fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse

KİTAP HAKKINDA

YAZARI: Prof. Dr. Erol YILDIRIM
Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü
(Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genişletilmiş)
Erzurum - 2012

Kitabın Tamamı Sitemizde Yazardan izin alınarak yayınlanmaktadır.

Sayın çok değerli Prof. Dr. Erol YILDIRIM hocamıza katkılarından dolayı sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.

© Copyright
Bu kitabın her türlü yayın hakkı yazarına, basım ve satış haklan Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ne aittir. Bu kitabın bütün hakları saklıdır. Yazarından ve ilgili kuruluştan izin alınmadan kitabın tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kayıt veya başka şekillerde çoğaltılamaz, basılamaz ve dağıtılamaz.
See more
See less

Pestisitlerin Sınıflandırılması

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • #46
    8.4. Pestisitlerde Bekleme Süresi
    Pestisitler, bitkiler üzerine atıldıktan sonra değişik faktörlere bağlı olarak zamanla zehirliliklerini yitirirler. Belirli bir süre sonra zehirli kalıntı miktarı tolerans değerinin altına düşer. İşte, pestisitin kullanımından sonra ürünler üzerindeki kalıntı miktarının tolerans değerinin altına düşmesi için gerekli süreye bekleme süresi adı verilir. Yani, pestisitin son kullanıldığı tarihi ile ürünün hasadı arasında geçmesi gereken süre olarak tarif edilir. Bu süre, insan ve hayvan sağlığı bakımından önemlidir. Bu sebeple, bu bekleme süresine mutlaka uyulmalıdır.
    Bekleme süresi, pestisite, bitki türüne ve iklim şartlarına bağlı olarak değişir. Bekleme süresi mümkün olduğunca uzun tutularak, ürünler üzerindeki pestisit kalıntı miktarının zararsız düzeye indirilmesi gerekir. Bekleme süresi ile ilgili bilgiler pestisitlerin etiketleri üzerinde bulunur. Bu süreye azami derecede uymak zorunludur.
    Ülkemizde zararlı, hastalık ve yabancı otlara karşı pestisit kullanımı her geçen gün artmaktadır. Artan bu kimyasal madde kullanımı, beraberinde birçok problemi de getirmektedir. Bunların başında da ürünlerdeki kalıntı problemleri gelmektedir. Özellikle, son yıllarda ürünlerdeki kalıntı analizleri gittikçe önem kazanmaktadır. Ülkemizde pestisitlerle ilgilenen uzmanlar, üreticilerin ilaçlama konusunda bilinçli davranmadıklarını, daha fazla ve kaliteli ürün elde etmek için gelişi güzel ve bazen de gereğinden fazla miktarda ilaç kullandıklarını, pestisit kullanımının yeterince denetlenmediğini, eğitim noksanlığının sorunu daha da ciddi boyutlara ulaştırdığını sık sık vurgulamaktadırlar. Bilinçsizce ve denetimsiz kullanılan pestisitler, en çok kalıntı sorunlarıyla insan ve hayvan sağlığını tehdit etmekte, çevrenin kirlenmesine sebep olmakta, ayrıca kullanılan organizmaların dayanıklılık kazanması gibi pek çok sorunu beraberinde getirmektedirler. Nitekim Durmuşoğlu ve Çelik (2001), ülkemizde pestisit kalıntı analizleri ile ilgili yapılmış olan çalışmaların son derece sınırlı olduğunu ve 1959 - 1999 yılları arasında toplam 67 çalışmanın bulunduğunu, bunların çoğunluğunu ise bekleme süresinin tespitine yönelik rutin analizlerin oluşturduğunu belirtmektedirler. Aynı araştırıcılar, pazara sunulan gıdalardaki pestisit kalıntılarının ne oranda sorun olduğunu ortaya koyabilmek için genellikle meyve ve sebzeler üzerinde çalışıldığını, yapılan bu çalışmaların Türkiye'deki kalıntı probleminin boyutlarını ortaya koymak için yeterli olmadığını, dolayısıyla ülkemizde gıda maddelerinden düzenli olarak örnekler alınması ve pestisit kalıntıları açısından analiz edilmesi gerektiğini vurgulamaktadırlar. Yine, bu çalışmada, ürünlerdeki kalıntı sonuçlarının son derece endişe verici bulguları içerdiği de kaydedilmektedir.
    KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
    (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genisletilmiş)
    Prof. Dr. Erol YILDIRIM
    Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012

