fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 8 Ekim 2008

    Bugün 08 Ekim 2008 9 Şevval 1429 Eylül: 25 Hızır:156 Balkan Savaşının Başlaması (1912)

    GÜNÜN HADİSİ
    Övmek ve övülmekten uzak durun. Çünkü o, kişiyi manen boğazlamaktır.
    Hadis (Ramuz).




    SAHABEDEN KORKU İLE KISSALAR

    Yine Resûl-i Ekrem (s.a.v.), yedi sınıf insanın Arş-ı A'zam'in gölgesinde gölgeleneceğini bildirdi ve Allah (c.c.) korkusundan göz yaşı akıtanları da bunlar arasında saydı.

    Hz. Ebû Bekin “Gücü yeten ağlasın. Ağlamayan da ağlar gibi yapsın" demiştir. Muhammed b. Münkedir ağladığı vakit göz yaşını sakalına, yüzüne ve gözüne sürer ve göz yaşının değdiği yeri cehennem ateşinin yakmıyacağını duyduğum için, bunu böyle yapıyorum, derdi.

    Abdullah b. Amr b.el-Âs (r.a.)t 'Ağlayın, ağlıyamazsanız ağlar gibi yapın. Eğer gerçeği bilseydiniz sesiniz kesilinceye kadar ağlar ve beliniz kırılıncaya kadar namaz kılardınız", demiştir.

    Ebû Süleyman Dârâni, “Akıttığı yaş ile gözünde gargara eden, yani yaşı yalnız gözünün içini ıslatan gözün sahibi kıyamet günü zilletle karşılaşmaz, Şayet yaşı akarsa, ilk damlası ile Allah u Teâlâ cehennem deryasını söndürür. Eğer bir cemâat hakkında ağlarsa o cemâat azâb olunmaz", demiştir.

    Kâ'bu'l-Ahbar diyor: 'Nefsim yed-i kudreti elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Allah korkusundan ağlayıp yaşımın yanaklarıma dökülmesi, benim için bir dağ kadar altun ta-sadduk etmekten daha sevimlidir", demiştir. (İhya 4.c.s.302)


    MANİ

    Bayburta giden yollar
    Uzadıkça uzarlar,
    Geçme bizim kapıdan
    Eller bana kızarlar.



    BİLMECE

    Birisi der ah başım
    Birisi der ah belim

    Cevabı yarın.

    Dünkü cevapAyna)

    Comment


    • 9 Ekim 2008

      Bugün 09 Ekim 2008 10 Şevval 1429 Eylül: 26 Hızır:157 Yanya Kalesinin Fethi (1431)

      GÜNÜN HADİSİ

      Allah yumuşaktır. Yumuşaklığı sever. Ve yumuşaklık haline verdiğini, sertlik ve şiddet haline vermez.
      Hadis-i Şerif (Ebu Davud).




      RESUL -İ EKREM'İN TAVSİYESİ VE ÖĞÜTÜ

      "Ey Muaz, Allah'tan korkmak ve himayesine girmek, doğru konuşmak, verdiği sözde durmak, emâneti ödemek, hıyanet etmemek, komşu hakkını korumak, öksüze merhamet etmek, tatlı sözlü olmak, herkese selam vermek, güzel amel ve işlerde bulunmak, uzun kuruntularda bulunmamak, İmânını korumak, Kur'ân-ı anlamak, âhireti sevmek, hesabın korkusunu taşımak ve herkese şefkat kanatlarını germeği tavsiye eder; hikmet sâhiblerine kötü söz söylemekten, doğruyu yalanlamaktan, günahkâra itaatten, âdil hükümdara is-yanan ve yeryüzünde bozgunluk çıkarmaktan seni nehyederim. Nerede olursan ol takva üzerine olup Allah'tan korkmak ve her günâhın akabinde tevbe etmekle tavsiye ederim. Gizli Günâh işledinse gizli, aşikâre isyan ettinse aşikâre tevbe edersin"

      MANİ

      Maşrapanın kalayı,
      Kızlar çeker halayı,
      Allah için söyleyin,
      Var mı askın kolayı.



