fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Bemisia tabaci

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Bemisia tabaci

    Bemisia tabaci Gen. (Şekil 71)
    Sinonim : Aleyrodes inconspicua Q_.; Bemisia longispiua P. and H. : Be­misia gossypiperda M. and L.
    Türkçe ismi : Pamuk beyaz sineği
    Tanımı : Vücut sarımsı renkte olup üzeri beyaz ve yapışkariımsı bir madde ile örgülüdür. Gözler birbirlerinden oldukça ayrı ve siyah renk­tedir. Antenler 7 segmentten oluşmuş olup 3'cü segment diğerlerinden daha uzundur. Ön ve arka kanatlar takriben benzer şekil ve büyüklük­tedir. Üzeri, de vücutta olduğu gibi beyaz yapışkanımsı madde ile örtü­lüdür. Arka bacaklar ön ve orta bacaklardan daha uzundur. Boy 1.0-1.4 mm uzunluktadır. Ancak erkekler, dişilere oranla daha küçük boydadır.
    Yumurtalar, yeni bırakıldıklarında yeşilimsi ve saydamdır. Fakat
    renk daha sonra hafif esmere dönüşür. Yumurtalar 0.2-0.25 mm uzun­ lukta ve hafif oval şekilde olup bir sap vasıtasiyle bitki dokusu içine yer­
    leştirilir.
    Yumurtadan yeni çıkan nimf yassı ve oval olup yeşilimsi-sarı renkte, 2'ci ve 3'cü dönemdeki nimfler ise sarımsı renktedir. Vücut üzerinde bu dönemlerde mumumsu iplikçikler ve üst yüzeyinde de görülebilen üç çift setae bulunur. Pupa, üzeri hafif şişkince ve beyazımsıdan sarıya kadar değişen renktedir. Vücut üzerinde 7 çift uzun setae bulunur ve diğer bir çift setae ise kuyruk kısmına yerleşmiştir.
    . Yayılışı : Akdeniz çevresi ülkelerinin çoğu, Irak, Afganistan, Pakis­tan, Hindistan ile Doğu, Batı, Merkez ve Kuzey Afrika ülkelerinin bir ço-
    ğu, Orta, Güney ve Kuzey Amerika ülkelerinin bazılarında ve yurdumuzda bulunur. Ancak bu tür çok defa diğer bazı beyaz sinek türleri ile karış­tırıldığından, yukarıda bildirilen yayılış alanı tam bir kesinlik ifade etme­mektedir.
    Yurdumuzun Batı, Güney ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yayıl­mıştır. Bu bölgeler içinde özellikle Çukurova ve Antalya ovalarında, son yıllarda pamuklarda büyük zararlara sebep olmuştur. Bu türün yurdumuz­da varlığı 1928'lere kadar geriye gitmektedir (Bodenheimer, 1958). Söz konusu yazar, 1928 yılında Aleıırodes tabaci Perrin isimli bir beyaz sineğin îzmir yöresindeki tütünlerde % 20 zarar yaptığını ve bu zararlının ger­çekte T. vaporariorum olması gerektiğini bildirmekte ise de bunun B. ta­baci olduğundan hiç kuşku yoktur. Ancak yoğun zararı Çukurova bölge­sinde 1973 yılından sonra görülmüş ve bu bölgede birden pamukların en önemli zararlılarının başına geçmiştir.
    Zararı, ekonomik önemi ve koirakçuîarı : Ergin ve nimfler özellikle yaprakların alt yüzlerinde bulunarak sokup emerler. Yoğun saldırılarda yapraklar sararır ve vaktinden önce dökülür. Pamuk yapraklarının üst yüzlerine bakıldığı zaman açık sarımsı renkte olan küçük lekelerle kaplı olduğu görülür. Bu lekelerin herbirisinin bulunduğu yerin tam yaprağın alt yüzüne isabet eden yere bakıldığında bir nimfin bulunduğu görülür.
    Populasyon yoğun olduğu taktirde bütün lekelerin birleşerek yaprağı
