fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Orthopteraların Toplu yaşama davranışları

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Orthopteraların Toplu yaşama davranışları

    TOPLU YAŞAMA DAVRANIŞLARI

    Nimf Sürüleri Veya Kuşakları:
    Esas gruplar. Sürü halinde yaşama davranışına sahip çekirge tür­lerinde dişiler yalnız ekolojik koşullara uygun olan yerleri seçmekle kal­mazlar, fakat yoğun gruplar halinde olmak üzere yumurtalarını da bıra­kırlar. Böylece bırakılan yumurtalardan çıkan nimfler kendilerini yoğun bir nimf topluluğu içinde bulmuş olurlar. S. gregaria'da, bu duruma dikkat­le bakılacak olunursa, birbirlerine yakın bırakılan yumurta yüksüklerin­den akşam üzeri çıkan nimflerin sabahleyin güneş doğduktan sonra yoğun gruplar halinde oldukları, buna karşılık ayrı yerlerde dağınık olarak bıra­kılan yumurta yüzüklerinden çıkan nimflerin de genellikle seyrek nimf grupları oluşturdukları görülür. D. maroccanus'ta nimflerin sıcak olan yer­lerde yoğunlaştıklarına sık sık rastlanır. Diğer bazı türlerde genç nimfler önceleri seyrek olarak bulunurlar, ancak daha sonraki dönemlerde gittik­çe bir araya gelerek yoğun sürüler oluştururlar. Örneğin L. migratoria'da. yumurtadan çıkan nimfler daha sonra bir araya gelerek büyük ve yoğun gruplar meydana getirir.
    Gece tüneme. Çekirge nimflerinde bitkiler üzerine çıkarak geceyi bu şekilde geçirme adeti oldukça sık rastlanan bir davranıştır. Bunlar toprak sicaklığınm akşam üstü soğuk olduğu zamanlarda toprak üzerinde hareketsiz kalırlar. Bitkiler üzerinde tüneyen nimfler sabahleyin genel­likle güneş çıktıktan bir süre sonra bu bitkileri terkederler. Fakat sıcak olan yerlerde S. gregaria nimfleri güneş çıkmadan önce de bitkileri terke­derler. Gregar türlerde tünekleme yerlerini terketme tedrici olarak değil, fakat çabuk olmaktadır. Yoğun halde bir arada bulunan nimflerde, nimf ayni faktörler rol oynar. Akşam üstü grupları çoğu defa çalıların diplerin­de oluşur. Böylece toplanma yerlerini seçmede belki de toprak sıcaklığı­nın etkisi kadar, rıimflerîn arazideki belirli objeleri seçmesinin de rolü olmaktadır.
    Beslenme. Gregar nimflerde beslenme başlıca bunların bitkiler üze­rinde bulunduğu zaman olur. Fakat çok sıcak saatlarda bitkiler üzerinde dinlenme ile soğuk gecelerde bitkiler üzerinde tüneme esnasında, genel olarak faaliyet azaldığından beslenme olmaz. Bu sebeple gregar olmayan türlerde olduğu gibi beslenme periyodu yalnızca gündüz saatlarma inhi­sar eder. L. migratoria ite yoğun çayır bitkileri içinde yaşayan diğer birçok türlerin genç nimf dönemlerinde beslenme, gün boyunca fakat aralıklar­la, bireylerin sindirim durumlarına göre olur. Yaşlı nimflerde ve seyrek vejetasyonun bulunduğu alanlarda beslenme başlıca sabahları tüneme periyodu ile akşamki zamanlarda olur. Bu, ya gece tüneme yerlerinden sabahleyin inmeden önceki aktif olan zamanda, veya tünekten indikten sonra ısınma periyodunda, ya da sonra yeni tünemeye çıkış esnasında olur.
    S. ğregaria'yâ. ait nimf sürülerinde beslenme bütün gün devamınca ve gece devam eder. Fakat beslenme miktarı, türlere ve beslenme davra­nışlarına göre değişir. Bunların bütün gün boyunca sindirim yollan in­celendiğinde takriben yarısının boş olduğu görülür. Sindirim sisteminde en az besin, yürüyen bireylerde görülür. Yoğun yürüme zamanlarında nimflerde bireysel beslenmeler görülebilir. Bununla beraber açık bir ara­zide uzun bir yürüyüşten sonra, sürü beslenmek üzere tüm olarak ya­vaşlar ve durur.
    Yürüme. Gregar nimflerin en karakteristik ve en önemli davranış­larından birisi hiç şüphesiz bunların büyük kuşaklar halinde hareket et­meleridir. Gregar nimf sürülerine genel olarak kuşak adı verilir. Sütü terimi ise daha çok, erginlerin meydana getirdikleri büyük kümelere veri­lir. Nimflerin büyük kümeler halindeki yürüyüşleri hakkında literatürde ilgi çekici pek çok yazıya rastlanır. Ancak kuşak hakkında bütün olarak ve özellikle bireysel olarak nimflerin davranışları hakkında pek fazla bilgi yoktur. Bunun başlıca nedeni, kuşağı izleyen kişilerin yığın halinde ha-. reket eden nimflerin çabuk hareket etmelerinin verdiği etkili görünümün, kuşağın farklı kesimlerinde bulunan bireylerin her birisiyle ilgili gözlem­leri yapamamasıdır. Ancak son yıllarda bu gibi kuşakların hareketleri sinema makinesi ile filme alınması ve bunların yavaş şekilde oynatılması sayesinde gerekli bazı bilgilere sahip olmak mümkün olmuştur.
    Yürüme koşulları. Kuşaklarda genel günlük faaliyetler arasında bir veya daha fazla yürüme periyotları da vardır. Sıcaklığın hareket etmek için çok düşük veya fazla olduğu bir dönemde, yer grupları oluştu­ğunda, gece tüneme veya gündüz bitkiler üzerinde dinlenme zamanların­da, ısınma veya gölgeye sığınma anlarında, ya da beslenme esnasında yürüme olmaz. Yürüme hareketi, buna göre belirli bir çevredeki günlük sıcaklık değişimlerine bağlı olarak meydana gelmektedir. Böylece normal olarak S. gregaria, L. migratoria ve D. maroccanus türlerinde birisi sabah, diğeri de öğleden sonra olmak üzere günde iki yürüme periyodu bulunur. Buna rağmen bazı yerlerde ve bazı türlerde bu yürüme zamanı günde bir defaya, o da hava koşullarına bağlı olarak gerçekleşebilir.