      BİLMECE

      Başına vurdum
      Belini yardım

      Cevabı yarın.

      Dünkü cevapÇivi ve tahta)

      Comment


      • 10 Ekim 2008

        Bugün 10 Ekim 2008 11 Şevval 1429 Eylül: 27 Hızır:158 Hz.Hüseyin'in Şehadeti (680) - Oruç Reis'in Şehadeti (1680)

        GÜNÜN HADİSİ

        şerle(günahla) varan kimseye yazıklar olsun.
        Hadis-i Şerif (Deylemi).




        MA'RUFU EMREDİP MÜNKERDEN NEHYETMEYE ÇALIŞMAK VE HAKKI TAVSİYE ETMEK

        Kur'an-ı Kerim: "Hakkı ve sabrı tavsiye " ile toplumun Islahı için yapılacak çalışmayı, aynı şekilde ma'rufu emredip münkerden nehyetmek kavramı ile de açıklamıştır. Hatta bu çalışmayı, iman ve amel-i salihten sonra toplumların kurtuluş vesilesinden saymıştır. Allah Teâla Şöyle buyuruyor:

        "Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi amelleri işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabr-ı tavsiye edenler müstesnadır. (Asır: 1-3)

        "Hâk" kelimesi bütün bağlarıyla islam'ı kapsar. "Sabır" ise islam üzere sebati ifade eder. Hakkı ve sabrı tavsiye etme ifadesi ise İslama bağlı kalınıp, manevi çizgiden sapmadan hakkı ve sabrı tavsiye etmekten ibarettir. Fesadın yayılmaması için ümmetin manevi çizgide sebat edip, bu savunmayı daima canlı ve diri tutması gerekir. Böyle olunca fesat ortaya çıksa da ümmet içinde yaygınlaşmaz. durum gerginleş-mez, cehalet hakimiyetini kaybeder. Aksi halde fesat hakimiyet altına alınamayacak boyutlara ulaşır. Halbuki islam, toplum içinde iyiliğin gelişmesini, şerrin zayıflayıp tamamen yok olmasını ister. Bu görevi de ben müslümanım diyen insanlar yapacaktır ki insanlık huzura kavuşsun.

        MANİ

        Suya bulgur ezerim,
        Hem ezer hem süzerim,
        Ben yarımın derdinden
        Deli olmuş gezerim.



        BİLMECE

        Bir ufacık arpacık
        Başında var tablacık

        Cevabı yarın.

        Dünkü cevapÇivi ile tahta)

        Comment


        • 11 Ekim 2008

          Bugün 11 Ekim 2008 12 Şevval 1429 Eylül: 28 Hızır:159 Mudanya Antlaşmasının İmzalanması (1922)

          GÜNÜN HADİSİ

          Kişiyi arkadaşından tanıyın. Hadis (İbn-i Adiyy).



          BİR İNSANI ÖLDÜRMEK BÜTÜN İNSANLIĞI ÖLDÜRMEK GİBİDİR

          İnsan, Allah'ın en güzel bir biçimde yarattığı (Tın sûresi 4) ve yaratılmışların en şereflisi (isrâ, 70) olarak tanımlanan bir varlıktır. İnsan, doğuştan bazı haklarla donatılmıştır. Bunlar; en başta hayat hakkı, mülkiyet hakkı, eşitlik ve hürriyet hakkı...

          İslamiyet, insan haklarını ve bilhassa yaşama hakkını kutsal olarak ele almış; bu hakları korumak için birtakım kurallar koymuştur. Haksız yere insan hayatına kastetmek yani adam öldürmek ve kan dökmek büyük günahlardandır. Bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmek gibidir. Bu suç ve günahın cezası hem dünyada hem de ahi-rette verilecektir.

          Yüce Rabbimiz Kur'an'da şöyle buyurmuştur:

          "..Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır..." (Mâide, 32).

          Peygamber Efendimiz (s.a.s.):

          "Kıyamet gününde insanlar arasında ilk görülecek dava kan davasıdır." (Buhari,) buyurmuştur. Dolayısıyla şahsî intikam ve kan gütme de aynı şekilde yasaklanmıştır. Kan gütme, cahiliyye dönemi âdeti olarak görülmüştür.

