Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Muz Yetiþtiriciliðinde Depolama

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Muz Yetiþtiriciliðinde Depolama

    Muz Yetiþtiriciliðinde Depolama


    8.3. Depolama ve Taþýma

    8.3.1. Depolama

    Muzlarýn hasat sonrasý yaþam sürelerinin uzun olmasýný saðlamak için kýsa sürede uygun depolama koþullarýna getirilmesi gerekir. Bu þartlar genellikle çeþitli nakliye araçlarý ve soðuk hava depolarýnda saðlanýr. Klimakteriyel bir meyve olan muzlarýn solunum hýzý bir çok meyve türlerine göre çok yüksektir. Depolama sýcaklýðý da yüksek olduðundan bu solunum hýzýný azaltma olanaðý da sýnýrlýdýr. Bu nedenle depolamada soðutma kapasitesi hesabýnda bu durumlar göz önüne alýnmalýdýr. Muz meyvesi genel olarak 13 oC de 1-2 hafta süreyle depolanabilir. Bitki olarak soðuða daha dayanýklý olduðu halde, meyvesi soðuða daha duyarlý olan Cavendish çeþidi 14 oC de depolanmaktadýr. Ancak Dwarf Cavendish için bu sýcaklýk daha düþüktür. Daha düþük sýcaklýkta çeþide ve kalma süresine baðlý olarak üþüme olur. Depoda baðýl nem % 90-95 olmalýdýr. Kontrollü atmosferli depolama olanaklarý varsa muzlar % 4-5 oC oksijen ve %5 CO2 ortamýnda 3-4 hafta dayanabilirler. Ancak bu meyveler olgunlaþtýrmadan sonra iyi renklendikleri halde, aroma durumlarý geriler. Bu sýnýrlar aþýlýnca da meyvede çeþitli koyu gri lekeler oluþur. Ýnce polietilen torbalarda dayanýklýlýðý 4-10 gün artar. Bu nedenle uzun süreli taþýmalarda az delikli, kýsa süreli taþýmalarda ise fazla delikli polietilen torbalar kullanýlýr. Bunlarýn kalýnlýðý 0,038 mm olmalýdýr. Ülkemizde muzlarýn depolanmasý üzerinde yapýlmýþ çalýþmalar yoktur. Bununla beraber muz yetiþtirme bölgelerinin kuzeyinde kalan ülkemiz için uygun depolama sýcaklýðý daha düþük olabilir. Ancak ülkemizde yetiþtirilen muzlarýn Cavendish grubundan olduklarý da unutulmamalýdýr.Muzlar depo þartlarýnda da önemli miktarda Etilen salgýlarlar. Bu gaz depo içinde kalarak olgunluðu hýzlandýrýr. Çünkü düþük sýcaklýklarda önemli etkisi olmayan etilen, muzun depolandýðý sýcaklýk þartlarýnda etkili olur. Bu gazýn depodan alýnmasý, depo süresini önemli ölçüde arttýrýr. Bu amaçla vermikülite emdirilmiþ potasyum permanganat bloklarý depo içine konur. Muz ambalajlarý içine konan taraklarýn hastalanmamasý, zarar görmemesi için difenilli kaðýtlara sarýlabilir veya Muz taraklarýný polietilen örtülerle sarýlýp içine etilen ve CO2 yi absorbe edici özel maddelerin konulmasý da baþarýlý olmaktadýr. Muz depolarýnda etilene karþý etkili yollardan biride dýþ hava ile havalandýrmaktýr. Depo günde bir defa havalandýrýlacak þekilde sürekli veya birden havalandýrýlýr. Depo içi hareketi de baþlangýçta hýzlý (saatte depo hacminin 50 katý), soðutma tamamlandýðýnda yavaþ olarak ayarlanmalýdýr.

