fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 22 Ekim 2008

    Bugün 22 Ekim 2008 23 Şevval 1429 T.Evvel: 9 Hızır:170 I.Haçova Savaşı (1596)
    GÜNÜN HADİSİ

    Sizden biri, savaşta korunduğu kalkan gibi, oruç da cehennemden koruyucu bir kalkandır. Her ayda 3 gün oruç tutmak güzeldir.
    Hadis (İbn-i Huzeyme, Sahih).




    GIYBET ETMEK

    Resulüllah (s. av) buyurdular ki: "Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz?" "Allah ve Resulü daha iyi bilir!" elediler. Bunun üzerine: "Birinizin, kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır!" açıklamasını yaptı. Orada bulunan bir adam: "Ya benim söylediğim onda varsa, (Bu da mı gıybettir?) dedi. Aley-hissalatu vesselam: "Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun. Eğer söylediğin onda yoksa bir de bühtanda (iftirada) bulundun demektir.'' (Ebu Davud, E)

    Resulüllah (s.a.v) buyurdular ki: "Miraç gecesinde, bakır tırnakları olan bir kavme uğradım. Bunlarla yüzlerini (ve göğüslerini) tırmalıyorlardı. "Ey Cebrail! Bunlar da kim?" diye sordum: "Bunlar," dedi, "insanların etlerini yiyenler ve ırzlarını (şereflerini) payıma! edenlerdir." (Ebu Davud. Edeb 40.)

    Resulüllah (s.a.v) buyurdular ki: "Riba-nın en kötüsü haksız yere müslümanın ırzını (manevi şahsiyetini) rencide etmektir. " (Ebu Davud, Edeb 40.)

    Resulüllah (s.a.v) buyurdular ki: "Kim bir mü'mini bir münafığa (gıybetçiye) karşı himaye ederse, Allah da onun için Kıyamet günü, etini cehennem ateşinden koruyacak bir melek gönderir. Kim de müslümana kötülenmesini dileyerek bir iftira atarsa, Allah onu, kıyamet günü, cehennem köprülerinden birinin üstünde, söylediğinin (günahından paklanıp) çıkıncaya kadar hapseder." (Ebu Davud, Edeb 41.)

    MANİ

    Arabası kirenden
    Mendil sallar trenden
    Abenim nazlı yarim
    Nasıl ayrıldın benden



    BİLMECE

    Minareye çıkan fil ne demiş?

    Cevabı yarın.

    Dünkü cevap:Başımın üstünde yerin var

    Comment


    • 23 Ekim 2008

      Bugün 23 Ekim 2008 24 Şevval 1429 T.Evvel: 10 Hızır:171 Kırım Harbi (1853)
      GÜNÜN HADİSİ

      Din kardeşi kendisine özür dilemek üzere gelen kişi; özür dileyen bunda ister samimi olsun, isterse olmasın; o özrü kabul etsin. Böyle yapmazsa, Kevser Havuzunun başında yanıma gelemez.
      Hadis-i Şerif (Hakim).




      EN İYİ ANNE SÜTÜ

      Artık modern bilim Kur'an-ı Kerim'de 1400 yıl önce faydası ve verilme gereği bildirilen anne sütünün değerini tanımaya başladı.

      Yıllarca halkımıza körü körüne olan batı özentisinin bir tezahürü olarak yanlış anlatılmış anne sütünün, çocuğun beslenmesi ve gelişimi üzerindeki önemli etkilerini şöyle sıralayabiliriz:

      Enfeksiyonu önleyici faktörler taşır

      Anne sütü, bebek için en uygun kalite ve en değerli besinler ihtiva eder.

      Her yerde ve zamanda temiz ve hazırdır.

      Ekonomiktir Aile bütçesine külfet getirme^

      Çocuğun psikolojik gelişmesinde olumlu etkileri vardır.

      Anneden meme kanseri riskini (sıklığını) azaltır.

      Alerjik özelliği yoktur. İshal ve döküntü yapmaz.

      Bebek için gerekli bütün vitaminleri taşır.

      Bebek doğar, doğmaz en kısa sürede (ilk 30 dk. içinde) anne sütü verilmelidir.

      Çünkü annenin ağız adı verilen ilk sütü (colostrum) bebek için çok değerli maddeler ihtiva etmektedir. Halk arasında sarılık yapacağı gibi bir inanç yapılan araştırmalarda yeni doğan bebeğin mide - bağırsak sisteminin ilk karşılaşacağı gıdanın ağız adı verilen ilk süt olması gerektiği ortaya konmuştur.