          Dinimizin beş ana hedefinden birisi de insan hayatını korumaktır. Bu, insanın sorumlu olduğu görevlerden birisidir. Bu sebeple intihar da dinimizce yasaklanmıştır. Peygamberimiz intihar hakkında şöyle buyuruyor:

          "... Bir kimse de zehir içerek canına kıyarsa, zehiri elinde içer bir halde sonsuz ve devamlı bir surette Cehennem ateşinde (azab Olunacaktır. (Buhari,).

          MANİ

          Hey hızara hızara
          Dalda elma gızara
          Beni sana vermizler
          Başka yerden giz ara



          BİLMECE

          Burada öğürür
          Karşıda böğürür

          Cevabı yarın.

          Dünkü cevapÇivi)

          Comment


          • 12 Ekim 2008

            Bugün 12 Ekim 2008 13 Şevval 1429 Eylül: 29 Hızır:160 Ömer Nasuhi Bilmen'in Vefatı (1971)
            GÜNÜN HADİSİ

            Alış verişte çok yemin etmekten sakının. Çünkü bu yemin, malı sattırır, ama (kazancın) bereketini giderir.
            Hadis (Müslim).




            AF VE MAĞFİRET

            Rasülullah (s.a.v) buyurdular ki: "Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah Teala hazretleri sizi helak eder ve yerinize, günah işleyecek (fakat tövbeleri sebebiyle) mağfiret edeceği kimseler yaratırdı." (Müslim, Tevbe, 9.)

            Rasülullah (s.a.v) (bir hadis-i kudsi' de) Rabbinden naklen buyururlar ki: "Bir kul günah işledi ve: "Ya Rabbi günahımı affet!" dedi. Hak Teala da: "Kulum bir günah işledi; arkadan bildi ki günahları affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır." Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve: "Ey Rabbim günahımı affet!" der. Allah Teala Hazretleri de: "Kulum bir günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır. Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve: "Ey Rabbim beni affeyle!" der. Allah Teala da: "Kulum günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle muaheze eden bir Rabbi olduğunu bildi. Dilediğini yap, ben seni affettim!" buyurdu." (Buhari, Tevhid 35; Müslim, Tevbe 29.)

            Ebu'd-Derda (r.a)'yı işittim. Demişti ki: " Rasülullah (s.a.v)'ı işittim, şöyle buyurdu: "Müşrik olarak ölenle, bir müslümanı haksız yere öldüren hariç, Allah bütün günahları affedebilir." (Ebu Davud, Fiten 6.)

            MANİ

            Gayadan öküz bakar
            Öküzün arnı sakar
            Delikanlı dururken
            Sakallıya kim bakar



            BİLMECE

            Hangi tene krem sürülmez?

            Cevabı yarın.

            Dünkü cevap:

            (Tüfek)

            Comment


            • 13 Ekim 2008

              Bugün 13 Ekim 2008 14 Şevval 1429 Eylül: 30 Hızır:161 Ankara'nın Başkent Oluşu (1923)

              GÜNÜN HADİSİ

              Allah, bir işi yaptığınızda o işin hakkını vererek doğru ve sağlam yapmanızı sever. Hadis-i Şerif (Beyhaki)



              KOMŞU HAKLARI

              Resûl-i Ekrem (s.o.v.) buyurmuştur ki:

              "Komşu hakkının nelerden ibaret olduğunu bilir misiniz? Muavenet (yardımcılık) isterse muavenet etmek, yardım dilerse yardımına koşmak, ödünç isterse vermek, muhtaç olursa ihtiyâcını gidermek, hastalanırsa, geçmiş olsuna gitmek, ölürse cenazesinde bulunmak, sevinçli günlerinde gözaydınlığına gitmek ve felâketli günlerinde taziyesine koşmaktır.

