GİRİŞ
Modern hayvan beslemede tarım hayvanlarının gereksinim duydukları tüm besin maddelerini, belirlenen miktar ve oranlarda tüketebilme olanağına sahip olmaları anlaşılmalıdır. Söz konusu oranını sağlanabilmesinde ise dünyada 100 yılı aşkın bir geçmişi olan Karma Yem Sanayi'nin büyük katkısı vardır.
Karma yem sanayi hazırladığı karışımlarda homojen bir besin madde dağılımı sağlayabilmek için her şeyden önce kullandığı yem hammaddelerini eşit boyutlarda küçültmek zorundadır. Bu nedenle "Öğütme" karma yem üretiminde ihmal edilemeyen bir işlem olarak kabul edilmelidir.
2. KARMA YEMDE ÖĞÜTME VE YARARLARI
Öğütme karma yemlerin homojen karışımlar haline gelmeleri yanında bu homojenliğin yemliğe kadar korunabilmesinde de önemli rol oynar. Bu husus ise hayvanın yemden en üst düzeyde yararlanmasını sağlayan bir özelliktir. Çünkü hayvan için yem fabrikasındaki değil yemlikteki birörneklik daha büyük önem taşımaktadır.
Bir örnekliğin korunmasında rol alan en önemli etken ise bazı yem hammaddelerinin doğal halde sahip oldukları düzgün ve kaygan yüzeylerinin öğütme esnasındaki parçalanmalarla pürüzlü hale gelmesi ve bu pürüzler nedeniyle partiküllerin birbirlerine daha kuvvetli bir şekilde tutunabilmeleridir. Bu tutunma ise karışım içerisindeki partikül hareketlerini durdurduğundan aynı özellikteki yem hammaddelerinin ayrı ayrı gruplar oluşturması, yani birörnekliğin bozulması söz konusu olamamaktadır.
Diğer taraftan öğütme yem hammaddelerinde hacme göre yüzeysel bir büyümeye de neden olmaktadır. Bu şekilde hayvan organizmasına geçen yem hammaddeleri sindirim enzimleriyle daha yoğun bir ilişkiye geçerek birim zamanda daha fazla besin maddesinin değerlendirilmeye alınmasına neden olmaktadır.
Görüldüğü gibi karma yeme ismini veren olay "karıştırma" olmak1a birlikte bununda istenildiği gibi gerçekleşmesinde öğütme ağırlıklı bir rol üstlenmektedir. Bunun içinde bir karma yem fabrikasında maliyet oluşurken bunda en büyük payı öğütme almaktadır. Buna rağmen ülkemizde belirgin ölçülerde yapı ve şekil değişikliğine uğrayan karma yem fabrikalarında öğütme işlemine yeteri ölçüde önem verilmemekte, bu konuda önerilen doğru uygulamalara yeterince yönelinmediği gibi araştırma ve incelemeler de gerekli ilgiyi çekmemektedir. Hayvancılığımızın içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulmasından hayvan etkeni kadar nitelikli yem etkenin de aynı düzeyde önem taşıdığı anlaşıldığında sorunların çözümü çok daha çabuk ve kolay olacaktır (Ergül ve Ayhan 1996).
- Öğütme, her bir yem hammaddesini karmanın her tarafında ayın oranda bulunabilecek şekilde küçük parçalara ayırmaktır. Böylece daha birörnek karmalar hazırlanabildiği gibi tüketiminde birörnek olacağından yem hammaddelerinin besin maddeleri içerikleri bakımından birbirlerinin eksiğini kapatmaları da daha kolay olmaktadır.
- Öğütme ile hammaddeler birbirleri ile daha iyi karışmaktadır. Şekerle pirinç, nişasta ile bulgur hiçbir zaman istenilen ölçüde karışmaz. Karışımda bunlardan biri tabanda toplanabilir. Bunun nedeni ise partiküllerin farklı yoğunlukta olmasıdır.
Eğer bir yem hammaddesinin yoğunluğu “y”, diğer bir yem hammaddesinin yoğunluğu “yı”, ise “H” hacminde aralarında şöyle bir ilişki bulunur.
yH/yıH = k
“H” küçülüp büyüdükçe k sabit kalır.
yH-yıH = (y-y1)H = f
Bu ilişkide H büyüdükçe f farkı da büyür. İki hammaddenin yoğunlukları yönünden farklılıkları daha belirgin olur. Aksi durumda yani "H "nin küçülmesi halinde "f' azalır. İki hammaddede eşit yoğunluğa sahip maddeler durumuna gelir ve daha iyi karışmalarını engelleyen etkende ortadan kalkar.