    Comment


    • #47
      8.5. Pestisitlerin Fitotoksititesi
      Pestisitlerin bitkiler üzerinde meydana getirdiği zehirli etkiye fitotoksitite adı verilir. Bu fitotoksik etki pestisite bağlı olarak bitkide sararma, yanma, kuruma, yaprak, çiçek ve meyve dökümü gibi değişik şekillerde görülmektedir.
      Fitotoksititeye, pestisitin kimyasal yapısı, formülasyonu, dozu, uygulama yöntemi ve zamanı, bitki türü ve çevre şartları etki etmektedir.
      Fitotoksititeye pestisitin dozu ve formülasyonuda oldukça fazla etki etmektedir. Yine, bitkilerin genç dönemleri, ilaçlara daha hassastır. Bu sebeble, pestisitler bitkilerin genç dönemlerinde daha fazla fitotoksiktirler. Ayrıca, fitotoksitite üzerinde çevre şartları oldukça etkilidir. Sıcak ve dik gelen güneş ışığı fitotoksititeyi arttırır. Bu yüzden, yaz aylarında ilaçlamalar sabah ve akşam saatlerinde yapılmalıdır.
      KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
      (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genisletilmiş)
      Prof. Dr. Erol YILDIRIM
      Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012

      Comment


      • #48
        8.6. Pestisitlerin Birbirleriyle Karıştırılması
        Pestisitlerin birbiriyle karıştırılarak kullanılması, uygulamada ekonomik yarar sağlaması açısından önemlidir. Aynı konukçuda hedef alınan zararlılar veya zararlı ve hastalıklar birlikte bulunabilir. Bunlara iki ayrı ilaçlama yerine tek ilaçlamada örneğin bir fungusit ile insektisit veya bir akarisit ile insektisitin karıştırılarak kullanılmasında zaman, alet amortismanı ve işçilik giderlerinden tasarruf sağlanmış olur. Ancak, bu karışımlarda ilaçların özelliklerini yitirmemeleri ve bitkilere zarar vermemeleri gerekir.
        Bazen, birlikte kullanılan birden fazla pestisitin toplam etkisi bunların tek tek etkilerinin toplamından daha yüksek olabilir, buna sinerjizm adı verilir. Bazen de iki pestisit birlikte kullanıldıklarında, bunların birlikte gösterdikleri etki tek başına etkilerinin normal toplamının da altında kalır. Buna da antogonizm adı verilir. Bu sebeple, pestisitleri birbirleriyle karıştırılırken veya uygulanırken bu husus önemle dikkate alınması gereken bir olaydır.
        İlaçları karıştırırken her ilacın formülasyon tipi, fiziksel ve kimyasal özellikleriyle birbirine karşı olabilecek etkinin bilinmesi gereklidir. Bu karışımların çoğu ilaçların etiketlerinde bulunabilir. İki aktif maddeden biri alkali ortamda diğeri asidik ortamda stabil ise bu iki madde birbiriyle karışamaz. Aktif maddelerin stabil kaldığı ortamlar genellikle bellidir.
        İki ayrı pestisit birbirleriyle karıştırılmak istendiğinde bir ön deneme yapılmalıdır. Bu amaçla, bir cam kavanoza bir litre su konulduktan sonra karıştırılması düşünülen pestisitler bu suya uygun dozda tek tek ilave edilerek karıştırılmalıdır. Yaklaşık bir saat bekledikten sonra yağ parçacık veya damlacıkları oluşması, katı parçacıkların oluşması, dipte tortu oluşması gibi görünümler varsa bu pestisitlerin karıştırılmasının sakıncalı olabileceğini gösterir. Aksi durumda ise bu iki pestisit birbirleriyle karıştırılabilir.
        KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
        (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genisletilmiş)
        Prof. Dr. Erol YILDIRIM
        Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012

