fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Karma Yemde Öğütme ve Yararları

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Karma Yemde Öğütme ve Yararları

    GİRİŞ
    Modern hayvan beslemede tarım hayvanlarının gereksinim duydukları tüm besin maddelerini, belirlenen miktar ve oranlarda tüketebilme olanağına sahip olmaları anlaşılmalıdır. Söz konusu oranını sağlanabilmesinde ise dünyada 100 yılı aşkın bir geçmişi olan Karma Yem Sanayi'nin büyük katkısı vardır.
    Karma yem sanayi hazırladığı karışımlarda homojen bir besin madde dağılımı sağlayabilmek için her şeyden önce kullandığı yem hammaddelerini eşit boyutlarda küçültmek zorundadır. Bu nedenle "Öğütme" karma yem üretiminde ihmal edilemeyen bir işlem olarak kabul edilmelidir.
    2. KARMA YEMDE ÖĞÜTME VE YARARLARI
    Öğütme karma yemlerin homojen karışımlar haline gelmeleri yanında bu homojenliğin yemliğe kadar korunabilmesinde de önemli rol oynar. Bu husus ise hayvanın yemden en üst düzeyde yararlanmasını sağlayan bir özelliktir. Çünkü hayvan için yem fabrikasındaki değil yemlikteki birörneklik daha büyük önem taşımaktadır.
    Bir örnekliğin korunmasında rol alan en önemli etken ise bazı yem hammaddelerinin doğal halde sahip oldukları düzgün ve kaygan yüzeylerinin öğütme esnasındaki parçalanmalarla pürüzlü hale gelmesi ve bu pürüzler nedeniyle partiküllerin birbirlerine daha kuvvetli bir şekilde tutunabilmeleridir. Bu tutunma ise karışım içerisindeki partikül hareketlerini durdurduğundan aynı özellikteki yem hammaddelerinin ayrı ayrı gruplar oluşturması, yani birörnekliğin bozulması söz konusu olamamaktadır.
    Diğer taraftan öğütme yem hammaddelerinde hacme göre yüzeysel bir büyümeye de neden olmaktadır. Bu şekilde hayvan organizmasına geçen yem hammaddeleri sindirim enzimleriyle daha yoğun bir ilişkiye geçerek birim zamanda daha fazla besin maddesinin değerlendirilmeye alınmasına neden olmaktadır.
    Görüldüğü gibi karma yeme ismini veren olay "karıştırma" olmak1a birlikte bununda istenildiği gibi gerçekleşmesinde öğütme ağırlıklı bir rol üstlenmektedir. Bunun içinde bir karma yem fabrikasında maliyet oluşurken bunda en büyük payı öğütme almaktadır. Buna rağmen ülkemizde belirgin ölçülerde yapı ve şekil değişikliğine uğrayan karma yem fabrikalarında öğütme işlemine yeteri ölçüde önem verilmemekte, bu konuda önerilen doğru uygulamalara yeterince yönelinmediği gibi araştırma ve incelemeler de gerekli ilgiyi çekmemektedir. Hayvancılığımızın içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulmasından hayvan etkeni kadar nitelikli yem etkenin de aynı düzeyde önem taşıdığı anlaşıldığında sorunların çözümü çok daha çabuk ve kolay olacaktır (Ergül ve Ayhan 1996).
    - Öğütme, her bir yem hammaddesini karmanın her tarafında ayın oranda bulunabilecek şekilde küçük parçalara ayırmaktır. Böylece daha birörnek karmalar hazırlanabildiği gibi tüketiminde birörnek olacağından yem hammaddelerinin besin maddeleri içerikleri bakımından birbirlerinin eksiğini kapatmaları da daha kolay olmaktadır.
    - Öğütme ile hammaddeler birbirleri ile daha iyi karışmaktadır. Şekerle pirinç, nişasta ile bulgur hiçbir zaman istenilen ölçüde karışmaz. Karışımda bunlardan biri tabanda toplanabilir. Bunun nedeni ise partiküllerin farklı yoğunlukta olmasıdır.
    Eğer bir yem hammaddesinin yoğunluğu “y”, diğer bir yem hammaddesinin yoğunluğu “yı”, ise “H” hacminde aralarında şöyle bir ilişki bulunur.
    yH/yıH = k
    “H” küçülüp büyüdükçe k sabit kalır.
    yH-yıH = (y-y1)H = f
    Bu ilişkide H büyüdükçe f farkı da büyür. İki hammaddenin yoğunlukları yönünden farklılıkları daha belirgin olur. Aksi durumda yani "H "nin küçülmesi halinde "f' azalır. İki hammaddede eşit yoğunluğa sahip maddeler durumuna gelir ve daha iyi karışmalarını engelleyen etkende ortadan kalkar.