    Bir kuşağın yürümeye başlaması veya yürüyen bir kuşağın durma­sında hava koşullarının ani değişmesinin etkisi büyüktür. Örneğin bir bulutun güneşi kapatması, yağmur veya soğuk, şiddetli rüzgar bu işte rol oynar. Çok sıcak hava koşullarında, S. gregaria nimfleri güneş doğma­dan önce yürüyüşe başlayabilir. D. maroccanus'ta. öğleden sonraki yürü­yüş, hava koşulları elverirse gece karanlığına kadar sürebilir. Ancak yü­rümek için uygun olan sıcaklık derecelerini saptamak çok zordur. Hal-" buki buna karşılık çekirgelerin iç sıcaklıklarını ölçmek mümkün olabil­mektedir. Yürümek suretiyle hareket etmek yalnız gregar olanlarda değil fakat olmayanlarda da orta sıcaklıklarda olmaktadır. Yürüme hızı yalnız­ca yüksek sıcaklıklarda artmakta ve yürüme sıçramaya dönüşmektedir.
    Yürüyen kuşaktaki nimflerde davranışlar. Yürüyen bir kuşa­ğın bıraktığı genel etki, kuşak içindeki bütün nimflerin devamlı şekilde hareket halinde olduğudur. Halbuki S. gregaria'da. da görüldüğü gibi, kuşak içindeki bireyler dikkatle izlendiğinde bunların takriben ancak yarısı kadarının yürüdüğü görülür. Kuşak içindeki bütün nimflerde durak­lamalar görülebilir. Öyle ki, bir nimf yürüyüp, zıpladığı, kısa sürede dur­duğu, tekrar yürüdüğü; başka bir nimfin hiç hareket etmeden durduğu; diğer 5-6 nimf grubunun bir bitki üzerinde dinlendiğini yürüyen bir ku­şak içinde ayni anda görmek mümkündür. Yürüyüş halindeki bir kuşak­taki bireysel olarak nimflerde: Birbirine etki, karşılıklı dürtü ve paralel hareketlerin birbiri ardından gelmesi gibi başlıca üç özellik göze çarpar. Bu özellikler gregar davranışın esasını oluşturur. Bunlardan birbirine etki özelliği, yer gruplarının oluşumu sırasında, daha belirgin olarak da yürüyen bir kuşağın kenarlarında görülür. Karşılıklı dürtü, rahatsız edi­len bir nimf sıçradığında diğer nimfleri de sıçratma şeklinde olur. Bunu ufak bir taş suya atıldığında meydana gelen dalgalar su üzerinde nasıl gittikçe yayılıyorsa, bu hareket de gittikçe yayılarak neticede tüm olarak kuşaktaki nimfleri etkileyerek hepsini sıçratır. Ayni bunda olduğu gibi yürüme de genellikle birkaç nimfin hareketi ile başlar ve bunu diğerleri takip eder. Eğer solitar nimfler, gregar nimflerin içine bırakılırsa bunla­rın da dürtüye karşılık verdikleri, fakat delice sıçradıkları ve kuşağı terk-etmek istedikleri görülür ki bunlarda birbirine etki yapmadıkları anlaşılir. Sinema makinası ile alınan filmlerde görüldüğü gibi, yürüyen bir ku­şak içinde, duran bir çekirge yanından başka bir çekirge geçtiğinde onu da hareket. ettirir, fakat sonradan hareketi yavaşlar, bu esnada yanından başka bîr nimf geçtiğinde yine onun hareketini hızlandırır. Bu esnada kuşağın başka bir yerinde ayni olay diğer nimfler arasında da oluşur. Böy­lece iki veya daha fazla yerlerde birbirine paralel hareketler meydana gelmiş olur. Bu şekilde büyük bir kuşak içinde pek çok paralel hareket­ler oluşmuş olur. Bu gibi hareketlerde dürtünün yanında görmenin de rol oynadığı zannedilmektedir.


