu mesafenin artırılması için çalışılıyor. Elektrikli otomobil kullanan sürücü, bataryanın sahibi olamayacak. Bir anlamda kiralama yöntemi devreye girecek. Bataryası biten sürücü, en yakın şarj istasyonuna veya otoparklara kurulacak platformlara girerek 3 dakikada bataryasını değiştirebilinecek. İkinci yol evde şarj yöntemi, üçüncü yol ise istasyonlarda-45 dakikalık hızlı şarj sistemi olabilecek. Nasıl cep telefonları ilk çıktığında bataryası büyük ve çok az dayanıyordu. Elektrikti otomobilde de aynı zaman işleyecek.

                          FIKRA

                          Bir Arkadaşı Nasrettin Hoca‘ya sormuş : – Hocam sizde kırk yıllık sirke varmış.. Nasreddin Hoca da : – Var demiş..Arkadaşı : – Biraz versene ilaç yapacağım demiş..
                          Nasrettin Hoca :
                          - Her isteyene verseydim o sirke kırk yıl durur muydu sence? demiş..

                          GÜNÜN SÖZÜ

                          İyi söz söyleyen adamlar, herkesten fazla okuyanlardır. Hoffman

                          YEMEK MENÜSÜ
                          · ŞEFİN ÇORBA
                          · ISPANAK BORANİ
                          · BÖREK
                          · YOĞURT

                          ÇOCUĞUNUZA İSİM

                          Erkek: AFFAN: (Ar.) Er. - Kötü şeylerden kaçınan, kötülüklerden uzaklaşan, te­miz. Ashab'dan bu ismi kullananlar olmuştur.
                          Kız: AFAFET: (Ar.) Ka. 1. Afıflik, temiz­lik, temiz olan. 2. Fenalıktan, günah işlemekten kaçınma. 3. Namuslu ol­mak.

                          MANİ

                          Aklı olan, dayatmaz,
                          Dini parayla satmaz,
                          Yatarken tevbe eder,
                          Öyle gafletle yatmaz



                          BİLMECE

                          Hangi kanun insanları yargılamaz?
                          Cevabı Yarın.
                          Dünkü Cevap: Her ikisi de sıfırı gösterdiği zaman, insanlar titrer

                          Comment


                          • 19 Mayıs 2011

                            Bugün 19 Mayıs 2011 16 C.Ahir 1432 Mayıs: 6 Hızır 14 Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı

                            HADİS-İ ŞERİF

                            Hiç şüphesiz ki, Allah, melekler, yerde ve gökte bulunanlar, yuvasındaki karıncadan sudaki balığa varıncaya kadar her şey insanlara hayrı, iyiliği öğreten kimseye dua ve istiğfar ederler. Ravi: Tirmizi, İlim 19



                            MENKIBE --- DÜŞMAN DOST

                            Peygamber efendimizin amcası Hazret-i Hamza, Şeybe bin Osman'ın babasını ve amcasını bir savaşta öldürmüştü. Huneyn Gazâsı'nda Şeybe bin Osman, Peygamber efendimizi öldürüp, babasının ve amcasının intikamını almak için hücuma geçti. Kılıcını Peygamber efendimize vurmak için kaldırdı, fakat birden vazgeçti. Sonradan sorulunca, şöyle cevap verdi:
                            "Ona vurmak için yaklaşınca, şimşekten daha süratli bir ateş kıvılcımını karşımda gördüm. Kurtuluşu kaçmakta buldum. Kaçarken, Resûlullah beni yanına çağırdı. Gittim, mübarek elini göğsüme koydu. O ana kadar en nefret ettiğim kişi olduğu hâlde, elini göğsümden kaldırdığında, en çok sevdiğim insan olacak şekilde muhabbeti kalbime yerleşti. Bana buyurdu ki: "Haydi yaklaş, safımızda düşmana karsı savaş!" Kılıcımı çektim. Onu korumak için düşmana karşı amansız bir mücadeleye başladım.