    8.3.2. Taþýma

    Meyve naklinde gemiler ve kara taþýt araçlarý kullanýlýr. Taþýnma esnasýnda meyvelerin depolama þartlarýna uygun þartlarda kalmalarý gerekir. Isý izolasyonu olmayan araçlar yüksek yerlerden, soðuk bölgelerden geçerken, meyveler için kritik depo sýcaklýðý altýna düþen sýcaklýklardan zararlanýr. Uzun mesafeler için ve sýcak aylardaki veya bölgelerdeki taþýma için soðutmalý araçlar kullanýlmalýdýr. Kýsa mesafeler için iyi bir havalandýrma yeterli olabilir. Bu havalandýrma en uygun hava sýcaklýðýnda yapýlmalýdýr. Soðuk bölgelerdeki taþýmalarda ýsýtma bile gerekli olabilir.Taþýma araçlarýna yüklenecek muzlar iyice gözden geçirilir ve özellikle ileri geliþme devresinde bulunan meyveler ayrýlmalýdýr. Çünkü bu meyveler, uygun depo þartlarýnda olsa bile tüm partinin olgunluðunu hýzlandýrýrlar. Meyveler taþýma sýrasýnda olgun olarak çýkarlar ve tüketiciye hemen verilse bile, ancak aþýrý olgun veya düþük kaliteli olarak ulaþýrlar. Hele taþýma þartlarý biraz kötü ise tüm parti bozulur, zarar büyük boyutlara ulaþýr. Bu nedenle yükleme kýsa sürede bitirilmeli ve ambalajlama çeþitli sarsýntýlardan zarar görmeyecek þekilde sýkýca yapýlmalý ve depolanmalýdýr. Ancak depolama iyi bir hava hareketine olanak verecek þekilde olmalýdýr. Araçta veya depoda soðutma kýsa sürede tamamlanmalýdýr. Hasat yapýlýrken ve meyveleri sarartma deposuna yerleþtirirken salkýmlarýn yara-bere almamalarýna dikkat edilmelidir. Yaralanan ve berelenen meyvelerin kalitesi bozulur.

    8.4. Depolama ve Olgunlaþtýrma Ýle Ýlgili Sorunlar

    8.4.1. Uygun Hasat Zamanýnýn Geçirilmesi

    Bu durumda kesilen meyveler öngörülen pazarlama süresini tamamlayamazlar ve bozulurlar. Meyveler klimakteriyel devreye girdikleri için uygun depo þartlarýnda bile (gemide) kendiliðinden olgunlaþmaya baþlarlar. Kendileri ile beraber tüm partinin olgunluðu ilerler ve artýk kontrol altýnda tutulamaz. Bu nedenle taþýma ve boþaltmadan sonra önemli miktarda meyve pazarlanamaz duruma girer. Çünkü toptancýlar henüz yeþil ve sert meyveleri alýrlar ve istendiði zaman olgunlaþtýrarak satar. Bu nedenle klonun özellikleri ve pazarlama süresi göz önüne alýnarak uygun hasat zamaný seçilmelidir. Muz meyvelerinde hasat sonrasý bozulmalar ve nedenleri incelenmiþtir.

    8.4.2. Depolamanýn Geciktirilmesi

    Hasattan sonra meyveler en geç 36 saat içinde depolanmalýdýr. Bu sürenin uzun olmasý meyvelerin klimakteriel devreye girmelerine yani olgunlaþmaya baþlamalarýna neden olur. Yüksek sýcaklýklarda 2-3 gün bekletme, bu baþlangýç için yeterlidir. Klimakteriel devrenin baþlamasý meyvede gözle saptanamaz. Et sertliði ile saptama bile yeterince baþarýlý olmamýþtýr. Bu nedenle çözümü güç bir sorun olarak kalmaktadýr.

    8.4.3. Depolama Þartlarýnýn Bozuk Olmasý

    Uygun depo sýcaklýðý ve havalandýrma, olgunluk kontrolü için en önemli faktörlerdir. Sýcaklýðýn yüksek, havalandýrmanýn az olmasý olgunluðu hýzlandýrýr. 15,6 oC üzerinde depo sýcaklýðý olgunluðu uyartýr.