    -Küçük partiküller haline getirilen hammaddeler organizmada daha iyi sindirilebilir. Çünkü partiküller küçüldükçe sindirim enzimlerinin etki edeceği alan büyür ve besin maddeleri daha kısa sürede sindirilir. Ancak partiküllerin çok fazla küçültülmesi de istenmez. Çünkü çok küçülen partiküllerin sindirim sisteminden geçiş hızları artmakta ve bunların ilgili enzimlerle etkilenme süreleri de kısalmaktadır. Bu durum sindirim olayını olumsuz etkilemektedir. Ayrıca çok küçülen hammaddeler kolay tozarlar. Bu durum yem hammaddesinin israfı yanında hayvanlarında rahatsız olmalarına sebep olacaktır. Bunun yanında kümes hayvanları küçük partiküller nedeniyle gaga yapışma problemiyle karşı karşıya kalmakta ve sık sık gaga yıkamaya çalışmaktadır. Bu işlem yem tüketimin zamanını uzatmakta ve suyla birlikte yem kaybına neden olmaktadır. Aynı zamanda küçük delikli elek kullanımı ile yapılan uzun süreli öğütme, randımanı azaltır ve elektrik sarfiyatına neden olmaktadır.
    - Öğütme, hammaddeleri küçük parçalara ayırırken bu arada aromatik esansiyel yağ asitlerini de açığa çıkararak yem tüketiminin önemli ölçülerde artmasına neden olmaktadır.
    - Uygun boyutlarda öğütülen yemlerden daha kolay form tutan ve bu formunu da uzun süre koruyabilen pelet yemler üretilebilmektedir.
    - Toz yemler taşınırken birörnekliği bozulabilir. Böylece partikül büyüklüğü ve yoğunluğu bakımından aynı olanlar kümeleşir ve birörnek tüketim sağlanamaz. Belli partikül büyüklüğüne kadar küçülmüş olanlar ise genellikle silolarda tıkanmalara yol açmazlar ve boşaltılırken birörnekliği bozulmaz.
    Öğütmenin bu sayılan yararlarını elde edebilmek için birkaç önemli noktaya dikkat etmek gerekmektedir.
    Öncelikle, fabrikalarda uygulanan öğütme farklı özellikteki hammaddelere uygulanabilmelidir. Yani eldeki tek değirmenler mısır danesinden yulafa, tapioka'dan hayvansal kökenli yemlere kadar tüm hammaddeler hiçbir sorun çıkarmadan öğütülebilmelidir. Karmadaki özel bir takım katkı maddeleri değirmeni etkilemediği gibi kendileri de uygulanan öğütme işleminden etkilenmemelidir. Diğer yandan öğütme, karışımı tüketecek hayvanın türüne olduğu kadar karma yeme daha sonra uygulanacak karıştırma, presleme, depolama, (ve yemliklerdeki hareketlerine de uygun olmalıdır) gibi işlemlere uygun olmalıdır ve son olarak da nitelik iyileşmesi arasında uygun bir ilişki bulunmalıdır. Yani elde edilecek karma yeme gereğinden, fazla bir öğütme masrafı yük1ememelidir (Ergül, 1994).
    3. PARÇACIK BÜYÜKLÜĞÜ VE ÖNEMİ
    Yem yapımında kullanılan materyallerin çoğunluğu gerek yem fabrikasında, gerekse alımda önce parçacık boyutunu küçültme işlemine tabi tutulmakta olup yem yapım işlem1eri sırasında parçacık boyutunu küçültmenin başlıca nedenleri şunlardır:
    - Hazım için daha büyük yüzey alanı sağlamak
    - Bazı yem öğelerinin taşınma kolaylığım arttırmak
    - Yem öğelerinin karışma karakteristiklerim arttırma
    - Peletleme randımanını ve pelet kalitesini arttırmak
    - Tüketici tercihlerini karşılamak
    Parçacık boyutunu küçültmede en önemli sebepler, hazmolabiliriliği ve karışım birörnekliğini geliştirmek ve peletleme gibi ileri safhalarda yapılacak işleme yardım etmektir. Parçacık boyutunu ölçen ve tanımlayan uygun araçlar olmaksızın belirli bir işlemi değerlendirmek amacıyla, yapılan değişiklikleri hassas olarak belirlemek zor olmaktadır.