        Comment


        • #49
          8.7. Pestisitlerde Doz Ayarlama
          Hedef organizmaya etkili olan birim alan veya birim hacimdeki aktif madde miktarına (g/da, ml/da, g/m2, ml/m2, ml/m3, ml/l, %, spor/da) doz adı verilir. Doz ayarlanmasında dikkat edilmesi gereken en önemli husus, hangi formülasyon olursa olsun, uygulanacak preparatın içerisindeki aktif madde miktarı dikkate alınmalıdır. Pestisitlerde doz genelde aktif maddeye göre verilir. Preparatlarda aktif madde oranı farklıdır. Doz hesaplamasında kullanılacak formüllere ait birkaç örnek aşağıda verilmiştir.
          Örnek 1-Dekara 300 gram aktif madde gelecek şekilde %50'lik ıslanabilir toz (WP) formülasyondaki ilaçtan ne kadar gereklidir?
          A=(Bx100) / C
          A=Dekara veya 100 litre suya konulacak preparat miktarı (g veya ml)
          B=Dekara veya 100 litre suya konulacak aktif madde miktarı (g veya ml)
          C=Preparattaki aktif madde oranı
          A=300x 100/50=600 g/100 litre veya 600 g/dekar olarak hesaplanır.
          Örnek 2- %0.050 aktif madde dozunda bir ilaçlama sıvısı hazırlamak için %50 aktif madde içeren emülsiyon konsantre formülasyonlu preparattan ne kadar gereklidir?
          A=Bx100000/C=0.050x 100000/50=100 ml/100 litre
          Örnek 3-Bir hektarlık bir alanı ilaçlamak için %20 aktif maddeye sahip toz formülasyondaki bir ilaçtan 50 kilogram kullanılmıştır. Bir hektarlık alana düşen aktif madde miktarını hesaplayınız.
          A=BxC/100=20x50/100= 10 kg/ha'dır.
          1 dekara ise 1 kg aktif madde düşmektedir.
          Pestisitlerde doz arttıkça ölüm oranının artacağını düşünmek hatalıdır. Doz ile ölüm arasında belirli bir ilişki vardır. Bu ilişkide doz belirli düzeye kadar artırıldığında ölüm oranı da artar ve belirli bir doz seviyesinden sonra ölüm oranı aynı düzeyde kalır. Yine, dozun artırılması sonucu bitkiyi yakma olayı meydana geleceği gibi, çevre sağlığı açısından da değişik problemlerin ortaya çıkmasına sebep olunur. Ayrıca, zararlıda ilaca karşı dayanıklılığın gelişmesi söz konusu olabilir. Bu sebeple, ilacın üzerindeki önerilen dozların kullanılması gereklidir.
          KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
          (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genisletilmiş)
          Prof. Dr. Erol YILDIRIM
          Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012

          Comment


          • #50
            8.8. Pestisitlerin Kullanıma Hazırlanması
            Pestisit kullanıma hazırlanmadan önce üzerindeki etiket iyice okunarak ilaçlamada kullanılacak ekipmana uygun doz veya konsantrasyon seçilmelidir. Toz ve granül gibi kullanıma hazır katı formülasyonlar ile ULV ilaçları ilaçlama aletinin deposuna doğrudan konabilir. Su ile seyreltilerek kullanılan ilaçlar hazırlanırken ise dikkatli davranılmalıdır. Bunun için ıslanabilir toz, suda çözünen tozlar ve akıcı konsantreler aletin tankına ne kadar konulacaksa bu miktar önce kova gibi bir kabın içine konur. Üzerine biraz su dökülerek bulamaç yapılır ve bir sopa ile karıştırılarak biraz su ilave edilir. Bu karışım daha önce su ile doldurulmuş alet tankına dökülür, bir taraftan da karıştırılarak, tankın üst çizgisine kadar su doldurulur. Ancak, burada özellikle ıslanabilir toz (WP) ilaçlarda köpürme fazla olduğundan belli bir süre beklenerek köpük çökünce üst çizgiye kadar tekrar su doldurulmalıdır.
            Sıvı ilaçların hazırlanmasında yine bir kovanın içerisine biraz su konulmalı ve aletin tankına konulacak ilaç bu suyun üzerine ilave edilmeli ve iyice karıştırıldıktan sonra bu sıvı aletin deposundaki suya dökülmelidir. Depoya konacak ilaç miktarı depo içinde su yokken depoya konulup üzerine su ilave edilmemelidir. Çünkü böyle durumlarda ilaç doğrudan püskürtme düzeninin içine girer, hatta plaketlere kadar ulaşır. Üzerine su konsa bile ilacın büyük bir kısmı su ile karışmaz ve atım esnasında konsantre ilaç atılmış olur.
            Hazırlanan ilaç hemen atılmalıdır. İlaç aletin deposunda iken sigara veya yemek molası verilmemeli ve dinlenilmemelidir. En iyi ilaç bile zamanla çöker ve karıştırılsa bile homojen bir duruma gelmeyebilir. Ayrıca, seyreltme suyunun PH'sı bilinmediği için ilacın yarılanma ömrü kısalabilir. Yapılan çalışmalarda uygun olmayan PH durumlarında ilacın aktif maddesinin yarılanma ömrünün çok düştüğü saptanmıştır.
            KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
            (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genisletilmiş)
            Prof. Dr. Erol YILDIRIM
            Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012