    8.4.4. Meyvelerde Hastalýk Zararlarý

    Muz meyvelerinde gerek yeþil olum, gerekse sarý olum devrelerinde çeþitli hastalýklar zarar yapar. Bunlarýn zararlarý olgunluðun ilerlemesiyle artar. Bu hastalýklar genellikle zayýf yarý-saprofit patojenlerdir ve ana eksen, tarak baðlantýlarý ve meyvelerde açýlan çeþitli yaralardan girerler. Bunlar yüksek baðýl nemde ve hava hareketi ile kolayca yayýlýr ve geliþirler. En önemlileri Thielariopsis paradoxa, Botryodiploidia theobromae ve Gloeosporium musarumdur. Bunlardan ilk ikisi parmaklarýn kopmasýna yol açar. Meyvelere uçtan giren Fusarium theobromae ise sigara (puro) külü þeklinde bir çürüklük yapar ve meyve eti kuru ve lifli olur. Bunlarýn zararlarýndan korunmak meyvelerin çeþitli yaralanmalardan korunmalarý, sýký ambalajlanmalarý ve istiflenmeleri, meyvelerin hemen soðutulmalarý olgunlaþtýrmanýn kýsa sürede tamamlanmasý ve nemin en kýsa sürede % 80-85 'e düþürülmesi gerekir. Hevenk halinde pazarlanan muzlarda hevenk düzgün ve temiz olarak ikinci bir defa kesilmeli ve yara yeri koruyucu eriyiklere batýrýlmalýdýr. Çeþitli ülkelerde parafin, lanolin ile fenol karýþýmý; alçý ve çimento karýþýmý eriyiði veya polietilen polisülfüt ve mercapto-benzothiazol karýþýmlarý kullanýlmaktadýr. Kesilmiþ taraklar % 5'lik salisylanilid'e daldýrýlarak korunurlar. Bu koruyuculuk görevini kýsa süreli kontakt etkili fungusitlerle de yapmak mümkündür.

    8.4.5. Üþüme Zararlarý

    Tropik bölge meyvesi olan muz, donma noktasýnýn çok üstündeki sýcaklýk derecelerinde metabolizmasýnýn deðiþimi sonucu üþüme zararlarý denen bozulmalar gösterir. Optimum depolama sýcaklýðý altýna inildikçe ve kalma süresi uzadýkça zararýn derecesi de artar. Hasadý gecikmiþ meyveler üþüme zararlarýna daha duyarlý olurlar. Ayrýca sýcak ekolojilerde yetiþenler, daha soðuk þartlarda geliþenlere göre düþük sýcaklýða daha duyarlýdýrlar. Meyve geliþmesini yavaþlatarak geç hasada sebep olan hastalýklar (leaf spot, element eksiklikleri) üþüme zararlarýna duyarlýlýðý artýrýr. Üþüme zararlarý aþaðýdaki þekillerde belirirler.

    1. Meyve olgunlaþmasý anormal ve düzensiz olur. Meyveler klimakterium göstermezler.

    2. Meyve kabuðu donuk sarý, bazý çeþitlerde donuk kýrmýzýmsý renk alýr. Sonra bu lekeler kararýr ve yumuþar. Yeþil muzlarda gümüþi renk görülür.

    3. Meyvelerde plasenta bölgesi sertleþir.

    4. Meyvede aroma oluþumu geriler, gecikir ve anormal aroma oluþur.

    5. Olgunlaþmaya baðlý olan niþasta hidrolizi durur, tatlanma geriler. Þeker azlýðý ve asit yüksekliði sonucu tad ekþi olur.

    6. Olgunlaþma devresindeki normal tanen metabolizmasý bozulur, meyveler buruk olur. Aktif tanen miktarý normal meyvelerin iki katý kadardýr.