    Parçacık boyutunu ölçme, öğütme gibi belirli bir işlemin sonuçlarını belirleyen faydalı ve anlamlı bir tekniktir. Bir deney hayvanında yem öğesinin performansı üzerine, bir işlemin etkisini irdelemede faydalı bir araçtır. Çoğu kez, yem parçacık boyutunu "ince", "orta", "kaba" olarak basitçe tanımlamak çok fazla yeterli olamamakla birlikte bu terimler nispidir ve fiziksel özellikleri tanımlamada yeterli olamamaktadır.
    Standart elek takımında bir yem öğesi örneğinin ayrılmasının, parçacık boyutunu tanımlamanın etkili bir aracı olduğu görülmüştür. Eleme sonuçlarının grafiksel tanımını, ortalama parçacık çapını, incelik ve birörneklik derecesini tanımlamak için çoğu kez yeterli olamamaktadır.
    Sadece parçacık boyutu ve değişiminin hesaplanabildiği değil aynı zamanda da birim yüzey alanının ve parçacık sayısının belirlendiği yöntemler geliştirilmiş olup bu bilgi, işleme yönteminin hazmolabilirlik üzerinde etkisini yada yeni yüzey alanlarını oluşturmada enerji girdisinin verimini belirlemeye çalışan bir uzman tarafından en iyi bir şekilde kullanılmaktadır.
    Parçacık boyutunu belirlemedeki yöntemler nispeten basit olmakla birlikte bu nedenle basit matematik kavramlarından ve uygun eleme donanımından daha fazla bir şey gerekmemektedir.

    4. PARTİKÜL BÜYÜKLÜĞÜNÜN PERFORMANS ÜZERİNE ETKİSİ
    4.1. Farklı Partikül Büyüklüğünde Üretilmiş Değişik Formdaki Karma Yemlerin Kanatlıların Performansı Üzerine Etkisi
    Broyler denemesine ait canlı ağırlık ve yem tüketimine ilişkin sonuçlar Tablo 1 de verilmiştir.
    Yem ana hammaddeleri, farklı delik çaplarında elekler kullanılarak öğütülmüş karma yemlerin; toz, pelet ve granül formda kullanılmalarıyla broylerlerin 6.hafta canlı ağırlığına yaptıkları etki incelendiğinde tüm toz formdaki karmaların 1670-1755 g arasında kalmak üzere, pelet ve granül forma göre, daha düşük değerde ağırlık oluşturdukları görülmektedir. Hatta ortalama partikül büyüklüğünün büyük çıkması toz yemlerde dahi farklı sonuç vermektedir.
    Tablo -1 Broylerde canlı ağırlık ve yem tüketiminin etkisi


    Daha küçük delik çapı elekler kullanarak yaptığı çalışmada broylerin ağırlık artışında saptadığı değerlerin, iri partikül avantajına olmak üzere, istatistiksel olarak önemli ölçüde farklı olduklarını belirtmekte olup delik çapları 3.18 ve 9.-59 mm olan elekler ile öğütmenin bu bakımdan farklı sonuç vermediğini görülmektedir. 1 ve 3 mm olan eleklerden geçirilen karmaların civcivlerde canlı ağırlık bakımından önemli olmayan fakat yem endekslerinde iri partiküller avantajına farklı olan sonuçlarla karşılaşılmakta olduğunu söyleyebiliriz.
    Ortalama partikül büyüklükleri farklı olan iki toz yemden oluşturulan pelet ve bunun ufalanmasıyla elde edilmiş granül formdaki karmaların canlı ağırlık üzerine etkisi incelendiğinde 0,935 mm lik partiküllerden oluşan pelet ve granül yemlerin toz yemlerden daha fazla bir canlı ağırlık oluşturduğu, ancak granül yem tüketenlerde ağırlığın toz'a göre istatistiksel olarak önemli pelet'e göre önemsiz olduğu görülmektedir. Aynı ilişki 12 mm lik elekte elde edilen ve ortalama partikül büyüklüğü 1.07 mm. olan toz ve bundan üretilen pelet ve granül yemler arasında da olup ancak burada asıl önemli olan iri partiküllerden yapılan gerek toz ve gerekse pelet ve granül yemlerin daha küçük partiküllere göre daha fazla bir ağırlık artışına neden olmasıdır. Bununla birlikte piyasada 0,911 mm ortalama partikül büyüklüğünde üretilen kontrol toz yemden elde edilen pelet yemin hem toz hem de granül yemden önemli ölçüde fazla ağırlık artışı sağlanması göze çarpması dikkati çekiyor.