              Müsâadesini almadan, havasını (esecek şekilde evini, onun evinden daha yüksek yapma, Komşuna eziyet etme. Satın aldığın meyveden ona da ver; vermeyeceksen gösterme. Çocuğun, onun çocuklarına karşı bu meyveleri sokak ortasında yemesin. Tencerende pişen yemeğin râyihası ile onu incitme. (Sonra devamla): Komşu hakkının ne demek olduğunu biliyor musunuz? Varlığımı kudret elinde bulunduran Allah'a and olsun ki, komşu hakkını Allahu Teâlâ'nın rahmetine mazhar olan kimseler ödeyebilir. (İhye 2. c.s.539)

              MANİ

              Mendil aldım onbeşe
              Onu serdim güneşe
              Gitti yârim gelmedi
              Beni aldı telaşe



              BİLMECE

              Trenler ne zaman üşürler?

              Cevabı yarın.

              Dünkü cevap:Antene

              Comment


              • Cevap: Takvim de Bugün

                Gercekten de her gün severek takip ettiğim bir köşe teşekkür ederim.Sitede en çok hit alanlar arasında olması da bu köşenin ne kadar sevildiğinin işareti.

                Comment


                • 14 Ekim 2008

                  Bugün 14 Ekim 2008 15 Şevval 1429 T.Evvel: 1 Hızır:162 Dünyada İlk Sistemli Üniversite Kurucusu Nizam-ü Mülk'ün Vefatı (1092)

                  GÜNÜN HADİSİ

                  İyilik insanlar arasında kesintiye uğrayabilir. Fakat iyiliği yapanla, Allah arasında hiçbir kesinti olmaz.
                  Hadis-i Şerif



                  ALLAH'TAN (C.C.) KORKMAK

                  "Herhangi bir mü'min ki Allah korkusundan-sivrisineğin başı kadar da olsa- gözünden bir damla yaş çıkar, sonra sıcaklığı yüzüne değerse, Allahu Teâlâ onu cehennem'e haram kılar"

                  Ve yine : "Allah korkusundan mü'minin kalbi ürperdiği vakit, ağacın yaprakları düşer gibi günahları dökülür"

                  Yine Resûl-i Ekrem (s.a.v.): "Allah korkusundan dolayı yaş akıtan hiç bir kimse, süt, çıktığı memeye girmedikçe cehenneme giremez" buyurmuştur.

                  Hz. Âişe de Resûl-i Ekrem (s.a.v.)'e "Ümmetinden hesab görmeden cennet'e girecek var mı?" diye sorunca, Resûl-i Ekrem (s.a.v.): "Evet, günahlarını hatırlayıp ağlayanlar", buyurmuştur. Yine Resûl-i Ekrem (s.a.v.): "Allah katında, Allah korkusundan akan göz yaşı damlası veya Allah rızası uğrunda akıtılan kan damlasından daha kıymetli damla yoktur",

                  Yine Resûl-i Ekrem (s.a.v.):

                  "Allah'ım, göz yaşları kan ve dişler köz parçası olmadan önce bana, yaşları ile kalbe şifa veren sel gibi akıcı iki göz nasib et", buyurmuştur. (İhya 4.c.s:302)

                  MANİ

                  Dağdan kestim kereste
                  Kuş besledim kafeste
                  Yârin hasta dediler
                  Yetiştim son nefeste



                  BİLMECE

                  Hangi piller patlar?

                  Cevabı yarın.

                  Dünkü cevap:Haydutlar soyduğu zaman

                  Comment


                  • 15 Ekim 2008

                    Bugün 15 Ekim 2008 16 Şevval 1429 T.Evvel: 2 Hızır:163 Türkiy'de Yeni Anayasa'ya göre İlk Meclis ve Senato Seçimlerinin Yapılması (1961)

                    GÜNÜN HADİSİ

                    Hz.Peygamber, bir gün ashabına: İnsanları en çok cehenneme girdiren şey nedir? diye sordu. Ashap: Allah ve Resulü bilir ancak, dediler. Hz Peygamber: İki uzvudur ki, biri ağzı, diğeri ferci (cinsiyet organı), buyurdu. Sonra tekrar sordu: İnsanların en çok cennete eriştiren şey nedir? Ashap, aynı cevabı verince, şu açıklamayı yaptı: Bu da iki şeydir: Biri, Allah’tan korkmak, yani takva sahibi olmaktır. Diğeri de güzel ahlaka sahip bulunmaktır. Hadis (İbn-i Mace).