      MANİ

      Bostanlarda fasulye
      Anam gitti gezmeye
      Ben anamdan örendim
      İnce boncuk çizmeye



      BİLMECE

      Allah yapar yapısını, demir açar kapısını

      Cevabı yarın.

      Dünkü cevap:Minareden aşağı at beni, in aşağı tut beni

      Comment


      • 24 Ekim 2008

        Bugün 24 Ekim 2008 25 Şevval 1429 T.Evvel: 11 Hızır:172 Birleşmiş Milletler Örgütünün Kuruluşu (1945)

        GÜNÜN HADİSİ

        Size şerri dokunabilecek kötü adamlara rastladığınızda, onlara selam veriniz. Ta ki, size karşı olan kötü düşünce ve düşmanlıkları dinsin.
        Hadis (Beyhaki).




        MÜSLÜMAN OLMAK NE DEMEKTİR?

        "Müslüman" demek; lügattaki kelime manası itibariyle (Allah İn emirlerine teslim olmuş) kimse demektir.

        Müslüman olabilmek için bir insanın: Kelime-i Tevhidi yani (Lailahe İllallah Muhammedun Resulullah) sözünün bilerek kalbiyle tasdik ederek diliyle söylemiş olması gerek. Kelime-i Tevhidin içindeki (Lailahe İllallah Muhammedun Resulullah (s.a.v.) Allah'ın elçisidir demektir.

        Arapça bir kelime olan İLAH kelimesinin manasının iyice bilinmesi zaruridir.

        Bu kelimenin lügat manası incelendiği zaman görülür ki; Bu kelimede, dört ana mana, aynı zamanda ifade edilmektedir. İLAH kelimesinin ifade ettiği dört madde şunlardır:

        1- Kendisine kulluk yapılacak şey,

        2- Kendisinden yardım istenilen Şey,

        3- Rızası gözetilecek şey,

        4- Hak ve Adaleti tanzim edici ,kanun koyucu

        AYET

        "Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten vaz geçirmeye çalışırsınız. (Al-i İmrân, 710)

        MANİ

        Koyunum var karaman
        Gaybolursa araman
        Ben bir reçber kızıyım
        Şehirliye yaraman



        BİLMECE

        Elsiz ayaksız kapı açar

        Cevabı yarın.

        Dünkü cevap:Karpuz

        Comment


        • 25 Ekim 2008

          Bugün 25 Ekim 2008 26 Şevval 1429 T.Evvel: 12 Hızır:173 Uluğ Beğ'in Vefatı (1449)
          GÜNÜN HADİSİ

          Allah kadınlarınz hakkında hayırlı olmanızı tavsiye eder. Çünkü onlar, anneleriniz, kızlarınız teyzelerinizdir.
          Hadis-i Şerif (Taberani).




          NAMAZ DİNİN DİREĞİDİR

          Namaz dinin direğidir. Bütün ibadetlerin en üstünü, en faziletlisidir. Ayet ve Hadislerde namaz kadar tafsilat verilmiş, başka ibadet yoktur. Namaz kılan bir insan günde beş kez durumunu Rabbine arz eder. Rasûl-i Ekrem efendimiz " Ne dersiniz? Birinizin kapısı önünde ırmak aksa ve o ırmaktan günde beş kez o ırmakta yıkansa, o adamın vücudunda pislik bulunur mu?" buyurdu. Ashab "hayır onda pislik namına birşey kalmaz" dediler. Sevgili Peygamberimiz de "İşte beş vakit namaz da böyledir. Allah bu namaz nedeniyle kullarının hatalarını Affeder, sahibini tertemiz kılar" buyurdu.

          Böylesine önemli bir ibadet olan namazı huşu içinde kılmak lazımdır. Şayet bir mü'min namazını huşu İçinde kılıyor ise namazla ilgili olmayan şeyleri zihnine yaklaştırmıyorsa, bu kişi namaz kılarken, Rabbi ile konuştuğunu söyleyebilir. Çünkü Allah-u Teâla'nın şöyle buyurduğunu Resûl-i Ekrem efendimiz haber vermiştir:

          "Namazı kendim ile kulum arasında ikiye taksim ettim. Onun yarısı benim yarısı kulumundur. Kulumun istediği de verilecektir.

