fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Coccııs hesperidum

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Coccııs hesperidum

    Coccııs hesperidum L. (Şekil 106)
    Sinonim : Calypticus laevis Costa, C, patelliformis Curtis
    Türkçe ismi : Yumuşak koşnil
    Ergin dişilerde vücut yassı, oval, bazan asimetrik olup rengi değişik, fakat çoğunlukla sarımsı esmerdir. Vücudun üst kısmında koyu esmer renkte lekeler bulunur. Antenleri ve bacakları iyi gelişmiştir. Antenler 7 segmentli; 3'cü segment 4'cü segmentle hemen hemen eşit uzunlukta, fakat her ikisi de diğer segmentlerden daha uzundur. Vücut uzunluğu 2,5-5,0 mm, genişliği ise 1,5-3,0 mm'dir. Vücudun en geniş yeri abdomen bölgesine yakındır. Erkekleri pek ender olarak görülür.
    Yumurtadan yeni çıkan l'ci dönemdeki nimfler sarı renkte olup zaman geçtikçe renk koyulaşır. Antenleri 6 segmentlidir. Bacakları kuvvetli ve iyi gelişmiştir. Bu dönemden itibaren 3 gömlek daha değiştiren nimf er­gin hale geçer.
    Yayılışı : Kozmopolittir. Yurdumuzda hemen hemen her yerde az çok rastlanırsa da, yoğun olarak daha çok Doğu Karadeniz bölgesinde bulunur.
    Konukçuları : Polifagdır. Turunçgiller dahil çay, incir, dut, şeftali, erik, kayısı, ayva, asma, gül, muhtelif süs bitkileri, kavak gibi kültür bit­kileri ile diğer bir çok yabani ve kültür bitkilerinde bulunur. Fakat bunla­rın içinde en yoğun olarak Turunçgillerde görülür.


    Biyolojisi ve zararı : Partenogenetik olarak çoğalır. Kışı 2'ci nîmf döneminde olmak üzere bitkilerin sürgün, dal ve gövdeleri üzerinde ge­çirir. Baharda havaların ısınması ile birlikte faaliyete geçerek bitkilerin özsuyunu emmeye başlar. Daha sonra meydana gelen dişiler ortalama 70-80 yumurta bırakır. Dişiler ovoviviparous'tur. Yani bunlar, gelişme­lerini tamamlamış halde olan yumurta bırakırlar. Yumurtalar, bırakıl­dıktan 4 saat sonra açılmağa başlarlar. Çıkan nimfler çok hareketli olup bunlar ince dallara, sürgün ve genç yapraklara giderek yerleşir. Bura­larda stylet'lerini bitki dokularına sokarak beslenir ve gelişmelerine devam ederler. Yazın nimfler gelişmelerini, yerine göre 5-6 haftada tamam­ladığı halde sonbahar, kış ve ilkbahar başlangıcında bu gelişme süresi yerine göre 5-6 ay devam edebilir. Genellikle ağaçlarda büyük koloni­ler oluşturur. Ancak bu koloniler çoğunlukla ya ağacın bir kaç dalma, ya da bir bahçedeki bir kaç ağaca sınırlı olarak kalır.
    İsrail'de yılda 6 kadar nesil verdiği, gelişme eşiğinin 13°C olduğu ve bir neslin tamamlanması için 515 gün-dereceye ihtiyaç gösterdiği bildiril­mektedir (Avidov and Harpaz, 1969). Yurdumuzda yerine göre yılda 2-4 nesil verir.
    Doğada direkt şekilde zarar yapacak populasyonlarma pek rastlan­mamaktadır. Buna karşılık bu tür, yoğun şekilde tatlımsı maddeler sal­gılar ve bu maddeler üzerinde saprofit mantarlar gelişerek fumajine neden olur. Bu yolla zararı bazı hallerde önemli olabilir.
    Diğer çoğu koşnil türlerinde olduğu gibi, bu türde de abiyotik faktör­ler populasyon dalgalanmasına önemli etkide bulunur Özellikle şiddetli yağmurlar genç nimfleri dallardan kolaylıkla yıkar. Fakat bu türde po­pulasyon dalgalanmasına asıl etkide bulunan doğal düşmanlardır. Bunlar­dan çok önemli olan Metaphycus flavus How. (Hymenoptera: Encyrtidae), Coccophagus scutellaris Dal. ve C. lycimnia Walk. (Hymenoptera: Apheli-nidae) yurdumuzda Güney ve Batı Anadolu'da, turunçgil alanlarında doğal olarak bulunmakta ve oldukça etkili de olmaktadır.
    Bunların dışında yurdumuzda bu türün doğal düşmanları olarak Microterys tricoloricornis (De Stef.), Encyrtus lecaniorum (Mayr), Trichomastus albimanus Thom. (Hymenoptera: Encyrtidae); Chilocorus bipustulatus (L.), Exochomus quadripustulatus (L.) (Coleoptera: Coccinellidae); Eublemma scitula {Ramb.) (Lepidoptera: Noctuidae) gibileri de tesbit edilmiştir (Öncüer, 1974, 1977).
    Savaşı ; C. hesperidum'a. karp yurdumuzda özel bir kimyasal sa\aş uygulanması doğru değildir. Zira zarar yapacak oranda papulasyonlan-na rastlanmadığı gibi, bu zararlının doğada çoğalmasını frenleyen doğal düşmanları da çoktur. Bu hususa özellikle dikkat etmek gerekir.