    7. Meyvelerin askorbik asit miktarý normal meyvelere göre düþüktür.

    Kabuk rengindeki donukluk, epidermis hücrelerinin cansýzlaþan protoplazmalarýnda koyu renkli granüllerin oluþumu ve bunlarýn epidermisin ýþýk geçirgenliðini deðiþtirmesi sonucu oluþur. Hipodermis hücreleri de ayný þekilde deðiþirler ve böylece yeþil veya sarý pigmentler kýsmen maskelenir. Çok þiddetli zararlarda doku tekrar saydamlaþabilir. Bu arada zararlanan doku, havanýn serbest oksijeni ile temasa geçer ve tanenler okside olarak kahverengi-siyah renklenme olur. Düzensiz su kaybý sonucu kütikula ve epidermiste kýrýþmalar görülür. Yeþil muzlarda lateksin içinde bulunan partiküller çöker ve süt berraklaþýr. Süt borularý ve iletim demetleri kahverengileþir.Bahçede üþümeye karþý hevenklerin çuval veya polietilen torbalarla soðuktan korunmasý gerekir. Depolama baþlangýcýnda sýcaklýk düþürülmesi yavaþ (1-2 gün içinde) yapýlmalýdýr. Meyvenin hasat sonrasý devresinde kritik sýcaklýk derecesinin altýnda kalmamasýna önem verilmelidir.

    8.4.6. Yüksek Sýcaklýk Zararlarý

    Yüksek sýcaklýkta uzun süre kalan meyveler de zararlanýrlar. Özellikle aromalarý bozulur. Kabuk rengi yeþilimsi olarak kalýr. Meyveler adeta haþlanmýþ bir durum alýrlar ve kaliteleri bozulur.
  • Fidanligi sponsor reklami