-Küçük partiküller haline getirilen hammaddeler organizmada daha iyi sindirilebilir. Çünkü partiküller küçüldükçe sindirim enzimlerinin etki edeceği alan büyür ve besin maddeleri daha kısa sürede sindirilir. Ancak partiküllerin çok fazla küçültülmesi de istenmez. Çünkü çok küçülen partiküllerin sindirim sisteminden geçiş hızları artmakta ve bunların ilgili enzimlerle etkilenme süreleri de kısalmaktadır. Bu durum sindirim olayını olumsuz etkilemektedir. Ayrıca çok küçülen hammaddeler kolay tozarlar. Bu durum yem hammaddesinin israfı yanında hayvanlarında rahatsız olmalarına sebep olacaktır. Bunun yanında kümes hayvanları küçük partiküller nedeniyle gaga yapışma problemiyle karşı karşıya kalmakta ve sık sık gaga yıkamaya çalışmaktadır. Bu işlem yem tüketimin zamanını uzatmakta ve suyla birlikte yem kaybına neden olmaktadır. Aynı zamanda küçük delikli elek kullanımı ile yapılan uzun süreli öğütme, randımanı azaltır ve elektrik sarfiyatına neden olmaktadır.
- Öğütme, hammaddeleri küçük parçalara ayırırken bu arada aromatik esansiyel yağ asitlerini de açığa çıkararak yem tüketiminin önemli ölçülerde artmasına neden olmaktadır.
- Uygun boyutlarda öğütülen yemlerden daha kolay form tutan ve bu formunu da uzun süre koruyabilen pelet yemler üretilebilmektedir.
- Toz yemler taşınırken birörnekliği bozulabilir. Böylece partikül büyüklüğü ve yoğunluğu bakımından aynı olanlar kümeleşir ve birörnek tüketim sağlanamaz. Belli partikül büyüklüğüne kadar küçülmüş olanlar ise genellikle silolarda tıkanmalara yol açmazlar ve boşaltılırken birörnekliği bozulmaz.
Öğütmenin bu sayılan yararlarını elde edebilmek için birkaç önemli noktaya dikkat etmek gerekmektedir.
Öncelikle, fabrikalarda uygulanan öğütme farklı özellikteki hammaddelere uygulanabilmelidir. Yani eldeki tek değirmenler mısır danesinden yulafa, tapioka'dan hayvansal kökenli yemlere kadar tüm hammaddeler hiçbir sorun çıkarmadan öğütülebilmelidir. Karmadaki özel bir takım katkı maddeleri değirmeni etkilemediği gibi kendileri de uygulanan öğütme işleminden etkilenmemelidir. Diğer yandan öğütme, karışımı tüketecek hayvanın türüne olduğu kadar karma yeme daha sonra uygulanacak karıştırma, presleme, depolama, (ve yemliklerdeki hareketlerine de uygun olmalıdır) gibi işlemlere uygun olmalıdır ve son olarak da nitelik iyileşmesi arasında uygun bir ilişki bulunmalıdır. Yani elde edilecek karma yeme gereğinden, fazla bir öğütme masrafı yük1ememelidir (Ergül, 1994).
3. PARÇACIK BÜYÜKLÜĞÜ VE ÖNEMİ
Yem yapımında kullanılan materyallerin çoğunluğu gerek yem fabrikasında, gerekse alımda önce parçacık boyutunu küçültme işlemine tabi tutulmakta olup yem yapım işlem1eri sırasında parçacık boyutunu küçültmenin başlıca nedenleri şunlardır:
- Hazım için daha büyük yüzey alanı sağlamak
- Bazı yem öğelerinin taşınma kolaylığım arttırmak
- Yem öğelerinin karışma karakteristiklerim arttırma
- Peletleme randımanını ve pelet kalitesini arttırmak
- Tüketici tercihlerini karşılamak
Parçacık boyutunu küçültmede en önemli sebepler, hazmolabiliriliği ve karışım birörnekliğini geliştirmek ve peletleme gibi ileri safhalarda yapılacak işleme yardım etmektir. Parçacık boyutunu ölçen ve tanımlayan uygun araçlar olmaksızın belirli bir işlemi değerlendirmek amacıyla, yapılan değişiklikleri hassas olarak belirlemek zor olmaktadır.
Parçacık boyutunu ölçme, öğütme gibi belirli bir işlemin sonuçlarını belirleyen faydalı ve anlamlı bir tekniktir. Bir deney hayvanında yem öğesinin performansı üzerine, bir işlemin etkisini irdelemede faydalı bir araçtır. Çoğu kez, yem parçacık boyutunu "ince", "orta", "kaba" olarak basitçe tanımlamak çok fazla yeterli olamamakla birlikte bu terimler nispidir ve fiziksel özellikleri tanımlamada yeterli olamamaktadır.
Standart elek takımında bir yem öğesi örneğinin ayrılmasının, parçacık boyutunu tanımlamanın etkili bir aracı olduğu görülmüştür. Eleme sonuçlarının grafiksel tanımını, ortalama parçacık çapını, incelik ve birörneklik derecesini tanımlamak için çoğu kez yeterli olamamaktadır.