    Coccus pseudomagnoliarum Kuw. (Şekil 107) Sinonim : Coccus citricola Camp., C. aegaeus Lotto.
    Türkçe ismi : Turunçgil yumuşak koşnili
    Tanımı : Ergin dişi gri renkte olup vücut üzerinde iri siyahımsı le­keler bulunur. Kabuk saydamdır. Vücut uzunca oval biçimde, fakat ba-zan asimetrik bireylere de rastlanabilir. Anten ve bacaklar iyi gelişmiştir. Antenleri 7-8, fakat çoğunlukla 8 segmentlidir. Vücut uzunluğu 2,4-7,0 mm, genişliği ise 1,4-3,5 mm'dir. Genç nimfler çok yassı ve saydamdır. Erkekleri doğada pek ender görülür.

    Yayılışı : Avustralya, Kuzey Amerika, Çin, Japonya, Kıbrıs, îran, Güney Rusya, Türkiye, Yunanistan ve İtalya.
    Yurdumuzda, özellikle Batı ve Güney Anadolu turunçgil alanlarında yaygın haldedir. Yurdumuzda bu türün varlığı son yıllarda yapılan ça­lışmalarla (Öncüer, 1974; Soylu ve Ürel, 1977) anlaşıldığı halde, yurdu­muza çok daha eski tarihlerde girmiş olması gerekmektedir. Bunun nedeni ok.rak C. hesperidum'a dış morfolojik karakterler bakamından çok benze­mesi ve onunla karıştırılmış olması gösterilebilir. Zira 1972 yılında C. Öncüer bu türü Batı Anadolu'da ilk defa tesbit ettiği zaman, C. pseudo-magnoliarum'u bu bölgedeki turunçgil alanlarında kuzeyde Edremit ve Havran'dan başlayarak güneyde Fethiye'ye kadar hemen hemen her yer­de kısa zamanda yerine göre bol olarak bulmuştur. Daha sonra bu zararlı bütün Güney Anadolu turunçgil alanlarında da bulunmuştur. Bu durum da bu böceğin, kısa zamanda bu kadar geniş alana yayılıp yerleşmesinin olanak dışı olduğunu gösterir. Buna göre, bu zararlının yurdumuzda ilk görüldüğü 1972 yılından, en azından 10-15 yü öncesine uzandığını söylemek hatalı sayılmaz. Bu durum Ziraî Mücadele Araştırma Enstitülerinin zaman zaman bulundukları bölgelerde zararlı surveyi yapmalarının ve bu işi titizlikle sürdürmelerinin ne kadar gerekli olduğunu göstermektedir.
    Konakçuları : Defne, kızılağaç, ceviz, nar, çay ve turunçgiller baş­lıca konukçularmı oluşturur. Bunlar içinde en çok sonuncularda bulu­nur ve zarar yapar.
    Biyolojisi ve zararı : Son yıllarda Batı ve Güney Anadolu'nun bazı kesimlerindeki turunçgil bahçelerinde gittikçe yoğun olarak görülmeye, başlayan bu koşnil, fazla populasyonların bulunduğu sürgün ve yaprak­larda yoğun şekilde beslenmesi sonucu, yapraklar vaktinden önce dökülür ve sürgünler ise kurur. Fakat asıl zararı, bol miktarda salgıladıkları tat­lımsı maddeler dolayısıyla fumajine neden olmasıyla meydana gelir. Ha­len yurdumuzda önemli turunçgil zararlıları arasında bulunmaktadır.
