Alttakim : APHIDINEA
' Bitkilerle uğraşan kişilerin, hemen her zaman doğada siyah, yeşil veya
benzeri renklerde, yumuşak vücutlu bir takım küçük böceklere rastla
dıkları, fakat çoğunlukla bunlara gereken önemi vermedikleri bir böcek
grubudur. Aslında bazıları kanatlı, bazıları da kanatsız olan bu nazik
vücutlu yaratıklar, bitkilerin yaprak, sap, sürgün, kök ve diğer organlarını
sokup emerek onlara büyük zararlar verir. Bunlar uygun olan yer ve za
manlarda, çok kısa bir zaman süresi içinde büyük populasyonlar oluştu
rarak çoğalırlar ve yine farkedilmeden de kısa zaman içinde sayıları aza- larak bitkilerden kaybolur giderler. Biyolojileri karışık olup bir yıllık ha
yat süreleri boyunca, çok zaman uzmanları dahi şaşırtacak derecede mor- folojik olarak birbirlerinden farklı birçok formlar meydana getirirler. Çoğal
ma hızı bakımından yalnız böcekler içinde değil fakat hayvanlar aleminde
bile pek az canlı bunlarla boy ölçüşebilir. Türlerinin hemen hepsi bitkilerde v
beslenir. Bitkilere muhtelif yönlerden zararları dokunur. Bu nedenle çok
önemli olan bu alttakım hakkındaki genel bilgilere aşağıda genişçe yer
verilmiştir.
APHİD'LERLE ÎLGÎLÎ TERİMLER VE AÇIKLAMALARI:
Bilimde her konunun kendine özgü terimleri vardır. Bu terimlerin
manalarının iyi şekilde bilinmesi sayesinde bir çok yanlış anlamalar ön
lenir. Aphid'lerin diğer böcek gruplarından farklı yaşamları olduğu için
bunlar hakkında bir takım özel terimler kullanılır. Bu konuda ileride daha
fazla çalışacaklar için olduğu kadar, burada da sık sık geçeceğinden bu
terimlerin öncelikle açıklanmalarında yarar görülmüş ve bunlar aşağıda
verilmiştir : ,
Agamic form. Eşeysiz dişi.
Alata (çoğul: alatae). Kanatlı formlar; parthenogenetik kanatlı dişiler.
AHenicola (çoğul: alienicolae). Heteroecious aphid'lerin ara ko-mıkçuda yaşayan formları, kanatlı veya kanatsız eşeysiz dişiler.
Amphigonic dişiler. Eşeyli olan ve yumurta bırakan dişiler (ovi-
para'nm sinonimi).
Androcyclic, Eşeyli çoğalmak üzere arada bii defa erkek bireyler meydana getirerek yıl boyunca eşeysiz çoğalma.
Andropara (çoğul: androparae). Erkek meydana getiren kanatlı veya kanatsız olan eşeysiz dişiler.
Anholocyclic. Eşeyli formlar meydana getirmeksizin bütün yıl boyunca eşeysiz çoğalma,
Apttra (çoğul: apterae). Kanatsız, eşeysiz dişiler.
Autoecious. Yıl boyunca aynı konukçu üzerinde yaşama; konukçu olarak ara ve esas konukçu olmama durumu (=monpecious).
Dioecious. Heterocious'a bak.
Exu!es, Ara konukçularda yaşayan kanatlı veya kanatsız olan eşeysiz dişiler.
Form. Aynı tür içinde morfolojik olarak birbirlerinden belirli şekilde farklı olan populasyonlar.
Fundatrigeııia (çoğul: fundatrigeniae). Fundatrix'lerden meydana gelen kanatlı veya kanatsız dişiler; genellikle esas konukçu üzerinde gelişen ve fundatrix'ten sonra meydana gelen bütün nesiller.
Fundatrix (çoğul: ftındatrices). Kışı geçiren döllenmemiş yumurtalardan esas konukçu üzerinde baharda çıkan ilk nesil; döllerin anası.