          "Kudretimizi yalan sayanların o gün vay hallerine". (Mürselat, 24)


          MANİ

          Dere boyu gidelim
          Koyun kuzu güdelim
          Sennen beni görmüşler
          İnkâr bayrım edelim



          BİLMECE


          Kolu var, eli yok, karnı yarık karnı yok

          Cevabı yarın.

          Dünkü cevap:Anahtar

          Comment


          • 26 Ekim 2008

            Bugün 26 Ekim 2008 27 Şevval 1429 T.Evvel: 13 Hızır:174 Türkmenistan'ın Bağımsızlığı (1991)
            GÜNÜN HADİSİ

            Biriniz ayakta iken öfkelenirse otursun. Öfkesi geçerse ne ala. Aksi halde uzanıp yatsın.
            Hadis (Müsned).




            KURAN'DA PEYGAMBER DUALARI

            Kuran'da bildirildiği gibi Allah'ın yardımı her zaman inanlardan yanadır ve Allah (c.c.) peygamberlerini insanların zulümlerinden korumaktadır. Kuran'da, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'in hicret sırasında yaşadığı bir tehlikeden söz edilirken bu gerçek şöyle açıklanmıştır:

            "Siz O'na (peygambere) yardım etmezseniz, Allah O'na yardım etmiştir. Hani kafirler ikiden biri olarak O'nu (Mekke'den) çıkarmışlardı; ikisi mağrada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: 'Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir.

            "Böylece Allah O'na 'huzur ve güvenlik duygusunu' indirmiştir, O'nu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı. Oysa Allah'ın kelimesi, yüce olandır. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Tevbe, 40)

            Peygamberler, Kuran'da Allah'a karşı her şartta korudukları içli yakınlıkları ile örnek gösterilmişlerdir:

            Andolsun sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resulünde güzel örnekler vardır.

            (Ahzab, 21)


            MANİ

            Ak koyun kuzusuna
            Gün tutmuş postusuna
            Ne desen de ağlasam
            Arnımın yazısına



            BİLMECE


            6.Çat orda, çat burada, çat kapı arkasında

            Cevabı yarın.

            Dünkü cevap:ceket

            Comment


            • 28 Ekim 2008

              Bugün 28 Ekim 2008 29 Şevval 1429 T.Evvel: 15 Hızır:176 Türkiye'de İlk Nüfus Sayımı (1927)
              GÜNÜN HADİSİ

              Yardıma ihtiyacı olanlara sadaka dağıtmak vehayır yapmak istediğinde, hemen yap(geciktirme)
              Hadis-i Şerif (Müsned).




              CENNET EHLİ

              Resülullah (s.a.v.) buyurdular ki: "Cennet ehli gurfelerde kalanları (ehl-i guraf - ; muhteşem özel odalar) görürler. Tıpkı, ufukta doğudan batıya giden inci gibi parlak yıldızları gördüğünüz gibi. Aralarındaki fazilet farkı, (gurfe ehlini) böyle yukarıda gösterir." Bunun üzerine Ashap: "Ey Allah'ın Resulü! Bu söylediğiniz, Peygamberlerin makamı olmalı, başkaları oraya ulaşamamalı" dedi. Ancak Aleyhissalatu vesselam: "Hayır! Ruhumu kudret elinde, tutan Zat'a yemin olsun! Gurfelerde kalanlar (Peygamberler değiller). Allah'a inanıp Peygamberleri tasdik eden kimselerdir" buyurdular (Müslim)

              Resulüllah (s.a.v) buyurdular ki:

              "Cennete ilk girecek zümre, dolunay gecesindeki ay suretindedir. Onu takip eden zümre, parlaklık yönüyle gökteki en büyük yıldız gibidir. Cennetlikler bevletmezler, büyük abdest de bozmazlar, tükürmezler, sümkürmezler de. Tarakları altındandır, terleri misktir. Buhurdanları öd ağacından, zevceleri kara gözlü hurilerden olacak. Onlar ataları Adem'in yaratılışı üzere, altmış zir (5 mt. civarı) boyunda tek bir adam suretinde olacaklar. " (Buhari)

              Resülullah (s.a.v) buyurdular ki:

              "Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir."

              MANİ

              Tut yedim duttu beni
              Yârim unuttu beni
              Yarı yola varmadan
              Hıçkırık tuttu beni



              BİLMECE

              Yeraltında uzun minare.

              Cevabı yarın.