    Partenogenetik olarak çoğalır. Erkekler tabiatta pek ender olarak gö­rülür. Hattâ yakın yıllara kadar erkeği bir çok araştırıcı tarafından bulu­namamıştır. Ancak Öncüer (1974), bu türün erkeklerini (3 adet olmak üzere) kültürlerden elde etme başarısını göstermiştir. Kışı 2 veya 3'cü donem nimf halinde Turunçgillerin ince dallarının uç kısımlarında. geçirir. Yerine göre nisan-haziran aylarında erginler meydana gelir. Dişiler ha­yatları boyunca, herbirisi 1.000-1.500 arasında yumurta bırakır. C. hes-peridum'dan farklı olarak bırakılan bu yumurtalar 2-4 gün sonra açılır. Yani bu türde dişiler ovipar'dır. Dişiler yumurtalarını bir-iki aylık bir sürede bırakır. Buna göre yeni nimflerin çıkışları nisan—haziran ayları arasındadır. Bu nimfler yaz aylarında yapraklarda bol olarak görülür. Fakat sonbahardan itibaren ince dal ve sürgünlere geçmeye başlarlar. Bu bir nevi göç dernektir, ince dal ve sürgünlere doğru olan bu göç hare­keti mart ayma kadar zaman zaman sürer. Böylece yılda bir nesil verir.
    Yine C. hesperidıım'ö'dn farklı olarak bu türde populasyon dağılımı gerek bir ağaçta, gerekse bir bahçedeki tüm ağaçlar dikkate alındığında muntazamdır.
    C. pseudomagnotiarum'un doğada çoğalmasını frenleyen bir çok parazit ve predatörü bulunmaktadır. Yurdumuzda bu türün doğal düşmanları özellikle Batı Anadolu bölgesinde iyi şekilde araştırılmıştır. C. hesperidunC-da bildirilen parazitler bu türde de etkilidir. Doğal düşmanları ile diğer hususlarda daha fazla bilgi almak isteyenler Öncüer (1974)'e başvura­bilirler.
    Savaşı bir önceki türde olduğu gibidir.


    Coccus longulus Dougl.
    Sinonim : Lecanium chirimoliae Mask., L. ficus Mask., L. mistariae Brain
    Ergin dişiler sarımsı veya gri esmer renkte, uzunca oval veya elips şek­lindedir. Vücudun üzeri hafif şişkincedir. Antenleri 8 segmentlidir. Ba­cakları iyi gelişmiştir. Vücut uzunluğu 2-6 mm, eni ise 1-3 mm'dir.
    Dünyanın Tropik ve Subtropik bölgelerine yayılmıştır. Bu arada Lüb­nan ve İsrail'de de bulunduğu bildirilmiştir (Raymond et al., 1977).
    Halen yurdumuzda bulunmamakla beraber, Türkiye'ye komşu ül­kelerde bulunması dolayısıyla burada söz konusu edilmiştir. Mamafih bulunduğu ülkelerde büktür önemli bir zararlı olarak gösterilmemektedir.