    Sonuç olarak denilebilir ki bu deneme koşullarında 0,935 mm.’lik ortalama partikül büyüklüğüne göre 1.07 mm.’lik büyüklükteki karma yemin tüm formlarında broylerin 6 haftalık canlı ağırlıklarında daha olumlu bir sonuçla karşılaşılmakta olup Ancak bu sonuçlar istatistiksel olarak önemli bir farklılık yaratmamaktadır.
    Yem endeksine gelince; iri partiküller toz formda yem endeksini olumsuz etkilerken pelet ve granül formlarda olumlu etkilemektedir.
    4.2. Farklı Partikül Büyüklüğünde Üretilmiş Değişik Formdaki Karma Yemlerin Domuzların Performansı Üzerine Etkisi
    Domuz rasyonlarında tahıl daneleri temel enerji ve aminoasit kaynağıdırlar. Bu nedenle herhangi bir işlem tahıl danelerinin besleme değerine etkiyi arttıran belirgin bir ekonomik öneme sahiptir. Domuzlarda tüm, yani parçalanmamış daneler, ezilmiş veya kırılmış olanlara nazaran daha az tercih edilirler. Tahıl danelerinin parça büyüklükleri öğütme veya ezme işlemleri sonucunda, rasyonda bulunan diğer maddelere benzer bir durumda olamakta ve sonuçta da karışma kolaylaşmakta, ayrılma önlenmekte ve işleme olanaklarının daha kolay iyileşmesine imkan sağlanmaktadır. Danelerin mekanik bir kuvvet ile çatlatılması, kırılması, ezilmesi ve öğütülmesi gibi işlem1erle parçacık boyutlarının küçültülmesi, enzimlerin etki ettikleri yüzey alanını artırmaktadır.
    Çekişli değirmenlerde öğütülen domuzlar için tahıl danelerinin partikül boyutlarını küçültmede kullanılan muhtemelen en yaygın metottur.
    İnce parça boyutlarında işlenen tahılların toplam yüzey alanı geometrik olarak artmaktadır. Domuzların performansı üzerine partikül büyüklüğünün etkilerini değerlendirmek için kurulan birçok denemede partikül büyüklüğü genellikle ince, orta, kaba olarak tanımlanmaktadır.
    4.3.Yemlerin Öğütülme Derecesinin Hayvan Üzerindeki Etkisi
    Modern hayvan beslemede farklı yapıda yemlerin bir araya getirilerek birbirine uygun oranlarda ve homojen bir şekilde tüketilmelerinin büyük önemi bulunmaktadır. Bu nedenle de karma yem sanayii ve üretimi ülke hayvancılığının gelişiminde ağırlıklı bir yere sahip olmaktadır.
    Karma yem üretiminde karıştırma olaya ismini veren en önemli işlem olmakla birlikte öğütme yapılmadığı takdirde yem ham maddelerini homojen bir şekilde karıştırmakla mümkün olmadığından, bu iki uygulamayı birbirlerinin tamamlayıcısı olarak kabul etmek gerekmektedir.
    Karma yeme dayalı hayvanlarda (kümes hayvanları, yüksek verimli süt hayvanları, balıklar) masrafın önemli bir bölümünü yem giderleri oluşturduğundan bu konularda yapılacak doğru uygulamaların sağlanacak kazanç üzerinde büyük etkisi bulunmaktadır. Nitekim balık yetiştiriciliğinde suda kolayca şişip dağılmayan sert pelet üretimine gerek duyulmaktadır. Bu özellikteki pelet üretiminde ise yem hammaddelerinin alışılmıştan daha küçük boyutlarda öğütülmeleri gerekmektedir. Kümes kanatlılarıyla yapılan bir çalışmada iri orta ve küçük boyutlardaki öğütmede partikül boyutları arttıkça yem tüketiminin arttığı, yemliklerde yem saçılımının ise önemli ölçülerde azaldığı, böylece bu yoldan olan israfın önlendiği görülmektedir.