  • #2
    Cevap: Muz Yetiþtiriciliðinde Depolama

    SONUÇ ve ÖNERÝLER

    Muz yetiþtiriciliði konusunda yaptýðým bu çalýþma, araþtýrma, denemeler ve literatür taramalarý sonrasý elde edilen sonuçlar, sorunlar ve çözüm önerileri aþaðýda sýralanmýþtýr. Ýlk aþamada sýralayacaðým önerilerin büyük bir kýsmý, Eraktan, Selahattin 'in 1994 yýlýnda yayýnladýðý eserindeki önerileri desteklemektedir. Bölgemiz muz üretici ailelerinde ortalama nüfus 4,7 dir ve bu ailelerin % 90,7 si okuma-yazma bilmekte olup, bunlarýn yaklaþýk olarak % 94'ü ilk ve orta öðrenimi, % 6 sý da yüksek öðrenimi bitirmiþtir. Ailelerdeki iþgücünün iþletmede çalýþtýðý ortalama gün sayýsý açýk muzlarda 231 gün, seralarda 209 gün olarak belirlenmiþtir. Açýk arazideki muz iþletmelerinde aile iþgücüne ek olarak, dekara 49, seralarda ise dekara 76 erkek iþgücü kullanýlmaktadýr. Ýþletmelerde ortakçýlýk ve kiracýlýk pek yoktur. Muz iþletmelerinde nakit paraya olan ihtiyaç çok fazladýr. Ýþletmelerin hiç birinde küçük baþ hayvan varlýðýna rastlanmamýþtýr. Muz iþletmelerinde kullanýlmasý gereken çiftlik gübresi ihtiyacýnýn, hemen hemen yarýsýna yakýný kullanýlmaktadýr. Açýk arazideki muz iþletmelerinin % 65'i, seralardakinin ise % 76'sý çeþitli kiþi ve kurumlara borçludurlar. 1994 yýlý rakamlarýna göre açýk muz iþletmelerinde dekara 2,1 ton, örtü altýnda ise 4,6 ton verim alýndýðý hesaplanmýþtýr. Bu rakam 1998 yýlýna geldiðimizde açýkta 4 ton, örtü altýnda 9 ton dolaylarýna yükselmiþtir. Tarým iþletmelerinin baþarýsýný en iyi bir þekilde gösteren saf hasýla hesabýna göre, örtü altýnda muz yetiþtiren iþletmelerin, açýk arazidekilere göre 2 kat daha karlý olduðu ortaya çýkmýþtýr. Gerek açýk arazide ve gerekse seralarda muz yetiþtiren iþletmelerin yýllýk tarýmsal gelirleri, 22.11.1984 tarihli 3083 sayýlý Sulama Alanlarýnda Arazi Düzenlemesine dair Tarým Reformu Kanununda belirtilen bir çiftçi ailesinin geçimine yeterli gelirin oldukça üzerinde olduðu tesbit edilmiþtir. Muz iþletmeleri için hesaplanan ortalama tüketim eðilimi (% 79), Türkiye'nin kýrsal kesim ortalama tüketim eðilimi olarak hesaplanan % 67 'nin üzerindedir.Anamur Ziraat Bankasý 1998 yýlý itibariyle toplam 1.400 çiftçiye 375.000.000.000 tl. kredi kullandýrmaktadýr. Bunun yaklaþýk % 50’si, 725 kiþi örtü altý tarým amacýyla 213.000.000.000 tl. kredi kullanmaktadýr. 1979 yýlýnda kurulan Anamur Tarým Kredi Kooperatifinde ise üye sayýsý 1.172’tür ve ayni - nakdi olmak üzere toplam 300.000.000 tl . kredi kullandýrmaktadýr. Kooperatif Anamur ilçesinin tarýmsal girdi ihtiyacýnýn % 25’ine yakýnýný karþýlamaktadýr. Kalan % 75 ise diðer kurum, kuruluþ ve serbest iþletmeler tarafýndan karþýlanmaktadýr. Anamur Ziraat Odasý 4.000 üye sayýsý ile bölgenin en büyük çiftçi kuruluþudur. Bunun 2.000’e yakýný turfanda sebze ve meyvecilik ile ilgilenmektedir. Türkiye'de tarým iþletmelerinde görülen dengesiz gelir daðýlýmý, Anamur'daki muz iþletmelerinde de vardýr. 