fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takvimde Bugün

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • 23 Şubat 2011

    Bugün 23 Şubat 2011 20 R.Evvel 1432 Şubat: 10 Kasım 108 Metin Yüksel'in Şehadeti (1979) - Veda Hutbesi'in iradı (632) - Ardahan'ın Kurtuluşu (1918) - Fırtına

    HADİS-İ ŞERİF

    Kıyamet günü, insanların Allah'a en sevgili ve mekân olarak en yakın olanı, âdil imamdır, Allah'a en menfuru, O'ndan mekân olarak en uzak olanı da zâlim sultandır. Ravi: Tirmizi, 1329



    ÇOCUK KAZALARININ SEBEPLERİ

    · Etraflarındaki eşyalara aşırı ilgi gösterirler, meraklıdırlar.
    · El ve vücut maharetleri azdır.
    · Öğrenme yollarından biri de, bulduklarını ağızlarına sokmaktır.
    · Ev aletlerinin kabloları, prizler, musluklar ilgi alanlarıdır.
    · Zamanlarının çoğu etrafı kurcalamak ve öğrenmeye çalışmakla geçer.
    · Konuşmayı öğrendikleri dönemde soru sormayı da öğrenirler. Ancak yargılama ve karar verme yetenekleri yoktur.
    · Küçük deliklere çivi, firkete, tel, kibrit çöpü gibi eşyaları sokmaya bayılırlar:
    · Yürümeye başladıklarında daha çok tehlike gösteren merdiven, balkon, pencere gibi noktalara kolayca ulaşabilirler.
    · Vücut oranları yetişkin ere göre farklıdır.
    · Lavabo altı gibi alçak dolaplarda duran kimyasal temizleyicilere kolayca ulaşabilirler ve içebilirler.
    · Anlama kabiliyetleri kısıtlıdır. Sıcak bir cismin kendi erine zarar verip veremeyeceğini kestiremezler.
    · Ağır cisimleri (Sandalye, masa, ütü masası vs.) devirip altında kalabilirler.

    FIKRA

    Dağcı uçuruma düşerken bir dala tutunur ve bağırmaya başlar; “Yardım edecek kimse yok mu?..” Birden bulutlar aralanır, ilahi yüz görünür; ”Bırak kendini... Sana cennetimde yer ayırdım...” Dağcı bir an düşünür ve ”Başka kimse yok mu?”

    GÜNÜN SÖZÜ

    Çiçeği küçümseyen, Tanrı yı da küçümser. A.Dumas

    YEMEK MENÜSÜ
    · MERCİMEK ÇORBA
    · MENEMEN
    · FIRIN MAKARNA
    · YOĞURT

    ÇOCUĞUNUZA İSİM
    Erkek: ABDÜLKAVİY: (Ar.) Er. - Sonsuz güç ve kuvvet sahibi Allah'ın kulu. -Kaviy kelimesi Esmau'l-Hüsna'dandır. (bkz. el-Kaviyy).
    Kız: AYSU: (Tür.) Ka. - Su gibi berrak ay.

    MANİ

    Güvenme hiç varlığa!
    Düşersin bir darlığa,
    Kanaat et hâline!
    Katlan fedakârlığa!



    BİLMECE
    İlk Türk bayrağını kim dikmiştir?
    Cevabı Yarın.
    Dünkü Cevap: Karanfil

    Comment


    • 24 Şubat 2011

      Bugün 24 Şubat 2011 21 R.Evvel 1432 Şubat: 11 Kasım 109 Yomra ve Trabzon'un Kurtuluşu (1918) - İbn-i Batuta'nın vefatı (1369) - Cem Sultan'ın vefatı (1495)

      HADİS-İ ŞERİF

      Kişinin malı sadaka sebebiyle eksilmez. Bir kula haksız zulüm yapılır o da sabrederse, Allah onun izzetini (dünya ve ahirette) mutlaka artırır. Ravi: Tirmizi, 2326



      SOHBET -----------RESULLLUHAHIN BİR MEKTUBU

      Allahü teâlâ, insanlara daima merhamet, şefkat ve af ile muamele etmeyi, kendilerine fenalık yapanlar, affetmeyi daima güler yüzlü ve tatlı sözlü olmayı, sabırlı hareket etmeyi işlerinde daima dostlukla anlaşmayı emretmektedir
      Hakiki Müslümanlar, diğer bütün dinlere karşı büyük bir müsamaha göstermişler, değil Hıristiyan ve Yahûdîleri zorla Müslüman yapmak ve onların ibadethanelerini tahrip etmek aksine, onlara kilise tamirlerinde yardım etmişlerdir.
      Peygamber efendimizin bu husustaki, bütün Müslümanlara hitaben yazdırdığı bir mektubu şöyledir:
      "Bu yazı, Abdullah oğlu Muhammed'in bütün Hıristiyanlara verdiği sözü belirtmek için yazılmıştır. Şöyle ki; Allahü teâlâ, kendisini rahmet ile müjdelemiş, insanlar üzerindeki emâneti muhafaza edici kılmıştır. İşte bu Muhammed, bu yazıyı, Müslüman olmayan bütün kimselere verdiği ahdi [sözü] ve-sîkalandırmak için kaleme aldırdı.
      Her kim ki, bu ahdin aksine hareket ederse, ister sultan, ister başkası olsun Allahü teâlâya karşı isyan ve İslâmiyet ile alay etmiş sayılır ve Allahü teâlânın lanetine lâyık olur. Eğer Hıristiyan bir rahip [papaz] veya bir seyyah [turist] bir dağda, bir derede, çöllük bir yerde, bir yeşillikte, alçak yerlerde, kum içinde ibâdet için perhiz yapıyorsa, kendim, dostlarım, arkadaşlarım ve bütün milletimle beraber onlardan her türlü teklifleri kaldırdım. Onlar benim himayem [korumam] altındadır. Ben onları, başka Hıristiyanlarla yaptığımız sözleşmeler gereğince, ödemeye borçlu oldukları bütün vergilerden afettim. Harâc vermesinler veya kalbleri razı olduğu kadar versinler. Onlara cebretmeyin, zor kullanmayın! Onların dini reislerini makamlarından indirmeyin! Onları ibâdet ettikleri yerden çıkartmayın! Bunlardan seyahat edenlere mâni olmayın! Bunların manastırlarının kiliselerinin hiçbir tarafını yıkmayın!
      Bunların kiliselerinden mal alınıp Müslüman mescıdlerı için kullanılmasın! Her kim buna riâyet etmezse, Allah u teâlânın ve Resulünün kelâmını dinlememiş ve günaha girmiş olur

      FIKRA

      Yaşlı kadın dini bütün bir insanmış. Her sabah kapısının önüne çıkar ve bağıra bağıra dua edermiş: “Tanrım bize verdiklerin için sana şükürler olsun!” Ardından her seferinde de yan komşusunun sesi duyulurmuş: “Tanrı yok kadııın, Tanrı yok!” Yaşlı teyze ne kadar sinirlense de yine her sabah dua edermiş, öteki komşu da inadından her seferinde ona öyle bağırırmış. Neyse, bir akşam, komşusu yaşlı teyzeye bir oyun etmeye kalkmış. Markete gidip bir sürü meyve, sebze, ekmek vs. alıp torbalara doldurmuş, yaşlı teyzenin kapısının önüne bırakmış. Ertesi sabah teyze kapıyı açıp da yiyecekleri görünce çok şaşırmış ve sevinçle bağırmış: “Sana şükürler olsun Tanrım, bu gönderdiğin yiyecekler için sana şükürler olsun!” Ağacın arkasından onu seyreden komşusu seslenmiş: ”Tanrı yok kadııın, Tanrı yok! O yiyecekleri ben aldııım!” Yaşlı teyze hiç istifini bozmamış: ”Yüce Tanrım sana ne kadar şükretsem azdır! Hem bu yiyecekleri göndermişsin, hem de parasını şeytana ödetmişsin!”