              Dünkü cevap:Turp

              Comment


              • 29 Ekim 2008

                Bugün 29 Ekim 2008 30 Şevval 1429 T.Evvel: 16 Hızır:177 CUMHURİYET BAYRAMI - Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluşu (1923)

                GÜNÜN HADİSİ

                Meşru dairede eğleniniz ve oynayınz. Ben dini yaşantınızda bir kabalığın (yobazlığın) görünmesinden hoşlanmıyorum.
                Hadis-i Şerif (Beyhaki).




                ŞÜKRÜN NETİCESİ
                Şükrün vazifesini yerine getiren kulların sayısı az olduğu için, bu borcu ifa edenler, Allah'ın has kulları arasına girerler. Kur'an'da şükreden kullara, şükürlerinin karşılığı olarak şunlar vâdedilmiştir:

                1- Allah'ın rızası: En büyük mükâfat olan Allah'ın rızası şükürle kazanılır.

                2- Dünya ve ahiretteki diğer mükafatları: "Kim dünya sevabını isterse ona ondan veririz. Kim de ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz.

                Şûkredenlere ise muhakkak mükafat vereceğiz." (AH İmran, 133)

                3- Verilen nimetlerin artması

                4- Dünya ve Ahiret azabından kurtuluş: Allah (c.c.) Teâlâ "Eğer şükreder ve inanırsanız Allah size niye azap etsin" (Nisa, 147) buyurmaktadır.

                Allah u Teâlâ, nimetleri karşısında şükrü emretmiş, bunun zıddı olan nankörlüğü yasaklamıştır. Şükredenleri övmüş, onları has kullarından saymıştır. Şükrü hilkat aleminin en önemli gayesi kılmıştır. Hilkati kulluğa, kulluğu da şükre bağlamıştır. "Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım" (Zariyat, 56) ve "Eğer hakikaten yalnız Allah'a kulluk ediyorsanız, Allah'a şükrediniz."

                (Bakara, 172)

                MANİ

                Ak tavuk aldın mı?
                Kümese koymadın mı?
                Kör olası gaynana
                Sen gelin olmadın mı?



                BİLMECE

                Geceleri fener, gündüzleri söner.

                Cevabı yarın.

                Dünkü cevap:Havuç

                Comment


                • 30 Ekim 2008

                  Bugün 30 Ekim 2008 1 Zilkade 1429 T.Evvel: 17 Hızır:178 Mondros Mütakeresi (1918) - Kars'ın Kurtuluşu (1920)

                  GÜNÜN HADİSİ
                  Özür dileyeceğin her işten sakın.
                  Hadis (Camiüssağir).




                  ASIL YURDUN AHİRET OLDUĞUNU BİLMEK
                  Asıl yurdun ahiret olduğunun şuurunda olmayan gaflet içindeki insanlar dünyada sürekli olarak rahat edecekleri daha iyi yerler ve imkanlar ararlar. Örneğin dar gelirli evi olmayan biri hep kiradan kurtulacağı anı düşünür. Bir evinin olması onun en büyük idealidir. Bu uğurda sıkıntıya girer, ömrünün büyük bir kısmı ev ve diğer ihtiyaçtan için taksit ödeyerek geçer. Bir başkası apartman dairesinden müstakil eve geçmeyi, bir diğeri ise, geniş arazili bir çiftliğe sahip olmayı düşünür. Ama Allah'ın ahirette vaatettiği cennet mülklerinin varlığına inanmadığı ya da bu ihtimali çok uzak gördüğü için bunlara ulaşmamakta en ufak ihmal göstermez. Oysa mü’minler, cennete ve oradaki nimetlere kavuşmak için yarışırlar.

                  Allah gaflet içinde dünya nimeterine sahip olmak için adeta diğer insanlarla yarışarak çaba harcayanları, Kur'an'da şöyle uyarmaktadı:

                  "Rabbinizden olan mağfiret ve eni göklerle yer kadar olan cennette yarışın; o, muttakiler için hazırlanmıştır. (Al-i İmran, 133)

                  MANİ

                  Kapelesi ketenden
                  Yârim indi trenden
                  Boynuna sarılayım
                  Gülünü incelmeden



                  BİLMECE

                  Sarıdır sallanır, dalında ballanır.

                  Cevabı yarın.

                  Dünkü cevap:Yıldız

                  Comment


                  • 31 Ekim 2008

                    Bugün 31 Ekim 2008 2 Zilkade 1429 T.Evvel: 18 Hızır:179 K.Maraşta Sütçü İmam, Sivil Direnişi Başlattı (1919)

                    GÜNÜN HADİSİ

                    Biriniz elindeki yiyecek parçası yere düştüğünde, kirlenen yerleri (yıkayıp) temizledikten sonra, yesin. Onu, şeytana bırakmasın. Çünkü, bereketin yenen şeyin hangi parçasında olduğunu kimse bilemez.
                    Hadis (Müslim).