    tamamen kapladığı görülür. Bu gibi yapraklar fotosentez yapamazlar
    ve kısa zamanda da dökülürler. Bu direkt zararın yanı sıra nimfler bol miktarda tatlımsı maddeler de salgılarlar. Yoğun saldırılarda bu tatlımsı ve yapışkammsı madde yaprak yüzeyinin altını tamamiyle kapladığı gibi buradan da altta bulunan yaprak, sürgün, koza, dal vs. gibi organlar üzerine damlar, onları bulaştırarak oradan da toprak üzerine akar. Bu mad­de üzerinde saprofit mantarlar gelişerek siyah bir renk alır. Böylece yo­ğun saldırılarda pamuk bitkisi ve bu maddenin bulaştığı toprak tamamen yapışkammsı, siyah bir manzara gösterir. Bu gibi bitkilerin yapraklan gerekli fotosentez görevini yapamazlar. Dolayısiyle bitkide gelişme durur, verim büyük oranda düşer. Bu gibi bitkiler koza dahi verseler, fumajin pamuğun kalitesini tamamen bozduğu için endüstride de kullanılmazhale gelir. Bu nedenle yoğun saldırılarda gerekli savaş önlemleri alınmadığı taktirde gerçekten ürün almak hemen hemen mümkün oîmaz. Bu gibi şiddetli saldırılar Çukurova bölgesinde 1973-1976 yılları arasında görülmüştür. Hattâ 1974 saldırısından sonra bu bölgede çiftçiler 1975 ve 1976 yıllarında büyük oranda pamuk ekiminden vazgeçmişler, bunun yerine başka ürün ekimine yönelmişlerdir. Bu dönemde bölgedeki pamuk ekim alanı, bir çok yerlerde % 50'den fazla azalma göstermiştir. Yine Antalya
    ovasının bir çok kesimlerinde 1975 yılında önemli zarar meydana getirmiştir.
    B. tabaci'nin diğer bir zararı da, bu türün yalnız pamuklarda değil,fakat beslendiği bitkilerin birçoklarında muhtelif virüs hastalık etmen­
    lerini taşıyarak yaymasıdır. Pamuklarda iki virüs hastalığı dahil, muh­telif bitkilerde takriben 25 kadar virüs hastalık etmeninin yayıcısı olduğu
    tespit edilen bu zararlı, gerçekten önemli zararlılar listesinin başında yeralacak kadar tehlikeli bir zararlıdır. Bu zararlının yurdumuzda vektörlük durumu maalesef iyi bilinmemektedir.
    B. tabaci polifag bir zararlıdır. Kaygısız (1976), bu türün yurdumuzun Akdeniz çevresinde 1 0 familyaya bağlı 2 3 bitki türünde bulunduğunu bildirmektedir. Buna karşılık Avidov and Harpaz (1969), İsrail'de yak-
    laşık 17 familyaya bağlı 50 türü konukçu olarak göstermekte ve Lipes (1966) ise 17 familyaya ait lOO'den fazla bitki türünü konukçu listesinde vermektedir. Buna karşılık Mound and Halsey (1978), 63 bitki familya-
    sına ait 320'den fazla konukçusunu liste halinde vermektedir. Her ne kadar B. tabaci'nin konukçu bitki listesi bu kadar fazla ise de, şurası bir gerçektir ki, bu bitkilerin hepsi de böcek tarafından eşit şekilde iltifat görmez. Böcek, özellikle beslenmek ve yumurta bırakmak üzere sık yaprakları olan ve fazla gölge veren bitki türlerini daha fazla tercih eder. Bu durum B. tabaci'nin çabuk çoğalmasına elverişli bir ortam hazırlamakta olup aynı durum diğer bazı beyaz sinek türleri için de söz konusudur. En çok bulunduğu ve zarar yaptığı bitkiler pamuk, patates, fasulye,. Cucurbitaceae bitkileri, tütün, turunçgiller, bamya, patlıcan, ayçiçeği vs.'dir.