1994 yýlý rakamlarýna göre örtü altý muz iþletmeleri kg. baþýna 4600 tl kar etmiþler, açýk arazideki muz iþletmeleri ise 1187 tl. zarar etmiþlerdir. Ancak, muz üreticileri maliyet hesaplarýný bilimsel ve ayrýntýlý olarak yapmadýklarý için, sadece üretim sýrasýndaki fiili harcamalarýný dikkate almakta ve bunlarýn toplamýný ürünün satýþ tutarýndan çýkararak karlý olup olmadýklarýna karar vermektedirler. Bu nedenle karlý olduklarýný zannederek aslýnda zararda bulunduklarýnýn farkýna varamamaktadýrlar. Bu durum tarým iþletmelerimizde muhasebenin, özellikle maliyet muhasebesinin çok gerekli olduðunu göstermektedir. Muz üreticilerinin büyük bir çoðunluðu (% 77), ithal muzun çok miktarda girmesi ile yerli muz fiyatlarýnýn çok düþtüðünü ve böylece gelirlerinin azaldýðýný düþünmektedir. Muz ithalatýnýn, Anamur muzunun henüz piyasaya çýkmadýðý Mart-Ekim aylarýnda yapýlmasý ve böylece bir dengenin saðlanabilmesi daha yararlý olacaktýr. Dünyadaki muz tröstlerinin bazý ülkelere çok düþük fiyatlar ile muz satarak o ülkelerdeki muz üretimini durdurmayý amaçladýklarý düþünülebilir. Bu bakýmdan devletimizin ithalat politikalarý, tüketicimizi olduðu kadar üreticimizi de koruyacak þekilde yapýlmalýdýr. Nitekim, muz ithalatý ile ilgili mevzuatta 1994 yýlýnda yapýlan son deðiþiklik ile gümrük vergisi % 42'ye çýkarýlmýþ, ton baþýna alýnan fon miktarý 300 dolar olarak tesbit edilmiþtir. Bir yandan gümrük vergisinin artýrýlmasý, diðer yandan dolardaki deðer artýþýnýn etkisi ile ithal muz fiyatlarýnýn yükselmesi sonucunda muz üretiminde yavaþ da olsa bir artýþ baþlamýþtýr. Bütün tarýmsal ürünlerin ithalatýnda tüketicinin korunmasý yanýnda, üreticinin ve ülkemizin menfaatlerinin korunmasýna dikkat ederek, sýnýrlandýrmalar getirilmeli, kýsa vadeli politikalardan üreticimizin zarar görmemesi saðlanmalýdýr. Yapýlan destekleme uygulamalarý, Ziraat Mühendislerinin teþhis ve önerileri doðrultusunda tarým ilacý ve kimyasal gübre alan üreticilere uygulanmalýdýr. 1994 yýlýnda 1379 dekar olan Anamur muz alanlarý 2000 yýlýnda ise 7.000 da’a yükselmiþtir. Özellikle denize yakýn olan muz bahçelerinin giderek yazlýk türü iþlevsiz yapýlarca amaç dýþý kullanýlmasý ülkemize büyük zararlar vermektedir. Tarým arazilerinin tarým dýþý amaçlarla kullanýlmasýný engelleyen yasalar bir an önce çýkarýlmalýdýr. Bölgemizde toplam 7.000 da alanda, yýllýk ortalama 40.000 ton civarýnda gerçekleþen üretimle, ülkemiz muz tüketiminin büyük bir kýsmýný karþýlamaktayýz. Özellikle tarým amacýyla kullanýlmasý çok zor olan V., VI. ve VII. sýnýf arazilerde bile bölgemiz mikroklima avantajýný deðerlendirerek kaliteli üretim yapmaktayýz. Bölgemiz ayrýca doðal dengenin korunduðu ender yerlerden baþýnda gelmektedir. Narenciye üretim alanlarýnda hiç bir insektisit kullanýlmamaktadýr. Sera sebzeciliðinde hormon kullanýmý terk edilmeye ve yerine Bombus arýsý kullanýlmaya baþlanmýþtýr. Üreticimizin konuya duyarlýlýðý ve eðitimi gurur vericidir. Organik Tarýma yöneliþ devam etmektedir. Üreticilerin büyük bir kýsmý, gübre kullanýmýný bilinçsiz yaptýklarýný belirtmiþlerdir. Muz bahçelerinin büyük bir kýsmýnda yüksek dozda gübreleme nedeniyle (mineral gübrelerin 5-10 dakikada birden verilmesi) köklerinde yanma ve sonrasýnda çürümelere rastlanmaktadýr. Topraðýn deðerinin arttýðý ve tarýmsal girdilerin fiatlarýnýn sürekli yükseldiði, saðlýklý beslemenin bitki ve insan saðlýðý açýsýndan öneminin giderek arttýðý günümüzde bilinçli gübreleme çok önemlidir. Bilinçli gübreleme için de mutlaka toprak ve yaprak analizine ihtiyaç vardýr. Ýlçemize en yakýn toprak ve yaprak analiz laboratuvarý Antalya ve Mersin’dedir. Buradaki öneriler de bazý bitkiler için bölgemizi temsil etmemektedir. Bu