                            19 MAYIS --- GÜNÜN TARİHİ

                            I. Cihan Harbinin kaybından ve İstanbul'un işgalinden sonra, Anadolu'da mukavemet hareketleri başladı. Mustafa Kemâl Paşa da ordu müfettişi vazifesi ile Anadolu'ya gönderildi. Istanbul'dan ayrılarak, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 2 Mayıs'ta Havza'ya geldi. Burada üst kademede bulunanlara ve bütün komutanlara gizli bir genelge yayınlayarak işgal karşısında Türk Milletini bütünleşmeye çağırdı. Buradan Amasya'ya geçti. 21-22 Haziran gecesi Amasya Tamîmi ile Türk Milletini birlik ve bütünlüğe dâvet etti. 23 Temmuz'da Erzurum ve 4 Eylülde Sivas Kongrelerine katıldı. Böylece Anadolu'da İstiklâl hareketleri başladı. 19 Mayıs günü, 20.6.1938 tarih ve 3466 sayılı kânunla Gençlik ve Spor Bayramı olarak kabul edildi. 1981 yılında ise, çıkarılan yeni bir kânunla Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı olarak değiştirildi.

                            FIKRA

                            Dursun Temeli çalıştığı iş yerine davet eder..Temel bu teklifi kabul eder..Dursun’un iş yeri 12 katlıdır..Dursun’un odası da tam onikinci kattadır..Temel cepten arayıp uşağum beş dakikaya ordayum der ve aradan 2 saat geçer..Temel terler içinde odaya gelir..Dursun sorar : – Uy uşağum ne oldu sana buyle? Temel : -12 kat çıkmak kolay değil.. Dursun : -Asansörle niye gelmedin..? Temel: -3 kişi geldi 2 kişi daha bekledim gelmeyince ben de merdivenlerden çıktım..

                            GÜNÜN SÖZÜ

                            İyi olan tek şey bilgi ve kötü olan tek şey de cehalettir. Sokrates

                            YEMEK MENÜSÜ
                            · IZGARA KÖFTE
                            · PİLAV
                            · ÇORBA
                            · ÇOBAN SALATA

                            ÇOCUĞUNUZA İSİM
                            Erkek: ADNİ: (Ar.) Er. 1. Adın'a mensup, (bkz. Adnan). 2. Cennete girmeye hak kazanan. Adni Recep Dede. Türk mu­tasavvıf, şair. (Belgrat 1688).
                            Kız: BERCİS: (Ar.) Ka. 1."Müşteri" denilen yıldız, Jüpiter gezegeni. 2. Sütü çok olan deve.

                            MANİ

                            Kötü yola gidersin,
                            Allah affeder dersin,
                            Tevbe etmeden nasıl,
                            Affı ümit edersin?



                            BİLMECE

                            Bir politikacının ölüp ölmediğini nasıl anlarız?
                            Cevabı Yarın.
                            Dünkü Cevap: Yer çekimi kanunu

                            Comment


                            • 20 Mayıs 2011

                              Bugün 20 Mayıs 2011 17 C.Ahir 1432 Mayıs: 7 Hızır 15 Genç Osman'ın Öldürülmesi (1662) - II.Bayezit'in Tahta Geçmesi (1481)

                              HADİS-İ ŞERİF

                              Köyde veya çölde oturanlardan üç kişi bir araya gelip de cemaatle namaz kılmazlarsa, şeytan onlara galebe çalar. Cemaate devam ediniz. Çünkü sürüden ayrılanı kurt kapar. Ravi: Nesei, İmame 48