Gynopara (çoğul: gynoparae). Sonbaharda esas konukçuya göç edenler; eşeyli dişileri doğuran eşeysiz ve kanatlı dişiler.
Heteroecious .( = Dioecious). Yıllık bir yaşam döneminde esas ve ara fconukçuların değiştirilmesi.
Holocyclic. Yıllık bir yaşamda eşeysiz çoğalma sürerken arada eşeyli bir çoğalma döneminin bulunması.
Ovipara (çoğul: oviparae). Çiftleşme ve yumurta bırakabilme gücünde olan gerçek dişi.
i
Parthenogenesis. Döllenmemiş yumurtadan üreme; erkeğe gerek kalmadan çoğalma.
Sexupara (çoğul:. sexuparae). Gerçek erkek ve dişileri meydana getiren formlar.
Virginogenia (çoğul: virginogeniae). Döllenmemiş yumurtalardan meydana gelen dişiler.
Virginopara (çoğul: virginoparae). Parthenogenetik yolla yavru doğuran dişiler.
Vivipatfa (çoğul: viviparae). Canlı doğuran dişi.
Vücutları genellikle oval veya iğ şeklinde olup, nadiren yuvarlak veya yuvarlakladır. Üst tarafları şişkince, alt kısmı ise düzdür, Vücut uzun- hakları genellikle 0.5-3.5 mm arasında değişir.
Derileri düz, yumuşak ve çoğunlukla üzeri küçük dikencik veya kıllarla örtülüdür. Kılların .büyüklüğü ve şekli, türlere göre değişiklikler gösterir. Çoğunlukla küçük ve incedirler. Ancak bazı türlerde çok uzun, ya da kısa, sert ve kıl şeklinde olabilir. Nihayet uçları bazen topuz, bazan da spatül şeklindedir. Vücudun üst kısmını örten deri çoğunlukla az veya çok kalın, ya da serttir. Bu böceklerin derilerinin üzerinde genellikle koyu lekeler, ya da desenler bulunur. Bunlar kutikulanm bazı yerlerinin diğer yerlere oranla daha fazla sertleşmesinden meydana gelir. Bununla bera- ber aphid'lerde esas renk, haemolymph'lerinde bulunan bazı pigment maddeleri dolayısıyle meydana gelmektedir. Bu pigment maddelerinin esasını glikozit'ler teşkil eder. Aphid'lerde ise başlıca protoaphin, ap-hiniii ismindeki glikozitlerle- diğer üçüncü bir renksiz glikozit bulunur. Bundan başka Dactynotus cinsine bağlı türlerde kendilerine özgü ve dacty-naphin ismi verilen bir seri pigment maddesi de bulunur (Bowie et al., 1966).
Ancak bütün bunlara rağmen aphid'lerdeki renk maddesinin esas fonksiyonu henüz daha iyi aydmlatılamadığı gibi aynı türe ait bireylerdeki mevsimsel renk değişim kanizması da çözümlenmemiş bir problem halinde durmaktadır.