  • #2
    Cevap: Coccııs hesperidum

    Ceropîastes floridensis Comst. (Şekil 108)
    Türkçe ismi : Florida mumlu koşnili
    Tanımı s Ergin dişinin vücudu oldukça konveks, kirli beyazımsı renk­
    te bir mum tabakası ile örtülüdür. Ancak genç dişide renk çok defa pem­
    bemsi görünümde olabilir. Mum örtü, ortana büyük bir levha ile yanlarda
    bulunan 8 levhacıktan oluşur. Bu levhalar ve levhacıklar arasında onları
    belirleyen oluklar, ya da derin çizgiler bulunur. Yaş ilerledikçe bu oluk­
    lar kaybolur. Öyle ki, yumurtlama döneminde bunlar birbirleriyle kay­
    naşarak tek ve bütün bir örtü halini alır. Bu dönemde yarı küresel bir
    şekle dönüşür. Bu örtü veya kabuk altındaki çıplak dişide vücut genellikle
    kırmızımsı renktedir. Antenleri 6-7 segmentlidir. Vücut uzunluğu 2,5-4,0 mm, genişliği ise 2,0-3,0 mm'dir. Erkeklerine doğada pek ender ola­rak rastlanır.Yumurtalar uzunca oval şekilde, yeni bırakıldığında sarımsı renktedir. Zaman geçtikçe renk koyulaşır ve morumsuya dönüşür.

    Yumurtadan yeni çıkan nimfler yassı ve uzunca oval vücutludur. Renkleri mordur. Bunlar belirli bir yere yerleştikten sonra mumumsu bir madde salgılamaya başlar. Bu madde, yanlarda kaim uzantılar ve üst­te de bütün bir örtü halinde vücutta görülür. Vücudun yanlarında 7 çift olarak simetrik bir biçimde dizilir. Böylece nimf, karşıdan bakıldığında yıldıza benzer. Dönem sonunda nimfin uzunluğu takriben 1 mm'ye yak­laşır. 2'ci döneme geçen nimf, mumumsu madde salgılamasına devam ederek üstte bulunan levha ile yandaki uzantılar birleşir. Yine yan uzan­tılar arasına da mumumsu maddeler dolarak levha ve levhacıklardan oluşan bütün bir kabuk haline dönüşür. Bu durum 2'ci dönemin sonuna doğru tamamen kendini gösterir. 3'cü dönemdeki nimfte mum örtü er-gininkine çok benzer. Çok defa 2'ci ile 3'cü dönem nimflerle, 3'cü dönem nimf ve yeni ergin hale geçmiş olan dişiler birbirlerine çok benzediği için bazı hallerde bunlar arasında ayırım yapmak oldukça güçleşir.
    Yayılışı : Dünyanın Tropik ve Subtrqpjk bölgelerinde yayılmıştır. Orta Doğu'da Mısır3 Kıbrıs, Lübnan, israil, Suriye, Türkiye ve iran'da bulunur.
    Yurdumuzda başlıca Güney ve Batı Anadolu turunçgil alanlarında yayılmıştır. Ancak Güney Anadolu bölgesinde daha yaygın ve bol miktar­da rastlanır.
    Konukçuları : Polifagdır." Başlıca zakkum, incir, dut, defne, nar, muz, elma ve Turunçgillerde bulunur. Bunlardan en fazla Turunçgillerde rastlanır ve bu bitkilerde önemli zararlara sebep olur.
    Biyolojisi ve zararı : Bu tür, direkt zarardan çok endirekt zarara se­bep olur. Yani bol miktarda tatlımsı maddeler salgılayarak fumajine ne­den olur. Fumajin ise bazı hallerde bütün olarak ağacın yaprak, sürgün, meyve ve dallarının üzerini örterek ürünün kalitesini bozduğu gibi ağaç­lan da zayıf düşürür.
    Kışı Güney Anadolu'da ergin veya muhtelif nimf dönemlerinde geçirir. Ancak kasım ayı başlarından sonra erginlerin sayısı gittikçe azalır. Buna karşılık nimf döneminde bulunan bireylerde büyük bir artış görülür. Kışın l'ci ve 2'ci dönem nimflere, 3'cüsüne oranla daha fazla rastlanır. Bu mev­simde, havaların sıcak olduğu günlerde ağaçlar üzerinde hareket halindeki nimflere rastlamak mümkündür. Bir dişinin hayatı boyunca verdiği yu­murta sayısı mevsime ve üzerinde beslendiği konukçu bitkiye göre oldukça faz­la değişir. Avidov and Harpaz (1969)'a göre bir dişinin bıraktığı yumurta sayısı 400-700 arasında değişir. Dişi, bu miktar yumurtayı 7—10 gün içinde bırakır. Yumurtadan çıkan nimfler, çoğunlukla takriben bir gün içinde ağaçlarda kendilerinin devamlı şekilde sabit olarak beslenebilecekleriyerleri arar, bulur ■ ve yerleşirler. Bu dönemde nimfler yapraklar, genç dallar veya sürgünleri tercih ederler. Özellikle ağaçların güneş gören yer­lerini seçerler. Yerleşen nimfler, bitki dokularına stylet'lerini batırarak hemen beslenmeye koyulurlar. Bu zamandan itibaren nimfler bir taraf­tan da balımsı maddeler salgılamaya başlarlar. Ancak balımsı maddeler en çok 3'cü dönem nimfler tarafından salgılanır, l'ci nimf dönemi süresi, yerine göre bir—iki hafta devam eder. Bu dönemde, dış koşullara karşı çok hassas olduklarından yüksek oranda doğal ölümler görülür. 2'ci ve 3'cü dönemlerde gelişme süreleri daha uzundur.