nedenle bölgemiz için önereceði gübre kullanýmý ile ilgili denemeleri de yapabilecek teknik eleman ve bilgi ihtiyacýný karþýlayabilen bir toprak ve yaprak laboratuvarýna ihtiyaç bulunmaktadýr. Açýk muz bahçelerinde denizden gelen rüzgarlarýn etkisiyle, yapraklarýn damarlar boyunca yýrtýlma, zaman zaman meydana gelen fýrtýnalar nedeniyle aðaçlarda yýkýlmalar olmaktadýr. Bahçelerin dýþ kýsýmlarýnda aþýrý güneþ zararý nedeniyle yanmalar olmaktadýr. Açýkta yetiþen muz bahçelerinde kýþ soðuklarý bazý yýllar büyük zararlar vermektedir. Bu nedenle örtü altý yetiþtiriciliðe geçmek ve bu yetiþtiriciliðin teþvik edilmesi gereklidir. Toprak iþleme, fide ayarý gibi uygulamalarla kökler sürekli yaralanmakta ve mantar hastalýklarýnýn yayýlmasýna neden olunmaktadýr. Bu tür uygulamalardan olabildiðince kaçýnmak zorunludur. Meyve salkýmlarýný, soðuk zararýný azaltmak, hastalýk ve zararlýlardan korumak için alt tarafý açýk naylon torbalar ile korumak gerekir. Meyve salkýmlarýnýn aðýrlýk nedeniyle devrilmelerini, kýrýlmalarýný önlemek amacýyla dayak veya demir v.b. kancalarla korumak gerekir. Kancalarýn veya dayaðýn salkýmýn kütüðüne zarar vermesini önlemek için kuru otlarla desteklemek yararlý olacaktýr. Hasat olgunluðuna gelmeden salkýmlar kesilmemelidir. Yetiþtiricilikle ilgili bu sorunlara dikkat edilmesi yanýnda, aþaðýda belirtilen ekonomik ve sosyal anlamda bazý sorunlara da dikkat edilmesi yararlý olacaktýr. Yörede pazarlama hizmetleri son derece zayýftýr. Yeni yeni muz olgunlaþtýrma ve ambalajlama tesisleri devreye girmektedir. Tarýmsal ürünlerin üretimde ve satýþda karþýlaþtýðý sýkýntýlarýný daha kolay çözmek amacýyla, üreticimiz üretim ve satýþ þirketleri kurmaya eðilimlidir. Doðasýyla, iklimiyle mikroklima özellik gösteren ve turfanda sebzeciliðin önemli merkezlerinden biri olan ülkemizin bazý bölgeleri Tarýmda Kalkýnmada öncelikli bölge ilan edilmelidir. Bölgemizin ihtiyacýný karþýlamak üzere bütün bitkilerde (narenciye, muz, sebze v.b.) virüssüz, saðlýklý fide ve fidan üretimi için Doku Kültürü ile fidan üretimi yapabilecek geliþmiþ bir laboratuarýn bölgede kurulmasý yararlý olacaktýr. Doðanýn her türlü meyve ve sebzeyi yetiþtirmek için bir çok güzellikleri bol miktarda bahþettiði Anamur ve civarýnda yetiþtirilen ürünler pazarlama ve ambalajlama konularýnda maalesef ayný ölçüde imkanlara sahip deðildir. Yazýn sýcaktan, kýþýn dondan, diðer zamanlar rüzgar v.b. dýþ etkenlerden korumak için soðutma depolarýna ve soðutuculu-ýsýtýcýlý taþýyýcýlarýna ihtiyaç bulunmaktadýr. Anamur-Antalya asfaltýnýn bir an önce çift þerit olarak yaptýrýlmasý gerekmektedir. Ayrýca bölgemiz için pazar þartlarýný ayarlamak amacýyla þoklama, sýnýflandýrma ve paketleme bölümlerinin de olduðu soðuk hava depolarýna da ihtiyaç duyulmaktadýr. Turfanda sebzecilik için önemli bir yeri olan Anamur Ýlçesinde örtü altý tarýmýn hýzla geliþmesi, önemli bir gelecek vaat etmesi nedeniyle, yeterli teknik bilgiyle donatýlmýþ üreticilere ve teknik elemanlara ihtiyaç duyulmaktadýr. Ayrýca yapacaðý denemeler ve örnek uygulamalar için araþtýrma aðýrlýklý bir bölüm olarak, M.