Sadece parçacık boyutu ve değişiminin hesaplanabildiği değil aynı zamanda da birim yüzey alanının ve parçacık sayısının belirlendiği yöntemler geliştirilmiş olup bu bilgi, işleme yönteminin hazmolabilirlik üzerinde etkisini yada yeni yüzey alanlarını oluşturmada enerji girdisinin verimini belirlemeye çalışan bir uzman tarafından en iyi bir şekilde kullanılmaktadır.
Parçacık boyutunu belirlemedeki yöntemler nispeten basit olmakla birlikte bu nedenle basit matematik kavramlarından ve uygun eleme donanımından daha fazla bir şey gerekmemektedir.
4. PARTİKÜL BÜYÜKLÜĞÜNÜN PERFORMANS ÜZERİNE ETKİSİ
4.1. Farklı Partikül Büyüklüğünde Üretilmiş Değişik Formdaki Karma Yemlerin Kanatlıların Performansı Üzerine Etkisi
Broyler denemesine ait canlı ağırlık ve yem tüketimine ilişkin sonuçlar Tablo 1 de verilmiştir.
Yem ana hammaddeleri, farklı delik çaplarında elekler kullanılarak öğütülmüş karma yemlerin; toz, pelet ve granül formda kullanılmalarıyla broylerlerin 6.hafta canlı ağırlığına yaptıkları etki incelendiğinde tüm toz formdaki karmaların 1670-1755 g arasında kalmak üzere, pelet ve granül forma göre, daha düşük değerde ağırlık oluşturdukları görülmektedir. Hatta ortalama partikül büyüklüğünün büyük çıkması toz yemlerde dahi farklı sonuç vermektedir.
Tablo -1 Broylerde canlı ağırlık ve yem tüketiminin etkisi
Daha küçük delik çapı elekler kullanarak yaptığı çalışmada broylerin ağırlık artışında saptadığı değerlerin, iri partikül avantajına olmak üzere, istatistiksel olarak önemli ölçüde farklı olduklarını belirtmekte olup delik çapları 3.18 ve 9.-59 mm olan elekler ile öğütmenin bu bakımdan farklı sonuç vermediğini görülmektedir. 1 ve 3 mm olan eleklerden geçirilen karmaların civcivlerde canlı ağırlık bakımından önemli olmayan fakat yem endekslerinde iri partiküller avantajına farklı olan sonuçlarla karşılaşılmakta olduğunu söyleyebiliriz.
Ortalama partikül büyüklükleri farklı olan iki toz yemden oluşturulan pelet ve bunun ufalanmasıyla elde edilmiş granül formdaki karmaların canlı ağırlık üzerine etkisi incelendiğinde 0,935 mm lik partiküllerden oluşan pelet ve granül yemlerin toz yemlerden daha fazla bir canlı ağırlık oluşturduğu, ancak granül yem tüketenlerde ağırlığın toz'a göre istatistiksel olarak önemli pelet'e göre önemsiz olduğu görülmektedir. Aynı ilişki 12 mm lik elekte elde edilen ve ortalama partikül büyüklüğü 1.07 mm. olan toz ve bundan üretilen pelet ve granül yemler arasında da olup ancak burada asıl önemli olan iri partiküllerden yapılan gerek toz ve gerekse pelet ve granül yemlerin daha küçük partiküllere göre daha fazla bir ağırlık artışına neden olmasıdır. Bununla birlikte piyasada 0,911 mm ortalama partikül büyüklüğünde üretilen kontrol toz yemden elde edilen pelet yemin hem toz hem de granül yemden önemli ölçüde fazla ağırlık artışı sağlanması göze çarpması dikkati çekiyor.
Sonuç olarak denilebilir ki bu deneme koşullarında 0,935 mm.’lik ortalama partikül büyüklüğüne göre 1.07 mm.’lik büyüklükteki karma yemin tüm formlarında broylerin 6 haftalık canlı ağırlıklarında daha olumlu bir sonuçla karşılaşılmakta olup Ancak bu sonuçlar istatistiksel olarak önemli bir farklılık yaratmamaktadır.
Yem endeksine gelince; iri partiküller toz formda yem endeksini olumsuz etkilerken pelet ve granül formlarda olumlu etkilemektedir.
4.2. Farklı Partikül Büyüklüğünde Üretilmiş Değişik Formdaki Karma Yemlerin Domuzların Performansı Üzerine Etkisi
Domuz rasyonlarında tahıl daneleri temel enerji ve aminoasit kaynağıdırlar. Bu nedenle herhangi bir işlem tahıl danelerinin besleme değerine etkiyi arttıran belirgin bir ekonomik öneme sahiptir. Domuzlarda tüm, yani parçalanmamış daneler, ezilmiş veya kırılmış olanlara nazaran daha az tercih edilirler. Tahıl danelerinin parça büyüklükleri öğütme veya ezme işlemleri sonucunda, rasyonda bulunan diğer maddelere benzer bir durumda olamakta ve sonuçta da karışma kolaylaşmakta, ayrılma önlenmekte ve işleme olanaklarının daha kolay iyileşmesine imkan sağlanmaktadır. Danelerin mekanik bir kuvvet ile çatlatılması, kırılması, ezilmesi ve öğütülmesi gibi işlem1erle parçacık boyutlarının küçültülmesi, enzimlerin etki ettikleri yüzey alanını artırmaktadır.