                              İSLAMİYETİN ÖZÜ

                              İslâmiyet; Allah ü teâlânın, Cebrail ismindeki melek vasıtası ile, sevgili Peygamberi Muhammed aleyhisselâma gönderdiği, insanların, dünyada ve ahirette rahat ve mesut olmalarını sağlayan, emir ve yasaklardır.
                              Bütün üstünlükler ve faydalı şeyler, İslâmiyetin içindedir. Eski dinlerin görünür, görünmez bütün iyiliklerini, İslâmiyet, kendinde toplamıştır.
                              İslâmiyet; memleketleri îmar, insanları müreffeh etmeyi emretmekte, Allahü teâlânın emirlerine saygı göstermeyi ve mahluklara merhametli olmayı istemektedir. Nefsin temizlenmesini temin etmekte, kötü huyları, iyi huylardan ayırmaktadır. İyi huylu olmayı
                              emredip, kötü huyları, Şiddetle ret ve yasak eder. Her bakımdan iffeti ve hayayı emreder. Tam sıhhatli olmayı mecbur tutar. Tembelleği, boş vakit geçirmeyi red ve meneder. Ziraati, ticareti ve sanatı, katı olarak emreder. İlme, fenne, tekniğe, endüstriye lâyık olduğu üzere, ehemmiyet verir. İnsanların yardımlaşmasını, birbirlerine hizmet etmesini ehemmiyetle ister. Dini ve vatanı
                              başka olanların, canlarını, mallarım ve namuslarını korumayı mecbur tutup, bunlara ilişmeyi meneder. Fertlerin, çocukların, ailelerin ve milletlerin haklarını öğreterek geçmişlere, geleceklere herkese karsı hak ye mesuliyet gözetilmesini ister. Yani, dünya ve ahiret saadetini içine alır.

                              FIKRA

                              Ahmet Hıyar adında bir herif mahkemeye ismini değiştirmek için başvurmuş..Hakim bu kişiye ismini sormuş..Adam – ismim Ahmet Hıyar demiş.. Hakim evet isminizi değiştirmekte haklısınız demiş..Yeni isminiz ne oldun demiş.. Adam da – Mehmet Hıyar olsun efendim..demiş..

                              GÜNÜN SÖZÜ

                              İyi görüneceğine, iyi ol. Sallust

                              YEMEK MENÜSÜ
                              · EV MANTI
                              · BÖREK
                              · YOĞURT
                              · ÇORBA

                              ÇOCUĞUNUZA İSİM
                              Erkek: ADNAN: (Ar.) Er. - Cennette ölüm­süzlüğe kavuşan kimse.
                              Kız: BERCESTE: (Fars.) Ka. 1. Seçilmiş, beğenilmiş. 2. Güzel, hoş, latif.

                              MANİ

                              Kollarsan kollanırsın,
                              Sallarsan sallanırsın,
                              O kadar hızlı gitme!
                              Sollarsan, sollanırsın.



                              BİLMECE
                              Kimler profesyonel atıcıdırlar?
                              Cevabı Yarın.
                              Dünkü Cevap: Ağzına bakarız, kapalıysa ölmüştür

                              Comment


                              • 21 Mayıs 2011

                                Bugün 21 Mayıs 2011 18 C.Ahir 1432 Mayıs: 8 Hızır 16 Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün Kuruluşu (1847)

                                HADİS-İ ŞERİF

                                Sizler kıyamet günü isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız, öyleyse isimlerinizi güzel yapın. Ravi: Ebu Davud, 4948



                                “BEN DE PADİŞAHIM”
                                Osmanlı padişahlarından Sultan İbrahim, cömert ve merhametli biri idi. Fakirlere çok ihsanları vardı. Hazine gelirlerinin muntazam toplanıp, yerli yerince sarfına, maaşların gecikmeden ödenmesine dikkat ederdi. Tebdil-i kıyafetle şehirde dolaşır, halkın ihtiyaçlarını yerinde gözetlerdi. Bir defasında padişah Edirne'de iken halktan biri ileri çıkıp padişahı selâmladıktan sonra; "Padişahım! Benim bir şikâyetim vardır." deyince, Sultan; "Söyle de tedbir edelim. Haklıysan haksızı cezalandıralım." dedi. O adam da şöyle anlattı: "Padişahım! Kerim Ağa de-nen eşkıya bana zulmetti. Malımı, mülkümü alıp çoluk çocuğumla sokaklara attı. Memleketin varlıklı ailelerinden iken, bir lokmaya muhtaç oldum."
                                Padişah şahitleri dinledikten sonra, Kerim Ağa'yı getirtti ve ona sordu
                                "Ağa! Hakkında şikâyet var Mazlumları soyar, malların alarak sokaklara atarmışsın Doğrumudur?"
                                Ağa özür dileyeceği yerde, ileri geri konuşmaya başladı;
                                "Ben yeniçeriyim" diye diklendi. Bunun üzerine padişah hiddetle yerinden kalkıp adamın yakasından tutarak;
                                "Bre densiz! Sen yeniçeri isen, ben de padişahım!" dedi!
                                Ağa cezalandırılıp haklıya hakki teslim edildi...
                                Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci

                                AKKA MÜDAFAASI

                                Fransa İmparatoru Napolyon'un gözü Mısır'da idi. Fransız ordusu, 1798 yılında 450 parçalık donanmayla gelip, İskenderiye önlerinden 60 bin kişiyle Mısır'a çıktı. Napolyon, Gazze'ye, oradan da Filistin'e doğru ilerlemeye başladı. Akka Kalesi önlerine geldi ve 18 Mart 1799 Cuma günü muhasaraya başladı. Kale komutanı Cezzar Ahmed Paşa kaleyi savunuyordu. Her hücum püskürtüldü. Yenilmez unvanı taşıyan Napolyon, kaleyi alamayınca 21 Mayıs'ta çekilmek zorunda kaldı. Ordusunun da yarısını kaybetti.

                                FIKRA

                                Ünlü bir televizyonun muhabiri Deli Dana hastalığını araştırmak için bir köye gider..Köylünün birini kamera karşısına alır ve sorar :
                                Muhabir : – İyi günler beyefendi..Deli dana hastalığının sebebini araştırıyoruz..Sizce Deli dana hastalığına ne sebep oluyor ?
                                Köylü : – Biz Boğayla Danayı Her Yıl sadece bir kere dışarı salarız..
                                Muhabir : – Nasıl Yani salmaktan kastınız nedir beyfendi ?
                                Köylü : – Boğa ineğe senede bir kere atlar..
                                Muhabir : – Beyfendi bu olayın Deli dana Hastalığıyla alakası ne ?
                                Köylü : – Bak hanım evladım biz inekleri günde iki kere sağarız..
                                Muhabir : – Beyfendi ben Deli Dana hastalığından bahsediyorum..Siz bana gelmiş ne anlatıyorsunuz..?
                                Köylü : – Hanım kızım anlatmak istediğim şu..Düşün senin meme uçlarını her gün iki kere sıkıyorlar fakat sadece senede bir kere sana atlıyorlar..!

                                GÜNÜN SÖZÜ

                                İyi adam olmak için kimseye fenalık etmemek yetmez,iyilik etmesinide bilmelidir.
                                Fenelon


                                YEMEK MENÜSÜ
                                · KIYMALI PİDE
                                · YAYLA ÇORBA
                                · AYRAN
                                · HAVUÇ SALATA

                                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                                Erkek: ADİY: (Ar.) Er. - Savaşçı, savaştan geri durmayan, mücahid. Adiy b. Ha­tim et-Tai: 630 yılında müslüman ol­du. Babası gibi cömertti. Kabilesinde İslam'dan dönme eğilimleri görünce engel oldu. Cemel vakasında Hz. Ali­nin yanında yer aldı.
                                Kız: BERCA: (Fars.). - Yerinde tam doğru ve münasip. - Kadın ve erkek adı olarak kullanılabilir.

                                MANİ

                                Kim ki hiç ibret almaz,
                                Asla kazancı olmaz,
                                Kabı ters çevirirsen,
                                İçine hiç su dolmaz.



                                BİLMECE

                                Hangi eve giren senelerce o evden dışarı çıkamaz?
                                Cevabı Yarın.
                                Dünkü Cevap: Politikacılar

                                Comment

                                Working...
                                X