  • #2
    Cevap: Orthopteraların Toplu yaşama davranışları

    Kuşakların yapısı ve şekilleri. D. maroccanus'ta. yoğun ve uniform
    vejetasyon arasında bırakılan yumurtalardan çıkan genç nimflerin mey­
    dana getirdiği topluluk, önceleri yoğun olarak nimflerin bir arada daire
    şeklinde toplanmaları şeklindedir. Fakat etrafta bulunan bitkiler veya besin tükenince bu topluluk etrafa yayılarak daire genişletilmiş olur.
    Hareket arttıkça daire aşağıdan itibaren kırılarak topluluk da iki yana doğru genişler ve daire de gittikçe düzelir ve nimfler de neticede düz bir hat haline, yani küçük bir kuşak şekline dönüşmüş olur. Ancak bura­
    da olduğu gibi birbiri arkasından gelen düzenli bir kuşak oluşumu, ve­
    jetasyonu öbek öbek, ya da seyrek olan bir arazide görülmez. Buna rağ­
    men bu gibi arazide kuşağın şekli değişse de, kuşak yine bîr arada top­lu olan nimflerden oluşur.
    Yaşlı nimflerden oluşan eski kuşaklar başlıca iki tipe ayrılır. Bunlar­dan birincisi şerit halinde olan kuşaktır ki özellikle yoğun, alçak ve unî-form vejetasyona sahip arazide, ya da açık alanlarda görülür. 2. tip, ko­lon halindeki kuşaktır. Bunda nimfler derinliğine ve uzun sütunlar halin­de hareket ederler. Bu gibi kolon kuşaklar dar ve derin dere boyları, yol­lar ve hayvan izlerinde oluşur. C. italicus, D. maroccanus, L. migratoria ve S. gregaria gibi türlerde daha çok şerit halindeki kuşak şekli görülür. Bu gibi kuşakta nimflerin kesif olduğu yerler kuşağın ön kenarmdadır. Ön sırada bulunan bireylerin bir taraftan beslendikleri için daha yavaş ha­reket etmeleri buna sebep olarak gösterilebilir. Böylece ön sıralarda yo­ğunluk artar. Ancak bu gibi kuşaklara açık arazide beslenmeden hareket eden kuşaklarda da görülür. Bunlarda, ön sıralardaki nimflerde görülen yoğunluk, en önde bulunan bireylerin kendi önlerinde görebilecekleri başka nimf olmadığı için acele ile sıçramaları ve daha sonra geriye eski yerlerine doğru yürümeleri, bu arada da arkadan gelenlerle birleşerek yo­ğunluk meydana getirmeleri şeklinde olur. Böylece arkadan gelenlerin devamlı baskısı sonucunda kuşağın ön sıralarındaki bireyler arasında da sürekli değişmeler olur.
    Kuşağın ön kenarlarından arka taraflara doğru gidildikçe yoğunluk azaldığı gibi düzgünlük de bozulur. Bunlar arasında belirli gruplar ve akımlar farkedilebilir. Ayrı akım ve grupların belirli istikamete yönel­melerinde uyumsuzluklar görülebilir. Ancak kuşağın genel yürüme doğ­rultusu neticede bunları da yönlendirir. Yukarıda söylenen özellikler yü­rüyüş halindeki kuşaklar içindir. Duran kuşaklarda, özellikle gece dinlen­me halinde olanlar ve yer gruplanndakilerde daha küçük, daha fazla yoğunluk ve genellikle daha uniform dağılış görülür. &. gregaria'da akşam üstü kuşaklarda yoğunluk artar. Bu, ön sıralardaki bireylerin yavaşlaması ve durması, arkadakilerin bu esnada yürümelerine devam ederek önde duranlara yetişmesi ve onlara karışması sonucunda olur. Yürümenin durması sıcaklıkla ilgilidir. Ancak arkadan gelen bireylerin yürüyüşe bir süre daha devam etmesi, çekirgelerin birbirine olan etkisi ile mey­dana gelir.