            Comment


            • #51
              8.9. Pestisitlerin Kullanımları Sırasında Dikkat Edilmesi Gerekli Olan Hususlar
              1-İlaçlama aleti iyice kontrol edilerek, sızıntı olup olmadığına bakılmalıdır.
              2-İlaçlama yapacak kişiye ait özel elbise, maske, eldiven ve gözlük gibi teçhizatların sağlam olup olmadığı kontrol edilmeli ve bunlar ilaçlama esnasında kullanılmalıdır.
              3-Kullanılacak ilacın etiketi iyice okunmalıdır.
              4-İlaçlamadan sonra boş ilaç kapları mutlaka imha edilmelidir.
              5-İlaç hazırlama veya kullanımı sırasında hayvanlar bu alanlardan uzaklaştırılmalıdır.
              6-İlaç hazırlama ve uygulama sırasında herhangi bir şey yenilip içilmemelidir.
              7-Hava çok rüzgârlı ise ilaçlama yapılmamalı, eğer az rüzgârlı ise rüzgâr sırttan
              gelecek şekilde ilaçlamaya devam edilmelidir.
              8-İlaçlama sırasında alette herhangi bir arıza görüldüğünde, bu arıza giderilmelidir
              9-İlaçlama esnasında zehirlenme belirtileri görüldüğünde, ilaçlama derhal bırakılarak gerekli önlemler alınmalıdır.
              10-İlaçlama bittikten sonra alet ve diğer teçhizat iyice yıkanmalıdır.
              11-İlaçlama sonrasında el, yüz gibi açık olan vücut kısımları bol sabunlu su ile yıkanmalıdır.
              KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
              (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genisletilmiş)
              Prof. Dr. Erol YILDIRIM
              Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012

              Comment


              • #52
                8.10. Pestisitlerin Taşınması
                Pestisitler imal edildikten sonra çiftçiye satışa sunuluncaya kadar çoğu zaman yüzlerce kilometre taşınırlar. Pestisitlerin çoğu, taşınma sırasında toksisitelerinden dolayı insanlara, hayvanlara ve çevreye etkili olurlar. Bazı ilaçlar kolay alev alabilir veya yanma sırasında zehirli gazlar çıkarabilirler. Bu sebeple, pestisitlerin taşınmasında şu hususlar göz önünde bulundurulmalıdır.
                1-İlaçların yüklenmesi, taşınması ve taşıtlardan boşaltılması işlerinde çalışan personel önceden pestisitlerin zehirliliği yönünden uyarılmalı ve eğitilmelidir.
                2-Yükleme sırasında önce her ilaç ambalajının lehim, dikiş ve kapak yerleriyle ambalajın herhangi bir yerinden akıtıp akıtmadığı kontrol edilmelidir. Akıtan ambalajlar kesinlikle yüklenmemelidir.
                3-İlaç ambalajları taşıyıcının emniyetli bir yerindeki kargo bölümüne yüklenmeli ve diğer kargoya hiçbir tehlikesi olmamalıdır.
                4-İlaçların yükleme ve boşaltılmasında ilaç ambalajına zarar vermeyecek olan ekipman ve vasıtalar kullanılmalıdır.
                KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
                (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genisletilmiş)
                Prof. Dr. Erol YILDIRIM
                Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012