    Öğütme boyutlarının toz formdaki karma yemden üretilen pelet yemlerin özelliklerine de etki yaptığı bilinmektedir. Buhar uygulaması ile pelet yemdeki bazı besin ve gelişme engelleyici maddelerin etkilenmeleri böylece olumsuz olan etkilerinin ortadan kalktığı söz konusu olsa da hayvan üzerinde görülen bazı olumlu etkilerin peleti oluşturan yem partiküllerinin boyutlarından kaynaklandığı da söylenebilir.
    4.4. Partikül Büyüklüğünün Ruminantlara Etkisi
    Dane yemlerin kırılması, öğütülmesi veya ıslatılması genellikle bu çeşit yemleri tamamen çiğneyemeyen hayvanlar için faydalı bir yol olmakla birlikte çiğnenmeden yutulan tohumlar belirli bir hazma tabi olmadan hazm organlarından geçebilmekte ve sonuç olarak da besin maddelerinin ziyan olması söz konusu olabilmektedir. Genç hayvanlarda dişlerin gelişimine kadar öğütmenin faydası olmakla birlikte ilerleyen yaşlarda pek fazla bir etkisi olduğu söylenememektedir.
    Çok ince öğütme, uygulanan yemlerde yem tanelerinin işkembeden çok hızlı bir şekilde geçmesine neden olduklarından sellüzun bakteriyel fermentasyonuda tamamlanamamaktadır.
    Yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen bilgilerde özellikle mısır danelerinin ince öğütülmesi veya buharda incetilmesi rumende nişasta sindirim oranını ve miktarını artırmakta buna bağlı olarak da mısır 700 mıcrona kadar öğütüldüğünde süt ineklerinde yarayışlı hale geldiğini göstermektedir. Dhiman and Satter (1993) yaptıkları araştırmada mısırın çeşitli partikül büyüklüklerindeki fermente olabilirliğini araştırmışlardır. Bunlardan kabuğu kurutulmuş ezilmiş mısır, kırılmış mısır, kalınca öğütülmüş yüksek nem içeren mısır, tabakalanmış mısır ve ince öğütülmüş yüksek nem içeren mısır süt ineklerine 3 haftalık periyotlarla yedirilmiş ayrıca hayvanlara yonca silajı ve soya fasülyesi verilmiştir. Farklı mısır muamelelerinin partikül büyüklüğü dağılımı aşağıda verilmiştir.

    Tablo 2 –Farklı Mısır Daneleri Büyüklüğünün Dağılımı



    Yukarıda partikül büyüklükleri belirtilen farklı mısır muameleleri ile yemlenmiş süt ineklerindeki verim paremetreleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: Karma Yemde Öğütme ve Yararları

    Tablo-3 Faklı Partikül Büyüklüklerinin Süt İneklerinde Verime Etkisi


    Tablodan anlaşılacağı gibi yüksek nem içeren mısır kurutulmuş ezilmiş mısırdan süt verimi ve yemden yararlanma üzerine olumlu etki yapmakta bununla beraber literatürde yayımlanan araştırma sonuçları kırılmış mısırın, kırılmamış mısıra oranla daha fazla sindirilebilirliğini ortaya koymaktadır.

    5. ÖĞÜTMEDE KULLANILAN DEĞİRMEN ÇEŞİTLERİ
    Karma yem endüstrisinde öğütmede bugüne kadar farklı tür değirmenlerden yararlanılmıştır. Bunları esas olarak 4 grup altında toplamak mümkündür.
    1- Çekiçli Değirmenler
    2- Vals (Trammel)'li Değirmenler
    3- Plakalı Değirmenler
    4- Dikey Rotorlu Değirmen
    Bu değirmenlerin birbirlerine göre en önemli farkları; saatte öğüttükleri yem miktarına, ısısına ve belli miktar yemin öğütülmesi için kullandıkları enerji miktarına bağlıdır.
    Son yıllara kadar karma yem endüstrisinin vazgeçmediği değirmen tipi "çekiçli değirmenler" olmakla birlikte artık özellikle Japonya'da olmak üzere birçok ülkede vals’li değirmenlerde geniş bir kullanım alanı bulmaya başlamaktadır.
    5.1. Çekiçli Değirmenlerde Öğütme
    Çekiçli değirmenlerin uzun yıllar boyu ilk sırada tercih edilmelerini şu şekilde sıralamak mümkündür.