    G. floridensis'in yılda verdiği döl sayısı yerine göre değişir. İsrail'de yılda 2 (Avidov and Harpaz, 1969; Ben-Dov, 1976), yurdumuzda Güney Anadolu bölgesinin sahil kesimlerinde yine yılda 2 (Soylu, 1969) nesil verdiği kesinlikle bilinmektedir. Ancak yurdumuzdaki daha serin yerlerde yılda bir döl vermesi de mümkündür.
    Bu türün doğada çoğalmasını frenlemede doğal düşmanlar çok önemli rol oynar. Bu hususta en önemlileri Scutellista cyanea Motsch. (Hym., Pte-romalidae), Coccophagus scutellaris Daim. (Hym., Aphelinidae), Coccidop-haga (== Eublemma) scitula Ramb. (Lep., Noctuidae)'dır. Bunlar yurdu-dumuzda da mevcut olup Batı ve Güney Anadolu turunçgil alanlarında bulundukları saptanmıştır (Soylu, 1976; Öncüer, 1977; Soylu ve Ürel, 1977). Bunlardan S. cyanea ile C. scitula, diğer ülkelerde de, özellikle is­rail'de C. floridensis'in en önemli düşmanları arasında sayılmaktadır. Yi­ne bu ülkede bulunan Tetrastickus ceroplastae Gir. (Hym.., Eulophidae)de çok etkili bir parazit olarak bilinmektedir.
    C. floridensis'in doğada çoğalmasını frenleyen faktörlerden birisi de iklim faktörleri, özellikle rüzgâr ve şiddetli yağmurlardır. Örneğin, yu­murtadan yeni çıkan nimflerin yaprak ve uç dallara yerleşmek üzere ha­reket ettiği bir dönemde yağan şiddetli yağmurlar, bunları ağaçlardan kolaylıkla yıkar. Yine nimf döneminde esen sıcak rüzgârlar ve kurak ha­va da bunların çoğunun ölmelerine neden olur.
    Savaşı : Doğal düşmanların etkili olmadığı bahçelerde, madensel yağlar usulüne uygun biçimde ve zamanında atılırsa zararı önemli de­recede azalır. Madensel yağlar 1 ve 2'ci dönem nimflerine atıldığı zaman en iyi sonuç alınır. Gerektiğinde, yine bu dönemde organik fosforlu insek-tisitlerden birisi de atılırsa iyi sonuç alınır.
    Yukarıda da belirtildiği gibi, bu zararlının yurdumuzda etkili bazı düşmanları bulunmaktadır. Uygun olan yerlerde bu doğal düşmanların etkinliklerini artıracak önlemlere başvurmak, bu zararlıya karşı en uygun savaş yöntemidir.

    Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

    Comment


    • #3
      Cevap: Coccııs hesperidum

      Ceropîastes floridensis Comst. (Şekil 108)
      Türkçe ismi : Florida mumlu koşnili
      Tanımı s Ergin dişinin vücudu oldukça konveks, kirli beyazımsı renk­
      te bir mum tabakası ile örtülüdür. Ancak genç dişide renk çok defa pem­
      bemsi görünümde olabilir. Mum örtü, ortana büyük bir levha ile yanlarda
      bulunan 8 levhacıktan oluşur. Bu levhalar ve levhacıklar arasında onları
      belirleyen oluklar, ya da derin çizgiler bulunur. Yaş ilerledikçe bu oluk­
      lar kaybolur. Öyle ki, yumurtlama döneminde bunlar birbirleriyle kay­
      naşarak tek ve bütün bir örtü halini alır. Bu dönemde yarı küresel bir
      şekle dönüşür. Bu örtü veya kabuk altındaki çıplak dişide vücut genellikle
      kırmızımsı renktedir. Antenleri 6-7 segmentlidir. Vücut uzunluğu 2,5-4,0 mm, genişliği ise 2,0-3,0 mm'dir. Erkeklerine doğada pek ender ola­rak rastlanır.Yumurtalar uzunca oval şekilde, yeni bırakıldığında sarımsı renktedir. Zaman geçtikçe renk koyulaşır ve morumsuya dönüşür.

      Yumurtadan yeni çıkan nimfler yassı ve uzunca oval vücutludur. Renkleri mordur. Bunlar belirli bir yere yerleştikten sonra mumumsu bir madde salgılamaya başlar. Bu madde, yanlarda kaim uzantılar ve üst­te de bütün bir örtü halinde vücutta görülür. Vücudun yanlarında 7 çift olarak simetrik bir biçimde dizilir. Böylece nimf, karşıdan bakıldığında yıldıza benzer. Dönem sonunda nimfin uzunluğu takriben 1 mm'ye yak­laşır. 2'ci döneme geçen nimf, mumumsu madde salgılamasına devam ederek üstte bulunan levha ile yandaki uzantılar birleşir. Yine yan uzan­tılar arasına da mumumsu maddeler dolarak levha ve levhacıklardan oluşan bütün bir kabuk haline dönüşür. Bu durum 2'ci dönemin sonuna doğru tamamen kendini gösterir. 3'cü dönemdeki nimfte mum örtü er-gininkine çok benzer. Çok defa 2'ci ile 3'cü dönem nimflerle, 3'cü dönem nimf ve yeni ergin hale geçmiş olan dişiler birbirlerine çok benzediği için bazı hallerde bunlar arasında ayırım yapmak oldukça güçleşir.
      Yayılışı : Dünyanın Tropik ve Subtrqpjk bölgelerinde yayılmıştır. Orta Doğu'da Mısır3 Kıbrıs, Lübnan, israil, Suriye, Türkiye ve iran'da bulunur.
      Yurdumuzda başlıca Güney ve Batı Anadolu turunçgil alanlarında yayılmıştır. Ancak Güney Anadolu bölgesinde daha yaygın ve bol miktar­da rastlanır.
      Konukçuları : Polifagdır." Başlıca zakkum, incir, dut, defne, nar, muz, elma ve Turunçgillerde bulunur. Bunlardan en fazla Turunçgillerde rastlanır ve bu bitkilerde önemli zararlara sebep olur.
      Biyolojisi ve zararı : Bu tür, direkt zarardan çok endirekt zarara se­bep olur. Yani bol miktarda tatlımsı maddeler salgılayarak fumajine ne­den olur. Fumajin ise bazı hallerde bütün olarak ağacın yaprak, sürgün, meyve ve dallarının üzerini örterek ürünün kalitesini bozduğu gibi ağaç­lan da zayıf düşürür.
      Kışı Güney Anadolu'da ergin veya muhtelif nimf dönemlerinde geçirir. Ancak kasım ayı başlarından sonra erginlerin sayısı gittikçe azalır. Buna karşılık nimf döneminde bulunan bireylerde büyük bir artış görülür. Kışın l'ci ve 2'ci dönem nimflere, 3'cüsüne oranla daha fazla rastlanır. Bu mev­simde, havaların sıcak olduğu günlerde ağaçlar üzerinde hareket halindeki nimflere rastlamak mümkündür. Bir dişinin hayatı boyunca verdiği yu­murta sayısı mevsime ve üzerinde beslendiği konukçu bitkiye göre oldukça faz­la değişir. Avidov and Harpaz (1969)'a göre bir dişinin bıraktığı yumurta sayısı 400-700 arasında değişir. Dişi, bu miktar yumurtayı 7—10 gün içinde bırakır. Yumurtadan çıkan nimfler, çoğunlukla takriben bir gün içinde ağaçlarda kendilerinin devamlı şekilde sabit olarak beslenebilecekleriyerleri arar, bulur ■ ve yerleşirler. Bu dönemde nimfler yapraklar, genç dallar veya sürgünleri tercih ederler. Özellikle ağaçların güneş gören yer­lerini seçerler. Yerleşen nimfler, bitki dokularına stylet'lerini batırarak hemen beslenmeye koyulurlar. Bu zamandan itibaren nimfler bir taraf­tan da balımsı maddeler salgılamaya başlarlar. Ancak balımsı maddeler en çok 3'cü dönem nimfler tarafından salgılanır, l'ci nimf dönemi süresi, yerine göre bir—iki hafta devam eder. Bu dönemde, dış koşullara karşı çok hassas olduklarından yüksek oranda doğal ölümler görülür. 2'ci ve 3'cü dönemlerde gelişme süreleri daha uzundur.