      GÜNÜN SÖZÜ

      Çevrendekileri alçaltarak değil,kendini gerçekten yücelterek büyüyebilirsin.
      Reich


      YEMEK MENÜSÜ
      · K.BUDU KÖFTE
      · ÇORBA
      · MAKARNA
      · KAZANDİBİ TATLI

      ÇOCUĞUNUZA İSİM
      Erkek: ABDÜLKADİR: (Ar.) Er. - Bitmez tükenmez kuvvet sahibi olan, her şeyi yapmaya gücü yeten Allah'ın kulu.-Kadir; Allah'ın isimlerindendir. (bkz. Kadir).
      Kız: AYSEV: (Tür.) - Ay gibi sevgili. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

      MANİ

      Poyrazdan bir yel eser,
      Yeli nefesi keser,
      Manileri toplarsan,
      Hepsi olur bir eser.



      BİLMECE
      Gözlemeyi en çok kim sever?
      Cevabı Yarın.
      Dünkü Cevap: Terzi

      Comment


      • 25 Şubat 2011

        Bugün 25 Şubat 2011 22 R.Evvel 1432 Şubat: 12 Kasım 110 Rusların Osmanlılara Karşı Savaş İlan Etmesi (1711) - Araklı ve Sürmene'nin Kurtuluşu (1918) - Çıldır'ın Kurtuluşu (1921)

        HADİS-İ ŞERİF

        İslam beş esas üzerinedir: Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, Kabe'ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. Ravi: Müslim, İman 22



        SOHBET -----------RESULLLUHAHIN BİR MEKTUBU

        (Dünden devam) Ticaret yapmayan ve ancak ibâdet ile meşgul olan kimselerden, her nerede olurlarsa olsunlar cizye ve garâmet gibi vergileri almayın! Denizde ve karada, şarkta ve garpta, onların borçlarını ben öderim. Onlar benim himayem altındadır. Ben onlara eman verdim.
        Dağlarda yaşayıp ibâdet ile meşgul olanların ekinlerinden haraç (vergi) almayın! Ekinlerinden devlet hazinesi için hisse çıkartmayın! Çünkü, bunların ziraati, sırf nafakalarını temîn etmek için yapılmakta olup, kâr için değildir. Cihad için adam lâzım olursa, onlara başvurmayın! Cizye, [varlık vergisi] almak gerekirse, ne kadar zengin olurlarsa olsunlar, ne kadar malları ve mülkleri bulunursa bulunsun, yılda 12 dirhemden daha fazla vergi almayın! Onlara zahmet, meşakkat teklif olunmaz. Kendileriyle bir müzakere yapmak icap ederse, ancak merhamet, iyilik ve şefkat ile hareket edilecektir. Onları, daima merhamet ve şefkat kanatları altında himaye ediniz!
        Nerede olursa olsun, bir Müslüman erkekle evli olanl Hıristiyan kadınlara, fena muamele etmeyin! Onların kendi kiliselerine gidip, kendi dinlerine göre ibâdet etmelerine mâni olmayın! Her kim ki, Allahü teâlânın bu emrine itaat etmez ve bunun zıddına hareket ederse, Allahü teâlânın ve Peygamberinin emirlerine isyan etmiş-sayılacaktır. Bunlara kilise tamirlerinde yardımcı oluna-: çaktır. Bu ahitname [sözleşme] kıyamet gününe kadar_ devam edecek, dünyanın sonuna kadar değişmeden ka-. lacak ve hiçbir kimse bunun aksine bir harekette bulunamayacaktır."
        (Bu ahitname Hicret'in 2. yılı, Muharrem ayının 3. günü, Medîne-i Münevvere'de Mescîd-i saadette Hazret-i Ali'ye yazdmlmıştır. Bu mektubun aslı, Feridun Beyin Mecmû'a-i Münşea-tus-salâtın kitabı, 1. Cilt 30. tahifesinciedir

        FIKRA

        Bir gün şeytan büyük bahçeli, koskoca bir malikaneye girmiş. Merdivenleri çıkmış. Bir kuzu görmüş. Kuzunun boynunda bir ip varmış. Şeytan ipi çıkarmadan sadece biraz gevsetmiş. Kuzu ipin gevşemesiyle hareket etmeye başlamış ve malikanenin önünde bulunan aynayı görmüş. Şaşırınca bir hamle yapıp aynayı kırmış. Çıkan gürültüye evin hizmetçisi gelmiş. “Sen ne yaptın? Ben şimdi burayı nasıl temizliyeceğim. Evin beyi bunu duyunca kesin beni kovar” demiş ve kuzuya bir tekme atmış. Kuzu merdivenlerden düşünce ip yetmemiş ve kuzunun boynunu kırıp onu öldürmüş. Bu sırada evin uşağı gelmiş. Neler olduğunu sormuş. Kadın anlatınca “Bunu nasıl yaparsın? Bey şimdi ikimizi de kovacak. O kuzu onun için çok değerliydi.” demiş ve hafifçe kadını itmiş. Kadın dengesini kaybetmiş ve merdivenlerden düşüp boynunu kırmış. Sesi duyunca evin hanımı gelmiş. Olanları öğrenince sinirlenmiş. Tam uşağı dövmek için uşağa yaklaşırken uşak “Lütfen beni bağışlayın ve beni kovmayın!” diyerek diz çökmüş. Uşağın üstüne hızla gelen kadın ise ona çarpıp merdivenlerden yuvarlanmış ve ölmüş. Evin beyi gelip de olanları dinleyince belinden silahı çekip uşağı vurmuş. Sonra kendi kendine “Eyvah ben ne yaptım? Bir kuzu, aynanın kırılması ve sevmediğim karım için elimi kana bulamaya, katil olmaya değer miydi?” demiş ve silahı çekip bir kurşun da kendine sıkmış. Bütün bu olanları bir kenardan izleyen şeytansa sırıtarak “Ben hiç birşey yapmadım ki. Sadece acıyarak kuzunun boynundaki ipi gevşettim, o kadar...” demiş... (Betül Öner)

        GÜNÜN SÖZÜ

        Cehalet her zaman kendisine hayran olmaya hazırdır. Santra Guitry

        YEMEK MENÜSÜ
        · FIRIN PİLİÇ
        · PİLAV
        · M.SALATA
        · K.PAŞA TATLI

        ÇOCUĞUNUZA İSİM
        Erkek: ABDÜLHAY: (Ar.) Er. - Daima diri olan, ebedi hayat sahibi, her şeye gü­cü yeten Cenab-ı Allah'ın kulu. -(bkz. el-Hay). Allah'ın isimlerinden.
        Kız: AYSEN: (Tür.) Ka. - Ay gibi güzel. Parlak ve nurlu.

        MANİ

        Danış da dağları aş!
        Doğru hedefe ulaş!
        Danışmadan gidersen,
        Artık itlerle dalaş!



        BİLMECE
        Hangi kazanın kaymakamı yoktur?
        Cevabı Yarın.
        Dünkü Cevap: Nöbetçi

        Comment


        • 26 Şubat 2011

          Bugün 26 Şubat 2011 23 R.Evvel 1432 Şubat: 13 Kasım 111 II.Osman'ın Tahta Çıkışı (1618)

          HADİS-İ ŞERİF

          Kim bir hastaya veya bir din kardeşine Allah rızası için ziyarette bulunursa, bir münâdi ona nida eder: "(Dünyada da ahirette de) iyi olasın. (Bu davranışınla) cennette bir ev hazırladın!" der. Ravi: Tirmizi, 2009



          YENİ PİYADE TÜFEĞİMİZ

          Önümüzdeki yıllarda piyadelerin gözdesi hâline gelecek olan millî modern piyade tüfeğinin seri üretime geçilecek hâle geldiği açıklandı. Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından tasarlanan bu piyade tüfeğinin, yapılan deneme atışlarında üstün başarı elde edildi. Türkiye'nin ilk millî tüfeği olan bu silah, stan-dart olarak TSK'nin kullandığı G3'ün yerini alacak. Etkili menzili; namlu uzunluğuna göre 200-750 metre, ağırlığı 2,60 kilogram, çapı 7,62 milimetre olan tüfekte NATO mühimmatı kullanılıyor.
          Tamamen yerli imkânlarla imal edilecek olan tüfek; kullanıcıya göre 6 kat uzatmalı dip-
          çik, sessiz kurma sistemi ve kilitlemeli bir mekanizmaya sahip ve bütün aksesuarları eklenebilir veya çıkartılabilir.