    Biyolojisi : Erginler genellikle yaprakların alt yüzlerinde bulunur. Bitkiler sallandığı zaman bunların hemen uçuştukları görülür. Yazın sı­cak günlerinde erginler pupariu'm'dan çıktıktan bir kaç saat sonra çift- . leşmeğe başlar. Fakat serin havalarda veya yerlerde, özellikle sonbaharda çiftleşme, çıktıktan bir kaç gün sonra olur. Erginler hayatı boyunca bir kaç defa çiftleşirler. Ancak dişiler parthenogenetik olarak da çoğalabilir­ler. Döllenmemiş yumurtalardan yalnızca erkekler meydana gelir. Dişi­lerde preovipozisyon dönemi bir gün ile iki, hatta üç hafta arasında deği­şir. Sıcak zamanlarda bu süre kısa, serin zamanlarda uzundur. Dişiler yumurtlamak için genç ve körpe yaprakları ve bunların alt yüzlerini tercih ederler. Yoğun saldırılarda yumurtalarını sürgün, yaprak sapları gibi yer­lere de bıraktığı görülür. Bir dişi yumurta bırakmadan önce, yaprak epi-dermisini ovipozitörü ile deler ve bu delik içine yumurtanın sapmı yerleş­tirir. Böylece, yumurta, bitkiye oldukça sıkı bir şekilde iliştirilmiş olur. Bu nedenle yumurtalar rüzgâr, yağmur gibi etkenler tarafından kolaylıkla bitkilerden süpürülüp götürülemezler ve korunmuş olurlar. Hattâ öyle ki, nimfier yumurtaları terkettikten sonra dahi boş yumurtalar uzun süre bitkiler üzerinde kalır. Yumurta sapının bitki dokusu içine yerleştirilmesinin bir nedeni de, yumurtanın bitki dokusundan embriyonun gelişmesi için gerekli olan suyu ozmoz yolu ile almasıdır. Bu nedenle havadaki orantılı nemin azlığı, B. tabaci yumurtalarını pek etkilememektedir. Yumurtalar tek tek veya küçük kümeler halinde bırakılırlar. Bir dişinin hayatı boyunca verdiği yumurta sayısı besin ve iklim koşullarına göre çok değişir. Bu mik­tarın Avidov and Harpaz (.1969), 50-300 arasında olduğunu bildirmektedir. Yumurtaların açılma süresi de iklim koşullarına göre çok değişir. Bu süre, serin havalarda uzun, sıcak havalarda ise kısa olmak üzere 1-3 hafta ara­sındadır. Yumurtadan yeni çıkan nimfier bir müddet hareket eder. İlk zamanlarda hareket çabuk, fakat sonraları gittikçe azalır. Bu hareketli dönem esnasında nimf kendisini belirli bir yere tespit eder. Bundan sonra hayatlarını ergin oluncaya kadar aynı yerde sabit kalarak geçirir. Aynı şekilde nimflerin gelişme süresi de yine iklim koşullarına bağlı olarak çok değişir. Örneğin, yazın sıcak zamanlarda iki haftadan daha az bir sürede nimf dönemi tamamlandığı halde, sonbaharda bu süre 3-5 hafta sürebilir. Ancak kışı yurdumuzda çoğunlukla pupa döneminde geçiren bireylerde bu süre 5-6 ay uzayabilir. B. tabaci'de dört nimf dönemi vardır. 3'cü nimf döneminin sonuna doğru nimflerde beslenme bir süre durur. Bu sürede nimflerin vücudunda bazı organlar teşekkül etmeye ve belirlenmeye başlar. Bu durum deri üze­rinde de gözlenebilir. Bu, 4'cü dönem olarak da nitelendirilmekte ve buna da «pupa» dönemi ismi verilmektedir. Bu dönemdeki nimfin etrafını örten deriye de «puparium» adı verilir. Ergin, puparium'u üstten «T» şeklinde yırtarak dışarıya çıkar. Yeni çıkan ergin bir süre dinlenir, bir veya bir kaç saat süren bu dönemde normal şeklini alır ve uçar.