Vücut yapısı : Aphid'ler polimorfik türler olup, aynı tür içinde birbirlerinden belirli şekilde morfolojik olarak farklı bir çok form'lar meydana gelir. Bu muhtelif formlara morf ismi de verilir ve bunlar aphid'-lerin muhtelif hayat dönemlerinde belirli görevler yaparlar. Erginler kanatlı veya kanatsız olabilirler. Aphid'lerin vücut yapılarına ait özellikler, bu formlar dikkate alınarak verilmiş ve bunlar ?ekil 75'de gösterilmiştir

Kaynak: Türkiye Entomolojisi – 2 – Porf.Dr. Niyazi LODOS
' Bitkilerle uğraşan kişilerin, hemen her zaman doğada siyah, yeşil veya
benzeri renklerde, yumuşak vücutlu bir takım küçük böceklere rastla
dıkları, fakat çoğunlukla bunlara gereken önemi vermedikleri bir böcek
grubudur. Aslında bazıları kanatlı, bazıları da kanatsız olan bu nazik
vücutlu yaratıklar, bitkilerin yaprak, sap, sürgün, kök ve diğer organlarını
sokup emerek onlara büyük zararlar verir. Bunlar uygun olan yer ve za
manlarda, çok kısa bir zaman süresi içinde büyük populasyonlar oluştu
rarak çoğalırlar ve yine farkedilmeden de kısa zaman içinde sayıları aza- larak bitkilerden kaybolur giderler. Biyolojileri karışık olup bir yıllık ha
yat süreleri boyunca, çok zaman uzmanları dahi şaşırtacak derecede mor- folojik olarak birbirlerinden farklı birçok formlar meydana getirirler. Çoğal
ma hızı bakımından yalnız böcekler içinde değil fakat hayvanlar aleminde
bile pek az canlı bunlarla boy ölçüşebilir. Türlerinin hemen hepsi bitkilerde v
beslenir. Bitkilere muhtelif yönlerden zararları dokunur. Bu nedenle çok
önemli olan bu alttakım hakkındaki genel bilgilere aşağıda genişçe yer
verilmiştir.
APHİD'LERLE ÎLGÎLÎ TERİMLER VE AÇIKLAMALARI:
Bilimde her konunun kendine özgü terimleri vardır. Bu terimlerin
manalarının iyi şekilde bilinmesi sayesinde bir çok yanlış anlamalar ön
lenir. Aphid'lerin diğer böcek gruplarından farklı yaşamları olduğu için
bunlar hakkında bir takım özel terimler kullanılır. Bu konuda ileride daha
fazla çalışacaklar için olduğu kadar, burada da sık sık geçeceğinden bu
terimlerin öncelikle açıklanmalarında yarar görülmüş ve bunlar aşağıda
verilmiştir : ,
Agamic form. Eşeysiz dişi.
Alata (çoğul: alatae). Kanatlı formlar; parthenogenetik kanatlı dişiler.
AHenicola (çoğul: alienicolae). Heteroecious aphid'lerin ara ko-mıkçuda yaşayan formları, kanatlı veya kanatsız eşeysiz dişiler.
Amphigonic dişiler. Eşeyli olan ve yumurta bırakan dişiler (ovi-
para'nm sinonimi).
Androcyclic, Eşeyli çoğalmak üzere arada bii defa erkek bireyler meydana getirerek yıl boyunca eşeysiz çoğalma.
Andropara (çoğul: androparae). Erkek meydana getiren kanatlı veya kanatsız olan eşeysiz dişiler.
Anholocyclic. Eşeyli formlar meydana getirmeksizin bütün yıl boyunca eşeysiz çoğalma,
Apttra (çoğul: apterae). Kanatsız, eşeysiz dişiler.
Autoecious. Yıl boyunca aynı konukçu üzerinde yaşama; konukçu olarak ara ve esas konukçu olmama durumu (=monpecious).
Dioecious. Heterocious'a bak.
Exu!es, Ara konukçularda yaşayan kanatlı veya kanatsız olan eşeysiz dişiler.
Form. Aynı tür içinde morfolojik olarak birbirlerinden belirli şekilde farklı olan populasyonlar.
Fundatrigeııia (çoğul: fundatrigeniae). Fundatrix'lerden meydana gelen kanatlı veya kanatsız dişiler; genellikle esas konukçu üzerinde gelişen ve fundatrix'ten sonra meydana gelen bütün nesiller.
Fundatrix (çoğul: ftındatrices). Kışı geçiren döllenmemiş yumurtalardan esas konukçu üzerinde baharda çıkan ilk nesil; döllerin anası.
Gynopara (çoğul: gynoparae). Sonbaharda esas konukçuya göç edenler; eşeyli dişileri doğuran eşeysiz ve kanatlı dişiler.
Heteroecious .( = Dioecious). Yıllık bir yaşam döneminde esas ve ara fconukçuların değiştirilmesi.