      G. floridensis'in yılda verdiği döl sayısı yerine göre değişir. İsrail'de yılda 2 (Avidov and Harpaz, 1969; Ben-Dov, 1976), yurdumuzda Güney Anadolu bölgesinin sahil kesimlerinde yine yılda 2 (Soylu, 1969) nesil verdiği kesinlikle bilinmektedir. Ancak yurdumuzdaki daha serin yerlerde yılda bir döl vermesi de mümkündür.
      Bu türün doğada çoğalmasını frenlemede doğal düşmanlar çok önemli rol oynar. Bu hususta en önemlileri Scutellista cyanea Motsch. (Hym., Pte-romalidae), Coccophagus scutellaris Daim. (Hym., Aphelinidae), Coccidop-haga (== Eublemma) scitula Ramb. (Lep., Noctuidae)'dır. Bunlar yurdu-dumuzda da mevcut olup Batı ve Güney Anadolu turunçgil alanlarında bulundukları saptanmıştır (Soylu, 1976; Öncüer, 1977; Soylu ve Ürel, 1977). Bunlardan S. cyanea ile C. scitula, diğer ülkelerde de, özellikle is­rail'de C. floridensis'in en önemli düşmanları arasında sayılmaktadır. Yi­ne bu ülkede bulunan Tetrastickus ceroplastae Gir. (Hym.., Eulophidae)de çok etkili bir parazit olarak bilinmektedir.
      C. floridensis'in doğada çoğalmasını frenleyen faktörlerden birisi de iklim faktörleri, özellikle rüzgâr ve şiddetli yağmurlardır. Örneğin, yu­murtadan yeni çıkan nimflerin yaprak ve uç dallara yerleşmek üzere ha­reket ettiği bir dönemde yağan şiddetli yağmurlar, bunları ağaçlardan kolaylıkla yıkar. Yine nimf döneminde esen sıcak rüzgârlar ve kurak ha­va da bunların çoğunun ölmelerine neden olur.
      Savaşı : Doğal düşmanların etkili olmadığı bahçelerde, madensel yağlar usulüne uygun biçimde ve zamanında atılırsa zararı önemli de­recede azalır. Madensel yağlar 1 ve 2'ci dönem nimflerine atıldığı zaman en iyi sonuç alınır. Gerektiğinde, yine bu dönemde organik fosforlu insek-tisitlerden birisi de atılırsa iyi sonuç alınır.
      Yukarıda da belirtildiği gibi, bu zararlının yurdumuzda etkili bazı düşmanları bulunmaktadır. Uygun olan yerlerde bu doğal düşmanların etkinliklerini artıracak önlemlere başvurmak, bu zararlıya karşı en uygun savaş yöntemidir.

      Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

      Comment

      Working...
      X