Çekişli değirmenlerde öğütülen domuzlar için tahıl danelerinin partikül boyutlarını küçültmede kullanılan muhtemelen en yaygın metottur.
İnce parça boyutlarında işlenen tahılların toplam yüzey alanı geometrik olarak artmaktadır. Domuzların performansı üzerine partikül büyüklüğünün etkilerini değerlendirmek için kurulan birçok denemede partikül büyüklüğü genellikle ince, orta, kaba olarak tanımlanmaktadır.
4.3.Yemlerin Öğütülme Derecesinin Hayvan Üzerindeki Etkisi
Modern hayvan beslemede farklı yapıda yemlerin bir araya getirilerek birbirine uygun oranlarda ve homojen bir şekilde tüketilmelerinin büyük önemi bulunmaktadır. Bu nedenle de karma yem sanayii ve üretimi ülke hayvancılığının gelişiminde ağırlıklı bir yere sahip olmaktadır.
Karma yem üretiminde karıştırma olaya ismini veren en önemli işlem olmakla birlikte öğütme yapılmadığı takdirde yem ham maddelerini homojen bir şekilde karıştırmakla mümkün olmadığından, bu iki uygulamayı birbirlerinin tamamlayıcısı olarak kabul etmek gerekmektedir.
Karma yeme dayalı hayvanlarda (kümes hayvanları, yüksek verimli süt hayvanları, balıklar) masrafın önemli bir bölümünü yem giderleri oluşturduğundan bu konularda yapılacak doğru uygulamaların sağlanacak kazanç üzerinde büyük etkisi bulunmaktadır. Nitekim balık yetiştiriciliğinde suda kolayca şişip dağılmayan sert pelet üretimine gerek duyulmaktadır. Bu özellikteki pelet üretiminde ise yem hammaddelerinin alışılmıştan daha küçük boyutlarda öğütülmeleri gerekmektedir. Kümes kanatlılarıyla yapılan bir çalışmada iri orta ve küçük boyutlardaki öğütmede partikül boyutları arttıkça yem tüketiminin arttığı, yemliklerde yem saçılımının ise önemli ölçülerde azaldığı, böylece bu yoldan olan israfın önlendiği görülmektedir.
Öğütme boyutlarının toz formdaki karma yemden üretilen pelet yemlerin özelliklerine de etki yaptığı bilinmektedir. Buhar uygulaması ile pelet yemdeki bazı besin ve gelişme engelleyici maddelerin etkilenmeleri böylece olumsuz olan etkilerinin ortadan kalktığı söz konusu olsa da hayvan üzerinde görülen bazı olumlu etkilerin peleti oluşturan yem partiküllerinin boyutlarından kaynaklandığı da söylenebilir.
4.4. Partikül Büyüklüğünün Ruminantlara Etkisi
Dane yemlerin kırılması, öğütülmesi veya ıslatılması genellikle bu çeşit yemleri tamamen çiğneyemeyen hayvanlar için faydalı bir yol olmakla birlikte çiğnenmeden yutulan tohumlar belirli bir hazma tabi olmadan hazm organlarından geçebilmekte ve sonuç olarak da besin maddelerinin ziyan olması söz konusu olabilmektedir. Genç hayvanlarda dişlerin gelişimine kadar öğütmenin faydası olmakla birlikte ilerleyen yaşlarda pek fazla bir etkisi olduğu söylenememektedir.
Çok ince öğütme, uygulanan yemlerde yem tanelerinin işkembeden çok hızlı bir şekilde geçmesine neden olduklarından sellüzun bakteriyel fermentasyonuda tamamlanamamaktadır.
Yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen bilgilerde özellikle mısır danelerinin ince öğütülmesi veya buharda incetilmesi rumende nişasta sindirim oranını ve miktarını artırmakta buna bağlı olarak da mısır 700 mıcrona kadar öğütüldüğünde süt ineklerinde yarayışlı hale geldiğini göstermektedir. Dhiman and Satter (1993) yaptıkları araştırmada mısırın çeşitli partikül büyüklüklerindeki fermente olabilirliğini araştırmışlardır. Bunlardan kabuğu kurutulmuş ezilmiş mısır, kırılmış mısır, kalınca öğütülmüş yüksek nem içeren mısır, tabakalanmış mısır ve ince öğütülmüş yüksek nem içeren mısır süt ineklerine 3 haftalık periyotlarla yedirilmiş ayrıca hayvanlara yonca silajı ve soya fasülyesi verilmiştir. Farklı mısır muamelelerinin partikül büyüklüğü dağılımı aşağıda verilmiştir.