    Kuşakların yürüme doğrultusunu yönlendirmede rüzgar ve güneşin
    rolünü birçok araştırıcı bildirmektedir. Ancak bazı araştırıcılara göre
    de bu etki önemsiz ve uniform şekilde değildir. Bununla beraber rüzgarın
    şiddetinin bu hususta önemli rol oynayacağı açıktır. Rüzgar hafif esti­ğinde, örneğin toprak yüzünden, 1,5 m yükseklikte saniyede 6 m.den daha az estiğinde S. gregana kuşağının rüzgarın aksine olan doğrultuda hareket edebildiği, hele çok daha az şiddette esen rüzgarlarda (saniyede 1-2 m), büyük çekirge kuşaklarının bundan hiç etkilenmedikleri anlaşıl­maktadır. Güneşin de yürüyen kuşaklan yönlendirmede öneminin oldu­
    ğunu birçok araştırıcı öne sürmektedir (Uvarov, 1977). Buna göre C. ita-
    licus, vücutlarının sol taraflarını güneş ışmlanna dik gelecek şekilde tuta­
    rak sabahleyin güneye, daha sonra güney-batıya, batıya, kuzey-doğuya
    ve doğuya doğru yönelmektedir. L migratorid da. buna yakın bir şekilde
    helezoni bir yürüyüşe sahip olduğu, ve bu türlü yürüyüşün küçük ve genç
    kuşaklarda bunların, kısa ve yeknesak ve yoğun vejetasyona sahip ara­
    zilerde meydana geldiği belirtilmiştir. Yine Schistocerca americand'da da
    buna benzer davranışların olduğu bildirilmiş, hatta bu hususta Kennedy
    (1945), nimflerin güneş görüntüsünü gözünde aynı pozizyonda tut­
    maya yönelik, güneş pusulası teorisini ortaya atmıştır. Öyleki bu araş­
    tırıcı teorisini kuvvetlendirebilmek için çeşitli denemelere girişmiş ve bu
    denemelerden olumlu sonuç aldığım bildirmiştir. Ancak ne varki ayni
    denemeleri başkaları başka türler üzerinde, başka yerlerde, örneğin S.
    gregana ve diğerlerinde yaptıklarında olumlu sonuç alamamışlardır. Bu
    sebeple güneşin, kuşağın yürüme doğrultusunu yönlendirmedeki rolü
    halen iyi bilinmemektedir. .
    Arazi yapılışının, kuşakların yürüme doğrultusunu yönlendirmede etkide bulunduğu birçok araştırıcı tarafından gözlenmiştir. Buna göre S. gregaria'da. nimfler daha çok az engebeli yerlerle açık alanlarda yürü­meyi tercih eder. Bununla beraber yapılan bazı gözlemlerde bunun tersi olan durumlarda da yürüyüşlerin olduğu görülmüştür. Yine D. marocnus, bazı araştırıcılara göre tepelerden aşağılara doğru hareket ettiğini, bildirdiği halde, diğer bazılarına göre hem aşağı, hem de yukarı hareket edebilmektedir. Bu hususlarda pek çok araştırıcı birçok türler üzerinde araştırma ve gözlemlerde bulunmuşlar, hatta bunları resim ve krokilerle de göstermişlerdir. Ancak bunlar her zaman, her yerde standart olarak rastlanacak hareketler değildir. Ellis and Ashall (1957) S. gregaria kuşağı­nın, açık bir arazide ve vejeasyonu bol bir yerdeki yürüyüşünü güzel bir kroki ile canlandırmış bulunmaktadır. Arazide bulunan engellerin de yü­rüyüş doğrultusunu bazan etkileyebilir. Küçük kayalar, çalı ve benzeri engeller etraftan dolaşılarak veya üzerine tırmanılarak aşılabilir. Ancak daha büyük engellerin bu husustaki etkileri daha değişik olur. Bu engel­lerden en önemlisi sulama kanalları, dereler veya nehirler gibi su engelle­ridir. Bu durumda L. migratoria'nm suya rahatlıkla girdiği, S. gregaria'nm ise hiç bir zaman girmediği bilinmektedir. Bununla beraber sonuncu tü­rün bazan sulama kanallarına geçmek için girdiği kayıtlıdır.
    Kuşakların yürüme hızı. Yürüyen bir kuşak içinde nimfler birey­sel olarak aralıklarla yürüdükleri için gerçek yürüme hızı ile ortalama yürüme hızının bilinmesi önemlidir. Bu hızlar kolaylıkla tayin edilebil­mektedir. Bu hususta yapılan çalışmaların özetini Uvarov (1977), bir cetvel halinde vermiştir. Bu cetvel incelendiğinde yaşlı nimf?erin genç olanlara oranla daha hızlı yürüdükleri görülmektedir. Yine bu çalışma­lara göre, güneş altında-yürüyen kuşaklar gölgede yürüyenlerden daha hızlıdır. Ayrıca S. gregaria'da. açık kumsal arazide hızı dakikada 500 cm, yoğun çayırlık yerlerde de 390 cm olarak gösterilmiştir. Ellis and Ashall (1. c.)'m çeşitli kuşaklarda yaptıkları çalışmalarda S. gregaria'da 4 ve 5. dönem minilerinin saatta yaptıkları ortalama hızını, örneğin 4. dönem nimflerinin 17,4-20; 1-40; 4-69,9 m ve 5. dönem nimflerinin ise 11,3 ve 17,0 m olarak saptamışlardır.
    Yürüme mesafeleri. Kısa periyotlarla bir kuşağın yürüme hızının tespit edilmesi yolu ile, daha uzun periyotlar hakkında tahminlerde bu­lunmak çok güçtür. Örneğin bu yolla bir kuşağın bütün gün boyunca ne kadar mesafe gittiğini tahmin etmek mümkün değildir. Çünkü başta hava koşullan olmak üzere buna birçok faktörler etkide bulunur. Günlük yürüme mesafesini, bir saatte gidilen mesafe ile de bulmaya çalışmak yine doğru değildir. Daha uzun periyotlar için bunun tayini daha da güçleşir. Zira bu taktirde nimf?erin gömlek değiştirme işi de işin içine girebilir. Günlük toplam yürüme mesafesine başlıca arazinin bitki örtüsü ve çeşidi, arazi­nin bizzat kendisinin durumu, hava koşulları, nimf?erin fizyolojik duru­mu, yaşlan vs. gibi faktörler etkide bulunur. Uvarov (1. c), çeşitli araştıncılann bu hususta yaptıktan araştırmaları dikkate alarak bir cet­vel hazırlamıştır. Buna göre S. gregaria'nın genç nimf dönemlerinde gün­lük katettiği mesafe 800-1200 m, yaşh nimflerde ise 2.000-2.500 m; L.