    B. tabaci uygun olan yerlerde, özellikle Tropik ve Subtropik bölge­
    lerde diyapoza ihtiyaç göstermeden bütün yıl boyunca üremesine devam
    ederek yılda bir çok nesil verir. Sıcak yerlerde bir nesli takriben 15 günde
    tamamlanmaktadır. İsrail'in sahil kesimlerinde yılda 11-12, yukarı Jordan
    Vadisinde ise 15 nesil verdiği bildirilmektedir (Avidov, 1956). Yurdumuzda
    teorik bir hesaplama ile Ege Bölgesinde yılda takriben 7, Çukurova ve
    Antalya yörelerinde ise 9, hattâ 10 nesil verebileceği anlaşılmaktadır(Kay­gısız, 1976). .
    Bu zararlının populasyon dalgalanmasına etki eden faktörler arasında
    alçak veya yüksek rutubet, şiddetli yağışlar, doğal düşmanlar sayılabilir.
    İsrail'de populasyon yoğunluğuna etki eden başlıca faktörün alçak ru-
    tubet olduğunu Avidov and Harpaz (1969) bildirmektedir, israil'de eğer
    ilkbaharda ve yazın başlangıcında hamsin rüzgârları (güneyden esen
    sıcak rüzgâr) hakim ise, pamuk beyaz sineği populasyonu en az düzeyde
    olmakta ve bu kurak dönemin uzunluğu oranında populasyon fazla olma makta, ilkbaharda ve yazın başlarında olan 2-3 aylık sürekli % 60'dan
    aşağı orantılı neme sahip kurak bir havanın ise B. tabaci populasyonunu
    ekonomik zarar yapamayacak düzeyde tutacağını aynı yazarlar bildirmektedir.Bu durumun Çukurova bölgesi için de söz konusu olabileceğini söylemek güçtür. Zira israil koşulları ile Çukurova veya yurdumuzun: diğer bulaşık bölgelerindeki koşullar, her bakımdan birbirinden farklıdır. An­cak şu gerçektir ki rutubet ve gölgelik, bu zararlının populasyonunu ar­tırmada rol oynayan önemli faktörlerden birisidir. Fakat yaz başlangıcın­da veya ilkbahar sonlarında fazla rutubetin, özellikle şiddetli yağışların populasyonu azaltıcı bir rol oynayabileceğini de düşünmek gerekir. Aynı şekilde yurdumuzda bol orandaki kış yağışları da, kışı geçirmekte olan bireylerin çoğunun ölümüne yol açabilir.