Tablo 2 –Farklı Mısır Daneleri Büyüklüğünün Dağılımı
Yukarıda partikül büyüklükleri belirtilen farklı mısır muameleleri ile yemlenmiş süt ineklerindeki verim paremetreleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
Modern hayvan beslemede tarım hayvanlarının gereksinim duydukları tüm besin maddelerini, belirlenen miktar ve oranlarda tüketebilme olanağına sahip olmaları anlaşılmalıdır. Söz konusu oranını sağlanabilmesinde ise dünyada 100 yılı aşkın bir geçmişi olan Karma Yem Sanayi'nin büyük katkısı vardır.
Karma yem sanayi hazırladığı karışımlarda homojen bir besin madde dağılımı sağlayabilmek için her şeyden önce kullandığı yem hammaddelerini eşit boyutlarda küçültmek zorundadır. Bu nedenle "Öğütme" karma yem üretiminde ihmal edilemeyen bir işlem olarak kabul edilmelidir.
2. KARMA YEMDE ÖĞÜTME VE YARARLARI
Öğütme karma yemlerin homojen karışımlar haline gelmeleri yanında bu homojenliğin yemliğe kadar korunabilmesinde de önemli rol oynar. Bu husus ise hayvanın yemden en üst düzeyde yararlanmasını sağlayan bir özelliktir. Çünkü hayvan için yem fabrikasındaki değil yemlikteki birörneklik daha büyük önem taşımaktadır.
Bir örnekliğin korunmasında rol alan en önemli etken ise bazı yem hammaddelerinin doğal halde sahip oldukları düzgün ve kaygan yüzeylerinin öğütme esnasındaki parçalanmalarla pürüzlü hale gelmesi ve bu pürüzler nedeniyle partiküllerin birbirlerine daha kuvvetli bir şekilde tutunabilmeleridir. Bu tutunma ise karışım içerisindeki partikül hareketlerini durdurduğundan aynı özellikteki yem hammaddelerinin ayrı ayrı gruplar oluşturması, yani birörnekliğin bozulması söz konusu olamamaktadır.
Diğer taraftan öğütme yem hammaddelerinde hacme göre yüzeysel bir büyümeye de neden olmaktadır. Bu şekilde hayvan organizmasına geçen yem hammaddeleri sindirim enzimleriyle daha yoğun bir ilişkiye geçerek birim zamanda daha fazla besin maddesinin değerlendirilmeye alınmasına neden olmaktadır.
Görüldüğü gibi karma yeme ismini veren olay "karıştırma" olmak1a birlikte bununda istenildiği gibi gerçekleşmesinde öğütme ağırlıklı bir rol üstlenmektedir. Bunun içinde bir karma yem fabrikasında maliyet oluşurken bunda en büyük payı öğütme almaktadır. Buna rağmen ülkemizde belirgin ölçülerde yapı ve şekil değişikliğine uğrayan karma yem fabrikalarında öğütme işlemine yeteri ölçüde önem verilmemekte, bu konuda önerilen doğru uygulamalara yeterince yönelinmediği gibi araştırma ve incelemeler de gerekli ilgiyi çekmemektedir. Hayvancılığımızın içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulmasından hayvan etkeni kadar nitelikli yem etkenin de aynı düzeyde önem taşıdığı anlaşıldığında sorunların çözümü çok daha çabuk ve kolay olacaktır (Ergül ve Ayhan 1996).
- Öğütme, her bir yem hammaddesini karmanın her tarafında ayın oranda bulunabilecek şekilde küçük parçalara ayırmaktır. Böylece daha birörnek karmalar hazırlanabildiği gibi tüketiminde birörnek olacağından yem hammaddelerinin besin maddeleri içerikleri bakımından birbirlerinin eksiğini kapatmaları da daha kolay olmaktadır.
- Öğütme ile hammaddeler birbirleri ile daha iyi karışmaktadır. Şekerle pirinç, nişasta ile bulgur hiçbir zaman istenilen ölçüde karışmaz. Karışımda bunlardan biri tabanda toplanabilir. Bunun nedeni ise partiküllerin farklı yoğunlukta olmasıdır.
Eğer bir yem hammaddesinin yoğunluğu “y”, diğer bir yem hammaddesinin yoğunluğu “yı”, ise “H” hacminde aralarında şöyle bir ilişki bulunur.
yH/yıH = k
“H” küçülüp büyüdükçe k sabit kalır.
yH-yıH = (y-y1)H = f
Bu ilişkide H büyüdükçe f farkı da büyür. İki hammaddenin yoğunlukları yönünden farklılıkları daha belirgin olur. Aksi durumda yani "H "nin küçülmesi halinde "f' azalır. İki hammaddede eşit yoğunluğa sahip maddeler durumuna gelir ve daha iyi karışmalarını engelleyen etkende ortadan kalkar.