                    ŞAHİTLİK

                    İslam dini, insanlar arası ilişkilerde hak-hukuk eksenli bir dünya görüşünün oluşmasını temin etmeye çalışmıştır. Toplumda huzur ve güven atmosferinin oluşması için, hem fertlerin hem de hukukun çeşitli aşamalarında görev alanların, doğru ve adil şahitlik konusunda titiz davranması gerekmektedir.

                    Yüce Allah (c.c), Kur'an'da, doğru ve adil şahitlik yapılması konusunda Müslümanları şöyle uyarmaktadır: "Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınınızın aleyhine de olsa Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır." (Nisa, 35)

                    Yalan yere şahitlik etmek, zengin ve fakir ayırımı yaparak kendi çıkarları doğrultusunda şahitlik etmek veya şahitlikte akraba lehine söz söylemek, telafisi mümkün olmayan bir kul hakkıdır. Çünkü böyle şahitlikte, yeryüzünde hakkın gerçekleşmesi engellenmiş, batıla geçit verilmiş ve insanlara zulmedilmiş olur. Yüce Allah (c.c), adaletle şahitlik eden kullar olmayı emrettiği ayetlerde, bir topluma olan kinin de adaletsizliğe sevketmemesi gerektiği konusunda insanları uyarmaktadır. (Mâide. 8) Adaletin tesisi için söz söylemek gereken yerde susmak ise susmaların en kötüsü olacaktır.

                    MANİ

                    Karşıda ala inek
                    Tüyleri benek benek
                    Hiç boğazımdan geçmiyor
                    Yarsız yediğim yemek



                    BİLMECE

                    Kirpiler nasıl oyun oynarlar?

                    Cevabı yarın.

                    Dünkü cevap:Torpiller

                    Comment


                    • 16 Ekim 2008

                      Bugün 16 Ekim 2008 17 Şevval 1429 T.Evvel: 3 Hızır:164 Aziz Mahmud Hüdai Hz. Vefatı (1628) - Dünya Gıda Günü

                      GÜNÜN HADİSİ

                      Sizden biriniz, (din) kardeşinin aynasıdır. Öyle ise onun üzerinde rahatsız edici bir şey gördüğünde gidersin.
                      Hadis-i Şerif (Ebu Davud).




                      İYİ AHLAK İLE İLGİLİ AYETLER

                      "Rahman olan Allah'ın kulları yeryüzünde mülâyemetle yürürler. Câhiller kendilerine takıldıkları zaman, onlara güzel sözler söylerler. Onlar gecelerini Rableri için kıyama durarak ve secdeye vararak geçirirler. Onlar "Rabbımız, bizden cehennem azabını uzaklaştır; doğrusu onun azabı dâimi ve acıdır, orası şübphesiz kötü bir yer ve kötü bir duraktır" derler. Onlar sarfettikleri zaman, ne israf ederler, ne de cimrilik; ikisi arasında orta bir yol tutarlar. Onlar, Allah'ın yanında başka tanrı tutup O'na yalvarmazlar. Allah"ın haram kıldığı cana haksız yere kıyamazlar. Zina etmezler. Bunları yapan günâha girmiş olur. Kıyamet günü azabı kat kat olur. Orada alçaltılarak daîmi kalır. Ancak tevbe eden, inanıp yararlı iş işleyen kimselerin, işte Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah bağışlar ve merhamet eder. Kim tevbe edip yararlı iş işlerse, şüphesiz o, Allah'a lâyıkı veçhile teveccüh etmiş olur. Onlar, yalan yere şehâdet etmezler. Faydasız bir şey'e rastladıkları zaman, yüz çevirip vekarla geçerler. Kendilerine Rablerinin âyeti hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağır davranmazlar. Onlar; "Rabbimiz, eşlerimiz ve çocuklarımız hususunda gözümüzü aydın kıl, bizi, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara rehber yap" derler. İşte onlar, sabrettiklerinden ötürü cennetin en yüksek dereceleri ile mükâfatlandırılırlar. Orada esenlik ve dirlik dilekleriyle karşılanırlar. Orada dâimidirler. Ne güzel bir yer ve ne güzel bir duraktır. Ey Muhammed, de ki: İbâdetiniz olmasa Rabbim size ne diye kıymet versin. Ey inkarcılar, yalanladığınız için azab yakanızı bırakmayacaktır." (Furkan : 63-77)

                      MANİ

                      Kuş kafese girmiyor
                      Buna aklım ermiyor
                      Hiç boşuna ah çekme
                      Annem beni vermiyor



                      BİLMECE
                      Buzdolabına giren sineğe ne olur?