          FIKRA

          Erzurumlu ekinini kurutuyormuş. “Allah’ım, ne olursun ekinim kurumadan yağmurunu yağdırma!..” demiş. Ekini kurudu kuruyacak, akşam üzeri, son yarım saatte yağmur yağmış, çürümüş tüm ekin. Sabah olmuş, ahıra gitmiş. Bir de bakmış ki eşeği de ölmüş. Zaman geçmiş, ramazan ayı gelmiş. İlk gün niyetlenmiş Erzurumlu. İftara yarım saat kala bir sigara çıkartıp yakmış. İlk nefesini şöyle bir güzelce çekmiş ve gökyüzüne bakarak üflemiş. “Nasıl, illet oluyorsun şimdi değil mi?” demiş ve eklemiş; “Eşeği de kurbana saymazsam şerefsizim!..”

          GÜNÜN SÖZÜ

          Camdan evde oturanlar başkalarına taş atmamalıdırlar. George Herbert

          YEMEK MENÜSÜ
          · BEŞAMEL SOSLU PİLİÇ
          · PİLAV
          · ÇORBA
          · KAZANDİBİ TATLI

          ÇOCUĞUNUZA İSİM
          Erkek: ABDÜLHASİB: (Ar.) Er. - Bütün varlıkların takdir edilen hayatları bo­yunca yaptıkları bütün işlerin ayrıntı­larıyla hesabını en iyi bilen Hasib'in kulu. - Hasib; Allahın isimlerinden­dir.
          Kız: AYSEMA: (t.a..i.) Ka. - Ay gözlü.

          MANİ

          Sanma güllerin solmaz!
          Tedbir alan ot yolmaz,
          Namahremle konuşma!
          Ateşle oyun olmaz.



          BİLMECE
          Arı ile eşek arasında ne fark vardır?
          Cevabı Yarın.
          Dünkü Cevap: Trafik kazasının

          Comment


          • 27 Şubat 2011

            Bugün 27 Şubat 2011 24 R.Evvel 1432 Şubat: 14 Kasım 112 Çaykara'nın Kurtuluşu (1918) - II.Cemre'nin Suya Düşmesi - Şeyhülislam Yahya Efendi'nin vefatı (1644)

            HADİS-İ ŞERİF

            Kişi vardır, uzun müddet Cennet ehlinin amelini işler, sonra da Cehennem ehlinin ameliyle hitam bulur. Kişi vardır, uzun müddet Cehennem ehlinin amelini işler de sonunda Cennet ehlinin ameliyle hitam bulur. Ravi: Müslim, 2318



            ZAMAN KALMADI

            Umutlar üstüne şafak,
            Sökmeye zaman kalmadı.
            Yanlışa açtıkça dudak,
            Bükmeye zaman kalmadı.
            Göğe doğru açılmadan,
            Bedene mahpus düştü can,
            Ardım sıra inci mercan,
            Dökmeye zaman kalmadı.
            Düştüm bir ceylan izine,
            Vardım kahır dengine,
            Ermiş birinin dizine,
            Çökmeye zaman kalmadı.
            Gönül düşünce periye,
            Göz kapandı ileriye,
            Dönüp ibretle geriye,
            Bakmaya zaman kalmadı.
            Bulaşmadan hiçbir kire,
            Niyet edip kutsal yere,
            Hu diyerek dere dere,
            Akmaya zaman kalmadı.
            Söndürdükçe feyzi nuru,
            Her yeri kuşattı suru,
            İçimi yakan gururu,
            Yıkmaya zaman kalmadı.
            Eşkıya yaptı talanı,
            Hırsız çıkardı kalanı,
            Gidip başına yalanı,
            Kakmaya zaman kalmadı.
            Dizili yıllar ard arda,
            Eridi yağmurda karda,
            Itır olup da gülzarda,
            Korkmaya zaman kalmadı.

            FIKRA

            Fakir çobanın sürüsüne hastalık girmiş, koyunlar, kuzular telef oluyor, koşmuş, nefesi kuvvetli bir hocaya... Hocaefendi, "Her koyun öldükten sonra iki rekat namaz kıl!" demiş... Çoban namaza başlamış ama, nafile, koyunlar, kuzular sapır sapır gidiyor. Elde son bir kuzu kalınca, çoban namazı kesmiş, kara kara düşünüyor, kuzu da oynaşırken yoğurt bakracını devirmesin mi? "Bana bak!" demiş: "... şimdi iki rekat da sana kılar, gönderirim ha! Otur oturduğun yerde!.."

            GÜNÜN SÖZÜ

            Can sıkıntısı Dünya'ya tembellikle beraber gelmiştir. La Bruyere

            YEMEK MENÜSÜ
            · PİLİÇ KROKET
            · MISIRLI PİLAV
            · ŞEHRİYE ÇORBA
            · K.PAŞA TATLI

            ÇOCUĞUNUZA İSİM
            Erkek: ABDÜLHAMİD. (Ar.) Er. - Hamdolunmuş, övülmüş, bütün varlığın di­liyle övülmüş Allah'ın kulu. - Hamid; Allah'ın isimlerindendir. (bkz. Ha­mid).- Türk dil kuralları açısından "d/t" olarak kullanılır.
            Kız: AYSEL: (Tür.) Ka. 1. Bol ışık saçan, ay. 2. Ay'ın en parlak zamanında do­ğan.

            MANİ

            Tatlı olan yutulur,
            Acı olan atılır,
            Sürüden çıkarılıp
            Ucuz denmez satılır.



            BİLMECE
            Beş yıllık okulu otuz yılda bitirene ne denir?
            Cevabı Yarın.
            Dünkü Cevap: Arının eşeği vardır ama eşeğin arısı yoktur

            Comment


            • 28 Şubat 2011

              Bugün 28 Şubat 2011 25 R.Evvel 1432 Şubat: 15 Kasım 113 Körfez Savaşı'nın Sonu (1991) - Islahat Fermanı'nın İlan Edilmesi (1856) - Leyleklerin gelme zamanı - Sivil Savunma Günü - Of'un Kurtuluşu (1918)

              HADİS-İ ŞERİF

              İki kişinin arasını düzelten, hayır söyleyip, hayır tebliğ eden kimse yalancı değildir. Ravi: Müslim, 2605



              KAZLAR NİÇİN V ŞEKLİNDE UÇAR

              Göç eden yaban kazlarının havada süzülürken "V" şeklinde bir formasyonla uçtuklarını görmüşsünüzdür... Bilim adamları, kazların neden bu şekilde uçtuklarını araştırmışlar ve şu neticeleri çıkarmışlardır:
              Ø "V" grubunun başında giden kaz hiçbir hava akımından yararlanamıyor. Bu yüzden diğerlerine oranla daha çabuk yoruluyor. Bu durumda en arkaya geçiyor ve bu defa hemen arkasındaki kaz lider konumuna geçiyor. Bu değişim sürekli yapılıyor; böylece her kaz grubun her noktasında yer almış oluyor.
              Ø "V" şeklinde uçulduğunda, uçan her kuş, kanat çırptığında arkasındaki kuş için, onu kaldıran bir hava akımı meydana getiriyor. Böylece uçuş menzillerini %70 oranında arttırıyorlar.
              Ø Bir kaz, "V" grubundan çıktığı anda uçmakta güçlük çekiyor. Bunun sonucunda genellikle gruba geri dönüyor ve yoluna bu şekilde devam ediyor
              Ø Uçuş hızı yavaşladığında gerideki kuşlar, daha hızlı gitmek üzere öndekileri bağırarak uyarıyorlar.
              Ø Gruptaki bir kuş hastalanırsa, yahut bir avcı tarafından vurulup uçamayacak duruma gelirse; düşen kuşa yardım etmek üzere gruptan iki kaz ayrılıyor ve korumak üzere hasta kazın yanına gidiyor. Tekrar uçabilene yahut ölümüne kadar onunla kalıp asla terk etmiyorlar. Daha sonra kendilerine başka bir kaz grubu buluyorlar.