-Küçük partiküller haline getirilen hammaddeler organizmada daha iyi sindirilebilir. Çünkü partiküller küçüldükçe sindirim enzimlerinin etki edeceği alan büyür ve besin maddeleri daha kısa sürede sindirilir. Ancak partiküllerin çok fazla küçültülmesi de istenmez. Çünkü çok küçülen partiküllerin sindirim sisteminden geçiş hızları artmakta ve bunların ilgili enzimlerle etkilenme süreleri de kısalmaktadır. Bu durum sindirim olayını olumsuz etkilemektedir. Ayrıca çok küçülen hammaddeler kolay tozarlar. Bu durum yem hammaddesinin israfı yanında hayvanlarında rahatsız olmalarına sebep olacaktır. Bunun yanında kümes hayvanları küçük partiküller nedeniyle gaga yapışma problemiyle karşı karşıya kalmakta ve sık sık gaga yıkamaya çalışmaktadır. Bu işlem yem tüketimin zamanını uzatmakta ve suyla birlikte yem kaybına neden olmaktadır. Aynı zamanda küçük delikli elek kullanımı ile yapılan uzun süreli öğütme, randımanı azaltır ve elektrik sarfiyatına neden olmaktadır.
- Öğütme, hammaddeleri küçük parçalara ayırırken bu arada aromatik esansiyel yağ asitlerini de açığa çıkararak yem tüketiminin önemli ölçülerde artmasına neden olmaktadır.
- Uygun boyutlarda öğütülen yemlerden daha kolay form tutan ve bu formunu da uzun süre koruyabilen pelet yemler üretilebilmektedir.
- Toz yemler taşınırken birörnekliği bozulabilir. Böylece partikül büyüklüğü ve yoğunluğu bakımından aynı olanlar kümeleşir ve birörnek tüketim sağlanamaz. Belli partikül büyüklüğüne kadar küçülmüş olanlar ise genellikle silolarda tıkanmalara yol açmazlar ve boşaltılırken birörnekliği bozulmaz.
Öğütmenin bu sayılan yararlarını elde edebilmek için birkaç önemli noktaya dikkat etmek gerekmektedir.
Öncelikle, fabrikalarda uygulanan öğütme farklı özellikteki hammaddelere uygulanabilmelidir. Yani eldeki tek değirmenler mısır danesinden yulafa, tapioka'dan hayvansal kökenli yemlere kadar tüm hammaddeler hiçbir sorun çıkarmadan öğütülebilmelidir. Karmadaki özel bir takım katkı maddeleri değirmeni etkilemediği gibi kendileri de uygulanan öğütme işleminden etkilenmemelidir. Diğer yandan öğütme, karışımı tüketecek hayvanın türüne olduğu kadar karma yeme daha sonra uygulanacak karıştırma, presleme, depolama, (ve yemliklerdeki hareketlerine de uygun olmalıdır) gibi işlemlere uygun olmalıdır ve son olarak da nitelik iyileşmesi arasında uygun bir ilişki bulunmalıdır. Yani elde edilecek karma yeme gereğinden, fazla bir öğütme masrafı yük1ememelidir (Ergül, 1994).
3. PARÇACIK BÜYÜKLÜĞÜ VE ÖNEMİ
Yem yapımında kullanılan materyallerin çoğunluğu gerek yem fabrikasında, gerekse alımda önce parçacık boyutunu küçültme işlemine tabi tutulmakta olup yem yapım işlem1eri sırasında parçacık boyutunu küçültmenin başlıca nedenleri şunlardır:
- Hazım için daha büyük yüzey alanı sağlamak
- Bazı yem öğelerinin taşınma kolaylığım arttırmak
- Yem öğelerinin karışma karakteristiklerim arttırma
- Peletleme randımanını ve pelet kalitesini arttırmak
- Tüketici tercihlerini karşılamak
Parçacık boyutunu küçültmede en önemli sebepler, hazmolabiliriliği ve karışım birörnekliğini geliştirmek ve peletleme gibi ileri safhalarda yapılacak işleme yardım etmektir. Parçacık boyutunu ölçen ve tanımlayan uygun araçlar olmaksızın belirli bir işlemi değerlendirmek amacıyla, yapılan değişiklikleri hassas olarak belirlemek zor olmaktadır.
Parçacık boyutunu ölçme, öğütme gibi belirli bir işlemin sonuçlarını belirleyen faydalı ve anlamlı bir tekniktir. Bir deney hayvanında yem öğesinin performansı üzerine, bir işlemin etkisini irdelemede faydalı bir araçtır. Çoğu kez, yem parçacık boyutunu "ince", "orta", "kaba" olarak basitçe tanımlamak çok fazla yeterli olamamakla birlikte bu terimler nispidir ve fiziksel özellikleri tanımlamada yeterli olamamaktadır.
Standart elek takımında bir yem öğesi örneğinin ayrılmasının, parçacık boyutunu tanımlamanın etkili bir aracı olduğu görülmüştür. Eleme sonuçlarının grafiksel tanımını, ortalama parçacık çapını, incelik ve birörneklik derecesini tanımlamak için çoğu kez yeterli olamamaktadır.
Sadece parçacık boyutu ve değişiminin hesaplanabildiği değil aynı zamanda da birim yüzey alanının ve parçacık sayısının belirlendiği yöntemler geliştirilmiş olup bu bilgi, işleme yönteminin hazmolabilirlik üzerinde etkisini yada yeni yüzey alanlarını oluşturmada enerji girdisinin verimini belirlemeye çalışan bir uzman tarafından en iyi bir şekilde kullanılmaktadır.