    migratorid''da genç nimflerin 600 m, yaşlıların 7.000-8.000 m; D. maroc­canus'ta 2. dönem nimflerin 20-25 m, 3. dönem nimflerin 102-105 m ve 4. dönem nimflerin 215-250 m; C. italicus'ta, da (dönem belirtilmeksizin) bîr kuşağın günde katettiği mesafe 155 m olarak gösterilmiştir. Yine ayni yazarın bu cetvelde her türe ait bütün nimf dönemleri süresince katettik-leri mesafeleri S. gregaria'da 3-19 km, L. migratorid'da 30 km, C. italicus'ta 4 km, D. maroccanus'ta ise 2-3 km olarak vermektedir.
    Kaynak: Türkiye Entomolojisi - Prof Dr. Niyazi LODOS

    Comment


    • #3
      Cevap: Orthopteraların Toplu yaşama davranışları

      Kuşakların büyüklüğü, yoğunluğu ve içerdiği sayı- Literatür­de kuşakların büyüklüğünü tarif eden birçok ifadeler yer almaktadır. An­cak bunlar belirli ölçüleri içermediği için önemleri bulunmamaktadır. Duran kuşaklarda bunların büyüklüğünü saptamak oldukça kolaydır. Yine yer gruplarında ve gece tüneme yerlerinde de kuşağın büyüklüğü­nün tespiti kolaydır. Buna karşılık yürüyen kuşaklarda büyüklüğü tayin etmek oldukça güçtür. Çünkü kuşaklar zamanla küçüklerin birleşmesiyle büyür. Yine ayni kuşak hiç bir kuşakla birleşmediği halde nimflerin büyümesiyle kuşak da büyür. Bunun aksi de bazan kuşakların bölünerek küçülebilmeleridir. Uvarov. (1. c), çeşitli araştırıcıların bu hususta yap­mış oldukları ölçüm sonuçlarını bir cetvel halinde vermiştir. Buna göre: C. italicus nimf dönemi belirtilmeden bir kuşağın kapladığı alan 0,04-0,80 ve 0,008-1000 ha; D. maroccanus'ta en çok 300 ha; L. migratorid -da azami 1,49 ha ve S. gregarid'da ise çeşitli yaşlardaki nimflerin oluşturdu­ğu kuşakların ise 0,006-26,30 hektar olarak gösterilmiştir. Yine ayni yaza­rın kuşakların büyümeleri hakkında verdiği bilgilere göre D. maroccanus'­ta bir kuşağın başlangıçta 150 m2'lik bir alanı kaplarken 30 gün sonra tüneme döneminde bu alanın 2.500 m2'ye çıktığını, böylece ilk alana oranla 166 kat daha geniş bir alana yayıldığını, C. italicus'ta bu 73,8 kat, S. gregaria'da ise I. dönemle V. dönem nimflerin oluşturduğu kuşaklar arasın­da 800 kat bir fark bulunmaktadır.