                    MÜSLÜMAN HAKLARI

                    Müsülmanın belli başlı haklan şunlardır:

                    - Karşılaştığın zaman selam vermek,

                    - Davetine icabet etmek,

                    - Aksırdığı ve "Elhamdülillah" dediği zaman,”Yerhamükellah" demek,

                    - Hastalığında ziyaretine gitmek

                    - Öldüğü zaman cenazesine gitmek,

                    - Kendisine verilen sözde durmak,

                    -Akıl danıştığı zaman, doğruyu söylemek,

                    - Gıyabında kendisini korumak,

                    -Kendin için sevdiğini onun için de sevmek; kendin için hoşlanmadığını onun için de hoşlanmamak,

                    Resûl-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur.

                    "Müslümanların sende dört hakkı vardır: İyilik yapanlara yardımcı olman, günahkarlar için yardım dilenmen, gıyâblarında onlara dua etmen ve tevbekâr olanlarını sevmendir"

                    "Mü'minlerin birbirlerine karşı acımaları, bir cesed gibidir. Cesedin bir uzvu rahatsız olunca bütün cesed uykusuz ve huzursuz olup, onun tedavisi ile meşgul olduğu gibi, müslümanlar da böyle birbirine yardıma koşmalıdır."

                    "Mü'minler, birbirini bağlayıp destekleyen bir binanın taşları gibidir."

                    Sözü ve işi ile kimseye eziyet etmemek de müslümanın haklarındandır. Nitekim Resül-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

                    "Müslüman elinden ve dilinden müslümanların emin olduğu kimselerdir"

                    Yine faziletleri emrettiği uzun hadisinde Resül-i Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuş¬tur:

                    "Şayet iyilik yapmağa gücün yetmiyorsa, hiç olmazsa kötülük etme. Kötülük etmemek de, nefsin için verilmiş bir sadakadır."


                    MANİ

                    Kayalar yarılmasın
                    Yar bana darılmasın
                    Yar bana darılıp da
                    Ellere sarılması



                    BİLMECE

                    Hangi maymunlar ağaca çıkamaz?

                    Cevabı yarın.

                    Dünkü cevap:Portakal

                    Comment


                    • 2 KAsım 2008

                      Bugün 02 Kasım 2008 4 Zilkade 1429 T.Evvel: 20 Hızır:181 Tokatlı Molla Lütfi'nin Şehadeti (1945)
                      GÜNÜN HADİSİ

                      Hz. Peygamber, öylesine tane tane konuşurdu ki, kelimelerini saymak isteyen saya bilirdi.
                      Hadis-i Şerif (Buhari).




                      KULUN HESABA ÇEKİLİŞİ

                      Adamın biri Abdullah b. Ömer'e (r.a):

                      - Ey Abdurrahman'ın babasıl Kıyamet gününde necvâ yâni Allah u Teâlâ'nın kulunu gizlice hesaba çekmesi hakkında Resul'i Ekrem ne buyurdu, nasıl işittin? Bunu bize anlatırmısın? dedi.

                      - Abdullah (r.a) : Resûl-i Ekrem'in (s.a.v.) şöyle buyurduğunu işittim:

                      " Allahu Teâlâ mü'min kulupa rahmeti ile yaklaşır ve onu rahmeti ile örterek şöyle buyurur:

                      - Ey kulum! Şu şu günâhlarını hatırlıyor musun? Kul:

                      - Evet, diyerek bütün günâhlarını itiraf edince helak olduğunu görür.

                      Bunun üzerine Allahu Teâlâ:

                      - Ey Kulum! Onları dünyâda gizlediğimin sebebi, seni bugün mağfiret etmem içindir, buyurur. Ve hasenat defteri eline verilir. Kafir ve münafıklara gelince; herkesin huzurunda:

                      - İşte bunlar, Allah'a karşı yalan söylediler, Allah'ın laneti zâlimleredir." denir.