                      Cevabı yarın.

                      Dünkü cevap:Çok dikkatli

                      Comment


                      • 17 Ekim 2008

                        Bugün 17 Ekim 2008 18 Şevval 1429 T.Evvel: 4 Hızır:165 II.Kosova Zaferi (1448) - İlk Türk Tugayı'nın Kore'ye Çıkışı (1950)

                        GÜNÜN HADİSİ

                        Allah bir millet hakkında hayır dilerse, yumuşak huylularını başlarına idareci yapar. Aralarında bilginlerin(aydınların) sözü ve hükmü geçer. Malı ise, cömertlerine verir. Allah bir millet hakkında da şer dilerse, kötülerini (sefihlerini) onlara idareci yapar. Aralarında cahillerin sözü ve hükmü geçerli olur. Malı da, cimrilerine verir. Hadis-i Şerif (Deylemi).



                        İMAN

                        İman Nedir? Sözlükte inanmak, tasdik etmek anlamına gelir. Dinde anlamı ise: Peygamberimiz (s.a.v.)'in Allah (c.c.)'tan getirdiği bütün hükümlere kesin olarak inanmak ve dil ile ikrar etmektir. İmâna şehadet getirerek girilir. O da;

                        "EŞHEDÜENLÂ İLAHE İLLALLAH, VE EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDÜN RASÛLULLAH"

                        Manası: Ben şahitlik ederim ki; Allah (c.c.)'tan başka ilâh yoktur, ve yine şahitlik ederim ki; Muhammed (s.a.v.) O'nun Rasûlü-dür. (Peygamberidir). İmanın Şartı altı'dır. 1 - Allah (c.c.) 'a imân 2- Allah (c.c.)'ın Meleklerine İmân: Meleklerin varlığındaki hikmeti ancak Allah (c.c.) tamamen bilir. Kendi varlığını bilip, kendisine ibadet ve itaatte bulunmak için cinleri, insanları yarattığı gibi melekleri de yaratmıştır. Dört büyük melek vardır:

                        a) Cebrail (a.s): Peygamberlere vahiy getiren melektir
                        b) Mikail (a.s): Allah (c.c.)'m emri doğrultusunda tabiat olaylarını düzenleyen melektir.
                        c) İsrafil (a.s): Sûr'a üfyelecek melektir.
                        d) Azrail (a.s): Can alma görevini bu melek yerine getirir.

                        3- Allah (c.c.)'ın Kitapları'na iman
                        a) Adem Aleyhisselam'a 10 sayfa
                        b) Şit Aleyhisselam'a 50 sayfa
                        c) İdris Aleyhisselam'a 30 sayfa
                        d) ibrahim Aleyhisselam 'a 10 sayfa
                        e) Musa Aleyhisselam'a Tevrat,
                        f) Davut Aleyhisselam 'a Zebur,
                        g) İsa Aleyhisselam'a İncil,
                        h) Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize Kur'an-ı Kerim,
                        4- Allah (c.c.)'in Peygamberleri'ne iman
                        5- Ahiret Gününe İman
                        6- Kaza ve Kadere İmân

                        MANİ

                        Evleri sarı boya
                        Gel yarim doya doya
                        İç vereme tutuldum
                        Gamıma koya koya



                        BİLMECE

                        Domates nasıl kızarır?

                        Cevabı yarın.