Holocyclic. Yıllık bir yaşamda eşeysiz çoğalma sürerken arada eşeyli bir çoğalma döneminin bulunması.
Ovipara (çoğul: oviparae). Çiftleşme ve yumurta bırakabilme gücünde olan gerçek dişi.
i
Parthenogenesis. Döllenmemiş yumurtadan üreme; erkeğe gerek kalmadan çoğalma.
Sexupara (çoğul:. sexuparae). Gerçek erkek ve dişileri meydana getiren formlar.
Virginogenia (çoğul: virginogeniae). Döllenmemiş yumurtalardan meydana gelen dişiler.
Virginopara (çoğul: virginoparae). Parthenogenetik yolla yavru doğuran dişiler.
Vivipatfa (çoğul: viviparae). Canlı doğuran dişi.
GENEL VÜCUT GÖRÜNÜMLERİ VE YAPISI
Derileri düz, yumuşak ve çoğunlukla üzeri küçük dikencik veya kıllarla örtülüdür. Kılların .büyüklüğü ve şekli, türlere göre değişiklikler gösterir. Çoğunlukla küçük ve incedirler. Ancak bazı türlerde çok uzun, ya da kısa, sert ve kıl şeklinde olabilir. Nihayet uçları bazen topuz, bazan da spatül şeklindedir. Vücudun üst kısmını örten deri çoğunlukla az veya çok kalın, ya da serttir. Bu böceklerin derilerinin üzerinde genellikle koyu lekeler, ya da desenler bulunur. Bunlar kutikulanm bazı yerlerinin diğer yerlere oranla daha fazla sertleşmesinden meydana gelir. Bununla bera- ber aphid'lerde esas renk, haemolymph'lerinde bulunan bazı pigment maddeleri dolayısıyle meydana gelmektedir. Bu pigment maddelerinin esasını glikozit'ler teşkil eder. Aphid'lerde ise başlıca protoaphin, ap-hiniii ismindeki glikozitlerle- diğer üçüncü bir renksiz glikozit bulunur. Bundan başka Dactynotus cinsine bağlı türlerde kendilerine özgü ve dacty-naphin ismi verilen bir seri pigment maddesi de bulunur (Bowie et al., 1966).
Aphid türlerinde görülen muhtelif renkler, işte bu üç glikozitli pigment
maddelerinin çeşitli oranlarda haemolymph'de bulunmasından meydana
gelir. Örneğin siyah renkli olan Aphis fabae türüne ait bireylerde proto-
aphin oram daha fazla olmasına karşılık, Aphis sambuci gibi koyu yeşil tür-
lerin bireylerinde aphinin miktarı daha fazladır. Hyalopteruspruni gibi açık
yeşil olan kısmen renksiz sayılabilecek türe ait bireylerde ise renksiz glikozit miktarı daha fazla olarak bulunur. Bazı türlerde ise çok değişik renk
varyasyonlarına sahip bireyler de görülür. Örneğin, Aphis farinosa'da.
rengin, yılın muhtelif zamanlarına göre koyu mavi yeşilden sarıya kadar
değiştiği görülür. Bu renk değişimi de yine yukarıda sözü edilen iki pigment maddesinin haemolymph'de bulunma oranındaki değişikliklerle
ilgili olmaktadır.
Vücut yapısı : Aphid'ler polimorfik türler olup, aynı tür içinde birbirlerinden belirli şekilde morfolojik olarak farklı bir çok form'lar meydana gelir. Bu muhtelif formlara morf ismi de verilir ve bunlar aphid'-lerin muhtelif hayat dönemlerinde belirli görevler yaparlar. Erginler kanatlı veya kanatsız olabilirler. Aphid'lerin vücut yapılarına ait özellikler, bu formlar dikkate alınarak verilmiş ve bunlar ?ekil 75'de gösterilmiştir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi – 2 – Porf.Dr. Niyazi LODOS


Comment