                      Yine Resûl-i Ekrem(s.a.v.): " Bütün ümmetim affedilir ancak aşikâre günâh işleyenler affedilmez. Gizli isyan ettiği hâlde bunu haber verenler, aşikâre günâh işlemiş gibidir." Buyurulmuştur. (İhya 2.c.s:500)

                      AYET
                      "İylik etmek, fenalıktan sakınmak hususunda birbirinizle yardımlasın, Günâh işlemek ve haddi aşmak üzerinde yardımlaşmayın" (Mâide-2)

                      MANİ

                      Su içtim kana kana,
                      Sular akar yana yana,
                      Yüzün bir gün görmedim,
                      Bilmem gidem ne yana.



                      BİLMECE

                      Saat niçin tehlikelidir?

                      Cevabı yarın.

                      Dünkü cevap:Trafik Polisi

                      Comment


                      • 3 KAsım 2008

                        Bugün 03 Kasım 2008 5 Zilkade 1429 T.Evvel: 21 Hızır:182 Hz. Ömer (r.a.)'ın Şehadeti (664) - Tanzimatın İlanı (1839)

                        GÜNÜN HADİSİ

                        En hayırlısnız başkasının hakkını ( yani üzerindeki borcu ) en güzel şekilde ödeyendir.
                        hadis-i şerif ( Müslim )




                        PEYGAMBER EFENDİMİZE:

                        • Hangi amel daha efdâldir? Diye sordular. Peygamber Efendimiz:

                        - Haramdan kaçınmak. Haramdan uzaklaştıkça, zikrullahın tadını ağzında bulur. Allah ı çok anarsın.

                        - Hangi arkadaş daha hayırlıdır?

                        Peygamber Efendimiz:

                        - Unuttuğunda Allah'ı hatırlatan, Allah'ı andığında sana yardımcı olandır.

                        - Fena Arkadaş hangisidir? Peygamber Efendimiz:

                        - Unuttuğun zaman Allah'ı hatırlatmayıp, hatırladığında da sana yardımcı olmayanlardır.

                        • İnsanların en âlimi kimdir? Peygamber Efendimiz:

                        - Allah u Teâlâ'dan en çok korkanıdır.

                        - En hayırlımız kim olduğunu bildir

                        ki onunla düşüp kalkalım. Peygamber Efendimiz:

                        -Görüldüğünde Allah'ı hatırlatan kimsedir.

                        - insanların en fenası kimdir?

                        Peygamber Efendimiz:

                        - Allah'ım, sen mağfiret eyle, onlar

                        ısrarla: Kimdir diye sordular. Peygamber Efendimiz:

                        - Hâli bozulan âlimlerdir, buyurmuştur.

                        "Kendi kusurları ile meşgul olup başkasının kusurlarını araştırmayana, helal kazancından intak edene, hikmet ve fıkıh adamları ile buluşup isyan ve zelle (ufak suç) edenlerden uzaklaşana müjde olsun. Kendini zelil görüp ahlâkı güzel olana içi güzel olup insanlara fenalığı dokunmayana müjde olsun. İlmiyle amel edene, malının fazlasını verip sözünün fazlasını saklayan, sünnete sarılıp bid'ate sapmayana müjde olsun." (İhya l.c.s.202)

                        MANİ
                        Merdiven indirdiler,
                        Atlara bindirdiler,
                        Kızım seni kahır eline gönderdiler,
                        Ağlar silinir silinir ağlar.



                        BİLMECE

                        Duvara çarpan araba ne olur?

                        Cevabı yarın.

                        Dünkü cevap:Akrebi olduğu için

                        Comment


                        • 4 KAsım 2008

                          Bugün 04 Kasım 2008 6 Zilkade 1429 T.Evvel: 22 Hızır:183 UNESCO'nun Kuruluşu (1946)
                          GÜNÜN HADİSİ

                          Üzüntü ve kaygılarınızı sadakalar vererek gideriniz. Ta ki, Allah kötü durumunuzu düzeltsin, düşmanlarınıza karşı da size yardımcı olsun.
                          Hadis-i şerif (Deylemi).




                          İHLASLI OLMAK
                          İlhas: Yapılan ibadet ve işlerde hiçbir zaman karşılık ve menfaat gözetmeden yalnız Allah (c.c.) rızasını esas maksat edinmek...

                          Bediüzzaman bir sözünde ihlası şöyle tarif etmektedir:

                          "Ey ahiret kardeşlerim ve ey hizmet-i Kur'aniye'de arkadaşlarım! Birsiniz ve biliniz: Bu dünyada, özellikle ahiret hizmetlerinde en mühim bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir aracı, en önemli dayanak noktası, en kısa bir hakikat yolu, en makbul bir manevi dua, amaca ulaşmada en kerametli vasıta, en yüksek bir karakter, en safi bir kulluk: İhlastır.'