Parçacık boyutunu belirlemedeki yöntemler nispeten basit olmakla birlikte bu nedenle basit matematik kavramlarından ve uygun eleme donanımından daha fazla bir şey gerekmemektedir.
4. PARTİKÜL BÜYÜKLÜĞÜNÜN PERFORMANS ÜZERİNE ETKİSİ
4.1. Farklı Partikül Büyüklüğünde Üretilmiş Değişik Formdaki Karma Yemlerin Kanatlıların Performansı Üzerine Etkisi
Broyler denemesine ait canlı ağırlık ve yem tüketimine ilişkin sonuçlar Tablo 1 de verilmiştir.
Yem ana hammaddeleri, farklı delik çaplarında elekler kullanılarak öğütülmüş karma yemlerin; toz, pelet ve granül formda kullanılmalarıyla broylerlerin 6.hafta canlı ağırlığına yaptıkları etki incelendiğinde tüm toz formdaki karmaların 1670-1755 g arasında kalmak üzere, pelet ve granül forma göre, daha düşük değerde ağırlık oluşturdukları görülmektedir. Hatta ortalama partikül büyüklüğünün büyük çıkması toz yemlerde dahi farklı sonuç vermektedir.
Tablo -1 Broylerde canlı ağırlık ve yem tüketiminin etkisi
Daha küçük delik çapı elekler kullanarak yaptığı çalışmada broylerin ağırlık artışında saptadığı değerlerin, iri partikül avantajına olmak üzere, istatistiksel olarak önemli ölçüde farklı olduklarını belirtmekte olup delik çapları 3.18 ve 9.-59 mm olan elekler ile öğütmenin bu bakımdan farklı sonuç vermediğini görülmektedir. 1 ve 3 mm olan eleklerden geçirilen karmaların civcivlerde canlı ağırlık bakımından önemli olmayan fakat yem endekslerinde iri partiküller avantajına farklı olan sonuçlarla karşılaşılmakta olduğunu söyleyebiliriz.
Ortalama partikül büyüklükleri farklı olan iki toz yemden oluşturulan pelet ve bunun ufalanmasıyla elde edilmiş granül formdaki karmaların canlı ağırlık üzerine etkisi incelendiğinde 0,935 mm lik partiküllerden oluşan pelet ve granül yemlerin toz yemlerden daha fazla bir canlı ağırlık oluşturduğu, ancak granül yem tüketenlerde ağırlığın toz'a göre istatistiksel olarak önemli pelet'e göre önemsiz olduğu görülmektedir. Aynı ilişki 12 mm lik elekte elde edilen ve ortalama partikül büyüklüğü 1.07 mm. olan toz ve bundan üretilen pelet ve granül yemler arasında da olup ancak burada asıl önemli olan iri partiküllerden yapılan gerek toz ve gerekse pelet ve granül yemlerin daha küçük partiküllere göre daha fazla bir ağırlık artışına neden olmasıdır. Bununla birlikte piyasada 0,911 mm ortalama partikül büyüklüğünde üretilen kontrol toz yemden elde edilen pelet yemin hem toz hem de granül yemden önemli ölçüde fazla ağırlık artışı sağlanması göze çarpması dikkati çekiyor.
Sonuç olarak denilebilir ki bu deneme koşullarında 0,935 mm.’lik ortalama partikül büyüklüğüne göre 1.07 mm.’lik büyüklükteki karma yemin tüm formlarında broylerin 6 haftalık canlı ağırlıklarında daha olumlu bir sonuçla karşılaşılmakta olup Ancak bu sonuçlar istatistiksel olarak önemli bir farklılık yaratmamaktadır.
Yem endeksine gelince; iri partiküller toz formda yem endeksini olumsuz etkilerken pelet ve granül formlarda olumlu etkilemektedir.
4.2. Farklı Partikül Büyüklüğünde Üretilmiş Değişik Formdaki Karma Yemlerin Domuzların Performansı Üzerine Etkisi
Domuz rasyonlarında tahıl daneleri temel enerji ve aminoasit kaynağıdırlar. Bu nedenle herhangi bir işlem tahıl danelerinin besleme değerine etkiyi arttıran belirgin bir ekonomik öneme sahiptir. Domuzlarda tüm, yani parçalanmamış daneler, ezilmiş veya kırılmış olanlara nazaran daha az tercih edilirler. Tahıl danelerinin parça büyüklükleri öğütme veya ezme işlemleri sonucunda, rasyonda bulunan diğer maddelere benzer bir durumda olamakta ve sonuçta da karışma kolaylaşmakta, ayrılma önlenmekte ve işleme olanaklarının daha kolay iyileşmesine imkan sağlanmaktadır. Danelerin mekanik bir kuvvet ile çatlatılması, kırılması, ezilmesi ve öğütülmesi gibi işlem1erle parçacık boyutlarının küçültülmesi, enzimlerin etki ettikleri yüzey alanını artırmaktadır.