Ü. Anamur meslek Yüksek Okulu bünyesinde, Muzculuk aðýrlýklý Subtropik Bitkiler Yüksek Okulu açýlmalýdýr. Ülkemizde kamu kesiminde ve Tarým Bakanlýðýnda Muz Yetiþtiriciliði konusunda gerekli araþtýrma ve çalýþmalar için yeterli teþvikler yapýlmamaktadýr. Yetiþmiþ teknik personelin daha da geliþmesi için gerekli ortam hazýrlanmamakta, yapýlan çalýþmalar engellenmektedir. Üniversitelerde ise bu konuda yapýlabilecek çalýþmalar sadece Akdeniz Üniversitesi Antalya Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümündeki çalýþmalar ile sýnýrlýdýr. Muz üzerinde kariyer yapma olanaðýný zayýf gören akademik personel, bu konuda çalýþma yapmak istememektedir. Tarýmda teþvik ve krediler Zir.Müh. öncülüðünde yapýlmalý, öz sermayeye dayalý krediler teþvik edilmelidir. Tarýmsal ürünlerin üretimde ve satýþ da karþýlaþtýðý sýkýntýlarýný çözmek amacýyla üreticinin kuracaðý üretim ve satýþ birlikleri veya þirketlerinin kuruluþu teþvik edilmelidir. Üretim ve satýþ planlamalarý, Pazar politikalarý vb.. tüm amaçlara yönelik olarak Tarýmsal Bilgi Ýþlem aðý geliþtirilerek ülke düzeyine yaygýnlaþtýrýlmalýdýr. Tarým ürünlerinin pazarlanmasýnda TSE zorunlu olmalýdýr. Ülkemiz nüfusunun en az % 50’sini oluþturan tarýmla ilgili vatandaþlarýmýzýn bilgilenmesini saðlamak amacýyla, Tarým ve Çevre sorunlarý, erozyon vb.. konularda yerel ve genel TV kanallarýnda izlenebilir olan 19oo-22.oo saatlerinde arasý 30 dakikalýk bir proðram konulmalýdýr. Ülkemizde tüketicinin saðlýðýný ilgilendiren, Pestisit kullanýmý en aza ve en sýký kontrolle indirilmeli, bu konuda her türlü eðitim ve düzenleme yapýlmalýdýr, Kimyasal savaþý en son çare olarak düþünmeli biyolojik savaþa öncelik tanýnmalý planlý proðramlý Tarýma yönelinmelidir, Hale sunulan ürünlerde Üretici adý-soyadý, Üretilen yer/mevkii, Ürünün çeþidi, Hasat tarihi ve iliþkide olunan teknik eleman vb.. bilgilerinin olduðu etiketleme sisteminin yerleþtirilmesinin saðlanmasý yararlý olacaktýr. Semt pazarlarýnda üretici satýþ yerleri için daha geniþ alanlar býrakýlarak, piyasada belli bir dengenin oluþturulmasýna destek olunmasýnýn, bu konudaki öncülüðü Ziraat Odalarý yaparsa üretici birlikleri de güçlenmiþ olacaktýr. Ziraat Mühendisleri Odasýnýn etkin bir þekilde yer aldýðý, Tarým Bakanlýðý ile birlikte düzenlenecek Tarým ?uralarýnýn, Tarým Kesimini en geniþ þekilde kucaklayacak þekilde her yýl düzenlenmesi ve alýnan kararlarýn Devletin Tarým Politikasý haline getirilmesi yararlý olacaktýr. Devletin tarým sektörüne bakýþý yeterince net olmalýdýr. Devlet ve kuruluþ temsilcileri, ulusun çýkarlarýný korumak amacýyla hareket etmelidir. Kamu kurum ve kuruluþlarý verimli çalýþmalýdýr. Meslektaþlarýmýzýn mesleklerini ve teknik bilgilerini ortaya döktükleri, üreticinin, meslektaþlarýmýzýn peþinde bilgi almak için koþtuðu, çalýþkan, pýrýl pýrýl, saygýn bir Ziraat Mühendisi olarak dolaþtýðý ortamlar gereklidir. Kamu kurum ve kuruluþlarýndaki atama, tayin ve terfilerin, siyasilerin iki dudaðý arasýnda deðil, kýdem, baþarý ve verimlilik esasýna oturduðu, çalýþmanýn teþvik edildiði, çalýþanýn maddi, manevi ödüllerle onurlandýðý, Silahlý Kuvvetlerdeki gibi bir atama, tayin ve terfi sistemi kurulmalýdýr. Biz Ziraat Mühendisleri Odasý olarak artýk meslektaþlarýmýzýn tamamýnýn tüketici deðil üretici olmak istediklerini dile getiriyoruz. Türk toplumunu beslenmesi görevi bugün de tarýmýndýr, yarýn da tarýmýn olacaktýr. Bu lokomotifin makinistleri de Ziraat Mühendisleridir.

    Kaynak : muz.gen.tr

    Comment

    Working...
    X