                Comment


                • #53
                  8.11. Pestisitlerin Depolanması
                  İlaçların depolanması esnasında şu hususlara dikkat edilmelidir.
                  1-Yeni bir depo seçilirken bu yerin meskenlere, okullara, hastanelere, alış veriş merkezlerine, gıda imalat ve depolama yerlerine yakın olmamasına dikkat edilmelidir. Sanayi için ayrılan yerler tercih edilmeli, su tutan veya su basma riski olan yerlerden kaçınılmalıdır.
                  2-Depo yeri seçilirken hâkim rüzgâr istikametine dikkat edilmeli ve hâkim rüzgârın estiği şehrin girişine depo yapılmamalıdır. Aksi takdirde bütün şehir halkı bir yangında riske girer. Rüzgârın ters istikametine yani, şehrin bitişiğine yapılırsa dumanlar kırsal alana giderek risk azaltılmış olur.
                  3-Depo yeri nakliye araçlarının yükleme ve boşaltma işlemleri için uygun girişe sahip olmalıdır.
                  4-Satış yerlerinde zararlı kokuların giderilmesi bakımından havalandırma düzeni ile el ve yüz yıkanabilecek su ve lavabo tertibatı, yeteri kadar yangın söndürme cihazının bulunması gerekir.
                  5-Depoda döküntü, akıntı ve sızıntı yapan ambalajlar depodan çıkarılarak yerlerinin temizlenmesi gerekir.
                  6-Depoda sadece zirai mücadele ilaçları muhafaza edilmeli, ilaçlar tohum ve yemlerle bir arada bulundurulmamalıdır.
                  7-Depoda herhangi bir yiyecek yenmemeli ve sigara içilmemelidir.
                  KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
                  (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genisletilmiş)
                  Prof. Dr. Erol YILDIRIM
                  Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012

                  Comment


                  • #54
                    8.12. Pestisitlerden Zehirlenme Belirtileri
                    Pestisit zehirlenmelerinde, pestisitin çeşidi, alınış yolu ve alınış miktarına göre değişik zehirlenme belirtileri ortaya çıkar. Sık görülen bazı zehirlenme belirtileri, aşırı halsizlik, yorgunluk, ciltte tahriş, yanma, aşırı terleme ve allerjik döküntüler; gözlerde kaşıntı, yanma, sulanma, görme güçlüğü veya bulanık görme, göz bebeklerinde daralma veya genişleme; sindirim sisteminde, ağız ve boğazda yanma hissi, aşırı salya, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal; sinir sisteminde, baş ağrıları, baş dönmesi, şaşkınlık, huysuzluk, kaslarda seğirme, yürürken sendeleme, konuştuğunun anlaşılmaması, kasılma nöbetleri, bayılma; solunum sisteminde, öksürük, göğüs ağrısı ve sıkışma hissi, solunum sıkıntısı ve hırıltılı solunum gibi belirtiler görülebilir.
                    KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
                    (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genisletilmiş)
                    Prof. Dr. Erol YILDIRIM
                    Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012