                        Dünkü cevap:Yazık olur

                        Comment


                        • 19 Ekim 2008

                          Bugün 19 Ekim 2008 20 Şevval 1429 T.Evvel: 6 Hızır:167 Ankara Tıp Fakültesinin Açılışı (1945)
                          GÜNÜN HADİSİ

                          Kişi, birinin yaptığı işten hoşlanırsa, o da onun gibidir.
                          Hadis-i Şerif (Taberani).




                          ŞİRKİN KISIMLARI

                          a) Şirk-i celi (açık şirk)

                          b) Şirk-i hafi (gizli şirk)

                          Şirk-i Celi: Uluhiyette Allah'a ortak koşmak, ibadette ona ortak koşmak ve Allah'a mahsus olan sıfatlarda ona herhangi bir mahluku ortak yapmak gibi. İmanın sıhhati için bu şirkten kurtulup uluhiyeti, ibadeti ve ona mahsus olan vasıfları halisen ona tahsis etmek şarttır. Allah'tan başka ilah vardır demek, Allah'tan başkasına secde etmek ve rızık verenin, şifa verenin, hasta edenin, yaratanın veya öldürenin ondan başkası olduğuna inanmak, Allah korusun insanı küfre götürür.

                          Şirk-i Hafi: Gizli şirk demektir. Bundan maksat insanı küfre götürmeyen, fakat günaha sokan riya, gösteriş ve desinler gibi şeylerdir ki, bunlardan kurtulmak farzda ve bu riyanın varlığı, imanı değilse de ameli ifsad eder. Riyakar bir insan, temiz ruhlu bir insan değildir. Yaptığı amelin mükafatını Allah'tan istemeye yüzü olmaz. Bir hadis-i şerifte: "Şüphe yok ki, Allah Teâlâ kendisi için ve kendisinin rızası ta-leb edilerek yapılan amelden başkasını kabul etmez" buyurmuştur.

                          MANİ

                          İnce yazma düreyim
                          Aç koynunu gireyim
                          Uyan uyan sar beni
                          Yar olduğunu bileyim



                          BİLMECE

                          Deniz niçin tuzlu olur?

                          Cevabı yarın.

                          Dünkü cevap: Yüzüne tokat atınca

                          Comment


                          • 20 Ekim 2008

                            Bugün 20 Ekim 2008 21 Şevval 1429 T.Evvel: 7 Hızır:168 II.Varna Zaferi (1776)

                            GÜNÜN HADİSİ

                            İnsanlara kötülük yapmaktan uzak dur. Şüphesiz bu, senin için bir sadakadır.
                            Hadis (İbn-i Ebiddünya).




                            SÜNNET NAMAZLARININ ÖNEMİ

                            Rasülullah (s.a.v.) ile birlikte dört rek'at öğleden evvel, iki rekât sonra, keza iki rekât Cuma'dan sonra, iki rekât akşamdan sonra, iki rekât yatsıdan sonra namaz kıldım Akşam ve yatsıdan sonrakiler evinde idi. (Buhari)

                            Rasülullah (s. a. v.) buyurdular ki:

                            "Sünnette gelen on iki rekât'a kim devam ederse Allah ona cennette bir ev bina eder. Bu on iki rekât'ın: Dördü öğleden önce, ikisi öğleden sonra, ikisi akşamdan sonra, ikisi yatsıdan sonra, ikisi de sabahtan Önce." (Tirmizi)

                            Rasülullah (s.a.v.) sabah ve ikindi hariç her namazın arkasında iki rekât (nafile) namaz kılardı. (Ebu Davud)

                            Rasülullah (s.a.v.) nafilelerden hiçbirine, sabah namazının iki rekât'lık nafilesi kadar aşırı ilgi göstermemiştir. (Buhari)

                            "Sizi, atlılar tarkdedecek (kovalayacak) bile olsa o iki rekât'ı terk etmeyin. (Ebu Davud)

                            Nesei'nin bir rivayetinde: "Sabah namazından önce kılınacak iki rekât nafile namaz, dünyanın tamamından daha hayırlıdır." denmiştir. (Nesai)

                            "Rasülullah (s.a.v.) sabah namazında ezanla ikamet arasında hafif iki rekât namaz kılardı. (Buhari) Diğer bir rivayette şu ibare var: "O iki rekât'ı öyle hafif tutardı ki, ben "bunlarda Fatiha'yı okudu mu.?" derdim. (Buhari)