                          Risale-i Nur da insanın yaptıklarıyla Allah Katında değer kazanabilmesi için ihlası kesin olarak kazanması gerektiğine şu sözleriyle dikkat çekmiştir:

                          "Madem ihlazta sözü edilen özellikler gibi çok nurlar var ve çok kuvvetler var... Elbette herkesten ziyade (daha fazla) bütün kuvvetimizle ihlası kazanmaya mecbur ve vazifeliyiz ve İhlasın sırrını kendimizde yerleştirmek için gayet derecede muhtacız.

                          Yoksa hem şimdiye kadar kazandığımız hayırlı hizmetler kısmen ziyan olur, devam etmez; hem şiddetli sorumlu oluruz" (Risale-i Nur Külliyat)

                          MANİ

                          Gelin geldi evimize,
                          Şenlik kurdu köyümüze,
                          Hoş geldin allı gelin,
                          Sefa geldin pullu gelin.



                          BİLMECE


                          Kurbağalar niçin mayo giymez?

                          Cevabı yarın.

                          Dünkü cevapurur

                          Comment


                          • 5 KAsım 2008

                            Bugün 05 Kasım 2008 7 Zilkade 1429 T.Evvel: 23 Hızır:184 Türkiye Yeşilay Cemiyeti'nin Kuruluşu (1920)

                            GÜNÜN HADİSİ

                            Başlarına üzücü bir hal geldiğinde sabreden; Kendine nimet verildiğinde şükreden; Haksızlığa uğradığında olaya hoşgörüyle yaklaşarak bağışlayıp affeden; Kendi bir haksızlık yaptığında özür ve af dileyen kimseler... İşte onlar güvenli ve doğru yolu bulanların ta kendileridir.
                            Hadis-i Şerif (Taberani).




                            HADİS-İ ŞERİF

                            "Allah u Teâlâ kıyamet gününde kuluna, "Kötülüğü gördüğün vakit onu önlemekten seni alıkoyan neydi?", diye sorar. Allah u Teâlâ ona hüccetini telkin ederse adam, "Ya Rab, Sana ümid ettim ve onlardan korktum", diye cevab verir. Bunun üzerine Allah u Teâlâ, "Ben de seni mağfiret ettim", buyurur"

                            Sahih bir haberde yine Resûl-i Ekrem (s.a.v.) "Adamın biri insanlara ödünç para verir; vakti müsait olanlarına müsamaha eder, eli dar olanlara da alacağını bağışlardı. Adam öldü. Bundan başka da bir iyiliği yoktu. Allah u Teâlâ, "Buna bizden ziyade hak sahibi kimdir?" buyurur"

                            Tâat yönünden iflâs ettiği hâlde hüsn-i zannı ve ümidi sebebiyle Allah u Teâlâ onu afveder.

                            Yine Alianu Teâlâ:

                            "Hakikat Allah'ın kitabını okumaya devam edenler, namazı dosdoğru kılanlar, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden gizli ve aşikar intak edenler kat'iyyen kesad bulmayacak bir kazanç umabıııner."(Fâttr29) Buyurmuştur (İhya 5.c.s:265)

                            MANİ

                            Baban carsıya vardı mı?
                            Alını yeşilini aldı mı?
                            Suda kızıma dedi mi?
                            Haydı kızım kutlu olsun.



                            BİLMECE
                            Belgeli su baskınına ne denir?

                            Cevabı yarın.

                            Dünkü cevap:Zıplayınca düşüp ayıp olmasın diye

                            Comment


                            • 6 Kasım 2008

                              Bugün 06 Kasım 2008 8 Zilkade 1429 T.Evvel: 24 Hızır:185 Katip Çelebi'nin Vefatı (1658) - (GAP)'ın Kuruluşu (1989)

                              GÜNÜN HADİSİ

                              Allah dünyada insanlara işkence edenlere, kyamet günü büyük ceza verir.
                              Hadis-i Şerif (Müslim).




                              Oruç üç çeşittir


                              1- Câhillerin orucu, 2- Âlimlerin orucu, 3. Peygamberlerin orucu.

                              Câhiller oruç tutar, sadece yemezler içmezler fakat kötülüklerden, günahlardan uzak durmazlar. Âlimler ise, kötülüklerden, günahlardan uzak dururlar. Enbiya ise, şüpheli şeylerden de kaçar.