              FIKRA

              100 Hamsi
              Dursun Temel'e sormus : Uşagum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun? Temel : 100 tane yerim valla... Dursun : Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin... Bu espri Temel in acaip hoşuna gitmis.Yolda Cemal i görmüs ve hemen sormus: Usagum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun? Cemal : 50 tane yerim ben... Temel : Tüh be usagim 100 deseydun sana müthis bir espiri yapacaktum...

              GÜNÜN SÖZÜ

              Cahilliğin eyleme geçişinden daha korkunç bir şey yoktur. Goethe

              YEMEK MENÜSÜ
              · PİLİÇ IZGARA
              · ŞEHRİYE ÇORBA
              · SPAGETTİ
              · KAZANDİBİ TATLI

              ÇOCUĞUNUZA İSİM
              Erkek: ABDÜLHALİM: (Ar.) Er. - Tabiatı yavaş olan, yumuşak huylu, hikmetli Allah'ın kulu. - (bkz. Halim). Al­lah'ın isimlerinden.
              Kız: AYSAN: (Tür.) - Ay gibi, ay yüzlü. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

              MANİ

              Kim nasihat eylese,
              Bin kere söz söylese,
              Hidayete kavuşmaz,
              Hak’tan imdat gelmese.



              BİLMECE
              Hangi macunla diş fırçalanmaz?
              Cevabı Yarın.
              Dünkü Cevap: Öğretmen

              Comment


              • Cevap: Takvimde Bugün

                Bugün 1 Mart 2011 26 R.Evvel 1432 Şubat: 16 Kasım 114 Molla Fenari'nin İlk Osmanlı Şeyhü'l-İslam ı Olması (1424) - Bosna-Hersek Cumhuriyeti'in istiklali (1992) - Muhasebeciler Günü

                HADİS-İ ŞERİF

                Kim orucu fecirden önce niyetle (kesin kılmazsa) onun orucu yoktur. Ravi: Ebu Davud, 2454



                KEÇİBOYNUZU

                Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua)Anadolu da bazı yörelerde harnup olarak da bilinir. Memleketimizde Antalya, Mersin, Silifke, Datça dolaylarında yaklaşık
                1500 km2 lik sahil şeridinde doğal olarak yetişmektedir. İlk 15 yıl meyve vermez. Nefes darlığına karşı etkili maddesi hiçbir
                bitkide bulunmaz. Keçiboynuzunda bulunan gallik asitin çok yönlü özelliklerinden bazıları:
                Analgesic: Ağrı kesici,
                Antiallergenic: Alerjiye karşı,
                Antlasthmatic: Astıma karşı,
                Antibacterial: Bakteri yok edici,
                Antibronchitic: Bronşite karşı,
                Anticancer: Kansere karşı,
                Antihepatotoxic: Karaciğeri toksinden arındırıcı
                Antiviral: Mikroplara karşı, ...
                Cancer-preventive: Kansere karşı koruyucu,
                Antiseptic: Antiseptik,
                Antinitrosaminic: Nitrozamin yok edici,
                Bronchodilator: Bronş genişletici,
                Antipolio: Çocuk felcine karşı.
                Akciğer ödemine karşı keçi boynuzunun desteği bulunmaz bir imkân. Balgam söktürücü gücü ve astıma karşı olan tedavi edici gücü çok fazladır. Sigara içenler keçiboynuzuna başladıktan bir iki gün sonra nasıl balgam çıkardıklarını hayretle gözleyeceklerdir, Keçiboynuzu, insanlığın korkulu rüyası akciğer kanserini %90 oranında önleme gücüne sahiptir.
                Keçiboynuzunda , kolesterol bulunmaması ayrı bir avantajdır,' Kafein ve theobromine buluna madiği için de tansiyon problemi olanların rahatlıkla kullanabilecekleri bir bitkidir. Fosfor ve kalsiyum bakımından zengindir.

                PEKMEZİNİN FAYDALARI
                Bağırsak parazitlerini temizler:
                Doğal şeker, zengin mineral ye vitaminler (A , B , B2, B3, D) ile doğal güç ve besin kaynağıdır..; Yüksek sodyum ve potasyum vardır. Kanı temizler. Akciğer kanserini %90 oranında önler. Kalp çarpıntısını önler. Vücuttaki radyasyonu dışarı atar.

                FIKRA

                HERKES GÜVERTEYE
                Okyanusta büyük bir gemi hızla ilerliyorken, bir an gemi kaptanı herkesi güverteye çağırmış. Herkes güverteye toplanınca:
                - "Size bir kötü bir de iyi haberim var" demiş. "Hangisi ile başlayayım?"
                - "İyi olanla" demiş yolcular...
                - "11 dalda oscar kazanacağız..."

                GÜNÜN SÖZÜ

                Geciken adalet,adaletsizliktir. Walter Savago Landor

                YEMEK MENÜSÜ

                · MANTAR SOTE
                · FIRIN MAKARNA
                · ÇOBAN SALATA
                · SÜTLAÇ

                ÇOCUĞUNUZA İSİM

                Erkek: ABDÜSSEMİ: (Ar.) Er. - Her şey­den arınmış olarak bütün sesleri, söz­leri ve kelimeleri işitip ayırdeden yü­ce Allah'ın kulu. (bkz. es-Semi').
                Kız: BASİRET: (Ar.) Ka. 1. Göz açıklığı, inceden inceye etraflı derin görüş. 2. Ön görüş, seziş.

                MANİ

                Hiçbir gönlü yıkmadan,
                Henüz canın çıkmadan,
                Rabbimizi zikreyle!
                Usanmadan, bıkmadan.



                BİLMECE

                Kim evini kiraya vermez?
                Cevabı Yarın.
                Dünkü Cevap: Lahmacunla

                Comment


                • 2 Mart 2011

                  Bugün 2 Mart 2011 27 R.Evvel 1432 Şubat: 17 Kasım 115 Türk-Afgan Dostluk Antlaşması'nın İmzalanması (1921) - Emir Sultan Hz. Vefatı (1430) - Rize (1918) ve Posof (1921) de kurtuluşu - Soğukların kırılması

                  HADİS-İ ŞERİF

                  Zahmetsiz ganimet kışta tutulan oruçtur. Ravi: Tirmizi, 797



                  YURDUMUZ HAŞHAŞ (HAŞKEŞ)

                  Hashas bitkisinin üretiminin çok eski zamanlardan beri yapıldığı bilinmektedir. Milattan 5 bin yıl önce, Sümerlerin lisanında haşhaşın mevcudiyetine dair deliller mevcuttur. Asuri kabartmalarında da haşhaş resimleri görülmektedir. Tohumlan çok yağlıdır ve yağı çıkarılarak yiyecek ve başka şeylerde kullanılır. Tohumlan barındıran etli çeperi çizilince, süt gibi bir sıvı sızar, havaya değince yavaş yavaş katılaşarak esmer bir renk alır." Buna Afyon Sakızı denir. Çoğu analjezik narkotiklerin (uyuşturucuların) kaynağı olan afyon sakızının muhtevasında başlıca morfin, kodein, noskapin, papaverin, tebain ve mekonik asit bulunur. Bunun için Türkiye'de haşhaşın ekimi ve alımı, devlet kontrolü ve izni altındadır. Yıllık 12000 ton kadar haşhaş ekimi yapılır. Bunun büyük bir bölümü Afyon ili sınırları içindedir.

                  FIKRA

                  Kadının evinde cam kırılmıştı. Camcıyı aradı ve sipariş verdi. Yarım saat sonra zil çaldı. Kadın megafondan seslendi:
                  - Kim o?
                  - Camcı bea..
                  Kadın kapıyı açtı ve camın takılacağı yeri gösterdi. Beş dakika sonra yine zil çaldı.
                  - Kim o?
                  - Camcı bea..
                  - Yanlışlık var. Az önce bir camcı gelmişti.
                  - Düştük bea..

