8.4. Pestisitlerde Bekleme Süresi
Pestisitler, bitkiler üzerine atıldıktan sonra değişik faktörlere bağlı olarak zamanla zehirliliklerini yitirirler. Belirli bir süre sonra zehirli kalıntı miktarı tolerans değerinin altına düşer. İşte, pestisitin kullanımından sonra ürünler üzerindeki kalıntı miktarının tolerans değerinin altına düşmesi için gerekli süreye bekleme süresi adı verilir. Yani, pestisitin son kullanıldığı tarihi ile ürünün hasadı arasında geçmesi gereken süre olarak tarif edilir. Bu süre, insan ve hayvan sağlığı bakımından önemlidir. Bu sebeple, bu bekleme süresine mutlaka uyulmalıdır.
Bekleme süresi, pestisite, bitki türüne ve iklim şartlarına bağlı olarak değişir. Bekleme süresi mümkün olduğunca uzun tutularak, ürünler üzerindeki pestisit kalıntı miktarının zararsız düzeye indirilmesi gerekir. Bekleme süresi ile ilgili bilgiler pestisitlerin etiketleri üzerinde bulunur. Bu süreye azami derecede uymak zorunludur.
Ülkemizde zararlı, hastalık ve yabancı otlara karşı pestisit kullanımı her geçen gün artmaktadır. Artan bu kimyasal madde kullanımı, beraberinde birçok problemi de getirmektedir. Bunların başında da ürünlerdeki kalıntı problemleri gelmektedir. Özellikle, son yıllarda ürünlerdeki kalıntı analizleri gittikçe önem kazanmaktadır. Ülkemizde pestisitlerle ilgilenen uzmanlar, üreticilerin ilaçlama konusunda bilinçli davranmadıklarını, daha fazla ve kaliteli ürün elde etmek için gelişi güzel ve bazen de gereğinden fazla miktarda ilaç kullandıklarını, pestisit kullanımının yeterince denetlenmediğini, eğitim noksanlığının sorunu daha da ciddi boyutlara ulaştırdığını sık sık vurgulamaktadırlar. Bilinçsizce ve denetimsiz kullanılan pestisitler, en çok kalıntı sorunlarıyla insan ve hayvan sağlığını tehdit etmekte, çevrenin kirlenmesine sebep olmakta, ayrıca kullanılan organizmaların dayanıklılık kazanması gibi pek çok sorunu beraberinde getirmektedirler. Nitekim Durmuşoğlu ve Çelik (2001), ülkemizde pestisit kalıntı analizleri ile ilgili yapılmış olan çalışmaların son derece sınırlı olduğunu ve 1959 - 1999 yılları arasında toplam 67 çalışmanın bulunduğunu, bunların çoğunluğunu ise bekleme süresinin tespitine yönelik rutin analizlerin oluşturduğunu belirtmektedirler. Aynı araştırıcılar, pazara sunulan gıdalardaki pestisit kalıntılarının ne oranda sorun olduğunu ortaya koyabilmek için genellikle meyve ve sebzeler üzerinde çalışıldığını, yapılan bu çalışmaların Türkiye'deki kalıntı probleminin boyutlarını ortaya koymak için yeterli olmadığını, dolayısıyla ülkemizde gıda maddelerinden düzenli olarak örnekler alınması ve pestisit kalıntıları açısından analiz edilmesi gerektiğini vurgulamaktadırlar. Yine, bu çalışmada, ürünlerdeki kalıntı sonuçlarının son derece endişe verici bulguları içerdiği de kaydedilmektedir.
KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
(Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genisletilmiş)
Prof. Dr. Erol YILDIRIM
Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012
Pestisitler, bitkiler üzerine atıldıktan sonra değişik faktörlere bağlı olarak zamanla zehirliliklerini yitirirler. Belirli bir süre sonra zehirli kalıntı miktarı tolerans değerinin altına düşer. İşte, pestisitin kullanımından sonra ürünler üzerindeki kalıntı miktarının tolerans değerinin altına düşmesi için gerekli süreye bekleme süresi adı verilir. Yani, pestisitin son kullanıldığı tarihi ile ürünün hasadı arasında geçmesi gereken süre olarak tarif edilir. Bu süre, insan ve hayvan sağlığı bakımından önemlidir. Bu sebeple, bu bekleme süresine mutlaka uyulmalıdır.
Bekleme süresi, pestisite, bitki türüne ve iklim şartlarına bağlı olarak değişir. Bekleme süresi mümkün olduğunca uzun tutularak, ürünler üzerindeki pestisit kalıntı miktarının zararsız düzeye indirilmesi gerekir. Bekleme süresi ile ilgili bilgiler pestisitlerin etiketleri üzerinde bulunur. Bu süreye azami derecede uymak zorunludur.
Ülkemizde zararlı, hastalık ve yabancı otlara karşı pestisit kullanımı her geçen gün artmaktadır. Artan bu kimyasal madde kullanımı, beraberinde birçok problemi de getirmektedir. Bunların başında da ürünlerdeki kalıntı problemleri gelmektedir. Özellikle, son yıllarda ürünlerdeki kalıntı analizleri gittikçe önem kazanmaktadır. Ülkemizde pestisitlerle ilgilenen uzmanlar, üreticilerin ilaçlama konusunda bilinçli davranmadıklarını, daha fazla ve kaliteli ürün elde etmek için gelişi güzel ve bazen de gereğinden fazla miktarda ilaç kullandıklarını, pestisit kullanımının yeterince denetlenmediğini, eğitim noksanlığının sorunu daha da ciddi boyutlara ulaştırdığını sık sık vurgulamaktadırlar. Bilinçsizce ve denetimsiz kullanılan pestisitler, en çok kalıntı sorunlarıyla insan ve hayvan sağlığını tehdit etmekte, çevrenin kirlenmesine sebep olmakta, ayrıca kullanılan organizmaların dayanıklılık kazanması gibi pek çok sorunu beraberinde getirmektedirler. Nitekim Durmuşoğlu ve Çelik (2001), ülkemizde pestisit kalıntı analizleri ile ilgili yapılmış olan çalışmaların son derece sınırlı olduğunu ve 1959 - 1999 yılları arasında toplam 67 çalışmanın bulunduğunu, bunların çoğunluğunu ise bekleme süresinin tespitine yönelik rutin analizlerin oluşturduğunu belirtmektedirler. Aynı araştırıcılar, pazara sunulan gıdalardaki pestisit kalıntılarının ne oranda sorun olduğunu ortaya koyabilmek için genellikle meyve ve sebzeler üzerinde çalışıldığını, yapılan bu çalışmaların Türkiye'deki kalıntı probleminin boyutlarını ortaya koymak için yeterli olmadığını, dolayısıyla ülkemizde gıda maddelerinden düzenli olarak örnekler alınması ve pestisit kalıntıları açısından analiz edilmesi gerektiğini vurgulamaktadırlar. Yine, bu çalışmada, ürünlerdeki kalıntı sonuçlarının son derece endişe verici bulguları içerdiği de kaydedilmektedir.
KAYNAK: TARIMSAL ZARARLILARLA MÜCADELE YÖNTEMLERİ VE İLAÇLAR KİTABI
(Üçüncü Baskı) (Gözden geçirilmiş ve genisletilmiş)
Prof. Dr. Erol YILDIRIM
Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü - 2012


Comment