    -Küçük hacimde en yüksek verim
    -Elek değiştirmek suretiyle partikül büyüklüğünün basit bir şekilde ayarlanabilmesi
    - Bakım kolaylığı
    - Elek ve çekiçlerin kolayca temin edilebilmesi
    - Çok yönlü kullanım
    - Çalışmalarının daha güvenli olması
    - Yabancı materyalden daha az zarar görmesi
    Çekiçli değirmenlerde öğütme; çarpma, kesme, sürtünme ile gerçekleşmektedir. Bunların her birinin etki derecesi değirmenin yapım özelliğine göre değişmektedir.
    5.1.1. Çarparak Öğütme
    Çekiçli değirmenlerde oluşan partikül küçülmesinin nedenlerinden biri "çarpma"dır. Bu şekilde öğütme değirmenin verimini önemli ölçüde artırmakta olup çarpma etkisinin oluşumunda çekiçlerin dönüş hızlarının büyük önemi bulunmaktadır. Buna bağlı olarak değirmen içerisinde çevreye savrulan partiküller çarpma yüzeyine veya birbirlerine çarpmak suretiyle daha küçük parçalara ayrılırlar. Bu amaçla sarf edilen enerji, diğer etkenlere kıyasla en düşük düzeydedir. Çekiçli değirmenlerde en etkin çarpma çekiçlerin dönme sahasında oluşur. Özellikle radyal olarak çalışan değirmenlerde hammaddenin giriş hızı ile çekiçlerin dönüş hızı arasında çok büyük fark olduğundan burada oluşan çarpmanın etkisi daha büyük olur ve ilk etkin parçalanmada çekiçlerde görülür. Daha sonra değirmenlerdeki çarpma yüzeyine savrulan parçalar daha küçük partiküllere bölünmeye başlar. Çekiçlerde ve çarpma yüzeyinde oluşan çarpma gücü;
    E= (m.c2)/2 eşitliği ile belirtilebilir.
    E: çarpma gücü
    m: kütle
    c: hız
    Çekiçli değirmenlerde çarpma alanında çekiçler aracılığıyla döndürülen partiküller bir müddet sonra, bu alanı terk ederek elek üzerine dökülürler. Çekiçlerin yükselen dönüş hızları partiküllerin çekiçlere çarpma sayısını ve hızını düşürür. Yani belli bir dönüş hızından sonra çarparak öğütmenin etkisi azalmaya başlar ve partiküller elek üzerinde sürtünmeye geçerek bu yolla küçülmeye girerler.
    5.1.2. Keserek Öğütme
    Bu şekildeki öğütme hammaddelerin veya hammadde parçalarının çekiçlerin ve elek deliklerinin keskin kenarlarında kesilerek daha ufak parçalara ayrılmasıyla oluşur. Bu kısımlarda bıçakla kesilmiş gibi parçalara ayrılan yem hammaddesi partikül olarak gittikçe küçülmeye başlar. Bu yolla öğütme un formunda olmayan yemlerin üretiminde, eşit büyüklükte partikül elde etme amacıyla ilk sırada yer alır.
    Elek deliklerinin keskin kenarlarında oluşan kesilme üzeri yemle kaplanmamış elek alanı ne kadar genişse o kadar etkin olmakta ayrıca bu etki elekler yeni iken daha belirgindir. Bu durumda küçülen partiküllerin küçük bir kısmı elek dışına savrulurken diğer bir kısmı içeride kalmaya devam eder. Ancak zamanla delik kenarlarının aşınmasıyla oluşan kütleşme kesme işlemini tam olarak yapamaz hale gelmekte. İçerde kalan partiküller de daha uzun sürede ufalanarak dışa atılmakta buna bağlı olarak birim zamanda öğütülen yem miktarı azalır ve enerji kullanımı önemli ölçülerde artmakta.
    5.1.3. Sürtünerek Öğütme
    Sürtünme ile öğütme karma yem üretiminde arzulanmamakla birlikte önlenmesi de mümkün değildir. Bu olayda ısınma meydana geldiğinden bir yandan ortam nemi azalırken diğer yandan da bazı duyarlı besin maddeleri olumsuz yönde etkilenir, ayrıca değirmende gereksiz birikmeler oluşmaktadır.
    Çekiçli değirmenlerde randımana ve hammaddenin öğütülme derecelerine pek çok etken etki etmektedir.. Bunlardan biride değirmenin dış tarafına monte edilmiş eleğin değirmen ile yaptığı kombinasyonlardır.