                              Oruç tutanların bayramı da üç çeşittir:

                              Câhiller, oruç tutup iftâr edince yerler, içerler bizim bayramımız budur, derler. Âlimler ise, akşam olup iftar edince, cenâb-ı Hak eğer bizim orucumuzu kabûl etmiş ise, bu bizim bayramımızdır, derler. Evliyâ ve peygamberlerin bayramı ise, oruçlarının kabûl olmasıyla beraber, cenâb-ı Hak râzı olduysa bayram ederler.

                              Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

                              “Beş şey orucun sevabını giderir: Yalan, nemime yâni söz taşımak, gıybet, [Yabancı kadına] şehvetle bakmak ve yalan yere yemin.”

                              “Gıybetle meşgul olan kimselerin orucu hakîkatte oruç değildir.” [Yâni sadece oruç borcundan kurtulur, va'dedilen sevaba kavuşamaz.]

                              Peygamber efendimiz, "Yâ Rabbî, dilimi yalandan, kalbimi nifaktan, amelimi riyâdan, gözümü hıyanetten temizle ve koru! Gönülden geçenler senden gizli değildir." şeklinde duâ etmemizi tavsiye ederlerdi.

                              Bunun için oruçlu olanın, riyâdan, gösterişten uzak durması sadece Allah rızasını düşünmesi lâzımdır.


                              MANİ

                              Haydı kızım kınan kutlu olsun,
                              Burada dilin tatlı olsun.
                              Çağırın gelin kızın anasını
                              Kızı gelin oldu görsün.



                              BİLMECE


                              10 tilki, 8 kedi, 20 tavuk ne yapar?

                              Cevabı yarın.

                              Dünkü cevap:Belgesel

                              Comment


                              • 7 Kasım 2008

                                Bugün 07 Kasım 2008 9 Zilkade 1429 T.Evvel: 25 Hızır:186 Hızır Günlerinin Sonu
                                GÜNÜN HADİSİ

                                Sizden daha zenginlerin yanına az girip çıkın. Çünkü bu, Allah’ın size verdiği nimetlerini küçümsememeniz için daha uygundur.
                                Hadis (Hakim).




                                CEMAATLE NAMAZ KILMANIN ÖNEMİ

                                Âkil, bâlig, hür ve mükellef olan her erkek müslümanın beş vakit namazı şer'i özürler dışındaki hiçbir bahane ile cemaat terk edilemez. Resûllah (s.a.v.) Efendimiz, ashabın ileri.-gelenlerinden iki gözü kör olan İbn Umm Mektum (r.a) Hazretlerine dahi farz namazları evde kılmak müsaadesini vermedikleri hadis kitaplarında yazılıdır Değil dünyâ meşguliyetleri, hattâ dervişlik, sûfılik, inzivaya çekilmek gibi dini tasavvufı faaliyetler bile erkek müslümânı beş vakit namazı camide cemaatle kılmaktan alıkoymaz.

                                Müslüman topluluktan ayrılmamalı

                                "Kendisine apaçık belgeler geldikten sonra, ayrılığa düşen ve parçalananlar gibi olmayın En büyük azap işte onlaradır (Ali İmran - 106)

                                "Müslümanlardan bir karış ayrılan kimse, İslâm bağını boynundan çıkarmış olur."

                                "Cemaattan ayrılan, câhiliyet devrinde ölmüş gibidir."

                                "Her kim cemâat hâlinde bulundukları hâlde, müslümânların arasını açar ve onlardan ayrılırsa, İslâmiyet bağını boynundan çıkarmış olur"

                                Çünkü hadîslerdeki gaye, müslümanlar bir imâm üzerine ittifak ettikleri zaman, onlara isyan etmek, onlardan yan çizmek ve onlara karşı gelmektir ki, elbette bu tehlikelidir. Zira müslümânların etrafında toplandıkları bir imâma ihtiyaçları vardır. Bu da ancak ekseriyetin onu kabul etmesi ile kaabildir. Buna muhalefet etmek, ortalığı karıştırmak ve fitneyi uyandırmak demektir ki, bu. elbette yasaktır. (İhya 2 c.s.571)

                                MANİ

                                Allah muradını verdi bugün,
                                Anasını kızsız koyan
                                Evlerini ıssız koyan,
                                Testisini susuz koyan.



                                BİLMECE

                                Bozulduğu halde tamir edilmeyen şey nedir?

                                Cevabı yarın.

                                Dünkü cevap:Gürültü

                                Comment

                                Working...
                                X