                  GÜNÜN SÖZÜ

                  Evlilikte başarı yalnız aranan kişiyi bulmakta değil,aranan kişi olmaya da bağlıdır.
                  Foster Wood


                  YEMEK MENÜSÜ

                  · PATLICAN MUSAKKA
                  · BULGUR PİLAVI
                  · YOĞURT
                  · PEYNİR TATLISI

                  ÇOCUĞUNUZA İSİM
                  Erkek: ABDÜSSELAM: (Ar.) Er. - Barış, rahatlık, selamete çıkaran, selam eden, zevalsiz ebedi olan Allah'ın ku­lu. - es-Selam kelimesi, Allah'ın isim­lerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılamaz.
                  Kız: BARKAN: (Tür.). 1. Çöllerde rüzgarın esme yönüne dikey doğrultuda oluşan ay biçimindeki küçük kumsal külle. 2. Hareketli kumul. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                  MANİ

                  Hâlin olmadan yaman,
                  Bir gün demeden aman,
                  Rabbimizi analım,
                  Her yerde ve her zaman.



                  BİLMECE

                  Dokunmadan tutulan şey nedir?
                  Cevabı Yarın.
                  Dünkü Cevap: Kaplumbağa

                  Comment


                  • 3 Mart 2011

                    Bugün 3 Mart 2011 28 R.Evvel 1432 Şubat: 18 Kasım 116 Buhari'nin Vefatı (1389) - Hilafetin kaldırılması (1924) - Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı kuruluşu (1924) - Aşkale ve Pazaryolu'nun Kurtuluşu (1918)

                    HADİS-İ ŞERİF

                    Sana sıkıntı zamanında okuyacağın bir duayı öğreteyim mi?: Allahu, Allahu Rabbi, la üşriku bihi şey'en. (Rabbim Allah'tır, Allah! Ben ona hiçbir şeyi ortak koşmam!) Ravi: Ebu Davud, 1525



                    CENABI HAKKIN RIZASI

                    Hikmet ehli bir zat buyuruyor ki:
                    Bir gün Hazret-i Ömer, bir yere vali tayin edeceği kimseye der ki:
                    -Yarın mescidde beni bekle! Sana, iyi bir valinin nasıl olacağını, başarılı olmanın yollarını anlatacağım. Herkes, acaba ne nasihatler verecek diye merak eder. Ertesi gün Eshâb-ı kiramın hepsi gelir. Vali gelince, Hazret-i Ömer, valiye hitaben der ki:
                    -Eğer başarılı olmak istiyorsan, namazını tadil-i erkânla vakti girince kıl! Ramazan-ı şerîf gelince orucunu tut! Hac zamanı hacca gel! Zekâtını noksansız şekilde ver! Kelime-i şehâdeti çok söyle, imanını muhafaza et! Haydi, güle güle, git! Allahü teâlâ yardımcın olsun!
                    -Yâ emir-el-müminin, bunlar zaten İslâmın şartları. Ben başka şeyler de söyleyeceğinizi, valilik hakkında başarılı olmanın yollarını anlatacağınızı zannetmiştim.
                    -Allahü teâlâ böyle buyuruyor, İslâmın şartı beştir. Ben bunu altı yapacak değilim ya! Bu beş şartı doğru yapan, başarılı olur.
                    Biz de, İslâmın beş şartını en iyi şekilde yerine getirmeliyiz.
                    Başarının şartı budur. Bunun için çok sevinelim, çok şükredelim, rahatımıza bakalım. Bu imanı Allahü teâlâ severek, seçerek bizzat kendisi verdi. Biri vasıtasıyla vermiş olsa da, Allah nasip etmese, Peygamberi görse bile, nasibi yoksa iman edemez. Mademki Allahü teâlâ bu cevheri bize nasip etmiştir, bu istisnai bir muameledir, bir imtiyazdır. Bu bir cevherdir, bir hazinedir, bunun korunması artık bize kalmıştır. Onun için iyilerle görüşmeye ye konuşmaya gayret edelim. Cenâb-ı Hak kendi rızasını kullarının rızasına bağlamıştır. Allahü teâlânın kullarını razı eden, Allahü te-âlâyı razı eder. Onları üzen, Allahü teâlâyı üzer.Birgün Peygamber efendimi ze dediler ki:
                    -Yâ Resûlallah, burada bir kadın var, gece gündüz ibâdet ediyor; ama çenesiyle insanları kırıp döküyor, komşuları illallah diyor.
                    Cevaben buyurdu ki:
                    -Onun gideceği yer Cehennemdir. Onun için, herkesle iyi geçinmeli, hiç kimseyi kırmamalı, kimse bizden şikâyet etmemelidir.

                    FIKRA

                    Adam bir gün eve gelir adam ev halkına şöyle der :
                    size bir iyi bi kötü haberim var
                    ev halkı ilk önce iyi haberi dinlemek ister adam patronum maaşımı 1 milyardan 3 milyar yaptı der ev halkı sevinçten havalara uçar şarkılar söylerler sıra kötü habere gelir adam ürkek bir ifadeyle :
                    işten atıldım?

                    GÜNÜN SÖZÜ

                    Güzel yüz aynaya aşıktır. Mevlana

                    YEMEK MENÜSÜ
                    · PİLİÇ DÖNER
                    · PİLAV
                    · ÇORBA
                    · ÇOBAN SALATA

                    ÇOCUĞUNUZA İSİM
                    Erkek: ABDÜSSAMED: (Ar.) Er. - Kimse­ye hiçbir şeye muhtaç olmayan, Al­lah'ın kulu. - Samed, Allah'ın isimle­rindendir. "Abd" takısı almadan kul­lanılmaz. Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.
                    Kız: BARİKA: (Ar.) Ka. - Şimşek, yıldırım parıltısı.

                    MANİ

                    Sapık yollar gayet bol,
                    Ama tektir doğru yol,
                    Yetmiş ikisi sapık,
                    Sen de Ehl-i sünnet ol!



                    BİLMECE
                    Denizler niçin tuzludur?
                    Cevabı Yarın.
                    Dünkü Cevap: Oruç

                    Comment


                    • 4 Mart 2011

                      Bugün 4 Mart 2011 29 R.Evvel 1432 Şubat: 19 Kasım 117 Sultan Selahhaddin Eyyubi'nin vefatı (1193) - Abdülmecid Efendi'nin sürgün edilmesi (1924)
                      HADİS-İ ŞERİF

                      Allah'ın, senin vasıtanla bir kişiyi hidayete erdirmesi, senin için kırmızı develeri sadaka vermekten - o günün insanları yanında en kıymetli şey kırmızı develerdi - daha hayırlıdır. Ravi: Buhari, Cihat 103



                      MESHEP İMAMI

                      Hadîs-i şerîfler olmasaydı, namazların kaç rekât olduğu, nasıl kılınacağı, rükû ve secdede okunacak tesbihler, cenaze ve bayram namazlarının kılınış şekli nisabı, orucun ve haccın farzları, hukuk bilgileri bilinemezdi. Yani, hiçbir âlim, bunlar. Kur'ân-. Kerîm den bulup çıkaramazdı. Bunlar. Peygamber efendimiz açıklamıştır. Sünnet, de, müctehid âlimler açıklamış ve böylece mezhepler meydana çıkmıştır. Peygamberimiz de bu imamlara uymamızı şöyle emrediyor
                      "Kur'ân-ı kerîme tâbi olmak, hepinize farzdır. Onu terk etmek için hiçbir özür olmaz. Kur'ân-ı kerîmde bulamadığınız işlerde, sünnetime uyunuz! Sünnetimde de bulamazsanız, Eshâbımın sözüne uyunuz!"
                      "Alimlere tâbi olun!"
                      "Âlimler rehberdir."
                      Peygamberimizin yolu, Kur'ân-ı kerîm ile, hadîs-i şerîfler ile ve müctehidlerin ictihadları ile gösterilen yoldur.
                      Doğru olan, Ehl-i sünnet mezhebinin dört büyük imamı, şu âlimlerdir:
                      1-İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe,
                      2-İmâm-ı Mâlik bin Enes,
                      3-lmâm-ı Muhammed Sâfiî,
                      4-İmâm-ı Ahmed bin Hanbel.