                    Comment


                    • #55
                      8.13. Pestisit Zehirlenmelerinde İlkyardım Tedbirleri
                      1-Öncelikle zehirlenmenin sebepleri bilinmelidir.
                      2-Zehirlenen kişinin düzenli ve sürekli solunum yapması sağlanmalıdır.
                      3-Zehirlenen kişi ilacın etki alanından uzaklaştırılmalıdır.
                      4-İlaç bulaşan elbiseler derhal çıkarılmalıdır.
                      5-Zehirlenen kişinin tüm vücudu bol temiz su ile yıkanmalıdır.
                      6-Zehirlenen kişi, başı gövdesinden daha aşağıda kalacak şekilde yan yatırılmalıdır. Eğer, zehirlenen kişinin bilinci kapalı ise solunumun engellenmemesi için başı geride ve çenesi ileri çekilmiş şekilde tutulmalıdır.
                      7-Titreme ve kasılmalar varsa, rahat bir şekilde yatırılıp hareketleri engellenmemeli, ancak, dişlerinin arasına katlanmış bir bez konularak kasılmalara karşı korunmalıdır.
                      8-Zehirlenen kişinin bilinci açık ise kusturulmalıdır.
                      9-Zehirlenen kişinin yanında sigara içilmemeli, kendine geldiğinde ise sigara ve süt içirilmemelidir. Çünkü süt bazı ilaçların bağırsaklardan emilerek vücuda girişini hızlandırmaktadır.
                      10-Zehirlenen kişinin ateşi yüksekse, üzerindeki elbiseler çıkarılarak ateşi düşürülmelidir.
                      11-Zehirlenen kişi, en kısa zamanda zehirlenmeye sebep olan pestisitin ambalajıyla birlikte en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir.
                      KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
                      (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genisletilmiş)
                      Prof. Dr. Erol YILDIRIM
                      Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012

                      Comment


                      • #56
                        8.14. Pestisit Zehirlenmelerinde Kullanılan Antidotlar
                        1. İnorganik Arsenikli Bileşikler
                        Dimercaprol (BAL.) arsenik zehirlenmelerinde spesifiktir ve adaleye enjekte edilir.
                        2. Klorlandırılmış Hidrokarbonlar
                        Bunların spesifik antidotu yoktur. Zehirlenme görüldüğünde hekim tavsiyesine göre Barbiturate ve Calcium Gluconate damardan veya kalçadan verilir.
                        Epinephrine(Adrenalin) kullanılmamalıdır.
                        3. Organik Fosforlu İlaçlar
                        Organik fosforlu bileşikler kolinesteraz inhibitörleridir. Bu sebeple, damardan Atropine Sulfate verilmeli ve 15 dakika ara ile 2-12 saat devam edilmelidir. Şiddetli zehirlenmelerde ise daha uzun süre verilmelidir. Ayrıca, ilk 12 saat içerisinde saptanmış ise damardan obidoxime cloride (Toxoqonin) veya pladidoxime cloride (2-PAM) verilmelidir. Bunlar atropine alternatif olarak kullanılmamalıdır. Atropin ayrıca verilmelidir.
                        Morfin, Theophyllin, Aminophyllin ve Barbiturate kullanılmamalıdır.
                        4. Karbamatlı Bileşikler
                        Atropin sülfate cholinesterase inhibitörlerinin etkilerini bozmak için kullanılır. Enjeksiyonlar belirtiler meydana geldikçe kullanılmalıdır.
                        Protopam (2-PAM) chloride kullanılmamalıdır.
                        5. Sentetik Piretroidler
                        Spesifik antidotu yoktur. Zehirlenme görüldüğünde hekim tavsiyesine göre belirtiler ve zehirlenme çerçevesinde Vitamin E yağ preparatı, coedin, diazepem, diğer benzdiazepine türevleri veya Mefenesin kullanılabilir.
                        6. Dinitrofenoller
                        Spesifik antidotu yoktur. Sodium methyl thiouracil temel metabolik oranı azaltmak için hekim tavsiyesine göre kullanılabilir.
                        7. Methyl Bromid
                        Dimercaprol (BAL) ve barbiturate hekim tavsiyesine göre verilir.
                        8. Antikoagulantlar
                        Vitamin K, pıhtılaşma mekanizmasını düzenlemek için ağız yoluyla, adaleye veya damara hekim tavsiyesine göre verilir. Vitamin C ilave olarak faydalıdır.
                        KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
                        (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genisletilmiş)
                        Prof. Dr. Erol YILDIRIM
                        Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012