                            Nesei'nin bir başka rivayetinde şöyle gelmiştir: "Müezzin sabah ezanının birincisini bitirip sükût etti mi kalkar, sabah namazından önce ve ufukta fecrin açılmasından sonra iki rekât hafif namaz kılar, sonra da sağ yanının üzerine uyurdu." (Nesai, Kıyamu'l-Yeyl 60)

                            MANİ

                            Tavanlarda tencere
                            El vurmadım incire
                            Gavur babam duymasın
                            Çeker beni zencire



                            BİLMECE

                            İçini boşaltınca büyüyen şey nedir?

                            Cevabı yarın.

                            Dünkü cevap:Balıklar kokmasın diye

                            Comment


                            • Cevap: Takvim de Bugün

                              Sn Seni seven: Namazla ilgili pek çok ayet,hadis ve pek çok ilmi yazılar yazılmıştır.Ben Burada Nur içinde yatsın Rahmetli Timurtaş UÇAR hoca efendiden bir alıntı yapmak istoyorum." Namaz Yüce rabbimizin huzruna çıkmadır.Rabbim sizi huzura çağırıyor. Siz diyorsunuz gelemem işim var.Efendim amirin çağırsa önünü ilikleyip gidersin,Baban çağırsa gidersin, Peki seni yaratan rabbinin huzuruna niye çıkmıyorsun.Ben gelmem diyorsun" Yorumu yazıyı okuyanlara bırakıyorum.Esen kalınız.

                              Comment


                              • 21 Ekim 2008

                                Bugün 21 Ekim 2008 22 Şevval 1429 T.Evvel: 8 Hızır:169 İlk Özel Gazete Tercüman-ı Ahval'ın Yayına Başlaması (1860)
                                GÜNÜN HADİSİ

                                İnsan yasaklanan şeylere karşı hırslıdır, aç gözlüdür.
                                Hadis (Deylemi).




                                SELAM

                                Müslüman haklarından birisi de, karşılaştığı kimseye söze başlamadan önce selâm vermek ve müsâfaha etmektir (el sıkışmak). Zîrâ Resûl-i Ekrem (s.a.v.):

                                "Selam vermeden önce söze başlayan kimseye, selâm ile başlayıncaya kadar cevâb vermeyin" buyurmuştur.

                                Zâtın biri şöyle demiştir:

                                "izin almadan ve selâm vermeden Resûl-i Ekrem'in huzuruna girdim" Resûl-i Ekrem :

                                "Geri dön! Selâm ver, sonra içeri gir" buyurdu.

                                Câbir'in (r.a) rivayetinde, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur.

                                "Girdiğiniz ev halkına selâm verin; zîrâ selâm verdiğiniz eve şeytân girmez."

                                Enes (r.a.) şöyle demiştir.

                                - Sekiz sene Resûl-i Ekrem'in hizmetinde bulundum, bana :

                                "Ey Enes! Abdeste devam et ve abdesti güzel al ki, ömrün uzasın. Karşılaştığın herkese selâm ver ki, hasenatın çoğalsın. Evine girdiğin zaman ehl-i beytine selâm ver ki, evinin iyiliği ve bereketi artsın." buyurdu.

                                Enes (r.a.) Resûl-i Ekrem'in (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

                                "İki mü’ınin karşılaşıp müsâfaha ettikleri zaman, aralarında, yetmiş günâhları için mağfiret bölünür. Bunun altmış dokuzu güler yüzlü olanın, biri de diğerinindir".

                                Allahu Teâlâ şöyle buyuruyor:

                                "Size selâm verildiği zaman, onu daha güzel veya misli ile iade edin". (Nisa 86)

                                MANİ

                                Çaya indim taş buldum
                                Yüzüğüme kaş buldum
                                Neredeydin la sürgün
                                Yanıma yoldaş buldum



                                BİLMECE


                                Kral tacına ne demiş?

                                Cevabı yarın.

                                Dünkü cevap:Çukur

                                Comment

                                Working...
                                X