      Yürüyen bir kuşağın kapladığı alan, ayni kuşağın yer grubu veya tüneme halindeki kapladığı alandan çok daha fazladır. Bu sebeple ayni kuşağın günün çeşitli zamanlarda kapladığı alanlar farklıdır. Uvarov (1. c.)'un verdiği listede, bu aradaki farkın yürüyüş halindeki kuşaklar ile tüneme veya yer grupları arasındaki oran farkının C. italicus'ta I. dö­nemde 3.4, Il.'de 2.6, IIL'de 2.7, IV.'de 3.6 ve V. dönemde 6 kat daha fazla olduğu; L. migratoridnm. III-V. dönemlerinde 3.2, II-V. dönem­lerde 1.9 kat daha fazla; S. gregaria'da ise IV. dönemde 3.4, IV ve V. dö­nemlerde 3.9 ve yalnızca V. dönemdeki nimflerde 1.9 kat daha fazla ol­duğu gösterilmiştir. Yine ayni cetvelde bir kuşakta bulunan nimf sayısının D. maroccanus'ta 180.000.000, S. gregaria'da ise çeşitli nimf dö­nemlerindeki sayının 34.890-325.610 arasında değiştiği bildirilmiştir. Ancak verilen bu rakkamlar belirli tarih ve yerlerdeki kuşaklara ait bulunmaktadır. Bu miktarların çeşitli yularda ve çeşitli ülkelerde büyük değişiklikler göstermesi doğaldır.
      Ayrı halde bulunan çekirge kuşakları bazan birleşerek çok büyük bir kuşak meydana getirebilirler, L. migratoria'da. iki kuşağın birleşmesi çoğu defa vejetasyonun öbek öbek bulunduğu açık arazilerde meydana gelir. ö neğin, kuşaklardan bir tanesi yoğun bir vejatasyonun bulunduğu yerde yavaşladığı zaman arkadan gelen diğer bir kuşak ona yetişebilir. Bundan başka açık arazide bir kuşak ilerlerken önüne dik bir yar, nehir, su çıka­bilir. Bu taktirde de arkadan gelen başka bir kuşak ona yetişerek birle­şir ve büyük bir kuşak meydana gelmiş olur. Bunların aksine bazan bir kuşağın iki veya daha fazla parçaya bölünmesi olayına rastlanabilir. Bu bölünme çeşitli faktörlerin etkisiyle olur. Örneğin bir kuşak yürürken önüne küçük bir engel (bina, büyük bir kaya, küçük bir su birikintisi gibi) çıkarsa, bir kısım nimfler bu engelin bir tarafından geçejken diğer bir kısım nimiler de diğer tarafından geçerek yollarına devam etmek mecbu­riyetinde kalırlar. Böylece bir kuşak iki kısma ayrılmış olur. Ancak ayrı­lan bu kuşaklar çoğu zaman ileride tekrar bir araya gelebilirler.
      Kuşakların dağılımlarına gelince, bu da çevre koşullarının nimflere etkisiyle meydana gelir. Örneğin S. gregaria'da, öbek öbek çalılıklar bulu­nan açık bir arazide çok sıcak bir günde ilerleyen bir kuşakta bulunan nimflerden bir kısmı bu gölgeliklere sığınarak dinlenirken, diğer bir kısmı da yollarına devam edebiliriej;. Çalılıklara sığman nimfler daha sonra yürüyenlerle irtibatı kaydederler ve böylece de büyük bir kuşak küçüle­rek dağılmış olabilir.
      Kaynak: Türkiye Entomolojisi - Prof Dr. Niyazi LODOS

      Comment

      Working...
      X