Çekişli değirmenlerde öğütülen domuzlar için tahıl danelerinin partikül boyutlarını küçültmede kullanılan muhtemelen en yaygın metottur.
İnce parça boyutlarında işlenen tahılların toplam yüzey alanı geometrik olarak artmaktadır. Domuzların performansı üzerine partikül büyüklüğünün etkilerini değerlendirmek için kurulan birçok denemede partikül büyüklüğü genellikle ince, orta, kaba olarak tanımlanmaktadır.
4.3.Yemlerin Öğütülme Derecesinin Hayvan Üzerindeki Etkisi
Modern hayvan beslemede farklı yapıda yemlerin bir araya getirilerek birbirine uygun oranlarda ve homojen bir şekilde tüketilmelerinin büyük önemi bulunmaktadır. Bu nedenle de karma yem sanayii ve üretimi ülke hayvancılığının gelişiminde ağırlıklı bir yere sahip olmaktadır.
Karma yem üretiminde karıştırma olaya ismini veren en önemli işlem olmakla birlikte öğütme yapılmadığı takdirde yem ham maddelerini homojen bir şekilde karıştırmakla mümkün olmadığından, bu iki uygulamayı birbirlerinin tamamlayıcısı olarak kabul etmek gerekmektedir.
Karma yeme dayalı hayvanlarda (kümes hayvanları, yüksek verimli süt hayvanları, balıklar) masrafın önemli bir bölümünü yem giderleri oluşturduğundan bu konularda yapılacak doğru uygulamaların sağlanacak kazanç üzerinde büyük etkisi bulunmaktadır. Nitekim balık yetiştiriciliğinde suda kolayca şişip dağılmayan sert pelet üretimine gerek duyulmaktadır. Bu özellikteki pelet üretiminde ise yem hammaddelerinin alışılmıştan daha küçük boyutlarda öğütülmeleri gerekmektedir. Kümes kanatlılarıyla yapılan bir çalışmada iri orta ve küçük boyutlardaki öğütmede partikül boyutları arttıkça yem tüketiminin arttığı, yemliklerde yem saçılımının ise önemli ölçülerde azaldığı, böylece bu yoldan olan israfın önlendiği görülmektedir.
Öğütme boyutlarının toz formdaki karma yemden üretilen pelet yemlerin özelliklerine de etki yaptığı bilinmektedir. Buhar uygulaması ile pelet yemdeki bazı besin ve gelişme engelleyici maddelerin etkilenmeleri böylece olumsuz olan etkilerinin ortadan kalktığı söz konusu olsa da hayvan üzerinde görülen bazı olumlu etkilerin peleti oluşturan yem partiküllerinin boyutlarından kaynaklandığı da söylenebilir.
4.4. Partikül Büyüklüğünün Ruminantlara Etkisi
Dane yemlerin kırılması, öğütülmesi veya ıslatılması genellikle bu çeşit yemleri tamamen çiğneyemeyen hayvanlar için faydalı bir yol olmakla birlikte çiğnenmeden yutulan tohumlar belirli bir hazma tabi olmadan hazm organlarından geçebilmekte ve sonuç olarak da besin maddelerinin ziyan olması söz konusu olabilmektedir. Genç hayvanlarda dişlerin gelişimine kadar öğütmenin faydası olmakla birlikte ilerleyen yaşlarda pek fazla bir etkisi olduğu söylenememektedir.
Çok ince öğütme, uygulanan yemlerde yem tanelerinin işkembeden çok hızlı bir şekilde geçmesine neden olduklarından sellüzun bakteriyel fermentasyonuda tamamlanamamaktadır.
Yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen bilgilerde özellikle mısır danelerinin ince öğütülmesi veya buharda incetilmesi rumende nişasta sindirim oranını ve miktarını artırmakta buna bağlı olarak da mısır 700 mıcrona kadar öğütüldüğünde süt ineklerinde yarayışlı hale geldiğini göstermektedir. Dhiman and Satter (1993) yaptıkları araştırmada mısırın çeşitli partikül büyüklüklerindeki fermente olabilirliğini araştırmışlardır. Bunlardan kabuğu kurutulmuş ezilmiş mısır, kırılmış mısır, kalınca öğütülmüş yüksek nem içeren mısır, tabakalanmış mısır ve ince öğütülmüş yüksek nem içeren mısır süt ineklerine 3 haftalık periyotlarla yedirilmiş ayrıca hayvanlara yonca silajı ve soya fasülyesi verilmiştir. Farklı mısır muamelelerinin partikül büyüklüğü dağılımı aşağıda verilmiştir.
Tablo 2 –Farklı Mısır Daneleri Büyüklüğünün Dağılımı
Yukarıda partikül büyüklükleri belirtilen farklı mısır muameleleri ile yemlenmiş süt ineklerindeki verim paremetreleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.


Comment