  • #2
    Cevap: Bemisia tabaci

    B. tabaci'nin populasyonunu sınırlandıran faktörlerden birisi de, özellikle ilkbahar sonu ve yaz başlarındaki tabii düşman populasyonu-dur. Bilindiği gibi pamuk beyazsineğinin doğada çoğalmasını engelleyen bir çok parazit ve predatörleri vardır. Özellikle Aphelinidae (Hymenop-tera) familyasına bağlı Eretmocerus cinsine ait bazı türler, zararlı popuîasyonunu önemli şekilde etkilerler. Bu cinse ait önemli bir parazit olan E.'mundus Mercet. yurdumuzda da bulunmaktadır. Bu küçük arıcık, yu­murtalarım B. tabaci nimflerinin içine bırakır ve parazitin larva ve pupa dönemleri nimf içinde geçer ve ergin hale geçen parazit, nimflerin sonuncu veya pupa döneminde üstten yuvarlakça bir delik açarak çıkar. Para-zitli olan nimfler koyu bir renk alır. Hatta bunlar binoküler altında dik­katle incelendiğinde nimf derisi altında parazit larvası dahi görülebilir. Çukurova bölgesinde 1969-1971 yılları arasında yapılan araştırmalarda yaz sonu ve sonbahar başlarında parazitlenmenin takriben % 1-25 ara-smda olduğu saptanmıştır (Kaygısız, 1976). Bu dönem için parazit-lenme oranı gerçekten düşüktür. Bunun nedenlerini araştırmak çok önem­lidir. Parazitlenme oranının yaz süresince yüksek düzeyde olması, B. tabaci' nin zararını alt düzeyde tutacağı şüphesizdir. Parazitlerden başka Heterop-ter'lerden bazı Mabis türleri (örneğin JV. pseudoferus Rem. gibi) ile Aniso-chrysa (= Chrysopa) carnea Steph., Chrysopa perla (Neuroptera), bazı Coccinelîîdae türleri ve Amblyseus cinsine ait bazı akar türleri, pamuk be-yaz sineğinin özellikle nimflerinin predatörüdürler. Bunlardan çoğu Çu-kuro-va bölgesi ile yurdumuzun diğer bölgelerinde bulunur. Parazit ve predatör türlerinin B. tabaci populasyonuna olan etkileri, bunların ekolo­jileri yurdumuzda maalesef iyi araştırılmamıştır.

    Savaşı : 1) Yazın pamuk tarlalarında yüksek rutubet, zararlı popu-lasyonunu artırmada olumlu rol oynar. Bu itibarla, tarlaların gelişi güzel ve fazla sulanmamalarına azami dikkat etmelidir.
    2) Pamukların sık şekilde ekilmeleri, bol gölgelik meydana getirece­
    ğinden, bu da B, tabaci'nin çoğalmasına uygun ortam hazırlar. Bu neden­
    le pamukları, zararlının çoğalmasına elverişli olmayacak şekilde ve
    mümkün olan oranda bitkiler arasında kolay hava akımı temin edecek
    şekilde seyrekçe dikmeye gayret etmelidir.
    3) Pamuk hasadını takiden tarla içinde ve dışında, bunların kışı ge­
    çirebilecekleri bitkileri ortadan kaldırmak üzere iyi şekilde tarlaların sü­
    rülmesi faydalıdır.
    4) Pamuk tarlaları içine veya civarına B. tabaci'nin sevdiği konuk-
    çularmdan Cucurbitaceae'lerle dom? :s ve diğer benzeri sebzelerin di-
    kilmemesine dikkat etmelidir.
    5) Populasyonun fazla olduğu hallerde ilâçlı savaşa başvurmak gere­
    kebilir. Bunun için biyolojik dengeyi bozmayacak insektisitlerin seçilmesi
    tavsiye edilir. Beyaz sinek nimflerinin bir çok insektisitîere karşı daya­
    nıklı ve erginlerinin de hassas oluğunu göz önünde tutmalıdır. Bu zarar­
    lıya karşı, özellikle sistemik etkili insektisitlerin iyi gelmesi gerekir, tnsek-
    tisit uygulamasına geçmeden önce, zararlı populasyonunu iyi şekilde saptamak gerekir. Bunun için Tarım Bakanlığı tarafından önerilen populas­yon, takriben pamuk yaprağı başına ortalama 2 nimftir (Arık et al., 1976). Ancak B. tabaci populasyon örneklemesi erginlere göre de yapılabilir. Bu­nun için bu böceğin yaprak bitlerinde o!duğu gibi sarı rengi tercih etme­lerinden yararlanarak pamuk bitkilerinin 3/4 yüksekliğine konacak özel, sarıya boyanmış ve üzerine yapışkan madde (ostico) sürülmüş levhalar asılır. Buralara toplanan erginler her gün sayılarak populasyon hakkında fikir elde edilir ve ilaçlamaya başlama zamanı da tayin edilir.





    Kaynak: Türkiye Entomolojisi – 2 – Porf.Dr. Niyazi LODOS

    Comment

    Working...
    X