                        Comment


                        • #57
                          8.15. Pestisitlerin Zehirlilik Sınıfları
                          Akut toksitite dikkate alınarak, pestisitlerin insan ve çevredeki diğer canlılara zehirlilikleri dört sınıfa ayrılmaktadır. Bu sınıfların uluslararası nitelikte işaretleri vardır. Bu işaretlerin ambalaj üzerinde bulunması zorunludur. Toksikolojik sınıflar şunlardır.
                          Sınıf Sıçanlarda Ağızdan LD50 Değeri (mg/kg) Sıçanlarda Deriden LD50 Değeri (mg/kg)
                          Sıvı Katı Sıvı Katı
                          Çok Zehirli 0-20 0-5 0-40 0-10
                          Zehirli 20-200 5-50- 40-400 10-100
                          Orta Derecede Zehirli 200-2000 50-500 400-4000 100-1000
                          Az Zehirli 2000'den fazla 500'den fazla 4000'den fazla 1000'den fazla

                          KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
                          (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genisletilmiş)
                          Prof. Dr. Erol YILDIRIM
                          Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012

                          Comment


                          • #58
                            8.16. Bazı Toksikolojik Terimler
                            Letal doz, öldürücü doz anlamına gelir ve ilaçların zehirliliğini belirlemektedir. Toksikolojik açıdan önem taşımaktadır. Genellikle, zararlı popülâsyonun %50'sini öldüren doz seviyesi kullanılır ve buna LD50 adı verilmektedir. Buna göre, LD50 zararlı popülâsyonunda %50 oranında ölüm meydana getirebilmek için hedef organizmanın kilogram canlı ağırlığına miligram cinsinden verilmesi gereken insektisit miktarıdır, mg/kg, ppm ve ppb olarak birimlendirilir. LD50 değeri insektisitlerin zehirliliği hakkında bilgi verir, eğer LD50 değeri küçükse insektisit zehirlidir. Bu sebeple, bu ilacın kullanılması sırasında dikkatli olunması gerekmektedir.
                            LC (Letal Concentration), ED (Efectif Dose) ve EC (Efectif Concentration)
                            gibi terimlere de sık sık rastlanmaktadır. Bunlar, LD50'de olduğu gibi zararlı popülâsyonlarında %50 ölüm veya etki meydana getiren konsantarsyon (LC50, EC50) ve doz (ED50) lardır.
                            I50 (Inhibution) terimine toksikolojide sık rastlanmaktadır. Daha çok engelleyicilik ifade etmektedir. Bir organizmada enzim faaliyetlerinin %50 oranında engellenmesi için gerekli pestisit miktarını ppm olarak ifade etmektedir.
                            RL50 (Residu Life) toksikolojik terimine ise yarı ömür adı verilmektedir. İnsektisit etkisinin yarıya inmesi için geçmesi gereken süreyi ifade etmektedir.
                            MT (Mortality Time) ve LT (Letal Time) biyopreparatlar için kullanılan ve etmenin aktivitesini belirten toksikolojik çalışmalarda yer alan bir terimdir. MTmin, MT50 ve MT90 veya LTmin, LT50 ve LT90 kullanılmaktadır. MTmin, etmenin, konukçu popülâsyonuna verilmesinden sonra popülâsyonda ilk ölümün meydana geldiği süredir. Saat veya dakika olarak ifade edilmektedir. MT50 veya LT50 konukçu popülâsyonunda ilacın atılmasından sonra %50 oranında ölümün meydana geldiği süredir. Bu süre değerleri küçük olan ilaçlar, ilacın daha etkili olduğunu göstermektedir.


                            KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
                            (Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genisletilmiş)
                            Prof. Dr. Erol YILDIRIM
                            Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012

                            Comment


                            • #59
                              Pestisit gruplandırmasındaki hata

                              Sayın yönetici pestisitleri gruplandırırken birçok başlık altında toplamışsınız ve başlığın teki kullanıldığı zararlılara göre ve bunun maddelerinde de
                              8-Uzaklaştırıcı (=repellent)
                              9-Cezbedici (=atraktant)
                              10-Kanın pıhtılaşmasını engelleyerek iç kanamaya sebep olan ilaçlar (=antikoagulant)

                              bunlara değinmişsiniz, bu maddeleri zararlı olarak düşünemeyiz, ayrıca virisit ,algisit gibi konuları ele almamışsınız, teşekkürler, iyi çalışmalar

                              Comment

                              Working...
                              X