    Öğütme sistemine eklenecek bir veya birden fazla eleğin sağladığı birçok avantajlar vardır, bunlar;
    - Bu yolla hammaddeler daha homojen bir şekilde ufalanırlar
    - Öğütme sonunda daha az bir unlaşma olur
    - Değirmenlerde ısınma önemli ölçülerde azaltılır
    - Verim yükselir
    - Enerjiden tasarruf edilir
    - Her kg hammaddenin öğütülme maliyeti düşer
    5.2. Vals (Trommel)'li Değirmenlerde Öğütme
    Birbirine göre ters yönde dönen iki silindirin arasına akan maddenin sıkıştırılmasıyla öğütme işlevlerini gören vals'li değirmenler bugüne kadar daha çok un değirmenlerinde buğday ve mısır gibi yoğun yapıdaki danelerin öğütülmesinde kullanılmakta olup ancak son yıllarda sağlanan iyileştirmelerle bu tür değirmenlerden karma yem endüstrisinde yararlanıldığını bilinmektedir.
    Valsli değirmenlerin günümüze kadar karma yem endüstrisinde kullanılmamasının en önemli nedeni verimin düşük olması ve yoğunluğu az, lifli (ham sellüloz1u) yemlerin öğütülmesine uygun düşmeyişidir. Çünkü bu değirmenlerde öğütme esas olarak, sürtünme ve sürtünme + ezme şeklinde olmakta, böyle bir etki ile de söz konusu lif1i yem maddeleri ufalanıp partiküllere ayrılamamaktadır. Ancak vals'ler üzerine değişik şekillerde yerleştirilen set'lerle bugünkü değirmenlere kesme şeklindeki öğütme de eklenmek suretiyle en yüksek miktar ve nitelikte bir üretime ulaşılabildiği, özellikle Japonya ve Hollanda'da bu tip değirmenlerin daha yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandığı bildirilmektedir.
    Vals'li değirmenlerin çekiçli değirmenlere olan avantajları şu şekilde sıralanabilir:
    -Va1s'li değirmenlerde gürültü ve sarsılma en düşük düzeye indirilmiştir
    - Enerji kullanımları her ton yem için % 30-40 düzeyinde daha düşüktür
    Çünkü bu değirmenlerde öğütme, yem va1s'ler arasından bir defada geçmekle tamamlanmış olur. Halbuki çekiçli değirmenlerde partiküller elek deliklerinden geçinceye kadar değirmen içerisinde devamlı dönmek zorundadır.
    -Çekiçli değirmenlerde granülasyon daha geniş bir spektrum verir, unlaşma fazladır. Vals'li değirmelerde ise elde edilen partiküller birbirlerine daha yakın bir büyüklük dağılımı gösterirler.Tablo 1 de her iki değirmende öğütülen maddelerin partikül özelliklerini göstermektedir.
    - Öğütülen maddenin partikül yüzeyleri incelendiğinde çekiçli değirmenlerde bunun yuvarlak ve düzgün vals'li değirmenlerde ise köşeli ve pürüzlü olduğu görülmüştür. Köşeli ve pürüzlü görünüm yemin lezzetini ve tüketimini arttırdığı gibi karma yemde homojenitenin daha uzun süre korunmasına da yardımcı olmaktadır.
    - Çekiçli değirmenlerde söz konusu olan ısınma vals'li değirmenlerde önemli ölçüde daha azdır.
    - Öğütme kayıpları vals'li değirmenlerde daha düşüktür.
    - Vals’li değirmenlerde öğütme derecesi değirmen çalışırken öğütme aralığı değiştirilmek suretiyle ayarlanabilmekte bu iş için çekiçli değirmenlerde öğütmeyi durdurmak gerektirmektedir.
    - Vals’ler üzerindeki aşınma setler tekrar açılmak suretiyle, çekiç değiştirmeye kıyasla daha kolay halledilir.


    Vals'li Değirmenlerin Avantajları:
    - Farklı materyaller için çok sayıda vals takımı gerekirse, ilk sermaye yatırımı daha yüksek olabilmekte.
    - Yulaf ve arpa gibi lifli materyaller, çekiçli değirmenlerde olduğu kadar etkin bir şekilde öğütülemezler.
    - Vals setleri, materyalin değişmesiyle birlikte yenilenmeli (değiştirilmeli)' dir.
    - Valsleri tekrar yerleştirme genellikle zaman gerektirir.
    - Materyal karışımının öğütülmesi genellikle valsli değirmende başarılamaz.