                      FIKRA

                      Modern bir hapishaneyi gezen gazeteci çığlıkların geldiği bir odanın önünde durdu: “bu çığlık da ne?”…
                      hapishane yetkilisi:
                      “burası elektirikli sandalye odası. bir zenciyi idam ediyoruz.”
                      -peki niye çığlık atıyor
                      -eletirikler kesildide mumla idare ediyoruz

                      GÜNÜN SÖZÜ

                      Evinizin eşiğini temizlemeden komşunuzun damındaki karlardan şikayet etmeyiniz. Konfüçyüs

                      YEMEK MENÜSÜ

                      · SOS.KAR.KIZARTMA
                      · MAKARNA
                      · MERCİMEK ÇORBA
                      · YOĞURT

                      ÇOCUĞUNUZA İSİM
                      Erkek: ABDÜRREZZAK: (Ar.) Er. - Bütün mahlukların rızkını veren Allah'ın ku­lu. - Rezzak, Allah'ın isimlerindendir. "Abd" takısı almadan kullanılmaz.
                      Kız: BARÇIN: (Tür.) Ka. - Bir tür ipekli kumaş.

                      MANİ

                      Kimseye iş buyurma!
                      Sırrı gizle duyurma!
                      İdaresi güç olur,
                      Nefsi fazla doyurma!



                      BİLMECE

                      Hangi istasyonda tren durmaz?
                      Cevabı Yarın.
                      Dünkü Cevap: Balıklar kokmasın diye

                      Comment


                      • 5 Mart 2011

                        Bugün 5 Mart 2011 30 R.Evvel 1432 Şubat: 20 Kasım 118 Güvenlik Konseyi'nin Kıbrıs'a Uluslararası Kuvvet Gönderme Kararı (1964) - Soğukların azalmaya başlaması

                        HADİS-İ ŞERİF

                        Cömert bir cahil, Allah katında ibadet eden bir cimriden daha sevgilidir. Ravi: Tirmizi, Birr 40



                        SAĞLIK --- ALKOLÜN ETKİLEDİĞİ ORGANLAR

                        Beyin: Beyinde hücre ölümü meydana geliyor. Bu da ileride hafıza kaybı, depresyon, bunama, halisünasyon görme gibi sonuçlar doğuruyor.
                        Sinir sistemi: Sinir uçlarında iltihaplanma, buna bağlı olarak hissizlik, uyuşma, titreme ve ağrılar olabiliyor.
                        Kalp ve damar sistemi: Hipertansiyon, kalp adalesinin büyümesi, kalpte büyüme, çarpıntı oluyor.
                        Gırtlak: Gırtlak kanserine, gırtlak damarlarında genişlemeye sebep oluyor.
                        Karaciğer: Önce yağlanma, alkolik hepatit ve siroz ortaya çıkıyor.
                        Mide-bağırsak: Mide dokusunu zedeleyerek gastrit ve ülsere sebep oluyor. İshal ve şişkinlik meydana getiriyor.
                        Deri: Karaciğerin tahribatına bağlı olarak kanın yapısı değişiyor. Ciltte lekeler, kızarıklıklar, kabarma, göz altında torbalar meydana geliyor.
                        Kemikler: Kandaki kalsiyum azaldığından kemiklerdeki kalsiyum kullanılıyor. Sonuçta kemikler zayıflıyor, daha çabuk kırılır hâle geliyor.
                        Genital sistem: İktidarsızlık ve kısırlık meydana getiriyor.
                        Davranışlarda: Duygu ve davranışlarda abartıya kaçma, kas gücü hareketlerinde güçlük, koordinasyon eksikliği, kendini kaybetme, sorumsuz davranışlar, ayakta durmakta güçlük çekmek, alkol koması... olabiliyor.

                        GÜNÜN TARİHİ --- YEŞİLAY İN KURULUŞU
                        Yeşilay Derneği, 5 Mart 1920 tarihinde Hilâl-i Ahdar adıyla kuruldu. Bunun için 1-7 Mart tarihleri arası, yurdumuzda Yeşilay Haftası olarak kutlanmaktadır. Bu dernek, alkollü içki, sigara ve uyuşturucu maddelerin sağlık üzerindeki kötü neticelerini anlatmayı ve vatandaşları bunlardan uzaklaştırmayı gaye edinmiştir. Bu hizmetini TV, radyo, dergi, gazete, broşür ve ilanlarla yapmaktadır.

                        FIKRA

                        Bir gün Nasreddin Hocanın komşuları Hocaya dert yanıyorlar: – “Yahu Hoca senin karın çok geziyor.” Hoca: – “Olur mu canım? O kadar gezse arada bir bizim eve de uğrardı.” Demiş

                        GÜNÜN SÖZÜ

                        Gerçek doktor, her hasta ile yaşayıp ölendir. Stefan Zweig

                        YEMEK MENÜSÜ

                        · KUZU ŞİŞ
                        · PİLAV
                        · ŞEHRİYE ÇORBA
                        · ÇOBAN SALATA

                        ÇOCUĞUNUZA İSİM

                        Erkek: ABDÜRREŞİD: (Ar.) Er. - Allah'ın isimlerinden. Reşid'in kulu.- (bkz. er-Reşid).
                        Kız: BARAN: (Fars.) Ka. 1. Yağmur. Mevsim-i Baran, yağmur mevsimi.

                        MANİ

                        Hoca, hizmetten bıkma!
                        Haramdır gönül yıkma!
                        Yolcusun âhirete,
                        Azıksız yola çıkma!



                        BİLMECE

                        Kadın ve politikacıdan ortak beklenti nedir?
                        Cevabı Yarın.
                        Dünkü Cevap: Benzin istasyonunda

                        Comment


                        • 6 Mart 2011

                          Bugün 6 Mart 2011 1 R.Ahir 1432 Şubat: 21 Kasım 119 Türkiye Yeşilay Cemiyeti'nin Kuruluşu (1920) - III.Cemre'nin Toprağa Düşmesi - Piri Reis'in vefatı (1554) - Gümrük Birliği'ne giriş (1995)

                          HADİS-İ ŞERİF

                          Sevdiğini Allah için seven, sevmediğini Allah için sevmeyen; verdiğini Allah için veren, vermediğini de Allah için vermeyen kimse tam bir imana sahip olmuş olur. Ravi: Tirmizi, Kıyame 60



                          YOLLARDA

                          Gönlümde daima yeni bir yol hazırlığı
                          Her lahza başka beldelerin iştiyakı var
                          Yıldızların, avın bile hasretle baktığı,
                          Çöller, denizler, engin ufuklar ve yaylalar.
                          Bir sevginin hayalini takip eder gibi,
                          Çok kere bir melal ile baktım ufuklara;
                          Bazen coşup da bağrı yanık derbeder gibi,
                          Çılgınca bir karar ile aktım ufuklara.
                          Sordum dumanlı Akdeniz'in dalgın ufkuna:
                          Kalyonlu, dev kadırgalı sergerdeler hani?
                          Daldın, güzel deniz, yine rüyâlı uykuna,
                          Turgut Reis'le Barbaros'un nerdeler, hani?
                          Her yerde ırkımın izi, her yerde geçmişim,
                          Her yerde ceddimin bana bir ders olan sesi;
                          Toprakta, dalgalarda ve mermerde geçmişim,
                          Her yerde Türklüğün o büyük ruhu, gölgesi.
                          Durmaz eser başımda özunyayla rüzgârı,
                          Her an tüter gözümde o hasretli Erzurum,
                          Kars'ın melali, Erciyes'in bitmeyen karı,
                          Billur o çeşmeler ki, su içtim yudum yudum.
                          Dört mevsimin de zevkini yollarda tatmak,
                          Koplarda kar, İçel'de bunaltan sıcak nedir?
                          Çöllerde bir yudum su, yeşil bir ağaç dalı,
                          Bozkırlar ortasında tüten bir ocak nedir?
                          Tarsus'ta bir şubat sonu gül, fulya koklamak,
                          Coşkun çağıltılarla akan bir köpüklü su.
                          Bir çardağın serinliği altında bir hamak,
                          İzmir'de sonbahar günü, bir öğle uykusu.
                          Abdest alıp çınarlı şadırvanda bir sabah;
                          Kılmak Yeşilde vecd ile bayram namazını;
                          İslâmı anlatırken ezan, nerdedir felah,
                          Duymak içimde Allaha bağlanma hazzını.
                          Ruhum zamana sığmadı, ebada sığmadı,
                          Her lahza başka bir yer için coştu hasretim.
                          Hâlâ içimde yolculuğun sevdiğim tadı,
                          Hâlâ uzak diyarlara çılgınca hasretim.
                          Munis Faik Ozansoy