    5.3. Plakalı Değirmenlerde Öğütme
    Plakalı değirmenler iki disk yada plakadan oluşmakta olup plakalı değirmenlerde bir plaka sabit, diğeri döner olabilir. Plakalar pürüzlü yüzeye sahiptir. Farklı plaka yüzey tipleri, farklı materyaller için yada farklı parçacık boyutu elde etmek için kullanılabildiği gibi materyal plakalar arasına verilir ve kesme, ezme, makaslama etkileri ile öğütülür. Hareketli iki plakası olan plakalı değirmen, yüksek kapasiteli değirmendir ve her bir plaka yüksek hızda dönmektedir.(Ergül.,1994).
    Parçacık boyutunun küçültülmesi şunlardan etkilenir:
    Değirmene verilen materyalin akış miktarı ve üniformluğu
    - Plaka hızı
    Plakalar arasındaki açıklık
    - Plaka yüzeylerinin modeli
    - Plaka yüzeyinin aşınma derecesi
    - Öğütülen materyalin fiziksel özellikleri ve nem içeriği
    Bir plakalı değirmende öğütmenin büyük bir bölümü kesme ve makaslama etkisi ile başarılır. Bu nedenle parçacık boyutu daha üniform olmakta ve çarpma etkili öğütmede olandan daha az toz yada un üretilmekte metaller ve diğer yabancı materyaller plakaları zedeleyebilmektedir. Bu nedenle öğütülen materyalin yeterince temizlenmesi ve demirli metallerin uzaklaştırılması gereklidir (Ergül 1994).
    5.4. Vertikal Rotorlu (=Dikey Rotorlu) Değirmen
    Vertikal rotorlu değirmen hububat, pelet gibi hammaddelerin öğütülmesi için geliştirilmiş olup, orta ve ince granülasyon elde etmede kullanılmakta olup öğütme sonrası nihai mamül granülasyonu homojendir.
    Konvensiyonel değirmenin tersine, vertikal rotorlu değirmende öğütücü rotor dikey olarak motor miline direkt bağlıdır.
    Vertikal rotorlu değirmenin teknik özellikleri:
    - Eleme alanı 100 dm2
    - Elek deliği 2.10 mm
    - Ana motor 22.75 kw, 3000 min-1
    - Rotor hızı 130 m/s
    Bu yeni değirmenin en büyük avantajlarından biri (konvensiyonel değirmende olduğu gibi) hava aspirasyonu gerekmemektedir. Dolayısıyla öğütme kaybı önlenmiş ve aynı zamanda elek deliğinden geçme oranı yaklaşık %25 arttığı görülmektedir.
    Tane dağılımı konvenksiyonel değirmene göre daha hassas olup buda pres kalitesinde bir avantaj teşkil etmektedir.
    Değirmeni korumak amacı ile yeni bir yüklemeye dayalı besleme cihazı geliştirilmiştir.
    Bu cihazın temel özellikleri:
    - Ön ambardan direk tahliye
    - Sürgülü besleme ayarı
    - Mıknatıslı, hava sirkülasyon sistemli ağır tane ayırıcı
    - Ağır taneleri boşaltmak için pnömatik tahliye
    - Kırma haznesi dağıtıcı boruları
    - Otomatik çalışma için yük kontrol ünitesi
    Vertikal rotorlu değirmen, bir taraftan kolay bakım imkanı, diğer taraftan çabuk parça değişim imkanı sağlayacak şekilde dizayn edilmekte olup öğütme bölümü, üç tarafından kapalı olup pnömatik manivela sistem ile tutturulmuştur. Bu nedenle elek ve çekiç değiştirme 5 dakika gibi kısa bir zamanda yapılabilmektedir.(Çırağan 1994)
    Vertikal rotorlu değirmenin avantajlarını tekrarlarsak;
    - Aspirasyon havası gerekmemektedir, kayıp yok
    - Nem kaybı, dolayısıyla ürün kaybı da yok
    - Az enerji gereksinimi
    - Homojen granülasyon dağılımı
    - Az gürültülü çalışması
    - Parçaların kolay ve çabuk değişimi
    - Az yer kaplaması
    Vertikal rotorlu değirmenin avantajlarına bakacak olursak yem değirmeni teknolojisinde büyük gelişmelerin meydana geldiğini söyleyebiliriz (Çırağan, 1994 ).

    cellotin.com

    Comment

    Working...
    X