                          FIKRA

                          Temel otobanda köklemiş gazı, gidiyor… Bakmış bir tabela: “YAVAŞLA 80 km.” Hızını o an 80'e indirmiş Temel. Az sonra bir tabela daha: “YAVAŞLA 60 km.” Temel 60'a inmiş. Merakla giderken yeniden bir tabela: “YAVAŞLA 40.” – “Yolda çalışma var galiba!” deyip 40'a düşürmüş hızını. Epeyce sonra yine bir tabela: “YAVAŞLA 1…5 km.” Talimata uyarak 15 km.’ye düşmüş Temel. Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor. Ama meraktan da çatlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş: “YAVAŞLA’YA HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS: 2500¨

                          GÜNÜN SÖZÜ

                          Halk bir kimseden nefret ettiği zaman, bunu incelemek gerekir. Halk bir kimseyi seviyorsa, yine bunu da incelemek gerekir. Konfüçyüs

                          YEMEK MENÜSÜ

                          · Z.Y.TAZE FASULYE
                          · GÖKKUŞAĞI PİLAVI
                          · CACIK
                          · MEYVE

                          ÇOCUĞUNUZA İSİM

                          Erkek: ABDÜRRAUF: (Ar.) Er. - Çok lütuf, şevkat ve rahmet eden. Onları belli nimetlerle dengeli yaşatan, seviyelendiren Allah'ın kulu. (bkz. Rauf).
                          Kız: BANU: (Fars.) Ka. 1. Kadın hatun, hanım. 2. Kraliçe, prenses. 3. Gelin. 4. Şarap ve gül suyu gibi şeylerin şişesi. 5. Yusuf ve Zeliha öyküsünün kadın kahramanı. - Banu Hanım (Cevheriye Banu). Türk halk şairi. (1864-1914 Çankırı). Kadiri tarikatı bağlılarından.

                          MANİ

                          Ecel gelir duyurmaz,
                          Genç ve yaşlı ayırmaz,
                          Salih amelin yoksa,
                          Seni asla kayırmaz.



                          BİLMECE

                          Hangi ağrı en güzel ağrıdır?
                          Cevabı Yarın.
                          Dünkü Cevap: Çenelerini kapamaları

                          Comment


                          • 7 Mart 2011

                            Bugün 7 Mart 2011 2 R.Ahir 1432 Şubat: 22 Kasım 120 İ.H. Okullarının Açılması (1951) - Ağaçlara su yürüme zamanı - Artvin, Ardanuç, Borçka ve Kadirli'nin Kurtuluşu (1921)

                            HADİS-İ ŞERİF

                            Ya ilim öğreten, ya ilim öğrenen, ya dinleyen veya bunları seven ol. Sakın beşincisi olma! Yoksa helak olursun. Ravi: Keşfü'l-Hafa, 1437



                            RAF ÖMRÜ UZUN OLSUN

                            Markete gittiniz.
                            Yeşil sapları, şık karton kutuları, minik-yeşil etiketleri; tek renk, tek ses, tek yürek hâlleri; yüksek fiyatlarıyla tezgâhların yıldızı, kan kırmızı domatesler... Devasa seralarda, tümüyle bilgisayar kontrolünde, topraksız şartlarda (su kültürü) yetişiyorlar. Her birinin köküne birer serum hortumu bağlı, damla dam-la dökülüyor azotlar, fosforlar, kalsiyumlar... Hava mı lâzım? Pompalar var, suyun içine gerektiği kadar hava basıyor. Güneş mi lâzım? Cıvalı ampuller var, fotosentezi artıran yüksek basınçlı ışık basıyor... Onlara şimdi domates diyorlar.
                            Hâlâ markettesiniz.
                            Süt içip kemikleri geliştirmek gibi bir inancın peşinde, dolaşıyorsunuz raflarda. O, beyaz sıvının içinde protein, vitamin, bir sürü bakteri, mineral filan olduğunu düşünüyorsunuz.
                            Hadi bunları geçtik bir kalem. Siz o sütü veren ineğin başına gelenlerden haberdar mısınız? İnek inek olmaktan çıkalı çok oldu. Önüne konan her şeyi yiyen, bol hormon ve antibiyotikle ayakta durabilen, deri kaplı et parçaları onlar. Günde 100 kilo süt (!) veren inek yetiştirdiler. Ne demek biliyor musunuz bu?..
                            Market arabasını sürmeye devam.
                            Üzümleri gördünüz mü? Sanki bağdan yeni gelmişler. Dip diri, ip iriler. Nereden geliyor1 bunlar? Şili'den. Kaç gündür buradalar? 3-5 gün oldu. Alıyor-sun eve getiriyorsun, evde de 3-5 gün daha, bana mısın demiyor.
                            İyi ama, nasıl? Şahane şeyler1 var, adına ilâç diyorlar. Üzümlere verilen bunlardan birinin etiketindeki faydaları sayalım:
                            * Dane büyüklüğünü, ağırlığını artırır, şeklini düzgün gösterir.
                            * Olgunlaşmada daneye parlak sarı rengini verir.
                            * Sıkıca sapa bağlı kalır. Böylece, taşımada kayıplar azalır.
                            * Dayanıklı kabuk sayesinde yaralanmalar en aza iner.
                            * Dozu yükseltince sofralık; üzümlerde hasadı geciktirir.
                            Yüksek kalite ve standart sağlar, Raf ömrünü uzatır.
                            Daha durun!
                            Petunya ve karnabahar geni konmuş mısırlardan yapılma cipsleri de yiyeceksiniz.
                            Ne diyelim?..
                            Raf ömrü uzun olsun!

                            FIKRA

                            Biletine büyük ikramiye çikan Temel’i üç ay sonra bakkal kasap ve borçlu oldugu diger esnaf yolda çevirmis.
                            -Ula Temel, sana büyük ikramiye çiktigi halde üç aydir niye borcunu ödemeysun?
                            Temel siritarak yanitlamis :
                            -”Zencun oldi, degisti demesunlar.”

                            GÜNÜN SÖZÜ

                            Ey soğuk, hareketlen ki ısınasın, sertliğe alış ki yumuşayasın. Mevlana

                            YEMEK MENÜSÜ

                            · Z.Y.BARBUNYA PİLAKİ
                            · PİLAV
                            · YOĞURT
                            · MEYVE

                            ÇOCUĞUNUZA İSİM

                            Erkek: ABDÜRRAHİM: (Ar.) Er. - Merha­metli, esirgeyen, koruyan, acıyan, ahirette mümin kullarına merhamet eden Allah'ın kulu.- er-Rahim, Al­lah'ın isimlerindendir.
                            Kız: BALKIZ: (Tür.) Ka. - Şirin, tatlı, hoş. Belkıs adının örfte söylenişi.

                            MANİ

                            Herkesi öyle süzme!
                            Üzülsen de hiç üzme!
                            Haramları ateş bil!
                            Günah içinde yüzme!



                            BİLMECE

                            Zır cahil bir zenciye ne der?
                            Cevabı Yarın.
                            Dünkü Cevap: İlk göz ağrısı

                            Comment


                            • 8 Mart 2011

                              Bugün 8 Mart 2011 3 R.Ahir 1432 Şubat: 23 Kasım 121 Muş Depremi (1966) - Artvin'in Kurtuluşu (1921) - Yıldırım Beyazıd Han'ın vefatı (1403) - Bilim ve Teknoloji Haftası (8-14 Mart)

                              HADİS-İ ŞERİF

                              Beni mü'min olan sevecek, münafik olan da bana bugzedecektir.. Ravi: Müslim, İman 131



                              MAKALE ... AVRUPA'DA KADIN

                              Kapitalist Batı'nın bugünkü ilahı, mabudu, her şeyi paradır, menfaattir. Başta, dillerinden hiç düşürmedikleri demokrasi olmak üzere, insan hakları, kadin hakları gibi aklınıza ne geliyorsa hepsi göstermeliktir. Batılıların en çok istismar ettikleri de kadın konusudur...Aslında, kadın hakları savunuculuğu altında, kadınlara en büyük zulmü kendileri yapıyorlar. Fakat bunu öyle bir kılıfa sokuyorlar ki, zulüm altında inim inim inleyen kadınlar bile bunun farkına varamıyorlar...Fransa'nın meşhur şairi Madam Mardirous, Müslüman kadınlara bakınız nasıl sesleniyor:
                              "İçinde bulunduğunuz nimetin kıymetini biliniz!.. Burada kadına hürriyet adı altında yapılan işkenceleri bilemezsiniz siz. Ah, şu omuzum da hıçkırarak ağlamış kızların adedini bir bilseniz... Evet, ışıklar ve çiçeklerle dolu bir baloya girebilmek, çok tatlı gibi görünür. Kadınlara verilen bir hak gibi sunulur. Aslında buralar, kadınların sömürüldüğü, erkeklere sunulduğu, şehvetlerin tatmin edildiği yerler... Türk erkeklerine sesleniyorum: Kadınlarınıza, kızlarınıza bunları anlatın! Sakın bu yapılanların kadınlara iyilik olarak yapıldığını zannetmesinler! Sakın bunlara özenmesinler!" (Cenâb Şihâbiddin)
                              Şimdi de Fransız yazar Quitard'ın "Proverbes Sur Les; Femmes" kitabından alınmış kadınlarla ilgili atasözler:
                              "Şeytanın yapamadığını kadın yapar."
                              "Kadın, erkeği tuzağa düşüren bir örümcektir."
                              "Kadının vücudunun üstündeki baş, şeytan kafasıdır."
                              "Karısı olanın arısı var demektir; onu devamlı sokar."1
                              "Kadın takvim gibidir, sadece bir yıl işe yarar."
                              "Kadın dili kesilse bile susmaz."
                              "Kadın dövülür, fakat öl dürülmez."
                              Peygamberimizin "sallallahü aleyhi ve sellem" buyurduğu hadîs-i şeriflerden bazıları:
                              "Ahirette, kocası tarafından dövülen kadının davacısı ben olacağım."
                              "Müslümanların en iyisi, hanımına karşı iyi ve faydalı olandır."
                              "Kadınlarınıza eziyet etmeyiniz! Onlar Allahu tealanın emanetleridir. Onlara yumuşak olunuz, iyilik ediniz!
                              "Cennet anaların ayağı altındadır."
                              Mehmet Oruç

                              FIKRA

                              Serçe’nin biri uçarken biraz alçalayım demiş,bi bakmış karşıdan motosiklet geliyor, sağ sol yapayım derken motosiklet sürücüsünün kaskına çarparak yere düşmüş, adam serçeyi yerden alarak evine götürmüş bir kafese koyup kafesin içine biraz su ve ekmek kırıntıları bırakmış,bir süre sonra serçe gözlerini yavaş yavaş açmış…… önce su ve ekmek kırıntılarını görmüş gözlerini iyice açınca parmaklıkların arasında olduğunu farketmiş ve
                              — Hastir demiş, Adamı öldürdük herhalde.!!

                              GÜNÜN SÖZÜ

                              Halkı bir tek insan, bir tek insanı bütün halk gibi gör. Montaigne

                              YEMEK MENÜSÜ
                              · KARNIYARIK
                              · ERİŞTE
                              · CACIK
                              · MEYVE

                              ÇOCUĞUNUZA İSİM

                              Erkek: ABDÜRRAFİ: (Ar.) Er. - Rafı'nin kulu. (bkz. er-Rafi). Allah'ın isimle­rinden
                              Kız: BALIM: (Tür.). 1. Kardeş. 2. Çok sevgili, samimi arkadaş. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

                              MANİ

                              Günaha etme meyil!
                              Dik durma, hakka eğil!
                              Ben hemen ölmem deme!
                              Ecel elinde değil.



                              BİLMECE

                              Hangi köye kimse gitmek istemez?
                              Cevabı Yarın.
                              Dünkü Cevap: Kara cahil

                              Comment


                              • 9 Mart 2011

                                Bugün 9 Mart 2011 4 R.Ahir 1432 Şubat: 24 Kasım 122 Dünya Kadınlar Günü - Laleli Camii ibadete açıldı (1764) - Çat ve Çayeli'nin kurtuluşu (1918) - Bağ budama ve Kalem aşısı zamanı

                                HADİS-İ ŞERİF

                                Size geceleyin kalkmayi tavsiye ederim. Çünkü o, sizden önce yasayan salihlerin âdetidir; Rabbinize yakinlik (vesîlesi)dir; günahlardan koruyucudur; kötülüklere kefarettir, bedenden hastaligi kovucudur. Ravi: Tirmizi, 3543



                                ÇOCUK TERBİYESİ .. BAZI TAVSİYELER
                                · Çocuklarınızdan, elemlerinizi, ızdıraplarınızı saklayınız!
                                · Çocuğu aileden birisi azarlarken, haksız yere bile olsa, diğeri onu asla müdafaa etmemelidir.
                                · Onların yanında daima güler yüzlü olunuz! Küskün, gamlı kimselerin yanında çocuklar fazla müteessir olurlar.
                                · Çocuklarınızı başkalarının yanında azarlamayınız! Küçüklerin de haysiyeti, kırılacak kalpleri vardır.
                                · Çocuklarınıza, hatalarını kabul etmesini öğretiniz. Kusurlarını bilmek ve yapmamaya çalışmak, hayatta muvaffakiyetin sırlarından biridir.
                                · Kararlı olmak, çocuğu birçok kötü hareketten korur.
                                · Çocukları asla yalancılıkla itham etmemelidir.
                                · Kardeşler arasında katiyen ayırım yapmamalı dır.
                                · Çocukların kibirlenmesine asla göz yummamalı dır.
                                · Çocuklara geçici değil, kalıcı terbiye vermeye çalışmalıdır.
                                · Çocukların, şen ve neşeli olmalarına çalışmalıdır!

                                FIKRA

                                Öğretmen derste şunları anlatıyordu:
                                - Düğünlerde gelinler neden beyaz giyer bilir misiniz? Bu onların en mutlu günü olduğu için!
                                Arka sıralardan bir ses yükselir;
                                …- Damatların neden siyah elbise giydiklerini şimdi anladım.

                                GÜNÜN SÖZÜ

                                Hatayı açıkça görmek insanı harekete geçirir. İnsan ancak düştüğünü fark ederse ayağa kalkabilir. Alex Carrel

                                YEMEK MENÜSÜ
                                · ETLİ KURU FASULYE
                                · PİLAV
                                · CACIK
                                · MEYVE

                                ÇOCUĞUNUZA İSİM
                                Erkek: ABDÜNNUR: (Ar.) Er. - Nur sahibi, aydınlık, parlaklık sahibi olan Al­lah'ın kulu. - Nur, Allah'ın isimlerin­dendir.
                                Kız: BALHAN: (Tür.) Ka. - Hazar denizi sahilinde Anuderyanın eski yatağının denize vardığı yerde bir dağ silsilesi.

                                MANİ

                                Namazını aksatma!
                                Ölümü hiç unutma!
                                Her akşam de, son gecem,
                                Tövbe etmeden yatma!



                                BİLMECE

                                Erkekler niçin kravat takar?
                                Cevabı Yarın.
                                Dünkü Cevap: Tahtalıköye

                                Comment

                                Working...
                                X